Münir Derman Sohbetleri 2

Resim

MÜNİR DERMAN (ks)

SOHBETLER : II

Edeb bu Rasûlullah Cenâb-ı Allah’nan sohbet eder.
Onun için dedim ki Şeytan, uzak kalmışların sırrıdır.
Kimden Allah’dan.
Allah’nan bir olanlara şeytan yanaşabilir mi?
Yanaşamaz!..
İnsan bu edebin içinde kaldı mı riyâ, yalan yoktur onda, midesine de haram giremez oğlum.
Soksan bile kusar insan.
Bunların kadersizi kim?
Hani geçen de Sivil Savunma tatbikatı oldu.
Düdükler çaldı.
Tayyare geldiği zaman şöyle olacak.
Evlerden radyo haber veriyor.
Şöyle bir filo geliyor.
Bilmem ne ediyor.
Haber vereceğiz.
Herkes sığınağa girsin.
Bize Allah o günleri göstermesin.
“Şöyle olsun, böyle olsun!” diye haber verdiği gibi.
İnsanlarda da böyle edebe girdiği Allah’ın rızasına kavuştuğunu belli eder bir şeyi vardı İslamda.
Ona gözyaşı derler gözyaşı.
Gözyaşı…
Şimdi gözyaşını herkes bilir.
Böyle buradan damlar.
Bazısı elinnen siler, bazısı mendilnen siler.
Siler oğlu siler ama neyi siler farkında değil.
Ben size şimdi gözyaşını bir anlatayım da bakın neleri siliyor.
Akıl ve fennin inanma vasıtası labaratuvar vardır.
Fennî bir adama : “Profosör yahut üniversite diye bir şey var mıdır?” “Evet efendim.”
“Labaratuarda ispat edin bunu bana!” dedim.
Sanki laboratuarında iki tane şişe üç tane cam.
Dört tane miyar var.
Sanki dünya otuz sayfa fiziknen, kırk sayfa kimya kitabının içindedir.
Ama bunlar fen.
Gayet tabi, bunlar Allah’ın şeyleri.
Akıl ve fennin inanma vasıtası olan labaratuvar muayenesinde, gözyaşında içinde;
Su vardır
Tuz vardır.
Üre vardır.
Şeker vardır.
Dört tane madde vardır bunda.
Labratuvarda tahlil ederken gözyaşını içinde üre denilen, idrarda çıkan hani çoğalırsa kanda üremi yapar.
Üre vardır.
Tuz vardır.
Şeker vardır.
Su vardır.
Bu gözyaşıdır…
Bu kimya labaratuvarının cevabı.
Bi de maneviyat labaratuvarının cevabı raporunda insanda Hayy Esması vardır biliyorsunuz.
Canlılık demektir.
Hayy, Allah’ın Hayy’ı.
Hayy’ın devamına yani insandaki canlılık hayatın devamına kaderle bahşedilen El Rezzâk esması ile.
El Rezzâk esması ne?
Yiyoruz yemek, değil mi?
El Rezzâk esması ile yıkanan, içinde aklın alamadığı değişmeyen madde ve cevherler bulunan kandan süzülen bir nesnedir gözyaşı. İnsanın kanından süzülüyor.
O halde Hayy Esmasının Rahmân Çeşmesinden gelen inci tanelerine şey derler, gözyaşı…

Gözyaşı, birde atta ve köpekte vardır.
Onlarda ağlarlar.
At ile köpek ağlar.
Onun için Kur’ân’da attan da bahseder köpekten de bahseder. İnsanın Allah ile en samimi irtibat zamanı, gözünden yaş geldiği zamandır…
Ağlayan insan, güzelleşir efendim.
Çirkin bile ağlarken muhakkak güzelleşir.
Çünkü Allah’nan irtibata geçiyor.
Çirkin bile ağlarken güzelleşiyor.
İnsan ağlarken muhakkak güzelleşir.
Çok gülme esnasında gözden gelen yaş; insandaki yaradılış edebinin kendi kendine utanarak nefsinin bu ne yaptığını bilmiyor.
“Yâ Rabbî Affet!..” demektir.

image_print