YUNUS EMRE’DE AHLÂK

Yunus Emre her çağda var olacak ahlâkî çöküntüleri açıklıkla ortaya koyup uyarır:

 
Müslümanlar zamane yatlu oldı
Halâl yenmez haram kıymetlü oldı
 
Okunan Kur’âna kulak dutulmaz
Şeytanlar semürdi kuvvetlü oldı
 
Harâmiyle hamir dutdı cihanı
Fesâd işler iden hürmetlü oldı
 
Kime kim Tanrıdan haber virürsen
Kakır başın salar hüccetlü oldı
 
Şagird üstâdiyle arbede kılar
Oğul atayile gayretlü oldı
 
Fakirler miskinlikden çekdi elin
Gönüller yıkıban heybetlü oldı
 
Peygamber yerine geçen hocalar
Bu halkun başına zaymeylü oldı…
 
Yıkılan aile terbiyesi ve yok edilen gençlik göreneğine:
 
Oğlanlar öğüt almaz
Yiğitler tövbe kılmaz
Kocalar tât kılmaz
Sarp rüzigar almışdur
 
Begler azdu yolundan
Bilmez yohsul halından
Çıkdı rahmet gölinden
Nefs göline dalmışdur…
 
Şaşırmış ve şeytan peşine düşmüş toplumu ise:
 
Binde biri bu halkın Rahman yolına girmez
Gel bir kişi göster kim şeytan yolına girmez
 
Başkasına kuyu kazan toplum ve kişilerin sonucunu:
 
Zinhar gönül evinde dutma yavuş endişe
Biregü’yçün kuy’ kazan âkibet kendi düşe…
 
Sanki kıyamet yakın olduğu:
 
İşidün iy yârenler
Âhir zaman olısar
Sağ müsülman seyrekdür
Ol da Güman olısar
 
Danişmend okur dutmaz
Derviş yolın gözetmez
Bu halk ögüt işitmez
Sagır hemen olısar
 
Gitdi begler mürveti
Binmişler birer atı
Yidügi yohsul eti
İçdügi kan olısar…
 
Gizel ahlâkın yerini iyi ahlâk ve iyi iş olarak imandan önceki İslam şartı sayan Yunus Baba:
 
Evvel bize vacib budur eyü hulk u amel gerek
İslam adı konıcagız yoldaşumuz iman gerek
 
Halka iyiliği insanın ilerisi ve gerisi için cennet bilip:
 
Eylük erün yaridur ölürse uçmak yeridür
Senden sonra söylenür ne dirlügün varısa
 
Doğruluğu Hakk Kapısı bilip:
 
Ahret yavlak ırakdur
Togrulık key yarakdur
 
Togurlık bekleyen dost kapusunda
Gümansız ol bulur ilahi devlet
 
İnce sırat köprüsü sıfat imiş bu yolda
Dosta giden kişinin togrulıkdur çaresi
 
Kimde kim togrulık var Hakk Çalab anı sever
İki cihana yarar ol erün sarmayasi
 
Togrulık mancınıkı istigfar taşıyile
Togru vardı atıldı yıkıldı nefs kal’ası..
 
Kibiri, kini ve nefreti reddeden, alçak gönüllülük, hoş görü ve doğruluğu esas alan Yunus Baba:
 
Yoldur ki topragı vara
Göz oldur ki Hakk’ı göre
Er oldur alçakda tura
Yüceden bakan göz değil
 
Eğriliğün koyasın
Togrı yola gelesin
Kibr ü kini çıkargıl
Erden nasib alasın
 
Togrı yola gitdün ise
Er eteğün dutdun ise
Bir hayır da itdün ise
Birine bindür az değül
 
Her türlü olumsuzluğa olmakla beraber gönül kırıcılığa asal tahammülü yoktur:
 
Aksakallı bir koca
Bilimez hali nice
Emek yimesün hacca
 Bir gönül yıkarısa…
 
Meşhur ahî-kardeş şiirinde :
 
Anladım kendü halümi gözledüm togrı yolumı
Dutdum ulular eteğin hazrete ben yitdüm ahî
 
Canum bir gözsüz can idi içi tolu sen-ben idi
Dutdum miskinlik eteğin ben menzile yettim ahî
 
Korkar oldum bir tanrıdan bizar oldum yatlu hûdan
İşbu işüm sagınç ile ben yoluma gitdüm ahî
 
Giderdüm gönlümden kini kin dutanın yokdur dini
İy yârenler ben bu sözi uludan işitdüm ahî
 
Âşıksan miskin Yunus Hazrete dutgıl yüzüni
Anlayana gevherdürür söz sarrafa satdum ahî
 
 
İnsanların vefâsızlığı içinde gerçek dost hasreti çekişe ise:
 
Zamane vefâları cefâ gelür Yunus’a
Bir togrı yâr bulıcak fidi kılur canını
 
 
Yunus Emre hazretleri sabır, iyi huy, tevekkül, cömertlik, kanaat,  doğruluk, hoşgörü, alçak gönüllülük, güzel muamele, herkese hizmet gibi yüce değerleri öğüp teşvik ederken;
Karşıtları olan tahammülsüzlük, kötü huy, açık gözlülük-tamahkârlık, aç gözlülük, haksızlık, cimrilik, kusur aramacılık, hased, yalancılık gibi herkes için kötü değerleri yerer.
 
Aklın da öğretim ve eğitimi olan Nefsin  terbiyesine çok önem verip nefsin ham, çiğ ve yoz kalışına yanar.
Ve Tasavvufu bu yolda hizmet bilir:
 
Dört kişidür yoldaşum
Vefâdâr-ı razdaşım
Üçile hoşdur başum
Birine boşup geldüm
 
Ol dördün birisi can
Biri din biri iman
Biri nefsümdürü düşman
Yolda savaşup geldüm..
 
Yüzbin riyâ çerisi bilün vardur bu yolda
Nefs öldürmüş er gerek ol çeriyi kırası…
 
Bu gün yalan söyleyen yarın utanasıdır…
 
Nefsin ağzın ve aşırı istekleri olan hevâ ve hevesini  yerle bir etme gereğini:
 
Kırdım bu nefsin çerisin
Bir itdüm burc u barusun
Pak eyledüm içerüsin
Mülketini yuyan benem
 
Bunda zalimlik eyleyen
Nefsi haramla toylayan
Yüzleri kara kopısar
Öz canları rahat değül
 
Hayra döndi benüm işüm
Endişeden azad başum
Nefsümün başın kesdüm
Kanadlanup uçar oldum…
 
Nefsin ıslahı ve felahı olan kemâlâtın son ucunda :
 
Uslu değül delüdür halka sâluslık satan
Nefsin müsülman itsün varısa kerameti
 
Nefsin müsülman iden Hak yolın toğru varur
Yarına ana olısar Muhammad şefaatı..
 
 
En aşkın İlâhî Aşk olan Muhabbetin değil kötü iyi olanları da yakıp yok edip ateş gibi kendisin kaldığını ise:
 
Kimden öğüt istersem sabrı gösterir bana
Sabır sermayesini Muhabbet Odı yakdı…
 
 
Muhabbetin Muhammedi edeb olduğu gerçeğini perçinleyen Yunus Baba:
 
Yunus bak niredesin
Ne yirde ne göktesin
Bekle edeb perdesin
Gel imdi gel tapu kıl!…
 
Öğretisine öğüt vermeyi ve almayı esas olan halkına Hakk’ın hizmetçisi Yunus Emre Hazretleri:
 
Kime gerek çok bile ol gerek öğüt ala
Menzile irsem diyen belürsin hazi hazin
 
Gönül gerçeği olan Muhammedî nûr ve şûurda İlâh Buluşmayı amaç edinen Aşkullah ahlâkıyla sadece sevgiyi sınırsız sayan Yunus Emre Hazretleri âşıkların Söz-Sohbet-Zevk ve Hazzlarında Bile Biz olmağı bilir bildirir ve zaten yaşamaktadır İnşâallah:
 
Şirin hulklar eylegil tatlı sözler söylegil
Sohbetlerde Yunus’ı hergiz unutmalar!…
 
Az söz er yüküdür, çok söz hayvan yüküdür
Bilire bir söz yeter, sende güher var ise…
 
Ne hacet kim karayı ak üstüne yazarım
Dört kitabın mânasın bellidir bir elifte…
 
Yolum Sana oldu durak
Sabakın söyleyendir Hakk
Yunus Emre’m dilinde
Hakk olup dile düşe geldim…
image_print