64. VASİYET

 
Muhiddin-i Arabî buyuruyor:

Daima ALLAH’a yalvar ki, seni salih mü’minlerden eylesin.
O zaman Resûlullah’ın dostu ve nâsır’ı olursun.
Dünyanın fitnelerinden sakın.
ALLAH’ın ziyneti var, şeytanın ziyneti de var, Dünyanın da ziyneti var.
ALLAH’ın ziyneti helâl olan şeyler.
Şeytanın ziyneti haram olan şeylerdir.
Dünyanın ziyneti de iki cepheli, bir kısmı mubah, bir kısım haram. Bunları iyi ayırıp, ona göre hareket etmeli.
Hoşuna gitmeyen bir şey başına gelmişse, o anda sabra sarıl! Makbul sabır bu.
Sakın o musibete kızıp kötü söyleme.
 
Bir kadının çocuğu ölmüş, kabri başında ağlıyordu.
Resûl-ü Ekrem oradan geçerken kadına sabır tavsiye etti. Resulullahı tanımadığı için:
“Geç! benim musibetimle sen mübtelâ olmadın!” dedi.
“O, Resûlu’llah idi” dediler.
Kadın nedâmetle özür diledi.
Resûlu’llah :
“Sabır ilk musibet çarptığı zaman olur” buyurdular.

Zayıflara merhamet et!
Onların yüzü suyu hürmetine ALLAH, nusret ve rızık ihsan buyurur. Karz aldığın kimseye, sana iyilik yapana, hediye verene, sadaka verene iyilik yap!
Hiç bir şey yapamazsan onlara selâm ver!
“Veren el alan elden hayırlıdır.”
Selâmın kadrini eski müslümanlar bilirlerdi.
Bir arada yürürlerken, aralarına bir ağaç hail olsa, birleşince yine birbirlerine selâm verirlerdi.
Yâni bu arada bir biri aleyhine kötü bir şey hatıra gelir korkusundan veya, şeytan böyle bir ilkaatta bulunabileceğinden endişe ederek.
Selâm ile tecdid-i ahd ve tecdid-i islâm ederlerdi.
Bu selâm arkadaşına; şu ayrıldığımız müddetçe senin dostluğunda idim demektir.
Erkekler daima kavi ve üstün yaratılmışlardır.
Binaenaleyh kadınlara daima şefkat ve merhametle muamele etmelidirler.
 
 
 
 
Nâsır : Yardımcı, yardım eden, nusret veren. Resül-i Ekrem’in (A.S.M.) bir ismi.
 
Karz : ödünç
 
Ziynet : Ziynet. Süs. Bezek. Kadınlara mahsus kıymetli eşya.
 
Makbul : (Makbule) Kabul olunan. Beğenilen. Sevablı.
 
Kavi : Sağlam, metin, zorlu, kuvvetli, güçlü. * Varlıklı, zengin, sâlih, emin, mutemed.
 
Kadr : İtibar. Değer, kıymet. Haysiyet. Derece miktarı. Miktar. Meblağ. Takat. Takdir, rızkı taksim eylemek. Gına.
 
Tecdid : Yenileme. Yenilenme. Tazelenme.
image_print