XXIV- DEGİL

Bu gün bu ışkun içinde vicdânumuz eksik degül
Hudânun kurb-ı zâtında seyrânumuz eksik degül
 
Bu gün bu aşkın içinde vicdânımız eksik değil.
Onun için bu aşk bize Vahdet-i Vücûdun Vahdet-i Vicdân neş’esini yaşatmakta..
Hudâ’nın Zâtî yakınlığını vicdânımızda hissedip seyredince  seyrânımız eksik değil…
 
 
Bu ışkun haymesin ey şâh kuraldan oldu hoş dergâh
Yidi iklime hükm eyler vicdânumuz eksik degül
 
Yüce Şâh başımıza Aşk Çadırını kuralı beri bu ten bu cana Hoşluk Dergâhı oldu.
Vicdanımızda canımız, Cânânını buluna ve Halifesi olunca Nur-u Mim can ceryanı gelince Beden-Nefs-Kalb-Ruh-Sırr-Hafi—Ahfâ olan 7 iklimin hikmetini bilir ve özdeki Akdes lübbü’l- lüb’üne hayran kalır!
 
 
Gelicek cezb-i Rabbânî helâldür âşıkun kanı
Virür dost yolına cânı kurbânumuz eksik degül
 
Cana Cânân’ın Rabbânî cezbesi gelip de kendinden geçirince, âşıkın canının kanı Cânân’a helâldir.
Bu İlâhî Aşkın kuralıdır!
Biz bu yola bilerek girdik ki Yâr Yolunun yakınlık bağı-kurbiyyet kurbânı canımız vardır çekinmeden vermeye eksik de değildir!
 
 
Muhabbet şerbetin her kim içerse kendüden geçer
Şarab-ı ışkı nûş ider mestânumuz eksik degül
 
Muhammedi muhabbet meyi içenler şehâdet şerbeti ile kendin bilir Benlikten vaz geçer de Rabb’ ını bilir O’nda yok olur!
Erenler meyhânesinde aşk şarabımızla mest olmuş sarhoşlarımız eksik de değildir!
 
Kemâlüm vasfın ister Muhammed mustafâ’dandur
Velîler içre devr ider erkânumuz eksik degül
 
Benim tüm letâiflerim kemâlât sıfatlarını bilip, bulup olmak için Rasûlullah Muhammed Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem’i Mürşid-i mutlak bilir ve ondan ister!
Bu hususta tüm Allah Dostu Velîlerden Velîlere devreden Devran erkanınımız-esas yasalarımız eksik de değildir!
 
 
Kodılar mâ-sivâllâhı kılurlar arzu ol şâhı
Dökülür din ü gün durmaz giryânumuz eksik degül
 
Hakk Erenler Allah’tan gayrısını bıraktılar ve sadece Allah’ı arzu ve tercih ettiler.
Onun için cihan da denilen bu çile çölünde âşıkların gözlerinde yaş hiç eksik de değildir!
 
 
Bu tevhidin müsemmâsın taleb kılan bugün gelsün
Âşıklar taluban oynar ummânumuz eksik degül
 
Bu Tevhid isminin müsemmâsını isteyen bize gelsin bu gün!
Hak âşıklar bu oyunu isteyerek ve bilerek oynarlar!
Eşyâ-Esmâ-Sıfat-Zât Ummanlarımız eksik de değildir!
 
 
Gelür ol bahr-i mutlakdan ledünnî ilminin feyzi
Dolar kalbe akar dilden irfânumuz eksik degül
 
Erenlerin çile çeşmeleri olan aşk ağızlarından akan abı hayatın-ledünn ilminin feyzi-bereketi Hakk’ın Mutlak Ummanından gelir!
Özün özünden kalbe dolup dilden taşan irfanımız eksik de değildir!
 
 
Sinân Ümmî bu meydâna girelden hoş sefâ buldı
Bizüm bu derdin içinde dermânumuz eksik degül
 
Sinân Ümmî bu aşk meydânına gireliden  beri hoş bir sefâ buldu.
Bizim bu derdin içinde dermânımız eksik değildir.
Aşkı anlamayan ve derdlerini derd edenler, derdden ölürken,
Derdlerini zevk eden Erenler zevkten dirilirler!
 
Mefâ’ilün Mefâ’ilün Mefâ’ilün Fe’ilün
 
 
Kurb : Yakınlık. Yakında oluş. Yakın olmak. Yakınlık kazanmak.
 
Hayme : Çadır.
 
Mestân : (Mest. C.) f. Sarhoşlar.
 
Erkân : (Rükn. C.) Rükünler. Esaslar. Temeller. İleri gelen kimseler.
 
Mâ-sivâllâhı : Allah’tan gayrısı.
 
Giryân : f. Gözyaşı döken. Ağlayan.
 
Müsemmâ : İsimlendirilen, ad verilmiş olan, bir ismi olan. * Muayyen zaman. Belirli vakit.
image_print