HAVAdan SUdan...

Cevapla
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1292
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

HAVAdan SUdan...

Mesaj gönderen gullale »

Resim
Havada yürüyen, havada uçan, havada yaşayan anlattı...


Resim Hava engelsiz, hava hafif hava samîmîydi.
Havayla sarışır havayla konuşur, havayla uyurdu.
HAVAdan dinler SUdan konuşurdu…
Havadakilerle hemhâl idi.

Ha va da ki ler ?

Tekti o, Ha va da…

Havaylaydı arkadaşlığı. Havayla kalabalık havayla yalnızdı…

Yere basmazdı ayakları, uçarcasına yükselirdi o, kendi de bilmeden. Kanatsız kanatlarıyla mekânsız mekânıyla havada MekNÛN, MeMnûn ve Mes’ûddu…

Ağırlaşmaya başladı bir ÂN oldu, uçuşan kalbi…. Sevdâ yüklendi Rûz-i Ğâr’dan. Yere çekiliyordu… yabânî bir gül yabânî bir ot yabânî bir arı gibi… Herkes yerde yaşarken, herkes yerle muhabbetteyken, yer ahâlisi birbirini kollarken, havadakini anlayamazdı, anlamadı…

Yer ehlinin oyuncakları çoktu. İşleri, dertleri, kaygıları çoktu. Onların çoklukları arasında onlardan olamıyor ancak onlarla ağırlaşıyordu… Hepsi bir dilden konuşuyorlardı. Anladığını sanıyordu anlayamadığını bilmiyordu… Yer ehlinin duyguları aynı, işleri aynı, nasıl da birbirlerine benziyordu huyları… Gün Anaları, Yer babalarıydı onların. Daha hâkim, daha ev sâhibiydiler bunlar. Onun sığacağı yer yoktu Yer'de… O,
AY Babanın himâyesinde, ocağında, GÖK Ananın terbiyesinde, kucağındaydı… GeCeciydi...

Yerdekiler gülünce gülüyor, ağlayınca ağlıyordu. Ama onlardan olamıyordu… Onlardan olduğu kabul edilsin istiyordu, onların sevmesini bekliyordu… ARAlarına kabul etmiyorlardı. Onların YERinde O bilemiyordu, ama onlar biliyordu. Onların GÜNünde o göremiyordu, ama onlar görüyorlardı… Hep sormuştu kendine, nerden biliyorlardı nerden anlıyorlardı onlardan olmadığını?

Yerlilerin seslerinden, sislerinden, süslerinden uzakta, yalnızlıkta… Havada değil yerde, ama yersiz, herkesle, ama kimsesiz, beklemeye koyuldu…

Elenmeli, seçilmeli, süzülmeliydi… Zekeriyyâ Mihrâb’ında Meryem Ma’bed’inde, Mehdi sâbisini işâretle yer ehlini susturmalıydı… Yer ehlinin görmesi, duyması, konuşması, dokunması hava ehli gibi olur muydu? Hava'yı anlatmalıydı
DUYacak kulaklara, anlayacak ÖZlere, ikrar verecek SESlere!..


Resim" Havada tensiz temas, sessiz remz, gözsüz fuad, kulaksız taat yaşanır…

Hem, havada her şey… bilinmese de… Yer, havanın kesifleşmiş hâli. BİLmiyor, unutmuş ASLını…
HAVAdeğil mi, YERe nefes veren, tohumlayan, can veren, kışlayan yazlayan…

Hava, SUya da NÂRa da Mekân ve de Muhit.... SU ile NÂR havada EL-Ele, birbirlerine iltifat ile hem de!!! Su buhar olup nâr huzme olup dansetmekte… Hava, OL-ÂNın görülemediği alan… YER ZÂHİR GÖK BÂTIN!

Bâtın’ın ikrâmı ile Yer, bereketli! Ve fakat; yer, nankör, yer, câhil, yer, zâlim! Yer, yutar, yer, kusar, yer, atar zerre miskal ne varsa ... Hava, sırreder, hava, setreder, hava, kahreder!. Hayy’lığı Bâki kılar hava!.

Yer, Hava’nın bir cüz’ü iken nasıl da benlikli nasıl da ayrı görür kendini?
Bender, göğe dayanakmışcasına. Oysa mustekar, YER, GÜNEŞe…! YER,AY’a!...

Zu'n-NÂReyn ile meczûb YER, urûc eder rucu eder…
İÇ denge DIŞ düzen ile SUluk eder Divan durur…


SU, NÂR ile HAVAda Resim Buhar-BULUT!

BUZ, NÂR ile YERde Resim Damla-DERYÂ!

YERde BUZ Resim (MEKÂN)

ARAda SU Resim (ZAMÂN)

GÖKte BULUT Resim (LÂZAMÂN)

ARAda BUHAR Resim (LÂMEKÂN)




GÖK bânîsine zemherîra, YER bağisine firdevs, SıRR-ı SIFIR!!!




O, havasında sevdâsı başında RAHMAN nefesinde Cevlân’da… YERâhâlisi GÖK bâhâlısını bilemedi…
O, Öyle yakın.. öyle uzak… öyle AYNı… öyle HaK!!!

YER MECNÛN’ları GÖKlerin LEYLÂ’sına sevdâlıdır dem be dem…

Resim
Bir damla SUyun hikâyesi yer ile gökler kadar!
وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ

Ve sâriû ilâ mağfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâ's-semâvâtu ve'l-ardu, uiddet li'l-muttekîn(muttekîne).
RABBinizden gelen mağfirete ve "yer"i, gökler ile yer kadar olan, muttakîler için hazırlanmış cennete koşuşun.

3 / ÂLİ İMRÂN - 133


Resim
YERdeki " B E N ", MuhaBBeti MuhaMMed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem ile GÖKte " B İ Z " olur...


zu'n-nareyn: çift nâr, ateş sâhibi

Resim
Kullanıcı avatarı
Gul
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4882
Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
İletişim:

Re: HAVAdan SUdan...

Mesaj gönderen Gul »

Resim

Es Selamu aleyki gullale abla, Sizi dinlerken Hacer annemizi dinler gibi hissediyorum, Allah razı olsun. Dualarımda hep Hacer annemizle İbrahim aleyhi's-selâm'ımızın evlenme fikrini ortaya atan Sara annemize teşekkür ediyordum... Şimdi de teşekkür ediyorum. Sevgiyle
Es Selâm
Resim
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1292
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

Re: HAVAdan SUdan...

Mesaj gönderen gullale »

Ve aleynâ ve aleyki es-selâm GÜLce GÜLüm, güzel gönlünün derin dalmalarıyla duyuşun âcizâne İÇimi kavurdu... Lâyıklık ve lâzımlık anlamında...

Kulihvânî PÎRimizin BİZe sohbetlerinde dile getirdiği, zevklerinde SıRRladığı ilminden;

" hikmet sahnesi" " ibret sahnesi" tanımlarınca RABBi'l-Âlemîn'in abd'ini nerede neden nasıl niçin ne ile tuttuğunu BİLmekten âciziz...

kulihvani yazdı:SEVgi SEVincin BİLinci
Deniz-Sadef-Yağmur-İnci
Elest-Mahşer-Mirac Sevinci..


AŞKın, RÜCU<>URUCu..
HATMin BAŞı<>SONucu..

Rûhen BİLmek
Kalben BULmak
Nefsen OLmak
Bedenen yaşamak

Resim

ZEVK 4957

Kevâibe etrâbâ HaYY!.. Ez ZÂhir TuBÂ TuraBÂ
RahmÂNiyyet RaHÎMeyni.. El BÂtın TuBÂ GuraBÂ
RESÛLe URUC.. RABBa RüCU..YAŞamak, zamÂN ORUCu
MuhaMMedî MaHViyyette Fe FiRRU! TuBÂ HaraBÂ!..

14.06.12 19:56
brsbrsbzbrz..


وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا

Ve kevâıbe etrâbâ(etrâben): Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.
(Nebe 78/33)

Beden Kabı, Gönül Küpü, RaBB Kâbesi,benlik BEDENini en ufak un gibi eden KaRîBlere-GaRîBlere es SeLLâm olsun!..
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:İslâm garib olarak başladı ve başladığı gibi (günün birinde) garib hâline dönüşecektir. Fe tubâ li’l-gurâbâ: Ne mutlu gariblere (sıddık ve âdil Muhammedî âşıklara!)buyurmuştur.
(Ebu Hureyre radiyallâhu anhu dan; İbni Mâce, Sünen, Fiten- 3986 ve Müslim Enes bin Mâlik radiyallâhu anhu dan; İbni Mâce, Sünen, Fiten-3987 Zevâid Abdullah İbni Mes’ud radiyallâhu anhu dan; İbni Mâce, Sünen, Fiten 3988 ve Tirmizî)
Burada Olduğunun Farkındayken; GİTmek, RüCU’ etmek ve Fazl-ı FiRÂR…
Murâdullah-Emrullah-Sünnetullah-Şe'nullah-Kelâmullah İÇİnde.. ben-sen-o ve BİZ...

Topraktan Toprağa BEden
Tebdil eder Remîm EDen
.... ve huve bi kullî halkin
Alîm.. NAKLen.. AKLen Neden..


Resim

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِيَ خَلْقَهُ قَالَ مَنْ يُحْيِي الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌ


Ve darebe lenâ meselen ve nesiye halkah(halkahu), kâle men yuhyi'l-izâme ve hiye remîm(remîmun): Kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"
(Yâ Sîn 36/78)


قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِي أَنشَأَهَا أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ


Kul yuhyîhellezî enşeehâ evvele merreh(merretin), ve huve bi kulli halkın alîm(alîmun): De ki: "Onları, ilk defa yaratıp inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir."
(Yâ Sîn 36/79)

Resim

tuRABB TuRABÂ devrÂNda
RaHÎMMle Gelmek RahmÂNda
Her NeFS-in MiRaCı RABB-ı
ALLAH-a FîRaR Resim her ÂN-da

Resim

"Fe Firru! ALLAH-a KAÇ-mak
RABB-e RucÛ SıRRın SAÇ-mak
RaHMÂN-a GEL! mek Yüreğin,
Resim Yedi Kat GÖK-lere AÇ-mak..


Fe Firru!ALLAH-a KAÇ-mak:


فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ


Fe FİRRû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun) :(Ey Rasûlüm, de ki: ) O halde hemen ALLAH’a kaçın, (küfrü bırakıb hemen imana gelin). Gerçekten ben, size, ALLAH tarafından (azab ile) korkutan açık bir peygamberim.
(Zâriyât 51/50)

RABB-e RucÛSıRRın SAÇ-mak:


ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً


İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh (mardıyyeten) :dön Rabbine, sen O'ndan O senden hoşnut olarak!
(Fecr 89/28)

RaHMÂN-a GEL! mek Yüreğin:



إِن كُلُّ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِلَّا آتِي الرَّحْمَنِ عَبْدًا


İn kullu men fî's-semâvâti ve'l-ardı illâ âti'r-rahmâni abdâ(abden): Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki RAHMAN'ın huzûruna kul olarak GELmesin!.
(Meryem 19/93)


مَنْ خَشِيَ الرَّحْمَن بِالْغَيْبِ وَجَاء بِقَلْبٍ مُّنِيب


Men haşiye'r-rahmâne bi'l-ğaybi ve câe bi kalbin munîbin:görmediği halde RAHMAN'dan korkup O'na yönelen bir kalple gelen kimselere.
(Kaf 50/33)

Duâmız, Bedenin RAHÎM'e tebdîli, Nefsin RABBine rucuu, Kalbin RAHMÂN'a teslîmi, RÛHun ALLAHu Teâlâ'ya firârı yevmi'l-âhirimizde, rızâ üzere, hoş kabûl ile, yakîn nûru BULa in şâe ALLAH!
Resim
Kullanıcı avatarı
Gul
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4882
Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
İletişim:

Re: HAVAdan SUdan...

Mesaj gönderen Gul »

Resim
Çok teşekkür ediyorum Güllale Abla.
Bu güzel duanıza gönülden İnşallah ÂMİN derim.
Mesajınızı ve içine kattığınız Hocamızın zevkini okurken hissettiğim duygu gizlenmiş bir hazineyi bulmanın sevinci gibiydi...
Resim
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1292
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

Re: HAVAdan SUdan...

Mesaj gönderen gullale »

Resim

KUŞların GÖÇü sonbahardı...
BAHARı SONa erdirdin Yâr'i...
Kanat AÇmak zamânı.. kalmadı karârı...
ANlamazdı zâten ağyâr.. ümîdi de yoktu hani...
Görmüyorsun ya.. hükümsüz çırpınışlar...
SEVDÂlar maSALL.. AŞKı hakîkatti...
HAVA misâli hafif.. sessiz, renksiz...
Yok gibi var.. var gibi yoktu hâli...
Döndü durdu semânda...
GÖRmedin, BİLmedin.. geçip gittin...
Mavi bir tüy SALLdı.. kanadından hâtıra...
İster üfle.. ister tut kayda geçsin sayfanda...
Resim
Cevapla

“Tasavvuf” sayfasına dön