 |
 |
 |
| |
Kimler Online
Toplam Ziyaret: Bugün: 45 Hits
Dün: 3103 Hits
Topl.: 1685011 |
|
 |
 |
 |
|  |
 |
|
 |
| |
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
.:: Forum Gözetleyici ::.
| | Başlık | Yazar | Okunma | Yanıt | Son Gönderen | | KUR'AN-I KERİM DEYİZ | | 855 | 142 | Hakan Aug 19, 2008 at 23:27:21 | | LÜTFET ALLAH'IM O'NDAN SANA GELEYİM | | 34 | 2 | canfeza Aug 19, 2008 at 23:23:48 | | YANLIŞ ANLAMAK | | 9 | 1 | halimkok Aug 19, 2008 at 21:39:37 | | AŞK'tan ZİYADE | | 166 | 28 | Gariban Aug 19, 2008 at 21:24:30 | | YAŞAMAK İÇİN ÇIRPINAN BİR BAL ARISI!!! | | 34 | 3 | kul Aug 19, 2008 at 21:18:24 | | 7 NEFİS!...... | | 98 | 7 | Volkancan Aug 19, 2008 at 17:26:31 | | HAKANLARA IŞIK SAÇAN EVLİYALAR | | 22 | 1 | dedekorkut1 Aug 19, 2008 at 14:41:14 | | Uyanıştan önce | | 309 | 23 | nur-ye Aug 19, 2008 at 09:36:56 | | Her gün Hadis Ekleyelim İnşallah | | 1613 | 415 | NuruM Aug 19, 2008 at 09:05:34 | | Her gün Bir Âyet Ekleyelim İnşallah | | 1285 | 391 | NuruM Aug 19, 2008 at 09:03:23 | | Konu: 3887 | Mesaj: 17330 | Toplam Okunma: 253072 | Toplam Cevap: 13454 | Kayıtlı Üye: 764 | | [ Forumlar Anasayfa ] [ Forum Arama ] |
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
Şiir
| Yeni Eklenen | En Çok Okunan Şiirler |
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
DERİSİ YÜZÜLENLER

DERİSİ YÜZÜLENLER M. Burak Derisi yüzülene selâm olsun!.. Sen zincirlerde bağlansan da dostluğunu gecelerde fâş et! Aşk yolunda ölmeye gelsen de vefânı “lâ ilâhe illâ Allah” bûsenle ölümsüzleştir! Açlık miğdene vursa da sen ruhunu Aşk’ın sofrasında doyur!..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 18.08.2008 Saat: 23:46 (28 okuma)
(Devamı... | 4458 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
HASAN DAĞI Yayla Notları-II

HASAN DAĞI Yayla Notları-II Latif YILDIZ Gelin gibi Başından salkım-saçak bulutları hiç eksik olmayan Hasan Dağı, her baharda çıkan Yayla Göçleriyle bir cünbüş başlatır. Bizce bilinen-âşinâ oyun yeniden ve değişik oynanır burada! Asırların anısı yeniden dillenir yanık kaval seslerinde ve, “Hoş geldiniz!” karşılamalarında.. Kaşık sesi yankılanır Bozboyun Yamaçlarında.. Şehrin karmaşık ve sıkıcı stresinden habersiz bu Yörük Yöresinde ve Töresinde İNSAN Olmanın neşesini tanır ve yaşarsınız! Burcu burcu kekik kokan koyun sütü içer, yoğurdunu yer ve: “Keşke önceleri tanısaydım bu Yerleri ve bu Güzelim İnsanları!" dersiniz.. Bu dağlarda her taşın ve her başın size anlatacak acı-tatlı ama gerçek bir öyküsü vardır!...
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 16.08.2008 Saat: 01:56 (63 okuma)
(Devamı... | 28026 byte kaldı | 5 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
HİKMET

HİKMET dostemin Hikmet, gizli ilahî gayedir ki ucundan biraz vâkıf olanlara Âlim, Hâkim diyorlar. Hikmet’in özü, hedefi ; O TEK olanın ululanması, aşk ile O’na ulaşılması, sadece O’nun varlığının, hükümranlığının, güzelliğinin, tek Mâşuk olmasının ilânıdır ki, O bu ilahî gayeyi her an tahakkuk ettirmekte… Yaratılan tüm evrenlerde hep O’nun adı zikredilmekte… Çeşit çeşit dillerden söylenir ; kimi Subhânallah der tesbih eder, kiminin dilinde hamdele yani Elhamdülillah, vargücüyle tekbir getirenlerse der Allahuekber ve sesli sessiz tehlil çekerler Lâilâheillallah!.. O diller birleşir titreşirler Hu! Hu!… Evvel, Âhir var olan TEK olandır O… Her an bir oluştadır O… Her oluş bir hikmettir… Hikmet hikmet içindedir, hepsi başka biçimdedir… Nolur hisset bunu ve edeple, huşû ile izle bu muazzam oluşumu!..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 15.08.2008 Saat: 15:42 (42 okuma)
(Devamı... | 5974 byte kaldı | 2 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
KİMİ!..

KİMİ!.. Kul İhvanî İnsan binbir âlem aklım şaşıyor Kimi hayal içre hayal yaşıyor Kimi şehir şehir hep dolaşıyor Kimisi kendinde kendin arıyor!.. Kimi Canda Cennet meyvelerin yer Kimisi peşinci avcunda ister Kimi Acı-tatlı-Ekşi-Tuzlu der Kimi dört unsurun Tevhid karıyor!..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 02.08.2008 Saat: 08:34 (87 okuma)
(Devamı... | 13022 byte kaldı | 2 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
SÛFİ KİMDİR ?..

SÛFİ KİMDİR ?.. “What is Englightenment Magazine “ yazarlarından Carter Phipps’in Şeyh Tosun Bayrak El-Cerrahî ile görüşmesi: Çeviren: Barbaros SERT
WIE: Dünyada olup ondan olmamak ne demektir? ŞEYH TOSUN BAYRAK: İzin verin bu sorunuzu bir hikaye ile açıklayayım. Sûfizm’de Şeyh-ül ekber olarak anılan İbn Arabî, Mekke’ye seyahat ediyordu, ve Tunus’dan doğru geçti. Tunus’ta , ona orada kudsal bir adamın yaşadığı ve onu ziyaret etmesi gerektiği söylendi. Bu kudsal kişi, kumsalda bir çamur kulubede yaşayan bir balıkçıydı ve günde üç balıktan fazla yakalamaz, ve bu balıkların gövdelerini fakir ve açlara dağıttıktan sonra, kendisi kafalarını kaynatır yerdi. Yıllardır her gün bunu böyle yapıyordu. Manastır hayatı yaşıyordu, kendisini dünyadan tamamen boşamış bir kişiydi, ve tabi İbn Arabî onun bu disiplininden çok etkilenmişti. Bu yüzden bu balıkçıyla konuştu ve balıkçı ona sordu,”Nereye gidiyorsun? Kahire’den geçecekmisin?” İbn Arabî başını sallayarak evet dedi ve balıkçı “Benim şeyhim oradadır. Onu lütfen ziyaret edip benim için kendisinden tavsiyede bulunmasını istermisin, çünkü bunca yıldır bu sekilde mütevazi bir şekilde yaşayıp dua etmeme rağmen ruhsal hayatımda her hangi bir ilerleme gösteremedim. Lütfen ondan benim için tavsiyede bulunmasını isteyin."dedi.
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 02.08.2008 Saat: 02:23 (166 okuma)
(Devamı... | 35925 byte kaldı | 5 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
DEMOKRATİK TOPLUM

DEMOKRATİK TOPLUM
ALPEREN GÜRBÜZER
Demokratik toplum baskılardan uzak özgürlük sever kitlelerdir. Düşmanına karşı bile son derece tahammüllü cömertkârdır. Hasmını boğmak diye derdi yok, derdi davası fikri hür, vicdanı hür kalabilen toplum inşa’ edilmektir..
Demokrasinin devrim muhafızlarına ihtiyacı yoktur, emniyet sübobu özgür iradedir çünkü. Aşırı uçlardan söz etmez, tüm akımları serbest bırakıp umursamaz halde kendi hallerine terk edip çoğullaştırarak uysallaştırır...
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 24.07.2008 Saat: 09:18 (112 okuma)
(Devamı... | 16086 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
Şimdi Gidiyorum CAN!

Şimdi Gidiyorum CAN! M. Burak Şimdi gidiyorum CAN! Ama inan ben de bilmiyorum! Bu yol nereye gider, nerelere çıkar bilmiyorum. Bir daha kavuşur muyuz, vuslat olur mu? Bilmiyorum! Hep gurbette mi geçecek hayat inan bilmiyorum! Her zaman “ne kadar da çok şey biliyorsun?” derdin bana, sen de şaşırıyorsun öyle değil mi, bu kadar çok üst üste “bilmiyorum!” dediğimi hiç duymamıştın. Bilmek hakikaten de çok güzel CAN, ama yaşamak daha da güzel; YAŞANMAYAN YALANMIŞ çünkü! Yaşanmamış şeyler hakkında konuşmak ne kadar da afakî ve ne kadar beyhude imiş onu gördüm de o’ndan bu sükûnetim! Sükût altın imiş CAN, altın imiş!..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 20.07.2008 Saat: 17:31 (136 okuma)
(Devamı... | 10533 byte kaldı | 5 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
GÖNÜL ve GÖZYAŞI

GÖNÜL ve GÖZYAŞI Barboros SERT Anatomik olarak; Ağlamak bir kişinin düşünebileceğinden çok daha karmaşık bir prosestir. İlk olarak, 3 çeşit göz yaşı vardır. Bazal göz yaşı sürekli olarak gözleri yağlar. Reflex gözyaşı gözlerimiz kaşındığında ve dışarıdan bir zarar verici temas meydana geldiğinde üretilir. Ücüncü çeşit göz yaşı duygulara bağımlı olarak meydana gelir ki bizim dinen bahsettiğimiz göz yaşı budur. Her bir göz yaşı farklı miktarda kimyasal proteinler ve hormonlar içerir. Bilim adamlarının duygusal gözyaşlarının yüksek seviyede %20-25 daha fazla protein içerdiği ve aynı zamanda yüksek seviyede manganez ve prolaktin ve ağlama ile atılan bu hormonların vücuttan eksildiği ve depresyondan uzaklaşıldığı isbatlanmıştır. Bir çok insanda ağlamanın üzgünlüğü dindirdiği, bununda bir bölüme kimyasal ve hormonların atımından kaynaklandığı görülmüştür. Nasıl ağlarız?..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 19.07.2008 Saat: 11:21 (136 okuma)
(Devamı... | 18044 byte kaldı | 6 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
Gerçek İNSAN ve Salâvat…

Gerçek İNSAN ve Salâvat… MÜNİR DERMAN (ks)
Doğruluktan ayrılmaz, yalan söylemez, midene haram sokmazsan, Gençliğinde de başlarsan Allah seni ihtiyarlığında bırakmaz. Bu hal sıhatte kalmanın dinç ve faziletli olmanın sırrı budur. Öyle hakiki Müslümanlar vardır ki 80 sene yaşamış adam. Seksen sene başı ağrımamıştır. Allah’a takmış kancasını be birader!.. Biz Allah’ı göklerde arıyoruz. Şah damarımızdan daha yakın. Çünkü kendimizi göremiyoruz. Kendimizi göremiyoruz!..
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 17.07.2008 Saat: 14:42 (215 okuma)
(Devamı... | 51647 byte kaldı | 4 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
NASIL?..

NASIL?.. Nurten Anlatılmaz OL-AN ı nasıl dökerim söze? Anlatılmaz OL-AN ı anlatmaya takatim var mı ki? Semi’ü-l Basîr olan, duymaz mı duyulmazı? Görmez mi, görünmeyeni? Nasıl ellerimi kaldırırım, istemek icin? Verdiklerine şükredebildim mi ki? Nasıl cıkarım huzuruna, gâfil dilenci gibi? Meleklerin bile duymadığı sessizliğe, söz olabildim mi ki? Halife olduğumu, idrak edebildim mi ki? İdrak ettiysem, hazmedebildim mi ki? Kapılar açılmış sonuna kadar Biiznihi deyip, geçebildim mi ki? HAKK’ta erimeye, EREBİLDİM mi ki?.....
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 16.07.2008 Saat: 12:00 (120 okuma)
(Devamı... | 10 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
CAN içinde CÂNÂN imiş!..

CAN içinde CÂNÂN imiş!.. Halim KÖK Böğsükmek dediğimiz bir hâl vardır… Tıkanmak gibi… “Neyin var?” diye sorarlar… Çünkü yüzünden, gözünden anlaşılır bir şey olduğu, Ağzını açarsın konuşmak için… Nefesin yetmez… Gözlerin dolar gelir ama yine de ağlamamak için kendini tutarsın… Tutarsın çünkü bilirsin ki bir bıraksan bir daha önünü almak imkânı yoktur… Birikmiştir içinde biriken…
Olayları anlatmak kolaydır da duyguları hisleri anlatmak öyle değildir… Onları anlatabilmek için dinleyenin yaşamış olması lâzımdır aynı veya benzer hâlleri. O zaman da zaten konuşmadan da anlaşırsın o insanla… Bu yüzden gönül, anlayanlarını sever… Çünkü onlar da kendi gibidir…
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 16.07.2008 Saat: 11:42 (128 okuma)
(Devamı... | 19997 byte kaldı | 8 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
KULAK

KULAK dostemin “Göklerde ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir. Azîz’dir O, Hakîm’dir.” ( Hadîd 57/1) Zamanı unut, derin düşün ve biraz soyut… Bir enerji, bir titreşimdi ki tesbihteydi her dâim… İnliyordu, ünlüyordu O’nu : “Allah! Allah! LÂİLÂHEİLLALLAH!.” Duymuyordu KULAK, zira tıkalıydı, perdeliydi… Yoğuştu enerji zikrin gücüyle bir partikül oluştu ve elektron gibi raksa başladı… Semâ’ ederken diyordu : “Allah! Allah! Yâ ALLAH!.” Yine duymadı onu KULAK… Duysun zikrini, tesbihini diye oluştu HAVA, inledi : “Subhânallah”.. İşittiremedi, SU oldu, bir rahmetti ve dedi “Elhamdülillah”… ATEŞ oldu yine Hakk ismini duyuramadı, duymadı KULAK… TOPRAKtı artık, türlü şekillerde bazen kaya, bazen balçıktı, çekiyordu : “Allah! Allah! Yâ HU!.” Her yer ve her zaman içinde tek görevi vardı tesbih ederdi O’nu… Duymadı KULAK…
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 14.07.2008 Saat: 20:41 (113 okuma)
(Devamı... | 7471 byte kaldı | 3 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
| |
HASAN DAĞI Yayla Notları-I

HASAN DAĞI Yayla Notları-I Kul İhvanî 31.05.2008 Zaman… Vakit… Sıla… Özlem… Sıla-yı Rahim… Özlem, sevgi sırrıncadır… Sevileni özlemek ve gelsin diye gözlemektir… Zamanı gelince yollara düşülür… Kavuşulur da vakit tez gelir-gider… Bir ay uzunca gibi gelir insana ama tez geçer.. Yine de 30 güne neler sığar neler… Çuvala yün basar gibi bastıkça tıka basa hatralarımızı yutar… Yemyeşil meşe ormanından Hasan Dağı’na tırmanırken, yukarıdaki Dağ Otelinden bir Neşet Ertaş bozlağı inletiyor ormanı, dağları… Zink alıyor, yankılar eko oluşturuyor… “Sultanım Sultanım Sarı Sultanım Gidiyor ömrümün varı Sultanım…”
|
|
 |
|
 |
| |
Gönderen: kulihvani Tarih: 05.07.2008 Saat: 11:21 (191 okuma)
(Devamı... | 12685 byte kaldı | 7 yorum | Puan: 5) |
|
 |
 |
 |
|  |
|