72. VASİYET

 
Muhiddin-i Arabî buyuruyor:

İstiğfara devam et!
Hele seher vakitleri çok istiğfar et!
ALLAH’ın bir sınıf melekleri vardır onlar, küre-yi arzda bulunanlara dua ederler.
Bir sınıf daha vardır ki onlar, seherlerde istiğfar eden mü’-minlere dua ederler.
Üç şeyden kork; ALLAH’tan, nefsinden, ALLAH’tan korkmayandan. Her işinde niyetin hâlis olsun!
İhtiyarlara hürmet et!
Hafız-ı Kur’ân olanlara ikram et!
Borçlu olma, borçluluk geceleri rahatı kaçırır, gündüzleri zelil eder. Rabbinin ibadetine dünya ziynetlerinden bir şey karıştırma!
Dünya garazları insandan ayrılmayan hastalıklardır.

Ebdalinin reislerinden bir zât, arkadaşları ile yeşillik, sulu bir yerden geçerken suların şırıltısı, çayır ve çimenlerin güzelliği hoşuna gitti de arkadaşlarından ayrıldı.
O şelâleden abdest aldı.
Namaz kıldı, nefsinin arzusunu tatmin etti.
Amma, bütün arkadaşları başından dağılıverdiler.
O da rütbesinden azlolundu.
Binaenaleyh nefsin arzularına, ibadette de olsa tabi’ olma!

Kimsenin ayıplanın araştırma!
Nefsinle meşgul ol, onun ıslahına çalış!
Çocuklarına güzel isimler koy, edeb öğret!
Karınla hoş geçin, onun mertebesinde sohbet et!
Kendine uydurmaya çalışına ona medar et!
Çörek otu ölümden başka her derde devadır.
Onunla şifalan!
 
 
 
Zelil : Sürçüp düşen. * Yanılan.
 
Ebdal : (Bedil veya Bedel. C.) Evliyâdan, ziyâde nûraniyyet kazanmış olanlar. Evliyâ zümresinden bir cemaat. Arapçada halkın lüzumlu işlerinin tasarrufuna memur bir cemaata denir. (Mâsivâ alâkasından mücerret ve Cenab-ı HAKK’ın muhabbetinde fâni ve müstağrak olan zâtlar. O.S.)
 
Medar  : Sebeb, vesile. * Bir şeyin etrafında döneceği nokta. Bir şeyin devredeceği, üzerinde hareket edeceği yer. * Gezegenlerin gezerken hareket noktalarının çizdiği dâire. (Dünya, güneş etrafında seyrederken medar-ı senevîsi bir dâireyi andırır.)
image_print