EL CÂMİ c.c.

EL CÂMİ’U
 
 
Cem’ (toplamak, bir araya getirmek) kökünden sıfat isim.
El Câmi’ isminin mübârek, muhteşem ve mükemmel tecellîsi, âlemlerin rahmet kaynağı ve masdarı olan Muhammed Aleyhisselâm’dır.
Bir kul için; tüm sistemin, ilk halkedilen Nûr-u Muhammed’den südûr etmesi ve cem’ i,
yerin ve semâların nûru olan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL’in Tevhidî Tecellîsinin aklen ve naklen şuûru için Muhammedî Şuûr’un, nûrun, sürûrun ve onurun bilinmesi, anlaşılması ve yaşanması,
ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL’in hidâyeti,
Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şefâatı,
Erenlerin hayır dua himmeti ve
kulun kendi tercih ve gayretinin ne kadar önemli olduğu aşikârdır.
Elbette sözümüz, kendi aklının yarattığına tapmak sapıklık ve alışkanlıklarına alışmış kişiler için değildir.
Sünnetullah (İlâhî tavır, tarz ve sitil) maddî-mânevî ortadadır ve uygulanmaktadır.
Tekniğin çok ilerlemesi, İlâhî Nizâm’ı kör kardeşlerimize dahi göstermektedir.
Kul için, “yevmi’d-din” (Fâtiha 1/4) ve “yevmü’l-cem'” (Şûrâ 42/7; Tegabün 64/9) in geçmişte “Bezm-i Elest” günü veya gelecekte “mahşer” günü olmasından da önemli olan “can” tende ve imtihanda iken “şu an” olduğu Muhammedî Şuûru’na ulaşıp kulluğun kemâlât gereklerini bilip, bulup ve olup yaşamak Emrullah ve Muradullahtır.
Bu hususu anlamak tahkik imân, yaşayarak isbat etmek ve şâhidi olmak ise salih ameldir.
Elbette Muhammedî ahlâkı yaşayış kâmil ahlâk ve Habibî hâldir.

        Kul için, Muhammedî Şuûr’a ulaşıp, ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL’in tebliğcisi, tenzircisi ve tebşircisi olan Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bizzât şâhidimiz de olacağı Emrullahını unutmadan, neşrimizin çıkış noktası olan “Nûr-u Mim”in haşrimizin de giriş noktası olduğunu anlayış şerefi ve şifâsı, Şefâat-ı Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in tâ kendisidir.
“cim-mim” zevki; cisim ve canların “mim” de cem’ini, neşrini ve haşrını hâl-i hazır ve huzurunda olduğumuz mutlak Hazır ve Nâzır’ın El Câmi’ ism-i şerîfinin tevhidî tecrllîsi olduğunu bedenî söz, nefsî sohbet, kalbî zevk ve ruhî hazzla anlayış ve yaşayıştaki abdin niyâzına Rabbü’l-âlemîn’in nazındaki raziyyeten-merziyyeten meşkine iştiraktir …

El Câmiu :  Zıdları cem edici, toplayıcı ve düzenleyici, her husus ve herşeye câmi’ olan, âhirette mahlûkatını toplayacak olan.
Halkettiği tüm mevcûdatını (maddî-mânevî şeyleri, fiilleri, düşünceleri) vücûdî kudret varlığı içinde cem’ edip İlâhî ahenk ve nizâm içinde tutan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL…

Cemaa : Dağınık şeyi toplamak. Birleştirmek.
İcmâen : İttifâken bir iş üzerinde birleşmek.
İctemaa : Toplanmak. Birikmek.
İctimâu : Cemiyyet. Toplantı.
Kelâmü câmiu : Lâfzı az mânâsı çok kelâm.
Cemâatü : Cemâat. Topluluk. Zümre.
Cem’u : Cem’. Topluluk.

 

image_print