ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

TAHiR EMRE’mLe AZMettik,
=>ZİYÂREte=->Edebâli’m!.
NÂZ-NiYÂZımız->NAZMettik,
RIZA VAKti =>HAZıR HÂlim!.


ZEVK 9472

=>OSMANLı’nın =>TEMEL TAŞı.. =>ADABALı=>EDEBÂLi,
ISsIZ-SESsİZ-YÜKSEKLerde =>DERGÂHı KARTAL YUVAsı!.
CELÂL’indEN =>CEMÂL İÇin =>UZLEtLe->KULLuk KEMÂLi,
ÇINAR’ın ANAsı>KIZı.. =>OSMAN BEY’e>OSMANLI DUAsı!.


15.11.19 12:13
bilecikk.. Edebâlitürbesi..


ALLAH’a KULLuk ASÂLEt,
KULU’na KULLuk REZÂLEt!.
KELÂMuLLAH-RESÛLuLLAH,
=>İKİ ELİMİZde=>RİSÂLEt!.


İNsÂNoğLun NÂSiB-KISMEti,
NERDEyse=>ÇEKer GÖTÜRür!.
SÂLiH AMEL=>HÜSN-ü NİYEti,
NELer YAŞAr==>NELer GÖRür!.




Resim


ULU ÇINARLar ÜLKesi BURAsı BURSAmda OSMANLI VARLığının TEVHiD İMZAsı İNKAYA ÇINARı-ULU ÇINAR.:

Türkiye’nin en uzun ömürlü ağacı olduğu belirtilen Bursa’da ki 610 yıllık tarihi çınar ağacı, Osmanlı döneminde dikilmiş en diri çınar olma özelliğini taşıyor..

Bursa'nın simgelerinden biri olan ve bu yıl 610 yaşına giren ''İnkaya Çınarı'', Osmanlı döneminde dikilmiş “En Diri Çınar” OLma ÖZELLiğini TAŞıYOR..

BURSA'nın merkez OSMANGAZİ İlçesinde bulunan doğa harikası ağaç adını, OSMANLI DEVLETİ'NİN ilk köylerinden biri olan BURSA-ULUDAĞ YoLu üzerindeki İnkaya Köyünden alan ULU ÇINAR, OSMANLI'nın neredeyse tüm dönemlerine şâhidlik etmiştir..

Daha önce harman yeri olarak kullanılan yere dikilen çınar ağacının İlk filizlenme zamanı Yıldırım Beyazıd ile Fetret Devri arasında bir tarihte olan ULU ÇINAR’ın; çapı 3 metre, 18,2 metre gövde genişliği ile Türkiye’nin en büyük ağacıdır.. Yüksekliği 35 metre olan çınarın, 13 ana kolu 920 metrelik çevre alanı vardır. Dallarının kalınlığı ise 3-4 metre olup neredeyse normal bir ağaç gövdesi kadardır..

BURAsı BURSA’mda; ULU ÇINAR’dan başka, Halkalı ve Dudaklı Çınarı ile, her yıl içinde leyleklerin yuva yaptığı Kiremitçi Çınarı, Osmanlı ile yaşıt Bursa çınarları vardır.
Bu tarihi ULU ÇINAR Ağacının altında yüzyıllar boyunca tarihte yaşamış bir çok insan dinlendi, zaman geçirdi, gölgelendi. Çıkarttığı her dalda bir dönemin izleri gizli. Bu koca çınara bakarken bunları düşünmeniz ve hayal etmeniz sizleri bir mola yerinden çok tarihsel bir gezintiye çıkaracaktır YOLunuz düşerse BURAsı BURSA’ma DOStLar..



Resim

ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMAN BEY’in KAYIN ATA’sı-HOCAsı,
İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH’ın TEVHİDULLAH TARLAsı,
AHİ ŞEYHi EDEBÂLi kaddesallahu sırrahu.:


ŞEYH EDEBÂLİ kaddesallahu sırrahu, OSMAN BEY’in RÛHundaki İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH ile =>AKLındaki CihÂDuLLAH’ı ÖZLEŞtirmiştir..

OSMANLI DEVLETİ’nin Kuruluş Amacı İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH
Ve Kuruluş Temelinde MaDDe ve MâNâ EŞLeşmesi VARdır..

İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH=>SEBiLİLLAH için =>LiVeCHİLLAH/Sadece ALLAH celle celâlihu RIZAsı için, İslam Ordularından ÖNce/ÖNcü OLarak Bizans Topraklarında, zulümden bıkan yöre halkına İSLâM DİNİnin MuhaMmedî MuHABBet ve MERHAMet Dini OLduğunu KURÂNî-MuhaMMedî AhLâkLarıyla ÖNnek gösterip tatbikatta paylaşarak ve ikrâm ederek YAŞAtmışlardır..

Tıpkı Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Ashâbı Suffâ'sı radiyallahu anhum gibi; Cihâd İMÂNıyLa İNÂNıp =>Cihâd AMELini İŞLemişlerdir..


ŞEYH EDEBÂLİ kaddesallahu sırrahu =>OSMAN BEY’in RÛHundaki İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH ile =>AKLındaki CihÂDuLLAH’ı ÖZLEŞtirmiştir..



Resim

NE İdi KUR'ÂN-ı KERÎMde =>İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH.:

إعلاء كلمة الله
Sözlükte, “yükseltmek, yüceltmek” anlamındaki “i‘lâ” masdarıyla “ALLAH’ın Sözü” mânasındaki “KELİMETULLAH”tan OLuşan bu terkibde yer alan KELİMETULLAHın, Tevhid İnancının esasını teşkil eden “LÂ İLÂHE =>İLLÂ ALLAH.: ALLAH’tan başka İLÂHyoktur!.” sözünü ve daha genel olarak ALLAH’ın insanlığa gönderdiği Son Dini ifâde eder.
Bu durumda “
İ‘Lâ-yi KELİMETULLAH” tâbiri, ALLAH’ın Dininin ve Tevhid İnancının YÜCELtiLip YAYgınLaştırıLması YOLUnda gösterilen gayret ve faaliyetleri kapsamakta, Cihâd ve Savaş kelimeleriyle BİRLikte Kur’ÂN-ı Kerîm’de sıkça zikredilen “FÎ-SEBÎLİLLÂH.: ALLAH YOLUnda” kavramıyla yakından ilgilidir.. Müslümanları düşmanlara karşı ALLAH celle celâlihu YOLUnda savaşa teşvik için Kur'ÂN-ı Kerîmde KELİMETULLAH;


إِلاَّ تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ اللّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذِينَ كَفَرُواْ السُّفْلَى وَكَلِمَةُ اللّهِ هِيَ الْعُلْيَا وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Resim---“İlla tensurûhu fe kad nasarahullâhu iz ahracehullezîne keferû sâniyesneyni iz humâ fî’l- gâri iz yekûlu li sâhibihî lâ tahzen innallâhe meanâ, fe enzelallâhu sekînetehu aleyhi ve eyyedehu bicunûdin lem terevhâ ve ceale kelimetellezîne keferû’s- suflâ, ve KELİMETULLÂHi hiye’l- ulyâ vALLÂHu AZÎZun HAKÎM (hakîmun).: Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, ALLAH O'na yardım etmiştir. Hani kâfirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu.: "Hüzne kapılma, elbette ALLAH bizimle beraberdir." Böylece ALLAH O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkâr edenlerin de kelimesini (inkâr çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa ALLAH'IN KELİMESİ, yüce olandır. ALLAH üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe 9/40)

Bazı insanların ganimet, bazılarının şöhret, bazılarının gösteriş için savaştığı, hangisinin ALLAH Yolunda OLduğu sorulunca Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: yalnız ALLAH’ın Kelimesi’nin yüceltilmesi için savaşanın ALLAH Yolunda olduğunu belirtmiştir.. (Buhârî, “Cihâd”, 15; “Tevḥîd”, 28; Müslim, “İmâre”, 149-151).

Yeryüzünde dengeleri ve düzeni bozmak isteyenleri kötüleyen, istilâ, tecavüz ve sömürü amacı taşıyan savaşları tanımayan İSLÂMiyet.:
Bakara 2/11-12, 205; Nisâ 4/94; A‘râf 7/85-86; Kasas 28/77, 83..


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا ضَرَبْتُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَتَبَيَّنُواْ وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ أَلْقَى إِلَيْكُمُ السَّلاَمَ لَسْتَ مُؤْمِنًا تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فَعِندَ اللّهِ مَغَانِمُ كَثِيرَةٌ كَذَلِكَ كُنتُم مِّن قَبْلُ فَمَنَّ اللّهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواْ إِنَّ اللّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا
Resim---“Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ darabtum fî sebîlillâhi fe tebeyyenû ve lâ tekûlû li men elkâ ileykumu’s- selâme leste mu’minâ (mu’minen), tebtegûne arada’l- hayâti’d- dunyâ, fe indallâhi megânimu kesîrah (kesîratun). Kezâlike kuntum min kablu fe mennallâhu aleykum fe tebeyyenû. İnnallâhe kâne bimâ ta’melûne habîrâ (habîran).: Ey iman edenler! ALLAH'ın yolunda (savaşmak üzere) sefere çıktığınız zaman artık (mü'mini kâfirden ayırt etmek için) iyice araştırıp açığa çıkarın. Ve size selâm verip (teslim olan) kimseye, dünya hayatının geçici meta’ını (çıkarını) isteyerek: “Sen mü'min değilsin!.” demeyin. Oysa ALLAH'ın katında ganimet çoktur. Daha önce siz de öyle idiniz, o zaman ALLAH (lütufta bulunup) sizin üzerinize ni'met verdi. O halde iyice araştırıp açığa çıkarın. Muhakkak ki ALLAH, yaptığınız şeylerden haberdardır.” (Nisâ 4/94)

Ancak müslümanların can ve mal güvenliğini sağlamak, inançları konusunda baskı altında kalmalarını önlemek, kendilerine ve ülkelerine yönelik tehdidlere karşı koymak için yapılan savaşı ALLAH YOLUnda verilen mücâdele olarak Meşrû’ CİHÂD kabul etmiştir. Müslümanın ALLAH’a kulluk ve onun rızâsını temin için İslâm esaslarını öğrenme, öğretme, ferdî ve içtimaî planda yaşama, yaşanmasını sağlamaya çalışma, İslâm’ı tebliğ ve bu hususta karşılaşacağı engelleri aşmak için göstermesi gereken gayreti ifâde eden cihâdın kapsamı içinde yer alan bu savaşın hedefi bazı âyetlerde “fitne sona erip din tamamen ALLAH’ın oluncaya kadar savaşma” şeklinde buyrulmuştur.:

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلّهِ فَإِنِ انتَهَواْ فَلاَ عُدْوَانَ إِلاَّ عَلَى الظَّالِمِينَ
Resim---"Ve kâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun ve yekûne’d- dînu lillâh (lillâhi), fe inintehev fe lâ udvâne illâ ale’z- zâlimîn (zâlimîne).: Ve fitne kalmayıncaya ve dîn, ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın (onları öldürün). Bundan sonra eğer vazgeçerlerse o zaman zâlimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur.” (Bakara 2/193)

وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلّه فَإِنِ انتَهَوْاْ فَإِنَّ اللّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Resim---“Ve kâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun ve yekûne’d- dînu kulluhu lillâhi, fe inintehev fe innallâhe bimâ ya'melûne basîr (basîrun).: Ve hiçbir fitne kalmayıncaya ve bütün dîn ALLAH için oluncaya kadar, onlarla kıtalde bulunun (savaşın). Eğer onlar (küfürden) vazgeçerlerse o taktirde muhakkak ki ALLAH, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.”(Enfâl 8/39)

Hiçbir Müslümanın, inancı konusunda baskı altında kalmaması, insanların her türlü beşerî ihtirastan uzak olarak ALLAH’a inanmaları ve inançlarının gereğini yerine getirme imkânına kavuşmalarıyla ALLAH Yolunda yapılması istenen savaş hedefine ulaşmış, diğer bir ifâdeyle, “İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH” gerçekleşmiş olur. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den itibâren müslümanların gerek inançları konusunda uğradıkları baskılar gerekse İslâm’ı tebliğ hususunda karşılaştıkları engeller sebebiyle giriştikleri, beşerî ihtirasların hâkim olduğu istilâlardan ayrılması için “FETİH” diye adlandırılan savaşların temel amacı da İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH olmuştur..



HAKk’a AŞKk’ın=>ANALİZ-SENTEZi,
HAKk ERENLer KARAGÂHI BURSAm!.
=>İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH=>MERKEZi,
KUL İHVÂNim DOSt DERGÂHI BURSAm!.



Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellemde
=>İ‘LÂ-yi KELİMETULLAH.:


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Men kâtele litekûne KELİMETULLAHi hiye’l- ulyâ fehüve fî SebîLiLLAH.: Kim ALLAH’ın KELİMESİni (dini) YÜCE OLsun diye Savaşırsa o ALLAH YOLUndadır!.” buyurmuştur.
(Buharî, Cihâd, 4:51; Müslim, İmâret, 3:1513; Tirmizî, Fezâil-i Cihâd, 4:179)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH Yolunda dine hizmet için bir şey infâk edene ALLAH yedi yüz misli arttırır” buyurmuştur.
(Müslim, İmâret, 1892; Tirmizî, Sünen, Cihâd, Fî Sebilillah infâk babı, 3:90; Nesaî, Cihâd, 6: 49; İbn-i Hibbân, Sahih, 396; Hâkim, Müstedrek, İnfâk, 2:87; Müsned-i Ahmed, 4:345)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İlim öğrenmek namazdan oruçtan, hacdan ve ALLAH Yolunda savaşmaktan daha faziletlidir.”buyurmuştur.
(Kenzü’l- Ummal, Hadis no: 28615.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İlim öğrenin, ilmin tahsili ALLAH korkusu verir, İlmi öğrenmeyi istemek ibâdettir. İlmî müzakere ALLAH’ı tesbih etmektir. İlimden bahsetmek cihâddır.” buyurmuştur.
(Gazalî, İhya, 1: 11.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Yemen’e gönderdiği Muaz b. Cebel radiyallahu anhu’ya hitaben.: “Senin dâvetinle bir kişinin iman ederek hidâyete ermesi bütün dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır”buyurmuştur.
(Ebu Davûd, İlim, 10; Müslim, Fedail, 34)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Sizden birinizin ALLAH Yolunda çalışması evinde yetmiş sene namaz kılmasından hayırlıdır. ALLAHu TeÂLÂ’nın sizi mağfiret etmesini ve cennete koymasını isterseniz ALLAH Yolunda cihâd ediniz!.” buyurmuştur.
(İmam Nevevî, Riyazu’s-Sâlihin, 2:537)

Tıpkı Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Ashâbı Suffâ radiyallahu anhum gibi; Cihâd İMÂNıyLa İNÂNıp =>Cihâd AMELini İŞLemişlerdir..


MuhaMMedî TÂLiM/ÖĞRETim ve TERBiye/EĞİTim de ASHÂB-ı SUFFÂ ÖRNEĞİ.:

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemde, Tebliğ ve Cihâd, Vahiyle ve İlimle başlamıştır. Mekke döneminde “Dâru’l- Erkâm” ile başlayan öğretim ve eğitim faaliyeti Medine’de “Mescid-i Nebevî”de devam etmiştir. “Ashâb-ı Suffâ” burada kalan yatılı öğrencilerden oluşmaktaydı..

Daha sonra İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Mâlik, Hasen-i Basrî gibi büyük bilginler hep mescidlerde talebe yetiştirmişlerdir. Zamanla câmilerin yanına Mektebler inşâ edilerek câmi ibâdete ve yanındaki mektebler ve medreseler de öğretim ve eğitime tahsis edilerek birer külliye haline getirilmişlerdir.
“Ashâb-ı Suffâ”, Mekke’deki “Dâru’l- Erkâm”ın vazifesini görüyordu. Burada kendini ilme vermiş, ne ticâret ve ne de ziraat ile meşgul olmayan sahabeler vardı. Kur'ÂN-ı Kerîm’i öğrenir ve Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in sohbetleri ile kendilerini yetiştirirlerdi. Feragat ve fedakârlık örneği olan ve kendilerini ilme veren bu sahabeler çoğu zaman oruç tutarak idâre ederlerdi. Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Medine’de bulunduğu süre içinde eğitim alan sahabelerin toplam adedi 500’ü geçtiği rivâyet edilmektedir.
Suffâ EhLi de, son derece ihtiyaç ve zaruret içinde olsalar da izzet ve şereflerini, iffet ve vakarlarını koruyarak başkalarından bir şey istemezler ve dağdan sırtlarında odun taşıyarak, zengin ve varlıklı kimselerin Müslüman ve Yahudi ayırmaksızın işlerini yapar ve ücretlerini alın teri ile alırlardı. Bunun için ALLAHu zü’L- CeLÂL Kur’ân’da övmüş ve Bakara Sûresi 273 âyeti onlar hakkında nazil olmuştur..

(Kurtubi, El-Câmiu’l-Ahkâmü’l-Kur’an, 3:340.)

لِلْفُقَرَاء الَّذِينَ أُحصِرُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِي الأَرْضِ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ أَغْنِيَاء مِنَ التَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُم بِسِيمَاهُمْ لاَ يَسْأَلُونَ النَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ
Resim---“Lil fukarâillezîne uhsirû fî sebîlillâhi lâ yestatîûne darben fî’l- ardı, yahsebuhumu’l- câhilu agniyâe mine’t- teaffuf (teaffufi), ta’rifuhum bi sîmâhum, lâ yes’elûne’n- nâse ilhâfâ (ilhâfen), ve mâ tunfikû min hayrin fe innALLÂHe bihî ALÎM (alîmun).: (İnfâklarınız ve sadakalarınız), kendilerini ALLAH yoluna hasreden (adayan), yeryüzünde dolaşmaya (ticâret yapıp kazanmaya) gücü yetmeyen fâkirler içindir. Onların durumlarını bilmeyen, onları iffetlerinden dolayı zengin zanneder. Onları sen, yüzlerinden tanırsın. Zorla insanlardan bir şey istemezler. Hayır olarak ne infâk ederseniz (verirseniz), o taktirde muhakkak ki ALLAH, onu en iyi bilendir.” (Bakara 2/ 273)

Suffâ EhLi, gündüzleri mescidde ilim ve ibâdetle meşgul olur, Suffâ’yı da müzâkere meclisi ve yatakhâne olarak kullanırlardı..(Ebu Davûd, Büyu’, 36)


Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

Bu SaHaBeLerin MuhaMMedî TÂLiM/ÖĞRETim ve TERBiye/EĞİTim ÖĞRETmenLeri.:

Abdullah b. Mesûd, Ubey b. Kaab, Muaz b. Cebel, Ebu’d-Derdâ; Ubâde b. Sâmit radiyallahu anhum gibi meşhur Âlim Sahabelerden oluşmaktaydı..
Sahabeler içinde binden fazla hadis rivâyet eden ve “Müksirûn” unvânına lâyık olan meşhur yedi sahabenin üçü olan Ebu Hureyre radiyallahu anhu, Abdullah b. Ömer radiyallahu anhu, ve Ebu Said el-Hudrî radiyallahu anhu bu mektebin talebelerindendir..

Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, burada kendini yetiştiren sahabeleri çevre kabilelerden taleb edenlere muallim ve mürşid olarak gönderirdi. “Raci’” ve “Bi’r-i Mâune” de kalleşçe pusuya düşürülerek şehîd edilen 70 “Kurra” sahabe böyle bir göreve giderken şehîd olmuşlardır.

Suffâ EhLi’nin ihtiyaçları ile Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bizzat ilgilenir ve kendisine gelen sadaka ve zekâtları onlara ayırırdı. Ashâbın zenginlerine de yardımcı olmalarını tavsiye ederdi. Ayrıca sahabelerine Suffâ Ehlinden götürebilecekleri kadar misâfir almalarını da tavsiye ederdi. Onun için bunlara ayrıca “Edyâfu’l- Müslimîn” denirdi.
(Buharî, Rikak, 17)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İki kişilik yiyeceği olan (Ashâb-ı Suffâden) bir üçüncüsünü götürsün, dört kişilik yiyeceği olan bir beşincisini ya da altıncı kişiyi misâfir etsin!.” buyurmuştur.
(Buharî, Mevâkit, 41)

Ebubekir radiyallahu anhu 3 kişiyi, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de 10 talebeyi alarak evine götürmüştür.. (Tecrid-i Sarih, 2/540)

Ashâb-ı Suffâ’nın geçimini Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem üslenmiştir. Suffânın gelirleri sahabelerin zenginlerinden aldığı zekât, sadaka ve diğer bağışlardan oluşurdu. Çünkü bu sahabeler ne ticâretle ve ne de bir san’atla meşgul olmadıkları için para kazanamazlardı. Suffâ’nın önde gelen talebelerinden en çok hadis rivâyet eden Ebu Hureyre radiyallahu anhu.: “Benim çok hadis rivâyet etmem, Ensar’ın ziraat ve ticâret ile meşgul oldukları halde benim sadece Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in sözlerini ve nasihatlerini öğrenmekle meşgul olmamdandır.” demiştir..
(Kâmil Miras, Tecrid-i Sarih Tercümesi, 7:47.)

Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, sahabelerin Suffâ için verdikleri zekât ve sadakaları onların şahıslarına vermez, müessese namına alır ve Suffâ’da bulunan sahabelerin mâişetleri için harcardı. Zaman zaman onlarla sohbet eder, yaptıkları hizmetin ALLAH katında makbul olduğunu belirtir ve önemini şu sözlerle ifâde ederdi.: “Şayet sizler kendiniz için ALLAH katında neler hazırlandığınızı bir bilseniz, yoksulluğunuzun artmasını ve ihtiyaçlarınızın çoğalmasını isterdiniz.”
(Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 2:941.)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Ashâb-ı Suffâ’ye o derece değer verir ve ilgilenirdi ki, kendi hâne-i saadetlerini ihmal eder, önce onların ihtiyaçlarını gidermekle uğraşırdı. En değerli kızı Fatıma aleyhasselâm el değirmeni ile un öğütmekten yorulduğu için Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den bir köle ve hizmetçi istemesi üzerine;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kızım, sen ne diyorsun? Ben henüz Ehl-i Suffâ’nin ihtiyaçlarını karşılayarak yoluna koyamadım!.” diyerek isteğini reddettiği meşhurdur..
(İbn-i Saad, Tabakat, 8:25)
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

BİLECİk’te=->BİZ BİR-İZ’de,
OSMANLI ÇINARı=>TARLAsı!.
LİVECHİLLAH=>HASBî İZ’de,
===>EDEBÂLi TEVHiD DUAsı!.


ZEVK 9473

İSLÂM DİNin==>HAKk ERENi..=>EDEBÂLi==>TEVHİD PINARı,
MADDE>MÂNÂ’yLa BULuştu...=>TOHUM>TARLA’yLa KOŞLandı!.
==>ÇAĞLarın>YAZ-KIŞın YAŞAdı.. ==>OSMANLI ÇİLLE ÇINARı,
GÜNü GELdi =>ALKIŞLandı.. ==>BiR GÜN GELdi ki =>TAŞLandı!.


15.11.19 15:19
bilecikk.. Edebâlitürbesi..



İSLÂM’ın SuLH SİLAHDÂRı,
=>YILLar YILı=>EMEKDÂRı,
ALLAH’ın LÛTFuyLa TÜRKLer,
İLE’L- EBED==>BAYRAKDÂRı!.


=>“FİTNE ÂLEMİ”n==>TASAsı,
HAKk’ın HÜKMün DUYMAmaktır!
=>“KELÂMuLLAH”ın ==>YASAsı,
“FİTNE ÂLEMİ”ne=>UYMAmaktır!.


=>“UÇURUM”a==>GÖTÜRÜRLer,
=>“ASLI’nı=->İNKÂR EDENLER”i!.
İNANÇLARI’ndAN===>SÜRÜRLer,
=>“PEŞLERİ-ndEN=>GİDENLER”i!.



Resim KAYı BAYrağı 2 OK 1 YaY..

AHİ ŞEYHi EDEBÂLi kaddesallahu sırrahu..:

OĞUZun IŞIğı EDABALı.. Şeyh EdebâLi (1206-1326), Osmanlı DevLeti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı, Din Bilgini, Ahi Şeyhi, Osmanlı DevLeti’nin Mânevî Bânîsi, Osman Gâzi'nin Kayınbabası ve Hocası/Üstâdı, Osmanlı Devleti'nin Zikir-Fikir-Şükür-Sabır Babasıdır..

1206 yılında Kırşehir’in Mucur İlçesi İnaç Köyü’nde dünyaya geldi. Cihan Devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gâzi’nin kayınbabasıdır. İlk öğrenimden sonra medrese eğitimini Karaman’da Hânefi fıkhı âlimi olan Necmeddin ez-Zâhidî’den almıştır.. Daha sonra Şam’a gitti, orada dönemin tanınmış, bilgili âlimlerinden olan Süleyman bin Ebu’l- İz ve Cemâleddin el-Hasırî’den yüksek ilim tahsilini yapan Edebâli, İslami usulleri alanında derin bilgileri öğrendi, dersler aldı ve tekrardan vatanına döndü.

Şam’daki medrese eğitimi ardından Anadolu’ya döndü. Anadolu’da tasavvufa yöneldi. İslam hukuku, tefsir ve hadis alanlarında ciddi anlamda bilgiye ve bu alanlarda uzmanlaşmış bir manevî donanımına sahib oldu. Şeyh Edebâli Eskişehir yakınlarında bir köyde tekke kurdu. Burada halk tarafından çok sevildi. Ayrıca dönemin en ünlü âlimlerinden olan Mevlânâ Celaleddin Rumî ve Hacı Bektaşî Velî’nin sohbetlerine katıldı. Ayrıca Şeyh Edebâli de, Anadolu Ahi Reislerindendir..

AHİ ŞEYHi EDEBÂLi kaddesallahu sırrahu, Moğol istilâsının ardından büyük bir çalkantı ve buhran yaşayan MüsLüman AnadoLu’nun, içinde bulunduğu bu girdabdan kurtulması için büyük gayretler sarf eden şahsiyetlerin başında gelmektedir.. O, beyliklere bölünüp parçalanarak ciddî yara almış olan Anadolu birliğini yeniden tesis ile İslâm sancağını EhL-i Küfür karşısında muzafferen dalgalandırmak için çırpınıyordu. Bu gâyesini gerçekleştirebilmek yolunda bütün Anadolu Beyliklerini hassas bir değerlendirmeye tâbî tutmuştu. Birbirleriyle Selçuklu’nun yerini almak maksadıyla devamlı ve kıyasıya bir sûrette kavga hâlinde olan Beyliklerin durumu, Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’ye ümit vermiyordu. Nihâyet henüz dört yüz atlı kadar bir kuvvete mâlik olup “Uç Beyliği” yapmakta olan ve hiç kimsenin ilerisi hakkında parlak şeyler düşünmediği “Osmanlı Beyliği”ni tahlil eden Edebâli Hazretleri, bu küçük beylikte aradığı ulvî cevheri buldu..

Tasavvuf ’ta ilk işi Bilecik’te zâviye kurmak oldu. Zâviye kurup burada halkı irşâda başladı.
Âşıkpaşazâde, zâviyesinin hiç boş kalmadığını, şeyhin gelip geçen fukaranın her türlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını, hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydeder..
(Âşıkpaşazâde, Târih, s. 6).

Bilecik’te kurduğu zâviyede halka sohbet ve talebelere eğitim veren Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu, Osmanlı Devleti’nin Söğüt’teki faaliyetleriyle Osman Gâzi ile tanışmış oldu. Söğüt yöresi civârında Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gâzi ile sık sık görüşmüş ve onu devamlı olarak yanında bulundurmuştur. Çocukluk yıllarından itibâren Osman Gâzi, Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun yanında yer almış onunla oturup onunla kalkmıştır. Osman Gâzi, Velîleri çocukluktan padişahlık yıllarına değin sevip saymış, mübârek günlerde daima şeyhin zâviyesine giderek dinî ve idarî konularda Hocasının görüşlerine başvururdu..

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarından itibâren başlayıp dünyaya hakim olma sürecine değin Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu, mutasavvıf olması yanında ilk Osmanlı Kadısı ve Müftüsü olmuştur. Dönemin bütün âlimlerinden istifâde etmiş, bir çok fakih âlimiyle görüşüp onlardan ders almış ve bunların neticesinde çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Yetiştirdiği talebelerden ve damadı olan Dursun Fakih, Osmanlı Devleti’nin ikinci müftüsü ve kadısı olmuştur..

Gerek Osmanlı Beyliği’nin mevcut coğrafî durumu, gerekse fertlerindeki İSLâM’a hizmet heyecan ve aşkı ile dolu bir
“FÎ-SEBÎLİLLÂH.: ALLAH YOLUnda” “İ‘Lâ-yi KELİMETULLAH” ANLAyışı, Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu Hazretleri için mükemmel bir zemin idi.
Bunun için bütün yakınlarıyla birlikte Osmanlı Mülkü’ne yerleşti ve cümle gayret ve himmetini bu beyliğin madden ve mânen büyüyüp gelişmesi için sarf etmeye başladı. Öncelikle Bilecik’te bir zâviye kurarak halkı ve bilhassa başta Osman Gâzi olmak üzere Beyliğin idârecilerini irşâd seferberliğine girişti. Tarihçi Âşıkpaşazâde, zâviyesinin hiç boş kalmadığını, Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun gelip geçen derviş ve fukarânın her türlü ihtiyacını giderdiğini, hattâ bu gâye ile dâimâ bir koyun sürüsü bulundurduğunu kaydeder..

Evvelce bahsinde anlatılmış olduğu üzere Osman Gâzi, gençliğinden itibâren İlim ve Tasavvuf EhLini çok sever, husûsiyle mübârek günlerde üstâdı Edebâli kaddesallahu sırrahu Hazretleri’nin yanına giderek ondan feyz alırdı. Şeyhin, Osman Gâzi’nin Kur’ÂN-ı Kerîm’e hürmet ve tâzîminin neticesinde gördüğü rüyâyı tâbir etmesi ve ona kızını zevce olarak vermesi meşhurdur..
Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu Hazretleri’nden sonra mensub olduğu Ahî Şeyhliği’nin kime intikâl ettiği bilinmemekle beraber talebesi Dursun Fakîh’e icâzet vermiş olduğu rivâyeti kuvvetlidir. Ancak bu İcâzet ve Hilâfet daha sonraları torunu 1. MuRaD Hân’a intikal etmiştir..

Edebâli kaddesallahu sırrahu Hazretleri, aynı zamanda ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür. Yıllarca halkına huzur ve feyiz saçarak uzun bir ömür sürmüş, 1326’da vefât etmiştir.
Edebâli Hazretleri çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Önde gelen talebelerinden Dursun Fakîh, kendisinden sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci Müftüsü ve Başkadısı olmuştur..


İ‘Lâ-yi KELİMETULLAH.:
ALLAHu zü’L- CeLÂL’in BİRLiğini ÎLÂN etmek ve de İSLÂMiyeti YÜCELtmek ANLAmLarına GELmektedir. ÎLâ-yı KELİMetuLLAH, ALLAH ADInın ve KELİMe-i TEVHİDde HüLâsa EdiLen İSLÂM DÎNİnin YAŞAnarak TEBLİĞ EDİLmesi ve YÜCELtiLmesi DEmektir..
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

ResimKayı-Osmanlı bayrağı.:

OSMAN GÂZİ’nin RÜYÂSI.:

Âlim ve Sûfîleri çok seven Osman Gâzi, mübârek günlerde EDEBÂLİ kaddesallahu sırrahu zâviyesine giderek dinî ve idarî konularda her zaman onun görüşlerine başvururdu..
(Cenâbî Mustafa Efendi, vr. 555)

Âşıkpaşazâde’nin, Osman Gâzi’nin İmamı İshak Fakih’in oğlu Yahşı Fakih ve Edebâli’nin oğlu Mahmud Paşa’nın rivâyetlerine dayanarak anlattığına göre;
Osman Gâzi bir gece Edebâli’nin zâviyesinde kalmış, rüyâsında şeyhin koynundan doğan bir ayın kendi koynuna girdiğini, aynı anda göbeğinden bir ağaç bittiğini ve bu ağacın gölgesinin dünyaya yayıldığını, altından dağlar yükseldiğini ve her dağın altından da suların çıktığını görmüş.
Osman Gâzi rüyâsını Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’ye anlatınca Şeyh.:

“HAKk TeÂLÂ sana ve nesline padişahlık verdi. Mübârek olsun. Kızım Malhun Hatun da senin helâlin oldu!.” der. Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun bu yorumu üzerine Osman Gâzii Malhun Hatun ile evlenmiştir.
(Âşıkpaşazâde, s. 6; ayrıca bk. Terceme-i Menâkıb-ı Tâcü’l-ârifîn, vr. 3b; Mecdî, s. 20-21; Cenâbî Mustafa Efendi, vr. 556.)

Aşıkpaşazâde’nin rivâyet ettiği bilgiler ışığında, Yine bir gün Osman Bey, Şeyh Edebâli’yi ziyâret eder. Osman Bey, misâfir olarak o gece orada kalır. Kaldığı odada rahledeki Kur'ÂN-ı Kerîmi koyacak yüksek yer bulamayınca ayaklarını uzatmadan uyuklayan Osman Bey, şöyle de bir rüyâ görür.: ”Şeyh Edebâli’nin göğsünden çıkan bir ay geldi kendi göğsüne girdi. Göbeğinde de bir ağaç yeşerdi. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyayı sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tutu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. AltındanUlu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.”
Osman Bey uyanır uyanmaz rüyâsını Şeyhine anlatır. Şey Edebâli kaddesallahu sırrahu rüyâyı şöyle yorumlar.:

”Sen Ertuğrul Gâzi oğlu Osman!. Babandan sonra “Bey” olacaksın. Kızım Malhun Hatun ile evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen NÛR budur. Sizin soyunuzdan nice hükümdârlar gelecek ve nice devletleri tek çatı altında toplayacaklar. ALLAH nice insanın İSLâM’a kavuşmasına senin soyunu vesile edecektir.”
”Oğul Osman!. ALLAHu TeÂLÂ sana ve soyuna hükümrânlık verdi mübârek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun!.” der.
Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun bu yorumu üzerine Osman Bey Malhun Hatun (Rabia Bâlâ Hatun) ile evlenir..


ŞEYH EDBÂLİ kaddesallahu sırrahu’nun TARİKATı.:

Ebü’l-Vefâ el-Bağdâdî kaddesallahu sırrahu’ye (ö. 501/1107) nisbet edilen Vefâiyye Tarikatına mensub olan Edebâli kaddesallahu sırrahu..
(Terceme-i Menâkıb-ı Tâcü’l-ârifîn, vr. 2 a-b, 10b; Kâtib Çelebi, vr. 43b)

Aynı zamanda Ahî Teşkilâtı'nın Reisidir. Ahî Şeyhliğinin Edebâli kaddesallahu sırrahu’den sonra kime geçtiği ise bilinmemektedir; ancak daha sonra I. Murad’a intikal etmiştir..
(Barkan, II, 288; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, I, 531)

Son zamanlarında kızı ve torunu Alâeddin Bey ile Bilecik’te oturan Edebâli kaddesallahu sırrahu’ye, Kozağaç Köyünün öşür ve hâsılatı verilmiş, kızı Râbia Hatun (veya Bâlâ Hatun) kendilerine verilen bu köyü Tekke’ye vakfetmiştir..
(BA, MD, nr. 31, s. 217, hk. 481; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, I, 561)

Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun kızı Mal Hatun adına Eskişehir’de bir Mal Hatun Ünâs Mektebi’nin mevcud olduğu da belgelerden öğrenilmektedir..
(Şer‘iyye Sicilleri, Ankara-Ayaş, Defter, nr. 34, s. 42, Belge, nr. 237)

Edebâli kaddesallahu sırrahu, uzun bir ömür sürdükten sonra 726 (1326) yılında vefât etti. Hezârfen Hüseyin Efendi ise diğer kaynakların aksine vefât tarihi olarak 727 (1327) yılını kaydeder. (Tenkıhu’t-tevârîh, vr. 104b).
Edebâli kaddesallahu sırrahu, mutasavvıf olması yanında ilk Osmanlı kadısı ve müftüsüdür. Döneminin birçok fakihi ile görüşmüş ve onlardan ders almış, çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Önde gelen öğrencilerinden damadı Dursun Fakih, şeyhten sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci müftüsü ve kadısı olmuştur. (Leknevî, s. 85). Çandarlı Kara Halil’in de Edebâli’nin talebesi olabileceği ihtimali üzerinde durulmuşsa da bunu doğrulayan herhangi bir belge yoktur. (İA, III, 352).



Resim

ŞEYH EDEBÂLİ TÜRBESİ ve MALHUN HATUN TÜRBESİ.:

BiLeCik İLimizin Kısaca Tarihi.: Tam olarak detayları bilinmese de “Agrillion” adı altında antik bir kentin varlığı ve 3000 yıl kadar geçmişi olduğu bilinmekte. Şehir aslında 1500’lü yıllara gelindiğin de bile 700 kişinin yaşadığı bir yerleşim olarak kayıtlara geçiyor. Hatta şehir özelliğini ancak Cumhuriyet Döneminde alıyor. Özellikle coğrafî sebeblerden ötürü bugün bile yerleşim alanı ve nüfusu olarak Türkiye’nin en küçük şehirlerindendir..

Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu, 1326 yılında Bilecik’de 120 yaşında vefât etti. Türbesi Osman Gâzi tarafından yaptırılmıştır..
Şeyh EDEBÂLİ Türbesi, Bilecik kent merkezindedir. Bilecik Otogarı’nın hemen karşısında türbeye giden bir yol bulunmaktadır. Halk arasında bu yol, ”Türbe Yolu” olarak da bilinmektedir. Otogarın karşısında bu yolu takib ederek yaklaşık 2-3 kilometre uzaklıktaki Orhan Gâzi Câmii’ne ulaşılmaktadır. Şeyh Edebâli Türbesi, bu câminin sol tarafında bulunan geniş merdivenlerin sonunda yer almaktadır..


“Anadolu Türk Tarihinin belki de en önemli şahsiyeti kim?.” deseler, akla ilk sıralarda gelmeyebilir ama, bugün bile bu topraklarda Türkçe konuşulması, Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun, Osman Gâzi altında Türklerin birleşmesini desteklemesi ile mümkün olmuştur. Bu BİRLeşmenin Manevî Mimârı ise Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahudur..
Bu sebeple, Türk tarihinin büyük isimlerinden olan ve 1326 yılında yaklaşık 120 yaşında vefât etmiş Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu’nun Bilecik’teki bu türbesi de, tarihi açıdan çok önemlidir. Ancak gerek gösterilen özen, gerekse ziyâret edenlerin davranışları maalesef bu büyüklüğe yakışmamakta. Osmanlı’nın ilk Kadısı ve Müftüsü olan, Osman Gâzi’nin aynı zamanda kayınpederi olan Şeyh Edebâli kaddesallahu sırrahu Hazretlerini, şehri ziyâret eden herkes ziyâret etmeli..

Türbe kompleksi, Eski Bilecik’te, Orhan Gâzi Câmisi’nden 50 m. uzaklıktadır.
Küçük bir külliye durumunda olan Şeyh Edebâli Türbesi ve Malhun Hatun Türbesi’yle mescid ve dergâhı günümüze kadar gelebilmiştir.
Bir kayalıkta yer alan yapılar, avlu içindedir. Edebâli Türbesi ve dergâh aynı yapı içinde, Malhun Hatun Türbesi bunların doğusundadır.

Külliyenin batısındaki Orhan Gâzi’ce yaptırıldığı kabul edilen yapı, onarımlarla XIV. yy. daki durumunu yitirmiştir. Günümüzde sıvalı, üstü kiremit örtülü bir yapıdır. Kubbeli mekanın iki yanında, iki eyvanın oluşturduğu dikdörtgen planlıdır. Ortada, sandukaların bulunduğu ana kubbeli bölüm, kare biçimindedir. Tek bir girişi vardır. Yanlarda eyvan duvarlarındaki değişik, güzel işçilik gösteren pencereler, XVI. XVII. yy. işidir. Türbede Edebâli’nin ve yakınlarının yedi büyük, dört küçük sandukası bulunmaktadır..

Türbe yanındaki büyük oda, mihrablı bir mescid biçimindedir. Tavanı XIX. yy. dan ve ampir üslubundadır. Bu odanın üstündeki 1889 tarihi ve Sultan Abdülhamid’in tuğrası, onarım zamanını belirtmektedir..

Edebâli Türbesi’nin yakınında, külliyenin en doğusunda, yine bir kaya üstünde Şeyh Edebâli’nin kızı ve Osman Gâzi’nin eşi Rabia Malhun Hatun’un Türbesi yer almaktadır. Dört köşeli, kubbeli küçük bir yapıdır. Kubbe eteğinde iki pencere vardır. Osmanlı türbe mimarîsi özelliklerini gösteren yapının öbür türbeyle yükseklik ayrılığı birkaç basamakla giderilmiştir..



Resim

ZİNCİRLİ KAYA.:

Edebâli Türbesi’nin yolu üzerinde ve çok yakınında, Büyük bir Blok olarak ana kayadan ayrık “Zincirli Kaya” denilen ve ana gövdeye zincirle bağlanmıştır..
Hakkındaki çeşitli rivâyetlerle yıllardır gizemini koruyan "Zincirli Kaya" kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
İstiklâl Mahallesi sâkinlerinden yaşayan Ömer Ersin (67) ise, zincirli kayanın Osmanlı döneminde idâm infazların burada yapıldığından esas isminin "Sicilli Kaya" olarak büyüklerinden duyduklarını dile getirmiştir..
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana..
Güceniklik bize, gönül almak sana..
Suçlama bize, katlanmak sana..
Âcizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana..
Geçimsizlikler, çatışmalar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana..
Kötü göz, şom ağız haksız yorum bize, bağışlamak sana!.


Ey OĞUL!.
Bundan sonra bölmek bize, bütünlenmek sana..
Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana!.


Ey OĞUL!.
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz..
İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın!.


Ey OĞUL!.
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı..
ALLAH celle celâlihu yardımcın olsun!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
GEÇmişini BİLmeyen, GELeceğini de BİLemez!.


Ey OĞUL!.
BİLesin ki, aTın iyisine DORU, YİĞİDin iyisine DELİ DERLer!.


Ey OĞUL!.
UKaLâyLa DOst OLma!. =>Çok Konuşur =>Boş Konuşur =>Kem Konuşur..
ÜzüLürsün!.


Ey OĞUL!.
CâHiL iLe dost OLma!. =>İLim BİLmez =>İrfÂN BİLmez, söz BİLmez..
ÜzüLürsün!.


Ey OĞUL!.
SaygısızLa Dost OLma!. =>USuL BİLmez =>AdÂb BİLmez, =>SıNıR BİLmez..
ÜzüLürsün!.


Ey OĞUL!.
KibirLiyLe Dost OLma!. =>HâL BİLmez =>AHVâL BİLmez =>GöNüL BİLmez.. ÜzüLürsün!.


Ey OĞUL!.
GörgüsüzLe Dost oLma!. =>YoL BİLmez =>Yordam BİLmez, =>KuRaL BİLmez.. ÜzüLürsün!.

Ey OĞUL!.
AÇ GÖZLü iLe dost OLma!. =>İkram BİLmez =>Kural BİLmez =>Doymak BİLmez.. ÜzüLürsün!.

Ey OĞUL!.
Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını BİLmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin!.


Ey OĞUL!.
Üç KİŞİye Acı =>CâhiLLer arasındaki ÂLiMe =>Zenginken fÂkir düşene =>Hatırlı iken itibârını kaybedene!.

Ey OĞUL!.
ALLAH celle celâlihu =>Sana yükünü taşıyacak güç ve ayağını sürçtürmeyecek=> AKIL ve KALB VERsin!.


Ey OĞUL!.
Kişinin gücü, günün birinde tükenir ama BİLgi yaşar. BİLginin ışığı kapalı gözlerden bile içeri sızar aydınlığa kavuşturur!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
SABRetmesini BİL!.


Ey OĞUL!.
İnsÂN ÖLür =>ESeRi KaLır!.


Ey OĞUL!.
HayvÂN ÖLür =>SeMeRi KaLır!.


Ey OĞUL!.
GÖRdün SÖYLEme!. BİLdin BİLme!.

Ey OĞUL!.
HakLı OLduğun MücâdeLeden Korkma!.

Ey OĞUL!.
=>İNSANı->YAŞAt ki =>DEVLEt->YAŞAsın!.

Ey OĞUL!.
Çok Konuşma!. Boş Konuşma!. Kem Konuşma!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
Yükün Ağır =>İşin Çetin =>Gücün KıLa BağLı =>ALLAH TeÂLÂ YARdımcın OLsun!.


Ey OĞUL!.
Bundan sonra =>Acizlik>Bize =>YanıLgı>Bize =>Hoş GÖRmek SaNa!.

Ey OĞUL!.
Bundan sonra =>GücenikLik>Bize =>GöNüL ALmak SaNa!.

Ey OĞUL!.
Bundan sonra =>BöLmek>Bize =>BütünLemek>SaNa!.

Ey OĞUL!.
Bundan sonra =>SuçLamak>Bize =>KatLanmak SaNa..!.


Ey OĞUL!.
Bundan sonra =>Öfke->Bize =>UYSaLLık->SaNa!.


Ey OĞUL!.
Sen =>Seni BİL!. =>Ömrünce bu yeter SaNa!.

Ey OĞUL!.
İkram BİL!. Kural BİL!. Doyum BİL!.


Ey OĞUL!.
İLim BİL!. İrfÂN BİL!. SÖZ BİL!.


Ey OĞUL!.
Usul BİL!. Adâb BİL!., Sınır BİL!.

Ey OĞUL!.
Hal BİL!. Ahvâl BİL!. GönüL BİL!.

Ey OĞUL!.
KİMsenin UMUDunu KıRma!.

Ey OĞUL!.
Mert OL!. YürekLi OL!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
Sabretmesini BİL!. Vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma =>İNSANı>YAŞAt ki =>DEVLEt>YAŞAsın!.


Ey OĞUL!.
Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı!. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli!.

Ey OĞUL!.
HAKLı OLduğun mücâdeleden korkma!. BİLesin ki AT'ın iyisine DORu, YİĞİD'in iyisine DELi derler!.

Ey OĞUL!.
MiLLetin, kendi İrfÂNın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme!. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu İrfÂNdır!.

Ey OĞUL!.
Unutma ki =>Yüksekte yer tutanlar =>Aşağıdakiler kadar emniyette değildir!.


Ey OĞUL!.
GEÇmişini BİLmeyen, GELeceğini de BİLemez. GEÇmişini iyi bil ki =>GELeceğe SAGLam BAS!.asın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın!.


Ey OĞUL!.
Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize =>AdaLet sana!.

Ey OĞUL!.
En büyük zafer NEFSini TANImaktır. Düşman =>İnsanın kendisidir. Dost ise =>NEFSi TANIyanın kendisidir!.


Ey OĞUL!.
Bu dünyada İNANCını kaybedersen =>yeşilken çorak olur, ÇÖLLere DÖNersin!.


Ey OĞUL!.
ÖFken ve NEFSin bir olup AKLını mağlup eder. Bunun için =>Dâima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Sabır çok önemlidir. Bir BEY sabretmesini BİLmelidir. =>VAKtinden ÖNce çiçek AÇmaz!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibârın zedelenir!.


Ey OĞUL!.
Kişinin gücü günün birinde tükenir ama BİLgi yaşar. BİLginin ışığı kapalı gözlerden BİLe içeri sızar aydınlığa kavuşturur!.

Ey OĞUL!.
Açık sözlü ol!. Her sözü üstüne alma! GÖRdün, söyleme; BİLdin deme!.

Ey OĞUL!.
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler, ancak; senin fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır!.

Ey OĞUL!.
Unutma ki =>Yüksekte yer tutanlar =>Ananı ve Atanı say!. BiL ki bereket, büyüklerle beraberdir!.


Ey OĞUL!.
Hayvan ÖLür semeri kalır; insan ÖLür eseri kalır. Gidenin değil bırakmayanın ardından ağlamalı!.

Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
DURmaya, DİNLENmeye hakkımız yok!. Çünkü zaman yok, süre az!.


Ey OĞUL!.
Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktadır!.

Ey OĞUL!.
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana!!.

Ey OĞUL!.
Yalnızlık korkanadır. Toprağın EKim zamanını BİLen çiftçi başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da!. Yeter ki toprağın tavda olduğunu BİLeBİLsin!.

Ey OĞUL!.
Unutma ki => Bey memleketten öte değildir. Bir savaş yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya dinlenmeye hakkımız yok çünkü zaman yok süre az!.


Ey OĞUL!.
Beyliğini mübârek KILsin. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin!.
Ey OĞUL!. Namertle dost olma: mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün!.


Ey OĞUL!.
SEVgi davanın esası olmalıdır. SEVmek ise SESsizliktedir. Bağırarak SEVilmez. Görünerek de SEVilmez!!.

Ey OĞUL!.
Faydalı ile faydasızı ayırt edeBİLenler, BİLgi sahibi OLanlardır!.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ŞEYH EDEBÂLİ’nin OSMAN BEY’e VÂSİYETi.:

Ey OĞUL!.
Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz!.


Ey OĞUL!.
Yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir!.

Ey OĞUL!.
Ey OĞUL!. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir!.

Ey OĞUL!.
Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur!.

Ey OĞUL!.
SEVgi davanın esası olmalıdır. SEVmek ise, sessizliktedir. Bağırarak SEVilmez. Görünerek de SEVilmez!.

Ey OĞUL!.
Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da!. Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin!.


Ey OĞUL!.
Ülke, idâre edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idâre edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idâresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.


Ey OĞUL!.
İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!.

Ey OĞUL!.
Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz!.

Ey OĞUL!.
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezânında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır!.

Ey OĞUL!.
Namertle dost olma: mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün!.

Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

ANADOLU’nun ULU ÇINARı
=>OSMANLı PADİŞAHLARı..


Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

1-) OSMAN (BEY) GÂZİ (1299 – 1326).:

İlk padişahtır. Devleti kuran kişidir. 1299 ve 1326 yılları arasında görevde kalmıştır..

EŞLeri.:
1-) Mal Hatun; Anadolu Selçuklu Veziri Ömer Abdülaziz Bey'in kızı ve Orhan Gâzi'nin Annesi.
2-) Rabi'a Bala Hatun; Şeyh Edebalı'nın kızı ve Şehzâde Alaaddin'in annesi.

Erkek Çocukları.: Pazarlı Bey, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey..
Kız Çocukları.: Fatma Hatun..

Resim

2-) ORHAN (BEY) GÂZİ (1326 – 1359).:

Osman Gâzi'den sonra gelen Osmanlı padişahıdır. Aynı zamanda Osman Bey'in oğludur. 1326 ve 1359 yılları arasında tahtta kalmıştır..

EŞLeri.:
1-) Nilüfer Hatun; Yarhisar Tekfurunun kızı ve I. Murad ve Şehzâde Kasım'ın Annesi. Eski adı Holofiro.
2-) Asporça Hatun; Bizans İmparatoru'nun kızı ve Şehzâde İbrahim'in Fatma Hatun'un annesi.
3-) Theodora Hatun; Şehzâde Halil'in annesi ve İmparator kızı.
4-) Eftandise Hatun; Mahmud Alp'in kızıdır.

Erkek Çocukları.: Süleyman Pasa, Murad Hüdâvendigâr, İbrahim, Halil, Kasım.
Kız Çocukları.: Fatma Hatun.

Resim

3-) I. MURAD (1359 – 1389).:

Babası Orhan Gâzi'dir. Sultan Birinci Murad, Birinci Kosova Savaşı’ndan sonra savaş alanını gezerken, Sırp Asilzâdesi Milos Obraviç (Sırp Kralı Lazar’ın damadı) tarafından hançerlenerek şehîd oldu (1389)..

EŞLeri.:
1-) Gülçiçek Hatun; Yıldırım Bayezid'in ve Yahşi Bey'in Annesi.
2-) Marya Thamara Hatun; Bulgar Kralı'nın kızı.
3-) Paşa Melek Hatun; Kızıl Murad Bey'in kızı.
4-) Fülane Hatun; Candaroğullarından bir beyin kızı.
5-) Fülane Hatun; Bulgar Beyinin kızı.

Erkek Çocukları.: Yakub Çelebi, Yıldırım Bayezid, Savcı Bey ve İbrahim.
Kız Çocukları.: Nefise ve Sultan Hatun.

Resim

4-) I. BAYEZİD – YILDIRIM BAYEZİD(1389 – 1402).:

I. Murad'ın oğludur. Çocukluğunu Bursa Saray'ında geçirmiştir. Cesareti ve hızından ötürü "Yıldırım" adı verilmiştir.
Timur ile yaptığı Ankara Savaşı'ndan sonra devlet Fetret (duraklama) dönemine girmiştir..


EŞLeri.:
1-) Germiyanoğlu Devlet Şah Hatun; İsâ, Mustafa ve Musâ'nın annesi.
2-) Devlet Hatun; Yine Germiyenoğlu olduğu söylenen ve Sultan Mehmed Çelebi'nin annesi ve ilk Vâlide Sultan.
3-) Hafsa Hatun; Aydınoğlu İsâ Bey'in kızı.
4-) Sultan Hatun; Dulkadiroğlu Süleyman Şah'ın kızı.
5-) Marya Olivera Despina Hatun; Sırbistan Kralı Lazar'ın kızı.

Erkek Çocukları.: Musa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsâ Çelebi, Mehmed Çelebi, Ertuğrul Çelebi, Kasım Çelebi.
Kız Çocukları.: Fatma Sultan.

Resim

5-) I. MEHMED (1413 – 1421).:

Tahtta durduğu süre boyunca bizzat 24 savaşa katılmıştır. Fetret devrinin ardından beylikleri bir araya toplayarak devletin duraklamadan çıkmasını sağlamıştır. Ölüm haberi gizlenen ilk padişahtır..

EŞLeri.:
1-) Şeh-zade Kumru Hatun; Amasyalı bir Paşa'nın torunu.
2-) Emine Hatun; Dulkadiroğlu Mehmed Bey'in kızı ve II. Murad'ın annesi.

Erkek Çocukları.: Mustafa Çelebi, İkinci Murad, Ahmed, Yusuf, Mahmud.
Kız Çocukları.: Fatma ve Selçuk Hatun.

Resim

6-) II. MURAD (1421 – 1451).:

30 yıl boyunca tahtta kalan II. Murad, 1402 yılında doğmuştur. Tahta çıktığında 19 yaşındaydı. Avrupalılar'ın cesaretine hayran duyduğu söylenir. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet'in babasıdır...

EŞLeri.:
1-) Dulkadiroğlu Âlime Hatun.
2-) Yeni Hatun; Amasyalı Mahmud Bey'in kızı.
3-) Hüma Hatun; Abdullah isimli bir şahsın kızı ve Fatih'in Annesi. Fatih'in annesinin devşirme olduğu nakledilmektedir. Ancak müslüman olduğu kesindir ve hele Ortodoks olan Mara Hatun ile Fatih'in üvey annelik dışında alakası yoktur.
4-) Tacünnisâ Hatice Hâlime Hatun; Candaroğlu İsfendiyar Bey'in kızıdır.
5-) Mara Hatun; Çocuksuz ve ortodoks olarak ölen ve Fatih'in üvey annesi olan bu kadın Sırbistan Despotu Corc Bronkoviç'in kızı.

Erkek Çocukları.: Fatih Sultan Mehmed, Ahmed, Alâeddin, Orhan, Hasan, Ahmed.
Kız Çocukları.: Şehzâde ve Fatma Hatun.

Resim
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

7-) FATİH SULTAN MEHMED (II.Mehmed) (1451 – 1481).:

Uzun boylu ve iri bir vücudu vardır. Devrin en büyük âlimlerinden dersler almış ve iyi yetiştirilmiştir. Bununla birlikte en bilinen akıl hocası Akşemsettin'dir. Soğukkanlı ve cesur olmasıyla bilinir.
İstanbul'u fetheden, bir devri kapatıp bir devri açan ve Osmanlı'nın en şaşalı dönemlerinden birisini yaşatan padişâhımızdır..


EŞLeri.:
1-) Emine Gül-Bahar Hatun.: Akkoyunlulara gelin giden Gevherhan Sultanın annesidir. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'in babası II. Murad'ın oğlu Fatihin; evliliklerini tasvib etmediği Emine Gül-Bahar Hatun'dan II. Beyazid dünyaya gelmiştir.
2-) Helena Hatun.: Mora Despotu Demetrus'un kızıdır.
3-) Alexias Hatun.: Bizansın prenseslerindendir.
4-) Gülşâh Hatun.: Karamanoğlu beyliğinden olan İbrahim Beyin kızıdır. Gülşâh Hatun aynı zamanda Karaman Sancakbeyi Şehzâde Mustafa'nında annesidir.
5-) Sitt-i Mükrime Hatun.: Dulkadiroğlu Süleyman Beyin kızıdır. (Fatih'in babası II. Murad; oğlu Fatih Sultan Mehmed ile Dulkadiroğlu Süleyman Beyin kızı olan Sitti Mükrime Hatun ile evliliklerini onaylaması sonucu Fatih Sultan Mehmed'in Eşi olmuştur.)
6-) Çiçek Hatun.: Fatih Sultan Mehmed'in çocuğu Cem Sultan'ın annesidir. Çiçek Hatun Türkmen Beyi kızıdır..
7-) Anna Hatun.: Trabzon imparatorunun kızıdır ve Fatih Sultan Mehmed ile evlilikleri kısa sürmüştür.
8-.) Hatice Hatun, Zağanos Paşa'nın kızıdır. Fatih boşamıştır.

Erkek Çocukları.: II. Bayezid, Şehzâde Mustafa. Cem Sultan...
Kız Çocukları.: Gevherhan Sultan...

Resim

8-) II. BAYEZİD (1481 – 1512).:

Sultan İkinci Bayezid, dindar bir kimse olduğu için kendisine Bayezid-i Velî denildi. Sultan İkinci Bayezid, şâirleri saraya toplar, onlarla sohbet ederdi. Merhametli bir padişâh olan Sultan İkinci Bayezid, sık sık fâkirlere sadaka dağıtırdı...

EŞLeri.:
1-) Nigâr Hatun... Şehzâde Korkut ile Fatma Sultan'ın annesi ve Abdullah Vehbi kızı..
2-) Şirin Hatun... Abdullah kızı ve Şehzâde Abdullah'ın annesi..
3-) Gülruh Hatun... Abdülhayy kızı ve ÂlemŞâh ile Kamer Sultan'ın annesi..
4-) Bülbül Hatun... Abdullah kızı ve Şehzâde Ahmed ile Hundi Sultan'ın annesi..
5-) Hüsnüşâh Hatun... Karamanoğlu Nasuh Bey'in kızı..
6-) Gülbahar Hatun... Abdüssamed kızı ve muhtemelenYavuz'un annesi..
7-) Ferahşad Hatun... Kefe Sancak Beyi Mehmed'in annesi..
8-.) Ayşe Hatun... Dulkadiroğlu Alaaüddevle Bozkurd Bey'in kızı ve bir görüşe göre Yavuz'un annesi..

Erkek Çocukları.: Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed, Korkud, Abdullah, Âlimsah..
Kız Çocukları.: Aynişâh, Gevher, Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve Hüma Hatun..

Resim

9-) YAVUZ SULTAN SELİM (1512 – 1520).:

Osmanlı'nın Asya ve Ortadoğu sınırlarını genişletmiştir. İyi eğitimle yetiştirilmiş bir padişâhtır. Aynı zamanda şâir bir kişiliği vardır. En ünlü hükümdarlarımızdan Kanunî Sultan Süleyman'ın babasıdır..

EŞLeri.:
1-) Ayşe Hatun... Mengli Giray I'in kızı ve Beyhan ile Şâh Sultan'ın annesi..
2-) Ayşe Hafsa Hatun... Kanunî, Hatice, Fatma ve Hafsa Sultanların annesi.

Erkek Çocukları.: Kanunî Sultan Süleyman.
Kız Çocukları.: Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Sah Sultan..

Resim

10-) KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN (1520 – 1566).:

Kanûnî Sultan Süleyman, 27 Nİsân 1495 Pazartesi günü, Trabzon’da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun’dur.
Osmanlı'nın en uzun süre tahtta kalan padişâhıdır. Osmanlı Kanunî zamanında en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Zigetvâr kuşatmasını idâre ederken, 7 Eylül 1566 yılında yetmiş bir yaşında vefât etti. Mevcut kanunları çok iyi uygulatması nedeniyle "Kanunî" ismi verilmiştir. Şâir bir kişiliği de vardır..


EŞLeri.:
1-) Hürrem Haseki Sultan... Kanunî'nin nikah aldığı ve aslen Ukran bir Ortodoks râhibin kızı yahut Fransız veya İtalyan olduğu hususunda iddialar bulunan câriyedir. Şehzâde Mehmed ve II. Selim'in annesi..
2-) Mahidevran Kadın... Abdullah kızı ve Şehzâde Mahmud'un annesi..
3-) Gülfem Hatun... Cariyelerden ve Şehzâde Murad'ın annesi..
4-) Fülâne Hatun... Abdullah kızı ve Şehzâde Mahmud'un annesi..

Erkek Çocukları.: İkinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa..
Kız Çocukları.: Mihrimâh Sultan, Râziye Sultan..

Resim

11-) II. SELİM (1566 – 1574).:

II. Selim'in saçları sarı, gözleri ise renklidir. Şehzâde Bayezid ve Mustafa'nın bertaraf edilmesi ile tahta geçişi kolaylaşmıştır. Şâir hükümdarlar arasında yer alır. Babasından devraldığı ülkeyi oğluna, daha büyük bir alan ile devretmiştir..

EŞLeri.:
1-) Nurbânu Sultan... III. Murad'ın annesi ve İtalyan asıllı bir câriyedir..

Erkek Çocukları.: Üçüncü Murad, Abdullah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmed, Cihangir..
Kız Çocukları.: Fatma Sultan, Sah Sultan, Gevherhan Sultan, Esmâ Sultan..

Resim

12-) III. MURAD (1574 – 1595).:

Sultan Üçüncü Murad, saltanatı boyunca İstanbul’dan hiç çıkmadığı ve saraydaki kadınların etkisinde kaldığı söylenir. Daha sonraki yıllarda Osmanlı Devleti’nin bir devrini etkileyecek olan kadınlar saltanatı ise onun devrinde başlamıştır. Felç geçirerek vefât etmiştir. İlk İngiliz daimi elçisi onun zamanında gönderilmiştir. Devlet işlerini Sokullu'ya devretmiştir..

EŞLeri.:
1-) Sâfiye Vâlide Sultan (Venedikli Baffo)... III. Mehmed ile Ayşe Sultan'ın annesi ve câriye. Osmanlı hareminde devlet işlerine en çok müdahale eden Kadın Efendi..
2-) Şems-i Ruhsar Haseki... Rukkiyye Sultan'ın annesi. Medine'de vakfı var.
3-) Şâh-i Hubân Haseki..
4-) Naz-perver Haseki.

Erkek Çocukları.: Üçüncü Mehmed, Selim Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Âlemsah, Yusuf, Hüseyin , Korkud, Ali, Ishak, Ömer, Alaeddin, Davud..
Kız Çocukları.: Ayse Sultan, Fatma Sultan, Mihrimâh Sultan, Fahriye Sultan..

Resim
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim

13-) III. MEHMED (1595 – 1603) .:

Sultan Üçüncü Mehmed, 26 Mayıs 1566’da, Manİsâ’da doğmuştur. Babası Sultan Üçüncü Murad, annesi ise Sâfiye Sultan’dır. Annesi Sâfiye Sultan'ı çok sever ve çok dinlermiş. Bu nedenle Sâfiye Sultan'ın o dönem saraydaki ve devletteki etkisi oldukça büyüktür. III. Mehmed devri duraklama dönemine rastlar. Oldukça dindar bir padişâhtır. Celâlî İsyanları onun devrinde olmuştur. İçki mekanlarını kapattırmıştır.


EŞLeri.:
1-) Handan Vâlide Sultan..: I. Ahmed'in annesi...
2-) Fülâne Vâlide Sultan..: Abaza asıllı ve I. Mıstafa Vâlidesi..
3-) Fülâne Haseki..: Şehzâde Mahmud annesi..
4-) Fülâne Haseki..: Şehzâde Selim annesi...

Erkek Çocukları.: Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, Selim, Mahmud..


Resim

14-) I. AHMED (1603 – 1617).:

Sultan Birinci Ahmed, Kanûnî Sultan Süleyman’dan sonraki padişâhlar içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişâhtır. Çocuk denecek yaşlarda bile mükemmel kararlar almıştır. Daima ilim ve irfÂN sahibi büyük kişilerle birlikte olur ve onlara akıl danışmıştır.
Çok genç yaşta(28) vefât etmiştir..


EŞLeri.:
1-) Hatice Mahfiruz Sultan..: Genç Osman'ın annesi..
2-) Kösem Sultan (Mahpeyker Sultan)..: IV. Murad'ın annesi ve Osmanlı Hareminin en namdar kadını..
3-) Fatma Haseki..: Cariyelerdendir...

Erkek Çocukları.: İkinci Osman, Dördüncü Murad, Sultan İbrahim, Bayezid, Süleyman, Kasım, Mehmed, Hasan, Selim, Hanzâde, Ubeyde..
Kız Çocukları.: Gevherhan Sultan, Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Atike Sultan....

Resim

15-) I. MUSTAFA (1617 – 1618 / 1622 – 1623).:

İki defa padişâhlık yapmıştır. Sultan Birinci Mustafa, ağabeyi Sultan Birinci Ahmed’in padişâhlığı süresince, on dört yıl sarayın bir odasında hapis hayatı yaşadı. O devirde bu gerekli görülüyordu. Aksi halde şehzâdeler devlet yönetimine karışıyor, hatta padişâhı devirmek için harekete bile geçebiliyor ve devlet birliği tehlikeye düşüyordu. Buna meydan vermemek için şehzâdeler “izâle” olunur veya bir odaya kapatılırmış.
Sultan Birinci Mustafa, ikinci padişâhlığının başlamasından bir buçuk yıl sonra 10 Eylül 1623 tarihinde şeyhülislâm fetvâsı ile tekrar tahttan indirildi. Fetvânın gerekçesi olarak da “Aklî dengesi tam olmayan birisinin halife olamayacağı” gösterildi. Sultan Birinci Mustafa tahttan indirildikten on altı yıl sonra, 20 Ocak 1639 günü sinir hastalığından Topkapı Sarayı’nda vefât etti..


Resim

16-) GENÇ OSMAN (1618 – 1622).:

1604 yılında dünyaya gelmiştir. 14 yaşında amcası tahttan indirilince tahta geçmiştir. Enerjik ve atılgan bir padişâhtır. Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak üzere harekete geçtiği sırada, fikrin duyulması üzerine öldürülmüştür.. ..

EŞLeri.:
1-) Akile (Rukiyye) Hanım.: Şeyhülislam Esad Efendi.'nin kızıdır ve hür kadınlardan nikah ile evlenilen nâdir kadınlardandır..
2-) Ayşe Hanım..: Pertev Paşa'nın torunu..

Erkek Çocukları.: Ömer, Mustafa..
Kız çocuğu .: Zeynep Sultan..

Resim

17-) IV. MURAD (1623 – 1640).:

Sultan Dördüncü Murad’ın saltanatını iki devreye ayırmak mümkündür. Henüz on bir yaşında iken tahta geçtiğinden devlet işleri büyük ölçüde annesi Kösem Sultan’ın elinde yürümekteydi. Devri, ülkeyi yeniden eski refaha kavuşturmak için sıkı yasaklama ve şiddetli bastırma hareketleri ile geçmiştir. 28 yaşında alkol nedeniyle hayata gözlerini yummuştur..

EŞi.: Ayşe Haseki Sultan..

Resim

18-) İBRAHİM (1640 – 1648).:
1615 yılında İstanbul'da doğmuştur. Annesi Kösem Sultan yetiştirme döneminde üzerine titremiştir..

EŞLeri.:
1-) Hatice Turhan (Tarhan) Vâlide Sultan..: Rus asıllı bir câriyedir ve uzun yıllar naibe-i saltanatlık yapmıştır. IV. Mehmed'in annesidir...
2-) Sâliha Dil-aşub Vâlide Sultan..: II. Süleyman'in annesi ve câriye. III. Haseki olduğu sanılıyor.
3-) Hatice Muazzez Sultan..: II. Haseki'dir ve II. Ahmed'in annesidir...
4-) Hümâ Şâh Haseki Sultan (Telli Haseki)..: Sultan İbrahim'in en çok sevdiği Haseki'si. Nikah ile kadınlığa alındı..
5-) Ayşe Sultan..: 4. Haseki.
6-) Mâh-i Enver Sultan..: 5. Haseki..
7-) Şivekâr Sultan..: 6. Veya 7. Haseki..

Erkek Çocukları.: Dördüncü Mehmed, İkinci Süleyman, İkinci Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad..
Kız Çocukları.: Ümmü Gülsüm Sultan, Peykan Sultan, Atike Sultan, Ayşe Sultan, Gevherhan Sultan...

Resim
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

19-) IV. MEHMED (1648 – 1687).:

Henüz 7 yaşında iken tahta geçmiştir. Ava merakı vardır. Sadrazamlığı "Köprülü" ailesine vermiştir. İçkiyi yasaklamıştır. II. Viyana yenilgisinin ardından devlet erkanı oy birliği ile tahttan indirmiş ve iki câriyesi ile birlikte hapis hayatı yaşamıştır..

EŞLeri.:
1-) Meh-pâre Emetüllah Rabi'a Gülnuş Vâlide Sultan... Gülnuş Sultan diye bilinir. Girit'li bir ailenin kızıdır. II. Mustafa ve III. Ahmed'in annesidir.
2-) Afife Kadın..
3-) Gülnar Kadın..
4-) Kaniye Haseki.
5-) Sitt-i Siyavuş Haseki.

Erkek Çocukları.: İkinci Mustafa, Üçüncü Ahmed, Bayezid..
Kız Çocukları.: Hatice Sultan, Sâfiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan..

Resim

20-) II. SÜLEYMAN (1687 – 1691).:

1642'de İstanbul'da doğmuştur. Asayişi kısmen sağlayabilmiştir. 1691'de vefât etmiştir...

Resim

21-) II. AHMED (1691 – 1695).:

Yazı yazma kabiliyeti oldukça üstündür. 3 yıl 7 ay 14 gün saltanat sürdükten sonra, yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak 6 Şubat 1695 günü Edirne’de vefât etti..

EŞLeri.:
1-) Hatice Haseki...: Baş Kadın'dır..
2-) Behzat Haseki.
3-) İvaz Haseki..
4-) Sülün Haseki..
5-) Şeh-süvar Haseki..
6-) Zeyneb Haseki..

Erkek Çocukları.: İbrahim, Selim..
Kız Çocukları.: Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan..

Resim

22-) II. MUSTAFA (1695 – 1703).:

1644 yılında doğmuştur. 8 yıl boyunca tahtta kalmıştır...

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:

1-) Ali-cenâb..: Baş Haseki..
2-) Şeh-Süvâr Vâlide Sultan..: 4 Haseki ve III. Osman'ın annesi..
3-) Sâliha Sebkati Vâlide Sultan..: Cariyelerinden ve I. Mahmud'un annesi..
4-) Hüma Şâh Haseki..
5-) Afife Haseki...
6-) Hatice Haseki..
İKBÂLLERİ.:
7-) Hafsa Sultan..: Üçüncü Haseki olduğu söyleniyorsa da Kadın Efendi. olması kuvvetle muhtemeldir..
8-.) Hanife Hatun..: İkinci veya Üçüncü İkbâldir..
9-) Fatma Şâhin Hatun..


Erkek Çocukları.: Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Ahmed, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman..
Kız Çocukları.: Ümmügülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Sâfiye, Zahide, Atike, Fatma, Zeyneb, Zahide..

Resim

23-) III. AHMED (1703 – 1730).:

Yirmi yedi yıl gibi uzun bir süre tahtta kalan Sultan Üçüncü Ahmed, çıkan Patrona Halil İsyanı sonunda, 1 Ekim 1730 tarihinde padişâhlıktan çekildi.
Yeniçerilerle sürekli olarak mücâdele halinde olmuştur.
Ruslarla olan mücâdele, Rusların sıcak denizlere inmek istemesi, Slavlaştırma politikaları nedeniyle yıpranmıştır..


EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:

1-) Emetullah Baş Kadın..: Baş Haseki..
2-) Rukıyye İkinci Kadın.
3-) Emine MihriŞâh İkinci Kadın..: III. Mustafa'nın annesi..
4-) Hatice İkinci Kadın..
5-) Rabi'a Şermi Kadın..
6-) Zeyneb Kadın..
7-) Emine Musâll Kadın..
8-.) Hanife Kadın..
9-) Gülşen Kadın..
10-) Ümmü Gülsüm Kadın..
11-) Hurrem Kadın..
12-) Meyli Kadın..
13-) Fatma Hüma Şâh Kadın..
14-) Nijad Kadın..
15-) Nazife Kadın..
İKBÂLLERİ.:
16-) Şayeste Sultan.
17-) Ayşe Hanım..: İkinci veya üçüncü İkbâldir..
18-.) Hatem Hatun..


Erkek Çocukları.: Birinci Abdülhamid, Üçüncü Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, İbrahim, Numan, Selim, Ali, İsâ, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik..
Kız Çocukları.: Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esmâ, Hatice, Rukiye, Sâliha, Atike, Reyhan, Esime, Ferdane, Nazife, Naile, Ayşe, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha..

Resim

24-) I. MAHMUD (1730 – 1754).:

Tarih, edebiyat ve şiiri seven bir padişâhtır. Amcası ve babasının hatalarına düşmemiştir. 24 yıl tahtta kalmıştır..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:

1-) Hace Ali-cenâb..: Baş Kadın..
2-) Hace Ayşe Kadın..
3-) Hace Verd-i Naz..: Dördüncü Kadın..
4-) Hatice Rami Altıncı Haseki..
5-) Hatem İkinci Kadın..
6-) Râziye Kadın..
İKBÂLLERİ.:
8-.) Meyyase Hanım..: Bai İkbâl..
9-) Fehmi Hanım..: İkinci İkbâldir..
10-) Sırrı Hanım...

Çocuğu yoktur...


Resim
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

25-) III. OSMAN (1754 – 1757).:

Musikiyi hiç sevmeyen bir padişâh olduğu için saraydan uzaklaştırmıştır. Yönetimi boyunca içte ve dışta huzur sağlanmıştır. Görevde durduğu süre boyunca 7 veziriazam değiştirmiştir..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Leylâ.. Baş Kadın..
2-) Zevki.. Üçüncü Kadın..
3-) Ferhunde Emine.. Dördüncü Kadın..

Çocuğu yoktur...

Resim

26-) III. MUSTAFA (1757 – 1774).:

Dindar, tutumlu ve cömert bir padişâh olarak bilinir. Osmanlı topçu sınıfını ve tüm askeri güçleri modern bir hale getirmiştir. Bu konuda Avrupa'yı takip etmiştir..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Avn'ül-Hayat.. Baş Kadın Efendi..
2-) Mihr-i Şâh Vâlide Sultan... Baş Kadın Efendi. ve III. Selim'in annesi..
3-) Rif'at.. İkinci Kadın Efendi..
4-) Ayşe Adil-Şâh.. Üçüncü Kadın Efendi..
5-) Fehmi.. Üçüncü Kadın Efendi..
6-) Binnaz.. Üçüncü Kadın Efendi..

Erkek Çocukları.: Üçüncü Selim, Mehmed..

Kız Çocukları.: Şâh Sultan, Fatma Sultan, Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah Sultan..

Resim

27-) I. ABDÜLHAMİD (1774 – 1789).:

Yetenekli vezirler bulmaya ve atamaya çalışmıştır. Dindar ve halkı tarafından "Veli" olarak görülen bir padişâhtır. Tüm başarısız politikalarına rağmen iyi niyetli ve gayretli birisi olarak tarihe geçmiştir. 1789 yılında İstanbul'da çıkan yangında itfaiyeyi bizzat yöneterek halkın sevgisini kazanmıştır..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Ayşe Sine-perver Vâlide Sultan... IV. Mustafa'nın annesi ve IV. Kadınefendi..
2-) Nakş-ı Dil Vâlide Sultan... II. Mahmud'un annesi ve önce İkinci İkbâl sonra Kadın Efendi..
3-) Hatice Ruh-Şâh.. Baş Kadın Efendi..
4-) Hüma Şâh.. Baş Kadın Efendi..
5-) Ayşe… Baş Kadın Efendi..
6-) Binnaz.. İkinci Kadın Efendi..
7-) Dilpezir.. Kadın Efendi..
8-.) Mehtabe.. Dördüncü Kadın Efendi.
9-) Misl-i Na-yab.. Kadın Efendi..
10-) Mu'teber.. Kadın Efendi..
11-) Nevres… Üçüncü Kadın Efendi..
12-) Fatma Şeb-safa… Dördüncü Kadın Efendi..
13-) Mihribân… Üçüncü Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
14-) Nükhet-sezâ Hanımefendi.... Baş İkbâl..
15-) Ayşe Hanımefendi.... İkinci İkbâldir...

Erkek Çocukları.:
1-) IV. Mustafa.
2-) II. Mahmud.
3-) Şehzâde Murad.
4-) Şehzâde Nusret.
5-) Şehzâde Mehmed.
6-) Şehzâde Ahmed.
7-) Şehzâde Süleyman.


Kız Çocukları.:
1-) Esmâ Sultan.
2-) Emine Sultan.
3-) Rabia Sultan.
4-) Saliha Sultan.
5-) Alimşah Sultan.
6-) Dürüşehvâr Sultan.
7-) Fatma Sultan.
8-.) MelikŞâh Sultan.
9-) Hibetullah Zekiye Sultan..


Resim

28-) III. SELİM (1789 – 1807).:

Babası III. Mustafa kendisinden sonra III.Selim'in padişâh olmasını istese de yerine I. Abdülhamid getirilmiştir. Abdülhamid'den sonra ise 18 sene boyunca tahtta kalmıştır. Yeni padişâh IV. Mustafa tahta geçtiğinde Âlemdâr Mustafa Paşa Olaylarında öldürülmüştür...

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Nef-i Zar.. Baş Kadın Efendi....
2-) Hüsn-i Mah.. Baş Kadın Efendi..
3-) Zib-i Fer.. İkinci Kadın Efendi..
4-) Afitâb.. Üçüncü Kadın Efendi....
5-) Re'fet.. Dördüncü Kadın Efendi..
6-) Nur-i Şems.. Kadın Efendi..
7-) Gonca-nigâr.. Kadın Efendi.
8-.) Dem-hoş Kadın Efendi..
9-) Tâb-ı Safâ.. Üçüncü Kadın Efendi....
10-) Ayn-ı Safâ.. Kadın Efendi..
11-) Mahbube.. Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
12-) Meryem Hanımefendi..
13-.) Mihribân Hanımefendi....
14-) Fatma Fer-i cihân Hanım Efendi..

16 nikah kıydı, çocuğu olmadı. Çocuğu yoktur.

Resim

29-) IV. MUSTAFA (1807 – 1808).:

Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirilen III.Selim yerine başa geçmiştir. Tahtta çok kısa süre kalmıştır. Ona karşı hep çok ilgili ve yakın davranan III.Selim hakkında ölüm kararı vermiştir. Kabakçı Mustafa olayından sonra Yeniçerilere çok büyük tavizler vermiştir..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Şevr-i Nur.. Baş Kadın Efendi...
2-) Dil-pezir.. İkinci Kadın Efendi..
3-) Seyyâre.. Üçüncü Kadın Efendi...
4-) Peyk-i Dil.. Dördüncü Kadın Efendi...

Esmâ Sultan..

Resim

30-) II. MAHMUD (1808 – 1839).:

Osmanlı tarihinin gerileme döneminde en fazla icraat yapan padişâhlarından birisidir. Modern bir düşünce yapısına sahiptir. Tahta çıktığında 28 yaşındaydı..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Bezm-i Âlem.. Vâlide Sultan... I. Abdülmecid'in annesi...
2-) Pertev-niyal (Nihâl).. Vâlide Sultan... Sultan Abdülaziz'in annesi ve Beşinci Kadın Efendi..
3-) Haciye Pertev-Piyale Nev-fidan.. Baş Kadın Efendi..
4-) Ali-cenâb.. Baş Kadın Efendi..
5-) Fatma.. Baş Kadın Efendi..
6-) Aşub-i Can.. İkinci Kadın Efendi..
7-) Naciye Hoş-yâr.. İkinci Kadın Efendi...
8-.) Nurtâb.. Dördüncü Kadın Efendi...
9-) Misl-i Na-yâb.. İkinci Kadın Efendi...
10-) Perviz-felek... Dördüncü Kadın Efendi...
11-) Vuslat.. Üçüncü Kadın Efendi...
12-) Zer-nigâr.. Üçüncü Kadın Efendi...
13-) Ebr-i Reftar.. İkinci Kadın Efendi...

İKBÂLLERİ.:
14-.) Hüsn-i Melek Hanımefendi... Baş İkbâl..
15-) Zeyn-i Felek Hanımefendi... İkinci İkbâldir.
16-) Tiryal Hanımefendi... Üçüncü İkbâl..
17-) Lebriz-Felek Hanımefendi... Dördüncü İkbâl....

Erkek Çocukları.: Abdülmecid, Abdülaziz, dört tane Ahmed isimli Şehzâde, Bayezid, Abdülhamid, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah, Osman..

Kız Çocukları.: Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Şâh Sultan, Sâliha Sultan, Ayşe Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimâh Sultan, Adile Sultan..

Resim
ResimResim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

31-) ABDÜLMECİD (1839 – 1861).:

Tahtta bulunduğu sürede imparatorluk içindeki ayaklanmalarla uğraşmıştır. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın Mısır ayaklanması bu devre denk gelir. Tanzimat dönemi padişâhı olarak ünlenmiştir..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Servet-sezâ.. Baş Kadın Efendi....
2-) Şevk-efzâ.. Vâlide Sultân... Sultân V. Murad'ın annesi ve İkinci Kadın Efendi..
3-) Hoş-yâr.. İkinci Kadın Efendi..
4-) Tir-i Müjgân.. Vâlide Sultân... Üçüncü Kadın Efendi. ve II. Abdülhamid'in annesi..
5-) Verd-i Cenân.. Üçüncü Kadın Efendi..
6-) Gül-cemâl.. Dördüncü Kadın Efendi..
7-) Rahime Perestu.. Vâlide Sultân... Dördüncü Kadın Efendi. ve II. Abdülhamid'in mânevî annesi..
8-.) Gülistu (Gülistân).. Dördüncü Kadın Efendi..
9-) Düzd-i Dil.. Üçüncü Kadın Efendi.
10-) Bezmi (Bezmara).. Altıncı Kadın Efendi..
11-) Mahitâb.. Beşinci Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
12-) Nâlan-ı Dil.. Hanımefendi... Üçüncü İkbâl...
13-.) Ceylân-yâr.. Hanımefendi... İkinci İkbâldir...
14-) Ayşe Ser-firâz.. Hanımefendi... İkinci İkbâl. Sarayın adını batıran bir kadındır...
15-) Nergis (Nergizu).. Hanımefendi... Dördüncü İkbâl..
16-.) Navek-misâl Hanımefendi... Dördüncü İkbâl..
17-) Nesrin Hanımefendi... İkinci İkbâl..
18-.) Şâyeste Hanımefendi... Dördüncü İkbâl...
19-) Nükhet-sezâ Hanımefendi... Baş İkbâl..

Gözdeler.:
1. Yıldız Hanımefendi... 2. Gözde.
2. Saf-derun Hanımefendi... 4. Gözde.
3. Hüsn-i Cenan Hanımefendi... 3. Gözde..


Erkek çocukları.:
1. V. Murad.
2. II. Abdülhamid.
3. V. Mehmed Reşat.
4. Ahmed Kemâleddin Efendi..
5. Mehmed Burhaneddin Efendi..
6. Ahmed Nureddin Efendi..
7. Süleyman Selim Efendi..
8. VI. Mehmed Vahdettin.


Kız çocukları.:
1. Fatma Sultân.
2. Refia Sultân.
3. Cemile Sultân.
4. Münire Sultân.
5. Behice Sultân.
6. Seniha Sultân.
7. Mediha Sultân.
8. Nâile Sultân.
9. Bedia Sultân.
10. Samiye Sultân.
11. Şehime Sultân.
12. Sabiha Sultân.
13. Aliye Sultân.
14. Fehime Sultân.
15. Mühibe Sultân.
16. Mukbile Sultân.
17. Nâime Sultân.
18. Neyyire Sultân.
19. Behiye Sultân.
20. Zekiye Sultân.
21. Nazime Sultân.


Resim

32-) ABDÜLAZİZ(1861 – 1876).:

Osmanlı'da tahttan indirilen padişâhlar arasında yer almaktadır. 31 yaşında padişâh olmuş ve 15 yıl boyunca tahtta kalmıştır. Resim yapma kabiliyeti de çok üstün olan Sultân Abdülaziz, Osmanlı donanmasına sipariş vereceği gemilerin plânını bizzat kendisi çizmiştir. Ok atmayı, ata binmeyi, avlanmayı ve özellikle güreşmeyi çok severmiş..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Dürr-i Nev… Baş Kadın Efendi..
2-) Hayran-ı Dil… İkinci Kadın Efendi..
3-) Edâ-Dil… İkinci Kadın Efendi..
4-) Neş'erek (Nesrin) Üçüncü Kadın Efendi..
5-) Gevheri… Dördüncü Kadın Efendi..

Gözdeleri.:
1. Çeşmidil Hanımefendi... İlk Gözde..
2. Yıldız.. Gözde (24 Mart 1860-29 Eylül 1895)
3. MihriŞâh..


Erkek çocukları.:
1. Yusuf İzzeddin Efendi. (10 Ekim 1857 - 1 Şubat 1916)
2. Mahmud Celâleddin Efendi. (16 Kasım 1862 - 1 Eylül 1888)
3. Mehmed Selim Efendi. (28 Eylül 1866 - 21 Ekim 1867)
4. Abdülmecid Efendi. (30 Mayıs 1868 - 23 Ağustos 1944)
5. Mehmed Seyfeddin Efendi. (21 Eylül 1874 - 19 Ekim 1927)
6. Mehmed Şevket Efendi. (5 Haziran 1872 - 22 Ekim 1899)


Kız çocukları.:
1. Nazime Sultân. (14 Şubat 1866 - 1947)
2. Esmâ Sultân. (21 Mart 1873 - 7 Mayıs 1899)
3. Emine Sultân. (24 Ağustos 1874 - 29 Ocak 1920)
4. Saliha Sultân. (9 Ağustos 1862 - 1942)
5. Emine Sultân. (30 Kasım 1866 - 23 Ocak 1867)
6. Fâtıma Sultân. (1874 - 1875)
7. Münire Sultân. (1877)


Resim

33-) V. MURAD (21 Eylül 1840– 29 Ağustos 1904).:

Abdülaziz ile Avrupa gezisine çıktığı dönemde Gal Prensinin etkisinde kalarak Mason olduğu söylenmektedir. Oldukça ihtiraslı ve müsrif olduğu da iddia edilmektedir. Tahttan indirilen Abdülaziz yerine getitirilen V.Murad 93 gün tahtta kalabilmiştir. Tahttan indirildikten sonra ise 24 yıl boyunca sarayda yaşamıştır.

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Elrû Mevhibe… Baş Kadın Efendi..
2-) Reftar-ı Dil… İkinci Kadın Efendi..
3-) Şâyân.. Üçüncü Kadın Efendi..
4-) Meyl-i Servet… Dördüncü Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
1. Resan Hanımefendi... Baş İkbâl.
2. Cevher-riz Hanımefendi... İkinci İkbâl.
3. Nev-Dürr Hanımefendi... Üçüncü İkbâl.
4. Remiş-Naz Hanımefendi... Dördüncü İkbâl.
5. Filiz-ten Hanımefendi.
6. Gevheri (?)
7. Vİsâl-i nus Hanım.. Gözde..


Erkek çocukları ve erkek Torunu
1. Oğlu Şehzâde Mehmed Selahaddin Efendi. (d. 5 Ağustos 1861 - ö. 29 Nİsân 1915), Annesi Reftârı Dil Kadınefendi.'dir. Onun oğlulları.:

Torunu Şehzâde Osman Fuad Efendi.
TorunuŞehzâde Ahmed Nihad Efendi.

2. Oğlu Şehzâde Süleyman Efendi. (V. Murad'ın oğlu)
3. Oğlu Şehzâde Seyfeddin Efendi..


Kız Çocukları.:
1. Hatice Sultân.
2. Fehime Sultân.
3. Fâtıma Sultân.
4. Aliyye Sultân.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 11799
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: ANADOLU’nun ULU ÇINARı OSMANLı..

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim
ResimResim
ResimResimResim

KİMi==>TAHt ÜSTünde VELî.
KİMi===>ZİNDÂNLarda DELi!.
YANLış TERcih mi>KaDER mi?!.
=>BİLmiYORum=>NE DEmeLi!.


Resim
ResimResim

34-) II. ABDÜLHAMİD (1876 – 1909).:

Osmanlı'nın gerileme döneminde en çok icraat yapan, konuşulan , çeşitli iddialar bulunan padişâhıdır. Devleti gerileme döneminde yıkılmasına kesin gözüyle bakıldığı bir dönemde 33 yıl ayakta tutmuştur. Bağdat'a ve Medine'ye kadar demiryolu yapmıştır. Karacı yani kara harekatını benimseyen bir padişâhtır..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Nazik-edâ.. Baş Kadın Efendi....
2-) Bedr-i Felek… Baş Kadın Efendi.
3-) Sâfi-naz Nur-efzun… İkinci Kadın Efendi..
4-) Bidâr… İkinci Kadın Efendi..
5-) Dilpesend… Üçüncü Kadın Efendi..
6-) Mezide Mestân… Üçüncü Kadın Efendi..
7-) Emsâl-i Nur… Üçüncü Kadın Efendi..
8-.) Ayşe Dest-i Zer Müşfikâ (Kayıhan)… Dördüncü Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
9-) Saz-kâr Hanımefendi.... Baş İkbâl..
10-.) Peyveste Hanımefendi.... İkinci İkbâl..
11-) AFatma Pesende Hanımefendi.... Üçüncü İkbâl..
12-) Behice (Maan) Hanımefendi.... Dördüncü İkbâl..
13-.) Sâliha Nâciye Hanımefendi.... Dördüncü İkbâl..

Gözdeler.:
14- Dürdâne Hanım... Baş Gözde
15- Calibos Hanım... 2. Gözde
16- Nazlıyâr Hanım... 3. Gözde


NOT.:
Kızı Ayşe Sultân'a göre, babası II. Abdülhamid'in 13 EŞİ olmuştur. Bazı kaynaklara göre ise, bu sayı 16'dır.
KADIN EFENDİLERİ.:
1. Nâzikedâ Kadınefendi... Başkadınefendi..
2. Bedrifelek Kadınefendi... İkinci Kadınefendi..
3. Safinâz Nurefzun.. İkinci Kadınefendi..
4. Bidâr Kadınefendi... İkinci Kadınefendi..
5. Dilpesend.. Üçüncü Kadınefendi..
6. Mezîde Mestan.. Üçüncü Kadınefendi..
7. Emsâlinur.. Üçüncü Kadın Efendi..
8. Müşfika Kadınefendi... Dördüncü Kadınefendi..


İKBÂLLERİ.:
1. Sazkâr Hanım.. Baş İkbâl.
2. Peyveste Hanım.. İkinci İkbâl.
3. Fatma Pesend Hanım.. Üçüncü İkbâl.
4. Behice Hanım.. Dördüncü İkbâl.
5. Saliha Nâciye Hanım.. Dördüncü İkbâl.


GözdeLeri.:
1. Dürdâne Hanım.. Baş Gözde.
2. Calibos(Caliboz) Hanım.. 2. Gözde.
3. Simperver (Nazlıyâr) Hanım.. 3. Gözde.
4. Nevcedid Hanım.
5. Bergüzâr.
6. Levandit.
7. Ebru.
8. Sermelek.
9. Gevherriz.


Erkek çocukları.:
1. Mehmed Selim Efendi.., Bedr-i Felek Kadın Efendi.'nin oğlu
2. Ahmed Nuri Efendi..
3. Mehmed Abdülkadir Efendi..
4. Mehmed Burhaneddin Efendi..
5. Abdürrahim Hayri Efendi., Peyveste Hanımefendi.'nin oğlu..
6. Ahmed Nureddin Efendi..
7. Mehmed Bedreddin Efendi..
8. Mehmed Abid Efendi., Sâliha Nâciye Hanımefendi.'nin oğlu..


Kız çocukları.:
1. Ulviye Sultân.
2. Zekiye Sultân.
3. Nâime Sultân.
4. Nâile Sultân.
5. Şâdiye Sultân.
6. Ayşe Sultân.
7. Refia Sultân.
8. Hatice Sultân. - (10 Temmuz 1897, Yıldız Sarayı, İstanbul - 14 Şubat 1898), annesi Fatma Pesend Hanımefendi.'ydi. 7 aylıkken difteriden vefat etmiş, Yahya Efendi. Türbesi'nde defnedilmiştir. Abdülhamid, kızının ölümünden duyduğu üzüntüden dolayı hatırasına Hamidiye Etfal Hastanesini (günümüzdeki Şişli Etfal Hastanesi) yaptırmıştır.
9. Aliye Sultân. (y.1900). Bebekken ölmüştür.
10. Cemile Sultân. (y.1900). Bebekken ölmüştür.
11. Samiye Sultân.
12. Saliha Sultân.


Resim

35-) MEHMED REŞAD(1909 – 1918).:

Sultân Beşinci Mehmed Reşad, İttihat ve Terakki partisinin desteğiyle tahta çıktığında 65 yaşındaydı. Devlet işleri ile daha çok Enver, Talat ve Celal Paşa ilgilenmiştir. Tahtta olduğu dönem I. Dünya Savaşı'nın başladığı ve bittiği yılları kapsamaktadır..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Kâm-res... Baş Kadın Efendi..
2-) Dürr-i And… İkinci Kadın Efendi..
3-) Şâdiye Müveddet… Kadınefendi..
4-) Nevvâre… Başhanımefendi..
5-) Nimet Nevzad Hanımefendi..

Erkek çocukları.:
1-) Şehzâde Mehmed Ziyaeddin Efendi..
2-) Şehzâde Mehmed Necmettin Efendi.. (1876-1919) Annesi Kamures Başkadınefendi.'dir.
3-) Şehzâde Ömer Hilmi Efendi..


Kız çocukları.:
1. Refia Sultân..


Resim

36-) MEHMED VAHDEDDİN (1918 – 1922).:

Osmanlı Devleti'nin son padişâhıdır. Veliaht olduğu yıllarda I. Dünya savaşı çıkmıştır..

EŞLeri.:

KADIN EFENDİLERİ.:
1-) Emine Nazik-Edâ… Baş Kadınefendi..
2-) Seniye İnşirah… Kadınefendi..
3-) Şâyân.. Üçüncü Kadın Efendi..
4-) Meyl-i Servet… Dördüncü Kadın Efendi..

İKBÂLLERİ.:
1. Resan Hanımefendi... Baş İkbâl.
2. Cevher-riz Hanımefendi... İkinci İkbâl.
3. Nev-Dürr Hanımefendi... Üçüncü İkbâl.
4. Remiş-Naz Hanımefendi... Dördüncü İkbâl.
5. Filiz-ten Hanımefendi.
6. Gevheri (?)
7. Vİsâl-i nus Hanım.. Gözde..


Erkek çocukları.:
1. Mehmed Ertuğrul Efendi.., (5 Ekim 1912, İstanbul - 2 Temmuz 1944, Kahire), Osmanlı PadiŞâhı VI. Mehmed'in tek oğludur. Kahire'deki Hidiv Tevfik Türbesi'ne 1944 yılında defnedilmiştir..



Resim ÇİLLe ÇINARı..

=>Tutunacak=>KÖK BULamaz,
=>İNKÂR EdENLler ==>ASLI-nı!.
YER BULamaz>GÖK BULamaz,
KUL<->KÖLe=>BULur NESLİ-ni!.

Neydi GERçeKk Neydi YALAN?!
=>KİMLer Etti= =>BİZi TALAN?!
BİN YILLık =>KOCA ÇINARdan,
Şu ÂNda===>KAÇ KiŞi KALAN?!.

YANLış-DOĞru>NiÇiN NEdEN,
>RAHMet OLsun ÂHiR KELÂM!.
=>BURSAyı==>BİZe YURt EDEN,
İHVÂNİm==>MELÂM MEŞkEDEN,
=>NESLi GÂZİLeRe =>Es SELÂM!.



Resim
Resim


Resim

ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve uMMetihi...


Resim
M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

KUL İHVÂNİm..
Resim
Cevapla

“Divanında Muhammedi Tasavvuf” sayfasına dön