Mescidi Aksa

Kudüs, İslâm’da özel bir yere ve kutsiyete sahiptir. Zaten adı da bu yerine ve kutsiyetine işaret eder. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa’yı bağrında barındırması ve Resulullah (s.a.s.)’ın İsrâ ve miraç mucizesine şâhid olması bu üstünlüğünün sebeplerinin başında gelir. Yüce Allah, Kur’anı Kerim’de şöyle buyurur: ‘Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir.’ (İsra, 17/1) Burada dikkat edilirse Mescidi Aksa’dan ‘çevresini mübarek kıldığımız’ şeklinde söz edilmektedir. Mescidi Aksa’nın çevresi ise başta Kudüs sonra diğer Filistin topraklarıdır.




Istanbul

Virüb revnak anâ gılmân-sıfat hûbân-ı İslâmbûl

Misal-i kasr-ı cennetdir bülend eyvân-ı İslâmbûl

Sürûşan-ı beyt-i ma’mûru tavaf eyler sanur âdem

Ki devr eyler yayan kimki ider cevlân-ı İslâmbûl

Ekalîm-i cihanda memleketler pâdişâhîdir

Olur hem mülke anınçün revân fermân-ı İslâmbûl

Hamûşândır behâr olmazsa mürgân-ı çemen ammâ

Nevâ pervâzdır her dem sühângûyân-ı İslâmbûl

Sürurî’den selâm olsun vatanda olan ahbâba

Unutdurdu sılâ fikrin anâ yârân-ı İslâmbûl




Ey kADın!.

NUR-ye!.

Resim

Kafan hep dolu,
GÖZün-gÖNlün hep DIŞarda,
İÇ/DIŞınsa hep Çıfıt çarşısı!

çıfıt çarşısı;herseyin karmakarışık dağınık durumda bulunduğu yerleri tanımlamak için kullanılan söz..

Nasılda arap saçı gibi karmakarışıksın.
ÇÖZülmesi/anlaşılması ZOR yaratıksın!.
ÂMMa en güzelde yaratılmışsın!
Unutma ki; HAYAL, HAKİKÂTın elbisesidir…

HAKk’ın NÂZ-NiYÂZ NİSÂ’sı,
=>ÜMMü’L- MÛSÂ’sın İSÂ’sı,
NEBÎYyü’L- ÜMMî =>ÜMMeti,
KÛN feyeKÛN==>HÜLÂSÂsı!.




HaNGi BEYin FıRTıNaSı

GARiBaN-AKSiSeDa
“Sâmirî, şöyle dedi: “Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç aldım ve onun üzerine attım.
Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi.” (20/96 )

قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِهٖ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ اَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذٰلِكَ سَوَّلَتْ لٖى نَفْسٖی

20.96 – Gâle besurtu bimâ lem yebsurû bihî fegabedtu gabdatem min eseri’r- rasûli fenebeztuhâ ve kezâlike sevvelet lî nefsî.

Muhyiddin-î Arabî diyor ki;
Sâmirî, Cebrail (as) ın bastığı yerden aldığı toprağı, buzağı heykelinin değil de bir insan heykelinin üzerine atmış olsaydı o heykelin konuştuğunu görürdü…

Bunu okuduğumda çok hayret içinde kalmıştım ben… Halen de düşündükçe hayret ediyorum.
Hocamın KeBaN-aMPüL misâlini her duyduğumda aynı duygular kaplar içimi…
CeRRYaN geldiği anda her âlet var oluşu gereği olan işini yapıyor..

Çok şükür CaN CeRRyanım benimle-tenimle henüz..
Benim işim, MuHaSeBe… Yani?..
HeSaB işi!.
HeSaB işi tamam da… Baştaki “M” Ne?.

İş arasında ibadete karşı olan birçok işverenin.: “Çalışmak ta ibadettir” sözünü Allah’ ın Âyeti gibi savunduklarına şâhid olmuşumdur.




SALÂt..

EL A’LÂ Sûresi ZEVKi.:

Resim

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى
Resim“Sebbihısme rabbikel a’lâ.: RABBinin “A’L” ismini tesbih et!.” (El A’lâ 87/1)

BUYURunuz =>ZERRe-KÜRRe CEM’inde =>SEBBihu SALLına!.

A’lâ.: (ülûvv den) Yücelik, tanımlayanın tanımından da yüksek olan yücelik, mekan açısından değil kudret açısından yücelik. Kudret gücü ise; insan aklının gördüğü, duyduğu ve tasarlayabileceği bir güç değildir. RABB’imin o yüce adını takdis ve tenzih ederim.
A’lâ.: Daha iyi. Pek iyi. En yüksek. Ziyâde ve mürtefi olan.

YERi GELmişken, SALLâtta-Namazda;
İftitah Tekbirimizi“ALLAHu EKBERr!.”i ALıp =>Zâhir ve Bâtın Kulaklarımızın Zillerine/kulak memelerine dokunup Dünya Elinin/sol el üstüne =>Âhiret Elini KİLİTLiYORuz. KULLuk KİLİDi..
SUBHÂNeke ile GİRiş DUÂmızı yapıyoruz.
FÂTİHa ile ULÛHİYyet/ALLAH, RUBÛBİyyet/RABBu’l- ÂLEMîn Merhametiyyet ki;
ZÂHİRinde =>RAHMÂNİyyet,
BÂTINında =>RAHÎMÎyyet ve,
MÂLİKİyyette =>GEÇmiş-Dün, GELecek-Yarın, Bugün-Din Gününün MÂLİKi-ne HAMDimizi ARZ ediyoruz..
KULLuğunu kabul ettiğimizi ve ne istersek SÂHİBimizden isteyeceğimizi Kabul ve İlân ediyoruz..