Tirmizî, Tefsir, 113

 
عَنْ أَنَسْ بِنْ مَالِكْ رَصِيَ اللّهُ عَنْهُ عَنْ النَّبِيِّي صَلَّىالّلهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمُ قَالَ
لَمَّا خَلَقَ اللّهُ الْأَرْضَ جَعَلَتْ تَمِيدَ فَخَلَقَ الْجِبَالَ فَعَدَ بِهَا عَلَيْهَا فَاسْتَقَرَّتْ فَعَجِبَتْ الْمَلَاءِكَةُ مِنْ شِدَّةِ الْجِبَالِ فَقَالُوا يَا رَبِّ هَلْ مِنْ خَلَقِكَ شَيْءٌ أَشَدُّ مِنْ الْجِبَالِ قَالَ نَعَمْ الْحَدِيدُ قَالُوا يَا رَبِّ فَهَلْ مِنْ خَلَقِكَ شَيْءٌ أَشَدُّ مِنْ الْحَدِيدِ قَالَ نَعَمْ النَّارُ فَقَالُوا يَا رَبِّ فَهَلْ مِنْ خَلَقِكَ شَيْءٌ أَشَدُّ مِنْ النَّارِ قَالَ نَعَمْ الْمَاءُ فَقَالُوا يَا رَبِّ فَهَلْ مِنْ خَلَقِكَ شَيْءٌ أَشَدُّ مِنْ الْمَاءِ قَالَ نَعَمْ الرِّيحُ قَالُوا يَا رَبِّ فَهَلْ مِنْ خَلَقِكَ شَيْءٌ أَشَدُّ مِنْ الرِّيحِ قَالَ نَعَمْ اابْنُ آدَمَ تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ بِيَمِينِهِ يُخْفِيهَا مِنْ شِمَالِهِ
 
 
Enes b. Mâlik (radiyallahu anhu) Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle dediğini nakleder:
“Allah arzı yarattığı vakit, arz sarsılmaya başladı.
Bunun üzerine Allah dağları yarattı ve onları arzın üzerine yerleştirdi.
Böylece arz sükunet buldu.
Melekler, dağların gücünden hay­rete düştüler ve şöyle sormaktan kendilerini alamadılar:
“Yâ Rabbî, yaratıkların içinde dağlardan daha güçlü bir şey var mıdır?”
“Evet, demir!” Buyurdu Allah.
“Yâ Rabbî, yaratıkların içinde demirden daha güçlü bir şey var mıdır?” diye sordular.
“Evet ateş!”
“ Yâ Rabbî, yaratıkların içinden ateşten daha güçlü bir şey var mıdır?”
“ Evet, su!”
“ Yâ Rabbî, yaratıkların içinden sudan daha güçlü bir şey var mıdır?”
“ Evet, rüzgâr!”
“ Yâ Rabbî, yaratıkların içinde rüzgârdan daha güçlü bir şey var mıdır?”
“ Evet, sağ eliyle bir yardımda bulunan ve onu sol elinden gizleyen insan oğlu!”
(Tirmizî, Tefsir, 113)
 
(Bu hadîs garîbdir)
image_print

Cevabınızı Yazınız