1. Biliriz

Suret bir posadır cevher özümüz 
Görmeye bahana sanki gözümüz
Sırrın sınırını zorlar sözümüz
Dosd, ikiyi üçü birde biliriz
 
Çile ister kuruluğa yaşımız
Al kana doğranmış vuslat aşımız
Koltuk altı emre hazır başımız
Derimiz yüzülür dârda biliriz…
 
Sevenler ayrılmış bu gurbet niye
Arada engeller bu hasret niye
Ne hacet var idi bunca sevgiye
Elbet vefâ vardır yârda biliriz…
 
Al yanakta sümbül olduk çok şükür
Yâr bağında mor gül olduk çok şükür
Şeydâsıydık bülbül olduk çok şükür
Güllerin koynunda har da biliriz… 
 
Yürek temizlenip köşk eylendiğin
Dosd ile bile olup meşk eylendiğin
Derman istemeyüp aşk eylendiğin
Düşmeyen bilemez derde biliriz…
 
Sevilen Hakk gerek Rahman gerekir
Rahman olan Yâr’e  İhvan gerekir
İhvan olanlara mihmân gerekir
Miftahü’l- kulüb’ü Pir’de biliriz…
 
Hakta olana Hüdâ kefil  İhvâni
HÜDÂ’dan habersiz gafil  İhvâni
Biz  biliriz deme  sefil İhvâni
Benlik câhillere perde biliriz…
 
3 Temmuz 1982 Antalya
image_print