SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Cevapla
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1297
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen gullale »

Resim

Resim HAYYât, şu gÖZ ile SEYRedilen "BİLiniş" içinde DEVRÂN eden "BULunuş" ta CEVLÂN "OLunuş" HAYRÂN "KALınış" YAŞAmasıdır... şehâdetidir...

Renk ile, koku ile, ses ile, temas ile, tad ile (beş duyu) hissedilen işleyiş Sünnetullah... Akıl ma'rifeti ile işletilen beş duyumuza îtibar etmediğimizde ve İÇ âlemimize odaklandığımızda bambaşka bir "görüş-duyuş-tadış-temas ve koku" alanına geçilir ki bu tecrübe KurÂN-ı Kerîm'de Cennet ve içindeki yiyecekler dünyâ hayâtındakilerle tasviri yapılarak "anlayış" alanına indirilir... hâl-i hazırda öne çıkan maksadım Sünnetullah'ın anlaşılması olduğu için bu alan daha sonra yazılabilir...

Frekansların, her birinin hilkatine, murâda mebnî titreşimi, frekans aralığı var ve bu oldurucusunun işleticisinin ilmi-izni-ihsânı ile "VÂROLUŞ" izhâr ve isbât olunmakda...

Mahlûkat; kıvâmı, âyân-ı sâbitesi nisbetinde seyrine şâhid olduğu ÂLEM için kendisine bir işâret, bir iz, bir "BİLgi" olarak bellemekte, işletmekte ve şekillenmekde. Buna bağlı olarak da kendisinde işleyen bu sinyaller, dalgalar "hareket" "amel" "fikir" olarak dikey-yatay alanda (enlem-boylam) ve yay misâli spiral bir yörüngede dıştan içe-içten dışa akmakta... İşte bu etki-tepki alış verişi "aldığının" mukâbilince olduğunda, girdi-çıktı hesap hendese tuttuğunda Kul İhvânî Pîrimiz'in bellettiğince "SEVİYELENDİĞİNDE" SÜNNETULLAH ile UYumlu yaşanır.. "KÛN fe yeKÛN".. SEV-SEVİL! ÜZME-ÜZÜLME! SIRRı'nca...

ALLÂHu zu'l-celâl ve'l-ikrâm bu kıvâmın yaşanması, korunması ve işlemesi için KİTÂBlar ile desteklemiş, beslemiş, lutfetmiştir...

SÜNNETULLAHtan zerre zerre uzaklaşış, insanı kaosa, derde, hüzne, yitmeye taşımış bulunuyor. OLuştan kopuş, "OLduruş" ve "OLsun" arzusu, çabası, ihtirası Âdemoğlunu doğru etkiye yanlış tepki vermeye "KÛN fe yeKÛN" emrine itaatsizliğe, isyâna ve ifsâda çıkarıyor...

Bir çerçeve hayâl edelim. Sâdece o pencereden seyr edebildiğimizi geri kalan sathın görüşe kapalı olduğunu düşünelim... Görüş açımızda pembe ve mor renklerin enine dalgalanmasını seyredelim... bir yanda ise gittikçe koyulaşan renk geçişleri... yeşile sarıya turuncuya kırmızıya bürünen bir dalgalanma...Yeşil renkten Mor renge kadar olan "titreşim" "frekans" aralığını alabilmeye ve orada olabilmeye yetkin isek İlliyyînde "HİZBULLAH" SAFFında kıyam durmuşuz demektir...
Eğer ki Yeşil rengin altında seyrediyor geziniyorsak Esfelde, "uyurgezer" " sarhoş" "gâfil" "müşrik" ya da "küfr" kıvâmında sürünmekteyizdir...

SÜNNETULLAH işleyişi; nettir! îmâr edici-üretici-onarıcı-dönüştürücü-iyileştirici'dir... Bu şaşmaz kesin bir sebbaha ve mütekarrdır...

Ve'l-hâsılı kelâm, SÜNNETULLAH'a seviyelenen, HİZBULLAH SAFFı'nda kıyâmda durur, TEKBÎRini alır ve SALLât'a SALAVÂT'a dâhil olarak "mü'min" olur ABDullah olur... ve'dhulî fî ibâdî...

ABDiyyetine nâil olmanın anahtarı net!. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz'e tâbi olmak, itaat etmek, teslîm olmak ve emîn olmak...

bi'l-vesîle Âbdestli bulunmak, KurÂN-ı Kerîm okumak anlamak ve uygulamak, salât, salavât, zikir, fikir, şükür ve sabır hâline bürünmek...
"Bu anahtar" ile (titreşimle/frekansla) SEMÂVÂT kapıları açılır "saff saff ALLAHın dîni" ne dâhil olunur biiznillâh ve İnşâe ALLAH... Bütün bunlar 7 rengin meşkinde temâşâ edilir.

Yedilerle oturur Üçlerden olur... Üç görünür TEKdir... Derman BaBaMızın kavlince...

Âlem-i Hilkati ÂNlayışımca..


LeyLÂ


Resim
En son gullale tarafından 25 Eki 2020, 06:10 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Resim
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1297
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

Re: SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen gullale »

Resim

Dörtlü Sistem SÜNNETULLAHIN temel dinamik gücüdür...
KÛN fe yeKÛN emrince 4'lü sistem sinyal bağlantılarını kurarak "Sırât- Mustakîm" e götüren ANA YOLdur.
Şeriat,
Târikat,
Mârifet,
Hakîkat,
Esaslarına devreden bir sinyal bağlantı ağı çalışmaktadır.
Her bir santral birbirleri arasında dörtlülerini oluşturarak 16.000 âlem boyutu açılır tefekkür sathında... Bu AKLın uzayabileceği en en üst frekans aralığıdır ki dahası 18.000 Âlem fazında Rasûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem efendimiz'e münhasır bir zirve/derinlikdir..

SÜNNETULLAH; EmrULLAH-Şe'nULLAH-MurâdULLAH Seviyelerini himâyesinde hâvi ve hâmildir. Beş Duyu ile AKLın ihâtâ edemediği "Sonsuz-Sınırsız sinyaller ve devredişler" okyanus mesâbesinde her damlanın kendini yitirdiği ancak Okyanusun menşe'i ve menbâğı olduğu gibi ve her damla OKYANUSla devrân ettiği gibi, ALLAHu zu'l-Celâli ve'l-İkrâm'ın KUDRET-İRÂDE-EMR-MURÂD Azâmeti ile mümkünatsız CEBR u CERR'inde CEZB OLarak MümKÜN sahâyı istilâ ve istihdâm eyler... 12'li Sisteme kadar uçsuz bucaksız imkânların, kabd u bast... havf u recâ... HAYY u MEYY... sebbahasında zuhûra çıkmasına yani AKLın İLİM-İRÂDE-İDRAK ve İŞTİRAK Hudûduna vesîleliğine vâsıtalık eder...

Yüzebilmenin en ucuz yolu suya SALLınmak... "kendini bırakmak", teslîm olmakdan geçtiği gibi, varlık algısında ve BEDEN-NEFİS-KALB-RÛH cevherlerinden mürekkeb olduğu iz'ânında olan i n s a n Âlemin işleyişine bir kuş misâli bir ağaç misâli bir Ceylan misâli tâbi ve teslîm olduğunda ağırlıkları hafifliğe TEBDÎL OLacak (ABDAL) Bedelsiz, Kıyassız, Şartsız, Sebebsiz, sorgusuz, sualsiz, hesabsız olarak OLANla(KÛN fe yeKÛN) aktığında temizlenecek (EBRÂR) meshettiklerine şifâ, sekîne, huzur ve emînlik sirâyet edecek (AHYÂR) Esfeli-İlliyyîni teftîş, tahsis, teşhid ve tasdîk edecek (AHRÂR).... bir de "ledün ilmi" ile mücehhez olan HIZIR (ABDen min İBÂDinâ) Sırrı var ki, 4 duyuyu alır(GÖRME-DUYMA-TADMA-KOKLAMA) fâş eder her birini 4.lü sistemin birine teslîm eder, da'vete icâbet eder, dirilir dönerler...

Bahsettiğimiz frekansların, yedi cenahda dalgalanması yedi rengi... 7 renk =>7 Âlemi güder.
Beden,
Nefis,
Kalb,
Rûh,
Sırr,
Hâfi
Ahfâ..
.
.
Akdes..

SÜNNETULLAH'ı sûretlendirsek, bir şekil şemâil tasvir etsek, Şems ve Kamer iki ELi gibi olur...
VAHYin icbârında, Şemsin tulû'una, zuhûruna ve gurûbuna mahkûm ve me'mûriyet vardır...
Şems ve Kamer zâviyelenmeleri ile herz'imiz (NÛR) kuvvetleniyor ya da zayıflıyor. ABDiyyet vazîfeleri de bu sebeb ile ikâme edilmekte.
Şems ve Kamer (ATEŞ-SU) ZAMÂN İlmini, Kesâfet ve Letâfet (TOPRAK-HAVA) Mekân İlmini ihtivâ ediyor.

12.li sistem 3.lü sistemin BATNında reyhanlanır...

Eksiklerimi TAMMam edecek, hatâlarımı tashih edecek bir TEKe TEK PÎRim var sürûruyla yazdım. Kisb u kârım ve dahi vebâlim BİZ-BİRİZ emînliğinde...

SÎNimce... MÎMimce...

LeyLÂ


Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1297
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

Re: SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen gullale »

Resim

Yâ HAYYu'l-KAYYÛM

Doğuranı kim doğuracak ????



Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12045
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

YUMUrta<->TAVuk=>MisÂLi,
==->NÛRLANMamış AKıL İŞi!.
BİLmez=>CELÂLi<->KEMÂLi,
CEMÂL’e HASsREttir=->KİŞi!.

=>RABBısını =>AKLı YARAtıR,
BiR ÖMüR=->RABBını ARAtıR,
SoN NEFES’e Kadar=>ŞAŞkın,
=>AKLına=>HAYyaL TARAtıR!.

NÛRLanmış AKıLdır=->NAKiL,
AKL ALGIsı ===>SÛREt-ŞEKiL,
NEFS =>ÂRİFse==>RABBısına,
MEVLâ->NÂSiR->KEFÎL-VEKîL!.


ZEVK 9870

ÂLEM==>NuN-VaV-MiM BÂZÂRı... ==>NaHNu SIRR SINIRı SORu,
EZEL<->EBED=>HİÇ-SIFIRı... ==->SONSuZu SORaR=>İŞin ZORu,
AYNA=>SIRRI’n SİLse=>CAMM’dır,
AKIL==>TÜMMLenirse=>TAMM’dır,
YANAN’a SOR=>DÜMAN<->KÜLün.. HAMLar BİLmez KıZıL KORu!.


08.02.2021 05:50
brsbrsm...tktktrstkkmdnahnuuuu..


NEFs HEVÂsında>ABDULLAH,
AKLInda==->AKLIn=>UYUtur!.
==>SİSTEMin SÂHİBi->ALLAH,
==->UNUTANLARı<=>UNUtur!.

>EL MeDED Yâ AZÎZ ALLAH!
HABÎBULLAH>RASÛLULLAH!
=>EHL-i BEYt ELi->ALİ ŞAH!.

=->ZERRe-KÜRRe SEBBEHAsı,
NANNU==>BİZ BİR-İZ SAHAsı,
TÛR’da=>SÛR SESin DUYarsa,
=>AKIL=>MUKADDES TÛVÂsı!.
=>İHVÂNim->VUSLÂt VÂHÂsı!.


celle celâlihu..
aleyhumusselâm..


Resim SEBBEHA!.
Resim NuNuNuN..
Resim VaVaVaVaV..
Resim MiMiMiMiMiM..




وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ نَسُوا اللَّهَ فَأَنسَاهُمْ أَنفُسَهُمْ أُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Resim---“Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humu’l- fâsikûn (fâsikûne).: ALLAH'ı unutan kimseler gibi olmayın! Böylece (ALLAH da) onlara, kendi nefslerini unutturdu. İşte onlar, onlar fâsık olanlardır.” (Haşr 59/19)


Et Tâmmu celle celâlihu.:
Resim

Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.


Resim

Şe’ÂN: her ÂN YENiden YARATış SeBBehâsı..

Şu ÂN <-> Şe’ÂN =>ŞeHÂDeti..:
SeBBeHa.. TeSBih!. feSEBBih!.:


يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---YUSEBBİHU lillâhi mâ fî's- semâvâti ve mâ fî'l- ardıl meliki'l- kuddûsi'l- azîzi'l- hakîm (hakîmi) : Göklerde ne var, yerde ne varsa (HEPSİ) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi ALLÂHI TESBÎH (ve TENZÎH) ETMEKDEDİR." (Cumâ 62/1)

Yusebbihu: tesbih eder.
Sebbaha: yüzmek..

Yerdeki göklerdeki ZeRReler yani ATOMlar ve de Kürreler-Galaksiler,
NeşRlerinden HaŞRlerine kadar döndüler, dönmekteler ve dönecekler.
Bu SeBBaHa yüzüş RAKSı hep sürecek her AN yeniden Yaratılan ŞE'ENULLAHta..
Ve ne zamAN AKILLarımız DEVR-ÂNı ANLarsa ve DEVRe İştirak ederse Yusebbuhu Zikr-i Dâimindeyiz İnşâe ALLAH!.
İşte her ZeRReye bahşedilen bu Rüşd Raksı, Yeniden Yaratış Hareketi Merkezin DENGE için ÇEKimine karşı MerkezKAÇ DÜZEN Kuvvetini doğurup VARlığı oluşturmaktadır her ÂN ŞeÂNullahta..


SeBBeHa: tesbih eder. Yüzer. Döner durur. AkL-ı SiLm BİLir ki ATOM yaratıldığı günden beri durmadan DÖNmektedir ve kıyâmete kadar da dönecektir. Enerjiyi nerden almakta ve alacak sorusunun cevâbının =>“KÛN feyeKÛN” olduğunu materyalist fizik çok geç anlayacaktır sanırım!.


Sebehâ: yüzmek, SubhânALLAH demek.
Sebbaha (mübalağa ile) ALLAH’u TeÂLÂyı tenzih ve takdis etmek.
Zerrenin
(atomun) ve kürrenin (kâinâtın) bir saniye durmaksızın takdir edilen yörüngede ve şartlarda kimseye dayanmadan/mesnedsiz parmak izleri gibi tek başlarına /RABB’larıyla başbaşa, sonsuz FeLeKLer içinde YÜZüp DURmaLarı...

Her hücrenin
"HAYY!" HAYy-kırışı...
Doğuştan-ölüme bir kere bile susmadan TEVHiD tıklayan KALBLer...
Her ŞEYy =>Her YERde, Her zamÂN, Her HÂLde ve Her NEFESte =>HeRKeSLe NAHNU=BİZ BİR-İZ BİLELiği İLE Beraber =>Sistemin Sahibi
AZÎZÜ’r- RAHÎMÜ’s-SUBHÂN ALLAH TeÂLÂ yı Maddî
/somut ve Mânevî/soyut noksanlık, benzetme ve zıddı var sanmalardan uzak kılıyorlar.. Canlı şâhidleriyiz diyorlar...

“Zâtında, Sıfatında, Esmâsında, Fiilinde ve Hükümlerinde Münezzehtir!..” MüezzinLeri!..
Yu sebbuhu: Tesbih ederler hep yüzerler..
Yüsebbuhu!: Şimdi şu ÂN da KüLLî ŞEYy =>YARATANı'nı durmadan tesbih ederken birbirine asla mesnedlenip, dayanamadan tek başına boşlukta-fezâda yüzüp-dönüp durmaktalar. Zerre-Atom ve Kürre-Kâinât =>DurmadAN Dost Raksında..
Yesebbihu: Noksansızı Et TAMM celle celâlihu'yu tesbih ve zikri ele yüzmekteler İLâHî RAKSta hamd OLsun!..


ALLAH celle celâlihu.:

Resim

M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim
KUL İHVÂNİ
Resim
Kullanıcı avatarı
gullale
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1297
Kayıt: 16 Oca 2008, 02:00

Re: SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen gullale »

Avcı <=> Av

Olur ise =>

Ve bu kerrelerce sebbahada ise...

Zaman <=> Mekân

Olur ise =>

Ve bu zerrelerce medd u cezîrde ise...

Göbek bağına çeksek sonu... başı bulur mu?
Son başı müjdeler... baş sonu yutar mı?.

Ân-ı vâhid'de kâf nûn'u öper mi?.
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12045
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
İletişim:

Re: SÜNNETULLAH... HİZBULLAH...

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

=>BEDEN=>FiiL=->DÜŞÜNCE’min,
=>YARATANı=->CÂNda==>CÂNÂN!.
DAMLA’sıyım=>CEMMü’L- CEM’in,
CENÂBEtten=>CENÂB’a=>İNSÂN!.


ZEVK 9879

KÛN=>fe ye KÛN”=>HeR ÂN OLÂN.. SİSTEMuLLAH=>SÜNNETuLLAH!.
=>"ZÂT”ı İÇin==>“fe-ye”=>HüVe.. KULu İÇin==>HeVâ<->HEVESi,
KÛN<HüVe>KÛN”>NÛN’un ALâ NÛN.. ŞE’ÂNuLLAH=>KUDRETuLLAH!.
===>YuSEBBİHu TECELLîsi===>KÜLLî ŞEYy’in=>CEM’i=>HERKESi,
=>=İSTER=>TAV’EN.. İSTER=>KERHEN.. HAKİKAt OLÂN==>HİZBuLLAH!.
=>“İNSÂN NEYi”ne ÜFfRüLenAL!. VER!.”de=>RAHMÂN NEFESi,
======>İNSÂN AKLI==>NÛRLanırsa=======>İŞİnin BAŞInda==>ALLAH,
==>VELÎYyuLLAH<=ü=>EHLuLLAH===->EHL-i BEYt<=ü=>RASÛLuLLAH!.
UYuLan=>BEZM-i ELESt BESTEsi,
DUYuLan====>“BELÂ!.”sın SEsi,
======>HÂL-i HAZIR=>HALİFEsi=====>İHVÂNi KITMÎR===>ABDULLAH!.

celle celâlihu..
aleyhumusselâm..


21.02.2021 16:32
brsbrsm...tktktrstkkmizdetfkkürrr..


Resim

İNSÂN ZİLLETinde EZİLmek,
->NİSYÂN PERDEsini SİLmek,
MERKEZİ’n MUHİT’in BİLmek,
MUHİT’in MERKEZİ’n BULmak
=->NAHNU SIRRIYAŞA!.mak
HAYyatta->HAKk KULu OLmak!.

HAKk’a ŞÂHiD==>AMEL İLe,
İMÂNInı===>YAŞA!.maKktır!.
ÖZ'ün SÖZ’ü==>GELse DİLe,
ÂNVÂHiD BAĞı=->HAKktır!.
AKL=>EN UÇ’a GELse=>BİLe,
KUL YAKîNi’n YAŞA!.maKktır!.
KUL İHVÂNim==>BUdur ÇİLe!.


Resim
NİSYÂN.: Unutmak, hatırdan çıkarmak..
İNSÂN.: (Bu kelimenin aslı, lugat âlimlerince "ins" den geldiği söylenir. Kamusta da kûfiun'a göre "Nisyân" kelimesinden geldiği zikredilmektedir.) Akıl, şuur ve imân ile diğer canlılardan ayrı, Cenâb-ı Hakk'ın en mükerrem yarattığı mahluku olup, RABBanî ni'metleri unutkanlığı dolayısıyla İnsÂN denilmiş. Huy ve Ahlâkı yüksek. Terbiyeli..
ZİLLET.: Aşağılık, horluk, hakirlik, alçaklık
CENÂB.: Büyüklük ifade etmek için, hürmet maksadı ile söylenir. Cenâb-ı HAKk ALLAH celle celâlihu, Cenâb-ı ResûL-i Kibriyâ aleyhisselâm gibi..
CENÂBet.: Pis.Murdar. Gusletmesi lâzım gelen kimse. Uzaklık.
HEVES.: Gelip geçici istek. Nefsin hoşuna gitmek. Devran edip gezmek. Akıl ile olmayıp nefis ile olan istek..
HEVÂ.: İstek. Nefsin isteği. Düşkünlük. Gelip geçici olan heves. Nefsin zararlı ve günah olan arzuları…
SİSTEM.: Fr. Bir bütün meydana getirecek şekilde, karşılıklı olarak birbirine bağlı unsurların hepsi. İlimde bir bütün meydana getirecek esasların hepsi. Bir nizâm dâiresinde çalışan takım. Proğramlı çalışmak. Manzume..
SÜNNETuLLAH.: İlâhî kanunlar. ÂDEtuLLAH..
ÂDEtuLLAH.: (Sünnetullah da denir.) Tabiatta canlı cansız bütün varlıkların nasıl hareket edeceklerini belirliyen ALLAHu zü’L- CeLÂL'in emirleri, O'nun koyduğu değişmez düzen. Meselâ oksijenle hidrojenin birleşmesinden su meydana gelir. Işık, geldiği açıya eşit bir açı ile yansır ki, bunlar birer ÂDEtuLLAHdır. "ÂDEtuLLAH" yerine "Tabiat Kanunu" demek yanlıştır..
ZÛ.: Kelimenin başına gelerek "sâhip, mâlik olan" mânâsını verir.
ZÂ.: Sâhib, malik, erbab, ehil mânalarında olup, "Zî" ve "Zû" şeklinde de kullanılır. (Müennesi "Zât" dır)
ZÂT.: Hürmete lâyık kimse. Kendi. Öz, asıl. Ehil. Sâhib. (Zû'nun müennesi)
ZÂTuLLAH.: İnsÂN AKLının; Zâtî-Sıfatî-EsmÂî ve Eşyâyî NİCELik vE NİTELikLerini ANLAması mümkün OLmayan ZÂT’ına Mahsus TEK-BİR=>AHADü’L- VÂHiD ALLAH celle celâlihu..


Resim
"KÛN=>fe ye KÛN”=>HeR ÂN OLÂN..:


إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Resim---“İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).: O (ALLAH), bir şey irade ettiği (dilediği) zaman O'nun emri, sadece ona: “Ol!” demektir. O, hemen olur.” (YâSîn 36/82)

Resim

BEDEN=>FiiL=->DÜŞÜNCE’min,
=>YARATANı=->CÂNda==>CÂNÂN!.:


ResimResim

BedENimi ->FiiLimi ->DÜŞÜNcemi YARatAN ->HAKk TeÂLÂ.:

ALLAHu Zü'l-Celâl: “Kâinâtı ben yarattım! Bedenini ben yarattım! Fiillerini ben yaratmaktayım! Düşüncelerinizi de ben yaratırım..” buyurmaktadır..

Zü'l-Celâli Ve'l- İkrâmü :
Resim

SİZi..

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Resim---“Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.: Ve Ben, insanları ve cinleri (başka bir şey için değil, sadece) Bana kul olsunlar diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56 )

FİİLLerinizi..

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَكِنَّ اللّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَكِنَّ اللّهَ رَمَى وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلاء حَسَناً إِنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Resim---“Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum, ve mâ rameyte iz rameyte ve lâkinnallâhe ramâ, ve li yubliyel mu’minîne minhu belâen hasenâ(hasenen), innallâhe semîun alîm: Onları siz öldürmediniz (Bedir’de o kâfirleri kendi kuvvetinizle öldürmediniz), ama onları Allah öldürdü; (Ey Rasûlüm, bir avuç toprak) attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.” (Enfâl 8/17)

DÜŞÜNceLerinizi..

وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
Resim---“Ve mâ teşâûne illâ en YEŞÂALLÂHu RaBBul âlemîn(âlemîne): Ve âlemlerin RaBBi ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”(Tekvîr 81/29)

Resim

DAMLA’sıyım=>CEMMü’L- CEM’in,
CENÂBEtten=>CENÂB’a=>İNSÂN!.:


أَوَلَمْ يَرَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاء كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ
Resim---“E ve lem yerellezîne keferû enne’s- semâvâti ve’l- arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ mine’l- mâi kulle şey’in hayy(hayyin), e fe lâ yu’minûn(yu’minûne).: İnkâr edenler (kâfirler), semâların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra BiZ, o ikisini (birbirinden) ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmazlar mı?” (Enbiyâ 21/30)

ALLAH celle celâlihu, yarattığı her şeyi güzel yapmıştır;


الَّذِي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَأَ خَلْقَ الْإِنسَانِ مِن طِينٍ
Resim---"Ellezî ahsene kulle şey’in halakahu ve bedee halka’l- insâni min tîn (tînin) .: Ki O, herşeyin yaratılışını en güzel yapan ve insanı yaratmaya, ilk defa tînden (nemli topraktan) başlayandır..” (Secde 32/7)

ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِن سُلَالَةٍ مِّن مَّاء مَّهِينٍ
Resim---"Summe ceale neslehu min sulâletin min mâin mehîn (mehînin) .: Sonra onun neslini, basit bir suyun özünden (nutfeden) kıldı (yarattı)..” (Secde 32/8)

ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Resim---"Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumu’s- sem’a ve’l- ebsâra ve’l- ef’idete, kalîlen mâ teşkurûn (teşkurûne).: Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz..” (Secde 32/9)


Resim

=>BOŞuna DÜŞÜNme=>bÖYLE,
Bİtsin=>MEÇHULLuk İHVÂNİm!.
TAV’AN mı?. KERHEN mi sÖYLE,
==>RABB’ına KULLuk İHVÂNİm!.


Resim

İSTER=>TAV’EN.. İSTER=>KERHEN.:

ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاء وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ اِئْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَا أَتَيْنَا طَائِعِينَ
Resim---“Summestevâ ile’s- semâi ve hiye duhânun fe kâle lehâ ve li’l- ardı’tiyâ tav’an ev kerhâ (kerhen), kâletâ eteynâ tâiîn (tâiîne).: Sonra duman halinde olan semâya yöneldi. Sonra da ona (semâya) ve arza.: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” dedi. İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.” (Fussilet 41/11)


NEFs HEVÂsında>ABDULLAH,
AKLInda==->AKLIn=>UYUtur!.
==>SİSTEMin SÂHİBi->ALLAH,
==->UNUTANLARı<=>UNUtur!.

>EL MeDED Yâ AZÎZ ALLAH!
HABÎBULLAH>RASÛLULLAH!
=>EHL-i BEYt ELi->ALİ ŞAH!.

=->ZERRe-KÜRRe SEBBEHAsı,
NANNU==>BİZ BİR-İZ SAHAsı,
TÛR’da=>SÛR SESin DUYarsa,
=>AKIL=>MUKADDES TÛVÂsı!.
=>İHVÂNim->VUSLÂt VÂHÂsı!.


celle celâlihu..
aleyhumusselâm..


Resim SEBBEHA!.
Resim NuNuNuN..
Resim VaVaVaVaV..
Resim MiMiMiMiMiM..



وَلَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ نَسُوا اللَّهَ فَأَنسَاهُمْ أَنفُسَهُمْ أُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Resim---“Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humu’l- fâsikûn (fâsikûne).: ALLAH'ı unutan kimseler gibi olmayın! Böylece (ALLAH da) onlara, kendi nefslerini unutturdu. İşte onlar, onlar fâsık olanlardır.” (Haşr 59/19)


Et Tâmmu celle celâlihu.:
Resim

Resim

YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihu!.

UYuLan=>BEZM-i ELESt BESTEsi,
DUYuLan====>“BELÂ!.”sın SEsi.:



وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتَ بِرَبِّكُمْ قَالُواْ بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُواْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Resim---Ve iz ehaze rabbüke mim beni ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim elestü bi rabbiküm kalu bela şehidna en tekulu yevmel kiyameti inna künna an haza ğafilin : Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.” (A’raf 7/172)


Resim

Şe’ÂN: her ÂN YENiden YARATış SeBBehâsı..

Şu ÂN <-> Şe’ÂN =>ŞeHÂDeti..:
SeBBeHa.. TeSBih!. feSEBBih!.:


يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---YUSEBBİHU lillâhi mâ fî's- semâvâti ve mâ fî'l- ardıl meliki'l- kuddûsi'l- azîzi'l- hakîm (hakîmi) : Göklerde ne var, yerde ne varsa (HEPSİ) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi ALLÂHI TESBÎH (ve TENZÎH) ETMEKDEDİR." (Cumâ 62/1)

Yusebbihu: tesbih eder..
Sebbaha: yüzmek..

Yerdeki göklerdeki ZeRReler yani ATOMlar ve de Kürreler-Galaksiler,
NeşRlerinden HaŞRlerine kadar döndüler, dönmekteler ve dönecekler.
Bu SeBBaHa yüzüş RAKSı hep sürecek her AN yeniden Yaratılan ŞE'ENULLAHta..
Ve ne zamAN AKILLarımız DEVR-ÂNı ANLarsa ve DEVRe İştirak ederse Yusebbuhu Zikr-i Dâimindeyiz İnşâe ALLAH!.
İşte her ZeRReye bahşedilen bu Rüşd Raksı, Yeniden Yaratış Hareketi Merkezin DENGE için ÇEKimine karşı MerkezKAÇ DÜZEN Kuvvetini doğurup VARlığı oluşturmaktadır her ÂN ŞeÂNullahta..


SeBBeHa: tesbih eder. Yüzer. Döner durur. AkL-ı SiLm BİLir ki ATOM yaratıldığı günden beri durmadan DÖNmektedir ve kıyâmete kadar da dönecektir. Enerjiyi nerden almakta ve alacak sorusunun cevâbının =>“KÛN feyeKÛN” olduğunu materyalist fizik çok geç anlayacaktır sanırım!.


Sebehâ: yüzmek, SubhânALLAH demek.
Sebbaha (mübalağa ile) ALLAH’u TeÂLÂyı tenzih ve takdis etmek.
Zerrenin
(atomun) ve kürrenin (kâinâtın) bir saniye durmaksızın takdir edilen yörüngede ve şartlarda kimseye dayanmadan/mesnedsiz parmak izleri gibi tek başlarına /RABB’larıyla başbaşa, sonsuz FeLeKLer içinde YÜZüp DURmaLarı...

Her hücrenin
"HAYY!" HAYy-kırışı...
Doğuştan-ölüme bir kere bile susmadan TEVHiD tıklayan KALBLer...
Her ŞEYy =>Her YERde, Her zamÂN, Her HÂLde ve Her NEFESte =>HeRKeSLe NAHNU=BİZ BİR-İZ BİLELiği İLE Beraber =>Sistemin Sahibi
AZÎZÜ’r- RAHÎMÜ’s-SUBHÂN ALLAH TeÂLÂ yı Maddî
/somut ve Mânevî/soyut noksanlık, benzetme ve zıddı var sanmalardan uzak kılıyorlar.. Canlı şâhidleriyiz diyorlar...

“Zâtında, Sıfatında, Esmâsında, Fiilinde ve Hükümlerinde Münezzehtir!..” MüezzinLeri!..
Yu sebbuhu: Tesbih ederler hep yüzerler..
Yüsebbuhu!: Şimdi şu ÂN da KüLLî ŞEYy =>YARATANı'nı durmadan tesbih ederken birbirine asla mesnedlenip, dayanamadan tek başına boşlukta-fezâda yüzüp-dönüp durmaktalar. Zerre-Atom ve Kürre-Kâinât =>DurmadAN Dost Raksında..
Yesebbihu: Noksansızı Et TAMM celle celâlihu'yu tesbih ve zikri ele yüzmekteler İLâHî RAKSta hamd OLsun!..


ALLAH celle celâlihu.:

Resim

M.M.M. MuhaBBetLerimLe...

Resim
KUL İHVÂNİ
Resim
Cevapla

“Tasavvuf” sayfasına dön