88. VASİYET

 
Muhiddin-i Arabî buyuruyor:
 
İcrasına muktedir bulunduğun öfkeyi yut!
ALLAH, öfkesini yutanları ve insanların kabahatlerini af edenleri metheder.
Peygamberimiz de :
“Öfkesini yutanın kalbine emniyet ve imân dolar” buyurmuştur.

Halkın ihtiyacına koş!
Onların işlerini görmek amellerin en efdalidir.
Hele düşmüşlere yardım, en büyük ibadetdir.

ALLAH’dan mağfiret isterken, günahlardan ALLAH’ın seni korumasını iste!

Günahı işlemişsen cezâsından korumasını iste!
ALLAH’ın bildiği ve olduğun hâlin tersini gösterme!
Göründüğün gibi ol!
Rıfk ile muamele et.
Mülayim, yumuşak olmayanlar bir çok hayırlardan mahrum kalırlar.
Sana birisi bir hediye takdim ederse, ona mukabelede bulun!
Bir şey vermeğe kudretin yoksa, dua ile mukabelede bulun!
Amma, sen birisine hediye vermişsen, sakın karşılığını bekleme!
Ve bir şey beklemediğini ona anlat.
“Eğer mukabele ederseniz müteessir olurum!” de.
Eğer, sana bilmukabele takdim ettiği hediyeyi kabul etmezsen, memnun olacaksa o hediyeyi kabul etme!
Amma, o da gönül hoşluğu ile sana bir hediye verir ve onu almayınca müteessir olacağını anlarsan kabul et!

Aman : “Gâvur olayım, veyahut dinimden dönmüş olayım!” gibi sözlerle yemin etme!
Selâmetle islâmiyete dönemezsin.
ALLAH’dan gayriye yemin etmek günahtır.
Yalan rüya uydurmak veya rüyaya yalan katmak yalanların en fenasıdır.
 
 
İcra : Bir işi yürütmek. * Yerine getirmek. Yapma. Tatbik etme. * Vekil göndermek. * Mahkeme kararını yerine getirmek. * Suyu akıtmak. * Huk: Borçlunun alacaklıya karşı ödemekle mükellef olduğu bir borcu, adlî bir teşekkül vâsıtasıyla ödetme.
 
Muktedir : Güçlü, kuvvetli, becerikli. İşe gücü yeten. İktidarlı.
 
Efdal : (Fazl. C.) Ziyadeler, fazlalar, çoklar. * İhsanlar, ikramlar, iyilikler, meziyetler, hünerler.
 
Rıfk : Yumuşaklık, yavaşlık, tatlılık, nezaket. (Zıddı: unf)
 
Mukabele : Karşılık, karşılamak. * Mücadele. * Karşılaştırmak. Karşılıklı yapılan iş, karşılıklı yapılan okuma. * Camide Kur’ân-ı Kerimi okuyup halka dinletmek.* Yüz yüze olmak. * Düşmanın şerrinden kurtulmak ve onun şiddetini kaldırmak için onu yıldıracak tedbirde bulunmak.
 
Rıfk : Yumuşaklık, yavaşlık, tatlılık, nezaket. (Zıddı: unf)
 
Mülayim : Yumuşak. Yavaş. Uygun. Yumuşak huylu
 
Müteessir : Te’sir altında kalmış. Acımış yahut sevinmiş. Hissiyatına dokunmuş. * Üzüntülü.
image_print