49. VASİYET

 
 
Muhiddin-i Arabî buyuruyor:
 
Eğer Vali veya söz sahibi yâni hüküm sahibi isen, Hak söyle, Hak ile hükmet!
Heva-yı hevese ayma!
Herkese eşit nuamele et!
Çünkü, bizden evvel helak olan kavimler, herkese eşit muamele yapmadıkları için azaba çarpılmışlardır.

Âyet:
“Ey Davud, biz seni yer yüzünde bir halife yaptık.
Sen de insanlar arasında hak ve adaletle hükmeyle.
Hükmünde heva-yı hevesine, hissiyatına uyma ki, bu hâl, seni ALLAH yolundan saptırır.
ALLAH yolundan sapanlar yok mu, hesap gününü unuttukları için onlara pek şiddetli azap vardır.”

Hesap günü, âhiretteki hesap günü olmakla beraber dünyada nefslerini hesaba çekmeyenlere de şâmildir.
Çünkü, nisyan terk demektir.
Dünyada hesabı terk ettikleri için, bu çetin azaba uğrayacaklardır, “hesaba çekilmezden evvel kendinizi hesaba çekin” diye emir vardır.
Dünyada da cezâlar var.
Amma dünya cezâları insanları tövbe ve düşünceye sevk ettiği için faydalıdır.
Kardeşim!
Sen de kabahatlerinden dolayı hemen tövbe ile Rabbine dön! Ahvalinde iyilik hissedince ALLAH’ın senin her hâlinde feyizli, Rahmetli kapıları açılır, O kapılardan birini de sen çal ki, sana da açılsın.
O andaki Feyz-i Rabbani’de nefsini mahrum bırakma!
Her hareketinde bir hayra niyetli bulun.
Yapamasan da ecrine kavuşursun.
Hatta bir günah işlemişsen, onun günah olduğuna inan!
Bu imânınla o günahı karşılamış ve tesirini azaltmış olursun.
Tevbe sûresinin 102. âyetinde:
“Günahlarını itiraf edenlerin affa nail olacakları” beyan buyuruluyor.
 
 
 
Nisyan : Unutmak, hatırdan çıkarmak.
 
Ya davudü inna cealnake hhalifeten fil erdi fahküm beynen nasi bil hakki ve la tettebiil heva fe yüdilleke an sebilillah innellezine yedillune an sebilillahi lehüm azabün şedidüm bima nesu yevmel hisab (24. Ayet secde ayetidir.) : Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hevâ ve hevese uyma, sonra bu seni Allah’ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.” Sâd 38/26)
 
وَآخَرُونَ اعْتَرَفُواْ بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُواْ عَمَلاً صَالِحًا وَآخَرَ سَيِّئًا عَسَى اللّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
“Ve aharuna’terafu bi zünubbihim haletu amelen salihav ve ahara seyyia asellahü ey yetube aleyhim innellahe ğafurur rahiym : Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. (Tevbe ederlerse) umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.” ( Tevbe 9/102)

image_print