EL KERÎM c.c.

  
EL KERÎMÜ                        EL EKREMÜ

Kerem (kerâmet, lütûf ve ihsan sahibi cömert olmak. İyi, ahlâklı, asil ve değerli olmak) kökünden sıfat ismidir. Kur’ân-ı Kerîm’de okunuş farklılıklarıyla birlikte 10 âyette ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL’e nisbet edilmiştir buyurulmuştur. İkrâm ve tekrim masdarlarından türeyen 4 fiilin fâili olarak da diğer âyetlerde kullanılmıştır. Kerîm, maddî lütûf ve ikram edilişin yanında mânevî bağış ve ihsan edişi de içerir.

Kerîm isminin; Alî, Kuddûs, Hamîd gibi zâtî isimlerle ve Afüvv, Gafûr, Halîm gibi fiilî isimlerle de anlam yakınlığı vardır.

        Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) câmiye girerken: “İlâhî rahmetten kovulmuş bulunan şeytandan yüce ALLAH’a, O’nun Kerîm olan zâtına ve Kadîm olan hükümrânlığına sığınırım!” buyurmuştur. (Ebu Dâvûd, Salât 18)

El Kerîmü : Her hususta; iyilik, faydalılık, fazîlet ve kerem ile sıfatlanmış. İhsân ve inâyet sahibi. Şerefli ve izzetli, muhterem ikrâm edici, cömert, musamahakâr, muazzez, mükerrem olan. Mutlak Kerîm olan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL.

El Ekremü : (Çok, pek, en) kerîm, çok şeref sahibi, pek cömert, kudret eli çok açık olan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL. Kereme : Birine kerem sahibi olmakta üstün gelmek.

Kerüme : Bir şey azîz ve kıymetli olmak. Cömert olmak.
İkrame : İkram etmek, hürmet ve tâzim göstermek.
Kerem : Kerem, cömertlik, izzet.
Mükerrem : Mükerrem, hürmete değer kişi, şerefli, mübeccel.





image_print