VIII – MEDED!..

Pâdişâhum derde düşdüm bana bir dermân meded
Derde dermân ıssı mürüvvet sâhibi Sultân meded!..
 
 
Ey Pâdişâhum!
Ben kulun derde düşdüm bana bir dermân ver meded kıl!
Derde dermân sahibi ancak Sensin, mürüvvet sâhibi Sultân meded!..
 
 
Çâresizem takatum kalmadı kaldum illâ zâr
Hazretünden umageldüm lutfıla ihsân meded!..
 
Çok çâresiz ve güçsüz kaldım ve ancak inlemekteyim.
Benim o Hakk olan Hazretinden umup durduğum lutf ile ihsân meded!..
 
 
İhtiyâc oldum bu gün bir katre vaslun meyine
Anca teşne dillere mey irğüren ummân meded!..
 
Bu gün gurbette çile çölünde senden ayrılık ateşi içnde bir damla kavuşma şarabına çok ihtiyacım var!
Nice yanmış-susamoş gönüllere rahmet yağdıran ummân meded!..
 
 
Hasret-i firkat ipiyle bend-i muhkem idüp
Dürlü mihnet kılmak ister bana bu zindân meded!..
 
Ayrılık hasreti ipiyle sıkıca bağlayıp her türlü eziyeti etmek istiyor bana yalan dünya zindanı meded!..
 
 
Sakla bu gönül sarayın pâdişahum kıl nazar
Kılmasun nefsüm çerisi hâk ile yeksân meded!..
 
Senin yakınlık yurdun olan özümün özü gönül sarayımı, kendi nefsimin azgın askerleri yer ile bir etmeden bana meded!..
 
 
Bir safânun önine gördüm komışlar bin cefâ
Meyl eder nefsüm yinilmez senden ister cân meded!..
 
Bu âlemde nerde bir hoşluk sefâsı var ise önünde bin tane zorluk cefâsı koymuşlar.
Buna rağmen ona eğilimi olancâhil nefsime gücüm yetip yenemiyorum Senden istiyorum meded!..
 
 
Dâima bizden hatâ Senden atâdur işlenen
Işku fazlundan müyesser kıl bize bürhan meded!..
 
Kulluk âleminde işlene gelen işler belli ve bizden hata yapmak Senden ise yine de bağış ve nimet verişin var!
Yüce faziletinden dilerim ki aşkını bana kolayca ulaştığım bir delil-rehber et, meded!..
 
 
Bu fenâ evden göçüp Hazretine varmaklugı
Ol Habîb’ün hürmetiyçün kıl bize ihsân meded!..
 
Aslı astarı son uçta fenâ-yokluk olan bu ten evinden bekâ-sonsuzluk yurdumuz Zât’ına ulaşmayı Habibin Muhammed aleyhisselâm’ın hürmeti için bize ihsân kıl meded!..
 
 
Cürmine Ümmî Sinân’un zerrece inkârı yok
Dâimâ eder mürüvvet sâhibi Gufrân meded!..
 
Ümmî Sinân’ın bir insan-kul olarak kabahatı kusuru olabileceğini inkarı söz konusu değildir.
Ancak büyüklüğü tek ve eşsiz olan Sensin ve Senden bağışlanma beklenir meded!..
 
Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
 
 
Mürüvvet : İnsaniyet. İnsanlığa uygun olan şeyi yapmak. Güzel ve iyi şeyleri alıp, kötü şeyleri ve hâlleri bırakmak. * Ana baba saadeti. * Mertlik, yiğitlik. * Reculiyet.
 
Teşne : f. Susamış. * Mc: İstekli, çok arzulayan, heveskâr.
 
Bend : f. Bağlanan. Bağlanmış. * Bağ. Boğum. Mafsal. * Su bendi. Baraj.
 
Muhkem : Sağlam. Metin. Sıkı sıkıya. Kuvvetli. Tahkim edilmiş. Sağlamlaştırılmış. * Fık: Tefsir edilenlerden daha kuvvetli olan söz. İhtimalli olmayan söz.
 
Mihnet : Zahmet. Eziyet. Dert. Belâ. * Mc: Tecrübe, sınamak.
 
Yeksân : Beraber. Bir. * Düz. * Her zaman.
 
Atâ : Verme. Bağışlama. Bahşiş. Lütuf. İhsan.
 
Cürm : (Cürüm) Kabahat, kusur. Hatâ. İsyan. Günah. Kanun hilâfına hareket.
 
Gufrân : Cenab-ı Hakk’ın günahları affedip örtmesi, rahmeti.
image_print