Allah Dostu Sohbet 3

ALLAH DOSTU
Münir DERMAN (ks)
DEMİŞDİ Kİ…

SOHBET MD-03


İNCİ

Unutmayalım ki istiridye, deniz dibinde sabır kanaatla, hırsla ve itirazdan, isyandan uzak, aza tahammül ettiği için ALLAH içini İNCİ ile doldurmuştur.
Bunlara muti’ kalan insan aza kanaat, sabır, tahammül, isyan bilmez itiraz tanımaz temiz ve ahlâklı olur.
HAKK’ın emirlerine boyun eğerse, HAKK onun içindekiyle o kimseyi İNCİ haline getirir.
Evinizde veya birinizde İNCİ bulundurmayı unutmayınız!
İNCİ taşımak sıhattır.
HAKK’a şükürdür.
Bir nevi gizli sırrîyeden ibârettir.
İNCİ hakkında söylenecek çok söz vardır.
Çok sır var amma bir türlü ifşâ edilemez.
İNCİnin taşıdığı SIRR çok büyüktür…



Sarhoşluk veren içkiler şarap ve bütün içinde hamır bulunan içkiler.
İstisnâsı yoktur.
Besmelesiz kesilen hayvanlar.
Besmelesiz yapılan evlerde, avlarda, eti yenen hayvanlar.
Besmelesiz tutulan balıklar.
Bunlar yenmez. Acı olur…

“Çocuğa üç gün ac duracaksın!” dedi.
“Sokağa bir daha çıkmayacaksın!”
Sokağın kabahati yok bunda.
Besmelesiz kesildi diye hayvan pis olmaz.
HAKK’ı anmadın diye yenmesi sana yasak edilmiştir.
Başkasına ait olup, gasp edip, çalınarak zorunan alınan gıdalar, hayvanlar, mallar her türlü şey, temiz oldukları halde bunlar ne kullanılır ne de yenir.
Burada; HAKK’ın verdiği rızka kanatsızlık vardır,
İsyan vardır.
Rıza göstermemek vardır.
Ondan dolayı sârikın eli kesilir.
Allah korusun!
Şiddetli cezâ!..

İslâm olmayanın yaptığı yemekler, kestiği hayvanlar her türlü şey. Bu asırda bunları tatbik etmemek de imkanı yoktur.
Daha söylersem açlıktan ölür gidersiniz hepiniz.
Bundan dolayı şu hadis buyrulmuştur.
“Kafirler diyârında rızık aramayınız!”

Onun için bunların önüne geçemiyoruz.
Hiç olmazsa Allah’ın kat’iyetle yasak ettiği şeyleri yapmayalım! Emrettiği şeyleri bütün imkanılarımızla yapmaya çalışalım!
O zaman Allah Gafûru’r- Rahîminden HAKK bize fazla azab vermez. Bu günkü asırdakiler azaptan kat’iyyen kurtulamayacaklardır.
Hiç olmazsa bunu hafifletmek imkanları mevcut, onları sayım.
Bu asırda: “Ben cenneti garanti ettim, azap görmüyeceğim!” diye hiç ümit etmesin!

Bu imkanlar nelerdir?
Bu asırda gökte, insanda olan o lem’ayı ortaya çıkarmak için yoldur.
Farzlar mecburî değildir.
Mecburî olsa Allah onu biz istesek de istemesek de yaptırır.
İnsan serbest bırakılmıştır.
Bu serbestiyyet HAKK’ın sırlarına büyük bir perdedir.
HAKK, inananlara da inanmayanlara da Âdil olduğundan aynı rızkı vermesi, nefesi de veriyor.

Unutmayalım ki istiridye deniz dibinde sabır kanaatla, hırsla ve itirazdan, isyandan uzak, aza tahammül ettiği için Allah içini İNCİ ile doldurmuştur.
Bunlara muti’ kalan insan aza kanaat, sabır, tahammül, isyan bilmez itiraz tanımaz temiz ve ahlâklı olur.
HAKK’ın emirlerine boyun eğerse, HAKK onun içindekiyle o kimseyi İNCİ haline getirir.
Evinizde veya birinizde İNCİ bulundurmayı unutmayınız.
İNCİ taşımak sıhattır.
HAKK’a şükürdür.
Bir nevi gizli sırrîyeden ibârettir.
İNCİ hakkında söylenecek çok söz vardır.
Çok sır var amma bir türlü ifşâ edilemez.
İNCİnin taşıdığı SIRR çok büyüktür.
Bundan bir nebze bildiğim kadarıynan söylersem, ve ilân etsek bütün malınızı İNCİ almak için sarf edersiniz.
Belki dünya hayatınızda değişiklik olur elde edemeyince de hüsrana düşer, şeytana uyarsınız.
Sövenlerin yanında olursunuz.
Sordunuz, sordular da biraz İNCİ den konuştuk.
Bu kadar bilmek kafidir.
Fazlası doğru olmaz.
Âyet-i Kerime de bile “Yahrucu minhumellu’lu velmercanu. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani. ”
Siz bunu da mı yalan zannediyorsunuz.
Cümle bitmiştir.
Bunun için SIRRı da gizlemiştir Cenâb-ı Allah.
İki denizi serbest akmak, birbirine kavuşmak üzere bıraktı.
İkisinin arasında geçemedikleri bir engel vardır.
O iki denizde küçük-büyük İNCİ ler çıkar.
Allah’ın hangi ni’metlerini yalan sayıyorsunuz.
Onun için içinizdeki Katrâ-yi lü’lü: İNCİ DAMLASIna hürmet ediniz.
Mercan, bunun hakkında söz söylememe Rahmetullahi Hocam kat’iyyen müsaade etmemiştir.

Kıymetli taşlar:
Yakut: kırmızı-yeşil,
Zümrüt: yeşil.
Zebercet, elmas, akik, firüz: yeşil-mavi,
Kehribâr: siyah-sarıdır.

Kokular:
Gül, gül kokusunda bir SIRR gizlidir.
Diğer kokular bu SIRRı gizlemek içindir.
Reyhan gizleyicilerin reisidir.
Sümbül, bunun yaratılması da büyük bir hikmet taşır.
SIRR dır.
Misk, bir nev’i geyikden elde edilir.
Amber, taşolat denilen memeli bir balıktan elde edilir.
Muhtelif kokular yek diğerine karıştırılırsa bir çok kokular ortaya çıkar.
Bütün kokular burun ile hissedilir ve alınır.
İyi kokulara hiç kimse fenâ demez.
Fakat muhtelif kokuyu tercih ve sevmek ayrılır.
Hangi kokuyu severse ona göre o kimsenin tabiyâtı ve mânevî cephesi az çok ortaya çıkar.
Fakat, aslında fenâ koku yoktur.
Tezâhurları öyledir.
Bir de koku kadrosuna sokulmayacak kokular vardır.
Hiçbir kokuya sığdıramazsınız.
Her mahlukun kendisine has kokusu olduğu gibi her insanın da kendisine has bir kokusu vardır.
Fakat o kokuyu insan kendi alamaz.
Alırsa çıldırır.
Bazı kokular, bazı kokuları örter.
Bazı gıdalar da mahlukattaki esas kokuları gizler.

Renkler:
Beyaz, siyah, yeşil, kırmızı, mavi, sarı, kahverengi.
Yeşil: açık, grisi, koyu, ela türden.
Kırmızı: açık, koyu, nar, bembe, al, bej, şarabî, erguvan.
Mavi: açık, koyu, lacivert, mor, dumanî, kurşunî, pus.
Sarı: açık, koyu, krem.
Kahverengi: açık, koyu, kestane.
Yine renklerin birbirine karışmasından başka bir çok renkler de ortaya çıkar.
Bütün renkler gündüz tam olarak seçilir.
Gece bazı renkler seçilemez.
Zulmî ziyâda da bazı renkler seçilemez.
Bütün renklerin menşe’i siyahîdir.
Sarı gece seçilmez.
Zulmî ziyâda, kumaşçıda kumaş baktığınız zaman topu kapının önüne getirir kumaşçı bilirsiniz.
Hepisi buradan doğar.
Bu renkler tekrar siyaha dönecekler.
Döndükleri vakit beyaza doğru gider kaybolurlar.
Ondan sonra RENKSİZ ismini veririz.
Bu da siyahta kaybolur!..



ÂYETLER:

يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ

“Yahrucu minhumellu’lu velmercanu.: İkisinden de inci ve mercan çıkar.” (Rahmân 55/22)

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

“Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.: Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?” (Rahmân 55/23)


KELİMELER:

İstisnâ: Ayırmak. Kaide dışı bırakmak. Müstesna kılmak.
Gasb: Başkasına âit bir şeyi zorla, rızası olmadan almak. Zorla almak. * Zorla alınan şey.
Sârik: (Sârıka) Çalan, hırsızlık yapan. Hırsız.
Lem’a: (C.: Lemâat) Parlamak. Şimşek gibi çakmak. Güneş ve yıldız gibi parlamak. * El ile veya elbise gibi bir şeyle işaret etmek.
Farz: Fık: Din hususunda icrası vâcib, terki mâsiyet olan Hükm-ü İlâhî. Kur’an-ı Kerim veya Hadis-i Şerifle sâbit olan Cenab-ı Hakk’ın kat’i emri: Şirk koşmamak, iman etmek, namaz kılmak, yalan söylememek gibi…
Mecburî: Zor altında, ister istemez, yapma mecburiyetinde.
Muti’: İtaatli. Terbiyeli. İsyan etmeyen. * Rahat.
Sırr: Gizli hakikat. Gizli iş. Herkese söylenmeyen şey. * Müşâhedetullah’ın mahalli bulunan kalbdeki lâtife. * İnsanın aklının ermediği şey. Allah’ın hikmeti.(Sırrını kimseye fâş etme sırrın fâş olur.Sen kendi sırrını saklayamazsanEl sana nasıl sırdâş olur.)
İfşâ: (C.: İfşâât) Duyurmak. Fâşetmek. Meydana çıkarmak. Gizli bir şeyi herkese duyurmak.
Kat’iyyen: Kat’i ve kesin olarak. * Aslâ, hiçbir zaman.
Zulmî: Karanlık.
Ziyâ: Işık, aydınlık, nur. Ruşenlik.
Tezâhur: Meydana çıkma, belirme, görünme. Gösteriş. * Birbirini korumak, birbirine arka olmak. * Arkalaşmak; yâni birbirine yardım etmek. * Avretine zıhar etmek, yani zevcesinin arkasını validesinin arkasına teşbih ederek “zuhruki kezuhri ümmî” demek.
Mahluk: Yaratılmış. Yoktan var edilmiş olan.

image_print