OKUmak LÂzım

İslamiyet'de yaşanan tartışmalara açıklamalar
Cevapla
Kullanıcı avatarı
aksiseda
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1104
Kayıt: 11 Haz 2012, 10:01

OKUmak LÂzım

Mesaj gönderen aksiseda »

Resim OKUmak LÂzım!.

Geçenlerde, Mevlânâ’yı anma törenleri ile ilgili olarak konuşan biri demişti ki;

“Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…
Diye başlar bu törenler… Ve her yıl aynı şekilde tekrarlanır."


Ne garip değil mi?

Yeni şeyler söylemek lazım diyen birini anarken, hep aynı şeyleri söylemek ve hep aynı şekilde anmak!
Bu şekilde anılmış mı oluyor Mevlânâ C.R…. Yoksa yanılmış mı!!!!
Çünkü iş, Mevlânâ’nın sözüne ters… Böyle AN-ma işin özüne ters…

Genel hâlimiz böyle olunca, OL-AN, olağanlaşıyor ve olması gereken buymuş gibi devam edip gidiyor.

Misâl; Çok sık duyarız hepimiz, denir ki;
“Bizim kitabımız "Oku!" emriyle başlar." Dillere pelesenk olmuştur bu.

Bizim kitabımız "Oku!." emriyle başlar… Bizim dinimiz "Oku!." emriyle başlar…
“Eğitim Şart” deniyor gibi yani… Öyleyse eğer, yüksek-yüksek okullara gidenlerin işi tamamdır!

Bal için, şöyle iyidir, böyle tatlıdır diye methiyeler dizen birine sormuşlar;
- Nereden biliyorsun?
Demiş ki;
- Ağam, bal yiyen ağalardan duymuş!


“Bizim kitabımız "Oku!." emriyle başlar”
Bu türlü konuşanların çoğu merak edip te bakmamıştır doğru mu diye!.

Haydi baktılar diyelim, sormak lâzım;
Oku emrini duydun da okudun mu HaKikaTeN?
Doğru anladın mı ve anladıklarının zekatını verdin mi ne anladığını paylaşarak?
Kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemeyen kimsenin imanı kemâlden uzaktır.

Ee!. Biz Münir Derman (Ks.) değiliz ki cemaate;
“Ulan eşekler!
Bizim dinimiz “Oku!.” emriyle başlamaz; “OL!.” emriyle başlar… diyelim…

اِنَّ الدّٖينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ
- İnneddîne ındallâhi'l- islâm.:
-Allah indinde din İslam’dır (3 - Âl-i İmrân Sûresi - Âyet 19)

O halde;
Her Cuma Hutbesi’nde tekrarlandığı gibi; “Allah katında Hak din, Tek din İslam’ dır”DEĞİL!

Sanki başka dinler de var da Allah onların içinden İslam’ ı tercih etmiş gibi…
“DİN” demek “İSLAM” demektir Allah indinde…
İnsanlar başka başka isimler takmış olsalar bile…
Tıpkı Allah’a kiminin Tanrıi kiminin Göktengri veya Kutsal Ruh vb. demeleri gibi…

قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَ
Kulid'ullâhe evidu'r- rahmân (17 - İsrâ Sûresi - Âyet 110)
İster Allah deyin, ister Rahmân…
İsimlerin başkalığı; İsimlendirilenin başkalığını zorunlu kılmaz!

Evvel’den Âhir’e DİN; İslam’dır. Bu da “KÛN.: OL!." kelâmı ile kâim kılınmış Kâinat Kanunudur…
Dinin Kainat Kanunu olduğunu da nereden çıkarıyorsun diyecekler olacaktır muhtemelen;

لَا الشَّمْسُ يَنْبَغٖى لَهَا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ وَكُلٌّ فٖى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
"Le'ş- şemsu yembeğı lehâ en tudrikel kamera vele'l- leylu sâbiku'n- nehâr, ve kullun fî felekin yesbehûn. (36 - Yâsîn Sûresi - Âyet 40)
Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

“Oku!.” emriyle mi başladı bu 1400 Sene önce… ????

“Allah katında Hak din, Tek din İslam’dır”
“Allah katında…” ne demek!
Allah cc. Sanki bir gökdelenin en yüksek katında gibi…
Tamam!. Kabul edilebilir bir durumdur kelimelerin kifayetsizliği…
Amma MÂNÂ’nın kifayetsizliği kabul edilemez.
Allah cc. “Allah indinde…” diyor… Böyle de… Veya; Allah nazarında… de… Allah için de…
Ama Allah katında deme!
Alt kat- üst kat çağrışımı yaparak mekânsal bir mânâ yükleme insanların dimağına…
Allah yukarıda biz aşağıda mıyız! Şu sonsuz uzay boşluğunda nereden biliyorsun aşağısı neresi yukarısı neresi????

Dört kitabın mânâsı,
Bellidir bir elifte..
Sen elifi bilmezsin,
Bu nice okumaktır.. (Yûnus Emre)


Kitabımız “Oku!.” emriyle başlamaz;

Allah CC.’nun, kulu Hz. Muhammed Mustafa’ya (SAV) zâhirî âlemde Risâleti Tebliğinin ilk kelâmıdır "Oku!.”
-Ee? Ne farkeder… İşte o vakit indirilmeye başlandı bizim kitabımız olan Kur'ÂN…
Tabi!
Allah katında dersen Kitap için de, “İndirildi” dersin…
İndirilince kadir kıymetinde de indirim oluyor mu!.

Rasullah Sav. Efendimiz Hatemü'l- Enbiya idi…Allah cc. O’ndan öncekilere vahyetmiş örneğin…
Mûsâ (As)a şöyle buyurmuştu;
يَا مُوسٰى اِنَّهُ اَنَا اللّٰهُ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ
Yâ mûsâ innehû enallâhu'l- azîzu'l- hakîm. (27 - Neml Sûresi - Âyet 9)
O da bizim kitabımızdı…Ve O’ndan öncekiler de… ve sonrakiler de…

كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰئِكَتِهٖ وَكُتُبِهٖ وَرُسُلِهٖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِهٖ
kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadim mir rusulih, (2 - Bakara Sûresi - Âyet 285)
Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler:
Hiçbirini diğerinden farklı görmeyiz


Onlara vahyedilen bizim Kitabımız değil miydi!

O halde demektir ki; Bizim Kitabımız “Oku!.” emriyle başlamaz;
Ayrıca hem; Kur'ÂN-ı Kerim Allah’ın Kelâmı’dır… deyip hem de Allah’ın Kelâmı için başlangıç veya bitiş tâyin etmek kendini bilmeyen insanın izafî anlayışının bir sonucudur.

Allah cc. SAV’e “Oku!” buyurduğunda zâhirde bir yazılı bir kitap, bir Mushaf mı vardı?
Hayır! MuSHaF Yoktu.
Ne vardı?
ÛMMÎ MUSTAFA (Sav) vardı !!!!

“Oku!”. buyurur
ÛMMÎ MuSTaFa (Sav); Neyi okuyayım?.
Diye sormaz…
Neyi okuması gerektiğini biliyordur lâkin nasıl okuyacağını bilmiyordur.
Okunması istenene dâir okumuşluğu yoktur o ÂN’a dek.
Nasıl okuyacağını bilmez haldedir…Bildirilir:
اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذٖى خَلَقَ
Ikrâ' bismi rabbikellezî halak (96 - Alak Sûresi - Âyet 1)
- Oku!.
-Rabbinin İsmiyle!

Rabb'i kimdir?
İsmi nedir?
Ve O isimle nasıl okunur ki?
Bir de baştaki "B" vardır…


Haydi; BİSMİ’ deki “B” yi geçtik diyelim…
İsim, bizde “AD” olarak bilinir ve ona göre anlaşılır… “Oku!... Rabbinin adıyla…” denir…
O yüzden “Oku”manın başına Besmele getirilirse mesele tamamdır zannedilir.

Besmele’den anladığımız da; “Ben bu işi Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adına yapıyorum” dur.
Sanki Allah cc. Kendi işini kendi yapmaktan acizdir hâş+a!

Öyle çünkü;
“Allahım bana bol bol ver ki ben de şu fâkir fukaraya yardım edeyim” tarzı dillendirilenleri işitiriz sık sık… Bakışımız budur; Biz Allah’ın adına iş yaparız zannımızca! .

Lâkin;
Adına iş yapılan O Allah…
Razı mıdır O’nun adına yapılan işten yoksa değil midir?

Ey Kalplerde olanı bilen Allahım… Sen biliyorsun bunları niye dediğimi…
Ben bir Kur'ÂN/Din Âlimi değilim… Ben âlim de değilim ki zâten…
Ben, Hâlim'im… O yüzden de HâLimce derim gönlüme düşenleri…
Ve biliyorum ki dediklerim de ancak kendimi bağlar…
Niye diyorum o vakit?.

Rasulullah Sav Efendimiz Vedâ Hutbesi’nde buyuruyor ya;
“Şâhid ol Ya Rabb!.”

İşte ben de o yüzden şahit tutuyorum nasıl bir inanca/imana bağlı olduğuma dair.
Hiç kimsenin ilmi/bilmi ile bir cedelleşme içinde değilim…
Ama içime SÎNmeyeni tutamam SÎNemde…



Geçenlerde gazetelerde gördük ki İzmir de 25 yaşında bir genç intihar etmiş.
“Zaten sık sık duyuyoruz bu türlü haberleri. İntihardır, ölendir, öldürülendir… Ne var ki bunda?”
Diyenler olacaktır…

Ne var bunda biliyor musunuz?

Yunus Gezer'in intihar etmeden önce sosyal medyada paylaştığı mektup:
"Bu bir intihar mektubudur. Öncelikle sorumlusu asla bir kişi değildir, herkestir. Bunun böyle olmasını istemezdim. Çok denedim gerçekten çok denedim. Ama yıllardır başaramadım. Kimse beni sevmedi. Sevgiden başka bir şey istemedim. Hiç kimseden sevgiden başka bir beklentim olmadı. Herkes bir avuç sevgiyi esirgedi benden.”

خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ

Haleka'l- insâne min alak ( 96 - Alak Sûresi - Âyet 2 )

Bunu okumuş olsaydı o kardeşimiz kıyar mıydı canına?
El-Vedûd Olan Rabbi varken.: “Kimse beni sevmedi!” der miydi?

İşte bu düşüncelerle başladı gönlümden geçen sözler…
Bilir bilmez bir sürü söz ettik amma;

Deveye sormuşlar; Yokuşu mu seversin inişi mi? Diye
Demiş ki deve;
Düzü yok mu bunun?


Düzünü de bulamadık işin…
Çünkü “OKU” ile başlardı başlamazdı derken demedik ki;
“OKU” denilen “İkra!” Kelâmı da bizim anladığımız mânâda okumak değil yalnızca…

Âlak-Hâlâk- Ahlâk- Halk

OKUmak Lâzım!

HeLâK'ta var çünkü

HâLimce…
12.01.2022
Resim
Cevapla

“►Tartışmalı Konular◄” sayfasına dön