SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Muhammed Sıddık Hekim (k.s.) hazretlerinin hayatı ve eserleri.
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12115
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Mesaj gönderen kulihvani »

Çok kıymetli Hocam,
Siirtli Hafız Muhammed Sıddık Hekim (ks) Nakşî Tarikatı Şeyhi idi.
İzlediği Tarikat Zinciri:
Şeyh Alâaddin Aydın(ks)
Pîr Ali Hüsameddin(ks)
Şeyhü’l- Hazîn (ks)
Şeyh Osman et-Tavilî (ks)

Hayatı boyunca dilinden düşürmediği Mübarekleri ile sonsuza kada Rahmetler dileriz Aziz CANHOCAma…
Kendisine bağlı olanlara: “Şeyh Alâddinin Güvercinleri!” derdi..
Bu Güvercinlik Dünyasında SIDDIK Hocamın Neşesini Hizmete sunarız İnşâallah..



Resim

Şeyh Muhammed Hazîn'in (ks) Türbesi)


ŞEYH-ÜL-HAZÎN LAKABIYLA MEŞHUR ŞEYH MUHAMMED FERSÂFÎ
(H. 1235-1308 / M. 1819-1890)

Sâlih Sıbkî Hazretlerinden dersler almıştır.
Sâlih Sıbkî Hazretleri Bitlis velîlerinden. Aslen Bitlislidir.
Doğum târihi bilinmemektedir.
1852 (H.1269) senesinde Cizre’nin Buhtan Dağı köylerinden Basret’te vefât etti. Türbesi bu köydedir.

Şeyh Muhammed El Hazin" Hz : ŞeyhMuhammed El-Hazin Miladi 1820 yıllarında Siirt ’ten 10 Km. Aydınlara 8 Km mesafedeki Dereyamaç (Fersaf) Köyü’nde dünyaya gelmiştir.
Dereyamaç’a Aydınlar İlçesi’ne giden yol ayrımından gidilmektedir.
Şeyh Muhamme d El-Hazin Hz. genç yaşta Irak’a Şeyh Osman’ın yanına ilim tahsiline gider.
Siirt’e döndü ğünde Ulu Cami’de va’az ve nasihatlara başlar Hicri 1308, Miladi 1891 yılında vefât eder.
Fersaf’ta (Dereyamaç Köyü) bulunan türbesi halk tarafından ziyaret edilmektedir.
Şey l-ül Hazil Hz. hayatta iken, türbesinin yerini göstererek Halid Bin Velid’in (R.A.) savaş sırasında çadırını buraya kurduğunu söylediği rivayet edilir.
Türbenin yapımı sırasında toprağın altında birkaç ok ve kıvırcık saçlı bir şehit bulunmuştur.



Torunu Şeyh Muhammed Kâzım bin Şeyh Şerâfeddin (Hicrî: 1296-1378 / Milâdi: 1878-1958)
Anlatır kİ:


Dedem Şeyh Muhammed el Hâzin’in Arapça bir münâcatı vardır.
Münâcâtında, Allah’ tan visali istemiş, Allahü teâlâ ise ilhamla O’na şöyle cevap vermiştir:


“Yâ Hâzinu kad karrabtüke ileyye bil visâli
Ve refe’tü lekennikâbe an vechi Cemâli”


“Ey Hâzin, seni visalim ile kendime yaklaştırdım.”
Ve perdeyi cemalimin yüzünden sana kaldırdım.”


Bazı kasidelerinde; “Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Zülcenaheyn, yedi yaşımda iken bana hırka giydiridi” demiştir.
Mevlânâ Hâlid, vefât ettiğinde Şeyh-ul Hazin yedi yaşındaydı. Şeyh Muhammed el Hâzin’in bazısı Arapça, bazıları Kürtçe olmak üzere kasideleri vardır. Şeyh, bu kasidelerin bazılarıda Allah’ın kendisine
ihsân ettiği nîmetlerden bahsetmiştir Ceddim Muhammed el Hâzin

Mmütevatir kerâmetlerinden biri de, vefatından hemen önce:

“Gök ve yer onların ardından (helâkine) ağlamadı, onlara mühlet de verilmedi” (Duhan Sûresi:29)
Meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyup, tefsir ettikten sonra şöyle der:
“Melekler kuş sûretine bürünüp Allah’ın bazı velîlerinin cenâzeleri ile birlikte giderler.”
Cenâzesi ile birlikte hazır olanlar, bu yabancı kuşları görmüşlerdir. Cenâzede hazır olanlardan Molla Abdülmecid ve Hacı Abdiş’ten bu kuşların cinsini sordum. Şimdiye kadar benzerlerini görmediklerini söylediler. Allah (celle celâlühü) bizi bereketlerinden faydalandırsın, Âmin.


Şeyh Muhammed el Hâzin tarikatı, Şeyh Osman et-Tavilî’den (H. 1195-1283/ M. 1780-1866) almıştır.
Şeyh Osman da Mevlânâ Hâlid Zülcenehayn’dan almıştır.
Mevlânâ Hâlid, Hicrî 1193’te Süleymâniye’ye bağlı Karadağ nahiyesinde doğmuştur.
Kendisi 3. halife hazret-i Osman (radiyallahü anh)’ın zürriyetinden Pir Mikailoğullarından Hüseyin oğlu Ahmed’in oğludur. Hicri 1242 yılında veba hastalığından Şam’da vefat etmiştir.
Şeyh Osman Tavîlî, kendisi ve çocukları seyyidliği iddia etmedikleri halde, baba tarafından Hüseyni, ana tarafından Hasenî idi…


Şeyh Muhammed el Hâzin (ks) Hazretlerinin meşhur salavatı anlamı ve geniş hayatı için sitemizde link:
http://www.muhammedinur.com/modules.php ... ge&pid=921
Resim
Kullanıcı avatarı
nur-ye
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 8973
Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen nur-ye »

Resim

ZEVK 1514

SIFIR Sahrasın SIDDIKı Sırr-ı SUBHÂN Süvarisi
Gönülden Gönüle Esen, Yersiz-Yurtsuz Rüzgâr gibi
ASl-ı Ârif Âlâaddin Resim PÎR Hüsameddin Vârisi
Bâtın “Muhabbetin fillah!”Resim Zâhir, Halkın hakkı SEVgi!..


Resim

Muhammed Sıdık Hekim k.s babamızı Kul ihvanimizin GÖNÜL gÖZünün sesinden sıkça dinliyoruz şükürler olsun.
HAKK ERENlerimİZin HİMMETİ cümlemizin üzerine olsun Mubarek RUHu şad olsun Sonsuz RAHMETler yağsın üzerine إِن شَاء اللَّهُ
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12115
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen kulihvani »

DeVR-i DeVR-ÂN
SeYR-i SeYR-ÂN
CeVL-i CeVL-ÂN
HaYR-i HaYR-ÂN

Resim

ZaMM-AN da ANN
ANN da ZaMM
-ANNN!..

İNS-AN daki İNs-ANNN!!!!


Resim

ZEVK 4460

İLMek İLMek “NEFES” lerle, “ÖMÜR” Diye ÖR-düğüMüz
“BİZ BİR-İZ”de MîM NOKTAsı.. Gönül gÖZle GÖR-düğüMüz
HaBLi’l- VeRiD MUHİTine; MERKEZ: “OL-AN” ı YARATAN
(el RABB celle celâluhu)
ABDuHU - RASÛLuHU da; BİZ BİR cAN-ız, KÖR-düğüMüz!..


09.05.11 12:46
glbş-nkr


Aziz Hocam kaddesallahu sırrahu!
Hep buyururdun ya:
“İnşâe ALLAH CeNNette SûK-i MuhaBBette yine SOHBet ederiz Abdullatif!”
RuHun Şâd olsun RaHMt-i Mutlakta ebeden ve ecmâin inşae ALLAH cAN Hocam!..
Resim
Kullanıcı avatarı
simurg
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 928
Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen simurg »

Ölüm'ün ölüm olmasına ne bir sözüm
nede itirazım yoktur.

Olmasıda zaten düşünülemez,

Hakk ile vuslat eden gönlü pak büyüklerimiz için düğün bayramdır,
bütün iman ehli kullar içinde düğündür ve bayramdır hüsn ve zannı ile
yine boynumuzu eğer, yine teslimiyet ile sonsuz rahmete gark olduğuna eksiksiz imanımız ile

ebedi yatağına emanet ederiz sevdiklerimizi.
Mekanı cennettir, gül gülistandır, nurlar içinde ebedi huzurdadır,deriz.


Allah böyle emretti, veren Rabbim aldı emaneti der ferahlanırız.

Lakin şu ayrılık düşüncesi sarınca kalbimi,
bu özlemek duygusu gitmeyince insandan,
birde gidene gitme diyemiyorsak,
o ayrılık bizi eksik bırakıyor,

göz cemal ister deniyor ya, aynı öyle işte,

kalbimiz hep bir olsa da,
göz cemal istiyor,
ayrı olmaya gücü yetmiyor insanın

ayrılığa dayanmak dayanmaların en zoru,

bir ümidimiz ise,

İnşaallah ebedi hayatımızda birlikte olmak duamız,

dünyada biribirini seven,
biribirine sevdirilen,
yakın ve akraba ve din kardeşi edilen,
BİZ olmuş olan herkes ebedi hayatta hep BİR olur inşaallah..

Dünyada da ayrılık özlemek olmasın,
Allah celle celaluhu BİZleri sevdiğimiz herkesi

iki cihanda bir ve beraber eylesin,

bütün ümmet-i Muhammedi af ve mağfiret edip sonsuz nimetini bağışlasın inşaallah.

Amin.

Aziz ve mubarek Siirtli hocamızı,ismen duyup sevmeme vesile olan Kulihvani hocamdan
Rabbim ebediyyen razı olsun.

Siirtli hocamın da makamı alaa ,ruhu aziz olsun inşaallah. Ve amin.
Kullanıcı avatarı
aNKa
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 2764
Kayıt: 02 Eyl 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen aNKa »

Bugün Rahmetli Siirtli Hocamız Muhammed Sıddık Hekim (k.s.) nun vefat yıl dönümü. Allah c.c. mekanını cennet eyleye, kabrine nur_u mim yağdıra inşaallah...



Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12115
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen kulihvani »

DeMden Resim DeMe Resim ÇİLe ÇÖLüMde Resim cANda cAN Hocam...

Resim

1971 yılında antalyayadaydım. Kayınpederim rahmetli Adanalı lakablı Akkaşoğlu Siirtli MuhaMMed Sıddık kaddesallahu sırrahunun 1948 yılından beri en yakınlarından ve müridi idi..
Ramazan Ayı idi..
“Serçe Hafızın evinde Siirtli Hafız Hocamız hatimle namaz kıldırmakta hazırlan gidelim!” dedi gittik. Namaz sonunda ilkkez gördüm, tanıştırıldım..
İnce kıvrık dudakları titreyerek ve ellerimi avcunda uzunca tutarak ismimi defalarca tekrarladı:
“Abdüllatîf!..”

*

Nice yıllar geldi-geçti..
Aziz Hocam bir gün bir ANda konuşamaz olmuştu..
3 yıla yakın böyle yaşadı evinde ve hiç dışarı çıkmadı..
Aksaraydan Hacı Mahmut gelmişti ve Hacı Anne evde yoktu. Zekeriyya Toprak vardı evde biz de gittik..
Sadece seyretmekte idi.. sessizce ve sabırla.. bilinci tamm yerindeydi.. sadece sükûttu..
Biz İkindi namazını yan odada kılarken kapıya geldi, hüzünlü bir yüzle bizi seyretti.
Dönünce her zamanki gibi çok rahatça şaka yaptım:
“Bu nasıl iş seninkisi BaBa, neden konuşmuyorsun, senin kim olduğunu bilirim şükür!” vs. dedim.
Birden doğruldu kalktı masaya geldi kolunu sıvadı ve bilek güreşine oturdu gülerek. Yenildim..
Zekeriyya ve Mahmutta yenildi..
Hacı Mahmut :
“Efendi Babam sana Aksaraydan selâm getirdim!” deyince hüngür hüngür ağlamaya başladı, hemence ayrıldı ve hep yattığı yatağına uzandı…

**

SıRRımızda Sıdddık Hocam!
RUHun şâd olsun ebeden RAHMet içinde ol!
Kur'ân-ı Kerim ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yolunda kaderimizce-Kadarımızca Hasbî Hizmetteyiz inşae ALLAH!..


***

İnşae ALLAH birgün
"Siirtli Hafız Muhaed sıddık Hekim kaddesallahu sırrahu" ANılarımızı yazmak nasib olur bendenize..
7 yaşı dolmadan A’ma bir Hafızdan A’ma iken Kur'ân-ı Kerimi hatmen, HAFIZ olan Aziz Hocam,
ilginç bir manevî işaret sonucu bir Ramazanda Leyle-i Kadir Geçesi teravih namazı içinde tüm Kur'ân-ı Kerim Hatmiyle kıldırdığı meşhur Namazın Kur'ân-ı Kerim SESi kasetlere alınmıştı..

Bu kasetlerle yıllarca her Leyle-i Kadir Geçesi Kumluca’ya gider biz de BİRlikte Kur'ân-ı Kerim hatmeder sahur yer sabah namazını kıldırırdı..
dİZ dİZe BİZ BİR-İZliğmİZ çok ama çokçadır hamdolsun!..

İşte bu kasetler benim sürgün kaderimin rüzgarlarında benle BİRlikte esip gelen tek ŞEY sayılırdı..
Ahmed Çakır canımızın hep olan kıymetli Hasbî Hizmetlerinden oldu ki kasetleri, sanal ortama MP3 olarak hazırladı ALLAH celle celâluhu razı olsun ebeden…
Ayrıca normal hatim okuyuşuyla Kur'ân-ı Kerimi 30 kasete de okumuştu.
Kendi cebinden kaset alır doldurur ve hadiye ederdi.

“Ben ölünce okursunuz bana da RAHMetler gelir!” buyururdu.. Sebilillah idi...
Rahmetenli’l-âlemin Ravzasında Sıddık Hocam canımız…

HaKK ALLAH celle celâluhuya yürüdüğün günde RAHMET BULutun olsun Aziz HocaMMM!..


https://rapidshare.com/files/1680398278 ... yfa125.mp3
https://rapidshare.com/files/3924479699 ... A1S194.mp3
https://rapidshare.com/files/1813077051 ... yfa335.mp3
https://rapidshare.com/files/450144679/ ... yfa535.mp3
https://rapidshare.com/files/1178875790 ... 534Son.mp3

Resim

HUU DOST!..

Âşık Ağyâre Sırr Söylemez
Diyen Bilmez
, Bilen Demez
Kendisinden SÖZ Eylemez

AR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Döndürür HAKKtan Azanı
Resim Çağırır Aklı İz
anı
Resim Allah İçin AŞK Ezanı

Câri ı Muhammed Sıddıkın...

*

Divanda Destur Durulmuş
Vuslatta VELÎ Vurulmuş
Resim Belâ Bazarı Kurulmuş

DÂR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Gözü Muhabbet Merceği
Resim Sözü Tevhidin Gerçeği
Sanki Cennet
, Can Çiçeği
HÂR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Resim Tezi Sıfır-Sonsuz Dildir
SIDDIK
ın Sırrın Temsildir
Resim Dünya
-Âhret Selsebildir
VAR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Resim Şah-ı Şeriat Sahibi
Kırık Kalblerin Tabibi
Hallaku
l- Hakkın Habibi
YÂR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Resim Hizmet İçin Sîne Sazı
Hakk
ın Halkı, Naz-Niyazı
Arzdan Arşa AŞK Avazı

ZÂR ı Muhammed Sıddıkın...

*

Şah-ı Şühûd Şeyhül- Hazîn
Resim Pîri Ali Hüsamedddin
Resim Şeref
-i Şeyh Âlâaddin
ER i Muhammed Sıddıkın...

*

Geçmiş Benlik Nefesinden
Yalan Dünya Hevesinden
Nâzik Nefsi Şerr Sesinden

Berî Muhammed Sıddıkın...

*

Resim ALLAH İçin Resûl İçin
Sorulamaz Neden
-Niçin?
Kalbden İçre FUAD İçin
Yeri Muhammed Sıddıkın...

*

Resim Aşkın Şemâil-Şekili
Resim Vuslat Vâlisin Vekili
El
-ÂN Dört Sancak Çekili
Biri Muhammed Sıddıkın...

*

HAKKı Derim Dem Bu Demde
Resim Lâzımı
-Lâyıkı Hem De
Resim Yedi Cevâhiri CEM
de
Diri Muhammed Sıddıkın...

*

Kalbi Kalble Karşı Görür
Cennet İçre Çarşı Görür
Resim Biiznillah Arşı Görür

Körü Muhammed Sıddıkın...

*

Resim Terbiyede-Tezkiyede
Resim Tasfiyede
-Tecliyede
Kalbi
, SEYR-ÂN Ede Ede
Duru Muhammed Sıddıkın...

*

Dili DOSTun Dost Dilidir
Mest Muhabbet Menzilidir
Resim Kalbimizin Kandilidir

Nuru Muhammed Sıddıkın...

*

Serine Sürme Sürülmüş
Defteri Burada Dürülmüş
Resim Ezel
-Ebed Üfürülmüş
Sûru Muhammed Sıddıkın...

*

l- Celâl!.. Cemâl Çağıdır
Dost Muhammed Menbağıdır
Resim Sâadatların Sırr Dağıdır

Tûru Muhammed Sıddıkın...

*

Resim İnadın Dörde Bölesi
Resim Ölmeden Önce Ölesi
Resim Çogu Dünyanın Kölesi

HÜR Ü Muhammed Sıddıkın...

*

KUL İhvanî UY-ÂN-Davran
Nefes Nefes Geçer Her ÂN
MEDİNE’ye Giden Kerv
-ÂN
YÜRÜ!.. Muhammed Sıddıkın...

Resim kaddesallahu sırrahu..


04.04.1999 15:15
a n t a l y a..
BİR Zamanda…




Temsil: Bir şeyin aynısını veya mislini yapmak. Benzetmek. Teşbih etmek. Örnek, nümune söz. (Bak: Kıyas-ı temsilî)
Selsebil (a): Tatlı, hafif, güzel su. Cennette bir su kay¬nağının adı.
Hallaku’l- Hakk: Halkaden el Halık ve el HAKK olan ALLAH celle celâlihu.
ZÂR: f. İnleyen, sesle ağlayan. * Zayıf, dermansız.
Berî: (Berâet. den) Kurtulmuş. Temiz. Kayıt ve hüküm altında olmayan. Zimmeti bulunmayan adam. Hiçbir karışıklık, kusur ve noksanı olmayan. Hastalıktan sâlim olan. (Bak: Ber')
FUAD: Kalb içinde Kalb, Ruh durağı..
Dem: f. Nefes. Soluk. * Ağız. * Nazar. * An, vakit, saat. * Koku. * Kibir, gurur. * Âli, yüksek. * Körük.
Cevâhir: (Cevher. C.) Cevherler. Çok kıymet verilen ve az bulunan şeyler, çok kıymetli mâden veya taşlar. * Mc: Çok kıymetli söz veya faydalı yazılar.
Biiznillah: ALLAH celle celâlihu nun iziniyle.
Menbağ: Kaynak. Nimetin veya herhangi bir şeyin çıktığı yer. Suyun çıktığı yer. Pınar.
Sâadatlar: Tarikat silsilesindeki Büyükler, Efendiler.

Tûr: Musâ Peygamberin (A.S.) Allah (C.C.) kelâmına nâil olduğu, Süveyş ile Akabe Körfezi arasındaki bir yer ve bir dağ ismi. Cebel-i Musa veya Tur-u Sinâ da denir. * İbn-i Sinâ'nın ceddinin ismi. (Bak: İbn-i Sinâ)
TERBİYE (a): BEDENsel.. Besleyip büyütme, beslenip büyütülme; eğitim; görgü;
TEZKİYE: NEFSÎ. Temizleme.
TASFİYE: KALBÎ.. Arıtma, Saf kılma, kılınma, saflaştırma, temizleme, arıtma.
TECLİYE: RUHÎ.. Cillalamak. Tertemizkılmak.
Resim
Kullanıcı avatarı
aNKa
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 2764
Kayıt: 02 Eyl 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen aNKa »

Rahmetli Siirtli hocamız Muhammed Sıddık Hekim (k.s.) in eşi hacı annemiz HANİFE HEKİM Hakkın rahmetine kavuşmuş.
Mekanı cennet olsun.. ALLAH RAHMET EYLESİN

(galü İnna LİLLAHİ ve İnna İLEYHİ RACİUN)
Resim
Kullanıcı avatarı
kulihvani
Site Admin
Site Admin
Mesajlar: 12115
Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen kulihvani »

Resim

Aziz Hocam MuhaMMed Sıddık Hekim kaddesallahu sırrahu hem hocam, hem haldaşım hem de sırdaşımdı.. Kaderin nerden nereye savuruşu.. Hanife Anneyle evlenişi.. gurbet ve hasret yılları.. tek oğlu değerlican Hüsameddin.. geçen yıllar ve hatraların defteri her can taşıyanınki gibi Hanife Annemiz de dürüldü gitti dün 1 mayısında 2013 ün.. bu âlemde tek düzen ve denge sahibi, HaKK Teâlâ… nice günler geçirdik acı-tatlı Gödene-Altınyaka Yaylasında.. Aziz Hocamın ruhu ŞÂDolsun..
Hanife Anneye de ALLAH celle celâluhu Rahmet eylesin!..
Resim
Kullanıcı avatarı
HAYY-DOST
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 1853
Kayıt: 16 May 2009, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen HAYY-DOST »

Resim
"HER NEFS, ÖLÜMÜ TADACAKTIR"
ALLAH RAHMETİYLE MUAMELE EYLEYE...
ÖLENLER UNUTULMUYOR, LAKİN İNSAN ZAMANLA ALIŞMAK ZORUNDA KALIYOR....
ONLAR ÖNDEN GİDENLER, BİZE HASRETLERİNİ BIRAKIP GİDİYORLAR...
HASRET ÇEKEN GÖNÜLLERE ALLAH, İNŞİRAH EYLEYE...
DİLERİM, HANİFE ANNEİ UMDUKLARINA NAİL OLMUŞTUR...
CÜMLEMİZE HAYRLI YAŞAM, HAYIRLI ÖLÜM VE HAYRLI DİRİLİŞ GÜNÜ NASİB EYLEYE....
KULİVANİ MUHTEREM HOCAMA, VE HANİFE ANNENİN DİĞER YAKINLARINA ,
BAŞ SAĞLIĞI, VE SABIR-I CEMİL DİLERİM...
Resim
Kullanıcı avatarı
Gul
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4957
Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen Gul »

Resim
Hanife Anneye Rabbimiz celle celâluhu'dan cennet sohbetleri dilerim. Allah rahmet eylesin...
Resim
Kullanıcı avatarı
Hakan
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4558
Kayıt: 08 Eki 2006, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen Hakan »

Allah rahmet eylesin. Rasulullah SAV. den şefaat dileriz inşallah.
Muhammedi meşrebim aslı Muhammed Mustafa SAV. hizmetkarı Dosd Muhammedi Muhammed Sıddık' a sonsuz dualarımız, şükranlarımız ve sevgilerimizle... Başı sağolsun...
Resim
Kullanıcı avatarı
der-ya
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 853
Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen der-ya »

HAYırlı OLsun yeni mekânı inşaALLAH....

YA Rabbimm, BİZlere de ölmeden önce ölmeyi nasip eyle,
HER DEM DİRİ BİR GÖNÜL ile YAŞAT ALLAH'IM...

amin..
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s
Kullanıcı avatarı
Hacer
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Mesajlar: 490
Kayıt: 03 Nis 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen Hacer »

Hacı Anneme ALLAH celle celaluhu den RAHMET diliyorum
ALLAH celle celaluhu mekanını cennet etsin şükürler olsun RABBIME Muhammed Sıddık BaBama misafir olmak ve evimde ağırlamak nasip oldu. Telefon açtığım zaman Hacı Annem, hal hatır sorar "tamam kız hemen babana veriyorum" derdi. Bana ALLAH için birbirlerini sevenlerin öbür dünyadaki durumlarını anlatırdı Muhammed Sıddık babam ALLAH celle celaluhu şefaatini nasipetsin inşaallah mekanlarını cennet etsin bütün geçmişlerimizin, ve ÜMMeti MUHAMMEDin inşaallah.
Resim
Kullanıcı avatarı
turguthan
Üye
Üye
Mesajlar: 20
Kayıt: 08 Şub 2013, 00:07

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen turguthan »

Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Cenaze Namazı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Sahiheyn ve Nesai`de gelen bir diğer rivayette şöyle denir: "[Resulullah (sav)] Necaşi`nin ölüm haberini öldüğü günde haber verdi ve: "Kardeşiniz için (Allah`tan) mağfiret taleb edin" dedi ve başka bir şey söylemedi."
HadisNo : 3059


Merhumeye Allah’tan Mağfiret diler, geride kalan sizlere sabrı cemil niyaz ederim.
Resim
Kullanıcı avatarı
nur-ye
Özel Üye
Özel Üye
Mesajlar: 8973
Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen nur-ye »

Resim


SOHBEte mi ->yiNE Hocam?
HASBî Hizmet DÎNE Hocam!
->SEKiz KÖŞe >KASKEtinLe!
cÂN-cÂNÂN CENgiNE Hocam!.


ZEVK 7245

->ÇiLLe ÇÖLLerimde ->kALdım!. ->ÖZüm KÖZLedim cÂNHocam!
“BİZ BİR-İZ”İZ>SıRRın SALdım!. >SıRRım SÖZLedim cÂNHocam!
İnsÂNLar KuRTLa-kOYUNdu
“SADAKAt SıRRı”n sOYUNdu
->“DERuNî DERy”-ya ->DALLdım!. ->SENi ÖZLedim >cÂNHocam!.


25.11.15 13:32
brsbrsm..tktktrdtkkmdçğlkk..


Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
Zehra
Saygın Üye
Saygın Üye
Mesajlar: 278
Kayıt: 10 Ağu 2007, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen Zehra »

12 Yıl Evvel bir DOST gönderdik dünyadan

4 mayıs ikibin dokuz
Hakka yürüdü Cân Babamm
Kaldık geride öksüz
Muhammed Sıddık hocamm

Ruhun Şâd olsun babammm
Rahmetler yağdırsın Yüce Rahman
Cânda Cânân Gül Rasulüme Cândan sevdalı
Ve yürekten vurgundu Cânn hocamm

Seninle bağım hiç kopmadı kopmayacak
"Bu baba kız sevgisi ahirette son bulacak
Bizdeki sevgiye melekler gıpta ile bakacak"
Demiştin Siirtlim Hafız Babammm

Güvercinler var gurbet ellerde
Senin sevgin bu gönüllerde
Şeyh Alââddinin sadık güvercinleri
Kanatlandı aşk ve samimiyetle
Ve tabikii BİZ BİRiz Kulihvanimle

Onbir ayın Sultanı Ramazan'da
Seninle mukabele yaptık Hafız baba
Sen okudun biz takip ettik
Ve güvercinlerle sana hediye ettik
Ruhun Şâd olsun Cânn Babammm

Muhammed Sıddık Cân hocama
Bu mektubum sana
Senin deyiminle "Abdullatif" başımızda
Muhammedi Melâmet yolunda

Gül Rasulüme Cândan sevdalı Dostumuza
Bir demet gül ve gönül dolusu dualarımızla....

4 mayıs 2021 salı
Gece 1:30
Almanya

Resim
Kullanıcı avatarı
Hakan
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 4558
Kayıt: 08 Eki 2006, 02:00

Re: SİİRTLi HOCAMıZ (ks) HAKK'a YÜRÜDÜ!.

Mesaj gönderen Hakan »

Resim

Resim

ZEVK 1444

Ahmak Giyinmiş Bir ÖLÜ, Âşık Soyunmuş Bir DİRİ-dir
Ahmak CAN İçin Baş Koyar, Âşık KURBAN Eden BİRİ-dir
AŞK Sahrasın Süvarisi, Mest-i Muhammed Sıddık Dost!
Ahmaksa da Kervanında, KUL İhvanî KITMİRİ-dir!...

22.04.1999 13:25


Suvari: f. Ata binmiş. Binici.


Resim

ZEVK 1456

Can Muhammed Sıddık! Muhabbet Medâr Efendim!
Sırr-ı Subhân Seferinde Saadat-ı Serdâr Efendim!

Kesbî-Vehbî-Veysî-Vahyî! Aşk Kanatlı Aşk Kuşları!
Âşıkların Ayak İzi, Denize Kadar Efendim!..


11.05.1999 12:45

Kesbî: Çalışarak elde eden,
Vehbî: Hibeyle elde eden,
Veysî: Resûli seçişle elde eden,
Vahyî:İlahî seçişle elde eden..


Resim

ZEVK 1457

Başımda Dönen Felekler! Kalbimde DOST Değirmeni
Un-Ufak Etti Efendim! SIFIR Etti Sende Beni..
Âriflerin Kalbi KIBLE! Kulluktan Gayrısı Küfür
SU’k-ı SIDDIK Sohbetinde, Soyduk Şükür Canı-Teni…


11.05.1999 13:55

SU’k-ı SIDDIK: Muhammed Sıddık Hekim Hazretlerinin İlahî AŞKı alış-veriş Çarşısı. Rahmetli Hocam: "Abdullatif, Cennette bir Suk-i MuHABBEt, Muhabbet Meydanı-çarşısı var ki ALLAH için Birbirlerini sevenler orada da CEM' olup sohbetler derler. İnşaallah BİZ BİRlikte oluruz orada" derdi.
Âriflerin Kalbi KIBLE: Hakk'a giden YOL Hakk Dostlarının kalbinden geçer daima. El Ele El YEDULLAHa inşaallah..


Resim

SADAKAT SIRRI

KUL İhvanî

ZEVK 1491

Kâinâtın Kölesi Oldum! Kanaat Yok-Tevekkül Yok!
Tamahla-Hırs-Şehvet-Gazab, Kalbimi Virân Eyledi!
Ehl-i Nifâk, Ehl-i Riyâ, Ehl-i Dünyayyım! Derdim Çok!
Sordum Sırrın SIDDIK’ına :“Otur Oğlum!..Otur!..” Dedi..


28.07.1999 12:59
Lârâ Sahilleri..


Kanaat: Aç gözlü olmayıp hırs göstermemek. Kısmetinden fazlasına göz dikmemek. Helâl ile yetinip haramı istememek. Az şeyi de olsa kısmetine razı olmak.
Tevekkül: İşi başkasına ısmarlamak. * Sebeblere tevessül ettikten sonra neticesini Allah'a bırakmak. Allah'tan gelene razı olmak. Kendine ait vazifeyi yaptıktan sonra neticelerini Allah'dan istemek. Kadere razı olmak. Hakka güvenmek. * Yeis ve kederden uzak olmak. * Âcizlik göstermek.
Tamah: (Tımah - Tumuh) Bir şeye göz dikip bakma.
Gazab: Hiddet, öfke, dargınlık, kızgınlık.
Nifâk: Müslüman gibi görünüp kâfir olmak. İki yüzlülük. * Bozuşukluk, ara açılmak. * Dinde riyâ etmek. * İhtiyaca sarf olunacak şeyler.
Riyâ: Özü sözü bir olmamak. İnandığı gibi hareket etmeyiş. İki yüzlülük etmek. Gösteriş için yapılan hareket.




Bu bir ZEVKtir ki NEFSim!..
Doğru OKU!
AŞKı Anla!..


Resim

Ömrümün o zamAN Dilimleri çok ilginç İmtihan Sorularıyla geçmekte idi..
Çok erken emekli olmuş, Mimar olduğunu söyleyen oğlumla bir de ortak alıp büro açmış iş yapmaya uğraşmaktaydık..
Resûlullah sav’in Özel ve Güzel yardımıyla 1954 yılından beri Antalya’da yaşayan ve Siirtli Hafız diye meşhur olan Muhammed SIDDIK Hekim Hocamla Benden taleb ve O’ndan dâvet olmaksızın Resûllah sallalahü aleyhi vesellem’de yeniden buluşmuştuk.
İlk defa 1971 yılında görüşmüş ama Aksarayda olunca yakınlaşamamıştık.
1980 sonrası sadece dinlemeye zaman zaman gider tek kelime olmaz sadece: “Nasılsın?” derdik…
Bir zamAN geldi ki hep BİZ ve BİR OLduk!..


Her ikindi namazından sonra belki 40 yıldır süren SOHBETHÂNEsinde buluşurduk.
Kapısında hâlâ asılı duran “BUYURUN!” küçük levhasıyla orası meczub, akıllı, yerli, yabancı olup olmadığı sorulmayan ve harika çaydan yeter deyinceye kadar içilen ZEVKHÂNE idi…

SIDDIK Hocam daha 7 yaşını bitirmeden kendi iki gözü kör iken yine iki gözü doğuştan âmâ olan Meşhur bir Hafızdan, harfsiz-okumasız sadece SES ile Kur’ân-ı Kerîmi HIFZ etmiş nâdir HAFIZlardan idi.
Sanırım 1967 de ise bir Kadir Gecesinde tüm Kur’ân-ı Kerîmi Yatsı ve Teravih Namazı olmak üzere 33 rekatta hatmetmiş ve kayda alınmıştır..
Baştan sona bu kayıt-kasetleri şu anda bendenizde de mevcuttur.
Hızlı okumayı takib etmek için Kudsal Gecelerde 5,5 saatte Hatmederiz şükür..

İşte bu ortam içindeydik..
O akşama Kandil Gecesiydi..
Fatma Ana ve kızım Ahsen oruç tuttular ve akşama dondurma getirmemi istediler..

Sohbete katıldım..
O zamanlar bendeniz gelmeden Hocam sohbete başlamazdı, beklerdi de insanlar elimde olmadan geç kalsam:
“Hocamı bekletme!” derlerdi..
Hocam çok severdi bendenizi: “Vallahi-Billahi-Tallahi Abdüllatifi çok seviyorum!” dedi bir gün!
“Seni benimle buluşturan RABB’ime hamd olsun!” dedi..
Dedi amma bu kıskançlık ateşini de yaktı!..
Kasetlere aldığı sohbetlerini 4 cilt kitab hâline getirdim..
Yüzlerce kasete sohbetlerini aldım..
Hocamla bazı hususları paylaşamazdık.
Kendisi eski tasavvuf sistemini aynen uygulardı..
Oysa Zaman yeni AŞK, MEŞK ve İNSANlara gebeydi..
Tarikatın karışmış zinciri yerine bizzât Resûllah sallalahü aleyhi vesellem’i İmam-ı Mutlak ve Mürşid-i Mutlak BİLmek-BULmak-OLmak ve YAŞAmak zamANındaydık…
Bunda hem fikirdi ancak alıştığını da uygulardı..

Neyse..
O gün karşılıklı otururken içimden: “Acaba BİZ bu İŞin neresindeyiz? Bir görsek de Kalbimiz yatışsa!” dedim.
Sohbet 1-2 saat sürerdi.
Bitti, çıktım büroya uğrayıp bir şey aldım ve dondurmacıya yürüdüm..

Ama kendimi bir ANda bir mahalle içinde buldum.
Aklım yerinde ama hatırlamam-hafızam sıfırdı.
“Burası nere?” diye sordum bazılarına ama çıkaramamaktaydım.
Anladım ki bir yakaza içindeydim.
Akşama 1 saat yoktu.
Yaşlı bir kimseye: “Bakınız ben yabancı oldum buralarda bir mescid var mıdır? Lütfen beni ulaştırsan!” dedim.
Merkez Bankasının arkasındaki ufacık ve çok eski Mescide getirdi gitti..
İçeri girdiğimde tam ortada tıraşı çok uzamış gibi kısa sakallı rençber gibi yanık yüzlü birisi âdeta taş gibi donmuş kalmıştı.
Selâmı vs alacak hâli yoktu.
Kafamın bir kısmı çalışmataydı.
2 rekat namaz kıldım.
Ben de oturdum ZİKRe..


Ama bir ANda Kerbelâ Çölünün dağlarla buluştuğu bir Vâdi başında buldum kendimi..
1989 yılında Ümre haccına giderken hepimiz uyuyakalmışız da, Kerbelâ Ziyaretine vakit harcamak istemeyen Adana’lı şöfürümüz yolu sapıtıp buralar gelmiş ve askerlerle epey uğraşmıştık da tekrar İmam Hüseyin (as) a dönmüştük çölden çıkabilmek için…

Tek başıma kan-ter içinde idim.
Bana: “ 9 Şiir Şehrin harab olmakta!.. Kum Seli basmakta koş-yetiş!” denmişti.
O zamanlar 9.uncu AŞK Defterim bitmişdi.
Vâdiye girdim ki yukarıdan aşağı korkunç bir Kum Seli akmakta ve her şeyi yutmakta idi...
“Demek ki KIYAMET kopmuş ben anlamamışım!” dedim..
Öylesine sert bir rüzgâr esmekte idi ki:
“Bu ne rüzgârı Yâ RABBî!” diye haykırdım.
Gökler dolusu bir ses Türkçe olarak:

“Azîzü’l- Hakîm Rüzgârı!” buyurdu.
Bana en yakın ve son 9.uncu Şiir Şehrimin binbir GÜL-Çiçek ve Köşkleri de kuma teslim olmakta ve yutulmaktaydı..

O ANda hemen önümde 7 Mezar oluştu.
“Hayret bunlar Benim Mezarlarım! Ben ne zaman ölmüşüm?” dedim.
Hemen ayaklarımın ucundakini rüzgâr kazımış-açmıştı..
Kol ve bacak kemiklerim çıkmıştı dışarı.
Birisini aldım, elimde un-ufak oldu.
“Belki de 500 yıl olmuş BEN öleli! Bu BENim BEDEN MEZARIM!” dedim.
İkincisinde çoğu kurumuş ala kanlı bir deri parçası vardı.
“Bu da NEFS MEZARIM!” dedim.
Üçüncüsü âdeta leğende bir SU gibi idi.
“Bu da KALB MEZARIM!” dedim.
Dördüncüsü ise Yakamoz hâlinde bir Şûle pırıltısı idi..
“Bu da RUH MEZARIM!” dedim.

Ben mezarlarıma bakarken bir anda Kum Selinin ayaklarımı geçip dizime çıkıverdiğini görünce var gücümle Vâdinin sol yamacına koştum.
Çok dik ve sarp yamaçta tuttuğum her şey elime gelmekte ve Kum Seli ise benle yükselmekte idi.
Sağ olduğumdan emindim ve korkum korkunçtu..
Bâzen bir köklü ota tutunup çıkarken tırnaklarımın söküldüğünü ve kanlar aktığını görmekteydim..
Kan-ter içinde çabaladım durdum var gücümle..

Ve binbir ZORlukla bir yere çıktım ki aşağıda kıyamet koparken burası âdeta CENNET gibi idi..
Oturdum SEYR ettim..
Çok yorgun ve yapayalnız idim.
Anlatılmaz serinlik, güzellik ve kokusu olan bir rüzgâr esmekteydi.
“Bu ne rüzgârı Yâ RABBî!” diye yalvardım.
Yine Gökler dolusu bir ses Türkçe olarak:

“Rahmânü’r- Rahîm Rüzgârı!” buyurdu…

Çok rahatladım ama yapayalnız kalıştan korktum!
Kalkıp da tepenin zirvesine çıkınca az ilerde tek bir ağaç ve tek dalı sanki şemsiye gibi!
Altında ise Muahmmed SIDDIK Hocam..
Sırtını ağaca dayamış, sol bacağı üzerine oturmuş sağ dizi dikili, elinde İnciden bir tesbih var ve tek tek ZİKR etmekte..
Ve aşağıdaki fırtınayı SEYR etmekte idi..
Sadece koyu gri bir bulut kaplamıştı aşağıyı..
Onu görünce nasıl heyecanlandım anlatamam!
Yanına koşarak ve bitkin bir hâlde vardım.
Belki anlatacaktım neler olduğunu!
Ama dilim boğazıma dolmuş gibiydi ağlayamamaktaydım!
Hocamın altında bir kişilik Bizim Aksaray el dokuması Halı Seccade vardı.
Sağ tarafında az bir yer kalmıştı.
Hocam orayı göstererek bana bakmadan ve SEYRini bozmadan:
“Otur Oğlum!..Otur!..” dedi..


Bendeniz başımdan geçenleri insanlara yararı olsun diye anlatırım bu nedenle de bazı kısımları sanırım sansürlenir ki hatırlayamam.
Burada da sonra neler oldu hatırlamamaktayım.
Hatırladığım ise;

Baktım ki her yön sonsuz sayıda ve büyüklükte dağlar-tepeler ile çevrilmişti..
“Hocam BİZ burada hapis gibi ebediyen kaldık mı? Yol yok! Yön yok!” dedim..
Hocam tesbihli sağ elini çevirerek KIBLE YÖNÜne getirdi ki az ilerde gözleri kamaştıran bir NUR Hüzmesi İçinde
RAVZA-yı MUTAHHARA gözüktü..

Resim

Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin Abdike ve Nebîyyike, ve Rasülûke ve Nebîyyi’l-Ümmiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi vessahbihi!
El hamdülillahi Rabbülâlemîn! dedik..

Bir gün sonraki sohbete geldiğimiz de Hocam:
“ANLAt bakalım Abdüllatif oğlum! Resûllah sallalahü aleyhi vesellem’e güvenenin eli hiç boşta kalır mıymış?” dedi..
“Allahü Zülcelâl ve Resûllah sallalahü aleyhi vesellem BİZe GÜVENmekte! Biz ise Allahü Zülcelâl’e ve Resûllah sallalahü aleyhi vesellem’e GÜVENip GÜVENmemekte denenmek olan KULluk İmtihanı içindeyiz!” buyurdu..

Ve aktı gitti Söz-Sohbet-Zevk-Hazz Seli..
Gönülden Gönüle..
İşte bu ZEVK o günün ve ANın hatırası…


Muhammedi Muhabbetlerimle


Resim

ZEVK 1493

Aşma HADDini İhvanî! HAKK’ın Halkın ZİMMETin BİL!
GAYRETin GAYYUR’a Çevir! Mürşidiyin HİMMETin BİL!
SIFIR Sahrasın SIRRInda, SIDDIK-ı SÂDIK’a Sarıl!
FECR-i FIRKA-yı NÂCİYYE
HAKK’ın YOLU KIYMETin BİL!..


28.07.1999 13:15
Lârâ shllri..


HADD: Hudut. Çizgi. Sınır. * Cürüm. * Salahiyyet. * Şeriatça verilen ceza. * Derece. Son derece. Münteha. * İnsana ârız olan şiddet ve titizlik. * Def etme. Men etmek. * Keskin. Sivri. * Sert. Gergin. * Man: Üç tasavvurdan ibaret olan kıyas. * Ekşi. * Tesirli, müessir.
ZİMMET: Himayeyi te'min eden ittifak. * Borç. * Alâkalı. * Uhde. * Vicdan. * Mes'uliyet. * Üst. Üstte olan şey. * Koruma zorunda kalma
GAYRET: Dikkatle ve sebatla çalışmak. * Kıskanmak, çekememek. * Hareketli ve temiz hislerle çalışmak. * Dine, imana, namus gibi kıymetlere tecavüz edenlere karşı müdafaa için harekete gelmek.
GAYYUR: Gayyir. (Gayyür) Gayretli kimse.
HİMMET: Kalbin bütün kuvveti ile Cenab-ı Hakk'a ve sâir mukaddesata yönelmesi. Kalb isteği ile gösterilen ciddi gayret. * Allah indinde makbul ve mübârek bir kimsenin mânevi yardımı ile birisini koruması, yardım etmesi. * Tabiî şevk ve meyil ve heves. * Lütuf, yardım.
Sahra: (C.: Sahârâ-Sahravât) Kır, ova, çöl. * Yazı.


Resim

ZEVK 1500

SıRR-ı SIDDIKtan Sirâyet SIFIRda İHLAS İKSİRİ
Teslimiyyet İstikâmet KÂMİLin KALBinde DİRİ
Muhammed SIDDIK Ehl
-i SÛR! El ÂN İmamül - EMÎNdir
Hâce Âlâaddin Şeyhi
ALi Hüsameddin PİRİ


29.07.1999 12:55
Lârâ shllri..


Sirâyet: Yayılmak, bulaşmak, geçmek.
İKSİR: Çok te'sirli, her derde devâ sayılan mevhum cisim. Bir şeyin olmasına veya hastanın iyileşmesine sebeb olan ehemmiyetli madde. * Tıb: Oldukça şekerli ve kolayca alınabilen bir ilâç. * Eski kimyada: (Bazılarının söylediğine göre) kıymetsiz madenleri ve sair şeyleri altuna tebdile ve bütün hastalıkları gidermeye vesile olan ve öyle te'sirli farzedilen ilâç.


Resim

ZEVK 1507

DEVlet-te Yoksa ADALET! Bitmişse Halkta MERHAMET!
Fitne Sarmışsa Cihanı Gözükmüş İse KIYAMET!
Sırrın Sıfırda SÂBİRİ MuHaBBetin Mıknatısı
MuhaMMed SIDDIKa Sarıl Ondadır EMN Ü EMÂNET!..


29.07.1999 19:16
Lârâ shllri..
!..


29.07.1999 15:00
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1514

SIFIR Sahrasın SIDDIKı Sırr-ı SUBHÂN Süvarisi
Gönülden Gönüle Esen, Yersiz-Yurtsuz Rüzgâr gibi
ASl-ı Ârif Âlâaddin PÎR Hüsameddin Vârisi
Bâtın Muhabbetin fillah! Zâhir, Halkın Hakkı SEVgi!..


02.08.1999 11:53
Lârâ shllri..

Resim

مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
Resim---Merecel bahreyni yeltekıyân(yeltekıyâni) :Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. (Rahmân 55/29)

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
Resim---Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân(yebgıyâni) :Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.(Rahmân 55/30)


Resim


ZEVK 1520

Sıfır Silsilesin Sonu Muhammed SIDDIK ELin tut!
Sende SENliğini Siler, Kalmaz Hüzün-Korku-Umut!
Soyunsun Sûret, Sîretin Bura Muhabbet Meydanı
Zâhir
- Bâtın-Evvel-Âhir Vücûd-Şühûd-Sücûd- Uhûd!..


02.08.1999 13:10
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1526

Mâsivâya Saltanat yok! RABBdir Sistemin SAHİBİ
Halk içinde HAKKın HükmüTenzir ü Tebşir Habibi
Sûretin - Sîretin SIFIR SIRATIna sermek için
Muhammed SIDDIKa sarıl emn ü Emânet Tabibi


02.08.1999 15:07
Lârâ shllri..

Resim

ZEVK 1536

SIRR-ı Sıfır sÖzü sahih! Hâlinde HAKK Vaazı Veciz
RABBın RIZASInda SÂDIK Zelil Alîl Fakir Aciz!
Güvercinlerin Yuvası Muhammed SIDDIKın Kalbi
BİR Potada ERİmişiz BENsiz-SENsiz SIFIRda BİZ!!!!


02.08.1999 16:21
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1537

RABB ü BİRRUN BİLYESİyiz Her NOKTAmız HAK’tır şükür!
RUHumuz SU gibi berrak! NEFSimiz TOPRAK’tır şükür!
Muhammed SIDDIK Sofrası
Muhabbet Meclislerinde
RABB’ın RIZASInda OLmak!
Bir ŞEY olmamaktır şükür!..


02.08.1999 16:27
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1539

AŞKa DÜŞenAŞKta PİŞ-ER Aldırılmaz Feryâdına!
AHmağın Canı tatlıdır Bakamaz AŞKın tadına!
Zühd ü takvâ Aşk ü Cezbe Sıdk ü Huşû Havf ü Recâ!
Güvercin Gönlünde TEVHİD MuhaMMed SIDDIK ADIna!..


03.08.1999 13:59
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1542

Cümle CANda CEMÂL GÖRen Cihanın CANı ÂRİF’tir!
Kasrette
Vahdet SEYR eden SIRRın SULTANı ÂRİF’tir!
Tenezzül ü Tevazû’ da
Tecellî Tahtının Tacı
Zâhir-i Muhammed SIDDIK
Bâtın HAYRÂN-ı ÂRİF’tir!


04.08.1999 13:20
Lârâ shllri..


Resim

ZEVK 1545

Muhammed SIDDIK son ucu! Sırr-ı SIFIR Silsilesin!
Kendinden GEÇene GELir Nur-u Muhammed BİLesin!
Elektrik Direkleri gibi HAKKa giden KATAR KATAR!
İhvanî KERVAN KITMİRİ! SIDDIK kapısında yatar!..


04.08.1999 15:06
Lârâ shllri..

Resim

ZEVK 1550

SIFIRsız SIRRI OL-ANa Enâniyyet Mâsivâ Â'mâ
Sil-Erse SOHBET-i SÂDIK AYNalar DÖNüşür CAM-a
SIFIR SOHBETi Selsebil Muhammed SIDDIK SAHÎdir
Heveslenme Ahmak NEFSim AŞI acı YOZa-HAMa…


05.08.1999 14:50
Lârâ shllri..


SAHÎ: Cömert, eli açık, herkese iyilik etmek isteyen.
SelSebil: Cennet'te bir çeşme veya ırmak. * Mc: Tatlı, lâtif, leziz su.


Resim

ZEVK 1558

RABBın Rızasından razı -> Tecellî-i Taht-ı İhsanasın
Mazhar-ı Muhammed SIDDIK, Süveydâ Sırrı İNSANsın
AHMED ü AHD-ü AHADda -> İmam-ı Emn ü Emânet
Yâ Hayy u Yâ Hüve Yâ MEN! CAN -> DİN Evi.. CANa, CÂNÂNn..


16.08.1999 13:40
Lârâ shllri...


Resim--- Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem :“Ey amr! Yemek yiyen, meşrubat içen ve sokaklarda yürüyen Cennet gezegenini sana göstereyim mi? ... (gördüğün) Cennet gezegenidir.
(Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Tâlibin oğlu Aliyi gösterdiler.)

(Amr İbn-i Hamk’dan, Taberâni, Mu’cemül Kebir.)


Resim

ZEVK 1559

Haddin bilmez Nefsim için Meydana Divan kurulsun!
Hakimi Muhammed SIDDIK! “Olsun! Olmasın!” sorulsun!
Davacılar -> altı vechim -> Davalı -> zavallı NEFSim!
Ol-AN ı Hükm-ü HAKK bilmez! Zulmü zâhire vurulsun!


16.08.1999 14:16
Lârâ shllri...


يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
Resim--- Yevme yefirrul mer’u min ehîh(ehîhi) : Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar (Abese 80/34)

وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ
Resim---Ve ummihî ve ebîh(ebîhi) : Annesinden, babasından, (Abese 80/35)

وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ
Resim---Ve sâhıbetihî ve benîh(benîhi) : Eşinden ve çocuklarından, (Abese 80/36)


لِكُلِّ امْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ
Resim---Li kullimriin minhum yevmeizin şe’nun yugnîh(yugnîhi): O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır. (Abese 80/37)

فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ إِنِّي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Resim---“Fe FİRRû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun) : (Ey Rasûlüm, de ki: ) O halde hemen ALLAH’a kaçın, (küfrü bırakıb hemen imana gelin). Gerçekten ben, size, ALLAH tarafından (azab ile) korkutan açık bir peygamberim.” (Zâriyât 51/50)

ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
Resim---“İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh (mardıyyeten) : dön Rabbine, sen O'ndan O senden hoşnut olarak!” (Fecr 89/28)

إِن كُلُّ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ إِلَّا آتِي الرَّحْمَنِ عَبْدًا
Resim---“İn kullu men fî's-semâvâti ve'l-ardı illâ âti'r-rahmâni abdâ(abden): Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki RAHMAN'ın huzûruna kul olarak GELmesin!.” (Meryem 19/93)

مَنْ خَشِيَ الرَّحْمَن بِالْغَيْبِ وَجَاء بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ
Resim---“Men haşiye'r-rahmâne bi'l-ğaybi ve câe bi kalbin munîbin: Görmediği halde RAHMAN'dan korkup O'na yönelen bir kalple gelen kimselere.” (Kaf 50/33)


Resim

ZEVK 1570

Her SÛRda RAHMÂN Nefhası! Naz ü Niyaz HAKK Nefesi
HAKK
ın Hakikatı ÜRYÂN! GÖRülen Esrâr Perdesi
Soyunmak için SIFIRa ÇAĞIRıyor SIDDIK HEKİM
!
Her yerde-Her zaman- Her hâlde HAKKın KULları herkes..


16.08.1999 16:14
Lârâ shllri...


AN-ım MaHKuM O-NûR-una
SîNe TÛRu-mda SÛR-una
CeZB ET RUH-um HuZuRu-na
Es SALLat u ves- SELÂMu aleyKE Yâ Rasûlallah
LebbeyKE Yâ Azîz ALLAH!. Sâdeyke Yâ Rasûlallah!..


قُلِ ادْعُواْ اللّهَ أَوِ ادْعُواْ الرَّحْمَنَ أَيًّا مَّا تَدْعُواْ فَلَهُ الأَسْمَاء الْحُسْنَى وَلاَ تَجْهَرْ بِصَلاَتِكَ وَلاَ تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذَلِكَ سَبِيلاً
Resim---Kulid’ullâhe evid’ur rahmân(rahmâne), eyyen mâ ted’û fe lehul esmâul husnâ, ve lâ techer bi salâtike ve lâ tuhâfit bihâ vebtegı beyne zâlike sebîlâ(sebîlen) :De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır." Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.
(İsrâ 17/110)


Resim
ZEVK 1571

Kemiyetsiz-Keyfiyyetsiz Vad-i VEDÛD -> VUSLAT SIFIR
ŞEYsiz ŞEYdir ŞEENidir -> Sebil SIFIR -> Sırat SIFIR
Muhammed SIDDIKın Kalbi kûn feyekûn! Külhânıdır
KÜL OLdu Kervan Kıtmiri! Ak yeleli KIR-AT SIFIR


16.08.1999 16:18
Lârâ shllri...

Resim--- Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “İnsan vücûdunda bir et parçası vardır o düzelirse bütün vücud düzelir, o bozulduğunda bütün vücud bozulur. İyi bilin ki, o et parçası kalbdir.” (Buhârî, İmân, 39; Müslim, Musâkât, 107)

Resim

ZEVK 1590

SIRF SIFIR -> AYNasız-SIRRsız -> Görmek KABsız-KALBsiz gÖZsüz
Kâf ü N
unsuz KELÂM etmek! DİL-DUDAKsız, Harfsiz-sÖZsüz..
Mürşidim Muhammed SIDDIK -> Meydan-ı MAHVın Medârı
Buz
-SU-Buhar-Bulut eyler -> VARlığını KORsuz-kÖZsüz


30.08.1999 16:50
Lârâ shllri...



ResimZEVK 1602

Mürşidim Muhammed Sıddık->Âlim-Ârif-Edîb-Kâmil
HAKKın Huzurunda Hazır -> Hâli ile dâim Âmil
PÎR Hüsameddin Bülbülü -> Hâce Alâaddin GÜLü
Muhabbetün Fillah YOLU -> Fırka-yı Nâciye BİL!..


23.10.1999 12:12

DeMden Resim DeMe Resim ÇİLe ÇÖLüMde Resim cANda cAN Hocam...

Resim

ZEVK 1603

Muhabbet Mürşidim SIDDIK, SIFIR SIRRa eL eYyLeyen
RABB ü Merbub Meydanında
.. Abdi >RABBı geL eYyLeyen
Mâhiyyeti
->Mezhebi ->Hak..-> Meşrebi->Mâliyeti ->Hak
Bâtınım ->Zâhirim EYyLeyen..
-> Âhirim ->Evvel eYyLeyen


31.10.1999 11:59

ResimMuhaMMed Sıddık Hekim kaddesallahu sırrahu:
Hocamızın RÛHu ŞÂD OLsun!.


Resim

41. SALÂVÂT-I ŞERÎFE : Muhammedî Mürşid Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin salâvâtı
Nakşî Tarikatı kollarının kemâl kavşağı olan,
Şam'da Salihiye Tepesinde medfûn bulunan ve
maddî ve mânevî tahsilini Bağdad'da yaptığı için Bağdadî diye anılan
Muhammedî Mürşid Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin salâvâtı:


TÜRKÇESİ: (3 defa okunur)
“Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin bi adedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîra.”
(Ücüncüsünde kesîran ile okunur)
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin bi adedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîran kesîra.”

MÂNÂSI: ALLAH'ım! Efendimiz MUHAMMED (sallallahu aleyhi ve sellem)'e ve Efendimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)'in ailesine; dert çekenlerin (devâ dileyen çağırıcıların) ve devâ (çâre) lerinin tümü adedince salât-ü-selâm et. O'na ve onlara çok çok (çokça) bereket ver ve selâmlar et!.


ResimResimResim

Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin istigasesi
(ALLAH-U ZÜ'L-CELÂL'e sığınması):


Resim

TÜRKÇESİ:

Bismillâhirrahmânirrahîm

“Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Resim Yâ Ze'l-celâlî ve'l-ikrâm Resim Yâ ALLAHu bike tâhassentü ve bi abdike ve Resûlîke Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedîn Sallallahu Tealâ aleyhi ve sellime istecertü Resim Allahümme innî eselûke Yâ RAHMÂNu Yâ RAHÎMu bi esmâike'l-izâmi ve melâiketike'l-kirâmi ve Resûlîke aleyhim eftalü's-salavâti ve etemmü's-selâmi Resim Ente'l-mahnî bilemhati ehl-i Bedrin velâ mâhatihim ve tenfahni bi nefâhatihim bi hakkihim aleyke YÂ RABB!”Resim

MÂNÂSI:
Yâ Hayyu Yâ Kayyum! Yâ Ze'l-celâlî ve'l-ikrâm! Yâ ALLAH! Sana sığındım (siper edindim) ve Senin kulun ve Resûlün Seyidimiz ve Efendimiz Muhammed Sallallahu Tealâ Aleyhi Vesselleme (teslim ve tâbi' olup) boyun eğdim! ALLAH'ım! Yâ Rahmân yâ Rahîm Senden Azîm isimlerin, keremli meleklerin ve Salâvâtların en fazîletlisi ve selâmların en tamı kendisine olan Resûlün ile (yüzü suyu hürmetine) istiyorum! (ki) Beni imtihan eden (deneyici-sınayıcı) Sensin, Bedir Ehlini bir lemhada (göz açıp kapayıncaya kadarlık sürede) bir üfürüşle (merhametle hayat verişle) mahvolmaktan (silinip yok olup gitmekten) kurtardığın gibi; onların Senin üzerindeki (hatırı) hakları hakkı için, onlara olan rahmet üfürüşünle (imdat edişinle) bana da üfür ve hayat ver (meded kıl) Yâ RABBi!


ResimÂmin yâ Latîf ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Kerîm ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Rahîm ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ VeDÛD ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Vehhâb ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Fettâh ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Gaffâr ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Settâr ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ ALLAH!. yâ ALLAH celle celâluhu!..
Resim
Cevapla

“►Muhammed Sıddık◄” sayfasına dön