68. VASİYET

 
Muhiddin-i ARabbî buyuruyor:

 Sakın, ALLAH seni nehyettiği yerlerde görmesin!
Emrettiği yerlerden de gaip etmesin, ALLAH’tan başkasının bilmediği amelleri yapmaya çalış!
Bu amellerin gizliliği ihlasın en büyük âlâmetlerindendir.
Arafe ve Aşure oruçlarına devam et!
Zilhicce’nin ilk on gününde, Muharrem’in ilk on gününde ibadeti çok yap!
Eğer zayıf düşüp vazifelerini yapamayacak bir hâle düşmeyeceksen ALLAH yolundaki savaşlarda oruç tut!
Eğer başkalarının sana hizmet etmelerini istiyorsan melekleri kendine hizmet ettir.
Melekler ilim tahsil edenlere hizmet ederler.
Hatta ilim tahsil etmek üzere yolunda yürüyenlerin ayakları altına kanatlarını sererler.
Öğrendiklerinle âmel edince de ALLAH yanında sevgili ve büyüklerden olursun.
Hastaları ziyaret edersen yetmiş bin melek seninle beraberdir. Sana dua ederler.
Günahlarının affını ALLAH’tan niyaz ederler.
Akşam ziyaret edene sabaha kadar, sabah ziyaret etmişsen akşama kadar meleklerin istiğfarı devam eder.
Her sabah ve akşam namazlarından sonra üç kerre:
“EUZÜBİLLAHİ’S- SEMİ’U’L- ALÎMU MİNE’Ş- ŞEYTANİ’R- RACÎM” deyip sûre-yi Haşr’in son üç âyetlerini oku.
Her namazın sonunda :
“ALLAHÜMME ECİRNİ MİNE’N- NAR” yedi defa oku!
Akşam namazından sonra Evvabin namazı kılarsan sonunda şöyle dua eyle:
“Yâ Rabb! İmânımda dosdoğru olmaya, sağlığımda ve ölürken de imanlı olarak ölmeye ve Mahşer’e çıkmaya muvaffakiyetler ihsan buyur!” de!
Günahında ısrar etme, her günahın akabinde tövbe et!
 
 
 
Arafe : Kurban bayramından bir evvelki gün.
 
Aşure : (Aşurâ) Arabi aylardan olan Muharrem ayının onuncu günü. Aynı günde çeşitli hububat ve kuruyemişler katılarak yapılan tatlı.
 
Euzübillahi’s- Semi’u’l- Alîmu Mine’ş- Şeytani’r- Racîm : Rahmetten kovulan Şeytanın şerrinden her şeyibilen ve herkesi duyan ALLAH’a sığınırım!
 
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ
 
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ
الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
 
هُوَ اللَّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاء الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
 
“Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahiymu. Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune. Huvallahul halikul bariyulmusavviru lehum’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardi. Ve huvel’aziyzulhakiymu. : O, öyle Allah’tır ki, O’ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır. O, öyle Allah’tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üsündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.” (Haşr 59/22-24)
 
Allahümme Ecirni Mine’n- Nar : ALLAH’ım! Beni ateşten koru!
image_print