EL BEDÎ c.c.

       
EL BEDÎ’U                             EL MÜBDİ’U

 

Bed’ (örneksiz ve benzeri bulunmayan bir şeyi icâd etmek, iş yapmak.
İlk, benzersiz ve eşsiz olmak.) kökünden türeyen bedi’ kelimesi ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL’in ismi dışında izâfi kullanılabilinir.
Bi’dat (sonradan ortaya çıkan şey) kelimesi de ayni köktendir.
İbdâ’ kökünden türeyen Mübdi’ (eşsiz, örneksiz ve benzersiz yaratan) kelimesi ile de anlam tamlarlığı vardır.
El Bedî’u ismi Kur’ân-ı Kerîm’de 2 âyette geçmektedir :

        ” (O), göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. bir şeyi dilediğinde ona sadece “ol!” der, o da hemen oluverir.” (Bakara 2/117)

         ” O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır……” (En’âm 6/100)

El Bedîü : Eşsiz, benzersiz, zıdsız güzellikte olan.
Benzersiz şeyleri vücûda getirişte benzersiz olan.
Sanatkâr-ı Mutlak olup seyrâna seren…
Eşsiz, örneksiz ve benzersizliği mutlak olup, mahlükatını da her zerrenin şahsına mahsus eşsizlik, örneksizlik ve benzersizlik kimlik ve kişiliği içinde Ulühiyyeti hakkı olarak yaratma kudretiyle yaratan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL.

El Mübdiü : Yok iken ilk defa ortaya koyan, icâd eden, yaratan.
Zâtınınibtidası ve ilki olmayan.
Halkını eşsiz ve örneksiz olarak ortaya çıkarıp aşikâr kılan ALLAH-U ZÜ’L-CELÂL.

Bedea : Eşi nümunesi olmayan bir şeyi yapmak. İcâd etmek.
Bedüa : Eşi, nümunesi olmamak. Bid’at olmak. Hadis olmak.
Ebdea : Örneksiz bir şey icâd etmek. İşini güzel yapmak. Bid’at işlemek.
İbtedea : Yeniden bir şey peyda eylemek. Bid’at icâd etmek.
El bid’ü : Moda. İlk yapan.
El bid’atü : Bid’at. İlk yapan. Sonradan ihdas olunan. Benzeri hiç olmamış.
İbtida : Başlama, başlangıç.İlkin, en önce, başta
Bâdîbeden : Bir şeyin evveli.
Bâdiyetü : Bâdiye, sahra, vâhâ.
El bâdî : Zâhir, açık.Düşünmeksizin zâhir olan fikir. bâdiyede ikâmet eden bedevî.
Tebeddâ : Zâhir olmak, aşikâr olmak.
Ebdâ : İzhar etmek, açıklamak, açıkca göstermek.
Bedee : Bir şey zâhir olmak, aşikâr ve açık olmak, belirmek


image_print