Bilirim

Cevapla
Kullanıcı avatarı
aksiseda
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1072
Kayıt: 11 Haz 2012, 10:01
Konum: Cümle; Âlem... ÖzNe; Aşk... Yüklem; Kulluk..

Bilirim

Mesaj gönderen aksiseda »

Resim

Sen mekândan münezzehsin,
"Ben-Sen" i "YeR" de bilirim.
Sana dair ne bilirsem,
Aslıma perde bilirim.

Oyalanırım çoklukla,
Aklım, elindeki kukla,
Var' ı bilirsem Yoklukla,
IŞIK' ı körde bilirim.

AKS-i SeDa...
"Tam" şu AN' da...
Resim
Kullanıcı avatarı
der-ya
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 853
Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01

Re: Bilirim

Mesaj gönderen der-ya »

BİLirim ki,

Hakk'a giden yol Hakk Dostlarının kalbinden geçer...

.......

GAYBÎ SUNULLAH

İkiliğin silmeyen,
Hakk'ı canda bulmayan,
"Gaybî" kendin bilmeyen,
Rabb'ın bilesi değil.

Sözleriyle, gönüllere seslenen ve erdiği sırlardan bazılarını fısıldayıveren bir şahsiyetten söz edeceğiz bu yazımızda...

Melamiliğin temsilcilerinden saydığımız ve belki de bu anlayışla kendine Gaybî mahlasını seçen Sunullah, Melami çevrelerinde İbrahim Efendi’nin halifesi olarak tanınır.

Hayatı hakkında detaylı bilgi bulunmamakta, ancak eserleriyle günümüze ışık tutmaktadır.
Kütahyalı olduğu bildirilir.
İlim tahsilinden sonra İstanbul’a gelip 1059’ da İbrahim Efendi’ye bağlanmış, şeyhi vefat edene kadar burada kalmıştır. 1065 yılında Kütahya’ya dönüp orada yaptırdığı zaviyede irşada başlamıştır. 1072’de “Ruhül Hakika” adlı eserini kâleme aldıktan bir süre sonra da vefat etmiştir. Kütahya’da bir türbede medfundur.

1059’dan 1065’e kadar sohbetlerine katıldığı İbrahim Efendi’nin ahvalini ve sözlerini Sohbetname adını verdiği kitabında açıkça kaydetmiştir.

Melamilerin akide ve görüşlerini de dile getirmesi açısından oldukça önemli bir eserdir.
Şeyhini hakkıyla temsil etmiş bir şahsiyet olan Gaybî, İbrahim Efendi’nin tarikat silsilesini ve Melami itikadını “Biatname” adlı risalesinde özetlemektedir.

1071 de yazdığı “Tarikulhak Fitteveccühil Mutlak” adlı yazısında da teveccühün Vücud-ı Mutlak’a muhabbetten ibaret olduğunu, bunun İnsan-ı Kâmili sevmekten başka yolu bulunmadığını, Vahdet mülahazası olmadan zikrin boşuna olacağını, zikirden muradın da ancak bu teveccüh, yani muhabbet ve fenâ olduğunu bildirmektedir.

Bir de divanı vardır.
O divanda geçen “Keşfül Gıta” adlı 99 beyitlik kasidesi Melamiler arasında çok meşhurdur.

"Bir vücuttur cümle eşya, ayni eşyadır Huda,
Hep hüviyettir görünen, yok Huda’dan maada... "

Mısralarıyla başlar.

Evvel ve âhirin izafiliğini, meydana gelen her şeyin ilahî tecellîden ibaret olduğunu anlattığı bu şiirde, Hüviyetin zuhurunu dile getirir ve Zâtına duyduğu aşkla güzelliğini seyretmek isteyen o Tek ve Mutlak olanın zuhura gelme muradıyla, gizli hazinesinin fetholup sırrın keşfedilir hale gelmesi için, Arşı, Kürsîyi, unsurları, nebat, ve hayvanı geçtikten sonra, en kemal haliyle kendini ancak insanda seyrettiğini anlatır.

Birçok şiir ve ilahîsine konu olduğu üzere "âdem yani insan, varlığın özü ve kemal halidir. Âşık, özünü bilmek, Hakk’ı apaçık görmek istiyorsa, âdeme gelmelidir. Hakk’a giden doğru yol "senden sana"dır. Âdem Kur’an’ın sırrıdır, Rahmanın arşı ve Zât-ı Subhandır. Nişanı , izi olmayana nişan, âdemdir. "

"Ham olan puht olmadan yere düşerse nâgihân ,
Puht olunca nice bin yıl seyrede ol ham daha"

(Ham olan ansızın olgunlaşmadan yere düşerse, olgunlaşıncaya kadar, ham olarak daha nice bin yıl seyre devam eder.)

"Puhtenin içi bütündür düşse yere ol dahi
Yine kendu mislinin aynına düşürür kaza"

(Olgun olanın içi bütündür, o yere düşse de, kaza onu yine kendi denginin / benzerinin aynısına düşürür)

Mısralarıyla bu âlemde olgunlaşmayanların tekrar devre düşeceklerini ifade etmesi, bazılarınca tenasuh /reenkarnasyon gibi anlaşılmıştır.

Gaybî’ye göre ise göre, devir ile tenasuh aynı şey değildir.

Devir, Berzah âleminde olur. Eğer unsurlar âleminde olsaydı, Tecellîyatta tekrar ve aynılık olurdu" demektedir.

Gaybî, insanın devrini tamamlayıncaya, aslına erinceye kadar dünyada kazandığı huya göre aldığı suretlerde gezeceğini söylüyor. Fakat bunlar manevi olup unsurlar âlemiyle ilgili değildir.

"Hakikâte vasıl olanların bu âlemden ayrılmaları halinde sırlarının başka bir mazharda ortaya çıkacağını anlatması da reenkarnasyona işaret değildir. Ona göre, Kâmilin tahakkuk ettiği hakikâtten biriyle zuhur anlamına gelmektedir. Ârif bir kimse, vefatından sonra kendisi ıtlak âleminde olduğu halde, bu unsurlar âleminde olan diğer bir âriften görünür ve onun ayniyetiyle zâhir olur.

İnsan en sonunda hakikâte erecek, ebedî bir söz olacak, vücudundan, vehmi ve mukayyed varlığından soyunacaktır.

Bu hedefe ulaşmada imam aşktır, aşkı inkâr eden, Hakk’ı inkâr eder.
Âlem suret-i aşktır, aşk olmadan yapılan ibadetler de tam değildir."
Tacın, hırkanın, taklidin, ham softalığın, riyâ ve gösterişin bu yolda yeri yoktur.
Melamiliğin esasları diyebileceğimiz bu görüşler aşağıdaki dizelerde iyice belirginleşir:

"Tac mârifet tacıdır
Sanma gayri tac ola
Taklid ile tok olan
Hakikâtte aç ola..."

Aynı anlayışa;
“Hararet nardadır, sacda değildir,
Keramet baştadır, tacda değildir,
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs’te Mekke’de, Hac’da değildir” diyen Hacı Bektaş Veli’de de rastlanmaktadır.

Hakk’ın insanın özü olduğunu ve özünü bilene Rububiyetin tac olacağını anlatan Gaybî, "O bir ile bir olup cümle âleme dolan ve sultanlığı bulanın artık kulluk edemeyeceğini" söyler.

Vahdet zevkine erişmeyenin ise, Cennete bile girse gerçek lezzeti bulamayacağını bildirir.

Eğer abid eğer zahid
Bu tevhidi anlamazlar
Dost zatına mazhar düşen
Kendözünü insan görür

Diyerek de görüşünü pekiştirir.
Ona göre,
"Dost iline girmeyip varını yoğunu dosta vermeyen ve Hakk’ı burada göremeyenin yarın da görmesi mümkün olmayacaktır."


"Kendini bilene hakikâtin mirac olacağını" duyuran bu dost seslenişi duyanlardan olmak dileğiyle...

Alıntı
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s
Kullanıcı avatarı
aksiseda
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1072
Kayıt: 11 Haz 2012, 10:01
Konum: Cümle; Âlem... ÖzNe; Aşk... Yüklem; Kulluk..

Re: Bilirim

Mesaj gönderen aksiseda »

Yolumuz bir Hak Dostunun Kâlbinden geçsin inşallah.

Kalpler özünde hep Allah' a dosttur da özünden uzaklaşanlar kalbiyle dost olamıyor ki Sevgili Derya Can.

Dileyelim ki Alemlerin Rabbi olan Allah bizleri kalbimizle, kalbimizi de kendisi ve dostları ile dost eylesin.

Şüphesiz ki Allah kalplerin özünü hakkıyla bilir.5/7

Selam,sevgi ve dua ile


Resim
Kullanıcı avatarı
der-ya
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 853
Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01

Re: Bilirim

Mesaj gönderen der-ya »

amin inşaAllah...
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s
Kullanıcı avatarı
aksiseda
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1072
Kayıt: 11 Haz 2012, 10:01
Konum: Cümle; Âlem... ÖzNe; Aşk... Yüklem; Kulluk..

Re: Bilirim

Mesaj gönderen aksiseda »

Yakınmışsın bana benden,
Sakınmışsın beni benden,
Haberim olmazdı SEN’ den,
HaBiB’ in der de bilirim.

Aks-i SeDa
BiR Nefeste ki O beste...
6 Eylül 2012

Resim
Kullanıcı avatarı
HAYY-DOST
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1853
Kayıt: 16 May 2009, 02:00
Konum: TASAVVUF TALEBESİ

Re: Bilirim

Mesaj gönderen HAYY-DOST »

SEVEN SENSİN,
ÖVEN SENSİN
BİLEN SENSİN
BEN NE BİLİRİM
?
Resim
Cevapla

“Kendi Şiirleriniz” sayfasına dön