MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Cevapla
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KEFENden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda GÜLümüz VaR!.


Resim
MÂHîYyet<=BâTıN<=BİRR<= رب =>RABB->ZâHiR->HÜVÎYyet..

CEMÂLîYyetini<=HİKMEt SAHNEsinde<=BİRR<= رب =>RABB=>İBREt SAHNEsinde=>CELÂLîYyetini.. OYNAtır HeR ÂN..

Sağdan Sola RABB okunur ki bu=>ESMÂ-yı ŞERÎfin ZâHiRİ OLup Yarattığı HaLkını TERBİYE Edici RUBUBîYyeti..

Soldan Sağa BİRR okunur ki bu=> ESMÂ-yı ŞERÎfin BÂTINı OLup Yarattığı HaLkına MutLak İHSÂN Edici RUBUBîYyeti..

Resim
CELÂLîLeR =>YÜZ-LeRiNi İBREt AYNAsında SEYyREDERLeR..
CEMÂLîLeR =>ÖZ-LeRiNi HİKMEt AYNAsında SEYyREDERLeR..

RABB TeALÂ.. Bu ÂLEMde BaBa gibidir=>KIZsa da ÖZünde SEVer!.
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KEFENden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda GÜLümüz VaR!.


Resim

==>SÖZ =>ŞERiat-ı MuhaMMedde=>bEN..
SOHBet =>TARikat-ı MuhaMMedde=>sEN..
==>ZEVk =>MÂRifet-i MuhaMMedde=>BİZ..
==>HAZz =>MÂRifet-i MuhaMMedde=->O..
==>SÜKÛt =>HAKÎKat-ı MuhaMMedde=>…..
(Sükût.: BİLen->DEmez=>Dİyen->BİLmez!.)

Resim

RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in;
ŞERiat-ı MuhaMMed NÛRu=>UBUDÎYyeti..
TARikat-ı MuhaMMed NÛRu=>NÜBÜVveti..
MÂRifet-i MuhaMMed NÛRu=>RESÛLÎYyeti..
HAKÎKat-ı MuhaMMed NÛRu=>ÜMMÎYyeti..

Resim

ÜMMÎYyet.:
AKL-ı KÜLLdür..
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in RÛHu =>AKL-ı EVVeL/ÜMM =>FELEk-i ALÂdır..
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem =>ÜMMÎdir.. TÜMM YaratıkLarın ANAsı/ÜMMisi-ASLı-İLKidir.. NEBîYyü’L- ÜMMÎdir.. sallallahu aleyhi ve sellem..
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KEFENden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda GÜLümüz VaR!.


Resim

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Resimبِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

KESREt=>->İLâHe..
VAHDEt=>İLLâ->ALLAH..

ALLAHu zü’L-CELÂL’in KULLarı;
VAHYîLeR=>ALLAH’ın SEÇtiği NEBî=>VAHiyy GELiR.. ŞÂHidi->ALLAH celle celâlihu..
VEYSîLeR=>NEBî’nin SEÇtiği VEYSî=>İLHAm GELiR.. ŞÂHidi->KUR'ÂN ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem..
VEHBîLeR=>VEYSî’nin SEÇtiği VEHBî=>KEŞif GELiR.. ŞÂHidi->KUR'ÂN ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem..
KESBîLeR=>VEHBî’nin SEÇtiği KESBî=>NASR GELiR.. ŞÂHidi->KUR'ÂN ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem..

Resim
VAHYî İLiM.. TAHKik İMÂNa BAĞLıdır.. HAVf-ü-RECâ..
LEDÜNNî İLiM.. SÂLiH AMELe BAĞLıdır.. SIDk-u-HUŞû..
KEŞFî İLiM.. SÂLiH AMELe BAĞLıdır.. ZÜHD-ü-TAKVâ..
NASRî İLiM.. SÂLiH AMELe BAĞLıdır.. AŞKk-ü-CEZBe..

İLİMLeRin TEKMiLi=>SEYr-ü-SÜLÛkLe=>KEMÂLÂttır..

TAHKik İMÂNın DOĞurduğu=>SÂLiH AMELSÂLiH AMEL
dir.
SÂLiH AMELin DOĞurduğu=>HÜSN-ü-HÂLdir.

SÖZü =>SÖYLEyenin SIFAtıdır..


Resim

إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ
Resim---“İzâ câe nasrullâhi ve’l- feth (fethu).: ALLAH'ın Yardımı ve fetih geldiği zaman.” (Nasr 110/1)

وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا
Resim---“Ve reeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ (efvâcen).: Ve insanların dalga dalga/grup grup ALLAH'ın Dîni’ne girdiğini gördüğün (zaman).” (Nasr 110/2)

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا
Resim---“Fe sebbih bi hamdi RABBike VESTAGFİRH (vestagfirhu), innehu kâne TEVVÂBâ (tevvâben).: O zaman RABB’ini hamd ile tesbih et. Ve O'ndan MAĞFİRET dile. Muhakkak ki O, TÖVBEleri kabul edendir.” (Nasr 110/3)
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KeFeNden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda>GÜLümüz VaR!.


Resim

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Resimبِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

KESREt =>->İLâHe..
VAHDEt =>İLLâ->ALLAH..

TEVHiDiN PERDELeRi =>ZÂt=>SIFAt=>ESMâ=>EŞYâ..

HAKÎKat ALEMi.. =>VÂHDEt.. =>ZÂt.. =>Lâ İLÂHe İLLâ HUuu..
MÂRifet ALEMi.. =>RİSÂLEt.. =>SIFAt.. =>Lâ İLÂHe İLLâ ENâ..
TARikat ALEMi.. =>FETREt.. =>ESMâ.. =>Lâ İLÂHe İLLâ ENte..
ŞERiat ALEMi.. =>KESRet.. =>EŞYâ.. =>Lâ İLÂHe İLLâ ALLAH..

Sükût-u TEVHiD.. =>Sükût-u Sükûn..
HaZıRda HuZuR.. =>HuZuR
da HaZıR..

TEVHiD =>“TEKk BİRR=>ALLAH celle celâlihu..
TEVHiD =>HAKk’tan ->HAKk’ta ->HAKk’La ->HAKk’a..
TEVHiD =>“BİR”i ->“BİRR” için “BİR”Le ->“BİRR”Lemektir..
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KeFeNden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda>GÜLümüz VaR!.


Resim

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Resimبِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ


OLmaz!. OLmaz!.” DEme!. =>Bu ÂLEMde =>OLmaz!=> OLmaz!.
İMKÂNLaR ÂLEMi Bu DÜNYâ NEYLersin ki..==>OLmaz!. OLmaz!.

OLsun!. =>OLmazsa->İ’tiraz..
OLmasın!. =>OLursa->İ’tiraz..
OLÂN.. =>Şu ÂNdadır ve Rıza ister!..

Resim
İNSÂN AKLıyLa =>DÜŞÜNce SİSTEMinde;
ŞEYyLerin MÜNÂSEbetinden=>OLAyLar doğar..
OLAyLarın MÜNÂSEbetinden=>ZAMaNLar doğar..
ZAMaNLarın MÜNÂSEbetinden=>ZANNLar doğar..
ZANNLarın MÜNÂSEbetinden=>HÜSRaNLar doğar..


=>OLaY (Eşyaların münasebetinden doğar) =>zamÂN (Olayların münasebetinden doğar) =>ZaNN (ZamÂNların münasebetinden doğar ve çoğu da çürüktür.)

ALLAHu Zü’L- CELÂL, Kur'ÂN-ı Kerîmde ZANNLarın çoğu çürüktür diye bildirmiştir..:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِّنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَب بَّعْضُكُم بَعْضًا أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَن يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَّحِيمٌ
Resim--- "Yâ eyyyuhâllezîne âmenûctenibû kesîran mine’z- ZANNi, inne ba’da’z- ZANNi ismun, ve lâ tecessesû ve lâ yagteb ba’dukum ba’dâ (ba’dan), e yuhıbbu ehadukum en ye’kule lahme ahîhi meyten fe kerihtumûhu, vettekullâhe, innALLAHe tevvâbun rahîmun.:
Ey iman edenler!. ZANNdan çok sakının. Muhakkak ki bazı ZANNlar günahtır. Ve tecessüs etmeyin (merak edip insânların hatalarını araştırmayın). Sizin bir kısmınız diğerlerinin dedikodusunu yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Ve ALLAH’a karşı takvâ sâhibi olunuz. Muhakkak ki ALLAH, tövbeleri kabul eden ve RaHîM olandır.”
(Hucurât 49/12)
Resim
Kullanıcı avatarı
nur_umim
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1056
Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00

Re: MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

Mesaj gönderen nur_umim »

Resim

MEZHEB-ü-MEŞREB-i NÛR-u MîM..

=->MuHaMMeDî MeLÂMîyiz,
Ak KeFeNden TÜLümüz VaR!.
=->KeLÂMîyiz =>SeLÂMîyiz,
KAR ALTInda>GÜLümüz VaR!.


Resim

Eûzubillâhi's-semî'u'l-alîmu mine'ş-şeytânirracîm.
Resimبِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Resim
İNSÂN=>AL<=>VER->NEFESidir,
=>NEFSin=>HEVÂ<=>HEVESidir,
==>KALBi=>RÛHu=>EMR ÂLEMi,
==>ELde====>KANLı KAFESidir!.

Resim
YaRıM NeFeS =>ALınıp =>VERiLemeyen!. VERiLip =>ALınamayan SoN NeFeStir..

Resim
İNSÂN=>Kendisine EMÂNEt edilen Yarım NeFeSte,
=>RABBısı’na İHtiLÂL Yaparsa Şâki/Eşkiyâ OLur =>ÖNce Kendi HAKk YOLUnu KEseR!.
İNSÂN=>Kendisine EMÂNEt edilen Yarım NeFeSte,
=>RABBısı’na İTÂAt Yaparsa VELî/EVLiyâ OLur ==>TÜMM ÖMRÜnü HAKk YOLU EdeR!.

Resim
HeR NEFSin AYÂN-ı SABİTEsi=>ZÂHiRde==>PARMAk İZi KİMLiği,
HeR NEFSin A’YÂN SABİTEsi=>BÂTINda->EZEL-EBED KİŞİLiğidir!.


Resim
A'YÂN SÂBİTe..


يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِ عِلْمًا
“Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bihî ılmâ (ılmen).: (ALLAH), onların önündeki(leri) ve arkasındaki(leri) (onların geçmişini ve geleceğini) bilir ve onu, ilim ile ihata edemezler (bilemezler).” (TâHâ 20/110)

أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
“Elâ ya’lemu men halak (halaka), ve huve’l- latîfu’l- habîr (habîru).: YARATAN (yarattığını) bilmez mi? Ve O; Lâtif'tir, Habîr'dir (haberdâr olandır).” (Mülk 67/14)

ALLAH-u TeÂLÂ’nın İndi’nde her İnsanın bir Hakikatı, yani ÖZü vardır. Dünyaya gönderilmeden önce şekil almamışlardı, daha doğrusu çekirdek halinde idiler. Bunlara Tasavvuf Dilinde “Â’yân-ı Sâbite” adı verilir.
Her İnsÂNın TECELLî ÖZÜnde =>Gözle görülemeyen ÖZ ZERRE olan Â’yân-ı Sâbite’de KİŞİnin bütün MUKADDERÂtı dürülüdür, her birinin kendine göre bir isti’dad ve kabiliyeti vardır =>ÂLEM-i EMİR de..

ÂLEM-i EMİR =>ÂLEM-i ERVAH =>ÂLEM-i MİSÂL=>ŞEHÂDEt ÂLEMi..
ANÂSIR-ı ERBAA =>Toprak =>Ateş =>SU =>Hava..

Â’yân-ı Sâbite =>Mümkün Varlıkların İlahî İlimdeki EzeLî Hakikatlerdir. Mümkün Varlıkların zuhuru, Â’yân-ı Sâbitedeki istidadlarına göre gerçekleşmektedir.
Â’yân-ı Sâbiteye =>Mâhiyetler, Hüviyetler ve Madûmât adı da verilmektedir.
Â’yân-ı Sâbite =>Aynı zamanda Kader Sırrı olarak kabul edilmektedir..
Â’yân-ı Sâbite => Bir Tasavvuf Kavramı olarak.: Dış Âlemde var olan eşyânın görünür hale gelmeden önce =>ALLAH'ın İLMİnde bilgi olarak mevcudîyyeti, ortaya çıkan varlıkların ALLAH'ın İLMİndeki Gizli Hakikatleri, Mâhiyetleri anlamına gelir.
A’yân =>Âşikâr, belli, görülebilen anlamlarına gelir..
Â’yân-ı Sâbite =>(tekili ayn-ı sâbite) “Hakikat, Mâhiyet ve Zât” mânâsına gelir ve varlık (vücûd) kavramından farklı bir mânâ ifâde eder. Bir şeyin varlığı başka, mâhiyeti başkadır.
Â’yân-ı Sâbite =>Dış âlemde var olan EŞYÂnın =>ALLAH’ın İLMİndeki Hakikatleri olup hariçte mevcud değildir; daha doğrusu bunlar ALLAH’ın İLMİnde sâbit olan “yoklar/ma‘dûmât”tır.. Â’yân-ı Sâbitenin dış âleme nazaran varlığı yoktur. Onun için “yok” olarak kabul edilir. Bu mânâda ona “mümkin” de denir. Zira İbnü’l-Arabî’ye göre mümkin de ma‘dûmdur..
İbnü'l Arabî, Â’yân-ı Sâbite ile, kendisinde Eşyânın Hakikati ya da Zihnî Mâhiyetierin bulunduğu Ma’kul Âlemi/Akla yakın, aklın kabul edeceği âlemi kasdetmektedir.

Â’yân-ı Sâbitenin açıklanması aynı zamanda yaratma ve dış âlemin de açıklanması mânâsına gelir. Dış âlemde mevcud ve zâhir olan eşyânın esas i’tibariyle kendine has müstakil bir varlığı yoktur. Bu yönüyle bu şeylerin “yok” (ma‘dûm) olduğuna inanılır. Bunların görünen varlıkları gerçekte ALLAH’ın VARLIĞInın değişik sûretlerde tecellîlerinden ibârettir. Zirâ tek ve Biricik Varlık/Vahdet-i vücûd O’nun varlığı olduğundan diğer şeylerin varlıkları mecazîdir, görünürdedir. Eşyânın birbirinden farklı oluşu, ayrı ayrı varlıklara sâhib oluşundan değil, Â’yân-ı Sâbitelerinin farklı oluşundandır. Varlıkta birlik mevcuddur, farklılık ve çokluk Â’yân-ı Sâbiteden ileri gelmektedir..
Tasavvufta Birlik-Çokluk/Vahdet-Kesret meselesi çeşitli misâllerle açıklanmıştır. Â’yân-ı Sâbite varlıkların modelleri/mecâlî ve kalıplarıdır/mezâhiri/görünenidir..
Belli bir şeyin şekli, çeşitli ve değişik aynalara aynı anda farklı biçimlerde yansıyarak bir çokluk meydana getirdiği gibi, bir ayna durumundaki Â’yân-ı Sâbiteye akseden HAKk’ın Varlığı da böyle bir çokluk meydana getirir. Çokluk vehim ve hayal olarak vardır; birlik gerçek olarak mevcuddur. Belli bir top kumaştan farklı elbiseler vücuda getirilebilir. Bu elbiselerin hepsi varlık olarak bir ve aynıdır, çünkü aynı kumaştan yapılmıştır. Farklılık şekillerden ileri gelmektedir. Şekilleri farklı kılan, modelleri ve kalıpları yani “Âyn-ı Sâbite”leridir. Kalıplar, hiçbir zaman elbiselerde var olmadıkları halde onlara şekil verirler. Bunun gibi, Dış Âlemdeki bütün varlıkları farklı şekillere sokup çokluğun ortaya çıkmasına sebep olan A‘yân-ı Sâbite de hiçbir zaman Dış Âlemde var olmaz. Onun için Â’yân-ı Sâbiteye “ma‘dûmât” ve “umûr-ı ademiyye” yani “yoklar” adı da verilmiştir. Dış Âlemde görünen Â’yân-ı Sâbite değil onun =>şekilleri, halleri, hükümleri, ayırıcı nitelikleri, belli özellikleri, fiilleri ve eserleridir. Â’yân-ı Sâbitenin kendisi bâtın, sûreti zâhirdir. İbnü’l-Arabî.: Â’yân-ı Sâbite asla varlık kokusunu koklamamıştır” yani hiçbir zaman var olmamıştır derken bunu anlatmak istemektedir..
Resim
Cevapla

“Divanında Muhammedi Tasavvuf” sayfasına dön