CuMâ CeM'im-İZ

Dinimizde mübarek gün ve geceler hakkında bilgiler.
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

NAHNU=>-SALLı..

=>AŞk’ı =>YEDi RENKLe tÂRiF,
=>YÂRin OMZUnda BiN-DALLı!.
=>ÂLim=>KÂMiL->ÂŞıKk->ÂRiF,
BİZ BİR-İZ->NAHNU->Mâ-SALLı!.

->Es SELÂt<=ü=>ve’s-SELÂMu,
SALL>İBÂDEt.. SELLi>HİZMEt!.
==>RASÛL-ü-RABB’ın KELÂMu,
İNKÂR->İBREt. İKRÂR>HİKMEt!.

=>ALLAH’a İMÂN=>DUYuLuR,
=>OKUNuR=->E-LEStü EZÂNı!.
=>RASÛLuLLAH’a==>UYuLuR,
KURULuR==>MAHŞeR MİZÂNı!.


ZEVK 10.185

====>SoL AVCuMdaki YAZGILaR====>KELÂMuLLAH HARİTAsı,
====>SaĞ AVCuMdaki ÇİZGİLeR==>RESÛLuLLAH KEVSER TAsı,
“ALLAHû =>EKBER!.”=>DİYERek,
=>KIYAMda =>SaĞ EL*>SoL BİLek,
NAHNU NÂZ<=>NİYÂZı>NAMAZ=>CUMÂ>CÂN-CÂNÂN MEVLÂsı!.


19.11.2021.. 12:54
brsbrsm...tktktrstkkmizcumzcemimizz..


=>“Es SELÂ!.”sı->PÂKLaR BİZ’i,
CUMÂ CEM’i=>PUSLu BURSA’m!.
==>SÎNE’sÎNde==>SAKLaR BİZ’i,
BİZ=>DELiyİZ =>USLu BURSA’m!.

YANDIRILMaz==>AŞKk ATEŞşi,
CÂNLANDIRıLıR==>İHVÂNİ’m!.
SÖNDÜRÜLMez=>AŞKk ATEŞşi,
DİNLENDİRiLiR==->İHVÂNİ’m!.
YERde<=>GÖKLeRde->ARAma,
“ÖZ”de=>BİLiNiR=>EFGÂNİ’m!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


Resim


كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Resim---“Kullu men aleyhâ fân(fânin).: Bütün kişiler (insanlar ve cinler) fÂNidir (yok olucudur).” (RahmÂN 55/26)

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Resim---“Ve yebkâ vechu RABBike zû’l- CeLLli ve’l-İKRâM (ikrâmi).: Ve CeLâL ve İKRâM SâHiBi RABBinin Vechi (Zâtı) bâki kalacaktır.” (RahmÂN 55/27)


Resim

Yâ İLâHe’l-ÂLEMîn!. Yâ RABBî celle celâlihu!.
Zorluklarla mücadelede birlik ve beraberlik, sabır ve metânet, basîret ve dirâyet lütfeyle. Emânet ve mesuliyet bilincimizi artır, hidâyet ve istikâmetimizi dâim eyle Yâ RABBî!.

İLAHî Yâ RABBî!.
Bizlere, Şanına yaraşır bir kulluk nâsib eyle. Bizleri SENin rızana ulaştıracak amellere muvaffak eyle! Gönüllerimizi sevginle ma’mur eyle.
Yâ RABBî!. Bize dünya ve âhirette iyilikler ve güzellikler ihsân eyle. Bizi, ana-babamızı ve bütün mü’minleri bağışla. Şüphesiz SEN, DUÂ larımızı işiten ve kabul edensin!.


Yâ RABBenâ!.
BİZ=>ZÂTIN’a karşı olan;
FAKRîyyetimizi BİLip=>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- VeKîL celle celâlihu!.
ACZîyyetimizi BİLip==>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- KeFîL celle celâlihu!.
ZİLLetimizi BİLip====>HasbünALLAHü ve Ni’me-l NaSîR celle celâlihu!.
İLLetimizi BİLip======>HasbünALLAHü ve Ni’me-l KÂFi celle celâlihu!.
KULLuğumuzu BİLip=>HasbünALLAHü ve Ni’me-l MeVLâ celle celâlihu!.
Diyoruz ve DUÂ Ediyoruz!. DUÂLarımızı Cumâ Günü Eşref Saatinde Kabul buyur!. Yâ RABBenâ celle celâlihu!.

Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!.
İrhamNÂ yâ RABBBeNâ ceLLe celâlihuu!..


Âmin Yâ Latîf Yâ Kerîm ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Rahîm Yâ Vedûd ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Fettâh Yâ Gaffâr ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Settâr Yâ ALLAH ALLAH celle celâlihu!..

Âmin... Âmin... Âmin... Âmin!.. Yâ Muîn celle celâlihu..


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


Resim
M.M.M. MuhaBBetLerimLe...
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

AKLım=>KEŞiş Dağ AYAZı,
YÜREğim->KoR ATEş SAZı,
BURAsı==>BURSA BÂZÂRı,
CUMÂ CEM’i=>NÂZ-NİYAZı!.

DEVLette===>ADÂLEt Bİtti,
MİLLEtten->MERHAMEt Gİtti,
KÖR>KÖRe KANDiL TutuYOR,
=>BİRBİRİne===>NELER Etti!.

PARA PUTU’n=>TAPıYORLaR,
HARAM Atıp==>KAPıYORLaR,
=>ALtta KALAN==>EZİLiYOR,
ALKIŞş!. ALKIŞş>YAPıYORLaR!.

=>YALAN’nın ADı===>SİYÂSEt,
=>HARAM’ın TADı==->TİCÂREt,
AHLÂKı====>KÖKünden SÖKtü,
HeR SES’e==>OYNuYOR MİLLEt!.

ÖMüR NE ki=>GELiR-GEÇeR,
HeR EKEN==>EKtiğin BİÇeR,
Yİyip<->İÇip=>TEPİNenLeR,
====>ECEL ŞERBEti’ni İÇeR!.


ZEVK 10.193

NASıL FELÂH BULuR RABbBm!.=>ŞEYTÂNI’n KOLLayAN MİLLEt?!
KELÂMULLAH<=>RASÛLULLAH==>TERk EDip SOLLayAN MİLLEt!?
HAYRdır DEyip BAŞa ÇÖKeN,
AĞZIn AÇaN->DİŞİn SÖKeN,
=->KÖTÜLÜKLeRin=>HESÂBI’n====>ÂHİREte YOLLayAN MİLLEt!?.


26.11.2021.. 12:58..
brsbrsm...tktktrstkkmdcumâcem’imizzz..


===->AKILLı ÂLEtLeR ÇIKktı,
AKL-ı SİLM’i==->YERe YIKktı,
=>NE SEVgi=>NE SAYgı KALdı,
AKLı OLANLaR CÂNdan BIKktı!.

HIRs-TAMAH=>AKILLaR ALdı,
KALANın==>KİN-KİBİR ÇALdı,
YÜREĞİm YANıYOR->RABBım,
=->ÇOCUKLaR ORTAda KALdı!.

HATıR GÖNüL=>SİLiYORLaR,
DİLim DİLim==>DİLiYORLaR,
==->CÂHiL KALmadı ORTAda,
=>İBLİS İLMİ’n=>BİLiYORLaR!.

=>HeR KAFA==>BARut FIÇIsı,
=>SÎNEde===>SİTEM SANCısı,
YOLcu SeRHoş HANcı ZeRHoş,
YOLdaş==>YOLLuk TALANCIsı!.

KUL İHVÂNİ’m===>Gİtt İŞİne,
DUYar==>DÜŞeRLeR=>PEŞİne,
=>GÖZÜnü YUMAN’a==>GECe,
HASsREttir=>HAKk GÜNEŞİne!.


HAYy DOSt ALLAH celle celâlihu!.

Resim

TAHKîK İMÂN=>SÂLiH AMEL,
ÖNün EMEL=->ARDında ECEL,
=>İLİM=>İRADe->İDRAKkta,
HAKk’a İŞTİRAk=>EBED-EZEL!.:


ALLAHu zü’L- CeLÂL’İn KELÂMuLLAH’ındaki BİZe BUYRUKLaRında.:

وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ وَمَا تُقَدِّمُواْ لأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ اللّهِ إِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Resim---“Ve ekîmu’s- salâte ve âtû’z- zekât (zekâte), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâh (indallâhi) innallâhe bi mâ ta’melûne basîr (basîrun).: Ve, namazı ikâme edin (kılın), ve zekâtı verin. Nefsleriniz için hayır olarak ne takdim ettiniz (sundunuz) ise , onu Allah'ın indinde bulursunuz. Muhakkak ki ALLAH, amellerinizi en iyi görendir.” (Bakara 2/110)

وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلِّيهَا فَاسْتَبِقُواْ الْخَيْرَاتِ أَيْنَ مَا تَكُونُواْ يَأْتِ بِكُمُ اللّهُ جَمِيعًا إِنَّ اللّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Resim---“Ve li kullin vichetun huve muvellîhâ festebikû’l- hayrât(hayrâti), eyne mâ tekûnû ye’ti bikumullâhu cemîâ (cemîan), innallâhe alâ kulli şey’in kadîr (kadîrun).: (Ümmetlerin) hepsinin döndükleri (yöneldikleri) bir yönü vardır. Artık hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, ALLAH sizin hepinizi biraraya getirir. Muhakkak ki ALLAH herşeye kaadirdir.” (Bakara 2/148)

الْحَجُّ أَشْهُرٌ مَّعْلُومَاتٌ فَمَن فَرَضَ فِيهِنَّ الْحَجَّ فَلاَ رَفَثَ وَلاَ فُسُوقَ وَلاَ جِدَالَ فِي الْحَجِّ وَمَا تَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّهُ وَتَزَوَّدُواْ فَإِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوَى وَاتَّقُونِ يَا أُوْلِي الأَلْبَابِ
Resim---“El haccu eşhurun ma’lûmât (ma’lûmâtun), fe men farada fîhinne’l- hacca fe lâ refese ve lâ fusûka ve lâ cidâle fî’l- hacc (haccı), ve mâ tef’alû min hayrın ya’lemhullâh (ya’lemhullâhu), ve tezevvedû fe inne hayra’z- zâdit takvâ, vettekûni yâ ulî’l- elbâb (elbâbi).: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edinirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur. Siz hayırdan ne yaparsanız ALLAH onu bilir. Ve (hayırlarla) (kendinize) azık hazırlayın. Fakat azığın en hayırlısı muhakkak ki takvâ sâhibi olmaktır. Ve ey ulû’l- elbâb! BANA karşı takvâ sâhibi olun.” (Bakara 2/197)

يَسْأَلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلْ مَا أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالأَقْرَبِينَ وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا تَفْعَلُواْ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ
Resim---“Yes’elûneke mâzâ yunfikûn (yunfikûne), kul mâ enfaktum min hayrin fe li’l- vâlideyni ve’l- akrabîne ve’l- yetâmâ ve’l- mesâkîni vebni’s- sebîl (sebîli), ve mâ tef’alû min hayrin fe innallâhe bihî alîm (alîmun).: Sana (ALLAH yolunda) ne infâk edeceklerini soruyorlar. De ki.: “Hayır olarak ne infâk ederseniz (ALLAH yolunda verirseniz) işte o, anne-baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve (yolda kalmış) yolcular içindir. Ve hayır olarak ne yaparsanız, o takdirde muhakkak ki ALLAH, onu en iyi bilendir.” (Bakara 2/215)

يُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَأُوْلَئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ
Resim---“Yu’minûne billâhi ve’l- yevmi’l- âhiri ve ye’murûne bi’l- ma’rûfi ve yenhevne ani’l- munkeri ve yusâriûne fî’l- hayrât (hayrâti), ve ulâike mine’s- sâlihîn (sâlihîne).: Onlar, ALLAH'a ve yevmi’l- âhire îmân ederler, mâruf (irfân) ile emreder ve kötülükten nehyederler (men ederler) ve hayırlara koşarlar. İşte onlar, sâlihlerdendir.” (Âl-i İmrân 3/114)

مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِهِ وَمَنْ أَسَاء فَعَلَيْهَا ثُمَّ إِلَى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
Resim---“Men amile sâlihan fe li nefsih (nefsihî), ve men esâe fe aleyhâ summe ilâ rabbikum turceûn (turceûne).: Kim sâlih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, kendi nefsi içindir (lehinedir). Ve kim kötülük yaparsa, o da kendi aleyhinedir. Sonra RABB’inize döndürüleceksiniz.” (Câsiye 45/15)

RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in BİZe BUYRUKLaRında.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplamadan evvel, sâlih ameller işlemekte acele ediniz! Öyle zamanlar geldiğinde insan, sabah mü’min iken akşama kâfir olarak çıkar; akşam mü’min iken sabaha kâfir olarak çıkar. Dinini küçük bir dünyalığa satar.” buyurmuştur.
(Ebû Hüreyre radiyallahu anhu’den; Müslim, Îmân, 186. Ayrıca bkz. Tirmizî, Fiten, 30; Zühd, 3; İbn-i Mâce, İkâme, 78; Ahmed, II, 303, 372, 523)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Yedi şey gelmeden evvel, sâlih ameller işlemekte acele ediniz!. Yoksa gerçekten siz;
1-) (İbadeti, haram ve helâl hudutlarını) unutturan fakirlik,
2-) Azdıran zenginlik,
3-) (Her şeyi) bozup perişan eden hastalık,
4-) Aklı ve idrâki zaafa uğratarak saçma-sapan konuşturan ihtiyarlık,
5-) Ansızın geliveren ölüm,
6-) Gelmesi beklenen şeylerin en şerlisi Deccâl ve,
7-) Kıyametten başka bir şey mi beklediğinizi sanıyorsunuz? Kıyâmet ise, belâsı en müthiş ve en acı olandır.”
buyurmuştur.

(Tirmizî, Zühd, 3/2306)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kimin, Allah yolunda bir tek saçı ağarırsa, bu kıyamet günü onun için bir nûr olur.” buyurmuştur.
(Amr bin Abese radiyallahu anhu’den; Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 9/1635; Nesâî, Cihâd, 26/3140; Ahmed, IV, 113)

Resim---Câbir bin Abdullah radiyallahu anhu.: “Uhud Günü bir adam Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’e.: “Eğer öldürülürsem, nerede olurum?” diye sordu. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Cennet’te” cevabını verdi. Bunun üzerine o sahabî, (yemekte olduğu) elindeki hurmaları attı, sonra da şehid düşünceye kadar savaştı.
(Buhârî, Meğâzî, 17; Müslim, İmâre, 143. Ayrıca bkz. Nesâî, Cihâd, 31)

Resim---Ebû Saîd el-Hudrî radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ashâbının gerilerde saf tutmaya çalıştığını gördü. Bunun üzerine onlara.: “Öne doğru gelin ve bana uyun! Sizden sonrakiler de size uysunlar! Bir topluluk devamlı sûrette geri dura dura, ALLAH onları geri bırakır!.” buyurdu.
(Müslim, Salât, 130. Ayrıca bkz. Ebû Dâvûd, Salât, 97/680; Nesâî, İmâmet, 17; İbn-i Mâce, İkâmet, 45; Ahmed, III, 34)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kişi doğduğundan itibâren ihtiyarlık sebebiyle vefât ettiği güne kadar, ALLAH Rızâsını kazanma uğruna yüz üstü yerlerde sürünse, yâni ibâdet, tâat ve hizmetlere koşmak için her türlü meşakkate katlansa bile, kıyâmet günü bu yaptıklarını çok az görecek ve daha fazla yapmış olmayı hasretle arzu edecektir.” buyurmuştur.
(İ. Ahmed, IV, 185; Beyhakî, Şuab, I, 479; Heysemî, I, 51; X, 225, 358)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ey insanlar! Ölmeden evvel ALLAH’a tevbe ediniz! Sizi meşgul edecek bir takım sıkıntı ve meşakkatlerle karşılaşmadan evvel, sâlih amellere koşunuz! ALLAH’ı çok çok zikretmek ve gizli açık bol bol sadaka vermek sûretiyle, O’nun, üzerinizdeki hakkını îfâya gayret ediniz ki rızka nâil olasınız, yardım göresiniz ve ıslâh edilesiniz!” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce, İkâme, 78)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Bedir’de ashâbını cihâda teşvik etmiş ve onlara cenneti hatırlatmıştı. Düşman iyice yaklaşınca da.: “Haydi, genişliği semâvât ve arz kadar olan cennet için kalkın!.” buyurmuştu.
Bunun üzerine Umeyr bin Hümâm (radiyallahu anhu) atılarak.:
“Yâ Resûlullah! “Genişliği semâvât ve arz kadar olan cennet” mi buyurdunuz?.” dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Evet!” cevabını verdi.
Umeyr.: “Ne iyi, ne âlâ!” dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Niçin öyle söyledin?” diye sorunca,
Umeyr.: “Hayır vallâhi yâ Rasûlallah, başka bir şey için değil, sadece Cennet Ehlinden olmak için böyle söyledim!” dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem o’na.: “Sen, Cennet Ehli’ndensin!” müjdesini verdi.
Umeyr radiyallahu anhu, cihâda kuvvetli girmek için torbasından birkaç hurma çıkarıp yemeye başladı. Ancak gecikmeye daha fazla sabredemeyerek.: “Bu hurmaları yiyinceye kadar yaşayacak olursam, bu gerçekten uzun bir hayat olacaktır. Hurmalar bitinceye kadar burada oturursam dünyaya karşı fazla hırs göstermiş olurum!.” dedi ve elindeki hurmaları fırlatarak kılıcını çekip düşmanla savaştı.
Nihâyet şehîdlik mertebesine nâil oldu..

(Buharî, Meğâzî, 17; Müslim, İmâret, 145; Muvatta’, Cihâd 42)

وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ
Resim---“Ve sâriû ilâ magfiretin min RABBikum ve cennetin arduhâ’s- semâvâtu ve’l- ardu, uiddet li’l- muttekîn (muttekîne).: Ve RABBiniz'den olan mağfirete (koruma kalkanına almasına, bağışlamasına) ve genişliği yerler ve gökler kadar olan, muttekîler için hazırlanmış olan CeNNete koşun!.” (RahmÂN 55/27)

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Resim---“Kullu men aleyhâ fân(fânin).: Bütün kişiler (insanlar ve cinler) fÂNidir (yok olucudur).” (RahmÂN 55/26)

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Resim---“Ve yebkâ vechu RABBike zû’l- CeLLli ve’l-İKRâM (ikrâmi).: Ve CeLâL ve İKRâM SâHiBi RABBinin Vechi (Zâtı) bâki kalacaktır.” (RahmÂN 55/27)


Resim

Yâ İLâHe’l-ÂLEMîn!. Yâ RABBî celle celâlihu!.
Zorluklarla mücadelede birlik ve beraberlik, sabır ve metânet, basîret ve dirâyet lütfeyle. Emânet ve mesuliyet bilincimizi artır, hidâyet ve istikâmetimizi dâim eyle Yâ RABBî!.

İLAHî Yâ RABBî!.
Bizlere, Şanına yaraşır bir kulluk nâsib eyle. Bizleri SENin rızana ulaştıracak amellere muvaffak eyle! Gönüllerimizi sevginle ma’mur eyle.
Yâ RABBî!. Bize dünya ve âhirette iyilikler ve güzellikler ihsân eyle. Bizi, ana-babamızı ve bütün mü’minleri bağışla. Şüphesiz SEN, DUÂ larımızı işiten ve kabul edensin!.


Yâ RABBenâ!.
BİZ=>ZÂTIN’a karşı olan;
FAKRîyyetimizi BİLip=>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- VeKîL celle celâlihu!.
ACZîyyetimizi BİLip==>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- KeFîL celle celâlihu!.
ZİLLetimizi BİLip====>HasbünALLAHü ve Ni’me-l NaSîR celle celâlihu!.
İLLetimizi BİLip======>HasbünALLAHü ve Ni’me-l KÂFi celle celâlihu!.
KULLuğumuzu BİLip=>HasbünALLAHü ve Ni’me-l MeVLâ celle celâlihu!.
Diyoruz ve DUÂ Ediyoruz!. DUÂLarımızı Cumâ Günü Eşref Saatinde Kabul buyur!. Yâ RABBenâ celle celâlihu!.

Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!.
İrhamNÂ yâ RABBBeNâ ceLLe celâlihuu!..


Âmin Yâ Latîf Yâ Kerîm ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Rahîm Yâ Vedûd ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Fettâh Yâ Gaffâr ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Settâr Yâ ALLAH ALLAH celle celâlihu!..

Âmin... Âmin... Âmin... Âmin!.. Yâ Muîn celle celâlihu..


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
Huve İLLâ HUuu!.

=>GÜLBAĞI’na=>GİRMEKk İÇin,
GONCAGÜLü’n=>DERMEKk İÇin,
==->AHSENi TAKVîM YAŞA!.mak,
DERİ’n=>GERGEf GERMEKk İÇin!.

AŞKı=>AHSEN-i TAKVîM BİLmek,
HAKk’ı=>KÂiM=>MUKîM BİLmek,
HeR YeR-HeR ÂN-HâL->NEFESte,
===->SIRAt-ı MÜSTAKîM BİLmek!.

Resim

DUDAKkLarın==->DİŞşLerinLe,
==>KİLİtLe==>ESNEKk DİLin’i!.
=>HELÂL KAZANÇç İŞşLerinLe,
=>GÖZet=->BOĞAZ ENGELin’i!.

Resim

YiNE==->CUMÂ GECEsinde,
BİLdiğim==>BİLMECEsinde,
Ya GÜL>Ya GÜLün kOKUsu,
HeR HARFinde>HECEsinde!.

BURSA LODOSu==->KÜKREdi,
=>UYkumu=>GÖğe SAVURdu!.
=>“ÂŞIğa UYku YOKk!.” DEdi,
=>AKLIma VURdu da->VURdu!.


ZEVK 10.200

=>Bu GECE KAYBEttim Dİye===->UYKUM’u ÜNLEdi RÜZ-i GÂR,
GURBEtte=>HASREtt SEVgiye==>CAMLARda İNLEdi RÜZ-i GÂR,
GEÇeN-GELen.. HEP’ten-HİÇ’ten,
=>BiR ISLIKk Tutturdum=>İÇ’ten,
AHh!. MEŞELeR GÖĞERmiş Yine.. SUSstu ve=>DİNLEdi RÜZ-i GÂR!.


03.12.2021.. 03:12..
brsbrsm...tktktrstkkmdcevL-ÂNnn..
03.12.2021.. 13:12..
brsbrsm...tktktrstkkmdcumacem’imizz..


YERLeR DOLu=>GÖKLeR DOLu,
HAYy’ın>“HAYyaLe’s- SELÂH”ı!.
=====>SIRATı MUSTAKîM YOLu,
HAKk’ın>“HAYyaLe’L- FELÂH”ı!.
KUL İHVÂNim==>EZÂNAH!.”ı!.

TEKe TEKk’te=>YAŞAmayan,
TEKe TEKk”i->NİCe BİLsin!
=>AŞKk ARŞı’na>AŞAmayan,
bENLik SIRRı’n NASıL BİLsin!.

CEVR-i CiHÂN->ÇARk-ı ÇİLe,
BiZ NE SÖYyLesek=>NÂFİLe,
YANıYORuz!.<->DONuYORuz,
=->GEÇENi<=>GELENi=>İLe,
KuL İHVÂNİ’m=>YÂRLe BİLe!.

KELÂMuLLAH==->DUYmak İÇin,
RESÛLuLLAH====>UYmak İÇin,
===>“feFiRRû=->İLâ ALLAH!.”ı,
bEN KABuğun”->SOYmak İÇin!.


RÜZGÂR.: Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bâd..
RÜZ-i GÂR.: Dünyânın içinde bulunduğu devir, zaman, hengâm, vakit, dehr..


Resim===>“feFiRRû=>İLâ ALLAH!.”ı,

فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Resim---“Fe firrû ilâllâh (ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn (mubînun).: Ey MuhaMMed! de ki.: “Öyleyse ALLAH'a koşun!. Gerçekten BEN size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir UYARICIyım.” (Zâriyât 51/50)

وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Resim---“Ve lâ tec’alû meallâhi ilâhen âhar (âhara), innî lekum minhu nezîrun mubîn (mubînun).: Ve ALLAH ile beraber başka ilâhlar kılmayın!. Muhakkak ki BEN, sizin için O'ndan (ALLAH tarafından gönderilmiş) apaçık bir NEZÎRim!.” (Zâriyât 51/51)

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Resim---“Ve mâ halaktu’l- cinne ve’l- inse illâ li ya'budûni.: Ve BEN, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) BANA kul olsunlar diye yarattım.” (Zâriyât 51/56)

Resim
==->AHSENi TAKVîM YAŞA!.mak,
AŞKı=>AHSEN-i TAKVîM BİLmek,:


وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
Resim---"Ve’t- tîni ve’z- zeytuni.: İncire ve zeytine andolsun.” (Tîn 95/1)

وَطُورِ سِينِينَ
Resim---" Ve tûri sînîn (sînîne).: Sinâ Dağı'na andolsun.” (Tîn 95/2)

وَهَذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ
Resim---"Ve hâzâ’l- beledi’l- emîn (emîni).: Ve bu emin beldeye (Mekke Şehri’ne) (andolsun).” (Tîn 95/3)

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Resim---"Lekad halaknâ’l- insâne fî ahseni takvîm (takvîmin).: Andolsun ki BİZ, insanı (nefsini), ahseni takvîm içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte-kıvamda) yarattık.” (Tîn 95/4)


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

BURSAmda=>CUMâ EZÂNı,
SESini=->RÛHunda DİNLe!.
ÂLeM==>MELÂMEt MİZÂNı,
EZÂN SÂSHİBi==>SENİNLe!.

HeR DOĞaN GÜNeş==>ZeVÂLde,
=>İMÂN<=>AMeL=->AVUçta KOR!.
HeR YeR-HeR ZamÂN-HeR HÂLde,
HAKkı<=>HAYRı=->YAŞAmak ZOR!

HAKk-ın=>HALkın TEPELEme,
HALk İÇİnde===>HAKk’a EĞİL!.
bEN şÖYLe-bÖYLeyim!. DEme,
>“HUDUDULLAH HADDi”ni BİL!.

=>HADDi AŞKınLığı BIRAk,
=>AKLeN TAŞKınLığı BIRAk,
HAKk’a SıĞıN KuL İHVÂNİm,
Şu ÂN==->ŞAŞKınLığı BIRAk!.


ZEVK 10.207

=>KRAL<=>KÖLe=>İNSÂN ASLı==>BiR DAMLacık=>CENÂBEt SU,
CENÂBı HAKk’ın NÛRU’yuz BİZ!. YAŞAmak=>BİZ BİR-İZ DUY!.U,
BAKmak-GÖRmek.. BİLmek-BULmak,
İŞİt-DUYmak.. ==->HAKk’La OLmak,
HAKk’a SALLın=>SÜREKLi KıL!.“FaSBİR SABReN CEMÎLâ”=>HU!.


10.12.2021.. 13:54..
brsbrsm...tktktrstkkmdcumâCEM’imizzz..


SOL ELin=>KELÂMULLAH’ı,
SAĞ ELin=->RESÛLULLAH’ı,
BIRakmasın=>ÖNüne BAKk,
=>BİZle<->İZLe=>ALİ ŞÂH’ı!.

=>ECEL GiBi===>ENSEsi’nde,
=>EMEL GiBi==>GÖLGEsi’nde,
DiNLeR-ANLaR-BEKLeR-SUSaR,
İHVÂNim==>KUL BÖLGEsi’nde,
==>SIRR MELÂMEt NEŞEsi’nde!.


celle celâlihu..
aleyhumusselâm..


Resim

فَاصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلً
Resim---“Fasbir sabren cemîlâ (cemîlen).: Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.” (Me’âric 70/5)

إِلَّا الْمُصَلِّينَ
Resim---“İlle'l- musallîn (musallîne).: Namaz kılanlar (ASLına SALL edenLer) hariç.” (Me’âric 70/22)

الَّذِينَ هُمْ عَلَى صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ
Resim---“Ellezîne hum alâ salâtihim dâimûn (dâimûne).: Ki onlar, namazlarında süreklidirler.” (Me’âric 70/23)



Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

SÛREtte=>CiSiM İHVÂNİ’m,
SÎREtte===>İSiM İHVÂNİ’m,
GEÇmiş-GELecek-Şu ÂN’da,
DUVARda>ReSiM İHVÂNİ’m!.

TEKe TEKkte=>CUMÂ CEMi,
BUZ GiBi==>BURSA HAVAsı!.
KaDER KaDAR DEMde DEMi,
=>ATEŞte=->TEVHiD TAVAsı!.

GÖKk DOLUsu=->EZÂN SEsi,
->HAKka HAYRa ÇAĞırıYOR!.
==>KÜLLî ŞEYyi ve HERKEsi,
“BİZ BİR-İZ”i==>BAĞırıYOR!.


ZEVK 10.214

YERsiz-YURtsuz BULut GÖNLüm,
**BAş-AYAksız YELLer İLe=>YORULmaz!.
AŞKk ATEŞi İÇİnde====>ÖMRüm,
**SEVeNe SEVDÂsın SIRRI=->SORULmaz!.
bEN NELeR YAŞAdım=->GÖRdüm,
===>ÖMRÜMü ÇİLLemLe ÖRdüm,
**GÜLüm Gİtti GURBEt ELde=>DURULmaz!.


17.12.2021.. 13:07..
brsbrsm...tktktrstkkmdcumâcem’imizzz..


HAKk’ın=>KIYMEti’ni BİLmek,
HAYR’ın=->Nİ’MEti’ni BİLmek,
RABB’ın DUYup RESÛL’e UYup
=->HAYyat CENNEti’ni BİLmek!.

SIRR-ı SUBHÂN>SEVİYyEsi,
KÂBE’de SAFfLar=>DÂİRe!.
RABB’ın SÖZü>RESÛL SEsi,
->GERİsi BOŞ Lâf ve SÂİRe!.

====>İYİLeR===>İYİ İHVÂNİ,
KÖtüLeRe=>SÖZümüz YOKk!
ALLAH->BÂKi=>HERKEs FÂNİ,
->EMELi->Yay!.. ECELi->OKk!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


CUmız Mubârek OLsun...

Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

EMELLeR PEŞi'nde İNSÂN,
BiNBiR SeBeB SonUC’nda,
>HIRSının PEŞinde İNSÂN,
ECELi=->AYAKk UCU’nda!.

ESMÂLaR TÜMÜdür=>AKıL,
İkİ AVCUnda==->HARiTAsı!.
AKLı NÛRLaNdıRaN>NAKiL,
KALB KaZaNı<=>KaFa TAsı!.
ÂDEM<->ÂLEM=>MÂSiVÂsı!.
KuL İHVÂNİm HASLaR Hası!.


ZEVK 10.221

İNSÂN NEFSin>İNSÂN AKLIn=>CÂN PERYOD->CÂN FREKANSı,
DÖRt YÖN-e SALDıRıR DuRuR=>Hİç DURmadan İNeR-ÇIKaR!.
CİHÂNda CÂNLaR CENGİnde=>OLuR! OLmaz! HAYyat DANSı,
“OLAN!.”ı HAk BİLmez İNSÂN=>CÂNın SIKaR>YAKaR>YIKaR!.
ALıp<=>SAtma KuL İHVÂNİm=->GÜN GELiR CÂNından BIKaR!.


24.12.2021.. 13:11..
brsbrsm...tktktrstkkmdecumâCEM’imizzz..


ALLAH SÖZÜ’n=>RESÛL SESİ’n,
CÂN TENdeyken DUYsa İNSÂN!.
OLur!. OLmaz!.>SoN NEFESİ’n
HAKk’a=->HAYR’a UYsa İNSÂN!.

=>RABB'imin KADRi’ni BİLip,
=>KÛN feyeKÛNda=->EĞİLip,
HAKk’a>İMÂN->HAYRı>AMEL,
=>“AKIL İKİLiği”n===->SİLip!.

AKLı OLANLaR =>Bu ÂLEM’de,
Ya NÛR Ya NÂR’da=>ZÜMERÂ!.
KuL İHVÂNİm DEM Bu DEM’de,
DE ki===>KEBBiRhu TEKBİRÂ!.


Resim

EMELLeR PEŞi'nde İNSÂN,
BiNBiR SeBeB SonUC’nda,
>HIRSının PEŞinde İNSÂN,
ECELi=->AYAKk UCU’nda!.:

EMEL.: Ricâ, ümid, şiddetli istek. Ummak. Gaye..
ECEL.: Her mahlukun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti. Âhirete göç etmek. İleride olacağı şüphesiz olan. ALLAH celle celâlihu'nun takdir ettiği ömür..
ECEL-i Futrî.: Her mahlukun yaradılışı itibariyle Cenâb-ı ALLAH celle celâlihu tarafından tayin olunan vasati ömrü. Biyolojik ömür..
ECEL-i Müsemmâ.: f. Muayyen bir zamana kadar, ALLAH celle celâlihu'nun takdir ettiği ölüm.
ECEL-i Mev’ud.: Mukadder olan ölüm. şüphesiz gelecek olan ölüm..
ECEL-i Muallak.: Levh-i Mahv İsbat'ta mukadder olarak yazılı, bâzı şartlarla mukayyed olan ecel..
ECEL-i Mübrem.: Elinden kurtulunması mümkün olmayan, kaçınılmaz olan ecel..


Resim EMEL ve ECEL.:

Ümit etmek, arzu etmek anlamına gelen “emel (األمل “(kelimesi recâ ve temennî kelimeleri ile yakın anlamlıdır. Ancak insanın “isteklerini/ümitlerini” ifâde eden bu kelimeler arasında bazı nüanslar bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre EMEL; uzun ömür, malın çokluğu gibi kişinin nefsinin hoşlandığı ve gerçekleşmesi uzun zamana bağlı olan istekleri. Recâ ve Temenni kelimeleri ise daha kısa ve orta vadedeki istek ve arzuları ifâde etmek için kullanılmaktadır..

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den nakledilen hadislerde çoğunlukla zühd/rikâk kelimelerinin mukabili bir kavram olarak kullanılan EMEL; içinde dünya sevgisi bulunan arzuları ifâde etmek üzere insanın “uzun vadeli arzular taşıması, zihnini yoğun bir şekilde bunlarla meşgul etmesi ve çabalarını büyük ölçüde bu arzuları nı gerçekleştirmesi yolunda harcaması” için kullanılan Tûl-i Emel/Uzun Emel anlamındadır..

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in insanın dünyalık arzuları-EMELLeRi ile ECELi arasındaki bağı geometrik bir şekille anlattığı rivâyet başta İmam Buhârî’nin Câmiu’s-Sahîh’i olmak üzere birçok kaynakta rivâyet edilmiştir..


Resim---Sadaka b. Fazl =>Yahya b. Saîd =>Süfyan es-Sevrî =>Babası (Saîd b. Mesrûk) =>Münzir =>Rebî’ b. Huseym târikiyle Abdullah b. Mesud’un (radiyallahu anhum) şöyle dediğini rivâyet etmiştir.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem dört köşeli bir şekil çizdi. (Ve bu) şeklin ortasına (da) dışarı taşan/çıkan bir çizgi çizdi. (Sonra da şeklin) kenarından ortadaki çizgiye doğru küçük çizgiler çizdi ve şöyle buyurdu.: “İşte şu insÂN, şu da onu kuşatan -ya da kuşatmış olan- ECELidir. Dört köşeli şekilden (kareden) dışarı çıkan (çizgi de) onun EMELidir. Şu küçük çizgiler de (onun başına gelebilecek olan) sıkıntılardır. (İnsan bu sıkıntılardan) birinden kurtulsa başına diğeri gelir. Ötekisi onu ıskalarsa beriki ona diş geçirir!.” buyurdu.
(Buhârî, Rikâk 4; Tirmizî, Kıyamet 22; İbn Mâce, Zühd 27.)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “Mutü kable en temutü.: ÖLmeden önce ÖLünüz!” buyurmuştur.
(Aclunî, Keşfü’l-Hâfâ II-291-2669)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Lezzetleri yok edeni (yani ölümü) çok hatırlayın.” buyurmuştur.
(Nesâî, Cenâiz, 3)

Resim---Abdullah İbn Ömer radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte idim. Ensardan bir adam gelerek Peygamber aleyhisselâm’a selâm verdi. Sonra şöyle dedi.: “Yâ Resûlullah! Mü’minlerin hangisi daha faziletlidir?”
Peygamber aleyhisselâm.: “Ahlâk bakımından en güzel olanları.” buyurdu.
Sonra adam.: “Mü’minlerin hangisi daha akıllıdır?” diye sordu.
Peygamber aleyhisselâm.: “Ölümü en çok hatırlayanları ve ölümden sonrası için en güzel şekilde hazırlananları. İşte onlar en akıllı olanlardır.” diyerek cevab verdi.”

(İbn Mâce, Zühd, 31)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Her kim Allah’a kavuşmayı dilerse Allah da ona kavuşmayı diler ve her kim Allah’a kavuşmayı hoş görmezse, Allah da ona kavuşmayı hoş görmez.” buyurmuştur.
(Ubâde b. Sâmit radiyallahu anhu’ten; Buhârî, Rikâk, 41)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Hiçbiriniz başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü istemesin. Eğer mutlaka isteyecek olursa.: "ALLAH’ım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, ölüm benim için hayırlıysa canımı al!" desin.” buyurmuştur.
(Enes b. Mâlik radiyallahu anhu’ten; Buhârî, Merdâ, 19)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ölmek üzere olanlarınıza.: ‘Lâ ilâhe illâllah” (tevhidini) telkin edin.” buyurmuştur.
(Ebû Hüreyre radiyallahu anhu’den; Müslim, Cenâiz, 2)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ölümü ve öldükten sonra cesed ve kemiklerin çürümesini hatırlayın. Âhiret Hayatını isteyen, Dünya Hayatının süsünü terk eder.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Kıyâmet, 24)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Dünyada tıpkı bir garib, hattâ bir yolcu gibi davran! Kendini ölülerden ve kabir ehlinden say." buyurmuştur.

(Buhârî, Rikāk, 3; Tirmizi, Zühd, 25)

Enes bin Mâlik radıyallâhu anh.:
“YeR, her gün şu 10 öğüt ile İnsÂNa seslenir.:
Ey Âdemoğlu!.
1-) Üzerimde gezinip durursun; hâlbuki dönüşün bana’dır.
2-) Üzerimde türlü günah işlersin; hâlbuki içimde azâb göreceksin.
3-) Üzerimde gülüp eğlenirsin; hâlbuki içimde ağlayacaksın.
4-) Üzerimde sevinirsin; hâlbuki içimde üzüleceksin.
5-) Üzerimde mal toplayıp durursun; hâlbuki içimde pişman olacaksın.
6-) Üzerimde haram yersin, hâlbuki içimde kurtlar seni yiyecek.
7-) Üzerimde böbürlenirsin; hâlbuki içimde hor ve hâkir olacaksın.
8-.) Üzerimde neşe ile yürüyorsun; hâlbuki içimde hüzne boğulacaksın.
9-) Üzerimde aydınlıkta gezinirsin; hâlbuki içimde karanlıkta kalacaksın.
10-) Üzerimde topluluklar içinde dolaşırsın; hâlbuki içime tek başına gireceksin!.” buyurmuştur..

(İbn-i Hacer el-Askalânî, Münebbihât, 37)

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
Resim---“Alimet nefsun mâ kaddemet ve ahharet.: (Her) nefs ne takdim ettiğini (yaptığını) ve neyi tehir ettiğini (yapmadığını) bilmiştir.” (İnfitâr 82/5)

يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ
Resim---“Yâ eyyuhel insânu mâ garreke bi rabbikel kerîm(kerîmi).: Ey insÂN! KERİM olan RABB’ine karşı seni aldatan (mağrur kılan) nedir?.” (İnfitâr 82/6)

الَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّاكَ فَعَدَلَكَ
Resim---“Ellezî halakake fe sevvâke fe adelek (adeleke).: O (senin RABBin) ki, seni yarattı, sonra seni sevvâ etti (SEViyeLedi-dizayn etti), sonra da düzen üzere seni dengeli, sağlıklı kıldı./ O seni yaratan, yaratılış amacına uygun olarak şekillendiren, dengeli ölçülü bir biçim ve karekter verendir.” (İnfitâr 82/7)

فِي أَيِّ صُورَةٍ مَّا شَاء رَكَّبَكَ
Resim---“Fî eyyi sûretin mâ şâe rekkebek (rekkebeke).: Dilediği sûrette (şekilde) seni terkip etti (farklı genetik şifreleri biraraya getirip (her insana) farklı sûretler verdi)./ Seni, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şekil, çehre ve bedenle parçalardan oluşturarak yaratandır.” (İnfitâr 82/8)

KuL İhvÂNi KELAMULLAHımız DUYy! Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz'e UYy!.:


الَّذِينَ اتَّخَذُواْ دِينَهُمْ لَهْوًا وَلَعِبًا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ نَنسَاهُمْ كَمَا نَسُواْ لِقَاء يَوْمِهِمْ هَذَا وَمَا كَانُواْ بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Resim---“Ellezînettehazû dînehum lehven ve leiben ve garrethumu'l- hayâtu'd- dunyâ, felyevme nensâhum kemâ nesû likâe yevmihim hâzâ ve mâ kânû bi âyâtinâ yechadûn (yechadûne).: Onlar, onların dînini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının onları aldattığı kimselerdir. Böylece onlar bugünlerine ulaşacaklarını nasıl unuttularsa ve nasıl âyetlerimizi bile bile inkâr ettilerse, bugün de Biz onları unuturuz.” (A’râf 7/51)

Resim
AKLı OLANLaR =>İkİ ÂLEM’de,
Ya NÛR Ya NÂR-da=>ZÜMERÂ!.:


وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ
Resim---“Ve vuffiyet kullu nefsin mâ amilet ve huve a’lemu bimâ yef’alûn (yef’alûne).: Ve her nefse (herkese) yaptığının karşılığı ödendi. Ve O (ALLAH), onların yaptıklarını çok iyi bilir./ Herkese, işlediği amelinin karşılığı tam olarak verilir. ALLAH onların davranışlarını iyi bilir.” (Zümer 39/70)

وَسِيقَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِلَى جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتَّى إِذَا جَاؤُوهَا فُتِحَتْ أَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ آيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَاء يَوْمِكُمْ هَذَا قَالُوا بَلَى وَلَكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِرِينَ
Resim---“Vesîkallezîne keferû ilâ CEHENNEME ZUMERÂ (zumeran), hattâ izâ câuhâ futihat ebvâbuhâ, ve kâle lehum hazenetuhâ e lem ye’tikum rusulun minkum yetlûne aleykum âyâti rabbikum ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû belâ ve lâkin hakkat kelimetu’l- azâbi ale’l- kâfirîn (kâfirîne).: Kâfirler, ZÜMRE ZÜMRE CEHENNEME sürülürler. Oraya geldikleri zaman, onun (cehennemin) kapıları açılır. Ve onun (cehennemin) bekçileri onlara derler ki.: “Size, sizden (sizin aranızdan) olan resûller gelmedi mi ki, size RABB’inizin âyetlerini okusun, bugüne (buraya) geleceğinizi (söyleyerek) uyarsın? (Cehenneme gidenler) dediler ki.: “Evet (geldiler).” Fakat azâb sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.” (Zümer 39/71)

قِيلَ ادْخُلُوا أَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّرِينَ
Resim---“Kîledhulû ebvâbe cehenneme hâlidîne fîhâ, fe bi’se mesve’l- mutekebbirîn (mutekebbirîne).: (Onlara): "Orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!" denildi. Artık kibirlenenlerin mesvâsı (kalacağı yer) ne kötü.” (Zümer 39/72)


وَسِيقَ الَّذِينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ إِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًا حَتَّى إِذَا جَاؤُوهَا وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدِينَ
Resim---“Vesîkallezînettekav RABBehum ile’l- CENNETİ ZUMERÂ (zumeran), hattâ izâ câuhâ ve futihat ebvâbuhâ ve kâle lehum hazenetuhâ selâmun aleykum tıbtum fedhulûhâ hâlidîn (hâlidîne).: RABB'lerine karşı takvâ sâhibi olanlar (cehennemi gördükten sonra) ZÜMRE ZÜMRE CENNETE sevkedilirler. Oraya (cennete) geldikleri zaman onun (cennetin) kapıları açılır. Ve onun (cennetin) bekçileri, onlara.: "Selâmun aleykum, siz temize çıktınız (aklandınız) ve öyleyse ebedî olarak ona (cennete) girin!" derler.” (Zümer 39/73)

وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي صَدَقَنَا وَعْدَهُ وَأَوْرَثَنَا الْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَاء فَنِعْمَ أَجْرُ الْعَامِلِينَ
Resim---“Ve kâlûl hamdu lillâhillezî sadakanâ va’dehu ve evresene’l- arda netebevveu mine’l- cenneti haysu neşâ (neşâu), fe ni’me ecru’l- âmilîn (âmilîne).: Ve cennetlikler dediler ki.: "Hamd, vaadine sâdık olan ALLAH'a mahsustur. Ve (cennetteki) bu yere bizi vâris kıldı. Cennette dilediğimiz yerde kalabiliyoruz." (Sâlih) amel yapanların ecri ne güzel.” (Zümer 39/74)

Resim
KuL İHVÂNİm DEM Bu DEM’de,
DE ki===>KEBBiRhu TEKBİRÂ!.:


وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا
Resim---“Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fî’l- mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ (tekbîren).: (Yâ MuhaMMed) Ve de ki.: “Hamd, çocuk edinmeyen ALLAH'a mahsustur ve O'nun mülkte ortağı olmamıştır (yoktur). Ve (O, zillete düşmez) O'nun, Kendisini zilletten (kurtaracak) bir dosta (ihtiyacı) yoktur.” O'nu tekbir ile (üstün kılarak) yücelt (büyüklüğünü ifâde et).” (İsrâ 17/111)



Resim

Yâ RABBenâ!.
BİZ=>ZÂTIN’a karşı olan;
FAKRîyyetimizi BİLip=>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- VeKîL celle celâlihu!.
ACZîyyetimizi BİLip==>HasbunALLAHi ve Ni’me’l- KeFîL celle celâlihu!.
ZİLLetimizi BİLip====>HasbünALLAHü ve Ni’me-l NaSîR celle celâlihu!.
İLLetimizi BİLip======>HasbünALLAHü ve Ni’me-l KÂFi celle celâlihu!.
KULLuğumuzu BİLip=>HasbünALLAHü ve Ni’me-l MeVLâ celle celâlihu!.
Diyoruz ve DUÂ Ediyoruz!. DUÂLarımızı Cumâ Günü Eşref Saatinde Kabul buyur!. Yâ RABBenâ celle celâlihu!.

Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!
Bî-RAHMetike yâ Erhame'r- Rahîmîn!.
İrhamNÂ yâ RABBBeNâ ceLLe celâlihuu!..


Âmin Yâ Latîf Yâ Kerîm ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Rahîm Yâ Vedûd ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Fettâh Yâ Gaffâr ALLAH celle celâlihu!
Âmin Yâ Settâr Yâ ALLAH ALLAH celle celâlihu!..

Âmin... Âmin... Âmin... Âmin!.. Yâ Muîn celle celâlihu..


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

SÎNEm==>SALâ NEFESLeNiR,
=>YEDi KAt GÖğ’e SESLeNiR,
==>BİZim YeŞiL BURSA'mızda,
GÜL BAĞ'da BÜLBÜL BESLeNiR!.


ZEVK 10.222

HASBî HiZMEt KELÂMuLLAH=>RABBimiz HAYy BERABERim,
HABÎBî HiZMEt KERVÂNı==>REHBERimiz=->PEYGAMBERim,
CEVR-i CİHÂN-ÇARk-ı ÇİLLe>SEYR-ü-SÜLÛk SIRR SEFERim,
=>ZİKİR=>FİKİR İLe,
ŞİKÂYEtsiz ŞÜKÜR İLe,
=>Bu CUMÂ->YAPRak SALLadı=>OTUZ ÜÇÜNcü DEFTERim!.


31.12.2021.. 13:13..
brsbrsm...tktktrstkkmdecumâCEM’imizzz..


RABBımızı HAZıR-NÂZıR Et,
===>HESABımızı HAZıR Et,
HeR YeR-HeR ZamÂN-HeR HÂLde,
=>HeR NEFESimizi===>HIZıR Et!

YILLaRa SARdık İHVÂNİ’m,
OLuR!. OLMaz!. ÖMÜRÜnü!.
OLAN-La KARdık İHVÂNİ’m,
==>ŞEHÂDEtin HAMURUnu!.
GEÇtiKk>ÇİLLe ÇAMURUnu!.


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe ve’l- tenzur nefsun mâ kad demet ligad (ligadin), vettekûllah (vettekûllahe), innallâhe habîrun bi mâ ta’melûn (ta’melûne).: Ey iman edenler! ALLAH'a karşı takvâ sâhibi olun! Ve her nefs, yarın için ne takdim ettiğine baksın! Ve ALLAH'a karşı takvâ sâhibi olun. Muhakkak ki ALLAH, yaptıklarınızdan haberdârdır.” (Haşr 59/18)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:
=>AKıLLı Kişi=>Kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.
=>Âciz Kişi ise =>arzularına uyup bir de ALLAHtan bağışlanma umandır.”
buyurmuştur.

(Tirmizî, Sıfatu’l- Kıyâme, 25)


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

->Bir VİRüs ÇIKtı ORTAya,
HERKEsi===>İÇeRi SOktu!.
SESsizLik ÇÖKtü>BURSAya,
GERçi>CUMÂ’cı ÇOk YOktu!.


ZEVK 10.228

HAKk’ın EMRi=>DOSDOĞRu OL!.=>SIRat-ı MüSTâKîm YÜRü,
==>KARIŞşma=>KİMse İŞİ’ne!. GÖLGEni=>KOVaLA<->SÜRü,
NEFSini BiL!. RABbini BiL,
İKİLik=->ÖZÜNde DEĞiL,
=>TEVHiD BIÇAĞı’yLa YÜZüp==>BAŞIN’a=>DERİN’i->BÜRü!.


07.01.2022.. 13: 17..
brsbrsm...tktktrstkkmizdecumacemimizz..


GEÇeN=>GEÇti TÖVBEsi NE?
CEHÂLEtin GASLı==>NEdiR?.
->CENÂB-ı HAKk NEFEsi NE?
CENÂBEtLik GUSLü=>NEdiR?.
YARIN’a=>DUÂ SEsi---->NE?.
EDEB-ERKÂN-USLü=>NEdiR?.
KuL İHVÂNim NEŞEsi--->NE?..


Resim
GASL.: Ölünün yıkanması..
GUSL.: GusüL. Boy abdesti. Temizlenmek. Maddî, manevî temizlik için şartları dahilinde yıkanmak. Taharet-i Kübrâ da denir.
USL.: ÜSuL. ÜsLub. Tarz, yol. Biçim. İfade tarzı. Dizmek..
EDEB.: Terbiye. Kavlen, fiilen insanlara lütuf ile muamele etmek. Güzel ahlâk. Usluluk. Hayâ. İst: Sünnet-i Resûl'e (aleyhisselâm) uygun hareket etmek..
ERKÂN.: (Rükn. C.) Rükünler. Esaslar. Temeller..


Resim
HAKk’ın EMRi=>DOSDOĞRu OL!.
====>SIRat-ı MüSTâKîm YÜRü!.:


فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَمَن تَابَ مَعَكَ وَلاَ تَطْغَوْاْ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Resim---“Festekim kemâ umirte ve men tâbe meake ve lâ tatgav, innehu bi mâ ta’melûne basîr: Seninle birlikte tâbi olanlarla-tevbe edenlerle birlikte EMROLunduğun gibi DoSDOĞru OL!. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.” (Hûd 11/112)


فَلِذَلِكَ فَادْعُ وَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَاءهُمْ وَقُلْ آمَنتُ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ مِن كِتَابٍ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ اللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَا أَعْمَالُنَا وَلَكُمْ أَعْمَالُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ اللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Resim---“Fe li zâlike fed’u vestekım kemâ umirt(umirte), ve lâ tettebi’ ehvâehum, ve kul âmentu bi mâ enzelallâhu min kitâb(kitâbin), ve umirtu li a’dile beynekum, allâhu rabbunâ ve rabbukum, lenâ a’mâlunâ ve lekum a’mâlukum, lâ huccete beynenâ ve beynekum, allâhu yecmeubeynenâ, ve ileyhil masîr(masîru).: (Ey Rasûlüm) İşte bunun için, artık sen onları davet et. Ve emrolunduğun gibi istikamet üzere (ALLAH'a doğru) ol. Ve onların heveslerine tâbî olma. Ve onlara de ki: “ALLAH'ın kitaptan indirdiği şeye îmân ettim. Ve sizin aranızda adil (adaletli) olmakla emr olundum. ALLAH, sizin de RABBiniz bizim de RABBimiz. Bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size. Sizinle bizim aramızda bir huccet (çekişme) yoktur. ALLAH, bizi bir araya toplayacak. Ve dönüş, O'na (ALLAH'adır).” (Şûrâ 42/15)

Resim
KULun;
İLİM iLe İRADEsi =>MüSLüMÂN HÂLi,
İRADE iLe İDRAKi =>Mü'MiN HÂLi,
İDRAK iLe İŞTİRAKı ise =>KâMiL Mü'MiN HÂLidir..
Bu HÂLi KORUyup=>YAŞAyıp=>ŞÂHİDi OLaBİLmek İÇin İSe;

=>Her YERDE =>Her ZamÂN =>Her HÂL ve =>Her NEFESte HAkta ve HaYRda OLaBİLmektir..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Âdemoğlunun kalbi RahmÂN’ın parmaklarından ikisinin arasındadır, onu istediği gibi çevirir." buyurmuştur.
(Ahmed b. Hanbel, Müsned II/173, Beyrut, 1389.)

Rasûlullah SaLLallahu aleyhi ve seLLem Efendimizden.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: "Dikkat ediniz!. EMEL ve ARZULarınız uzayıp da size ECELinizi unutturmasın!. Aksi takdirde KALBLeriniz katılaşır!." buyurmuştur.
(İbni Mâce, Mukaddime, 7.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: "ALLAH'ı unutarak lüzûmsuz konuşanlara dalmayın!. Çünkü ALLAH celle celâlihu zikredilmeden yapılan uzunca konuşmalar, KALBi katılaştırır. ALLAH'tan en uzak olan kimse ise KALBİ katı olandır!." buyurmuştur.
(Tirmizî, Zühd, 62.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Dikkat edin vücudun içinde bir et parçası vardır; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalbdir!” buyurdu.
(Abdullah b. Mes‘ud radiyallahu anhu’dan; Buhârî, İmân, 39, Büyû‘, 2; Müslim, Müsâkât, 107.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem duâlarında: “Allahım, senden selîm bir kalb istiyorum.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Daavât, 23; Nesâî, Sehv, 61.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kişinin kalbi dosdoğru (müstakîm) olmadıkça imanı dosdoğru olmaz. Kişinin dili dosdoğru olmadıkça da kalbi dosdoğru hale gelmez.” buyurdu.
(Enes radiyallahu anhu’dan; Ahmed, el-Müsned, 20/343; İbn Ebü’d-Dünya, es-Samt, s. 48; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, 2/62; Beyhakî, Şu‘abü‘l-Îmân, 1/98.)

Resim---Ebû Amr (veya Ebû Amre) Süfyân İbni Abdullah radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e.: “Yâ Resûlullah! Bana İslâmı öylesine tanıt ki, onu bir daha senden başkasına sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim!.” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!.”
buyurdu.

(Müslim, İmân 62. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 61; İbni Mâce, Fiten 12.)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe ve’l- tenzur nefsun mâ kad demet ligad (ligadin), vettekûllah (vettekûllahe), innallâhe habîrun bi mâ ta’melûn (ta’melûne).: Ey iman edenler! ALLAH'a karşı takvâ sâhibi olun! Ve her nefs, yarın için ne takdim ettiğine baksın! Ve ALLAH'a karşı takvâ sâhibi olun. Muhakkak ki ALLAH, yaptıklarınızdan haberdârdır.” (Haşr 59/18)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:
=>AKıLLı Kişi=>Kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.
=>Âciz Kişi ise =>arzularına uyup bir de ALLAHtan bağışlanma umandır.”
buyurmuştur.

(Tirmizî, Sıfatu’l- Kıyâme, 25)


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

BURSAda YAŞAdım HAKk’ı,
=>İLiM=>İRADe==>İDRAk’ı
YEDi MEVSiM=->MERASiMi,
ACı<=>TATLı==->İŞTİRAk’ı!.

NE GELecek NErdEN BİLem,
ÇİLLemi ÇAĞıRıR==>ÇİLem,
ÇEKENLe<=>ÇEKTİREN BİLe,
Nİye AĞLAyam Nİye GÜLem!.


ZEVK 10.233

HAYatta ÖYLe ÂN’Lar VaR=>CÂNıyLa->BAŞ BAŞa İnsÂN,
=>SIKıLıR=>KÖRDÜĞÜM GiBi==->KAPıLıR TELAŞa İnsÂN,
HER ŞEYy’dEN=>IRAğa Gİder,
TOPRAKtan=>TOPRAğa Gİder,
“EN YAKINı”na YAZDıRıR=->SON NEFESİ’n=>TAŞa İnsÂN!.


15.01.2022.. 13:19..
brsbrsm...tktktrstkkmizd-tey-cumacemimizz..


=>EN GüZeLi=>SEÇer AKıL,
bAŞKa AKıLca==>KOĞuLuR!
UMMANLaRı==>GEÇer AKıL,
BiR DAMLa SU’da BOĞuLuR!

BiR OLAYLa==>KARŞILaşır,
ÖLümLe=>BURuN BURuna!.
->KURTULmak İÇin ÇALışır,
DÖNmek İÇiN HAy TURuna!.

“KADERin İKRÂ!..sı”==>OKu!
TEK’te TÜMMLe>YOku-ÇOKu!
==>ARAma=>SEFîL İHVÂNi-m,
==>BULur SENi==>ECEL OKu!.


Resim

Resim---Bir sahâbî Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e.: “Hangi mü’min daha akıllıdır yâ Rasûlâllah?” diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:“Ölümü sıkça hatırlayıp, ölümden sonrası için en iyi hazırlık yapan kimsedir. İşte gerçek akıllı insanlar onlardır...” buyurdu.

(İbn-i Mâce, Zühd, 31)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ölümü ve öldükten sonra ceset ve kemiklerin çürümesini hatırlayın. Âhiret hayatını isteyen, dünya hayatının süsünü terk eder.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Kıyâmet, 24)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: Dünyada tıpkı bir garip, hattâ bir yolcu gibi davran! Kendini ölülerden ve kabir ehlinden say.” /color] buyurmuştur.
(Buhârî, Rikāk, 3; Tirmizi, Zühd, 25)

Resim---Tâbiînin büyük âlimlerinden Mücâhid bin Cebr rahmetullâhi aleyh diyor ki.:
“Abdullah bin Ömer radıyallâhu anhumâ bu hadîs-i şerifi naklettikten sonra bana şu nasihatte bulundu.:

“Ey Mücâhid! Sabaha çıkınca nefsine akşamdan söz etme! Akşam olunca da nefsine sabahtan bahsetme! Hastalıktan önce sıhhatinden, ölmeden evvel de hayatından istifâde et! Çünkü ey ALLAH’ın kulu, sen yarın ne hâlde olacağını (ölü mü, diri mi olacağını) bilmiyorsun.”

Tirmizî, Zühd, 25

Resim---Enes bin Mâlik radıyallâhu anhu der ki.:
“Yer/Arz, her gün şu on öğüt ile İNSÂNa seslenir.:
Ey Âdemoğlu!
1-) Üzerimde gezinip durursun; hâlbuki dönüşün banadır.
2-) Üzerimde türlü günah işlersin; hâlbuki içimde azap göreceksin.
3-) Üzerimde gülüp eğlenirsin; hâlbuki içimde ağlayacaksın.
4-) Üzerimde sevinirsin; hâlbuki içimde üzüleceksin.
5-) Üzerimde mal toplayıp durursun; hâlbuki içimde pişman olacaksın.
6-) Üzerimde haram yersin; hâlbuki içimde kurtlar seni yiyecek.
7-) Üzerimde böbürlenirsin; hâlbuki içimde hor ve hakir olacaksın.
8-.) Üzerimde neşe ile yürüyorsun; hâlbuki içimde hüzne boğulacaksın.
9-) Üzerimde aydınlıkta gezinirsin; hâlbuki içimde karanlıkta kalacaksın.
10-) Üzerimde topluluklar içinde dolaşırsın; hâlbuki içime tek başına gireceksin!.”

(İbn-i Hacer el-Askalânî, Münebbihât, 37)

Resim---Hasan-ı Basrî kaddesallahu sırrahu Hazretleri bir cenâzeye katılmıştı. Defin işlemleri bittikten sonra yanındaki bir zâta sordu.: “Bu vefât eden zât, acaba şu anda dünyaya geri dönüp sâlih amellerini, zikirlerini artırmayı ve günahlarına daha fazla istiğfar etmeyi düşünüyor mudur?”
O zât da.: “Evet, tabiî ki düşünüyordur.” dedi.
Bunun üzerine Hasan-ı Basrî kaddesallahu sırrahu Hazretleri.: “O hâlde bize ne oluyor ki bu vefât eden kişi gibi düşünmüyoruz?” buyurdu.

(İbnü’l-Cevzî, el-Hasenü’l-Basrî.)

الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ
Resim---“Ellezî halaka’l- mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ (amelen), ve huve’l- AZÎZu’l- GAFÛR (gafûru).: O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.” (Mülk 67/2)

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Resim---Kullu nefsin zâikatu’l- mevt (mevti), ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneten, ve ileynâ turceûn (turceûne).: Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şer fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.” (Enbiyâ 21/35)
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

SEHER SEVDÂsı’n===>EZÂNı,
MeCNÛN-LEYyLÂsı’n=>EZÂNı,
MESt-i MAHŞER->CUMÂ’sında,
KÂLÛ=>BELÂ!.’sın===>EZÂNı,


ZEVK 10.239

BEDEN TELaŞında NEFSim=>KALBim=>FUADın ARıYOR,
=>DÜŞtük=>ESFELîN DiBine==>İLLîYyîn TADı’n ARıYOR,
CÂN CERYÂNı’m->AKıL RÛHum,
=>Bî’z-ZÂtihi=>N-AKiL RÛHum,
=>NİCe EMİRLERi İÇİnde=->HAKk’ın MURADı’n ARıYOR!.


21.01.2022.. 13:35..
brsbrsm...tktktrstkkmizdcumâcem’imizzz..


GELen<->GEÇen=>Şu ÂN İHVÂNİ’m,
==>VAKit=>NAKit=->İNÂN İHVÂNİ’m,
===>GÜN EĞİLdi===->AKŞAM YAKın,
=>GÖÇe H A Z I R L A N=>İHVÂNİ’m!.


Resim
Bî’z-ZÂtihi.: Kendi kendine, aslında, kendiliğinden, esasında, kendisi, yalnızca zâtından, aslından..
ESFEL.: En sefil, çok sefil, en alçak, en aşağı, çok fenâ..
ESFEL-i SEFiLîN.: Sefillerin en sefili. Cehennem'in en aşağı tabakasındakiler..
ESFELîYyet.: Aşağılık, âdilik, alçaklık..
İLLîYye.: (Ulliyye) En şerefli, yüksek..
İLLîYyîn.: (İlliyyûn) (Aliyyu. c.) CeNNetin en yüksek tabakası. Âhirete giden tam Kâmil Mü'minlerin yeri. Hafaza Meleklerinin divânları ismidir ki, sâlihlerin amelleri oraya yükseltilir. Âhirette yüksek dereceye, Dergâh-ı Rızâya en yakın olan derecedir..


Resim
MESt-i MAHŞER->CUMÂ’sında,
KÂLÛ=>BELÂ!.’sın==->EZÂNı.:


UYuLan=>BEZM-i ELESt BESTEsi,
DUYuLan====>“BELÂ!.”sın SEsi.:


وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتَ بِرَبِّكُمْ قَالُواْ بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُواْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Resim---Ve iz ehaze RABBüke mim beni ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim elestü bi RABBiküm kâlû belâ şehidnâ en tekulu yevme'l- kiyameti inna künna an haza ğafilin.: Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye RABBin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şâhid tuttu ve dedi ki.: BEN sizin RABBiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhid olduk, dediler." (A’raf 7/172)


Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.

BEZM-i ELESt MECLisi.:
ALLAHu zü’L- CeLÂL, Dünyâyı yaratmadan önce Dünyâya gelecek olan bütün Akıl Sâhibi İnsÂNlarınve Cinlerin RÛHlarını –sonraları âyetin lafzından hareketle ->“Rûz-i Elest, Bezm-i Elest” şeklinde terimleşen– RÛHLar ÂLEMİ’nde bir araya getirerek onları ZÂTî/Kendi VARLığına şâhid tutmuş; KENDİsinin onların RABB’i OLduğunu yine onlara onaylatmış; bu gerçeği tasdik ettikleri yönünde onlardan söz almış ve böylece kendisi ile Dünyâ’ya gelecek bütün KuLLarı arasında bir tür AHD/SÖZLeşme akdetmiş; ayrıca bu sözleşme yahut taahhüde onların bizzat kendilerini şâhid tutmuş veya bir kısmını diğerleri hakkında tanık/şâhid göstermiş ya da –bir başka yoruma göre– bizzat KENDİSİnin ve Meleklerin bu sözleşmeye ŞÂHİD OLduklarını onlara bildirmiştir..
Böylece İnsÂNların.: “Bizim böyle bir sorumluluğumuz olduğunu bilmiyorduk!?.” diyerek yahut.: “İnkârcılık veya putperestliği kendilerinin icâd etmediğini, bunu atalarından miras aldıklarını, başka türlü bir bilgiye sahip olmadıkları için kendilerinin de bu inancı sürdürdüklerini, dolayısıyla bu hususta kendilerinin bir günahı ve sorumluluğu olmaması gerektiğini.” belirterek sorumluluktan kurtulmaları da önlenmiştir..
KULLuk İmtihÂNı Sorumluluğu ise KÛN feyeKÛN=>KÂiNÂtı’nın YARATıLma SeBeB ve Son-UÇudur..


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>HAYyaLe’s-SeLAH NAMAZı,
=>HAYyaLe’L-FeLAH NAMAZı,
CUMÂ CEVLÂNı===>BURSAda,
CEMMü’L-CEM ALLAH NAMAZı!.


ZEVK 10.245

BENLik BATağında BOĞaR===>UYma NEFSin HEVESİ’ne,
ALdırıp<->VERdiren>HAKktır=>SÂHiB ÇIKma NEFESi’ne,
SAYıLıdır=->BİtER BiR GÜN,
NE YARıNLaR NE KALıR DÜN,
=>VAKti GELiR->ECEL Okun=>SAPLaR KANLı KAFESİN’e!


28.01.2022.. 13:38..
brsbrsm...tktktrstkkmizdteyycumacemimizzz..


İLk BAHAR’ın>ERGÜVÂNi,
KARAKIŞ’ın KAR’ı GÜZEL!.
ŞüKüR EYyLe KuL İHVÂNi,
BİZ BİR-İZ BÂZARı GÜZEL!.


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ÇEKeN<->ÇEKtireNLe=>ÇİLe,
YAŞA!nmadaN GELmez DİLe,
->YAŞAnaN->YALAN DEğiLdir,
->GERİsi=>BOŞş>Laf NÂFİLe!.

HAYyeLe’s-SELÂHı HAYy HUu,
HAYyeLe’L-FELÂHı HAYy HUu,
=>BURSA’da===>CUMÂ EZÂNı,
HASBUNALLAHı==>HAYy HUu!.


ZEVK 10.247

ZITLaRıN ZEVki DEVRÂNı=>ÇİLLe=->ÖMüR ÇÖLÜmüzdüR,
=>SIRR-ı SIFIRın SEYRÂNı=>İNiŞ<=>ÇIKıŞ=>DÜZü VARDıR!.
CEVLÂNda=>AKıL TAŞARız,
HAYRÂNda=>ARŞ’a AŞARız,
=>YEDi MEVSiMi YAŞARız=KARAKIŞ->YAZ->GÜZü VARDıR!.


04.02.2022.. 13:24..
brsbrsm...tktktrstkkmicumazevkimizzz..


MERKeZ>İMÂN=>MUHit>AMeL,
İNÂNmak->YAŞAmak=>TEMeL!.
BİZ BİR-İZ SIRRımız=->NAHNU,
SÜNNETULLAH->EBED<>EZEL!.
=>KUL İHVÂNİ’m->İLLâ Yâ HU,
==>“SIRAtı SEVİYE”ye=->GEL!.



Resim
KELÂMULLAH’ta-RESÛLULLAH’ta =>İMÂN->AMEL..

İMÂN.:
Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki “emn/emân” kökünden türeyen îmân.: “Güven duygusu içinde tasdik etmek, inanmak” demektir. “Sağlamlaştırmak, kesin karar vermek, tasdik etmek” mânasındaki “akd” kökünden türeyen “i‘tikâd” da “iman” karşılığında kullanılır. Terim olarak iman genellikle.: ALLAH’tan alıp din adına tebliğ ettiği kesinlik kazanan hususlarda peygamberleri tasdik etmek ve onlara inanmak” diye tanımlanır. Bu inanca sahip bulunan kimseye mü’min, inancının gereğini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye de müslim denir. Ayrıca Türkçe’de müslim kelimesinin Farsça kurala göre çoğulu olan müslüman da (müslimân) bu anlamda kullanılmaktadır.

Kur’ÂN-ı Kerîm’de iman kavramı 800’den fazla âyette geçer. İman etmeyi ve inananları nitelemek için “doğru söylemek” anlamındaki “sıdk” kökünün, ayrıca kalbin iman sayesinde huzura kavuşmasını ifâde etmek için.: “Şüpheden uzak olarak bilmek” mânasında “yakn/yakîn” kökünün türevleri (Bakara 2/4; Mâide 5/50).
“Huzur bulmak, güven duymak” anlamındaki “itmi’nân” kavramı kullanılır (Bakara 2/260; Ra‘d 13/28).

İbnü’l-Cevzî’nin.: “Kalb ile tasdik, dil ile ikrar ve organlarla amel.” şeklinde tanımladığı imanın Kur'ÂN-ı Kerîm’de beş mânada kullanıldığını kaydeder.: Tasdik, Sadece dilin ikrarı, Tevhid, Peygamberi onaylama, Namaz..

AMEL.:
Sözlükte “iş, çaba, fiil, çalışma” gibi mânâlara gelen amel.: (bk. Lisânü’l-ʿArab, “ʿamel” md.),
“Canlı varlığın gayeli olarak yaptığı iş” diye de târif edilmiştir. Buna göre amel fiil kelimesinden daha özel bir mâna ifâde eder. Çünkü fiil, bilgisiz ve gayesiz olarak yapılan işleri de kapsamaktadır (bk. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ʿamel”, “fiʿl” md.leri).
Ayrıca Dinî Literatürde “amel” kelimesi.: “Emir, tavsiye veya yasaklara konu olan, sonunda cezâ veya mükâfat bulunan tutum ve davranıştır.”

Amel-i Sâlih (çoğulu A‘mâl-i Sâliha) =>Bazan da hasene (çoğulu Hasenât).. Mâsiyet sayılanlar ise =>“Amel-i Sû’, Amel-i Gayr-i Sâlih, Seyyie” gibi adlarla anılır..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:“Mânasız işleri terketmek kişinin müslümanlığının güzelliğini gösterir” buyurmuştur.
(Tirmizî, “Zühd”, 11; İbn Mâce, “Fiten”, 12)

Sâlih Amel işleyenlere “Sâlihler” veya “Ehl-i Salâh” denilir.
Kur’ÂN-ı Kerîm’e göre.:


وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَى وَعِيسَى وَإِلْيَاسَ كُلٌّ مِّنَ الصَّالِحِينَ
Resim---“Ve zekeriyyâ ve yahyâ ve îsâ ve ilyâs (ilyâse), kullun mines sâlihîn (sâlihîne).: Ve Zekeriyâ (aleyhisselâm), Yahyâ (aleyhisselâm), İsâ (aleyhisselâm) ve İlyâs (aleyhisselâm); hepsi sâlihlerdendir.” (Ahzâb 33/6)(En‘âm 6/85)

إِلاَّ الَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ أُوْلَئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ
Resim---“İllellezîne saberû ve amilû’s- sâlihât (sâlihâti), ûlâike lehum magfiretun ve ecrun kebîr (kebîrun).: Sabredenler ve sâlih amel (nefsi tezkiye edici amel) yapanlar hariç. İşte onlar için mağfiret (günahların sevâba çevrilmesi) ve büyük ecir (mükâfat, bedel) vardır.” (Hûd 11/11)

وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَالِحِينَ
Resim---“Ve vehebnâ lehu ishâk (ishâka), ve ya’kûbe nâfileh (nâfileten), ve kullen cealnâ sâlihîn (sâlihîne).: Ve ona, İshâk (aleyhisselâm)'ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (aleyhisselâm)'ı vehbî (armağan) olarak verdik. Ve hepsini sâlihler kıldık.” (Enbiyâ 21/72)

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِن بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ
Resim---“Ve lekad ketebnâ fî’z- zebûri min ba’diz zikri enne’l- arda yerisuhâ ıbâdiye’s- sâlihûn (sâlihûne).: Andolsun ki; zikirden (Tevrat'tan) sonra Zebûr'da, arza sâlih kullarımızın varis olacağını, yazdık.” (Enbiyâ 21/105)

رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Resim---“RABBi heb lî hukmen ve elhıknî bi’s- sâlihîn (sâlihîne).: "RABBim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni sâlih olanlara kat;" (Şu’arâ 26/83)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُوْلَئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِ
Resim---“İnnellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti ulâike hum hayru’l- beriyyeh (beriyyeti).: İman edip sâlih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır.” (Beyyine 98/7)

جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ
Resim---“Cezâuhum inde RABBihim cennâtu adnin tecrî min tahtihe’l- enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anh (anhu), zâlike li men haşiye RABBeh (RABBehu).: RABB'leri Katı'nda onların mükâfatı, altlarından nehirler akan adn cennetleridir, orada ebediyyen kalacak olanlardır. ALLAH onlardan razı ve onlar O'ndan (ALLAH'tan) razıdır. İşte bu, RABBine huşû duyan kimseler içindir.” (Beyyine 98/8)

İMÂN<->AMEL=>MüNâSeBeti.:
Kur’ÂN-ı Kerîm’de Amel-i Sâlihin çoğunlukla imandan sonra zikredilmesi.: Bakara 2/62; Sebe’ 34/37; Tegâbün 64/9..


يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذَلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّئَاتِهِ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Resim---“Yevme yecmeukum li yevmil cem’i zâlike yevmu’t- tegâbun (tegâbuni), ve men yû’min billâhi ve ya’me’l- sâlihan yukeffir anhu seyyiâtihî ve yudhılhu cennâtin tecrî min tahtihe’l- enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), zâlike’l- fevzul azîm (azîmu).: Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim ALLAH'a iman edip sâlih bir amelde bulunursa (ALLAH) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük “mutluluk ve kurtuluş (fevz)” budur.” (Tegâbün 64/9)

AMELin KaRŞıLıĞı.:
Kur’ÂN-ı Kerîm ve Sünnet-i Senîyye iyi amellere karşılık olmak üzere mükâfatlar, kötü amellere karşılık olmak üzere de cezâlar bildirir..

Şuna çok dikkat etmek gerekir ki;
Cennete amel ve ibâdetle değil ALLAHu zü’L-CeLÂL’in Kerem ve Lutfu ile girilir. Ehl-i Sünnet’in bu görüşlerine delil olarak gösterdikleri hadislerden birinde;


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kendim de dahil olmak üzere amel hiçbir kimsenin cennete girmesini temin etmez.” buyurmuştur.
(Buhârî, “Tevhîd”, 25, “Rikâk”, 18; Müslim, “Sıfâtü’l-münâfikîn”, 71-78.)

Bâtınî Amellerden olan iman ve tasdik bütün ibâdet, iyilik ve faziletlerin esası, küfür ve inkâr ise her türlü mâsiyet, kötülük ve fenâlıkların temeli sayılmıştır. Bu bakımdan Bâtınî Amellerin, Zâhirî Amellerden daha üstün olduğu konusunda bütün İslâm Âlimleri görüş birliği içindedir..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İnsan vücûdunda bir et parçası vardır ki eğer o iyi olursa bütün vücûd iyi olur, o bozulursa bütün vücûd bozulur; bu et parçası kalbdir.” buyurmuştur.
(Buhârî, “Îmân”, 39; Müslim, “Müsâkât”, 107.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Biz zâhire bakarak hüküm veririz, insanların iç hallerine bakıp buna göre hüküm vermek Allah’a aittir” buyurmuştur.
(Aclûnî, I, 192.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mânasız işleri terketmek kişinin müslümanlığının güzelliğini gösterir” buyurmuştur.
(Tirmizî, “Zühd”, 11; İbn Mâce, “Fiten”, 12.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Haram belli, helâl de bellidir; bu ikisinin arasında ise insanların çoğunun bilmediği şüpheli durumlar vardır. Şüphelerden korunan kişi dinini ve şerefini korumuş olur” buyurmuştur.
(Buhârî, “Îmân”, 39; Müslim, “Müsâkât”, 107, 108.)


Resim KELÂMULLAH’ta=>İMÂN->AMEL..

وَالَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Resim---“Vellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti ulâike ashâbu’l- cenneh (cenneti), hum fîhâ hâlidûn (hâlidûne).: İman edip sâlih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara 2/82)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُمْ بِإِيمَانِهِمْ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمُ الأَنْهَارُ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Resim---“İnnellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti yehdîhim RABBuhum bi îmânihim, tecrî min tahtihimul enhâru fî cennâtin naîm (naîmi).: İman edenler ve sâlih amellerde bulunanlar da, RABBleri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan, nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip iletir (hidayet eder).” (Yûnus 10/9)

وَمَنْ يَأْتِهِ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَأُوْلَئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلَى
Resim---“Ve men ye’tihî mu’minen kad amile’s- sâlihâti fe ulâike lehumud derecâtul ulâ.: Kim de iyi davranışlarda bulunmuş bir mü'min olarak O'na varırsa, üstün dereceler işte sırf bunlar içindir.” (Tâ-Hâ 20/75)

وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا
Resim---“Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilâllâhi metâbâ (metâben).: Kim tevbe eder ve sâlih amel işlerse şüphesiz o kabul görmüş olarak ALLAH'a döner.” (Furkân 25/71)

وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِي الصَّالِحِينَ
Resim---“Vellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti le nudhılennehum fî’s- sâlihîn (sâlihîne).: İman edip sâlih amellerde bulunanlar ise; elbette onları sâlihlerin arasına katacağız.” (Ankebût 29/9)

لِيَجْزِيَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُوْلَئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
Resim---“Li yecziyellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihât (sâlihâti), ulâike lehum magfiretun ve rızkun kerîm (kerîmun).: (Çünkü O) İman edip sâlih amellerde bulunanları ödüllendirecek. İşte mağfiret ve üstün rızık onlarındır.” (Sebe’ 34/4)

أَنِ اعْمَلْ سَابِغَاتٍ وَقَدِّرْ فِي السَّرْدِ وَاعْمَلُوا صَالِحًا إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Resim---“Enimel sâbigâtin ve kaddir fî’s- serdi va’melû sâlihâ (sâlihan), innî bimâ tamelûne basîr (basîrun).: "Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz sâlih ameller yapın. Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızı görenim" (diye vahyettik).” (Sebe’ 34/11)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Resim---“İnnellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti lehum ecrun gayru memnun (memnûnin).: Şüphesiz, iman edip sâlih amellerde bulunanlar; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.” (Fussilet 41/8)

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Resim---“İllellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti lehum ecrun gayru memnun (memnûnin).: Ancak iman edip sâlih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.” (İnşikâk 84/25)

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Resim---“İllellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti fe lehum ecrun gayru memnun (memnûnin).: iman edip sâlih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.” (Tîn 95/6)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أُوْلَئِكَ هُمْ خَيْرُ الْبَرِيَّةِ
Resim---“İnnellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti ulâike hum hayru’l- beriyyeh (beriyyeti).: İman edip sâlih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır.” (Beyyine 98/7)

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
Resim---“İllellezîne âmenû ve amilû’s- sâlihâti ve tevâsav bi’l- hakkı ve tevâsav bi’s- sabr (sabrı).: Ancak iman edip sâlih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.” (Asr 103/3)


Resim RESÛLULLAH’ta =>İMÂN->AMEL..

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e.: “Yâ Resûlullah!. Bana İslam hakkında öyle bir şey söyle ki, senden başka kimseye bu hususta soru sormama gerek kalmasın” diyen bir sahabiye Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!.” buyurmuştur.
(Müslim, İman, 62.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mü’minlerin iman bakımından en olgun olanları ahlâkı en güzel olanlarıdır.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Radâ, 11.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’ım! Bize imanı sevdir, kalblerimizi imanla süsle! Bize küfrü, itaatsizliği ve isyanı sevdirme, kerih göster! Bizi doğru yolda olanlardan eyle!” buyurmuştur.
(İbn Hanbel, III, 424.)

"Amel", iradeye dayalı iş, davranış ve eylem, "sâlih amel" ise; niyete ve iradeye bağlı olarak yapılan bilinçli fiil ve hayırlı iş demektir. Yapıldığı zaman sevap kazanılan, ALLAH ve Peygamberin emir ve yasaklarına uygun her amel sâlih ameldir.

Sözlükte tasdik etmek anlamına gelen "îman", ALLAH'ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğine ve Kur'ÂN'ın hak kitap olduğuna ve Kur'ÂNda ve mütevatir sünnette haber verilen hususların doğru olduğuna kesin olarak inanmak, bunları tasdik etmek demektir.

Aslında "iman" da sâlih amel kavramına dahildir. İman kalbin amelidir. Şu hadis bu hususu açıkça ifâde etmektedir.:


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:
سُئِلَ أَىُّ الْعَمَلِ أَفْضَلُ "Amellerin en üsütünü hangisidir" diye soruldu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:

إِيمَانٌ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ .: ALLAH ve Rasûlüne iman etmektir" buyurdu.
. قِيلَ ثُمَّ مَاذَا .: Sonra nedir?" denildi.
الْجِهَادُ فِى سَبِيلِ اللَّهِ .: ALLAH yolunda cihad etmektir" cevabını verdi.
قِيلَ ثُمَّ مَاذَ .: Sonra hangisidir" diye soruldu.
قَالَ « حَجٌّ مَبْرُورٌ .: Mebrur olan hacc'tır" buyurdu" buyurmuştur.
(Buharî, İman, 18 No: 26. I,12.)

Peygamberimiz, iman ile amelin birbiriyle olan bağlantısını şöyle ifâde etmektedir.:

« ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا ، وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِى الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِى النَّارِ »
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Üç haslet vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: ALLAH ve Resulünü, ALLAH ve Resülünden başka her şeyden fazla sevmek, Sevdiğin! ALLAH için sevmek, ALLAH kendisini küfürden kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek, asla istememek."
buyurmuştur.
(Buharî, İman, 9, No: 16. I, 9-10.)

Bir başka hadislerinde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, iman ve hayat ilişkisine şöyle dikkatlerimizi çekmektedir.:


الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ أَوْ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً فَأَفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَان
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "İman yetmiş (veya altmış) küsur şu'be (haslet)dir. En yükseği, "ALLAH'tan başka ilah yoktur" demek; en aşağısı ise, yoldan, eziyet veren şeyleri gidermektir. Utanmak da imanın bir şubesi(birimi)dir." buyurmuştur.
(Müslim, İman, 12 No: 58 I, 63.)

Sevgili Peygamberimiz aleyhisselâm, sâlih amellerin bizimle birlikte ölüm ötesine de gideceğini, kabirden içeri yalnız iman ile birlikte sâlih amellerimizin gireceğini şöyle vurgulamaktadır.:


« يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلاَثَةٌ ، فَيَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقَى مَعَهُ وَاحِدٌ ، يَتْبَعُهُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَعَمَلُهُ ، فَيَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ ، وَيَبْقَى عَمَلُهُ»
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ölüyü kabre kadar üç şey takip eder; ikisi geri döner ve biri onunla daima beraber olur. Âilesi, malı ve ameli onu kabre kadar takib eder, âilesi ve malı geri döner, geriye yalnızca onunla birlikte ameli kalır” buyurmuştur.
(Buharî, Rikak, 42, III, 193.)

Bir başka hadiste ölümden sonra hayatta iken yaptığımız bir kısım sâlih amellerden dolayı elde edilen sevâbların devam edeceğini şöyle ifâde etmektedir.:


« إِنَّ مِمَّا يَلْحَقُ الْمُؤْمِنَ مِنْ عَمَلِهِ وَحَسَنَاتِهِ بَعْدَ مَوْتِهِ عِلْمًا عَلَّمَهُ وَنَشَرَهُ وَوَلَدًا صَالِحًا تَرَكَهُ وَمُصْحَفًا وَرَّثَهُ أَوْ مَسْجِدًا بَنَاهُ أَوْ بَيْتًا لاِبْنِ السَّبِيلِ بَنَاهُ أَوْ نَهْرًا أَجْرَاهُ أَوْ صَدَقَةً أَخْرَجَهَا مِنْ مَالِهِ فِى صِحَّتِهِ وَحَيَاتِهِ يَلْحَقُهُ مِنْ بَعْدِ مَوْتِهِ».
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Mü'min kişiye, hayatta iken yaptığı amel ve iyiliklerden, öldükten sonra ulaşanlar, öğretip neşrettiği bir ilim, geride bıraktığı sâlih bir evlad, miras bıraktığı bir mushaf (kitab), inşâ ettiği bir mescid, yolcular için yaptırdığı bir bina, akıttığı bir su, hayatta ve sağlıklı iken verdiği bir sadakadır. Ölümünden sonra kişiye işte bunlar ulaşır." buyurmuştur.
(İbn Mâce, Mukaddime, 20, I, 22.)
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

BURSA==->CUMÂ EZÂNInda,
BEDENim->RÛHum BULuşur!.
NEFSim->SEVDÂ MİZÂNInda,
KALBim=>AŞKk İLe TUTuşur!.


ZEVK 10.256

YÜCE ALLAH’ın İSLÂM DÎNi==>MUHAMMEDî MEŞk MÜ’MİN’i,
Şu Nİ’METLeR CENNEti’nde->MENNÂN ALLAH MİNNEti’nde!.
BİLip=>BULDURuR RABBi’ni==>İHVÂNim=>NEFSin KENDİni,
TAHKîK İMÂN=>SÂLiH AMeL===>RESÛLuLLAH SÜNNEti’nde!.


11.02.2022.. 13:23..
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumacem’imizzz..


=====>ÇİLLE AĞAcın SİLKeLe,
CÂN-CÂNÂN-CENiN=>GÜLüme!.
AŞKk===->AKLını SİLsin HeLe,
HeR DOĞuM=>GeBe=>ÖLüme!.
KUL İHVÂNİm=->ÇIKk ÇÖLüme!.


Resim
ALLAH celle celâlihu.:
Resim

El Hannanu celle celâlihu.:
Resim

El Mennanu celle celâlihu.:

Resim

Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>TEKk ECEL->BiNBiR DİLEKkte,
İZİ’nde OLmak->TEKk ÖRNEKkte,
KÜLLî ŞEYy/HERKEs-te=>KİMLik,
=>SoN NEFESte==>TEKe TEKkte!.


ZEVK 10.263

CÂN’da=>CÂNÂN CUMÂ CEM’i=>BURSA’da YAĞMuR YAĞıYOR,
ÖZ’den=>ÖZ’e=>GÖNÜLLeRe=>GÖKLerden RAHMEt SAĞıYOR,
Artı(+) Eksi(-)=>DÜNYâ HÂLi,
ZITLaRın ZEVKİ’n==>KEMÂLi,
=>TEVHiD.. =>TERAZi.. =>MİZANı..BULut BULut AŞKk AĞıYOR!.


18.02.2022.. 13:47..
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumâcemimizzz..


=>RABBımız’ın=>BAĞsız->BAĞı,
RÛHuLLAH HAYy DEM bU DEM’de!.
==>CEVR-iCİHÂN==->AKıL ÇAĞı,
NEFSü’z-ZÂT=>HAKk’tır ÂLEM’de!.
KuL İHVÂNİm=>CEMMü’L-CEM’de!.


Resim
=>TEKk ECEL->BiNBiR DİLEKkte.:


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, birgün yere çubukla, kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir hat çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibâren bu ortadaki hatta istinad eden bir kısım küçük çizgiler attı. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bu çizdiklerini şöyle açıkladı.: “Şu çizgi İNSANdır. Şu onu saran kare çizgisi de ECELdir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun EMELidir. (Bu EMEL çizgisini kesen) şu küçük çizgiler de MUSİBETLerdir. Bu musibet oku yolunu şaşırarak İNSANa değmese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ECEL OKU değer.” buyurdu.
(İbnu Mesud radiyallahu anhu’dan; Buharî, Rikâk 3; Tirmizî, Kıyamet 23, (2456); İbnu Mâce, Zühd 27, (4231))

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem yere bir çizgi çizdi ve.: "Bu İNSANı temsil eder" buyurdu. Sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek.: "Bu da ECELini temsil eder" buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra "Bu da EMELdir" dedi ve ilâve etti: "İşte İNSAN daha böyle iken (yani EMELine kavuşmadan) ona daha yakın olan (ECELi) ansızın geliverir." buyurdu.
(Enes radiyallahu anhu’dan; Buharî, Rikâk 4; Tirmizî, Zühd 25, (2335); İbnu Mâce, Zühd 27, (4232))

Resim---İbnu Ömer radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem omuzumdan tuttu ve.: "Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol!. Akşama erdinmi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme!. Sağlıklı olduğun sırada hastalık hâlin için hazırlık yap!. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap!." buyurdu.
(Tirmizî`nin rivâyetinde.: "yolcu gibi ol sözünden sonra şu ziyâde var.: "Kendini kabir ehlinden added/say!."
(Buharî, Rikâk 2; Tirmizî, Zühd 25, (2334)

Resim---Büreyde radiyallahu anhu.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem elindeki iki çakıl(dan birini yakına, diğerini uzağa) atarak.: "Şu ve şu neye delâlet ediyor biliyor musunuz?" dedi. Cemaat.: "ALLAH ve RESÛLÜ daha iyi bilir!" dediler. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Şu (uzağa düşen) EMELdir, bu (yakına düşen) de ECELdir. (Kişi EMELine ulaşmak için gayret ederken ulaşmadan oluverir)" buyurdu.
(Tirmizî, Emsal 7, (2874).)

Resim---Ebu Hüreyre radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "ECELini altmış yaşına kadar uzattığı kimselerden Cenâb-ı HAKk, her çeşit özür ve bahâneyi kaldırmıştır." buyurdu.
(Buharî.)

Metin Buharî`den alınmıştır. Tirmizî`nin metni şu şekildedir.:

Resim---Ebu Hüreyre radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Ümmetimin vasati ömrü 60-70 yıldır. Bunu aşabilenler azınlıkta kalacaklardır." buyurdu.
(Tirmizî.)

Rezin der ki.: "Çoklukla ölümün cereyan ettiği dönem 60-70 yaş arasıdır. ALLAH, kime ömründe 40`ına kadar mühlet verdi ise, ondan özrü kaldırmıştır."

(Buharî, Rikâk 4; Tirmizî, Da`vat 113, (3545), Zühd 23 (2332); İbnu Mâce, Zühd 27, (4236).

Resim

İZİ’nde OLmak->TEKk ÖRNEKkte.:


Resim RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem =>En GüZeL ÖRNEktir.:

Üsve-i hasene.: Nümune ve örnek tutulacak ve uyulacak en güzel örnek..


لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Resim---“Lekad kâne lekum fî RESÛLİLLÂHi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe ve’l- yevme’l- âhıre ve zekerallâhe kesîrâ (kesîren).: Şanım hakkı için muhakkak ki size RESULLULAH'da PEK GÜZEL BİR ÖRNEK vardır. ALLAH'a ve son güne ümit besler olup da ALLAH'ı çok zikreden kimseler için.” (Ahzâb 33/21)


لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Resim---“Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz (azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bi’l- mu’minîne RAÛFun RAHÎM (rahîmun).: Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا

Resim---“İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebîyyi, yâ eyyuhâllezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.:Muhakkak ki ALLAH ve Melâikesi Peygambere hep salât ile tekrim ederler, ey o bütün iyman edenler! Haydin ona teslimiyyetle salât-ü selâm getirin.” (Ahzâb 33/56)

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
Resim---“Ve inneke le alâ hulukın azîm (azîmin).: Ve muhakkak ki sen, mutlaka azîm/çok büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem 68/4)

Dünya-Âhiret dengesinin tesisi gerçekten çok zor bir haldir. Zor olduğu için bu işin dengesinin kurulması, Peygamberlerin gönderiliş gâyelerinden bir tanesi olmuştur. Bilindiği üzere Peygamberlerin gönderiliş gayelerini beş kavramda özetlemek mümkündür. Bunlar.:
1-) Kulluk,
2-) Tebliğ,
3-) Güzel Örnek,
4-) Dünya-Âhiret dengesini kurmak ve göstermek,
5-) İ’tiraz kapılarını kapatmak..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, sahâbeden bazıları okudukları Kur’ÂN Âyetlerinden etkilenip dünyadan el-etek çektiklerinde onları uyararak.: “Ben sizin için GÜZEL BİR ÖRNEK değil miyim?” buyurmuştur.
(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, el-Mektebetü’l-İslami, Beyrut 1413/1993, VI, 226.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, onları i’tidal çizgisine çağırmış, bâzen bu çizgiyi Dünyâ tarafına çekip, âhireti ihmâl edenlere: “Dünyada garip bir yolcu gibi ol!” buyurmuştur.
(Tirmizî, Zühd, 25.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in mübârek ellerinde yetişen genç sahâbîlerden biri de Cündeb b. Abdullah radiyallahu anhu’tır. Bu güzel sahâbî der ki.: “Biz Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanında yetişen bir grup gençtik. Çoğumuz O’nun yanında ergenliğe ulaştı. Biz O’ndan Kur’ÂN’ı öğrenmeden önce İMÂNı öğrendik. Önce İMÂNı öğrendik daha sonra Kur’ÂN’ı öğrendik de onun sâyesinde İMÂNımız arttı.” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Mukaddime, 9.)

Resim---Abdullah b. Ömer radiyallahu anhu.: "Uzun bir ömür sürdüm; bizden birine Kur’ÂN'dan önce İMÂN nâsib olurdu, yani öğretilirdi. Herhangi bir sûre nâzil olunca, sizin Kur’ÂN'ı öğrendiğiniz gibi o sûredeki helal ve haramları, bilinmesi gereken hususları öğrenirdi. Sonra İNSANlar gördüm; onlardan birine İMÂN'dan önce Kur’ÂN veriliyor, o da Fâtiha'dan sonuna kadar onu okuyor, fakat ne emrettiğini, neleri yasakladığını ve nelerin bellenmesi gerektiğini bilmiyor. Âdi hurmayı saçar gibi onu etrafa saçıyor!." buyurdu.
(Heysemî, Ebü'l-Hasen Nûrüddîn Alî b. Ebî Bekr b. Süleymân, el-Mecmâu’z-zevaîd ve menbau’l-fevâid, Darü’l-Kütübi’l-İlmiyye, Lübnan, 1409/1989, I, 165..)

Tefrit.: Ortalamanın yani vasatın çok altında kalmak, geride kalmak. Normalden aşağı olmak..
İfrat.: Haddinden geçmek. Pek ileri gitmek..
Ta’dîl =>Düzeltme, denkleştirme, doğrultma, düzgünleştirme, aşırılıklardan arındırarak i’tidal üzere kılmaktır. Özellikle biz bu bahiste i’tidal üzerinde duracağız.

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem İ’tidali.: “Peygamberliğin yirmidört cüzünden bir cüz.” olarak târif etmiştir..
(Ebû Dâvûd, “Edeb”, 2.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Din kolaylıktır. Dinde kim kendini zora sokar ise (mükemmel ve kusursuz olsun derken onun) altında kalır (ezilir ve büsbütün ibâdetten kesilir). O hâlde İ’TİDALLi davranın, ORTA YOLu izleyin ve ümitvâr olun. Günün sabahı, akşamı, biraz da gecesiyle destek ve yardım isteyin!.” buyurmuştur.
(Buhârî, İMÂN, 29.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Tâlim ve Terbiyesinde yetişen Zeyd b. Sâbit’ radiyallahu anhu.: “Bâzen biz arkadaşlarımızla oturur, bir şeyler konuşurduk. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bizim yanımıza gelince, biz sözlerimizi değiştirmek isterdik. Ama O, buna müsaade etmez, bizi tekrar konuştuklarımıza döndürür, sonra O da bize katılır, bizimle aynı meseleleri konuşurdu.” buyurmuştur.
(Ebû’ş-Şeyh,Hafız Ebî Muhammed Abdullah b. Muhammed b. Ca’fer b. Hayyan el-İsbahanî, Ahlaku’n-nebi ve âdabuhu,Darü’l-Kütübi’l-Arabiyye, Beyrut 1428/2007, s.12.).)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bize ÖRNEK bu tavrı, gençleri bıktırmamak, onları yanında rahat edecekleri bir hâle vardırmak, Muhabbet Düzleminde hayattan kopuk bir iletişimin oluşmasına engel olmaktı.

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bu tavrını çok iyi anlayan İbn Abbas radiyallahu anhu bâzen talebelerine ders okuturken arada.: “Haydi iştahımızı açın!.” derdi. Talebeler, Hocalarının bu talebinin ne anlama geldiğini anlamayıp sorduklarında o büyük Kur’ÂN Müfessiri.:“Lâtife yapın, şiir okuyun, muhakkak ki RÛH da BEDEN gibi usanabilir, yorulabilir. Bundan dolayı bâzen RÛHLarınızı dinlendirin!.” derdi.
(İbn Kuteybe, Ebû Muhammed Abdullah b. Müslim b. Kuteybe el-Dineveri, Garîbü'l-hadis, Matbaatü’l-Ani, Bağdad 1397/1976, III, 6.)

Resim
NEFSü’z-ZÂT=>HAKk’tır ÂLEM’de!.:

قُل لِّمَن مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُل لِلّهِ كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لاَ رَيْبَ فِيهِ الَّذِينَ خَسِرُواْ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ
Resim---“Kul li men mâ fî’s- semâvâti ve’l- ard (ardı), kul lillâh (lillâhi), ketebe alâ NEFSİHİ’r- rahmeh (rahmete), le yecmeannekum ilâ yevmi’l- kıyâmeti lâ reybe fîh (fîhi), ellezîne hasirû enfusehum fe hum lâ yu’minûn (yu’minûne).: De ki : “Semâlarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi ALLAH'ındır!” de. ALLAHû TeALÂ, kendi NEFSİ üzerine Rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü'min değildirler.”(En'âm 6/12)

وَإِذَا جَاءكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِآيَاتِنَا فَقُلْ سَلاَمٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ أَنَّهُ مَن عَمِلَ مِنكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِن بَعْدِهِ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Resim---“Ve izâ câekellezîne yu’minûne bi âyâtinâ fe kul selâmun aleykum ketebe RABBukum alâ NEFSİHİ’r- rahmete ennehu men amile minkum sûen bi cehâletin summe tâbe min ba’dihî ve asleha fe ennehu GAFÛRun RAHÎM (rahîmun).: Âyetlerimize inanan kimseler sana geldiği zaman, onlara şöyle de.: “Selâm üzerinize olsun. RABBiniz, kendi NEFSi üzerine “rahmeti” yazdı. Öyle ki; sizden, kim câhillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi yaparsa), o takdirde muhakkak ki O (ALLAH), GAFÛR'dur (mağfiret edendir), RAHÎM(rahmet nurunu gönderen)'dir.”(En'âm 6/54)
Resim
RÛHuLLAH HAYy DEM bU DEM’de!.:


وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي وَمَا أُوتِيتُم مِّن الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً
Resim---“Ve yes’elûneke anir rûh(rûhı), kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ(kalîlen).: Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: “Ruh, Rabbimin emrindendir.” Ve size, (ruha ait) ilimden sadece az bir şey verildi.”(İsrâ 17/85)

ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Resim---“Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumu’s- sem’a ve’l- ebsâre ve’l- ef’ideh (efidete), kalîlen mâ teşkurûn (teşkurûne).: Sonra (ALLAH), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizikî vücûdun içine) RÛHu’ndan üfürdü ve sizler için sem'î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.” (Secde 32/9)

فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُ سَاجِدِينَ
Resim---“Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fekaû lehu sâcidîn(sâcidîne).: Artık onu dizayn edip, içine RÛHum’dan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek yere kapanın!”(Hicr 15/29)

وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرَانَ الَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ
Resim---“Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti RABBihâ ve kutubihî ve kânet mine’l- kânitîn (kânitîne).: İmrân'ın kızı MeryeM ki, onun iffeti ahsendi. Bu sebeble onun içine RÛHumuzdan üfledik. Ve o, RABBi’nin kelimelerini ve kitablarını tasdik etti. Ve o, kânitîn olanlardan oldu.”(Tahrîm 66/12)

Resim---Abdullâh b. Mesud radiyallahu anhu.: “Ben Medine’de Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte bir tarladaydık. O, hurma dalından bir değneğe dayanıyordu. O sırada birkaç Yahudiye rastladı. Onların bazısı.: “O’na RÛHu sorun!.” derken, bazısı da.: "Hayır, bunu sormayın, olur ki hoşunuza gitmeyecek bir cevab verir!.” dediler. Derken kalkıp geldiler ve.: “Yâ Ebâ’l-Kâsım! Bize RÛHtan bahset!.” dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bir müddet bekledi. Ben, o esnâda kendisine vahiy geldiğini fark ettim. Bu yüzden vahiy tamamlanıncaya kadar biraz geriye çekildim. Nihâyet Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sana RÛHu sorarlar. De ki.: “RÛH, RABBim’in EMRindendir...” (İsrâ: 17/85) âyetini okudu..
(Buhârî, İ’tisâm, 3.)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:İNSANlar gümüş ve altın madenlerine benzerler. Câhiliye Devrinde hayırlı olanlar, İslâm’da da hayırlı olanlardır. Yeter ki, İslâm’ı iyi kavrasınlar. RÛHlar da toplu cemaatlerdir. Onlardan birbirleriyle uyuşanlar kaynaşır, uyuşamayanlar da anlaşamaz, ayrılırlar.” buyurmuştur.
(Müslim, Birr, 160; Buhârî, Enbiyâ, 2.)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mü’minin RÛHu çıktığı zaman, onu iki melek karşılar ve yükseklere çıkarırlar... Gök ehli.: “Yer tarafından güzel bir RÛH geldi. ALLAH sana ve yaşattığın cesede salât etsin.” derler. Peşinden onu YÜCE RABBİ’ne götürürler. Sonra.: “Bunu sınırın ötesine (sidretü’l-müntehâ’ya) kadar götürün!.” diye buyurulur. Kâfirin RÛHu çıktığı zaman... gök ehli.: “Yer tarafından kötü bir RÛH geldi.” derler ve.: “Bunu sınırın sonuna (cehenneme) kadar götürün!.” diye söylenir.” buyurmuştur.
(Müslim, Cennet, 75.)

Resim---Abdurrahman b. Kâ’b el-Ensârî, babası Kâ’b bin Mâlik radiyallahu anhum’den rivâyet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mü’minin RÛHu, kendisinin dirileceği (kıyamet) günü cesedine geri dönünceye kadar CeNNet Ağaçlarından beslenen KUŞ gibidir.” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Zühd, 32; Nesâî, Cenâiz, 117; Muvatta’, Cenâiz, 16.)


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

HEYy BRee=->SEFîL İHVÂNi’m,
AKLından==->GÂFiL İHVÂNi’m,
SON NEFesin===>VEREmezsÎn,
NEFSin-RABB'in BiL İHVÂNi’m!.

GÜNdüzüm-GECEm>BURSA’mda,
SÖZ-KeLÂM HECEm->BURSA’mda,
=>yiNE CÂN-da=>CÂNÂN=>CUMâ,
GÖNüL EĞLENCEm=>BURSA’mda!.


ZEVK 10.269

=====>LEYL-ü-NeHÂR=>YEDi VAKit===>SALL-ı SILÂ=>Mİ’RACımız,
==>NEFS-i EMMÂRe=>NEFSü’L- AKDeS==>ALLAHu EKBeR TACımız,
KAFa=>MEKke.. KALB=>MEDiNe,
DÜNYâ<=>ÂHİREtimİZ=->DİN’e,
BEYtü’r- RABB’ımız>BEYTuLLAH=>CEMMü’L-CEM NAHNU HACımız!.


25.02.2022.. 13:41..
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumâcem’imizzz..


ÖZÜNLe<=>YÜZÜNü=>YUYup,
==>SELÂ-yı SILÂ’yı==>DUYup,
CUMÂ CEM’inde=>KÜLLî ŞEYy,
==>İMÂM-ı MUTLAK-a=->UYup,
KuL İHVÂNİ’m=>NEFSin SOYup!.


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>KORkunç FitNE ATEŞinde,
KAHROLup KAYnıYOR DÜNyâ!.
ZÂLiMLer=>ZÜLMün PEŞinde,
->YERindEN OYnuYOR DÜNyâ!.


ZEVK 10.276

==>ADALEtin-MERHAMEtin===>BAĞLARInı KIRdı DÜNYâ,
==>ÇİLLe ÇAĞIn ÇIĞLIğında===>SEMERİn SIYIRdı DÜNYâ,
=>KAHROLası=->SOYu EBTER,
HeR GELeN GüN dAHa BETER,
ZÂLiMLERin ZÜLMü YETER!.=>RABBına HAYKIRdı DÜNYâ!.


04.03.2022.. 13:23
brsbrsm...tktktrstkkmzdeTEYCuma cem’imizz..


Yâ RABBenâ->KAHRın OKk et!
=->ZÂLiMi->ZÂLiMLe YOKk et!
===>MÂSuM KULLaRın’ı KORu,
MÜKERREM KULLaRın ÇOKk et!.

CUMÂ EZÂNı SELÂHında,
HAYy MİZÂNı FELÂHında,
ULU DAĞ’ın->YAMACInda,
KUL İHVÂNİ’min AH!ında,
BURSA NAHNU AMACInda!.


Resim
ResimResim

Yâ RABBenâ>KAHRın OKk et!
=>ZÂLiMi->ZÂLiMLe YOKk et.:

قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلاَّ الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ
Resim---“Kul e reeytekum in etâkum azâbullâhi bagteten ev cehreten hel yuhleku illel kavmu’z- zâlimûn (zâlimûne).:
(Yâ MuhaMMed müşriklere) de ki.: “Siz (herbiriniz) kendinizi gördünüz mü? (halinizi, a’cizliğinizi anladınız mı?) Eğer ALLAH'ın azâbı ansızın veya açıkça gelse, zâlimler kavminden başkası mı helâk edilir?// Onlara.:”Size dünyada ALLAH’ın azâbı, ansızın veya açıkça gelirse, nasıl davranacağınızı söyler misiniz bana? Baskıcı, zâlim ve işkenceci, temel hak ve hürriyetleri engelleyen, küfürde ısrar eden toplumlardan başkaları helâk edilir mi hiç?!.” de.” (En'âm 6/47)

وَكَذَلِكَ نُوَلِّي بَعْضَ الظَّالِمِينَ بَعْضًا بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ
Resim---“Ve kezâlike nuvellî ba’da’-z zâlimîne ba’dan bimâ kânû yeksibûn (yeksibûne).: Ve işte böylece kazanmış olduklarından (günahlarından) dolayı zâlimlerin bir kısmını, bir kısmına çeviririz (musallat ederiz).// İnsanların ve cinlerin İlâhî Emirlere isyan edenlerini perişan ettiğimiz gibi, işlemekte oldukları ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle, inkâr ve isyanda devam eden, İslâmî Hayatı yaşamayı, İslâmî Faaliyetleri engelleyen, engelleme tedbirleri alan zâlimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına idâreci yapar, birbirlerini saptırmaları, azdırmaları ve azâba dûçar etmeleri için onları birbirlerine musallat ederiz.” (Enâm 6/129)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Zâlim, yeryüzünde ALLAH’ın ADÂLETidir. ALLAH onunla (başkalarından) intikâm alır. Sonra (döner), o’ndan da intikâmını alır.” buyurmuştur.
(İsmâil b. Muhammed el-Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 2/64)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Azîz ve Celîl olan ALLAH celle celâlihu.: “Buğzettiklerimle buğzettiklerimden intikâm alırım. Sonra da döner, hepsini cehenneme döker, sürer, atarım!.” buyurdu.” buyurmuştur.
(Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 7/289)

Resim
==>MÂSuM KULLaRın’ı KORu,
MÜKERREM KULLaRın ÇOKk et!.:

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً
Resim---“Ve lekad kerremnâ benî âdeme ve hamelnâhum fî’l- berri ve’l- bahri ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâ kesîrin mimmen halaknâ tafdîlâ (tafdîlen).: Ve andolsun ki; Âdemoğlunu kerem sahibi (şerefli) kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları helâl şeylerden rızıklandırdık. Ve onları yarattıklarımızın çoğundan fazilet (açısından) üstün kıldık.// Andolsun ki, biz Âdemoğulları’nı asâletli, şerefli ve saygıya lâyık kıldık, ikrama lâyık gördük. Karada ve denizde onlara ulaşım imkânları sağladık. Onlara helâlinden, temizinden ve helâlinden rızık ve servetler verdik. Lütufta bulunarak onları yarattığımız birçok varlıklardan gerçekten üstün kıldık.” (İsrâ 17/70)

Resim
SON-UÇç.:

مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ كَتَبْنَا عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّهُ مَن قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا وَلَقَدْ جَاء تْهُمْ رُسُلُنَا بِالبَيِّنَاتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم بَعْدَ ذَلِكَ فِي الأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ
Resim---“Min ecli zâlik (zâlike), ketebnâ alâ benî isrâîle ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesâdin fî’l- ardı fe ke ennemâ katele’n- nâse cemîa (cemîan) ve men ahyâhâ fe ke ennemâ ahye’n- nâse cemîa (cemîan) ve lekad câethum rusulunâ bi’l- beyyinâti summe inne kesîran minhum ba’de zâlike fî’l- ardı le musrifûn (musrifûne).: İşte bundan dolayı (Tevrat'ta) İsrailoğullarına şöyle yazdık; Kim bir kişiyi, bir kişi karşılığında olmaksızın veya yeryüzünde bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, muhakkak ki o BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ gibidir. Kim de (bir kişinin hayatını kurtarmak sûretiyle) yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur. Ve andolsun ki Resûllerimiz onlara apaçık deliller ile geldi. Sonra da, şüphesiz onlardan birçoğu, bundan sonra gerçekten yeryüzünde aşırı giden müsrifler oldular.// İşte bu yüzdendir ki, İsrâiloğulları’na şu hükümleri, yazılı kural haline getirdik.: Kim haksız yere, kısası gerektiren bir sebep ortada yokken veya yeryüzünde, kanının heder edilmesini gerektirecek bir bozgunculuğa, anarşiye karışmamış bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmek gibi ağır bir cinâyet işlemiş olur, sorumlu tutulur. Bir kimseye hayat veren, yaşamasına sebep olan da, bütün insanlara hayat vermek gibi büyük bir hayır işlemiş olur, mükâfatlandırılır. Andolsun ki, Rasûllerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Yine de, bundan sonra, onların birçoğu yeryüzünde ALLAH’ın Emirlerine âsi oldular, kural tanımadılar, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar uyguladılar, câhilce aşırı davranışlarda bulundular.” (Mâide 5/32)


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>BUZ GiBi->BURSA SELÂH’ı,
SIRR Soğuk bENdEN SERSERi!.
->GÖKLeRde GÖNüL FELÂH’ı,
->UÇUŞaN==>KAR TANELeRi!.
==>BEYAZ KELEBEKLeR GiBi,
KANATLaNmış SONsuz SEVgi!.


ZEVK 10.282

=>SANki BuZ KESmiş=>KÂiNÂt==>KARANLığın AYAZı’nda,
CEVR-i CiHÂN=>ÇARk-ı ÇİLe=>İNsÂNlar CÂN ÇIKMAZı’nda,
YEDi RENGin=>YEDi GÜLü,
YEDi SESin SIRR BÜLBÜLü,
OLuR!. OLMaz!.=>DİRi!. ÖLü!.=->KuL İHVÂNimin SAZı’nda!.


11.03.2022.. 13:22
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumacem’imizzt..


KötüLük KOLay=->İYİLik ZOR,
==>İMÂN GiBi==>AVUÇta KOR,
KÜLLî ŞEYy=->ALLAH’ın NÛRu,
MÂLikü’L-MÜLk!. BUYURuyOR!.

=>HAYyAt->AKıL YOLCULuğu,
TERCiH=>İYİLik<->KÖTÜLük!.
BİZ BİR-İZ-Lik=->MUTLULuğu,
GELip>GEÇmek BÖLük BÖLük,
İHVÂNİ’m=->VARLık-YOKLuğu!.


Resim
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, DÎNinin GEREkLeRini yerine getirme/( ÎMÂNı elde tutmak) konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, AVUCUNDA ATEŞ tutan kimse gibi olacaktır.” buyurmuştur.
(Enes radiyallahu anhu’dan; Tirmizî, Fiten,73; Ebu Davûd, Melâhim,17.)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Öyle bir zaman gelecek ki; doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hâin sayılacak, hâinlere güvenilecek. Kişi kendisinden şâhidlik etmesi istenmediği hâlde şâhidlik edecek, yemin etmesi istenmediği hâlde yemin edecek.
(O gün) İnsanların Dünyada (nî’metlerinden en fazla istifâde ederek) en mes’ûd olanı (o kimseler ki) =>ALLAH’a ve RASÛLÜ’ne ÎMÂN etmeyen aLçak oğLu aLçak OLacak!.
buyurmuştur.

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr, XXIII, 314; Heysemî, VII, 283.)


Resim

OLur!. OLmaz!. BÂZÂRI’nda,
HEPimİZ=>BUZ’dan TEStiyİZ!.
NAZLı YÂR-in=->NÂZÂRI’nda,
=->BEZM-i ELESt’ın MEStiyİZ!.


Resim
ResimResim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...


aleyhumu's- SEMm..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>YEKktir ALLAH!.
=->TEKktir ALLAH!.
===->TEKe TEKktir,
GERÇEKktir ALLAH!.


=>EHL-i BEYt ELi->ALi ŞAH,
RASÛLULLAH-KELÂMULLAH,
==>ŞEHîDLERiN BAŞIn TÂCı,
YILDıZ-HİLÂL İNŞÂE ALLAH!.


=>SIRR SEVîYye==->RESÛLî İZ,
TEKk VüCÛDda HÜCREyİZ bİZ,
KALB KULAğım=>İŞit ve DUYy,
=>BURSA BÂZÂRı=>BİZ-BİR-İZ!.


ZEVK 10.288

HEYy ONBEŞLi!. HEYy ONBEŞLi!.=>MİLLEt GÖZü ÇANAKKALE,
======>KINALI KUZU ATEŞLi!.===->MİLLEt SÖZü ÇANAKKALE,
KAN DERYÂSIn=>AÇAN GÜLü,
KARTAL PENÇe=>BİZ BÜLBÜLü,
===>İSLÂM=>ALLAH’ın DÎNİ’dir!.==>MİLLEt ÖZü ÇANAKKALE!.


18.03.2022.. 13:19
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumacemimizzz..


GİdERsEN SEN de KOKLaRsın,
=>ŞEHîDLeRin KAN kOKUsun,
ŞEHÂDEt YAYı’n=->OKLaRsın,
OKUrsun=>İKRÂ=>OKU!.sun!.

==>ŞEHÂDEt ŞEHR-i NEBÎYyi,
SEYREYyLeRsin SIRR SEVgiyi!.
HeR MeZÂRda BiR DİYÂR-dan,
==->Lî-VECHİLLAH SEVGİLİyi!.


HER DİYÂR-dan BiR YİĞİt VAR,
ŞEHÂDEt SEDDİ-nde=>DUVAR,
“OMuZ OMuZa==->TEVHİD”in,
==>VATAN KILdığı=->Bu DİYÂR!


Resim Resimçakırcân'ıma..


CüMMLe ŞEHîDLerimizin AzîZ RÛHLarına,
EL FâTiHa Mâe's- SaLâvât..


DALgaLanan ResimAL BAYRakta
ResimŞEHîDLerin ResimNEFeSi Var!.
DALga DALga DALga HAKkta
HAKk’tanResimHaLKına SESi Var!.


Ruhi SU - Çanakkale Türküsü


https://yandex.com.tr/video/preview/?fi ... BC+ruhi+su


Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.


Resim


Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...

ALLAHımız celle celâluhu!
BİZe MuhaMMedî Gayret,
PÎRimizden Hâl-i HiMMet,
RASÛLünden ŞiFâ-yı ŞeFâat,
ZÂTından İnâyet-Hidâyet-SeLâMet,
İZZet-i İhsÂNınLa LûTFet-ŞEHiDLerimizin ŞEHÂDETLerine,
Şu CUMÂ GÜNümüz Hörmetine BİZi de CEM’ et!. İnşâe ALLAH!..



M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim KUL İHVÂNİm..



Resim

3. SALÂVÂT-I ŞERÎFE :
İmâm-ı Alî kerremullahi vecheye ait salâvâtı şerîfe


Resim

TÜRKÇESİ.:
Lebbeyke ALLAHümme RABBiye ve sâ’deyke Resim Salâvâtu’llahi’l-Berri’r- Rahîm Ve’l-melâiketi’l-mukarrebîn Resim Ve’n- nebîyyine ve’s-sıddıkîne ve’ş-şühedâi ve’s-sâlihîn Resim Vemâ sebbiha leke min şey’in yâ RABBe’l-ÂLeMîne Resim Alâ seyyidinâ ve Mevlânâ MuhaMMedin ibni Abdillahi hâtemi’n- nebîyyîne Resim Ve Seyyidi’l-mürselîne ve imâmi’l-mûttâkîne Resim Ve Resûli Rabbü’l-âlemîne’ş-şâhidi’l-beşiri’d- dâi ileyke bi iznike es sirâce’l-münir Resim Ve aleyhi’s- salâtü ve’s- selâmû ve rahmetullahi ve berâkâtuhu.


MÂNÂSI.:
“Emret (buyur) ALLAH’ım! Ve başim-gözüm üstüne (emret, saâdetle Senden mutluluk istiyorum), RABB’im, ALLAH’ım! İyilik ve merhamet dolu Salâvâtullahı, gözde (yakîn) meleklerin salâvâtı, peygamberlerin, sıddıkların, şehîdlerin, sâlihlerin; Ey âlemlerin RABBi Seni tesbih (ve tenzih) eden herşeyin salâvâtı, Efendimiz Abdullah oğlu MuhaMMed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, Hatemü’l-Enbiyâya (peygamberlerin sonuncusuna), peygamberlerin Efendisine, müttakîlerin (günâhlardan korunup ALLAH'a sığınanların) imâmına; âlemlerin RABBinin, şâhid ve müjdeci Resûlüne, Senin izninde Sana dâvet eden ve aydınlatan kandile (sayısız- sonsuz) selâm (sıla, salâvât, rahmet, istiğfâr, dua, ulaşım) olsun!”

Resim
nOt.:
ÇANAKKALE RÛHu..: GünLük Hayatımızda Hastahânede yatanlar tedavi OLunca TABURcu OLur..
TABURcu KeLimesinin KAYnağı.: ÇANAKKALE İstikLÂL SAVAşımızda Binlerce yaralıdan ayağa KALkaBİLeLerin İLk SÖZü.: “TABURuma DÖNmek İstiYORum!” OLmuştur. Bu SÖZ O kadar çokça DUYuLmuş ki o gündür bu gündür Hastahâneden ÇIkışLara “TABURcu OLmak” dENmektedir!.


Resim

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:CeNNete giden hiç kimse, yeniden dünyâya dönmeyi ve dünyâlık adına herhangi bir şeyin kendisi için olmasını istemez. Şehîd olan kimse bunun dışındadır. O, gördüğü o büyük mükâfattan ötürü, on defa daha (ALLAH YOLU’nda) ÖLmek için dünyâya dönmeyi temenni eder/arzu eder.” buyurdu.
(Enes radiyallahu anhu’den; Buharî, Cihâd, 21; Müslim, İmâret, 109-1877)

Resim---Câbir radiyallahu anhu anlatıyor.: “Bir gün Resûlullah ile karşılaştım, bana.: “Ey Câbir! Seni üzüntülü görüyorum, hayırdır?” diye sordu.
Ben de.: Yâ Resûlullah!. Babam Uhud Savaşı’nda şehîd oldu. Arkasında çoluk-çocuk ve bir de borç bıraktı.” dedim.
O da.: ALLAH’ın babanı nasıl (güzel) karşıladığına dâir sana müjde vereyim mi?” dedi.
Ben de.: “Buyurun Yâ Resûlullah!.” deyince,
Şöyle buyurdu.: ALLAH (şimdiye kadar) kiminle konuştuysa, ancak bir perde gerisinde konuştu. Fakat babanı diriltip kendisiyle vicahi/yüz yüze konuştu ve buyurdu ki.: “Ey kulum! Arzu ve isteklerini söyle, sana vereyim.” O da.: Yâ RABB! Beni diriltmeni ve bir defa yolunda öldürmeyi istiyorum!.” dedi.
Şanı Yüce RABBü’L-ÂLEMîN.: "Daha önce (Ezelî İlmimde) şu kararı verdim ki, onlar (hiç kimse, ölümünden sonra) tekrar dünyâya geri gönderilmez." İşte şu âyet bu konuda inmiştir.: “ALLAH YOLU’nda ÖLdürülenleri ÖLü sanmayın!.” (Âl-i İmrân 3/169)buyurdu.

(Tirmizi, Tefsiru sureti Al-i İmran, h.no: 3010.. Tirmizi, bu hadis rivayetinin “Hasen” olduğunu belirtmiştir.)

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتًا بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ
Resim---“Ve lâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ(emvâten), bel ahyâun inde rabbihim yurzekûn(yurzekûne).: Ve Allah'ın yolunda öldürülenleri, sakın ölüler sanmayın. Hayır, (onlar) hayydırlar (canlıdırlar), Rab'lerinin katında rızıklandırılırlar.” (Âl-i İmrân 3/169)

Diğer bir rivâyet de şöyledir.:
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Şehîdlerin ruhları, yeşil kuşlar şeklinde CeNNette diledikleri gibi dolaşırlar. Daha sonra, ALLAH’ın ARŞI’na bağlı KANDİLLere konarlar. Onlar bu durumda iken ALLAH onlara.: “Dileyin benden ne dilerseniz!.” buyurur. Şehîdler.: RABBimiz! Ne isteyebiliriz ki, CeNNetin her yerini dilediğimiz gibi dolaşıyoruz” derler. Mutlaka bir şeyler istemeleri konusunda teklif gelince onlar söyle derler.: “Ruhlarımızı cesetlerimize tekrar geri gönder. SENİN YOLUNda ÖLeLim!.” Bunun dışında bir şey istemedikleri görülünce artık onlara bir şey sorulmaz.” buyurdu. [b/]
(İbn Mâce, Cihâd, 16; bk. Müslim, İmâre, 121)

ALLAHu zü’L-CeLÂL’in' şehîdlerin ruhlarına.: “Dilediğinizi BEN’den isteyin!.” şeklindeki hitâbı; onlara olan ikram derecesinin yüceliğini gösterir. Çünkü ALLAH celle celâlihu onlara insanın hatırına gelemeyecek ni’metleri bile ikrâm ve ihsân buyurur. Buna rağmen başkaca bir isteklerinin bulunup bulunmadığını ısrarla sorar. Fakat şehîdlerin ruhları isteyecekleri hiç bir şeyi bulamayınca ve ALLAH'ın kendilerinin mutlaka bir şey istemelerini taleb ettiğini görünce.: “Dünyâya geri gönderilmelerini ve böylece tekrar ALLAH YOLU’nda savaşıp ŞEHÎD edilme." isteğinde bulunurlar.. (Nevevî, Şerhu Müslim)
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>ARŞ’tan->ARZ’a BAŞ-AŞAğı,
=>BİZ BİR-İZ=>NAHNU BAŞAğı,
MuHABBEt’ten>MuHAMMEd’e,
GÖNLÜM’deki==->GÖKKUŞAğı!.

=>“SOLda SIFIR”a->ATıLdım,
EREN SÜRÜSÜ”n>KATıLdım,
AT’ım->İT’im->KUL İHVÂNİm,
=->BURSA BÂZÂRın SATıLdım!.


ZEVK 10.294

=>ANAM’dan->MEZÂR TAŞIMa=>AŞKı ANLAdım->ANLAttım,
ÂLEM SIĞdı=>GÖZ YAŞIMa=->AŞKk ÇİLLe ÇÖLÜ’n YAŞAdım!.
=>CÂNımı=->CÂNÂN’a Attım,
KİTMİR’im=>SÂHİBİn SAttım,
TEKe TEKk’te=>TEKk BAŞIMa=>KIZIL KOR’da=> Adım Adım!.


24.03.2022.. 13:17
brsbrsm...tktktrstkkmzdecumcemimizzz..


BURSA’nın=>SESsİZ->ISsIZı,
=>SÎNEmdeki==>SAKLı SIZı,
TEKe TEKk’te===>YÂRi İLe,
İHVÂNİm==>YÂR’in YALnIZı!.
Resim
ResimResim
ResimResimResim
===>İnsÂNoğLu==>BİLse==>KEŞKe,
==>ALLAH BÂKi!. =>HeR KuL FÂNi!.
HERC-ü-MERC’den=>AŞK-ü-MEŞK'e,
===>“TEKKEN”e ÇEKiL==->İHVÂNi!.


Resim
O FİTNE ki?!.
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Yakında büyük FİTNEler olacak, o FİTNElerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o FİTNE içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir ilticâ’ yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.” buyurmuştur.
(Ebu Hureyre radiyallahu anhu’den; Sahihu’l-Buharî VIII, 92; Tefriru’l-Kur'ÂNni’l-Azîm II, 43; Sünenü İbn-i Mâce, II, 3961.)

Ebu Ümeyye eş-Şa'bânî radiyallahu anhu anlatıyor.: ”Ey Ebu Sa'lebe!. Şu âyet hakkında ne dersin?”dedim.:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لاَ يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ إِلَى اللّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn (ta’melûne).: Ey imân edenler! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidâyette (doğru yolda oldukça) iseniz, dalâletteki bir kimse (sapıtmış olan) size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü ALLAH'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.// Ey iman edenler, kendinize ve birbirinize sâhib çıkın, duyarlı davranın. Siz doğru yolda bulunduğunuz, İslâm’ı yaşayarak sebat ettiğiniz takdirde, başlarına buyruk hareket edip, hak yoldan uzaklaşanlar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenler size zarar veremezler. Hepiniz hesap vermek üzere ALLAH’ın Huzuru’na getirileceksiniz, işlemekte olduğunuz amellerinizin hepsini birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir.” (Mâide, 5/105).
Bana şu cevâbı verdi.: “Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zirâ ben aynı şeyi Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e sormuştum: Demişti ki.:
“Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takib edilen bir hevâ, (dine, âhirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sâhiblerinin kendi reylerini beğendiklerini müşâhede edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda Sabır Günleri var demektir. O günler, avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir.” buyurmuştur.
(Ebu Davûd, Melâhim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mâce, Fiten 21, (4014))

Vakid İbnu Muhammed babasından, o da Abdullah İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhümâ'dan anlattığına göre demişti ki.:
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, (bir gün) parmaklarını kenetledi ve dedi ki.: “Ey Abdullah İbnu Amr! Âhidleri bozulup şöyle karmakarışık hale gelen bir kısım ayak takımı (hezele) kimselerle başbaşa kalırsan ne yaparsın?.”
“Ne yapmamı tavsiye edersiniz, Yâ Resûlullah!.” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Güzel bulduğun şeyi yaparsın, kötü bulduğun şeyi de terkedersin. Kendi yakınlarının (hallerini düzeltmeye) yönelirsin. O hezele takımı (saçma sapan konuşanlar ile de), onların cemaatı ile de (uğraşmayı) terk edersin!.” buyurdu.
(Buhârî, Salât 88, Fiten 13; Ebu Davûd, Melâhim 17, (4342); İbnu Mâce, Fiten 10, (3957))

Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor.: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm seslendiler.: “Ey Ebu Zerr!”
“Buyurun, Yâ Resûlullah, emrinizdeyim!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İnsanlara (kitle halinde) ölüm isâbet edip, kabirlerin (ücretli) hizmetçiler tarafından kazılacağı zaman ne yapacaksın?.” buyurdu.
“Benim için ALLAH ve RESÛLÜ neyi ihtiyar buyurursa onu yaparım!.” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sabrı tavsiye ederim!” buyurdular -veya, “sabredersin!.” dedi- ve sonra bana tekrar seslendiler.: “Ey Ebu Zerr!”
“Buyurun Yâ Resûlullah, sizi dinliyorum!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Zeyt Mıntıkası’nın taşları kanda boğulduğunu gördüğün zaman ne yapacaksın?.”
“ALLAH ve RESÛLÜ neyi ihtiyar buyurursa onu!” dedim
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sana kendilerinden olduğun yakınlarını tavsiye ederim!” dedi.
Ben sordum.: “Yâ Resûlullah! (O zaman) kılıcımı alıp omuzuma koymayayım mı?”
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Böyle yaparsan (FİTNEci) kavme ortak olursun!” buyurdul.
“Bana ne emredersiniz!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Evine çekil!” buyurdu.
“Evime girilirse?” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Eğer kılıcın parıltısının seni şaşırtacağından korkarsan, elbiseni yüzüne ört. Gelen hem senin günahınla, hem de kendi günahıyla dönsün!.” buyurdu.
(Ebu Davûd, Fiten 2, (4261); İbnu Mâce, Fiten 10, (3958))

Ebu Musa radıyallahu anh) anlatıyor.: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm.: “Kıyametten hemen önce Karanlık Gecenin parçaları gibi FİTNEler var. Kişi o FİTNElerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kâfir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kâfir çıkar. O FİTNEde oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Âdem aleyhisselâm'ın iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil!)” buyurdu.
(Ebu Davûd, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205))
Ebu Davûd.: “Koşandan” kelimesinden sonra şu ziyâdeyi kaydetmiştir.: “Yanındakiler.: “Bize ne emredersiniz (Yâ Resûlullah)?” dediler. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Evinizin demirbaşları olun!” buyurdu.”

Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor.: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm.: “Kişinin en hayırlı malının peşine takılıp dağ geçitlerini ve yağmur düşen yerleri takip edeceği KOYUN’u olacağı zaman yakındır. Böylece dinini FİTNElerden kaçırmış olur!.” buyurdu.
(Buhârî, İman 12, Bed'ü'l-Halk 14, Menakıb 25, Rikak 34, Fiten 14; Muvatta, İsti'zan 16, (2, 970); Ebu Davûd, Fiten 4, (4267); Nesâî, İman 30, (8, 123, 124))

Ma'kıl İbnu Yesar radiyallahu anhu anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm.: “Herc (FİTNE) zamanında ibâdet, tıpkı bana hicret gibidir.” buyurdu.
(Müslim, Fiten 130, (2948); Tirmizî, Fiten 31, (2202))

Mikdad İbnu'l-Esved radıyallahu anh anlatıyor.: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm.: “Bahtiyâr, FİTNEden kaçınan kimse ile belâlarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!.” buyurdu.
(Ebu Davûd, Fiten 2, (4263))

İbnu Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor.: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm.: “Yaklaşan bir şerden yazık Araplara! Elini çeken ondan kurtulur!.” buyurdu.
(Ebu Davûd, Fiten 1, (4249))

Bu mevzû’da Ebu Zerr'den gelen bir rivâyet daha geniş, daha açıktır; aynen kaydediyoruz.:

Ebu Zerr radiyallahu anhu anlatıyor.: “Bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in bineğinin terkisinde idim. Medine'nin evlerinden dışarı doğru çıkmıştık ki bana.: “Ey Ebu Zerr, Medine'de açlık bulunduğu ve hatta sen yatağından kalkıp da açlık sebebiyle mescide kadar gidecek gücü kendinde hissetmediğin zaman hâlin nedir?” buyurdu.
Ben de.: “ALLAH RESÛLÜ daha iyi bilir!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ey Ebu Zerr! İffetini koru (söz ve fiillerde haramdan kaçın)” dedi ve ilâve etti.: ”Ey Ebu Zerr! Medine'de kıtal olsa ve bir mezârın ücreti bir köle fiyatına ulaşsa, o kadar ki, bir kabir bile bir köle karşılığında satılsa, senin durumun ne olur?”
Ben de.: “ALLAH RESÛLÜ daha iyi bilir!” cevâbını verdim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sabret ey Ebu Zerr” dedi ve ilâve etti.: ”Ey Ebu Zerr! Medine'de kıtal olsa ve kan (Medine dışında yer alan) Zeyt Mıntıkası’nın taşlarını sulayacak kadar çok aksa ne yaparsın?.”
Ben yine: “ALLAH RESÛLÜ daha iyi bilir!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mensub olduğuna (âile ve akrabana) dön!.” buyurdu..
Ben sordum ve.: “Silahımı kuşanayım mı?” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “(Hayır) o takdirde insanlara (kötü amellerinde) iştirak etmiş olursun!.” cevâbını verdi.
Ben de.: “Öyleyse ne yapayım ey Allah'ın Resûlü?” diye sordum.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Evinde kal, çıkma” buyurdu..
Ben tekrar: ”Ya evime de gelirlerse?” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kılıcın parıltısının galebe çalmasından (kullanmaktan) korkarsan elbisenin kenarını yüzüne ört, ta ki (gelen kimse) hem senin günahınla hem kendi günahıyla dönsün!.” buyurdu.
(Müslim, İman: 186; Tirmizî, Fiten: 30.)

Enes radiyallahu anhu, Haccac'ın zulmüden çok ızdırâb çekerek.: “Ne yapacağız?!.” diye şikâyete gelenlere.: ”Sabredin, RABB’inize kavuşuncaya kadar sabredin. Zirâ artık her gelen yeni gün, gidenden daha kötüdür!.” der ve bunu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'den işittiğini ilâve eder..

Mikdad İbnu'l-Esved radiyallahu anhu ise, yeminle te'kid ederek Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'den şunu işittiğini söyler.: “Bahtiyâr kimse (Lütf-i İlahî olarak) FİTNElere karışmaktan uzak tutulan kimsedir!. Bahtiyâr kimse FİTNElerden uzak tutulan kimsedir!. (Çeşitli belâlarla) imtihan edildiği zaman sabırla karşı koyana ne mutlu!.”
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

BAHAR GELDİ BURSAMIZA,
HAKta=>HAYR HAZıR RIZA,
SIRR-ı SIFIR->SEVGiLeRde,
SELÂM OLsun=->AŞKIMIZA!.


ZEVK 10.299

===>GEL-GEÇ HANı=>Şu HAYyatı====>SÜREKLi SANıYOR İNSÂN,
===>SONsuz yÖNe KOŞtuRuYOR=>ÖYLe TEz GEÇiYOR ki ZAMÂN,
BURSA’m ERGÜVAN RENgiNE,
TEKe TEKk=>TEKkeMde yiNE,
CUMÂ CEMMü’L-CEM’i CÂN’da=>HOŞş GELdin ŞEHR-i RAMAZÂN!.


01.04.2022..13:19
brsbrsm...tktktrstkkmzdesessizzzz..


=>İÇİMdeki==>ÇILgın ÇOCUKk,
=>GÖKÇE DEREMLe COŞuYOR!.
GÖZ YAŞLARı BOncuk ÇOCUKk,
==>SEVGİLİsine===>KOŞuYOR!.
>İHVÂNİ’m GÖNLÜn OKŞuYOR!.

Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

Şu ÂN=>ŞEHÂDEt ŞÖLENi,
PETEği<-=BALı<-=POLENi,
MuhaMMedî AŞKk ARISı’n
ÂN’da==>GEÇENi-GELENi!.


ZEVK 10.307

AKLeN-NAKLeN=>HAKkta->HAYıR.. BUnca YOLun=>DOSDOĞRUsu,
==>Lâ HÜVe=>İLLâ HUu,=>NAHNU!. ===>SÎNELeRin SIRR SORUsu,
=->BEZM-i ELEStteki BESte,
CÂN KUŞu=>KANLı KAFESte,
=>KÂLû=>BELâ CÜMMLe SESte!.==>SON NEFES'in==>SÛR BORUsu!.


08.04.2022..13:24
brsbrsm...tktktrstkkmzd7RMZN-cumacemimizzz..


VEReceğin sON ŞEYy->CÂNı’ndır,
=>BoŞş LafLa>MEZÂR KAZıLMaz!.
=>BURSA->BÂZÂR MEYDÂNı’ndır,
=>YAŞAnan VAKt’in==->ÂNı’ndır,
=>AKILLa===->KADER YAZıLMaz!.
İHVÂNim=->HAk=>SUBHÂN’ındır!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

MAKSEM MESti YOKUŞLaRın,
ÇIKIŞta=->GÜL KOKUŞLaRın,
GÜLümden>SELÂM MÜJDEsi,
GÖKkteki=>UÇAN KUŞLaRın!.


ZEVK 10.314

BİLinmez HAYyat YOLU’nda=>YALNIZLık ÖMüR TÖRPÜSü,
BİZden=>BİZe=>BİZ BİR-imİZ==>EL ELe GÖNüL KÖPRÜSü,
BESLENmek=>ÜREmek>OYUN->ÇOCUkLar ÇİLLEnin SÜSü,
KÛN feyeKÛN=->Bu OYUN’a,
Feye>BAĞLaR KÛN’u>KÛN’a,
TEKk NEFEste BAŞı=>SON’a=>ŞEHVEt=>ŞEHÂDEt ÖRTÜSü!.


15.04.2022..03:14
brsbrsm...tktktrstkkmzd14RMZN-TEYcumacemimizzz..


BiR DAMLa SU’ysa da=>AKLım,
==>OLAN’ı=>BU’ysa da AKLım,
==>SEVDÂ’ya DÜŞtü İHVÂNİ’m,
CÜMLe CİHÂN DUYsa da AKLım!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

TEVHiD ÖZdEN UYANIştır,
HeR ÂN->ALLAH’ı ANIştır,
BİZ BİR-İZ==>AŞKın ATEŞi,
>CUMÂ CEM’inde YANIştır!.

VUSLÂtın=>VARında CUMÂ,
KÂRBELÂ=>KÂRında CUMÂ,
TEKe TEKkte>TEKk BAŞıma,
>BURSA BAHARı’nda CUMÂ!.


ZEVK 10.322

MuhaMMedî ŞÛUR BİLmeye====>NAKiLsiz AKıL==->ERmiYOR,
MuhaMMedî NÛRu BULmaya===>Ham AKıL ELin=->VERmiYOR,
MuhaMMedî SÜRÛRda OLmaya==>SIRRın==>SIRAta SERmiYOR,
MuhaMMedî O-NÛR YAŞAmaya====>ELin UZAtıp=->DERmiYOR!.


22.04.2022.. 13:09
brsbrsm...tktktrstkkmzd19RMZN-cumâcemimizzz..


CÂN ÇİÇEğim==>YEDi RENgi,
->MuhaMMedî HASBî HİZMEt!.
HAKk’a MuHABBEt->MİHENgi,
=>HALkına=->HABîBî HİZMEt!.
BÂTıN SILÂm->YEŞiL BURSAm,
HABîBî HİZMEtimde=->CeNNEt!.


İHVÂNİ’m==>MUHABBEt MESti,
DESte>DESt->DOStumun DESti,
=>BİZ BİR-İZ==->BİLe=>BİZLiği,
====>TEVHİDULLAH TEMİZLiği,
İÇte<=>DIŞta==>AŞKk ABDESti!.

KuL İHVÂNİ’m==>AVÂRe,
ELi=>ERmemiş=->YÂR’e,
BURSA BÂZÂRın DÜŞmüş,
GEZiYORmuş=->Bî-ÇÂRE!.


Resim

TEMİZLİK İLE İLGLİ ÂYET-i CELÎLELER.:

Bakara 2/57,168,172,222,267; Nisâ 4/43,160; Mâide 5/4,6,87,88,100; En'âm 6/145; A'râf 7 /31,32,82,157,160; Enfâl 8/26,37,69; Yûnus 10/93; Hûd 11/78; Nahl 16/3,66,72,97,114; İsrâ 17/70; Kehf 18/19; Tâ-Hâ 20/81; Hac 22/26, 29; Mü'minûn 23/50, 51; Nûr 24/26; Furkân 25/48; Neml 27/56; Sâd 38/29; Mü'min 40/64; Câsiye 45/16; MuhaMMed 47/15; Vâkı’a 56/79; Müddessir 74/4,5; İnsân76 /21; Şems 91/9..


وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُواْ النِّسَاء فِي الْمَحِيضِ وَلاَ تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىَ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ
Resim---“Ve yes’elûneke ani’l- mahîd (mahîdi), kul huve ezen, fa’tezilûn nisâe fî’l- mahîdi, ve lâ takrabûhunne hattâ yathurn (yathurne) fe izâ tetahherne fe’tûhunne min haysu emerekumullâh (emerekumullâhu) innallâhe yuhıbbu’t- tevvâbîne ve yuhibbu’l- MUTETAHHİRÎn (mutetahhirîne).: Sana hayz halinden (kadınların belirli günlerinden) soruyorlar. De ki.: “O bir ezâdır. Bu yüzden hayz zamanında (belirli günlerinde) kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun ve TEMİZleninceye kadar onlara yaklaşmayın. TEMİZlendikleri zaman ise artık ALLAH'ın emrettiği yerden onlarla biraraya gelin. Muhakkak ki ALLAH, tevvâbîn olanları (tövbe edenleri) sever ve TEMİZLENENLERi sever.” (Bakara 2/222)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواْ وَإِن كُنتُم مَّرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مَّنكُم مِّنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ اللّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَكِن يُرِيدُ لِيُطَهَّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ kumtum ile’s- salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ile’l- merâfikı vemsehû bi ruusikum ve erculekum ilâl ka’beyn (ka’beyni) ve in kuntum cunuben FATTAHHERÛ ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum mine’l- gâitı ev lâmestumu’n- nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minh (minhu) mâ yurîdullâhu li yec’ale aleykum min haracin ve lâkin yurîdu li yuTAHHİRekum ve li yutimme ni’metehu aleykum leallekum teşkurûn (teşkurûne).: Ey imân edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinize ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın ve başlarınıza meshedin ve ayaklarınızı da topuklarınıza kadar yıkayın. Eğer cünüb iseniz o taktirde iyice yıkanıp TEMİZLENİN (boy abdesti alın). Eğer hasta veyâ yolcu iseniz veyâ biriniz tuvâletten gelmişse veyâ kadınlara dokunmuş (temas etmiş) ise, eğer su bulamazsanız, o zaman TEMİZ bir toprağa teyemmüm edin. Ve de ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh edin, (sürün). ALLAH size güçlük çıkarmak istemez, sizi TEMİZlemek ve sizin üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki böylece siz şükredersiniz.” (Mâide 5/6)

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
Resim---“Ve siyâbeke fe TAHHİR.: Ve elbiseni artık (onu) TEMİZ tut.” (Müddessir 74/4)


Resim

TEMİZLİKLE İLGİLİ HADİS-i ŞERÎFLER.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: TEMİZlik imânın yarısıdır” buyurmuştur.
(el-Câmius, Sahih Müslim, 1/203)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH TEMİZdir, TEMİZliği sever” buyurmuştur.
(es-Sünen, Tirmizî, 8/33)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Mü’min Bal Arısına benzer. Arı; daima TEMİZ olan şeyleri yer, TEMİZ olan şeyler ortaya koyar, TEMİZ yerlere konar ve nâzik davrandığı için konduğu yere zarar vermez, orayı kırıp bozmaz. Düştüğünde ise kırılmaz, bozulmaz.” buyurmuştur.
(Ahmed, II, 199; Hâkim, I, 147; Beyhakî, Şuab, V, 58; Süyûtî, el-Câmi, no: 8147.)

Resim---Ebû Mâlik Hâris İbni Âsım el-Eş’arî radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: TEMİZlik imânın yarısıdır. Elhamdülillah DUÂsı mizânı, sübhânellah ve elhamdülillah sözleri ise yer ile gökler arasını SEVÂB ile doldurur. Namaz NÛRdur; sadaka BURHÂNdır; sabır ZİYÂdır. Kur’ÂN senin ya lehinde ya da aleyhinde DELİLdir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu âzâd kimi de helâk eder.” buyurmuştur.
(Müslim,Tahâret 1)

Resim---Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH TeÂLÂ TEMİZdir; sadece TEMİZ olanları kabul eder. ALLAH TeÂLÂ, Peygamberlerine neyi emrettiyse mü’minlere de onu emretmiştir. Cenâb-ı HAKk Peygamberlere.: “Ey peygamberler! TEMİZ ve helâl olan şeylerden yiyin, iyi ve faydalı işler yapın!” buyurmuştur.
Mü’minlere de.: “Ey imân edenler! Size verdiğimiz rızıkların TEMİZ olanlarından yiyin.” buyurmuştur.
Resûl-i Ekrem aleyhisselâm daha sonra.: “Bir kimse ALLAH YOLU’nda uzun seferler yapar. Saçı başı dağınık, toza toprağa bulanmış vaziyette ellerini gökyüzüne açarak.: “Yâ RABBi!. Yâ RABBi!. diye DUÂ eder. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böyle birinin DUÂsı nasıl kabul edilir!” buyurmuştur.

(Müslim, Zekât 65)

Resim---Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir müslüman (veyâ mü’min) abdest aldığı zaman, yüzünü yıkarken gözleriyle işlediği günahlar abdest suyu (veyâ suyun son damlası) ile dökülür gider. Ellerini yıkadığında elleri ile işlediği günahlar abdest suyu (veyâ suyun son damlası) ile dökülür (öyle ki kişi bütün günahlardan arınır ve terTEMİZ olur). Ayaklarını yıkadığında da, ayaklarıyla işlediği günahları abdest suyu (veyâ suyun son damlaları) ile akıp gider. Nihayet o müslüman günahlarından tamamıyla arınmış olur.” buyurmuştur.
(Müslim, Tahâret 32)

Resim---Selmân İbni Âmir radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Biriniz orucunu açacağı zaman hurma ile açsın; çünkü hurma bereketlidir. Eğer hurma bulamazsa orucunu SU ile açsın; çünkü SU TEMİZdir.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Zekât 26)

Resim---Âişe radıyallahu anhâ.: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem TEMİZlenmeye, taranmaya, ayakkabısını giymeye varıncaya kadar her işe sağdan başlamayı pek severdi.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’ 31, Salât 47, Et`ime 5, Libâs 38, 77)

Resim---Âişe radıyallâhu anhâ.: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sağ elini TEMİZlik ve yemek için, sol elini de tuvâlette TEMİZlenmek ve benzeri işler için kullanırdı.” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Tahâret 18)

Resim---Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Herhangi birinizin lokması yere düştüğü zaman, onu alıp bulaşan şeyi TEMİZledikten sonra yesin. Lokmasını şeytâna bırakmasın. Parmaklarını yalamadıkça da elini beze silmesin. Zirâ yemeğinin neresinde bereket bulunduğunu bilemez.” buyurmuştur.
(Müslim, Eşribe 136)

Resim---Semüre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Beyaz renk elbise giyiniz. Çünkü beyaz daha TEMİZ ve daha hoş görünümlüdür. Ölülerinizi de beyaz kefene sarınız.” buyurmuştur.
(Nesâî, Cenâiz 38, Zînet 97; Hâkim, Müstedrek IV,185)

Resim---Ebû Abdullah Selmân el-Fârisî radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kimse cuma günü gusül abdesti alır, elinden geldiği kadar TEMİZlenir, ya kendi özel kokusundan veyâ evinde bulunan güzel kokudan sürünür ve evinden çıkar, iki kişinin arasına girmez, sonra üzerine farz olan namazı kılar, imam hutbe okurken susup onu dinlerse, o cuma ile öteki cuma arasındaki günahları bağışlanır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Cum’a 6, 19)

Resim---Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kimse evinde güzelce TEMİZlenir, sonra ALLAH’ın Farzlarından bir farzı yerine getirmek için ALLAH’ın Evlerinden birine giderse, attığı adımlardan her biri bir günahı silip yok eder; diğer adımı da onu bir derece yükseltir.” buyurmuştur.
(Müslim, Mesâcid 282)

Resim---Semüre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göreResûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Her kim cuma günü abdest alırsa ne iyi eder; hele boy abdesti alırsa, o daha iyidir.” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Tahâret 128; Tirmizî, Cum'a 5)

Resim---Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Ümmetimi (veyâ insanları) zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerini TEMİZlemelerini emrederdim." buyurmuştur.
(Buhârî, Cum'a 8, Temennî 9, Savm 27; Müslim, Tahâret 42)

Resim---Âişe radıyallahu anhâ.: “Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. ALLAH O’nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber aleyhisselâm uyanınca hemen misvakla dişlerini TEMİZler, abdest alır ve namaz kılardı.” buyurmuştur.
(Müslim, Müsâfirîn 139)

Resim---Şüreyh İbni Hânî şöyle dedi.: Âişe radıyallahu anhâ'ya.: “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem evine girdiği zaman ilk önce ne yapardı?” diye sordum. "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, dişlerini misvaklardı" buyurdu..
(Müslim, Tahâret 43, 44.)

Resim---Âişe radıyallahu anhâ'dan rivâyet edildiğine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Misvak kullanmak ağzın TEMİZ kalmasına ve RABBın razı olmasına sebebdir." buyurmuştur.
(Nesâî, Tahâret 4; İbn Huzeyme, Sahih, I, 70)

Resim---Ebû Mûsâ el-Eş’arî radiyallahu anhu.: “Bir defasında Nebiyy-i Ekrem (aleyhisselâm) Efendimiz’in yanına vardım. Ellerindeki bir misvâk ile dişlerini TEMİZlediklerini ve ağızlarında misvâk olduğu halde öğürür gibi “Ö!. Ö!.” dediğini gördüm.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 73)

Resim---Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Peygamberlerin Sünneti (fıtrat) beştir - yahut beş şey fıtrat gereğidir- .: Sünnet olmak, Kasıkları tıraş etmek, Tırnakları kesmek, Koltuk altını TEMİZlemek, Bıyıkları kırpmak." buyurmuştur.
(Buhârî, Libâs 51, 62, 64; Müslim, Tahâret 49, 50.)

Resim---Âişe radıyallahu anhâ'dan rivâyet edildiğine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "On şey fıtrat gereğidir: Bıyıkları kırpmak, Sakal bırakmak, Misvak kullanmak, Burna su çekmek, Tırnakları kesmek, Parmak boğumlarını TEMİZlemek, Koltuk altı kıllarını gidermek, Apış arasını TEMİZlemek, İstinca yapmak.." buyurmuştur.
Râvî "onuncuyu unuttum; ancak onun da mazmaza (ağıza su vermek) olması muhtemeldir" dedi.

(Müslim, Tahâret 56)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kendisinde hades vâkî olan kimsenin namazı, (o kimse yeniden) abdest almadıkça kabûl olunmaz!” buyurduklarını nakletmişti..
Hadramevt Ahâlîsinden biri.: “Ey Ebû Hüreyre, hades nedir?” diye sordu.
Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: “Sessiz veyâ sesli yel.”
cevâbını verdi..

(Buhârî, Vudû’, 2)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Benim Ümmetim Kıyamet Gününde abdest izlerinden dolayı.: “Yüzleri NÛRlu, elleri ve ayakları BEMBEYAZ olanlar” diye (hesâb mahalline veyâ mîzan başına) çağrılacaklardır.”
Ebû Hüreyre radiyallahu anhu sözüne şöyle devam eder.: “Artık kim, bu parlaklığını daha ziyâde artırıp uzatmaya güç yetirebilirse bunu yapsın!”
buyurmuştur.

(Buhârî, Vudû’, 3.)

Resim---İbn-i Abbas radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem helâya girmişlerdi. Ben de hemen TEMİZlik ve abdestte kullanacakları suyu koydum.
Çıkınca.: “Bunu kim koydu?» diye sordu. Kendilerine benim koyduğum haber verildi.
Bunun üzerine.: “ALLAH’ım! Onu dînde fakîh kıl, ince anlayış sahibi kıl, dindeki anlayışını artır” diye DUÂ etti.”
buyurmuştur.

(Buhârî, Vudû, 10)

Resim---Enes ibn-i Mâik radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem tuvâlete çıktıkları zaman bir çocukla beraber yanımızda bir su matarası olduğu halde (hizmet için) gelirdik.”
Enes radiyallahu anhu’in.: “...yanımızda bir su matarası ile bir harbe olduğu halde...” dediği de rivâyet olunuyor ki, su ile istincâ edildiğini anlatmak istiyor.

(Buhârî, Vudû, 15-17)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: “Bir defasında Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in peşinden gidiyordum. Kazâ-yı hâcet (tuvâlet) için münâsib bir yere doğru gitmeye başladılar. Yürürken arkaya dönüp bakmak âdetleri değildi. Kendilerine yaklaştım.
Bana.: "TEMİZlenmem için bana taş bulabilir misin?” buyurdu veyâ buna benzer bir söz söyledi ve.: “Ancak kemik ve tezek (kuru hayvan pisliği) getirme!.” diye ilâve etti.
Elbisemin ucunda bir kaç taş getirip yanlarına koydum ve oradan uzaklaştım. İhtiyaç giderdikten sonra onları kullandı.”
buyurmuştur.

(Buhârî, Vudû, 20)

Resim---Enes ibn-i Mâlik radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz kazâ-yı hâcet için dışarıya çıktıklarında kendilerine su götürürdüm, onunla yıkanırlardı.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 56)

Resim---Ümmü Kays bint-i Mıhsân radiyallahu anhu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’e henüz yemek yemeyen (yani süt emen) küçük bir oğlunu getirmişti. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, çocuğu kucaklarına oturttu. Çocuk Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in elbisesine bevletti. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, su isteyip elbisenin üstüne azar azar döktüler, onu yıkamadılar.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 59)

Resim---Osman bin Affân radiyallahu anhu, bir gün bir kap su isteyip abdest aldı. Önce ellerinin üzerine üç kere su döküp yıkadı. Sonra avucuyla kaptan su alıp (üç defa) ağzını çalkaladı, (üç defa) burnuna su verip güzelce TEMİZledi. Sonra yüzünü üç kere yıkadı, kollarını dirseklerine kadar üç kere yıkadı. Sonra başını meshetti. Sonra iki ayağını üç kere aşık kemiklerine (bileklerine) kadar yıkadı. Sonunda şöyle buyurdu.:
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’i aynen benim şu abdestim gibi abdest alırlarken gördüm. Abdestlerini bitirdikten sonra da.: “Her kim şu abdestim gibi abdest alıp iki rekât namaz kılar ve bu iki rekât içinde hatırına (namaz ile münâsebeti olmayan) bir şeyi getirmezse, ne kadar geçmiş günahı varsa mağfiret edilir.”
buyurdu.

(Buhârî, Vudû, 24, 28; Müslim, Tahâret, 3-4)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu’den nakledildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İçinizden biri abdest alacağı zaman burnuna su alsın, sonra o suyu nefesiyle kuvvetlice geri çıkararak burnunu güzelce TEMİZlesin! Her kim (istincâ için) taş kullanırsa adedini tek yapsın! (Duruma göre üç, beş, yedi taş kullansın!) İçinizden biri uykudan uyandığında, elini abdest suyunun içine sokmadan evvel iyice yıkasın! Zira hiç biriniz (uyku esnasında) eli vücûdunun neresine değmiştir bilemez.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû, 26)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İçinizden birinin kabından köpek (ağzını sokup bir şey) içerse o kabı yedi kere yıkasın!” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 33)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Yemeğin bereketi, hem yemekten önce hem de yemekten sonra elleri yıkamaktadır." buyurmuştur.
(Tirmizî, Şemâil, 79)

Resim---Süveyd bin Nûman radiyallahu anhu.: “Hayber Senesinde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’le birlikte (sefere) çıkmıştık. Sahbâ’ya varınca (ki burası Hayber’in alt başlarında, Medine tarafındadır) Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem inip İkindi’yi kıldırdı. Sonra mevcud azıkları istediler. Kavuttan başka bir şey getirilmedi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz emrettiler ve hemen kavut ıslatıldı. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ondan yedi, ardından biz de yedik. Bundan sonra Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Akşam Namazı için kalkıp ağzını çalkaladı. Biz de ağzımızı çalkaladık. Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz namaza durdu, yeniden abdest almadı.” buyurdu.
(Buhârî, Vudû’, 51)

Resim---Esmâ bint-i Ebî Bekir radiyallahu anhu.: “Bir kadın Nebiyy-i Ekrem aleyhisselâm Efendimiz’e gelip.: “(Yâ Rasûlallah!) Birimizin hayız kanı elbisesine bulaşırsa ne yapsın, ne buyurursunuz?” diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem “Elbisesini eliyle ovaladıktan sonra üzerine su döküp sıkar. Sonra üzerine azar azar su döker. Ondan sonra onunla namazını kılar.” buyurdu.”
buyurmuştur.

(Buhârî, Vudû’, 63)

Resim---Enes radiyallahu anhu.: “Ukl veyâ Ureyne Kabîlelerinden bazı kimseler (Medine’ye) geldiler. Yakalandıkları mîde ağrısından (veyâ istiskâ hastalığından) dolayı Medine’de ikâmet etmek istemediler. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem (Beytü’l-mâle âid) sütlü develerin bulunduğu yere gidip develerin bevillerinden ve sütlerinden içmelerini söyledi. Onlar da oraya gittiler. Bir müddet sonra sıhhat bulunca Nebiyy-i Ekrem aleyhisselâm Efendimiz’in çobanını öldürdüler ve develerini önlerine katıp götürdüler. Bu haber sabah vakti geldi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem arkalarından adamlar gönderdiler. Bunlar, gün yükselince hâinleri getirdiler. (Efendimiz aleyhisselâm) kısâs olarak) ellerinin, ayaklarının kesilmesini emretti. (Bu cânîlerin) gözleri de oyulup Harre denilen yere atıldılar. Su istediler, kendilerine su verilmedi.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 66; Tıb, 5, 6)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Hiç biriniz, akmayan durgun suya bevl ettikten sonra ondan (su alıp) yıkanmasın!” buyurdu.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vudû’, 68)

Resim---Nebiyy-i Ekrem aleyhisselâm Efendimiz’in Zevce-i Tâhiresi Âişe radiyallahu anha.:Nebiyy-i Ekrem aleyhisselâm Efendimiz cünüblükten kurtulmak için yıkandıkları zaman önce ellerini yıkamakla başlarlardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alırlardı. Sonra parmaklarını saçlarının arasına sokup diplerini hilallardı. Sonra başlarının üzerine elleriyle üç avuç su dökerler, ondan sonra da bedenlerine su dökerek suyu vücudunun her tarafına ulaştırırdı.”
buyurmuştur.
(Buhârî, Gusül, 1)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kabir azabının çoğu, necâsetten gereği gibi sakınmamaktan kaynaklanır” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce, Tahâret, 26)

Bir seferinde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem mesciddeyken, saçı-sakalı karışmış bir adam çıkagelmişti. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, eliyle ona saç ve sakalını düzeltmesini işâret etti.
buyurmuştur.[/b]
(Muvatta, Şaar, 7; Beyhakî, Şuab, V, 225)

Resim---Yine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, birgün saçı-başı darmadağınık bir adam görmüştü.
Hayretle.: “Bu adam niçin saçlarını yıkayıp taramıyor?” buyurdu.
Üzerinde kirli elbiseler bulunan bir kimseyi gördüklerinde de.: “Bu zât, elbiselerini yıkayacak su bulamıyor mu?” buyurarak müslümanların TEMİZ ve tertibli olmaları gerektiğini ifâde etti.
buyurmuştur.

(Ebû Dâvûd, Libâs, 14/4062; Nesâî, Zînet, 60)

Resim---Atâ bin Yesâr radiyallahu anhu.: “Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem mescidde idi. İçeriye saçısakalı dağınık bir adam girdi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem eliyle ona çıkmasını işâret etti. Sanki saçını ve sakalını düzeltmesini kastediyordu. Adam saçını-sakalını düzelttikten sonra gelince Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem “Herhangi birinizin şeytan gibi saçı-başı dağınık bir hâlde gelmmesinden böyle (derli toplu) gelmesi daha iyi değil mi?” buyurdu.
(Muvatta, Şaar, 7)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sizden öyleleri var ki Semâ Haberleriyle ilgilenir. Hâlbuki tırnaklarını (yırtıcı) kuş tırnağı gibi uzatmıştır da diplerinde cünnüplük, kir-pas ve pislik yuva tutmuştur.” buyurmuştur.
(İ. Ahmed, Müsned, V, 427)

Resim---Ebû Hüreyre radiyallahu anhu’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, mescidin kıble tarafında bir balgam görmüştü. İnsanlara dönerek.: “Bâzılarına ne oluyor ki RABBi’ne yöneliyor ve önüne tükürüyor. Biriniz kendisine dönülüp yüzüne tükürülmesini ister mi?..” îkâzında bulundu.
(Müslim, Mesâcid, 53)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bana, iyisiyle kötüsüyle ümmetimin amelleri gösterildi. İyiliklerinin arasında, eziyet veren şeyin yoldan kaldırılmasını da gördüm. Kötü amelleri arasında, mescidin içerisine tükürüp onu TEMİZlememeyi de gördüm.” buyurmuştur.
(Müslim, Mesâcid, 58)


Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.


Resim


Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...

ALLAHımız celle celâluhu!
BİZe MuhaMMedî Gayret,
PÎRimizden Hâl-i HiMMet,
RASÛLünden ŞiFâ-yı ŞeFâat,
ZÂTından İnâyet-Hidâyet-SeLâMet,
İZZet-i İhsÂNınLa LûTFet-ŞEHiDLerimizin ŞEHÂDETLerine,
Şu CUMÂ GÜNümüz Hörmetine BİZi de CEM’ et!. İnşâe ALLAH!..



M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim KUL İHVÂNİm..
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

HeR BAKtığın->SENin DEĞiL,
=>İKİ GÖZün’Le GÖRdüğün!.
“DeSEN DeSEN SENsin”i BiL,
İKİ ELLe KELEBEk ÖRdüğün!.

HERKEs KENdi KOZAsından,
KENdi KEFENi’n=>ÖRüYOR!.
KADERi’nden<>KAZAsından,
AYNIsı’n==>AYRI GÖRüYOR!.

FeZeu’L-EKBER BOŞLUğunda,
DAMLa-BULut-BuHaR>SUyum!.
HaCCu’L-EKBER HOŞLUğunda,
BEDEN-NEFis-KALBim-RUHum!.


ZEVK 10.330

ŞE’ÂN =>HeR ÂN=>HeR ŞEYy YENi=>GELeN ARAttı GİDEN’i,
ASLımda bEN=>NEFS/AKıLdım=>SONSUz SEBEBe TAKıLdım!.
BeNim DÜŞMANım PİŞMANLık=>KEŞke!..Ler=>ALdattı BEN’i,
TEK-BİR=>SoN-UÇ’ta ZÂİKâ..===>AŞKkın ZİKKEsi ÇAKıLdım!.


29.04.2022.. 13:08
brsbrsm...tktktrstkkmzd28RMZNcumâcemimizzz
..

ÖMüR GAFLet UYKUSU’ndan,
ER gERek->UYANdırmak İÇin!.
HAYyat YÛSuF KUYUSU’ndan,
ÇEKMeye>DAYANdırmak İÇin!.
ZeMZeM KUYU SUYU-SU’ndan
İHVÂNİ’m==>KANdırmak İÇin!.


Resim

FeZeu’L-EKBER.:

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّاهُمُ الْمَلَائِكَةُ هَذَا يَوْمُكُمُ الَّذِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ
Resim---“Lâ yahzunuhumul fezeu’l- ekberu ve tetelakkâhumu’l- melâikeh (melâiketu), hâzâ yevmukumullezî kuntum tûadûn (tûadûne).: O en büyük dehşet (korku), onları mahzun etmez. Ve melekler, onları karşılar (ve derler ki).: “Bu, sizin vaadolunduğunuz gününüzdür.”// O en büyük korku (SûR’a son üfürülüş ÂNı), bunları mahzun etmiyecek ve kendilerini melekler şöyle (demekle) karşılayacaklar.: “ İşte bu, size dünyada vaad olunan (mutlu) gününüzdür!...” (Enbiyâ 21/103)
feze.: korku-dehşet FEZÂsı hayreti-dehşeti..

HaCCu’L-EKBER.:

وَأَذَانٌ مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الأَكْبَرِ أَنَّ اللّهَ بَرِيءٌ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ وَرَسُولُهُ فَإِن تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُواْ أَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّهِ وَبَشِّرِ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---“Ve ezanun minallâhi ve resûlihî ilâ’n- nâsi yevme’l- haccı’l- ekberi ennallâhe berîun mine’l- muşrikîne ve resûluhu, fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa'lemû ennekum gayru mu'cizîllâh (mu'cizîllâhi), ve beşşirillezîne keferû bi azâbin elîm (elîmin).: Ve büyük hac (Haccu’l- Ekber) günü, ALLAH'tan ve O'nun RESÛLÜnden insanlara bir bildiridir (ilândır). Muhakkak ki; ALLAH ve O'nun RESÛLÜ, müşriklerden berîdir (uzaktır). Bundan sonra eğer tövbe ederseniz, artık o (tövbe etmeniz) sizin için daha hayırlıdır ve eğer yüz çevirirseniz, siz ALLAH'ı âciz bırakamayacağınızı biliniz. Ve kâfir kimseleri elîm bir azâb ile uyar (ikâz et).// ALLAH ve RASÛLÜnden Hacc-ı Ekber (En Büyük Hac) günü insanlara, bir ilân, bir ültimatomdur.: ALLAH ve RASÛLÜnden, İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, ALLAH’a ortak koşan müşriklerle, putperestlerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir, ALLAH ve RASULÜ’nün müşriklere taahhüdü sona ermiştir. Eğer hemen isyandan vazgeçer, ALLAH’a itaate yönelir, tevbe ederseniz bu sizin için hayırlıdır. Eğer tevbeden, imandan yüz çevirir, ALLAH’a isyana, güç ve iktidarınızı kullanarak halkı yönlendirmeye devam ederseniz, ALLAH’ın azâbından kurtulamazsınız. Biliniz ki, ALLAH’ı âciz bırakacak, koyduğu kuralların dışına çıkacak, yakalarınızı kurtaracak değilsiniz. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhüdlerini, ALLAH’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, kendileri için can yakıp inleten, derilerini kavuran müthiş azâb olduğunu haber ver.” (Tevbe 9/3)

Resim---İmam Ali kerremallahu vechehu.: "Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e.: “el-haccü’l-ekber hangi gündür?” diye sordum; “Bayramın ilk günüdür.” buyurdu.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ÂN, 10).

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de, Kâbe'yi ertesi sene Hicri onuncu yılda haccetmişler ve Ebu Davûd'un rivâyetine göre, KurbÂN Günü Cemreler arasında durmuş.: "Bugün ne gündür?" diye sormuş. “KurbÂN Günüdür.” demişler, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de bunun üzerine.: "Bugün Hacc-ı Ekber Günüdür." buyurmuştur.
(Ebu Davûd, Menâsik, 66; Tirmizî'nin bir rivâyeti de bu anlamdadır).
Cemre.: Hacıların Minâ Vâdisinde Şeytan taşlamaları..

Hâzin'in bir ifadesine göre.: "Hacc-ı Ekber, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in Vedâ Haccı’dır ve o gün bir Cuma Günü idi."
(bk. H.B. Çantay, I/271; İbnü’l-Kayyim'in aldığı bir rivâyet de işâretiyle bunu destekler, bk. Zâd'ül-Me'âd, I/204. Aliyyu’l-Kâriî’in bir ifâdesi de bu anlamdadır)

TEK-BİR=>SoN-UÇ’ta ZÂİKâ..:

الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ
Resim---“Ellezî halaka’l- mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ (amelen), ve huve’l- AZÎZu’l- GAFÛR (gafûru).: O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.” (Mülk 67/2)

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Resim---Kullu nefsin zâikatu’l- mevt (mevti), ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneten, ve ileynâ turceûn (turceûne).: Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şer fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.” (Enbiyâ 21/35)


Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.


Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...



M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim KUL İHVÂNİm..
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12435
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: CuMâ CeM'im-İZ

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

KıZıL ATEş=>KOR ZAHMEtLe,
ERiR-AKaR=->BUZ DAĞLaRı!.
Ya da->GÖZ YAŞı RAHMEtLe,
ÇÖZÜLüR=>bENLik BAĞLaRı!.


ZEVK 10.338

=>ERGiN AKLı SELîM İsEN=->Sök SÎNEndEN HASEd-KİNi,
AYRı-gAYRıyı=>TERk et SEV=>İSLÂMîYyet=>ALLAH DİNi,
KORkuyu SiL=>UMUT’u BiL,
BuZ-SU-BuHAR-BULUT’u BiL,
BUZ DAĞLığın DEFTERİn DüR=> RAHMEtLe Erit KENDİNi!.

YAP-YAPma! RABB’im! DEĞiLdir,
==>GEREĞİ’ni YAPmak==->DUÂ!.
BİZ BİR-İZ TERCİHiN”=->BİLdir,
SIRR-ı NAHNU=>TAPmak=>DUÂ!.
KuL İHVÂNi’m=>DUÂ==>DİL’dir!.


06.05.2022.. 06:05
brsbrsm... tktktrstkkmzdTEYyycumacemimizzz…


=>UYANık OL==>KuL İHVÂNi,
==>BOŞa GEÇirme ÖMRÜNü!.
RABB’ım BÂKi>HeRKeS FÂNi,
ÂN’a TOPLa=>DÜNü=>GÜNü,
HAKiKAtten BAŞKa==>HÂNi?!.
Lî-VECHİLLAH HAKk’a ÇALış,
ŞERRi BIRAk=->HAYRa ÇALış,
KEVSER DERYÂSın GÖZ YAŞIn,
SALLa Gitsin=->Bu SOn DALış!.

SANA RABB'ın SENden YAKıN,
=->AKRABA’Lık TÂCI’n TAKıN,
=>TESLiM OLup==>İSTİKÂMEt,
=>GERi DÖNüp->BAKm SAKıN!.

YÜZ’ün=->ÇİLLe ÇÖLÜ AMMa,
=>ÖZ==>ÂB-ı HAYyat PINARı!.
=>UYUYANLAR’a=->MUAMMa,
=>UYANIK’ın=>NAHNU->YÂRı!.


Resim
Lî-VECHİLLAH.: ALLAH için. ALLAH nâmına, ALLAH AŞKIna..
AKLı SELîM.: (Hiss-i selim) İyiyi kötüyü farkedip, insana hak ve hakikatı, iman ve İslâmiyeti tâkib ettiren akıl ve düşünüş. Normal ve müsbet düşünce..
DİL.: DIŞta->Ağızdaki DiL ve de İÇte->GÖNüL..
HASEd.: Başkasının iyi hallerini veya zenginliğini istemeyip, kendisinin o hallere veya zenginliğe kavuşmasını istemek. Çekememezlik. Kıskançlık. Kıskanmak..
KİN.: f. Gizli düşmanlık. Garaz. Buğz. Adâvet.
DUÂ.: ALLAH celle celâlihu'ya karşı rağbet, niyaz, yalvarış, tazarru. Salât, namaz. Cenâb-ı HAKk'tan Hayır ve Rahmet dilemek. ALLAH'ın Rızâsını, Hidâyet ve İstikâmete muvaffakiyyeti dilemek, yalvarmak.. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e salâvât getirmek.. Söz, kelâm. . Okumak.
DUÂ =>Ubudiyyetin/Kulluğun RÛHudur ve Hâlis bir İmanın Neticesidir.. Çünkü =>DUÂ eden adam DUÂsı ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden BİRİSİ var ki, en küçük işlerime BİZ-BİR-BİLe ve BİLici.. En uzak maksadlarımı yapabilir; benim her hâlimi görür, sesimi işitir. Öyle ise, bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki benim sesimi de işitiyor, bütün o şeyleri O yapıyor ki en küçük işlerimi de O’ndan bekliyorum, O’ndan istiyorum...
DUÂ’nın =>En Güzel, En Lâtif, En Leziz, En Hazır Meyvesi, Neticesi Şudur ki =>"DUÂ eden KİŞİ BİLir ki; BİRİSİ var ki, o’nun sesini dinler; derdine derman yetiştirir, o’na merhamet eder. O’nun Kudret Eli her şeye yetişir. Bu büyük Dünya Hanı’nda o kul yalnız değil, bir Kerim ZÂT var; o’na bakar, ünsîyyet/alışkanlık, dostluk, birlikte düşüp kalkmak, ahbablık verir... M..


Resim

Resim
YAP-YAPma! RABB’im! DEĞiLdir,
==>GEREĞİ’ni YAPmak==->DUÂ!.:


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bi’s- sabri ve’s- salât (salâti), innallâhe mea’s- sâbirîn (sâbirîne).: Ey îmân edenler! Sabır ve namazla istiâne (özel yardım) isteyin. Muhakkak ki ALLAH, sabredenlerle beraberdir.// Ey imân edenler, sabırla mücadeleye devam ederek, kendinizi eğitip sıkıntılara katlanarak, kötülüğe engel olup iyilik yaparak ve namazları kılarak ALLAH’tan medet umun, size arka çıkmasını isteyin. ALLAH sabrederek mücadeleye devam edenlerle beraberdir.” (Bakara 2/153)

Resim---Muâz İbni Cebel radıyallanu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muâz’ın elini tutmuş ve.: “Ey Muâz, ALLAH’a yemin ederim ki, BEN seni gerçekten seviyorum. Sonra da ey Muâz sana her namazın sonunda.: “ALLAHım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et!” DUÂsını hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum.” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Vitr 26; Nesâî, Sehv 60. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 30.)

Resim
RABB’ım BÂKi>HeRKeS FÂNi.:


كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Resim---“Kullu men aleyhâ fân (fânin).: Bütün kişiler (herkes/insanlar ve cinler) fânidir (yok olucudur).” (RahmÂN 55/26)

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Resim---“Ve yebkâ vechu RABBike zû’l- CELÂLi ve’l- İKRÂM (ikrâmi).: Ve CELÂL ve İKRÂM Sâhibi RABBi’nin Vechi (Zât’ı) BÂKİ kalacaktır.” (RahmÂN 55/27)

Resim
AYRı-gAYRıyı=>TERk et SEV!.
=>İSLÂMîYyet=>ALLAH DİNi.:


Resim KELÂMuLLAH’ta.:

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلّهِ فَإِنِ انتَهَواْ فَلاَ عُدْوَانَ إِلاَّ عَلَى الظَّالِمِينَ
Resim---“Ve kâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun ve yekûne’d- dînu lillâh (lillâhi), fe inintehev fe lâ udvâne illâ ale’z- zâlimîn (zâlimîne).: Ve fitne kalmayıncaya ve DÎN, ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın (onları öldürün). Bundan sonra eğer vazgeçerlerse o zaman zâlimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur.// Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecâvüz, baskı, zulüm, işkence, fitne tamamen yok oluncaya; sadece ALLAH’ın düzeni, din, medenî kurallar, ALLAH adına varlığını ve hâkimiyetini sağlayıncaya kadar onlarla savaşın. Eğer inkârdan, küfürden, işkence ve zulümden vazgeçerlerse, inkâr ile, isyan ile baskıya, aleyhte propagandaya devam eden zalimlerden başkasına düşmanca davranmayın.” (Bakara 2/193)

إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Resim---“İnned dîne indâllâhi’l- islâm (islâmu), ve mahtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumulılmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîu’l- hısâb (hısâbı).: Muhakkak ki ALLAH'ın indinde DÎN, İSLÂM'dır (teslim dînidir). Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hased sebebiyle ihtilâfa düştüler. Ve kim ALLAH'ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), o taktirde, muhakkak ki ALLAH, hesabı çabuk görendir.// ALLAH katında, ALLAH’tan gelen, tek İLÂHÎ DİN, şeriat, düzen, medenî kurallar İSLÂM’dır. Kendilerine verilen kudsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar, kavimlerine gelen doğru bilgilerden sonra, liderliği ve hakimiyeti hep kendi uhdelerinde tutma hırsları, hasetleri, haksızlıkları, şer’î kurallara karşı çıkmaları ve bozgunculukları sebebiyle ayrı baş çekerek ihtilâf çıkardılar. ALLAH’ın âyetlerini, Kur’ÂN’ını, birliğini gösteren delilleri inkâr edenler, küfre giren ehl-i kitab bilmelidir ki, ALLAH çok çabuk hesaba çeker.” (Âl-i imrân 3/19)

أَفَغَيْرَ دِينِ اللّهِ يَبْغُونَ وَلَهُ أَسْلَمَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَإِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
Resim---“E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fî’s- semâvâti ve’l- ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn (yurceûne).: Onlar, hâlâ ALLAH'ın DÎNİ’nden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O'na teslim oldular ve onlar, O'na (ALLAH'a), geri döndürülecekler.// Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıklar ister istemez ona boyun eğip, teslim olarak hükmüne rıza gösterdikleri, tesbih ile zikir halinde kanunlarına, kudretine boyun eğdikleri, İslâm’ı yaşadıkları halde, ehl-i kitap ALLAH’ın DİNİ’nden, ALLAH’ın şerîatından başka din mi, düzen mi, medeniyet mi arıyor? Halbuki, sonuçta O’nun huzuruna götürülüp hesaba çekilecekler.” (Âl-i imrân 3/83)

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلّه فَإِنِ انتَهَوْاْ فَإِنَّ اللّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Resim---“Ve kâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun ve yekûne’d- dînu kulluhu lillâhi, fe inintehev fe innallâhe bimâ ya'melûne basîr (basîrun).: Ve hiçbir fitne kalmayıncaya ve BÜTÜN DÎN ALLAH için oluncaya kadar, onlarla kıtalde bulunun (savaşın). Eğer onlar (küfürden) vazgeçerlerse o taktirde muhakkak ki ALLAH, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.// Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, sadece ALLAH’ın DİNİ ve düzeni, medenî kurallar, İslâm, toplumda ALLAH adına varlığını ve hâkimiyetini tamamen sağlayıncaya kadar onlarla savaş. İnkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, ALLAH onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracak.” (Enfal 8/39)

وَلَهُ مَا فِي الْسَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَلَهُ الدِّينُ وَاصِبًا أَفَغَيْرَ اللّهِ تَتَّقُونَ
Resim---“Ve lehu mâ fî’s- semâvâti ve’l- ardı ve lehu’d- dînu vâsıbâ (vâsıben), e fe gayrallâhi tettekûn (tettekûne).: Ve semâlarda ve yeryüzünde olanlar, O'nundur. Ve DÎN, daima O'na aittir. (Öyleyse) hâlâ ALLAH'tan başkasından mı korkuyorsunuz?// Göklerde ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı O’nundur, O’nun tasarrufundadır. DİN, şeriat, düzen, medeniyet yalnız O’na ait; kulluk ve itaat da daima O’na olmalıdır. ALLAH’tan başkasına mı sığınıyorsunuz?” (Nahl 16/52)

أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ
Resim---“E lâ lillâhi’d- dînu’l- hâlis (hâlisu), vellezînettehazû min dûnihî evliyâ, mâ na’buduhum illâ li yukarribûnâ ilallâhi zulfâ, innallâhe yahkumu beynehum fî mâ hum fîhi yahtelifûn (yahtelifûne), innallâhe lâ yehdî men huve kâzibun keffâr (keffârun).: HALİS DÎN, ALLAH İÇİNDİR, öyle değil mi? Ve O'ndan (ALLAH'tan) başka dostlar edinenler.: "Biz, onlara (putlara) sadece bizi ALLAH'a yakın bir makama yaklaştırmaları için tapıyoruz." (dediler). Muhakkak ki ALLAH, hakkında ihtilâf ettikleri şey için onların aralarinda hüküm verir. Muhakkak ki ALLAH, yalanlayan ve inkar ederleri hidayete erdirmez.// Sizi uyarıyorum! HÂLİS DİN, hâlis şeriat yalnız ALLAH’tan gelen DİN ve şeriattır, samimi otorite yalnız ALLAH’a ait, ALLAH adına kullanılan otoritedir. ALLAH’ı bırakıp, kulları durumundakilerden kendilerine bir takım velîler koruyucular, otoriteler edinenler.: “Biz onlara, yalnızca bizi, ALLAH’a daha çok yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” derler. ALLAH onların ihtilâf çıkarmakta oldukları konularda, aralarında hükmünü verecektir. ALLAH yalan söylemeye ve nankörlük etmeye devam eden kimseyi doğru yola sevketmez.” (Zümer 39/3)

هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَكَفَى بِاللَّهِ شَهِيدًا
Resim---“Huvellezî ersele resûlehu bi’l- hudâ ve dîni’l- hakkı li yuzhirehu ale’d- dîni kullih (kullihî), ve kefâ billâhi şehîdâ (şehîden).: O'dur ki, Resûl'ünü hidâyetle ve HAK DÎN ile bütün dînlere izhar etmesi (açıklaması) için gönderdi ve şâhid olarak ALLAH yeter.// O, DİNİni, şeriatını, düzenini, medeniyetini bütün inançlara, rejimlere medeniyetlere üstün ve hâkim kılmak için, Rasulünü bir hidâyet rehberi olan Kur’ÂN ile ve HAK DİN ile, âdil bir şeriatla peygamberlik görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderendir. Va’dini gerçekleştirmeye, Rasûlünün hak peygamber olduğuna şâhid olarak ALLAH yeter.” (Feth 48/28)

وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاء وَيُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ وَذَلِكَ دِينُ الْقَيِّمَةِ
Resim---“Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehu’d- dîne hunefâe ve yukîmû’s- salâte ve yu’tû’z- zekâte ve zâlike dînu’l- kayyimeh (kayyimeti).: Ve onlar, ALLAH için hanifler olarak DÎNde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikâme etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte KAYYUM DÎN (kıyâmete kadar devam edecek dîn) budur.// Halbuki, onların da, yalnız Hakka ve tevhide yönelerek, ALLAH’ın DİNİni ve düzenini içtenlikle benimseyerek samimîyetle toplumlarında uygulayıp, ALLAH’a kulluk ve ibâdet etmeleri, O’nun şeriatına bağlanmaları, O’na boyun eğmeleri, namazı âdâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılmaları, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte sağlıklı bir toplumun dini, insanlığı, insanî değerleri ayakta tutacak HAK DİN, zamanla değişmeyen tabiî hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen, medeniyet budur.” (Beyine 98/5)

Resim RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellemde.:


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kim ALLAH’ın DİNİnde ilim sâhibi olursa, ALLAHu TeÂLÂ onun sıkıntılarını yok eder ve ummadığı yerden rızıklandırır.” buyurmuştur.
(Hâtib)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Şüphesiz ALLAHu TeÂLÂ, DİNİni günahkâr kimse ile de kuvvetlendirir.” buyurmuştur.
(Buharî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “CeNNete ancak Müslüman girer. ALLAHu TeÂLÂ DİNİni isterse fâcirle de kuvvetlendirir.” buyurmuştur.
(Buharî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAHu TeÂLÂ, her asırda DİNİNİ yenileyecek bir müceddid gönderir.” buyurmuştur.
(Ebu Davûd)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ümmetimin en şefkatlisi Ebu Bekir’dir. ALLAH’IN DİNİnde en kuvvetlisi Ömer‘dir. Hayâsı en çok olan Osman’dır. En güzel hüküm vereni Ali’dir. Ferâiz İlmini en iyi bileni Zeyd bin Sabit’tir. Kur‘ÂN-ı kerimi en güzel okuyanı Ubey bin Ka’bdır. Helâl ve Haramı en iyi bileni Muaz bin Cebel’dir. Her ümmetin bir emîni vardır; bu ümmetin emîni ise Ebû Ubeyde bin Cerrâh’tır. ” buyurmuştur.
(Ebu Ya’la)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz en çok şöyle DUÂ ederdi.: Yâ Mukallibe’l- kulûb, sebbit kalbi alâ dinike.: Ey kalbleri çeviren RABBim, kalbimi KENDİ DİNİN üzerine sabit kıl!.” buyururdu.
(Tirmizî)

Resim
Resim=>HAKk’a=>DUÂ KUL İHVÂNİ’m.:


==>DUÂ==->DÎN’in DİREĞİ’dir,
===->MUHAMMEDî YÜREĞİ’dir,
TERCiH->TEVHİD KuL İHVÂNİm,
KULLuKk ŞARTI”n>GEREĞİ’dir!.


Resim

DUÂ =>KULLuğumuzun ALLAHu zü’L- CELÂL’e ARZıdır..
İnsÂN YARATILış SeBeBi<->SonUÇu OLarak=>DUÂ Etmeye;
=>Muhtaçtır<=>Mecburdur<=>Me’murdur<=>Mahkumdur!.


قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا
Resim---“Kul mâ ya’beu bikum RABBî lev lâ DUÂukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ (lizâmen):De ki: "Sizin DUÂnız olmasaydı RABBim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azâbı da) kaçınılmaz olacaktır." (Furkân 25/77)

DUÂnız olmasa neye yarardınız?!.”
“Namaz kılmasaydınız neye yarardınız!.” değil.
“Hacca gidip hacı olmasaydınız!." da değil!
İyi DİNLeyin
DUÂ DUÂ DUÂ..
DUÂ=>ÖZümüzdeki Ayân-ı Sabitemizi/aynîyyetimizi VüCûD’a getirmek, MevCûD’a Çıkartmak!. OLduğun gibi YAŞAmak ALLAH’ın Lütf ü Keremini fiilen ALLAH’ın NÛRu OLarak YAŞAmak ve YAŞAtmak!.

Resim ALLAHu zü’L- CELÂL;


وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي أَسْتَجِبْ لَكُمْ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ
Resim---“Ve kâle RABBukumud’ûnî estecib lekum, innellezîne yestekbirûne an ibâdetî se yedhulûne cehenneme dâhırîn (dâhırîne).: Ve RABBimiz, şöyle buyurdu.: "BANA DUÂ ediniz ki size icâbet edeyim. Bana kul olmaktan kibirlenenler, muhakkak ki hâkir ve zelîl olarak cehenneme girecekler." (Mü'min 40/60)

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
Resim---“Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb (karîbun) ucîbu da’vete’d- dâi izâ deâni, fe’l- yestecîbû lî ve’l- yu’minû bî leallehum yerşudûn (yerşudûne).: (Ey Rasûlüm) Ve kullarım sana, BENden sorduğu zaman, muhakkak ki BEN, (onlara) yakınım. BANA DUÂ edilince, DUÂ edenin DUÂsına (dâvetine) icâbet ederim. O halde onlar da BANA (BENİM dâvetime) icâbet etsinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).” (Bakara 2/186)

Resim RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem;

Resim---İmam Ali kerremallahu vechehu.: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: Ed DUÂ silahu’l- mü’mini ve imâdu’d- DÎNi ve NÛru’s- Sermâvâti ve’l- ARZi.: DUÂ mü'minin silâhı, DÎNin direği, Göklerin ve Yerin NÛRudur." buyurdu.
(Hâkim, Müstedrek, II, 692; Suyutî, Camiu’s-sağir - 4258)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sizden her kime DUÂ kapısı açılmış ise ona Rahmet Kapıları açılmıştır. ALLAH 'tan istenilen şeyler arasında O'na en sevimli geleni, âfiyettir.” buyurduktan sonra.: “DUÂ, başa gelen ve henüz gelmeyen belâya karşı fayda sağlar. Ey ALLAH 'ın kulları, DUÂ ya sarılın!.”buyurmuştur..
(Tirmizî, Deavât, 101.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "ALLAH'a kabul edileceğine gerçekten inanarak DUÂ ediniz. Biliniz ki ALLAH, ciddiyetten uzak ve umursamaz bir kalb ile yapılan DUÂları kabul etmez."buyurmuştur..
(Tirmizî, Deavât, 65)

Resim
HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.

Resim

Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
RasûLike ve
Nebîyyi'L- ÜMMiyi ve alâ âlihi, EHL-i BeYtihi ve's- Sahbihi ve ÜMMetihi...

ALLAHımız celle celâluhu!
BİZe MuhaMMedî Gayret,
PÎRimizden Hâl-i HiMMet,
RASÛLünden ŞiFâ-yı ŞeFâat,
ZÂTından İnâyet-Hidâyet-SeLâMetinLe,
Yâ RABBenâ!.
YEDi İKLİMde;
YEtim-ÖKSüz =>YERsiz-YURtsuz,
EVsiz-BARksız YALNız ve UMUtsuz,
KALan İSLÂM YAVRULarımıza YARdım EYyLe!.
DUÂmızı İZZet-i İhsÂNınLa LûTFet-CEM’ et CUMÂmıza İnşâe ALLAH!..


الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Resim---“El hamdu lillâhi RABBi’l- ÂLEMîn (âlemîne).: Hamd, âlemlerin RABBi olan ALLAH'adır.” (Fâtiha ½)


...M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

ResimKUL İHVÂNİmResim
Resim
Cevapla

“Mübarek Gün ve Geceler” sayfasına dön