MUHAMMEDİ TASAVVUF

Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12045
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: MUHAMMEDİ TASAVVUF

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

RASÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem
EFENDİmizin ÖKSÜZ-YETİM HaDiSLeRi.:


YETİMliği bizzât yaşamış olan Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem birçok hadisinde YETİMlerin hukuku üzerinde hassasiyetle durmuştur.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAHım! Ben YETİMin ve kadının, bu iki zayıf insanın hakkını ihlâl etmekten insanları şiddetle sakındırıyorum” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Edeb, 6)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: YETİMe karşı şefkatli bir baba gibi ol!.” tavsiyesinde bulunmuştur. .
(Heysemî, VIII, 163)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir YETİMi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, ALLAH TeÂLÂ onu mutlaka cennete koyar.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Birr, 14/1917)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kim mes’ûliyeti altındaki kız veya erkek YETİM çocuğuna iyi davranırsa; o ve ben cennette (şöylece) beraber bulunacağız.” buyurarak iki parmağını yanyana getirmiştir. .
(Buhârî, Edeb, 24)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kim üç YETİMi yetiştirir, nafakasını temin ederse, sanki ömrü boyu geceleri namaz kılmış, gündüzleri oruç tutmuş ve sabahtan akşama yalın kılıç Allah yolunda cihad etmiş gibi sevâb alır. Kezâ, ben ve o, şu iki parmak gibi cennette kardeş oluruz” buyurmuş ve ardından şehâdet parmağı ile orta parmağını birbirine yapıştırmıştır..
(İbn-i Mâce, Edeb, 6)

Resim---Avf b. Mâlik el-Eşcaî radiyallahu anhu.: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ben ve (karşılaştığı sıkıntılar ve bakımsızlık yüzünden) yanakları kararmış kadın kıyamet gününde şu ikisi (işâret parmağı ve orta parmak) gibi (yakın) olacağız. O kadın ki kocasının ölümü sebebiyle dul kalır da asil ve güzel olduğu hâlde çocukları yetişinceye ya da ölünceye kadar kendisini YETİM çocuklarının bakımına hasreder (ve evlenmez).” buyurdu.
Bunu söylerken (Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yaptığı gibi) râvi Yezîd de orta parmağı ile işâret parmağını birleştirerek işâret etti..

(Ebû Dâvûd, Edeb, 120, 121)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kimse sırf ALLAH rızâsı için bir YETİMin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevâb yazılır...” buyurmuştur..
(İ. Ahmed, Müsned,V, 250)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fâkiri doyur, YETİMin başını okşa!.” tavsiyesinde bulundu.
(İ. Ahmed, Müsned, II, 263, 387)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ben her mü’mine kendi nefsinden daha ileriyim, daha yakınım. Bir kimse ölürken mal bırakırsa o mal kendi yakınlarına âittir. Fakat borç veya YETİMler bırakırsa, o borç bana âittir; yetimlere bakmak da benim vazîfemdir.” buyurmuştur.
(Müslim, Cuma, 43; İbn-i Mâce, Mukaddime, 7)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Büluğ çağına ulaştıktan sonra YETİMlik kalkar...” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Vesâyâ, 9)

Resim---Vaktiyle yetim bir çocuk olan Ebû Cuhayfe radiyallahu anhu, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in zekât toplamak ve dağıtmakla görevli me’murundan bahisle şu hatırasını anlatır.: “Bize Nebî’nin zekât me’muru geldi. Zekâtı zenginlerimizden alıp fâkirlerimize verdi. Ben YETİM bir çocuktum. Bana da bir deve verdi.” demiştir.
(Tirmizî, Zekât, 21)

Resim---Ashabını genel olarak yetimi ve onun hakların korumaya teşvik eden Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, yeterli kapasiteye sâhib olmayanların bu işi üstlenmemelerini de istemiştir. Ebû Zer el-Ğifârî radiyallahu anhu’ya.: “Ey Ebû Zer seni zayıf görüyorum. Doğrusu ben kendim için istediğimi senin için de istemekteyim. Sakın iki kişiye dahi emir olma ve YETİM malının velâyetini de üzerine alma!” tavsiyede bulunmuştur.
(Nesâî, Vasâyâ, 10)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bugün ALLAH için bir YETİM başı okşadınız mı? Bir hasta ziyaretine gittiniz mi? Bir cenâze teşyîinde bulundunuz mu?” diye sorardı.
(İMüslim, Fedâilu’s-Sahâbe, 12)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’ım! İki zayıf kimsenin; YETİMle kadının hakkını yemekten herkesi şiddetle sakındırıyorum.” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce, Edeb, 6)

Resim---Enes radiyallahu anhu.: “Vefâtı esnâsında Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanındaydık. Bize üç defâ: “Namaz husûsunda ALLAH’tan korkun!” buyurdu Sonra da.:“Emriniz altındaki insanlar hakkında ALLAH’tan korkun, iki zayıf hakkında ALLAH’tan korkun: Dul kadın ve YETİM çocuk. Namaz husûsunda ALLAH’tan korkun!”
Sonra.: “Namaz!. Namaz!.” diye tekrar etmeye başladı. (Mübârek lisânları söylemez olunca bile) rûh-i mübârekleri çıkıncaya kadar bunu içten içe tekrar edip durdular.”
buyurmuştur.

(Beyhakî, Şuâb, VII, 477)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Mîr’âc’da bir topluluğa uğradı ve gördü ki, onların dudakları deve dudağı gibidir. Birtakım vazîfeli me’murlar da onların dudaklarını kesip ağızlarına taş koyuyor.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.:
“Ey Cibrîl! Bunlar kimlerdir?” diye sordu.
Cebrâîl aleyhisselâm.: “Bunlar, YETİMlerin mallarını haksızlıkla yiyenlerdir!”
buyurdu.

(Taberî, XV, 18-19)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem birgün.: “Yedi helâk edici şeyden kaçının!” buyurdu.
Sahâbîler: “Yâ Resûlullah! Bunlar nelerdir?” diye sordular.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’a ortak koşmak, sihir (büyü) yapmak, ALLAH’ın (dokunulmasını) haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, fâiz yemek, YETİM malı yemek, savaş meydanından kaçmak, nâmuslu ve mâsum kadınlara zinâ isnâd etmektir.”
buyurdu.

(Buhârî, Vasâyâ, 23; Müslim, Îman, 145)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Kendi YETİMini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şöyle yan yana bulunacağız." buyurmuştur.
Hadisin ravisi Mâlik İbni Enes, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in yaptığı gibi- işâret parmağıyla orta parmağını gösterdi.

(Müslim, Zühd 42.)

Resim---esûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Ben ve yanakları solmuş dul kadın, kıyamet gününde, yan yana iki parmak gibi beraber olacağız. Mevki ve güzellik sahibi bu kadın, kocasından dul kalmıştır. Kendini YETİMlerine adamış ve bu durum onlar evleninceye, ya da ölünceye dek böyle devam etmiştir." buyurmuştur.
(İbn Mâlik radiyallahu anhu’dan; Ebû Dâvud)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Sofralarında YETİM bulunduran kimselerin sofrasına şeytân asla yaklaşamaz." buyurmuştur.
(Ebû Mûsa radiyallahu anhu’dan; Taberânî)

Resim---Sa’d ibni Ebi Vakkas radiyallahu anhu.: Biz altı kişi Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanında oturuyorduk. Bu durumu gören müşrikler.: “Şunları yanından kov bize karşı saygısızlık etmeye kalkışmasınlar.” dediler. Orada benden başka Abdullah ibni Mes’ud, Hüzeyl Kabilesinden biri, Bilâl ve şu anda isimlerini veremeyeceğim iki kişi daha vardı. Nihâyet Rasulullah’ın kalbine Kureyş büyüklerinin kalblerini islâma ısındırmak için bizleri huzurundan uzaklaştırmak geçmişti ki ALLAH hemen En’âm 6/52 âyetini indiriverdi.: “RABB’inin hoşnutluğunu umarak sabah ve akşam ona yalvarıp yakaranları kovma.” buyurmuştur.
(Müslim, Fezâilüssahabe 46)

وَلاَ تَطْرُدِ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمِينَ
Resim---“Ve sabah akşam, RABB'lerinin Zât'ını dileyerek duâ edenleri kovma.Onların hesabından senin üzerine, senin hesabından onların üzerine bir şey yoktur. Artık onları kovarsan, o zaman sen zalimlerden olursun.” (En’âm 6/52)

Resim---Ebu Hüreyre radiyallahu anhu’dan bildirildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir iki lokma ve bir iki hurmayla kapılardan savuşturulan kimse yoksul değildir. Asıl yoksul muhtaç olduğu halde iffetinden dolayı dilenmeyen kimsedir.” buyurmuştur.
(Buharî, tefsiru Sure-i Bakara 48, Müslim, Zekat 102)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kapı kapı dolaşıp birkaç lokma birkaç hurma ile savuşturulan kimse yoksul değildir. Belki hakiki yoksul kendisini geçindirebilecek mala sâhib olmayan, muhtaç olduğu bilinip te kendisine sadaka verilmeyen ve kimseden bir şey dilenmeyen kimsedir.” buyurmuştur.
(Buharî, Zekat 53, Müslim, Zekat 101)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kimse sırf ALLAH rızası için bir YETİMin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevâb vardır.” buyurmuştur.
(Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ben ile YETİMin kefili (onu büyüten), -işâret parmağı ile orta parmağının arasını açarak- cennette böyle birlikte olacağız” buyurmuştur.
(Müslim 8/221)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Müslümanlar arasından kim bir YETİMi evine alarak yiyecek ve içeceğine dahil ederse, affedilmez bir günah (şirk gibi) işlememişse, ALLAH onu mutlaka cennetine koyacaktır.” buyurmuştur.
(Ahmed b. Hanbel 1992: Müsned, 4/344)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Müslümanların içinde en hayırlı ev; YETİM barındırıp ona iyi davranılan evdir. En kötü evde ona kötü davranılan evdir:” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce 2012: Edeb, 6)

Bir YETİMi, koruması altına alıp şefkatle başını okşayıp sevip gönlünü hoşnut ederse sevâb alacağına dair hadisi şerifte şöyle bildirilmektedir.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: YETİMin başını okşayan kişi için ise başındaki saçların sayısı kadar, sevâb almış olur” buyurmuştur.
(İ. Ahmed b. Hanbel, 1992: 5/ 250)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, yetim malının korunmasının ve haksızlıkla yenilmemesinin üzerinde ısrarla durmuş, aksi durum sonucunda çetin azâb olacağına vurgu yapmıştır. Sakınılması gereken ve helâk edici yedi büyük günahı (şirk, sihir, katil olmak, ribâ -faiz yemek-, haksızlıkla yetim malını yemek, savaştan kaçmak ve namuslu kadınlara iftira atmak) sayarken, bu günahlardan biri de YETİM malının haksız yere yenilmesi olduğunu belirtmiştir.. (Buhârî 1991: Vasâyâ, 23; Müslim 1992: Îman, 145).

İslâm Hukukuna göre kimsesi olmayan YETİMlerin velîsi/vasîsi devlet başkanıdır. (İbn Mâce 2912: 15).
Bu görev devletin denetiminde koruyucu âile ya da ilgili kurumlar tarafından yerine getirilmelidir. Olağan üstü durumlarda yönetim boşluğu olduğunda sorumluluk yetimin bulunduğu bölgedeki Müslümanlarda olur. Fukâhaya göre her çocuk İslâm fıtratı üzere doğduğundan inancı sorgulanmaz..(Buhârî, cenâiz, 92; Tirmizî, kader, 5).

M.M.M. MuhaBBetLerimLe...


Resim İHVÂNİmResim
Resim
Cevapla

“Divanında Muhammedi Tasavvuf” sayfasına dön