Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>Lâ İLâHe,
=>İLLâ ALLAH!.


<=Resim=>

YÂR’in ADIn=>ANıNca,
AŞKk ÂLEMi=>YANıNca,
TATLı CÂNın=>BANıNca,
İLâHe==>İLLâ ALLAH!.

Resim

YÜKSEKLerin=->İNGİNi,
COŞKuN DİLLer DİNGİNi,
SIRR SÎNELer=->SİNGİNi,

İLâHe==>İLLâ ALLAH!.

Resim

İLiM=>İRADe=>İDRAKk,
İMÂN-AMEL =>İŞTİRAKk,
HAKk’tan->HAKk’ta,
=>HAKkLa =>HAKk,

İLâHe==>İLLâ ALLAH!.

Resim

FAKRİYyetin=>BİLmekte,
ACZİYyetin==>BULmakta,
ZİLLEt->İLLEt =>OLmakta,

İLâHe===>İLLâ ALLAH!.

Resim

GÖNÜLLeR KAVRULunca,
KÜLLeri==>SAVRULunca,
RABB’ın HeRBiR KULunca,

İLâHe===>İLLâ ALLAH!.

Resim

HAKk ERENLeR=>EDEBi,
=->HAKkı BULuş SEBEBi,
ULU’L- ELBÂB’ın=->LEBi,

İLâHe===>İLLâ ALLAH!.

Resim

EL MENNÂN’ın->MİNNEti,
RESÛLULLAH=->SÜNNEti,
Şu ÂN =>CÂNLar CENNEti,

İLâHe===>İLLâ ALLAH!.

Resim

İHVÂNim===>EFfSÂNesi,
==>MuHABBet MEstÂNesi,
HALk’ın=>HAKk POstÂNesi,

İLâHe===>İLLâ ALLAH!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..

06.08.2020 06:08
brsbrsam..tktktrstkkimizzzdeahsnzynbeliff..
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

HUuu!.
ALLAH celle celâlihu..

CEMMü’L-CEM’de CÂN’ın ÖZü,
=>CÂN SESi=>CÂNÂN’ın SÖZü,
>“Lâ HUve İLLâ HUu!.”GÖRür,
ÖZ’den GÖRen=->KAFA GÖZü!.

Resim

=>KİMi==>UYUyor DÜŞünde,
=>GÖZ YAŞLarı=>GÜLÜŞünde,
ZERRe-KÜRRe=->DÖNÜŞ ünde,
=>DEVR-i DEVRÂN OLÂN NEdir?!.

Resim

=>AKıL==>NAKİLde=>NİTELik,
KADER BAĞı =>KOPmaz ÇELik,
=>>KİMLik<->KİŞİLik->NİCELik,
SEYR-i SEYRÂN=>A’YÂN NEdir?!.

Resim

GEÇÇMİŞLer Gitti==>O HÂLde,
GELecek=->GELmez CEMÂLde,
=>ŞEHÂDEt ŞARtı==>KEMÂLde,
CEVL-i CEVLÂN=->Şu ÂN NEdir?!.

Resim

HİZBU’ş-ŞeytÂN>HİZBuLLAH’ta,
=>SEVÂBı==>PİŞeR->GÜNAH’ta,
TÖVBe->RIZâ->DUÂ=>“AH!.”ta,
HAYR-ı HAYRÂN=->İNSÂN NEdir?!.

Resim

EBDÂL->EBRÂR==>ÂLÂMette,
AHYÂR->AHRÂR=->SELÂMEtte,
==>MUHAMMEDî=>MELÂMEtte,
KUL İHVÂNİ’m=->NİŞÂN NEdir?!.


17.10.2020. 01:17
brsbrsmd..tktktrstkkmdmizdeyârrr..


Resim

KALBin=>YARATAN HÂNEsi
=>HABîBuLLAH HASTÂNEsi
BEDELsiz-KIYASsız-ŞARtsız,
===>KUL İHVÂNi EFSÂNEsi!.

Resim

==>KİMseye==>EĞMe BAŞInı,
==>KİMseye==>YIKma KAŞInı,
KELÂMuLLAH<->RESÛLuLLAH,
=>BİZ BİR-İZ BİL=>YOLDAŞını!.

Resim

==>ANA RAHMi=->MEZÂR TAŞa,
NÂSiB=>KISMEt==->GELir BAŞa,
HALKk İÇİnde==>HAKk-La YAŞa,
=>RAHAt NE?.=->PERİŞÂN NEdir?!.


Resim celle celâlihu..
Resim sallallahu aleyhi vesellem..


MuhaMMedî MuhaBBetLerimLe...

Resim DELİ KANLIM...
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

GöNLümmdeki GÜL KUŞUmmm!.

YÜREğim=>YÂR HAYyHÂNEsi,
AŞKı’nın=>MEŞk MEYyHÂNEsi,
BAş-AYAksız->YERsiz-YURtsuz,
==->KUL İHVÂNi EFfSANÂNEsi!.

SEVDÂ SIRRı=>ÖZ’e GELir,
=>ÖZ ATEŞi=>GÖZ’e GELir,
BiR DAMLA SÜZÜLüR YÜZ’e,
=>ŞİİR OLuR=->SÖZ’e GELir!.

AŞKk>ÂHENKLi,
->GÜL BENEKLi,
SONsuz>RENKLi,
KARA SEVDÂmm!.:

Resim

=>Attı->NErdEN=>NEre Etti,
=>AŞk Ateşin=>TENCEre Etti,
=>İkİ ArA<->BiR==>DEre Etti,
YÜREğime=>AKktı SEVDÂmm!.

Resim

CÂN’da==>ÇİLLe çÖLüm OLdu,
MecNÛN MaSALL>bÖLüm OLdu,
LEYyLâ!.LEYyLâ!.=>ÖLüm OLdu,
ŞiMŞeKk giBi=->ÇAKktı SEVDÂm!.

Resim

TEKe TEKk’te=->TEKk GERÇEğim,
DÜNüm=>Bu GüN==->GELECEğim,
=>KARDELEN’im==->CÂN ÇİÇEgim,
YÂR ZÜLFÜ’ne=>TAKktı SEVDÂmm!.

Resim

DELi GÖNLüm==->ÖKsüZ KOYdu,
GÖZ YAŞım==>MeRMeRLer OYdu,
->YAVAŞş YAVAŞş=->DERİm SOYdu,
VARım<->YOKum>YAKktı SEVDÂm!.

Resim

AŞKk MaSALLı=->KaRa SEVDÂm,
AYNı CÂN’da>MecNÛN-LEYLÂ’m,
TOHUm Etti =->ELEStu=>BELÂ!m,
MAHŞER TARLAma>EKkti SEVDÂm!.

Resim

GÖZümden====>ATeŞş ELEdi,
====>AŞKk BEŞşİği-ne BELEdi,
=>EMZİRdi->“BENi BiL!.” DEdi,
=>SÎNEsi’ne =>ÇEKkti SEVDÂm!.

Resim

=>Bu ÂLEM’de==>AŞKkı SEÇen,
=>AYıLMaz=====>İKSİRİ’n İÇen,
HAYyÂL İdİ==>GELen<->GEÇen,
NAHNU’da=>GERÇEKti SEVDÂm!.

Resim

“BİZ BİR-İZ!”dik=>KURBEti’nde,
=>Şu ESFELîN ==->GURBEti’nde,
=>VAHDÂNîYyet=->KESRETi’nde,
TEKe TEKk’te=>TEKkti SEVDÂm!.

Resim

YiNE GÖĞNüm=>DÜŞtü GAMMa,
=>YAŞA!.mayANa ===>MUAMMa,
HeR DOĞANLa ==>DOĞdu AMMa,
=>HeR ÖLENLe->ÇIKktı SEVDÂm!.

Resim

YAŞA!.ttı=->SÖZ’ün=>ÖZü’nü,
BİR EYyLetti=>DÜNü<->GÜNü,
“ÇİLLe KERVÂNI”n =>YÜKü’nü,
=>KAPIMIZ’a=>YIKktı SEVDÂm!.

Resim

bEN=>YÂR ELİ’nde=->KİRMEN’im,
ÇİLLE ÇARKI’n==>ÇEVİR!.MEN’im,
VİRÂN KALdı>AŞKk DEĞİRMEN’im,
AŞKk BENDİ’mi==>YIKktı SEVDÂm!.

Resim

==>BiR DAMLa SU Etti ===>İÇti,
=)>ANLAttı=>HEPLerim =>HİÇti,
===>ZITLar MAKASI’yLa =>BİÇti,
AŞKk KEFENim DİKkti=>SEVDÂm!.

Resim

CÂN’da=>CERYÂN=>EDERimmiş,
=>KAHKAHALar==>KEDERimmiş,
=>mEĞER YAY’ı==>KADERimmiş,
YÂR ELİ’nde==->OKktu SEVDÂm!.

Resim

İNKÂRım===>İKRÂRLar SAçtı,
NÛR DOĞdu=>KARAnLık KAçtı,
GÜBRELerden==->GÜLLer Açtı,
AHMAKLara=->BOKktu SEVDÂm!.

Resim

=>ALIN YAZIm=>YAZARI’nda,
KÛN=>feyeKÛN=>YAZARI’nda,
CÜMMLEsi=>NÛR>NAZARI’nda,
=>BURA=->BURSA BAZARI’nda,
ZERRELERce=>ÇOKktu SEVDÂm!.

Resim

DİNLEYyiN==>KÂViM-KARDAŞım,
=>HİLÂL OLdu==->KALEM KAŞım,
AŞKkın=->NAKŞetti=->NAKKAŞım,
BiNBiR RENG’e=>SOKktu SEVDÂm!.

Resim

=>ARZ’dan>ARŞ’a ANıLdı ADI’m,
bEN NELer GÖRdüm=->YAŞAdım,
“AŞKk İĞNE UCU”na=>UĞRAdım,
“KIBLESİZ”e==>YOKktu SEVDÂm!.

Resim

ÇEKiLeN->ÇEKtireN<->ÇEKeN,
SEVENLere =>GÜLdür=>DİKeN,
HENüZ dAHa ==>ÇOCUKk İKeN,
İkİ OMZUMa=>ÇÖKktü SEVDÂm!.

Resim

==>NÂZLı YÂRiM==>UNUt!.. Etti,
==>KORKULarım==>UMUt!.. Etti,
==>GÖKk YÜZÜne=>BULUt!.. Etti,
GÖZ YAŞLarım=>DÖKktü SEVDÂm!.

Resim

RÛH KUŞU’m->CÂN KEFESİm’de,
=>İHVÂNİm=->BÜLBÜL SESİm’de,
=>HeR NEFES=>SON NEFESİm’de,
=>YÜREĞİM’i==>SÖKktü SEVDÂm!.

25.11.20 17:38
brsbrsm...tktktrstkkmdhâlimcee..

www.muhammedinur.com


Resim
SEVDÂ.: f. Fazla sevgi sebebiyle meydana gelen bir çeşit hastalık. Aşk. Gam. Keder, Sıkıntı..
BELEmek.: Bebek-Çocuğu beleğe sarmak, kundaklamak ya da beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak..
İKSiR.: Kıymetsiz madenleri ve sâir şeyleri altuna tebdile ve bütün hastalıkları gidermeye vesile olan ve öyle te'sirli farzedilen ilâç. Çok te'sirli, her derde devâ sayılan mevhum cisim. Bir şeyin olmasına veya hastanın iyileşmesine sebeb olan ehemmiyetli madde..
MUAMMa.: (amâ’dan/körlükten) Anlaşılmaz iş. Karışık şey. Bilinmeyen hâl..
KİRMEN.: Yün, keten, kenevir, pamuk gibi lifli hammaddeleri büküp ip yapmaya (eğirmeye) yarayan bir ucu çengelli tahta araçlara verilen ad. Bir çubuk ve çengelden oluşan kirmene=> iğ denir.. Oldukça ilkel bir araç olan iğ üzerine daha sonraki dönemlerde yuvarlak bir ağırlık (ağırşak) geçirilmiştir..
BEND.: Su Taşıyan ANA Arktan, Yan KOLLarın Su ALdığı AYRım NOKtası. Bağ. Boğum. Mafsal. Su bendi. Baraj..
BEND OLmak.: Bağlanmak..
İNKÂR.: İsLâm DiNinde.. “LÂ İLÂHe..: Hiçbir İLÂH YOKtur!.” demek.. İsLâm DiNine GİRmemek.. Bilmeme, tanımama. Yaptığını ve söylediğini gizleme. Yapmadım deme ve ayak direme. Reddetme..
İKRÂR.: İsLâm DiNinde.. “İLLÂ ALLAH.: ALLLAH’tan başka.” demek.. Açıktan söylemek. Kabul ve tasdik etmek. Hakkı itiraf etmek. Karar vermek. Mukarrer kılmak..
TEVHiD.: İsLâm DiNinde.. “LÂ İLÂHe=>İLLÂ ALLAH.: ALLLAH’tan başka =>Hiçbir İLÂH YOKtur!.” DEmek.. DUYmak.. ve UYmak..


Resim

TOHUm Etti =->ELEStu=>BELÂ!m,
MAHŞER TARLAma>EKkti SEVDÂm!.:


İNSÂN’ın/AKLının/VicdÂNın TeMeLindeki =>TEVHiD..

“KUL”un->“ELESt”te > ÂHiDi.:


اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Resim---"Ikra’bismi rabbikellezî halak (halaka).: Yaratan RABB-inin İSMiyle oku!(Alak 96/1)

وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتَ بِرَبِّكُمْ قَالُواْ بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُواْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Resim---"Ve iz ehaze rabbüke mim beni âdeme min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm alâ enfüsihim elestü bi RABBiküm kâlû belâ şehidnâ en tekulu yevme’l- kiyameti innâ künnâ an hazâ ğafilin.: Kıyâmet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye RABBin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şâhid tuttu ve dedi ki: BEN sizin RABBiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhid olduk, dediler.(A’râf 7/172)

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
Resim---"Ve lekad halakne’l- insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuh (nefsuhu), ve nahnu AKREBu ileyhi min habli’l- verîdi.: Andolsun, insanı BİZ yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından-cÂN Damarından daha YAKINız.” (Kaf 50/16)

Kendinden de kendine Yakîn ve AKREB OLan RABBını MuhaMMedî GönüLLe görenler =>"kendi"nden Fen OLur =>RABBına Bek BULup =>ALLAHta fÂNi OLup kaybolur AKLen-nAKLen!.


Resim

=>EMZİRdi->“BENi BiL!.” DEdi,
=>SÎNEsi’ne =>ÇEKkti SEVDÂm!.:


Resim---Sevgili Rasûlullah SALLallahu aleyhi ve SELLem Efendimiz.: “Men arefe nefsehu fekad arefe RABBehu: Nefsini TANIyan/BİLen, RABBini TANIr/BİLir..” buyurmuştur.
(Aclunî, Keşfü’l-Hâfâ II/343 (2532)


Resim

HAYyÂL İdİ==>GELen<->GEÇen,
NAHNU’da==>GERÇEKti SEVDÂm!.:


وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
Resim---“Ve lekad halakne’l- İnsÂNe ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuhu, ve NAHNU AKREBu ileyhi min HABLi’l- VERÎDi.: Ve andolsun ki İnsÂNı =>BİZ yarattık. Ve nefsinin O’na/İnsÂNa ne vesveseler vereceğini =>BİZ BİLirİZ. Ve BİZ=>O’na/İnsÂNa Şahdamarı’ndan daha YAKINız.” (Kâf 50/16)

“habl”.. ip, “tebbet yeda” da bile var, habl’in ip olduğu..
Verid.. tek.. habli’l- verid.. “Tek İp” demektir..
Verid.. Vürüdât.. Yapan.. “Dâimiyetin RUBUBÎYyet ve RUSÛLÎYyet bakımından vüCÛDa geliş”i demektir.. vârid oluş.. vürud.. vârid denir.. vârid.. yetişen, gelen, akan, erişen, ulaşan..

BİZ İnsÂNLara/onlara Tek İp’in içindeki ceryÂN gibiyiz.. yâni böyle Akrabayız onlarla.. BİLELİKte “AKREB-AKRABA”yı açıklıyorum.. BİLELİKte =>RUBUBÎYyet ve RUSÛLÎYyet Kudretini En Aldığımız yerdir Akraba.. Meselâ bir kişinin ÖZ çocuğu, AKRABAsıdır ama =>Evlâdlık alsa AKRABAsı değildir.. Çünkü onunla BİLELİK BAĞI/Göbek Bağı yoktur.. kendisi söylüyordur “AKRABAyız” diye ama gerçek değildir, ÜVEYdir ve hakikatta AKRABA değildir.. Yâni o EVLÂDlıktır.. Bu bizim biliyorsunuz çok kullandığımız sözdür..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bilerek babasından başkasına NeSeB olarak bağlanmaya çalışan kimseye cennet haramdır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Menâkıb, 5, Ferâiz, 29; Müslîm, İmân, I 12,114, 115, Itk, 21; Tirmizî, Vesâyâ, 5, Velâ', 3: Dârimî, Siyer, 82, Ferâiz, 2; Ahmed b. Hanbel, II,118, V, 38, 46).

NeSeB.: Sülâle, hısımlık, KARABet, soy. Baba soyu, atalar zinciri..

مَّا جَعَلَ اللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِي جَوْفِهِ وَمَا جَعَلَ أَزْوَاجَكُمُ اللَّائِي تُظَاهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَاتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَاءكُمْ أَبْنَاءكُمْ ذَلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَاهِكُمْ وَاللَّهُ يَقُولُ الْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِي السَّبِيلَ
Resim---“Mâ cealallâhu li raculin min kalbeyni fî cevfih (cevfihî), ve mâ ceale ezvâcekumullâî tuzâhırûne min hunne ummehâtikum, ve mâ ceale ed’ıyâekum ebnâekum, zâlikum kavlukum bi efvâhikum, vALLÂHu yekûlu’l- hakka ve huve yehdî’s* sebîl (sebîle).: ALLAH bir adama göğsünde iki kalb kılmadı (yaratmadı). Zihar yaptığınız (sen bana benim annemin sırtı gibisin diyerek boşamak istediğiniz) zevcelerinizi sizin anneleriniz kılmadı. Ve evlâdlıklarınızı, sizin oğullarınız kılmadı. İşte bunlar sizin ağızlarınızdaki sözlerdir. Ve ALLAH hakkı söyler. Ve O, (Kendine ulaştıran) yola hidâyet eder.”(Ahzâb 33/4)

ادْعُوهُمْ لِآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ اللَّهِ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوا آبَاءهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَا أَخْطَأْتُم بِهِ وَلَكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا
Resim---“Ud’ûhum li âbâihim huve aksatu indALLÂH (indallâhi), fe in lem ta’lemû âbâehum fe ıhvânukum fî’d- dîni ve mevâlîkum, ve leyse aleykum cunâhun fîmâ ahta’tum bihî ve lâkin mâ taammedet kulûbukum, ve kânALLÂHu GAFÛRen RAHÎMâ (rahîmen).: Onları (evlâdlıklarınızı) BABALARININ NAMI ile çağırın. Bu, ALLAH'ın katında daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar, dînde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Ve hata ettiğiniz şeylerden dolayı sizin için günah yoktur. Fakat kalblerinizin taammüden (kasden) yaptırdığı şeylerden (günah vardır). Ve ALLAH GAFÛR'dur (günahları sevaba çeviren), RAHÎM'dir (RAHÎM Esmâsıyla tecellî edendir).”(Ahzâb 33/5)


Resim

HeR DOĞANLa ==>DOĞdu AMMa,
=>HeR ÖLENLe->ÇIKktı SEVDÂm!.:


Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.:“Mutü kable en temutü.: ÖLmeden ÖNce ÖLünüz!.” buyurmuştur.
(Aclunî, Keşfü’l-Hâfâ II-291-2669)


Resim

=->BiR DAMLa SU Etti===>İÇti.:

BiR DAMLa SU=>NUTfe=>SPERm..

NUTfe.: SU İLe-BİLe azarazar sızmak, akmak.. Duru ve Sâfi su. Meni. Rahimde iki yarım ve ayrı cinsten hücrelerin birleşmişi. TaŞmış, DöKüLmüş SU..
Bir NUTFEden, DOĞan BEBeğin Temelde Yaratılış ASLı da, BEŞiği de, Bir DAMLa SUdur..
NUTfe, Kur'ÂN-ı Kerîm'de 12 âyette geçer..: Nahl 16/4; Kehf 18/37; Hac 22/5; Mü'minûn 23/12,13,14; Fatır 35/11; Yâsîn 36/77; Mü'min 40/67; Necm 53/45,46; Kıyâmet 75/36,37; İnsân 76/2; Abese 80/17,18,19..


خَلَقَ الإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ
Resim---"Halaka’l- insâne min nutfetin fe izâ huve hasîmun mubin (mubînun).: İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, RABBine açık bir hasım kesilmiştir.” (Nahl 16/4)

قَالَ لَهُ صَاحِبُهُ وَهُوَ يُحَاوِرُهُ أَكَفَرْتَ بِالَّذِي خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّاكَ رَجُلًا
Resim---"Kâle lehu sâhıbuhu ve huve yuhâviruhû e keferte billezî halakake min turâbin summe min nutfetin summe sevvâke raculâ (raculen).: Onunla konuşan (sohbet eden) arkadaşı, ona dedi ki: “Seni, (önce) topraktan, sonra bir nutfeden (bir damla sudan) yaratan sonra da seni bir adam hüviyetine sevva (dizayn) edeni (ALLAH’ı), sen inkâr mı ediyorsun?” (Kehf 18/37)

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِن كُنتُمْ فِي رَيْبٍ مِّنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاء إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِن بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاء اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ
Resim---"Yâ eyyuhân nâsu in kuntum fî raybin minel ba’si fe innâ halaknâkum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fî’l- erhâmi mâ neşâu ilâ ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum ve minkum men yuteveffâ ve minkum men yuraddu ilâ erzelil umuri li keylâ ya’leme min ba’di ilmin şey’â (şey’an), ve terâ’l- arda hâmideten fe izâ enzelnâ aleyhâl mâehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behîc (behîcin).: Ey insanlar! Eğer beas edilmekten (tekrar diriltilmekten) şüphe içinde iseniz... Oysa muhakkak ki Biz sizi, size beyân edelim (açıklayalım) diye (önce) topraktan (inorganik ve organik maddelerden), sonra bir nutfeden (bir damladan), sonra bir alakadan (rahim duvarına bir noktadan bağlı duran embriyodan), sonra şekillendirilmiş ve şekillendirilmemiş (bir çiğnemlik et görünümünde) mudgadan yarattık. Ve (sizi), dilediğimiz süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi, ergenlik çağına ulaşmak üzere bebek olarak çıkarırız. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Ve sizden bir kısmınız, sonradan ilimden bir şey bilemez hale gelsin diye ömrünün ihtiyarlık çağına döndürülür. Ve arzı (yeryüzünü) kurumuş görürsün. Fakat ona su indirdiğimiz zaman hareketlenir ve kabarır ve bütün güzel çiftlerden bitkiler yetiştirir.” (Hac 22/5)

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن سُلَالَةٍ مِّن طِينٍ
Resim---"Ve lekad halaknâ’l- insâne min sulâletin min tîn (tînin).: Ve andolsun ki Biz, insanı balçığın (nemli organik ve inorganik toprağın) özünden yarattık.” (Mü'minûn 23/12)

ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ
Resim---"Summe cealnâhu nutfeten fî karârin mekîn (mekînin).: Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.” (Mü'minûn 23/13)

ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
Resim---"Summe halaknân nutfete alakaten fe halaknâ’l- alakate mudgaten fe halaknâl mudgate ızâmen fe kesevnâ’l- izâme lahmen summe enşe'nâhu halkan âhar (âhara), fe tebârakallâhu ahsenu’l- hâlikîn (hâlikîne).: Sonra da nutfeden (bir noktadan rahim duvarına bağlı) bir alaka yarattık. Sonra alakadan bir çiğnem et (görünümünde) bir mudga yarattık. Bundan sonra mudgadan kemikleri yarattık. Daha sonra kemiklere et giydirdik (üzerini et ile kapladık). Daha sonra da onu, başka bir yaratışla inşa ettik (şekillendirdik). İşte böyle ALLAH, Mübârek’tir, En Güzel Yaratıcı’dır.” (Mü'minûn 23/14)

وَاللَّهُ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ أَزْوَاجًا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَى وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِ وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٍ وَلَا يُنقَصُ مِنْ عُمُرِهِ إِلَّا فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
Resim---"Vallâhu halakakum min turâbin summe min nutfetin summe cealekum ezvâcâ (ezvâcen), ve mâ tahmilu min unsâ ve lâ tedau illâ bi ilmihî, ve mâ yuammeru min muammerin ve lâ yunkasu min umurihî illâ fî kitâbin, inne zâlike alâllâhi yesîr (yesîrun).: Ve ALLAH sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden. Sonra (da) sizi çiftler kıldı. O’nun ilmi olmaksızın bir kadın yüklenemez (hamile kalamaz) ve doğum yapamaz. Ömür verilen bir kimsenin ömrü kitapta olanın dışında uzatılmaz veya onun ömründen eksiltilmez. Muhakkak ki bu, ALLAH için çok kolaydır.” (Fatır 35/11)

أَوَلَمْ يَرَ الْإِنسَانُ أَنَّا خَلَقْنَاهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ
Resim---"E ve lem yeral insânu ennâ halaknâhu min nutfetin fe izâ huve hasîmun mubîn (mubînun).: İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (nutfeden-meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.” (Yâsîn 36/77)

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًا وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى مِن قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوا أَجَلًا مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Resim---“Huvellezî halakakum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe yuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum summe li tekûnû şuyûhâ (şuyûhan), ve minkum men yuteveffâ min kablu ve li teblugû ecelen musemmen ve leallekum ta’kılûn (ta’kılûne).: O ki, sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan (rahim duvarına asılı bir damladan). Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarır ki sizin en kuvvetli çağınıza ulaşmanız, daha sonra da yaşlanmanız için. Ve sizden bir kısmı, ihtiyarlamadan önce vefat ettirilir (öldürülür). Ve (bir kısmınızın da) belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Ve umulur ki siz böylece akıl edersiniz.” (Mü'min 40/67)

وَأَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى
مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَى
Resim---"Ve ennehu halaka’z- zevceyniz zekere ve’l- unsâ. Min nutfetin izâ tumnâ.: Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, (rahme) atıldığında az bir sudan (meniden) yaratmıştır.” (Necm 53/45-46)

أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
أَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِّن مَّنِيٍّ يُمْنَى
Resim---"E yahsebu’l- insânu en yutrake sudâ (sudân). E lem yeku nutfeten min menîyin yumnâ.: İnsan başıboş (sorumsuz) bırakılacağını mı zannediyor?. O (döl yatağında) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?” (Kıyâmet 75/36-37)

إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا
Resim---"İnnâ halaknâ’l- insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâ (basîran).: Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfeden/karışım hâlindeki az bir sudan-meniden yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir varlık) kıldık.” (İnsân 76/2)

قُتِلَ الْإِنسَانُ مَا أَكْفَرَهُ
مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ
Resim---"Kutile’l- insânu mâ ekferahu. Min eyyi şey’in halakahu. Min nutfetin, halakahu fe kadderahu.: Kahrolası insan, ne kadar nankördür.. (ALLAH) onu hangi şeyden yarattı?. Nutfeden (bir damladan onu yarattı), sonra da ona kader tayin etti (bir ölçüyle biçime soktu. Gelişimini (DNA’larını) programladı ve ömür tayin etti).” (Abese 80/17-19)


Resim

“BİZ BİR-İZ!”dik=>KURBEti’nde,
=>Şu ESFELîN ==->GURBEti’nde,
=>VAHDÂNîYyet=->KESRETi’nde,
TEKe TEKk’te==>TEKkti SEVDÂm!.:


GURBEt.: Gariblik, yabancılık. Yabancı bir memleket. Yabancı yer. Yâd el..
KURBEt.: Yakınlık. Fık: Allah'a manevî yakınlığa sebeb olan amel-i sâlih.
KURBîYyet.: Yakınlık kazanmak. Yakınlık. Bir şeye kendi gayretiyle yakınlaşmak..


İLLİYyîNden=>ESFELîNe.:

Azîz CÂNLarımız;
İçinde yaşamakta olduğumuz şu yeniden meydana gelme ve yaratıllma Âlemi/Kâinât Mümkinâtı’nın mâyası, her şey için EsmâuLLAH Hikmet TeceLLîsidir..
En Yüce/a'lâ Olan “İlliyyîn” ile en alt-dibi olan “Esfelîn” dahi bil ki ZÂTuLLAH NÛRu’nun gölgesidir..

ZÂTuLLAH==>SIFATuLLAH==>ESMÂuLLAH==>EŞYÂuLLAH..

Neticede MuhaMMedî HAKk ÂŞIK;
İlliyyînden, KULLuk İmtihÂNı Esfelîne indirilince, en son nefeste en sonUÇta KULluk Devresini TEVHiduLLAH/ŞehâdetuLLAH ile TAMM edip Tamamlayıp tekrar İlk BAŞa, ÂHirini AYNı NOKTada Birleştirince, HAKk KÜResi/ÇiLe Çemberi Muhitte Teşekkületti ve her ZeRREsi, KIBLesi Merkezde Yaratını RABBısı TeÂLÂ’ya DÖNdü.. Efrâdına câmi, agyârına mâni'dir.. ve's-selâm..

EL HAKk TeÂLÂ’nın HaLka;
Merhamete ve Muhabbete =>Muhtaç =>Mecbur =>Me’mur ve =>Mahkum OLUŞun MuhaMMedî MENŞE’ine/Esasına, Köküne ULAŞan
MuhaMMedî ÂŞIK;
İLMuLLAH’ın İkrâmı ve İhs olan Kerem Deryâsı Kur’ÂN-ı KERÎM’in Mârifet Mâverası/aynanın ardındaki sırr’ın arkası-na DALıp ÇIKınca =>Haşyet, Hayret ve Dehşet İÇinde SUdan ÇIKmış Balığa DÖNüYOR!.
Ve AHMAKLara Ayak UYDURamayınca da =>ÇiLLe ÇÖLÜ Çarşısında TEKe TEKte TEK BAŞına YAPAYALnız YAŞıYOR!.


İnsÂN =>Beden, Nefs, KaLb Ve Ruhuyla =>İlâhî Bilgi Kemâlâtı, Adl, İhsân ve Sılasıyla YÜKSELeBİLeceği en Üstte İLLİYİN iLe,

İnsÂN =>BENLikçi Bilgisizlik CehâLeti, Fuhş, Münker Ve AzgınLığıyla İNdiği en ALttaki ESFELİN arasındaki;

İnsÂN =>MURADediLen ve EMRediLen YERİni ARIYOR bu ÂLEMde..
Hayvânî Şehveti =>Fûhşa,
Nefsanî Şehveti =>kibr, Hırs Ve Gazabıyla Münkere ve,
Şeytânî Vehmi/kuruntusu, Bâgiliğe/Egoizme Azgınlığa ÇAĞIRırken =>
Rahmânî, Melekî ve İhsÂNî AKLı;
Esâsen AdL-ü-
İhsÂNa, Sıla ve Dâru’s-SeLâma ÇAĞIRıYOR..


MuhaMMedî TasaVVufta DÜŞÜNce DURULuğu =>CeNNet iken, MuhaMMedî Tasavvufta DÜŞÜNce DURGUNLuğu =>CeheNNeMdir..
Onun için insÂNoğlu Düşünce Durumuna göre;
ya =>“ESFELîN” buyurulan Şeytândan da aşağı DEREKE/Aşağı Mertebeye DÜŞer,
veya =>“İLLÎYyîn”buyurulan Melekten de üstün DERECE/Yukarı Mertebeye YÜKSELir..

DÜŞÜNcesi DuRu insÂN =>İLETken ve ÜRETken,
DÜŞÜNcesi BULaNık insÂN =>YALITkan ve KISIRdır..

Şimdi bir daha Kur’ÂNî gözle görelim ve düşünelim; Zât ve Zarf ile İlliyyîn ve Esfelîni.. Unutmamalıyız ki fikreden insÂN aklı da, tıpkı hücrelerimizdeki kirlenen kanın, nefes nefes Zâhiren aldığımız oksijenle temizlenmesi gibi; Bâtinen alacağımız İlâhî, Kur’ÂNî ve MuhaMMedî İlm-ü-Edeb Neş’esiyle temizlenir..
Karmaşık ve zor gibi gözüken bu imtihânın kazanılmasının tek ve şartsız şartı ise KULun/KİŞİnin zâten MuhaMMedî OLduğu Şuûruna ULAŞması, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i DUYması ve UYmasıdır.
KuL=>“RAHMetenLi’L- ÂLEMîN” olan AKDES NOKTASI’na ulaşınca RABBu’L- ÂLEMîN’i DUYar ve DİNLEr ki.:


Resim

Biliyorsunuz ki RûH =>EMR ÂLeMindendir.
EMR ÂLeMi ise =>EMR’in Sâhibi ALLAHu TeÂLÂ’ya aittir..


ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ
Resim ---“Summe redednâhu esfele sâfilîn (sâfilîne).: Sonra onu, Esfeli safilîne (en sefîl hale, aşağıların aşağısına, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik, indirdik).” (Tîn 95/5)

Neresi Esfele Sâfilin? İşte burası, bu Dünyâ..
İnsÂN nefsine fıtraten /yaratılış itibariyle yüklenen hevâ ve hevesine uyma ve aşırı isteklerinde/şehvetllerinde sürüklenebilme zayıflığı ki imtihânımızın Püf Noktası..


كَلَّا إِنَّ كِتَابَ الْأَبْرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ
Resim ---“Kellâ inne kitâbe’l- ebrâri lefî illiyyîn (illiyyîne).: Hayır, muhakkak ki ebrâr olanların (ALLAH'a ulaşmayı dileyenlerin, hidayette olanların, iyilerin) kitapları (kayıtları, hayat filmleri) elbette illiyyîn'dedir (zemin kattan 7 kat yukarıda olan birinci âlemdeki kader hücrelerindedir).” (Mutffifin 83/18)

وَمَا أَدْرَاكَ مَا عِلِّيُّونَ
Resim ---“Ve mâ edrâke mâ ılliyyûn (ılliyyûne).: Ve İLLİYYîN'in ne olduğunu sana bildiren nedir?” (Mutffifin 83/19)

كِتَابٌ مَّرْقُومٌ
Resim ---“Kitâbun merkum (merkûmun).: (O), rakamlandırılmış (kazanılan pozitif ve negatif derecelerin yazılmış olduğu) bir kitaptır (kayıttır, insanların hayat filmidir).” (Mutffifin 83/20)

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً
Resim ---“Ve lekad kerremnâ benî âdeme ve hamelnâhum fî’l- berri ve’l- bahri ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâ kesîrin mimmen halaknâ tafdîlâ (tafdîlen).: Ve andolsun ki; Âdemoğlunu kerem sahibi (şerefli) kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları helâl şeylerden rızıklandırdık. Ve onları yarattıklarımızın çoğundan fazilet (açısından) üstün kıldık.” (İsrâ 17/70)

İşte böylesine açıkça bildirilen iki UÇ ve sonUÇ arasında KULLuk/ibâdet imtihânımızı olurken Tek ve Eşsiz Rehberimiz Rehber-i Mutlak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’dir.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i =>DUYup =>UYmayanlar Allâme-i Cihân olsalar dahi =>Dini, Dünyâsı ve Âhireti hüsranda ve =>CÂNı CeheNNeMdedir ve OLacaktır..
Çünkü, çocuk bile bilir ki ekin eken, ekin biçer; diken eken, diken biçer.. Ne çâre ki insÂNın alıştığı ve alıştırıldığı şeyleri soyunup MuhaMMedî Âşıklık Şerefli Şifâsını GİYinmesi;
ALLAHu TeÂLÂ’dan Hidâyet,
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den Şefâat,
EHL-i BEYt aleyhumusselâm'dan Hikmet,
Hak Dostlarından Himmet ve,
Kişinin bizzât kendisinden de Hakk’a İnanıp, Hayrı İşlemekte Tercih ve İrade-yi Cüzz’iyye Gayreti göstermesine bağlıdır..
ALLAHu zü’L-CELÂL bizlere de nâsib ve kısmet eylesin!
ÂMiN yâ MUÎN celle celâlihu!.


M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
aNKa
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 2793
Kayıt: 02 Eyl 2007, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen aNKa »

Resim
Kullanıcı avatarı
Zehra
Saygın Üye
Saygın Üye
Mesajlar: 360
Kayıt: 10 Ağu 2007, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen Zehra »

Resim

Anka Kardeşimiz ellerine emeğine sağlık,
Candostum KuL İhvÂNimi anlatan çok güzel videolar yapıyosun.
Hizmetin ve Paylaşımın için ALLAH celle celâlihu razı olsun.
Ve devamını Yüce RahmÂN'ım nâsib etsin İnsâeALLAH!.

Seher YeLi Eser Gibi,
Her GönüLde BuLur SeVgi..
AnLatıLmaz da YAŞAnır,
KuL İhvÂNi EfsÂNesi..

RasûLuLLah Sahrası'nda,
Adım Adım "İZ"in Sürür..
HAKk ÂşıkLar KervÂNı'nda,
OLur BuLur Yaşar Yürür..

TEKe TEk Teras TEKkesi'nde,
BİZ BİR-İZ BiLeLiğiyLe,
GüvercinLerin DiLinde,
DOStumuzsun KuL İhvÂNi..

YoLundan ŞaŞanı Çağırır=>HAKk’a
DeR ki =>Huzur RasuLuLLah'da,
=>ELLer =>ELe =>EL =>ALLAH'a,
KervÂNda BİR-İZ KuL İhvÂNimmm..

AnLatıLmaz YAŞAnır,
KuL İhvÂNi EfsÂNesi....

celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


06 aralık 2020
Saaat 23:23..
pazar akşamı..
SoLingen/Almanya..


Resim
ResimResim

M.M.M. MuhaBBetLerimLe...
Resim
ZEHRÂ
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

SANırsın ki=>SEVGidir AŞKk,
==>KARADELİk GİBidir AŞKk,
KULLuğun=->SEVDÂ KUYUsu,
=>SEVGiLerin=->DİBidir AŞKk,
=>İHVÂNİm==>İŞ’in DOĞRUsu,
SEV<->SEViL->SEVgiLidir AŞKk!.


ZEVK 9937

=>ÇEKktim=>MELÂMEt HİCÂBım=>YEDi RENge=>TÜLüm KARA,
KÛN feyeKÛN=>NÛRun ALâ NÛR=>DOĞum>KARA.. ÖLüm>KARA,
==>BAHtım KARA==>KÂR-ü-BELÂ==>MîM MÂTEMi.. ÇÖLüm>KARA,
GÜL BAĞI’nda=>AL GÜL SEVdim!.=>YAKtı>YANdım!. GÜLüm>KARA!.


01.05.2021..01:05
brsbrsm...tktktrstkkmizdekaranlıkk19ramazÂNn..


“KARASEVDÂ SERÂBI”nda,
SEVGidir=>AŞKı ÖRten Sisi..
BiR DAMLa AŞK ŞARÂBInda,
>MUHAMMEDî ŞÛUR-SüRÛR,
===>KUL İHVÂNİ EFfSÂNEsi..
KAPKARA->NÛRun ALâ NÛR,
KARA GÜL=>KESti==>SÎNEsi!.
Resim
KUL İHVÂNİ’m SIRR SORULmaz,
=>UÇmadan=>ARŞ’a VARILmaz,
=>KARTAL’a>ZİNCİR VURULmaz,
=>VURULsa=->kARŞı DURULmaz!.


....M.M.M. MuhaBBetLerimLe.....


=======->Resim

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ASL’ın=>fASLı.. H2O..

GÖZden>ÖZe,
SEVgi SaNCIsı,
ÖZ'den>SÖZe,
=>AŞKk ACIsı!.

GüZELe->YANdım,
->AŞKına KANdım,
CÂN>CÂNa GüZEL,
CÂNÂN’a İNANdım!.

RÛH YÛSUFu’na KUYU’yum,
BiR DAMLA AŞKın SUYU’yum,
BeN FÂNİyem=->YÂRim BÂKi,
Lâ HUVe İLLâ HUu!”yuyum!.


miyem
NE yem..


AHMEDü’L- AHAD’i=>ASLı’na=>ASIL,
HÂ-MîM’i HÂZİNEm=>FUSSİLet fASıL,
ZamÂNsız-MekÂNsız NEREde=>nASIL,
BEN de BİLemezem=>DİVÂNE miyem!.

*

=>HUZURun=>HAZIRım>DUÂKÂRınım,
=>HAZIRda=>HIZIRım->ELde VARınım,
ZITLarın ZEVKi’nde=>AHh-u-ZÂRınım,
YÂR AŞK ATEŞİnde=>PERVÂNE miyem!.

*

BEZM-i ELESti’nde==>KâLû=>BELÂ’yım,
HASBî HİZMEtteyim=>HAYy Es SELÂ’yım,
KÂR-u-BELÂ’sında->MECNÛN-LEYLÂ’yım,
BİZ BİR-İZ=>BİLEyİZz==>Bî-GÂNE miyem!.

*

BİLdim-BULdum-OLdum>HEP’inde>HİÇ’tim,
BEN=>ANA RAHMİ’mde==->KEFENim BİÇtim,
=>TECRimen TAHTıhe’L-ENHÂR’ın=->İÇ’tim,
HAKk AŞKkı'n SARHOŞu==>MESTÂNE miyem!.

*

YAŞAdığım=>YAZdım!. YAZdım=->YAŞAttı,
CÂNdan SEVdim=->GÖZ EYyLedi KAŞ Attı,
DOSt-DÜŞMANım=>EL BİRLiği==->TAŞ Attı,
=>MîM AŞKı’n MaSALı==>DESTÂNE miyem!.

*

=>KUL İHVÂNi=>SEFîL=>KITMİR>KIRAT’ım,
===>ALNIMın YAZIsı====>SIRR-ı SIRAT’ım,
KERBELÂ’ya KOŞAN==->DİCLE<->FIRAT’ım,
==>ŞÂH SIRRI’n SÂHİBi==->EFSÂNE miyem!.


04.05.2021.. 20:40
brsbrsm...tktktrstkkmizdeseher-sahur22ramazÂNn..


ÂŞIKk BİLir=-=>AŞKkın DİLİ’n,
>MuhaMMedî MEŞKk MENZİLİ’n,
EBDÂL>EBRÂR>AHYÂR>AHRÂR,
KÜLL<->DUMAN’ı=>ESEN YEL’in!.


DİVÂNE.: f. Deli. Aklı başında olmayan..
PERVÂNE.: Geceleri ateş ışığının etrafında dönen ve OD'a dalan küçük kelebek..
MESTÂNE.: Sarhoşcasına. Sarhoş bir kimseye yakışır sûrette.
EFSÂNE.: YAŞAmayanın ANLAyamacağı AŞKk OYUNu..
Bî-GÂNE.: Kayıtsız. Alâkasız..


وَالَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا وَعْدَ اللّهِ حَقًّا وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللّهِ قِيلاً
Resim---“Vellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti se nudhiluhum cennâtin tecrî min tahtihâ’l- enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden). Va’dallâhi hakkâ (hakkan). Ve men asdaku minallâhi kîlâ (kîlen).: Ve onlar ki, iman edib, nefsi ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) sâlih amel işlediler, işte onları, altlarından nehirler akan cennetlere koyacağız, orada ebediyyen kalacak olanlardır. ALLAH'ın vaadi haktır (gerçektir). Ve ALLAH'tan daha doğru sözlü kim vardır?.” (Nisâ 4/122)


M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

Yâ HAYyy celle celâlihu..

KURBÂN==>ARAFAt=->ÂRiFe,
CÂN CEM’i=->SIĞmaz TÂRiFe,
HeR NEFEs=>ÖLüp<>DİRİLen,
=>YAŞA!.yan=>ZEVk-i ZÂRiFe!.


sÖZ’ün==>ÖZde=>BİZ BİR-İZ’i,
=>BİZ=>BİZe ANLAttık=->BİZ’i,
BEdEN-NEfiS-KALb-RûH-SIR’da,
=>ÂLEM->TEKk DAMLA DENİZ’i!.


ZEVK 10.000

TAHKik TEVHid TERCihiyLe====>SUBHÂNALLAH SEVkimiz HAYy,
==>RASûL==>ALLAH ŞEHÂDEti===->ŞE’ÂNuLLAH ŞEVkimiz HAYy,
BEYtü’R-RABB’ın dÖRt YÜZÜyLe>TAHtımız HAYy! FEVkimiz HAYy,
==>Bî-İZNiLLAH=>Lî-VECHiLLAH==>“ON BİN”inci ZEVkimiz HAYy,
==>MUHAMMEDî MELÂMîYyİZ=====->KUL İHVÂNi MEVkimiz HAYy!


19.07.2021.. 07:19
brsbrsm...tktktrstkkmizdekaribÂNârefemizzveBİZzz..


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


Resim

HAKk’tan HAKk’ta
HAKk İLe=>HAKk!.
HAKk’ın KuL=>SULTÂNı OLmak,
ÇİLLe ÇÖLüm==->SAÇLarım Ak,
=>AKk ALeVde YANdı->SOLmak,
BOŞALmak=>HAKk İLe DOLmak!.
Resim
HeR ZEVkim HATıRA DEFTERim,
=>ÂN’ında==->SEYR-ü-SEFERim,
“ÜZme!.ÜZÜLme CÂN!.” DERim,
=>ÇABALar=>“SEViL!.”mek İÇin,
HALk’ı=->HAKk İÇiN=> SEVERim!.
KIRAt<->KITMiR->HEPin<->HİÇin,
=>İHVÂNİ’m==>HİZMEt NEFERim!.


....M.M.M. MuhaBBetLerimLe.....

=======->Resim

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
Resim DELİ GÖNLÜM..

AŞKk ATEŞte=>YANdı SEVgi,
GURBet-HASREt-KEŞiŞ DAĞı!.
==>PARamPARça AKLım Gİbi,
GÖNLümdeki->GÖKk KUŞAĞı!.


ZEVK 9904

GÖÇmen KUŞLarın SIRTInda.. DiYÂR DiYÂR DOLAŞırım!
ÇAKan ŞİmŞEğe->ATLARım.. ARZ’dan->ARŞ’a ULAŞırım!
=>KUL İHVÂNİ EFfSÂNEsi,
BURA BURSA MEYyHÂNEsi,
KITMİR’in PEŞİnde=>KIRAt===>HeR CÂNa AŞkı TAŞırım!.


18.03.2021..23:05
brsbrsm...tktktrstkkmizdeaşkçillelerimizzz..


SANma ki AŞKktan ŞAŞARız,
AŞKk İLe===>ARŞ’a AŞARız,
CÂN İRFÂNım-ŞEYHiNŞAHım,
BİZ BİR-İZ->NAHNU YAŞARız!.


==>ÇİLLeni==->BAŞIna BÜRü,
==>ÖMÜR ÖZEtin=->ÖZGÜRü,
RESûLuLLAH<->KeLÂMuLLAH,
HAKkta-HAKkLa-HAKk’a YÜRü!.


BİZ BİR-İZ==->ÇİLLe BOHÇAsı,
RESÛLuLLAH=>GÜLL BAHÇAsı,
==>İHVÂNim==->ALİ ŞAH-ÇAsı,
=>“İKRâ!. OKuu!.” ALLAHÇAsı!.


M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

==>ILIk ILIk=>YÂR NEFESi,
CAMLaRda RÜZGÂRın SESi,
HeR SEHER ELESt BESTESi,
===>KUL İHVÂNi EFSÂNESi!.

ÇÖLde SU gibi==>ÖZLEdim,
GÖKLerde BULut gÖZLEdim,
bENde sENi=->bANa GÜLüm,
NÂZ-NiYÂZ NiŞÂN sÖZLEdim!.


ZEVK 10.368

AHh İLe->ABÂD OLaNLaR=>DERD İLe=>BERBÂD OLuR,
ÜZÜLüp=>ÜZÜLenLeR==->SON NEFEs=>FERYÂD OLuR,
SEVeNLeR=->SEViLeNLeR,
->AŞKın KADRin BiLeNLeR,
YÂR’dAN gAYRIsın SiLeNLeR==>İKİ CİHÂNda ŞÂD OLuR!.


08.06.2022.. 03:11
brsbrsm...tktktrstkkmzdcâncânâncümbüşmüzzz..


==>EZELî====->ELESt İŞiyiz,
CÂNda=>CÂNÂN CÜNBİŞiyiz,
==>MUHAMMEDî MELÂMî’yiz,
İĞNE UCUnda=>TEKk KİŞiyiz!.


Resim

HAYyy DOSttt!.
Lâ HUve İLLâ HUu!. celle celâlihu..


MAL YÂR’imin=->BİZ BAZARız,
YÂR=>YAŞAtır==>BİZ YAZARız,
=>MEZÂRımız==>BİZ KAZARız,
FAKRımız VAR=>FAHRımız YOk!.

*

=>CEVR-i CİHÂN->ÇARk-ı ÇİLe,
=>AHMAğa===>SÖZüm NÂFİLe,
=>ÇEKEN==->ÇEKTİRENLe BİLe,
SABRımız VAR=->KAHRımız YOk!.

*

=>YEDi RENk==>MENEVİÇiYİZ,
=>MUHiTin==->MERKEZ İÇiYİZ,
==->SIRR-ı SIFIRın===>HİÇiYİZ,
SIRR-ı SIRF’ta=>SAHRımız YOk!.

*

HAKk KALEMin==>HOKKASIyIZ,
=>YOKktasıyız==->ÇOKktasıyız,
=>“SIRR-ı NAHNU NOKktası”yız,
ZITLaR ZEVKi==>ZAHRımız YOk!.

*

NÛR DOĞaR=>KARANLık BATaR,
=>NÛR’una=>ALÂ NÛR->KATaR,
==>BİZ ATAmayız===>YÂR ATaR,
YÂR’dEN AYRı==>CEHRimiz YOk!.

*

KÜLLî ŞEYy=>ALLAH’tan NÛRBÂR,
=>HAKk’tan AYRı SANMa>ZİNHÂR,
====>TECRî Min TAHtıhe’l-ENHÂR,
“bEN” DENiLeN==->NEHRimiz YOk!.

*

HALk=>İÇin===->SÖZün YARIsı,
=>AŞKk=>PETEk=>ALTıN SARIsı,
=>AŞKuLLAH=====>ANAÇ ARIsı,
BALımız ÇOKk!=>ZEHRimiz YOk!.

*

HAYR-ı HAYRÂN=->HAYRÂNEyİZ,
CEVL-i CEVLÂN==>CEHRÂNEyİZ,
DEVR-i DEVRÂN==>FAKRÂNEyİZ,
SEYR-i SEYRÂN==->FAHRÂNEyİZ,
=>ÂLİ ŞÂH’sız =->ŞEHRimiz YOk!.

*

KÜLLî ŞEYy==>ALLAHın=->NÛRu,
=>ŞEHÂDEt==>RESÛL==->ŞÛURu,
=>SÖZüm==>EHL-i BEYt SÜRÛRu,
KUL İHVÂNİ’m===>SİHRimiz YOk!.


celle celâlihu..
aleyhumusselâm..


Resim
Meneviç/meneviş.: bir yüzeyde renk dalgalanması biçiminde görülen parlaklık.
SaHR.: Örtü, Örtmek..
SAHRa.: (c.: Sahârâ-Sahravât) Kır, ova, çöl. * Yazı…
ZAHR.: Sırt, arka..
CEHR.: Görünmek, zâhir olmak. * Açıktan ve yüksek sesle olan söylemek veya okumak..
NÛRBÂR.: NÛR saçan. NÛR yağdıran..
ZİNHÂR.: Sakın ola ki, kesinlikle, hiçbir zaman, asla..
ENHÂR.: Çay, nehir, ırmak. * Vüs'at, bolluk. Genişlik..
ZEHR.: (Zehir) f. Zehir, ağu, semm…
ŞEHR.: Ay. 30 günlük zaman. * Bir şeyi izhar etmek. Teşhir etmek..
SEHRÂN.: Geceleri uyanık duran…
CEHRÂNE.: Her Yer, Her ÂN, Her HâL, Her NEFESte HAKÎki VARLık TECELLî GÖRüntüsü..
FÂKRÂNE.: Her Yer, Her ÂN, Her HâL, Her NEFESte İZÂFi VARLık HAKÎki YOKLuk..
FÂHRÂNE.: Her Yer, Her ÂN, Her HâL, Her NEFESte EZEL-EBED HAKÎki VAR’ın NÛRu OLUŞ ÖVÜNcü..
SÜRÛR.: Sevinç. Neş'eli OLmak.
ŞÛUR.: Anlayış, idrak. Vicdan. Hiss-i zâhirle duymak. * Nefsin mânâya ilk vusul mertebeleridir.
SİHR.: (Sihir) Büyü, gözbağıcılık, büyücülük, hilekârlık. * Aldatmak. * Haktan uzaklaşmak. Bâtıl şeyi hak diye göstermek. * Lâtif ve dakik olan şey. Büyü kadar te'siri olan şey. * Şiir ve güzel söz söyleme gibi, insanı meftun eden hüner..



Resim

=>BİZ ATAmayız===>YÂR ATaR,
YÂR’dEN AYRı==->CEHRimiz YOk!.:


فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَكِنَّ اللّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَكِنَّ اللّهَ رَمَى وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلاء حَسَناً إِنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
“Fe lem taktulûhum ve lâkinnALLÂHe katelehum, ve mâ rameyte iz rameyte ve lâkinnALLÂHe ramâ, ve li yubliye’l- mu’minîne minhu belâen hasenâ (hasenen), innALLÂHe SEMÎun ALÎM (alîmun).: Onları siz öldürmediniz ama onları ALLAH öldürdü. Ve attığın zaman da sen atmadın ama ALLAH attı. Ve ALLAH, mü'minleri Kendisinden ahsen belâ ile imtihan eder. Muhakkak ki ALLAH, işitendir ve bilendir.” (Enfâl 8/17)

Resim

===->TECRî Min TAHtıhe’l-ENHÂR,
“bEN” DENiLeN==->NEHRimiz YOk!.:


قُلْ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيْرٍ مِّن ذَلِكُمْ لِلَّذِينَ اتَّقَوْا عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ
“Kul e unebbiukum bi hayrın min zâlikum, lillezînettekav inde RABBihim cennâtun TECRÎ MİN TAHTIHE’L- ENHÂRu hâlidîne fîhâ ve ezvâcun mutahharatun ve rıdvânun minALLÂH (minallâhi), vALLÂHu BASÎRun bil ıbâd (ıbâdi).: De ki.: "Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takvâ sâhibi olanlar için, RABB'lerinin katında, içinde devamlı kalacakları, altından nehirler akan cennetler, temiz eşler ve ALLAH'ın rızası vardır."ALLAH kullarını en iyi görendir.” (Âl-i İmrân 3/15)

قَالَ اللّهُ هَذَا يَوْمُ يَنفَعُ الصَّادِقِينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللّهُ عَنْهُمْ وَرَضُواْ عَنْهُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
“Kâlellâhu hâzâ yevmu yenfeu’s- sâdikîne sıdkuhum, lehum cennâtun TECRÎ MİN TAHTİHEL ENHÂRu hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden) radiyALLÂHu anhum ve radû anh (anhu) zâlike’l- fevzu’l- azîm (azîmu).: ALLAHû TeALÂ şöyle buyurdu.: "Bugün sadıklara, sadâkatlarının kendilerine fayda vereceği bir gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. ALLAH onlardan râzı olmuş, onlar da ALLAH'tan râzı olmuşlardır. İşte bu, “Fevz-ül Azîm” dir (en büyük fevzdir).” (Mâide 5/119)
[b/]
جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآؤُونَ كَذَلِكَ يَجْزِي اللّهُ الْمُتَّقِينَ
“Cennâtu adnin yedhulûnehâ TECRÎ MİN TAHTİHE’L- ENHÂRU lehum fîhâ mâ yeşâûn (yeşâûne), kezâlike yeczîllâhu’l- muttekîn (muttekîne).: Onlar (muttakîler), altından nehirler akan Adn CeNNetlerine girerler. Orada, onların diledikleri herşey vardır. İşte ALLAH, (ahsen olan) muttakîleri (bihakkın takvânın sâhiblerini) böyle mükâfatlandırır.” (Nahl 16/31)

إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَالَّذِينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْأَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ
“İnnALLÂHe yudhılullezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti cennâtin TECRÎ MİN TAHTİHEL ENHÂR (enhâru), vellezîne keferû yetemetteûne ve ye’kulûne kemâ te’kulul en’âmu ve’n- nâru mesven lehum.: Muhakkak ki ALLAH, imân edenleri ve sâlih amel (nefs tezkiye edici ameller) yapanları, altından nehirler akan cennetlere koyar. Ve onlar ki kâfirlerdir, (dünyada) metâ’lanırlar (faydalanırlar) ve hayvanların yediği gibi yerler. Ve ateş, onların mekânıdır.” (MuhaMMed 47/12)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ
“İnnellezîne âmenû ve amilu’s- sâlihâti lehum cennâtun TECRÎ MİN TAHTİHE’L- ENHÂR(enhâru), zâlike’l- fevzu’l- kebîr (kebîru).: Muhakkak ki imân edenler ve amilü’s- sâlihat (nefsi tezkiye edici amel) yapanlar, onlar için altından nehirler akan cennetler vardır ve işte bu büyük fevzdir (kurtuluş ve şerefli bir ikramdır).” (Bürûc 85/11)

جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ
“Cezâuhum inde RABBihim cennâtu adnin TECRÎ MİN TAHTİHE’L- ENHÂRu hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), radıyALLÂHu anhum ve radû anh (anhu), zâlike li men haşiye RABBeh (rabbehu).: RABB'leri Katı'nda onların mükâfatı, altlarından nehirler akan Adn CeNNetleridir, orada ebedîyyen kalacak olanlardır. ALLAH onlardan razı ve onlar O'ndan (ALLAH'tan) razıdır. İşte bu, RABB’ine huşû’ duyan kimseler içindir.” (Beyyine 98/8)

Kur'ÂN-ı Kerîmde ENHAR/IRMAKk ÂYet-i CELîLeRi.:

Bakara 2/25,74,249,266; Âl-i İmrân 3/15,136,195198; Nisâ 4/57,122; Mâide 5/12,85,119; En’âm 6/6; A’râf 7/43; Tevbe 9/72,89,100; Yûnus 10/9; Ra’d 13/3,35; İbrahîm 14/23,32; Nahl 16/15,31; İsrâ 17/91; Kehf 18/33; TâHâ 20/76; Hacc 22/14,23; Furkân 25/10; Neml 27/61; Ankebût 29/58; Zümer 39/20; Zuhruf 43/51; MuhaMMed 47/12,15; Feth 48/5,17; Kamer 54/54; Hadîd 57/12; Mücâdele 58/22; Saff 61/12; Tegâbun 64/9; Talâk 65/11; Tahrîm 66/8; Nûh 71/12; Bürûc 85/11; Beyyine 98/8...
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

RÛHum-KALBim-NEFs>BEDENLe,
GÜZELLiKk=>bENim GÖRDÜğüm!.
=>yENidEN==>ZERHOŞş EDENLe,
=->SERHOŞş ÖMRÜMü ÖRDÜğüm!.


ZEVK 10.404

BiR FOTOĞRAf SANma=>İHVÂNİ’m=>Bu BiR YAĞLı BOYa RESiM,
=>DENİZLeR DALGAsı=>SAÇLaR=>BUKLe BUKLe! KESim KESim!.
SEVDÂ MASALı=>HeR TELde,
RABB İMZAsı=>HeR GÜZELde,
AKIL==>DÜŞMEyiNce AŞKka,
BAKıŞş BAŞka GÖRüŞş BAŞka=>CÂN’da=>CÂNÂN CEM’i=>CİSim!.


06.07.2022.. 15:24
brsbrsm...tktktrstkkmdehepphiççimizzzz..


=>Bu ÂLeM=>AŞKk MEYyHÂNEsi,
=>ÂŞIk’LaRın====>ŞEYy HÂNEsi,
RESim DEĞiL=>RESSÂM>LEYyLÂ,
====>KUL İHVÂNi===>EFSÂNEsi!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12540
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: Kul İhvÂNi EfsÂNesi

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

NE DEyimm!.

->ÂHiR VAKit YERLer YAĞLı,
=>HEKESs BİRBİRine BAĞLı,
PARA PUTunun==->PEŞİnde,
KAYmaktayız SOLLu-SAĞLı!.


>SALLa GELsÎn,
=>ALLa GELsÎn,
ZEHiR->ZIKkım,
>BALLa GELsÎn!.


Resim KİMe NE DEyimm!.

==>KİMisi EDEBsiz=>TEVHiD TÜCCARı,
==>TARİkat SIRTLANı ŞEYHin SİMSARı,
==>HARAMLa=>YALANı=>ELİnde VARı,
ÇOĞUNa NE DEyim! AZ’a NE DEyimm!.


Resim

AT GÖZLüğü TAKmış->GÖRMEyEN GÖZ’e,
ZOM UYKUda UYUR=->SÖZ EDeR=> ÖZ’e,
==>AYAKLaR ALTında==>SOHBEt’e-SÖZ’e,
ZUHURAt ZEVKİ’ne=>HAZZ’a NE DEyimm!.


Resim

ASLı-ASTARı==>DAMLa SU’yu=>BİLmiYOR,
MuhaMMEdî AHLÂKk=>HUy’u=>BİLmiYOR,
BULUtu BİLmiYOR!.==>KUYU=>BİLmiYOR,
ÖRDEğe NE DEyimm!.->KAZ’a NE DEyimm!.


Resim

TESTERE BİLmiYOR=>SANA<>BANA YOKk!
=>KESER GiBi=>HEP BANAcı SOFTa ÇOKk!
AVı==>SAFf İNSÂNLaR!. AVCı=>YAYı->OKk!
NİYÂZ’a NE DEyimm!. NÂZ’a NE DEyimm!.


Resim

===>KÛN =>feyeKÛN =>KÂiNÂtı=>KÜRRE’si,
===>SEBBEHâ SEYRİnde==>ATOM=>ZERRE’si,
HeR YeR HeR ÂN HeR HÂL Yâ HUu! KERRE’si,
SEHER’de DUYuLaN==>CEMMü’L-CEM’ SEs’i,
MIZRAB’a NE DEyimm!.=>SAZ’a NE DEyimm!.


Resim

===>BİN ALTı YüZ===->KİLOMETRe HIZIna,
==>DÖNüYOR DÜNYÂ’da===>OĞLu-KIZIna,
=>ZÂMANı ANLAMAyAN===>VAKt HIRSIZIna,
KOR-KIŞ’a NE DEyimm=>YAZ’a NE DEyimm!.


Resim

bEN”deki=>BİZ BİR-İZ=>RABBim’in=>BEN”i,
NAHNU CERYÂNı”yLA=>YOKk EDeR=>“SEN”i,
==>“HeR CÂN MEVTÂsı”na===>AMeL KEFEN’i.
==>YEDi KAt SARıLAN===->BEZ’e NE DEyimm!.


Resim

=>KİMİsi===>RESÛLsüz=>KUR'ÂN’a UYuYOR,
=>RESÛL’ü İNKÂRda=====>İBLİS’i DUYuYOR,
==>KİMİ====>SİDİĞİyLe==>YÜZÜn YUYuYOR,
YOBAZ’a NE DEyimm!==>TEZ’e NE DEyimm!.


Resim

===>SIBGATULLAH İKEN==->ASTAR BOYAsı,
GÜN beGÜN==>BOZULMUŞş=>İMÂN MAYAsı,
===>NE EDEBi KALMıŞş====>NE de HAYAsı,
OĞLAN’a NE DEyimm!=>KIZ’a NE DEyimm!.


Resim

SAPIKLıKkta=>MODA->HERKESs HOŞ ALMıŞş,
DAMLALaR=>KUDURMUŞş=>SELi COŞ ALMıŞş,
==>FIRKA-yı NÂCîYYe YOLu====>BOŞALMıŞş,
BİZ BİR-İZ”de=>NAHNU=>“İZ”e NE DEyimm!.


Resim

====>KİMi DiYOR===>IŞIKkLaRda=>UYUsun!.
=>ATEŞ DOLDURuYOR===->ÖMÜR KUYUsu’n!.
TEMELde===>“CENÂBEt==->MENi SUYU”sun!.
bEN=>SİZ’e NE DEyimm!.=>BİZ’e NE DEyimm!.


Resim

ZENGİNLeR=>TOKkLARı!.=>FÂKiR=>AÇLARı,
==>HAYASIZLıKk OLMuŞş=>BAŞta=>TÂÇLARı,
YEDi RENKk BOYANMıŞş===->MODA SAÇLARı,
=>ALA’ya NE DEyimm!.=>BOZ’a NE DEyimm!.


Resim

=->MİLLEtin FIRINI===>ELdEN==>ÇIKıyOR,
=>FIRINCINıN==>ÇOCUKkLaRı==->YIKıyOR,
SİYONİSt=>GÜLüYOR=>CÂNımm=>SIKıyOR,
==>“ZÂLİMin ELİ’nde=>KOZ”a NE DEyimm!.


Resim

==>SÜNNî’si<=>ŞİÎ’si==>ŞEYHİ’n=>ÖVüYOR,
==>MÜSLÜMÂNken=>KATLEDiYOR SÖVüYOR,
==>KİMi=>ZİNCİRLeRLE=>SIRtı’n=>DÖVüYOR,
KÂR-ü-BELÂ ÇÖLÜ-nde=>TOZ”a NE DEyimm!.


Resim

==>DİNLE==>DEVRÂNdaki==->MUHİt DİLİ’ni,
SEYRÂNda==>GÖRüRSüN==->MERKEZ MİLİ’ni,
==>CEVLÂN’da>HAYRÂN’da->MîM MENZİLİ’ni,
=>ŞAHDAMAR’dan=>Öte->“ÖZ”e NE DEyimm!.


Resim

ASLa==>KULAğı YOKk==->ELEStü-AKİT’te,
==>VAR İSe YOKk İSe==>GÖZü=>NAKİT’te,
==>İMÂN=>KIZIL KORdur==>ÂHiR VAKİT’te,
MÜ’MİN’in AVCU’nda=>“KÖZ”e NE DEyimm!.


Resim

==>FUHŞiYYAt ÂLEMi=>YÜREKLeR=>ERiR,
YAPma YAVRUm!. DEsEN>CEVÂBın VERiR,
==>OĞLu<=>KIZı=>BABAsına=->ÇEMKiRiR,
=>“AYAKLaR ALTInda=>SÖZ”e NE DEyimm!.


Resim

BUZ ERiR=>SU OLuR..=>BUHAR=>BULUttur,
=>SÜNNETULLAH ÜZRe->KORku<->UMUttur,
AKL-ı SELîM NEFSe==>“İLk SÖZÜ”n->Tuttur,
BUZDAĞI’nda=>SUSUz=->BUZ’a NE DEyimm!.


Resim

BAL GiBi KONUŞuR=->BİBERLeR=>YERimm,
===>EKŞİye BAYıLıR===>LİMON SEVERimm,
DÖRt ÂLEMde =>HAYydır=>ERENLeR DERim,
=>GÖZümün YAŞI’nda==>TUZ’a NE DEyimm!.


Resim

HeR ÂN’da=>KADERin==>YAZAN=>YAŞATAN,
==>ALLAHu zü’L-CeLÂL=>ATTIRAN<=>ATAN,
=>TEKk=>TEVHiD TERCİHİ’n>ELinde KALAN,
==>İNİŞe=>ÇIKIŞa ===->“DÜZ”e NE DEyimm!.


Resim

==>KUL İHVÂNi SEFîL=====>BÂTINî ADIm,
==>Lî-VECHİLLAH MELÂMEtî=->FERYADım,
==>YEDi İKLİM’i=>YEDi NEFES=->YAŞADım,
ÖMRÜM SONBAHARı=>“GÜZ”e NE DEyimm!.


25.08.2022.. 15:59
brsbrsm...tktktrstekkmdcevlânımızzz..



M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim

Resim

SİMSAR.: (C.: Semâsire) Komisyoncu, tellâl, aracı..
ZUHURAt.: Birden oluveren şeyler. Hesapta olmayan umulmadık hâdiseler. * Sünuhat. (L.R.)
Sünuhat.: (Sünuh. C.) Kalbe gelen mânalar, doğuşlar. (Bak: Sâniha)
Sâniha.: Zihne gelen fikir. Mütâlâa. Çok düşünmeden gelen fikir..
HAZZ.: Sevinç duyma. Hoşlanma. Zevklenme. Saadet. Tali'. Nasib. Nimet ve süruru mucib şey.
ASTAR.: (Satr. C.) Yazı satırları… yapılarda sıvadan ya da boyadan önce vurulan ince kat… giysiyi, ayakkabı, çanta, perde gibi şeyleri daha dayanıklı kılmak için kumaşın ya da derinin iç yanına geçirilen kumaş ya da deriden, ince kat..
HUy.: f. Mizâc, tabiat, ahlâk, âdet..
KUYU.: Yer altı SUyu alınanyer.
SOFTa.: Bildiğim bildikçi medrese görmüş kaba câhil..
YOBAZ.: Din konusunda başkalarına baskı yapmaya yönelen, dinsel bağnazlığı aşırılığa vardıran (kimse).MECÂZ.: Bir inanca, bir düşünceye körü körüne, aşırı ölçüde bağlı olan, hoşgörüden yoksun (kimse)..
FIRKA-yı NÂCîYYe.: Kur'an-ı Kerim'e ve Sünnet-i Seniyeye sıkı sıkıya bağlı olup Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayan müslümanlar. Bunlar kıyamete kadar lütf-u İlahî ile devam eder..
MENZİL.: İnilen yer. Konulacak yer. * Yer. Dünya. Ev. * Mesafe..
FUHŞ.: Edeb ve terbiyeye uymayan hareket. * Haddini aşmak. Çirkin, kötü. İş ve sözde taşkınlık. Haram. * Çok günah ve çok fena bir fiil olan zinâ..
FUHŞiYYAt.: (Fuhş. C.) Çok çirkin işler, günahlar..
ÇEMKiRmek.: (Köpek) kesik kesik havlamak, ürümek.. MECÂZ.: Kendinden büyüklere arsızca karşılık vermek..
SÜNNETULLAH.: İlâhî kanunlar. * Kanun, âdet. (Bak: Âdetullah)
ÂDETULLAH.: (Sünnetullah da denir.) Tabiatta canlı cansız bütün varlıkların nasıl hareket edeceklerini belirliyen Allah'ın emirleri, O'nun koyduğu değişmez düzen. Meselâ oksijenle hidrojenin birleşmesinden su meydana gelir. Işık, geldiği açıya eşit bir açı ile yansır ki, bunlar birer âdetullahdır. "Âdetullah" yerine "Tabiat Kanunu" demek yanlıştır.
AKL-ı SELîM.:(Hiss-i selim) İyiyi kötüyü farkedip, insana hak ve hakikatı, iman ve İslâmiyeti tâkib ettiren akıl ve düşünüş. Normal ve müsbet düşünce..
Lî-VECHİLLAH.: Allah için. Allah nâmına, Allah aşkına.(Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız, Lillâh, Livechillâh, Lieclillâh rızâsı dâiresinde hareket ediniz, o zaman sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer. L.)...
MELÂMEt.: Halk Gözünde.. Kalenderlik. Kınanmış. * Rezillik. Hâkirlik. Kıymetsizlik.=>HAKk celle celâlihu Katında Yalansızlık-Riyâsızlık..
MELÂMî.: Halk Gözünde kınanmış ve ayıplanmışlardan olan. * Melamî adındaki tarikata mensub olan..


Resim
BUZDAĞI’nda=>SUSUz=->BUZ’a NE DEyimm!.:

..BEDEN-BUZDAĞI<=>NEFS-SU<=>KALB-BUHAR<=>RÛH-BULUt..


Resim

=>FIRKA-yı NÂCîYYe YOLu====>BOŞALMıŞş.:


FIRKA-yı NÂCiyye.:

İncâ.: Kurtarma, necâta erdirme, selâmete çıkarma.
Necâ.: Halâs olmak, kurtulmak.
Nâci.: Kurtulan. Necât bulan.
Nâcîyye.: Kurtulmuş, necât bulmuş. Cennetlik olan.
Necât.: Kurtuluş, selâmet.



FIRKA-yı NÂCiyye, ALLAHu TeALÂ’nın tevfiki, onların refiki olduğu için tefrikaya girmezler.. merhametten ve şefkattan ayrılamazlar.
Onlar MuhaMMedî Keşif ve Şehâdet İLMiyle mücehhez, MuhaMMedî Vahyin İlahî İlhamıyla Aklen-Naklen; İlim, Edeb, İrfÂN ve ErkÂN sahibleridirler.
FIRKA-yı NÂCiyyeyi; geçmişin Arab ve Fars ırkçılığına, Sünnî-Şiî çatışmasına ve günümüzün rayından çıkmış mezheb, tarikat ve cemiyet fitnelerinin dışında ANLAmak, Tanımak ve ONLAR gibi YAŞAmak için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi Kafa ve Kalb Kulağıyla DUYmalyız, gerçeği AKLen Basarla Naklen Basîretle GÖRmeliyiz ve Sekinet-i MuhaMMediyyemizle Sefiney-i Nâciyyesine Kurtuluş-Gemisine BİNmeliyiz inşae ALLAHu Teâlâ..


Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: ”Gercekten, benim Ehl-i Beyt’im sizin için ayni Nuh’un Gemisi gibi dir. Kim ona binerse, Kurtulmus olur. Kim ama ona binmezse (kurtulmuş olmaz ve) altına gider.” buyurmuştur.
(İmam Hakim, Mustedrek 3/151; İmam Zehebîn el Takhlis 30/370; İmam Hacer, el Savâik el Muhrika; İmam Suyutî, Tarikh el Hulafa ve el Cami el Sagir)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Beni İsrâil üzerine gelen şeyler, aynıyla ümmetimin üzerine de gelecektir. Öyle ki onlardan aleni olarak annesine gelen olmuşsa, ümmetimden de bu çirkin işi mutlaka yapan olacaktır. Nitekim, Beni İsrail yetmişiki millete (dine, fırkaya) bölünmüştü. Benim ümmetim de yetmişüç millete bölünecektir. Bunlardan bir tanesi (FIRKA-yı NÂCiyyeye) hariç hepsi ateştedir.”
“Bu fırka hangisidir?” diye soruldu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:“Benim ve Ashabımın üzerinde olduğu şeyden ayrılmayanlardır!.”
buyurmuştur.
(Tirmizî, İman 18/2641)

Resim

==>İMÂN=>KIZIL KORdur==>ÂHiR VAKİT’te,
MÜ’MİN’in AVCU’nda=>“KÖZ”e NE DEyimm!.:


Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ATEŞ tutan kimse gibi olacaktır.” buyurmuştur.
(Enes radiyallahu anhu’dan; Tirmizî, Fiten,73; Ebu Davûd, Melâhim,17).

Resim

===>KÛN =>feyeKÛN =>KÂiNÂtı=>KÜRRE’si..:

KÛN feyeKÛN.:


إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Resim---“İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu KUN fe yeKÛN (yekûnu).: O (ALLAH), bir şey irade ettiği (dilediği) zaman O'nun emri, sadece ona: "OL!." demektir. O, hemen OLur.// Bir şey isteyince, bir planı icrâya karar verince, kurduğu Aslî Düzenin gereği O’nun emri.: “OL!.” demekten ibârettir. Hemen istediği şey OLuverir.” (YâSîn 36/82)


Resim
"KÛN=>fe ye KÛN”=>HeR ÂN OLÂN..:


إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Resim---“İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).: O (ALLAH), bir şey irade ettiği (dilediği) zaman O'nun emri, sadece ona: “Ol!” demektir. O, hemen olur.” (YâSîn 36/82)

Resim

===>SEBBEHâ SEYRİnde==>ATOM=>ZERRE’si.:


Resim


Şe’ÂN: her ÂN YENiden YARATış SeBBehâsı..

Şu ÂN <-> Şe’ÂN =>ŞeHÂDeti..:
SeBBeHa.. TeSBih!. feSEBBih!.:


يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---YUSEBBİHU lillâhi mâ fî's- semâvâti ve mâ fî'l- ardıl meliki'l- kuddûsi'l- azîzi'l- hakîm (hakîmi) : Göklerde ne var, yerde ne varsa (HEPSİ) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi ALLÂHI TESBÎH (ve TENZÎH) ETMEKDEDİR." (Cumâ 62/1)[/b]

Yusebbihu: tesbih eder.
Sebbaha: yüzmek..

Yerdeki göklerdeki ZeRReler yani ATOMlar ve de Kürreler-Galaksiler,
NeşRlerinden HaŞRlerine kadar döndüler, dönmekteler ve dönecekler.
Bu SeBBaHa yüzüş RAKSı hep sürecek her AN yeniden Yaratılan ŞE'ENULLAHta..
Ve ne zamAN AKILLarımız DEVR-ÂNı ANLarsa ve DEVRe İştirak ederse Yusebbuhu Zikr-i Dâimindeyiz İnşâe ALLAH!.
İşte her ZeRReye bahşedilen bu Rüşd Raksı, Yeniden Yaratış Hareketi Merkezin DENGE için ÇEKimine karşı MerkezKAÇ DÜZEN Kuvvetini doğurup VARlığı oluşturmaktadır her ÂN ŞeÂNullahta..


SeBBeHa: tesbih eder. Yüzer. Döner durur. AkL-ı SiLm BİLir ki ATOM yaratıldığı günden beri durmadan DÖNmektedir ve kıyâmete kadar da dönecektir. Enerjiyi nerden almakta ve alacak sorusunun cevâbının =>“KÛN feyeKÛN” olduğunu materyalist fizik çok geç anlayacaktır sanırım!.


Sebehâ: yüzmek, SubhânALLAH demek.
Sebbaha (mübalağa ile) ALLAH’u TeÂLÂyı tenzih ve takdis etmek.
Zerrenin[/b]
(atomun) ve kürrenin (kâinâtın) bir saniye durmaksızın takdir edilen yörüngede ve şartlarda kimseye dayanmadan/mesnedsiz parmak izleri gibi tek başlarına /RABB’larıyla başbaşa, sonsuz FeLeKLer içinde YÜZüp DURmaLarı...

Her hücrenin
"HAYY!" HAYy-kırışı...
Doğuştan-ölüme bir kere bile susmadan TEVHiD tıklayan KALBLer...
Her ŞEYy =>Her YERde, Her zamÂN, Her HÂLde ve Her NEFESte =>HeRKeSLe NAHNU=BİZ BİR-İZ BİLELiği İLE Beraber =>Sistemin Sahibi
AZÎZÜ’r- RAHÎMÜ’s-SUBHÂN ALLAH TeÂLÂ yı Maddî
/somut ve Mânevî/soyut noksanlık, benzetme ve zıddı var sanmalardan uzak kılıyorlar.. Canlı şâhidleriyiz diyorlar...

“Zâtında, Sıfatında, Esmâsında, Fiilinde ve Hükümlerinde Münezzehtir!..” MüezzinLeri!..
Yu sebbuhu: Tesbih ederler hep yüzerler..
Yüsebbuhu!: Şimdi şu ÂN da KüLLî ŞEYy =>YARATANı'nı durmadan tesbih ederken birbirine asla mesnedlenip, dayanamadan tek başına boşlukta-fezâda yüzüp-dönüp durmaktalar. Zerre-Atom ve Kürre-Kâinât =>DurmadAN Dost Raksında..
Yesebbihu: Noksansızı Et TAMM celle celâlihu'yu tesbih ve zikri ele yüzmekteler İLâHî RAKSta hamd OLsun!..


ALLAH celle celâlihu.:
Resim

Resim

HeR ÂN’da=>KADERin==>YAZAN=>YAŞATAN,
==>ALLAHu zü’L-CeLÂL=>ATTIRAN<=>ATAN.:


Resim BedENimi ->FiiLimi ->DÜŞÜNcemi YARatAN ->HAKk TeÂLÂ.:

ALLAHu Zü'l-Celâl: “Kâinâtı ben yarattım! Bedenini ben yarattım! Fiillerini ben yaratmaktayım! Düşüncelerinizi de ben yaratırım..” buyurmaktadır..

Zü'l-Celâli Ve'l- İkrâmü :
Resim

SİZi..

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Resim---“Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.: Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56 )

Resim FİİLLerinizi..

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَكِنَّ اللّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَكِنَّ اللّهَ رَمَى وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلاء حَسَناً إِنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Resim---“Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum, ve mâ rameyte iz rameyte ve lâkinnallâhe ramâ, ve li yubliyel mu’minîne minhu belâen hasenâ(hasenen), innallâhe semîun alîm: Onları siz öldürmediniz (Bedir’de o kâfirleri kendi kuvvetinizle öldürmediniz), ama onları Allah öldürdü; (Ey Rasûlüm, bir avuç toprak) attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.” (Enfâl 8/17)

Resim DÜŞÜNceLerinizi..

وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
Resim---“Ve mâ teşâûne illâ en YEŞÂALLÂHu RaBBul âlemîn(âlemîne): Ve âlemlerin RaBBi ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(Tekvîr 81/29)

Resim

ASLa==>KULAğı YOKk==->ELEStü-AKİT’te.:
AKL-ı SELîM NEFSe==>“İLk SÖZÜ”n->Tuttur.:


==>VAR İSe YOKk İSe==>GÖZü=>NAKİT’te,
==>İMÂN=>KIZIL KORdur==>ÂHiR VAKİT’te,
MÜ’MİN’in AVCU’nda=>“KÖZ”e NE DEyimm!.


UYuLan=>BEZM-i ELESt BESTEsi,
DUYuLan====>“BELÂ!.”sın SEsi.:



وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتَ بِرَبِّكُمْ قَالُواْ بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُواْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Resim---Ve iz ehaze rabbüke mim beni ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim elestü bi rabbiküm kalu bela şehidna en tekulu yevmel kiyameti inna künna an haza ğafilin : Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.” (A’raf 7/172)

Resim

=>ZÂMANı ANLAMAyAN===>VAKt HIRSIZIna.:


Resim Her İŞin Bir "VAKTi" VARdır.: =>KUL İHVÂNİm..

وَكَذَّبَ بِهِ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّ قُل لَّسْتُ عَلَيْكُم بِوَكِي
Resim---“Ve kezzebe bihî kavmuke ve huve’l- hakk (hakku),kul lestu aleykum bi vekîl (vekîlin).: Senin kavmin, O (Kur'ÂN) hak iken onu yalanladı. De ki: "Ben, üzerinize bir vekil değilim." (En’âm 6/66)

لِّكُلِّ نَبَإٍ مُّسْتَقَرٌّ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ
Resim---“Likulli nebein mustekar (mustekarrun), ve sevfe ta’lemûn (ta’lemûne).: Her bir haber için “kararlaştırılmış bir zaman (müstakarVAKTi)” vardır. Siz de yakında bileceksiniz.” (En’âm 6/67)

وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ
Resim---“Ve kezzebû vettebeû ehvâehum ve kullu emrin mustekırr (mustekırrun).: Yalanladılar ve kendi hevâ (istek ve tutku)larına uydular; oysa her İŞ =>Sonunda kararlaştırılmış, belirlenmiş kendi amacına varıp (VAKTinde) karar kılacaktır.” (Kamer 54/3)

Resim

NAHNU CERYÂNı”yLA=>YOKk EDeR=>“SEN”i.:


وَيَسْپَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى وَمَا اُوتٖيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ اِلَّا قَلٖيلًا
Resim---''Ve yes'eluneke ani'r- ruh, kuli'r- ruhu min emri RABBi ve ma utitum mine'l- ilmi illa kalila.:Sana RÛH hakkında soru soruyorlar. De ki.: “RÛH, RABBim'in bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.” (İsrâ 17/85)

Biz RABBu’l- Âleminden ne isteriz?. Yâ RABBi!. Biz, ancak SENin bildiğin Hakk ve Hayrdan istiyoruz. Hakk ve Hayr olandan istiyoruz.. Aklen değil naklen istiyoruz.. Ben, aklen bir insan olduğumu biliyorum, üç boyutluyum çünkü. BeDeN-NEFS-KALB dediğimiz üçlü içinde kalmışım.. "RûH, Emr Âlemindendir" diye âyet vardır.. Emr Âlemi =>Emir Veren Âlemdir..

Resim---İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Yahudilerden bir gruba uğradı. Onlardan bazısı.: "MuhaMMed'e RûH hakkında sorun!" dedi; bazısı da: "Sakın sormayın, hoşunuza gitmeyecek şeyler işitirsiniz!" diye aralarında konuştular. Sonunda kalkıp.: "Ey Ebu'l-Kâsım bize RûH'tan anlat, (RûH nedir?)" dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir müddet sessiz durdu. Ben anladım ki kendisine vahiy inmektedir. Sonra okudu.: "Sana RûHtan sorarlar; de ki, RûH, RABBimin Emrindendir. Size o'nun hakkında az bir ilim verilmiştir" (İsrâ 17/85)
Bir rivâyette: "Onun hakkında az bir ilim verilmiştir" denmektedir. A'meş: "Bizim kıraatımızda böyledir"
demiştir..
(Buhârî, İlm 47, Tefsir, Benû İsrâil 13, İ'tisâm 3, Tevhid 28, 29; Müslim, Münâfıkûn 32, (2794); Tirmizî, Tefsir (3140)


وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي وَمَا أُوتِيتُم مِّن الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً
Resim--- "Ve yes’elûneke anir rûhı, kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ(kalîlen).: Sana ruh'tan sorarlar; de ki: "RûH, RABBimin Emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir." (İsrâ 17/85)

Emr Âlemi neresi?. ALLAHu zü’L- CeLÂLin Kendi ÂLEMidir..

“RûHumuz'dan üfürdük” ne demek?. Hangi ruh?.: [/b]


فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُ سَاجِدِينَ
Resim--- "Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn (sâcidîne).: Artık onu dizayn edip- biçim verdiğim, içine RûHumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek yere kapanın!” (Hicr 15/29)

Şu ÂNda, Şe’ÂNuLLAHta SüNNetuLLAH üzere her ÂN bendeki RûH sendeki RûH!. Kaç tane?. TEK-BİR tane!. CeRRyÂN gibi.. Biz çoğuz diye çoğuzda birleşmeye çalışıyoruz ve onun için “BİZ BİR-İZ” diyoruz zâten!.
Nerde “BİZ BİR-İZ”?.

Emir veren kimdir, yâni ALLAH'tandır.. "Bundan ne çıkar, ne anlayalım?" diye sorulduğunda Resûlullah sallallahu aleyhi veselleme buyuruyor ki: “Aklınız kadar anlayın, herkes aklı kadar anlasın!.” Ne güzel cevâb değil mi..

Koca İmâm Fahreddin Râzi Efendimizin bildirdiği bir hadis-i şerîfte.:
Sahabe-yi Güzin.: Yâ Resûlullah! "RûH, RABB'imin emrindendir." den ne anlayalım?" diye sorduklarında;
Cenâb-ı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: "Aklınız kadar anlayın!" buyurmuştur...

(Fahreddin Râzi, Mefatih'ul Gayb-Tefsirü’l- kebir- gaybın anahtarları İsrâ Sûresi)

Resim

ASLı-ASTARı==>DAMLa SU’yu=>BİLmiYOR,
TEMELde===>“CENÂBEt==->MENi SUYU”sun!.:

İlk insanın çamurdan meydana getirildiğini ve onun neslinin meniden yaratılışını, öldükten sonra tekrar diriltilmesinin ALLAH tarafından olduğunu bildiren ayetlerden bazıları:
"And olsun ki biz insanı çamurun özünden yarattık. Sonra onu sağlam ve korunmuş olan anne rahmine bir damla su olarak yerleştirdik. Sonra o su damlasını yapışkan bir şey (cenin) olarak yarattık. Sonra onu bir parça et olarak yarattık. O et parçasını kemikler olarak yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra da onu bambaşka bir yaratılışla inşâ ettik. Yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde olan ALLAH’ın şanı ne yücedir! Sonra siz öleceksiniz. Sonra da kıyamet gününde diriltileceksiniz." (Mu’minûn, 23/12-16)
"O her şeyi en güzel şekilde yarattı, insanı da ilk önce çamurdan yarattı. Sonra insanın neslini basit ve hakir bir suyun özünden yarattı. Sonra onun vücudunu güzelce tanzim etti, ona yarattığı ruhtan üfledi ve size kulak, göz ve kalp verdi. Siz ne kadar da az şükrediyorsunuz? 'Biz yerin altında kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız?' dediler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir. De ki: Sizin için vazifelendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz."(Secde, 32/7-11)
"İnsan neden yaratıldığına bir baksın. O anne ile babadan çıkan, atılmış bir sudan yaratıldı. İnsanı böylece yaratan, onu tekrar diriltmeye de kâdirdir." (Târık, 86/5-7)
"Sizin yaratılmanız da diriltilmeniz de tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. Şüphesi ki ALLAH her şeyi hakkıyla işitir, hakkıyla görür." (Lokman, 31/28)
Kur'an’da canlıların hepsinin meniden yaratıldığı şöyle nazara verilir:
"ALLAH, hareket eden her canlıyı bir çeşit sudan yaratmıştır. Onlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayaküstünde yürür, kimi dört ayaküstünde yürür. ALLAH dilediğini dilediği şekilde yaratır. ALLAH’ın kudreti muhakkak her şeye yeter." (Nûr, 24/45)



Resim

===>SIBGATULLAH İKEN==->ASTAR BOYAsı.:


Resim
SIBGATALLAH =>ALLAH’ın BOYASI.. =>İSLÂM ve İMÂN FITRAtı..

صِبْغَةَ اللّهِ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ صِبْغَةً وَنَحْنُ لَهُ عَابِدونَ
Resim---“Sıbgatallâh (sıbgatallâhi) ve men ahsenu minallâhi sıbgaten, ve NAHNU lehu âbidûn (âbidûne).: ALLAH'ın boyası; ALLAH'ın boyası ile boyanandan daha ahsen (daha güzel) olan kim vardır? Ve bİZ, O'na kul olanlarız.” (Bakara 2/138)

Sıbga.: Boya, renk, levn. Din, mezheb..
SıbgatuLLah.: Cenâb-ı HAKk'ın dilediği tarz, manevî renk, biçim ve şekilde yaratması. İslâmî Ahlâk ve Karakteri halk etmesi. ALLAH'ın dini..

Kur'ÂN-ı Kerîmde Renk =>Sıbga.: Bakara 2/138..
Kur'ÂN-ı Kerîmde Renk =>Levn.: Bakara 2/69..
Kur'ÂN-ı Kerîmde RenkLer =>ELvân.: Nahl 16/13,69; Rûm 30/22; Fatır 35/27,28; Zümer 399/21..

Resim

bEN”deki=>BİZ BİR-İZ=>RABBim’in=>BEN”i.:


Resim

RABBenâ celle celâlihu..


SEN=>ÖZümüzü BİLensÎn,
SEN=>SIRRımızı SİLensÎn,
HAKk’tan=>HAKk’ta,
HAKk’La==->HAKk’a,
ENte=>SENsÎn,
ENâ=>SENsÎn!.


ZEVK 9840

KIRAt>BEdEN=>KITMiR>NEFSim.. KuL İHVÂNi KELÂMîyem,
RûH>AHADî=>KaLB>AHMEDî... SIRR-ı SUBHÂN SELÂMîyem,
EBDÂL-EBRÂR-AHYÂR-AHRÂRHÂLis->MuHLis MUHAMMEDî,
EDEB=>İLiM=>İRFÂN=>ERKÂN... EHLi BEYtî MELÂMîyemmm!..


04.01.2021 04: 01
brsbrsm...tktktrstkkmizdeseyrÂNnn..


bEN DEdiğim=>BİZ-in bENi,
DAMLası==>DENİZ-in bENi,
VADEt’in=>KESREt ZERResi,
NAHNU>BİZ BİR-İZ-in bENi!.


Resim

RABBenâ celle celâlihu..

RABBenâ =>Biz NÛRunuz.. ALLAHu NÛRu’s- semâvâti ve’l- ard..
RABBenâ =>Biz KULunuz.. Ve ENte hayru’l- vârisîn..
RABBenâ =>Biz MUHTAÇız.. Ve ENte Hayru’r- Râzikîn..
RABBenâ =>Biz MECBURuz.. Ve Ente Erhamu’r- Râhimîn..
RABBenâ =>Biz ME’MURuz.. Ve Ente Hayru’l- Munzilîn..
RABBenâ =>Biz MAHKUMuz.. Ve Ente Ahkemu’l- Hâkimîn..

RABBenâ =>Bize HAKiKatu-L HAKk’ı BİLdir.. Ve Ente Erhamu’r- Râhımîn..
RABBenâ =>Bize HAYRu’l- HAKk’ı BULdur.. Ve Ente Hayru’r- Râhimîn..
RABBenâ =>Bize ŞÂHiDu’ş- ŞÂHîD OLdur.. Ve Ente Hayru’l- Fâtihîn..
RABBenâ =>Bizi Eş ŞEHîD ŞEREFinLe GÜLdür.. Ve ENte Alâ Kulli Şey’in Şehîd..

Resim

ENâ=>SENsÎn.. SEN ALLAH celle celâlihu..:


يَا مُوسَى إِنَّهُ أَنَا اللَّهُ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Resim---”Yâ mûsâ innehû ENÂLLÂHu’l- AZÎZu’l- HAKÎM (hakîmu).: Ey Musâ! Muhakkak ki BEN, AZÎZ (yüce), HAKÎM (hüküm ve hikmet sâhibi) olan Allah'ım.” (Neml 27/9)

فَلَمَّا أَتَاهَا نُودِي مِن شَاطِئِ الْوَادِي الْأَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ أَن يَا مُوسَى إِنِّي أَنَا اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
Resim---”Fe lemmâ etâhâ nûdiye min şâtıı’l- vâdi’l- eymeni fî’l- buk’ati’l- mubâreketi mine’ş- şecerati en yâ mûsâ İNNÎ ENÂLLÂHu RABBu’L- ÂLEMÎN (âlemîne).: Böylece oraya geldiği zaman vâdinin sağ tarafından, mübârek yerdeki ağaçtan nidâ edildi.: “Ey Musâ! Muhakkak ki BEN, ÂLEMLERİN RABBİ ALLAH'ım!.” (Kasas 28/30)

Resim RABBenâ =>Biz NÛRunuz.:

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Resim---”ALLAHu Nûru’s- semâvâti ve’l- ard (ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ MISBÂHun, el mısbâhu fî zucâcetin, ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durriyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr (nârun), NÛRUN ALÂ NÛR (nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle li’n- nâsi, vallâhu bi kulli şey’in alîm (alîmun).: ALLAH, göklerin ve yerin NÛRu’dur. O’nun NÛRu, içinde MİSBAH (lâmba) bulunan kandil (ışık saçan bir kaynak) gibidir. Misbah, sırça (cam) içindedir. Sırça (cam), inci gibi (parlayan) yıldız gibidir. Doğuda ve batıda bulunmayan mübârek bir ağacın yağından yakılır. Onun yağı, ona ateş değmese de kendi kendine ışık verir. NÛR üzerine NÛRdur. ALLAH dilediğini NÛRuna hidâyet eder (ulaştırır)..” (Nur 24/35)

وَالَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ أُوْلَئِكَ هُمُ الصِّدِّيقُونَ وَالشُّهَدَاء عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ
Resim---”Vellezîne âmenû billâhi ve rusulihî ulâike humu’s- sıddîkûne ve’ş- şuhedâu inde RABBihim, lehum ecruhum ve nûruhum, vellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ulâike ashâbu’l- cahîm (cahîmi).: Ve, ALLAH'a ve O'nun Resûl'üne inananlar, işte onlar, onlar sıddıklardır ve şehitlerdir. RABB'lerinin yanında onların ecirleri ve NÛRları vardır. Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cahîm (alevli ateş) halkıdır.” (Hadîd 57/19)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَآمِنُوا بِرَسُولِهِ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِن رَّحْمَتِهِ وَيَجْعَل لَّكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِهِ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Resim---”Yâ eyyuhâllezîne âmenût tekûllâhe ve âminû bi resûlihî yû’tikum kifleyni min rahmetihî ve yec’al lekum nûren temşûne bihî ve yagfir lekum, vALLÂHu GAFÛRun RAHÎM (rahîmun).: Ey iman edenler! ALLAH'a karşı takvâ sâhibi olun. Ve O'nun Resûl'üne îmân edin ki, size rahmetinden iki kat versin. Ve sizin için, onunla beraber yürüyeceğiniz NÛR kılsın (versin). Ve sizi mağfiret etsin (günahlarınızı sevaba çevirsin). Ve ALLAH; GAFÛR'dur, RAHÎM'dir.” (Hadîd 57/28)

Resim

Resim---Câbir radiyallahu anhu.: “Yâ Resûlullah!. Anam-babam sana fedâ olsun, ALLAH’ın her şeyden önce ilk yarattığı şeyi bana söyler misiniz?” diye sordum. Şöyle buyurdu.:
”Ey Câbir! Her şeyden önce ALLAH’ın ilk yarattığı şey senin Peygamberinin NÛRudur. O NÛR, ALLAH’ın Kudretiyle onun dilediği yerlerde dolaşıp duruyordu. O vakit daha hiçbir şey yoktu. Ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne ateş/Cehennem vardı. Ne Melek, ne Gök, ne Yer, ne Güneş, ne Ay, ne Cin ve ne de İnsan vardı.
ALLAH mahlukları yaratmak istediği vakit, bu NÛRu dört parçaya ayırdı. Birinci parçasından Kalemi, ikinci parçasından Levh’i (Levh-i Mahfuz), üçüncü parçasından Arş’ı yarattı. Dördüncü parçayı ayrıca dört parçaya böldü: Birinci parçadan Hamele-i Arşı (Arşın Taşıyıcılarını), ikinci parçadan Kürsî’yi, üçüncü parçadan diğer Melekleri yarattı. Dördüncü kısmı tekrar dört parçaya böldü: Birinci parçadan Gökleri, ikinci parçadan Yerleri, üçüncü parçadan Cennet ve Cehennemi yarattı. Sonra dördüncü parçayı yine dörde böldü.: Birinci parçadan Mü’minlerin basîret NÛRunu/iman şuurunu, ikinci parçadan -marifetullahtan ibaret olan- Kalblerinin NÛRunu, üçüncü parçadan Tevhidden ibâret olan Ünsiyet NÛRunu (Lâ İLâhe iİLLâ ALLAH MuhaMMedu’r- ResûLuLLAH NÛRunu) yarattı.”
buyurdu.

(İmâm Ahmed, Müsned IV-127; Hâkim, Müstedrek II-600/4175; İbni Hibbân, El İhsân XIV-312/6404; Kastalanî, Mevâhibü'l-Ledünniye: 1/6; Krş. Aclunî, I/262-6)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "ALLAH.: “Seni =>Kendi NÛRumdan, diğer şeyleri de =>SENin NÛRundan yarattım!.” buyurdu.” buyurmuştur.
(Îmân Ahmed, Müsned IV-127; Hâkim, Müstedrek II-600/4175; İbni Hibbân, El İhsân XIV-312/6404; Aclûnî, Keşfü'l-Hâfâ I-265/827)

Resim---Cenâb-ı HAKk TeÂLÂ, insanlığın babası Âdem aleyhisselâm'ı yaratmıştı. Başını kaldırıp bakan Âdem aleyhisselâm, Arş-ı A'lâda muazzam bir NÛR ile bir isim yazılı gördü.: “AHMeD.”
Merak edip sordu.: “Yâ RABBî, bu NÛR nedir?”
ALLAH TeÂLÂ.: “Bu senin zürriyetinden bir Peygamberin NÛRu’dur ki, onun ismi göklerde AhMed ve yerlerde MuhaMMed'dir. Eğer, o olmasaydı, seni yaratmazdım!.”
buyurdu.

(Kastalanî, Mevâhibü'l-Ledünnîyye: 1/6)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH.: “Sen olmasaydın ben kainatı yaratmazdım.” buyurdu.” buyurmuştur.
(Aclunî, II: 164; Hâkim el Müstedrek, II: 615)
Resim
Cevapla

“Kul İhvâni Kimdir?” sayfasına dön