Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 18 Eki 2019, 22:12

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 113 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 00:21 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Bu konuyu facebook'ta paylan!
çok teşekkür ederim sizlere,

sözlerim le inşallah önce sizlere eziyet vermemişimdir.

kendime ettiğim ise;

kalbim,içinde herşeyin darmadağınık olduğu ,herşeyin biribirine karışmış olduğu bir ev gibi.

kendimi bulamayacağım gibi geliyor,

bu sebepten çok üzgünüm.

inşallah geçer.Amin.



önceden mürşid dendiği zaman şöyle hayal ederdim.

birçok kişileri bir denize atmışlar, bazıları yüzmeyi başarıp kıyıya çıkmışlar (mürşidler)

ve suda kendi kendisine dışarı çıkamaynlara el uzatıp yardım ediyorlar.

böyle anlayabiliyordum.

şimdi bakıyorum denize alışmak lazımmış,

hatta deniz saymak lazımmış kendini.

saymak da yeter mi bilmiyorum ki.

devam edip giden düşünceler böyle kaynaklardan beslenip büyüyor.

sızlanmamam gerek anladım.

tekrar çok teşekkür ederim.

Allah deyip sabretmeli galiba.

inşallah bu karanlığın sabah geç kalmaz.Amin.

Saygılarımla.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 09:05 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 02:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Kalbi Allah’tan başka her şeyden boşaltmadan OLmayacak bunu BİLiyorum...

Ama bu nasıl başarılacak onu BİLMİYORUMM!...

BİLen..BİLmeyene ANLATSIN...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 13:24 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 3843
Estağfurullah Humeyrenur Kardeşimiz... Eziyet ne kelime...
Allah için gönlünün doğru bildiğini söylemenin eziyeti mi olurmuş...
Sözümüz HAKK ve HAYRa vesile olursa buna şükür ederiz.
Tersi olursa da ancak biz kendimize eziyet etmiş oluruz ki Allah bizleri bundan muhafaza eylesin inş.
Çünkü öyle bir niyetimiz düşüncemiz yoktur ve hiç bir zaman da olmasın inşallah...

Niyet doğru olursa Allah cc. Doğrunun yardımcısıdır daima...

Niyette eğrilik varsa zaten o kimse ne kadar hakk ve hayrı söylüyor görünse de Allah cc. onun yaptıklarından ve nefsinin ona fısıldadıklarından habersiz değildir...

Zaten böyle olduğu içindir ki bir çok kimse hakk ve hayrdan görünerek insanların nazarında mürşidi kamil muamelesi görmekte... Görüyor, duyuyoruz tanık oluyoruz bunlara da...

Ama gelin görün ki adam nefsinin büyüklenmesinden haz duymakta...
Etrafındaki şak şakçıları da bir kere Allah cc. ve Resulullah sav Efendimizin terazisine koyup ta demiyor ki; Şu yanlıştır... Doğru değildir demiyor...

Gerçi bunu diyenler hemen cahil ilan ediliyor ve bir şekil mesafe alınıyor ve bir şekilde o kimse dışlanıyor.
Sözde mürşid, Allah için doğru bildiğini söyleyene görüntüde hakk verse de diğer yandan cemaatine o kimsenin artık;

"Oldum havalarına girdiğini ve nefsinin kölesi olduğunu... Doğru yoldan saptığını”

vs. söyleyerek insanların da tavır almasını sağlıyor... Allahı ve Resulü Sav Efendimizi unutup hocasının eteğine yapışan ve paye kapma derdinde olan zavallılar demiyor ki…

Efendim… Siz bir Hakk Dostu iseniz en çok böyle yoldan çıkmış olana hizmet etmeniz gerekmezmi… demiyor…

Çünkü o insan kötü ise kendileri dolaylı yoldan iyi olmuş demektir… Hocalarına yaranacaklar ya..

Bir kimse size söz veriyorsa herkesin içinde ve iki gün sonra da o sözünün tersini yapıyorsa
Artık onun ne olduğu bellidir… Bu yolda en önemli mesele samimi ve sadık oluştur…
Ve ; “Bizi aldatan bizden değildir” buyurur Sav Efendimiz…

Mürşid sandığınız… HAKK DOST sandığınız insan size yalan söyleyebiliyorsa…
Uyardığınız hususta size hakk verip iki gün sonra tersini yapıyorsa artık halen o kimseyi HAKK DOSTu sayan kişi… Kendi cahilliğine körlüğüne yansın…

Ama diyoruz ya... İnsan gerçekten halis bir niyetle Allah' a iyi bir kul ve Resulü Sav Efendimize ümmet olmaya niyetlenirse
O hakiki HAKK DOSTları mutlaka elinden tutar o insanın...
Bundan zerrece kuşkumuz yoktur ve sizin de kuşkunuz olmasın dileriz.
Asla umutsuzluğa kapılmak yakışmaz bir mümine.. Ayette belirttiğimiz gibi
Allah cc. kullarına ümit kesmeyi yasaklamıştır.

Bizim tek ve hakiki mürşidimiz Resulullah Sav' dir...
Onu seven ve O' nun sevdikleridir...
Onlar denizde de karada da her yerde el uzatırlar günü geldiğinde merak etmeyin.
Yeter ki siz HAKKtan yana olun daima...
Kıyametin kopacağını bilseniz doğruyu savunun...

Bu benim bildiklerim ve kendim için iyi olduğuna inandığımı size de dedim..
Benimser benimsemezsiniz o size kalmış...

Önceki mesajınızın bir yerinde demişsiniz ki

“Bazen vazgeç diyorum kendime…”

Neyden vazgeçeceksiniz kardeşim… Allaha inanmaktan mı…
Böyle bir düşünceden dolayı Allahtan af dilemelisiniz bence…

Bu karda donmak üzere olan insana uykunun tatlı gelmesi gibi bir şeydir…
Ölecek ve yok olacak…

Uyumayalım… İnşallah uyananlardan olalım…
Muhammedi Muhabbetlerimle…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 15:55 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 02:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Resim

Saadet gemisi öyle bir gemidir ki, onu kazaya uğratmaktan kurtaracak olan
alelâle bir kaptan olamaz.
Hatta sen pek usta ve tecrübeli bir gemici bile olsan,
saadet gemini bu hayat denizinde muhafaza edecek olan
ancak ve ancak Allah'tır....

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 21:40 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Vazgeçmenin daha iyi bir seçenek olduğunu düşünmemin yanlış olduğuna bende inanıyorum,
tevbe ediyorum, ikazınız için çok teşekkür ederim

bütün yönünü,gözlerini ve dikkatini kalbine ve içine çevirmek ile bunca içinden çıkılmaz sandığım durumlarda kalmak,

geçici dünyanın çarkına uyup herkesin sıralaması gibi bir sıralamayla dünyayı geçip gitmek kolaylığı ama aslında zulümünden doğrusu bu ki, daha iyi.
hatta mukayese etmek te şu an hata oldu.
özür diliyorum.

..
Bugün yine kalbim büyük telaşlar ile,biribiriyle yarışarak yüzeye çıkmaya çalışan düşünceler ile doluydu.

Onların arasından bir tanesi ağırlıkla bütün dikkatimi üzerine çekti ki,

şimdi burada onu anlatacağım.

2 sene önce Hayy olan (artık ondan bu dünyada mahrum kalmış olmaya alışamıyorum)
ve benim için dünya hayatımda daha kıymetli hiçbirşeyim olmadı dediğim,
Allah c.c. ve efendimizi s.a.v. tanıdığım herkesten yüzlerce kat fazla sevdiğine tanık olduğum çok kıymetli bir büyüğüm vardı.

Her ziyaretimde,veda zamanı geldiğinde,bazen de sohbetin bir yerinde,

"bize dua edin evladım " derdi.

bu sözü hiç bu günkü kadar çok düşünmemiştim.
düşündüklerim şöyle;

BİZe dua edin demek. BİZ BİRiz e dua edin demekti belkide.

Bize dua ederseniz,bu dua doğrudan kendinize duadır demekti yada,
Bize dua edince,ben diyerek tek kişilik yapmış olduğunuzu sandığınız,
paylaşıp eksiltmekten korktuğunuz bu nedenle de sadece kendinize mahsus kılmak istediğiniz duanız,
tam düşündüğünüzün aksine çoğalır çoğalır,sonsuz bir kuvvet ve hacim ile
yine size isabet eder,

sizi bir duanın en fazla kuşatabilmesinin yoludur bu,demekte olabilir

BİR olmanın yolu, belkide şartı duada birlikti bir anlamda belkide,

Duanın sahibi O'lan ile,O'nda,O'ndan,O'na (bu ifadeleri burada öğrendim) TEVHİD,
ancak dua anahtarını kullanmak ile yaşanabiliyor belkide,

(yanlışlarım vardır muhakkak, düzeltmelere ve ilavelere her zaman ihtiyacım var.Önceden teşekkür ediyorum)


özetle dua ettim bugün,
sizlerinde ifade ettiğiniz gibi, dua bize düşen ve elimizdeki çok önemli vasıta,anahtar.

..

devamlı yaşadığım çok sıkıntılı bir durumu da izah etmek istiyorum inşallah.

aslında bazen bütün derdin bu olduğunu düşünüyorum.

okuduklarımı okurken kendi miktarım kadar anlayabiliyorum.
okuduğum sürece,ve okuma sırasında kendimi okuduğum konu ile aşina hissediyorum,
hatta bazen okuduklarım istikametinde bir istikamet durumuda oluşuyor.

ancak işte sonra böyle olmuyor.

herşey yine aynı, aynı çok insanlar,çok işler,çokluklar,sayısız kalabalıklar,ve

insanı boğan geri giden adımlar ile başbaşa kalıyorum.

okuduğum ve öğrendiğim,(anladığım kadar elbette) herşey neden orada kalmıyor.

aynı kalsa,yeniside üzerine konulsa,böylece idrak edip herşeyi daha net anlamak imkanı olacak.

bunu anlatmamın sebebi, bu duruma bir çare var mıdır? diye merak ediyorum.


Okuyup sabrettiğiniz için teşekkür ederim.

herkes hakkını helal eder inşallah.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 22:29 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 3843
Bakınız ben gönlüme düşenleri söyleyim…
Alınmaca kırılmaca olmasın… Ve illa ki doğrusu budur gibi bir şey de demiyorum…
Ben gördüğümü anladığımı söylüyorum…

Humeyranur Kardeşim… Siz haddinden fazla başınızın derdine düşmüssünüz gibi görünüyor bana…

“Nasıl kurtulacağım” düşüncesi var sıkıntılarınızın odağını oluşturan…

Bu hayat Allah cc.’ un bir imtihanıdır..
Bize düşen herhalde O’ nun hükmüne razı olmaktır…
Kendimi nasıl kurtarırım düşüncesi bir kere Allah karşısında BEN-lik ile çıkmaktır…

Bakınız ne güzel diyorsunuz;

“Allah c.c. ve efendimizi s.a.v. tanıdığım herkesten yüzlerce kat fazla sevdiğine tanık olduğum çok kıymetli bir büyüğüm vardı.

Her ziyaretimde,veda zamanı geldiğinde,bazen de sohbetin bir yerinde,

"bize dua edin evladım " derdi.”

Ne kadar şükretseniz azdır… Allah’ ı ve Allah’ ın Resulü Sav Efendimizi böylesine seven bir insanı tanımışsınız… Bundan mahrum olan nice insan var…

O insanın hatırına kendinizi değil BİZ’ i düşünün… Ve kendi derdinizin derdine düşmek yerine
BİZim derdimize derman olmaya çalışın…

Aklınız gönlünüz sürekli kendi hallerinizle meşgul iken sıkılmanızdan daha doğal bir şey olamaz…

Gönlünüzü ferahlatmak istiyorsanız kendinizi bir kenara bırakın ve Allah cc. İçin ve Resulü Muhammed Mustafa Sav Efendimizi için elinizden geldiği kadar hizmet edin…

Aslında şu an yaptığınızda bir hizmettir zaten bunu fark edin…

Çünkü bu vesileyle benzer halleri yaşayan kardeşlerimizin de dili olmakta ve onlar için de çareler aramaktasınız…

Ben kötüyüm… Ben çok eksiğim vs. bunlar BEN dediğimi canlı tutmaktan başka bir şey değil…
Biz iyi şeyleri Allah’a ait görürüz… Kötü şeyleri de nefsimize… Evet bu edeb gereği böyledir lakin
Bunda da orta yolu bulmak lazım… Ben dediğim de Allahın yarattığıdır… Nasıl başka bir insanı aşağılamaya hakkım yoksa beni de öyle aşağılamaya hakkım yok…

Hakkım ne… Eksik ve noksanımı görüp Allah’ tan iyiyi güzeli… Hakk ve Hayrı istemek…

Elbette eksik olacağım… Elbette bilmediklerim olacak…
Ama şunu bilmeliyim ki Allahın verdiğine razı olabilmektir asıl mesele…
Kaderi yazan O…

Ha verir mi vermez mi Allah cc..

Vallahi bu konuda hiç kimsenin emin olma ihtimali yoktur…
Sav Efendimiz dahi buyurmakta ki;
“… Yarın bana ne yapacağını bilemem… Umarım ki rahmetine gark eder…”

Öyleyce Can Kardeşim… Bize düşen SAV Efendimizi örnek almak ve gücümüz yettiğince
O’ nun davrandığı gibi davranmaktır her konuda…
Çözüm bu kadar açık iken… Gereksiz tasalar ve kaygılar yaratmanın iblisten başka kimsenin işine yarayacağını sanmıyorum…

Allah benim hakkımda ne dilemişse… Bana razı olabilmeyi ihsan eylesin…
Bu kadar…

Dediğim gibi bunlar benim gönlümün doğruları…

Muhammedi Muhabbetlerimle…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 29 Haz 2010, 23:39 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Kendimi bu sayfada çok ortaya koyduğum için utandım esasında,

çok şeyler yazmamak lazım,

küçük birşey diyeyim istedim sadece,sonra yine okuyup dinlemeye geçmeli daha iyi.

yazılanlar hep doğru,

hastalığımı teşhis oldu bu yazılanlar bana,
Ben dedikçe zaten iyileşmek olmaz,bir kez daha anladım.

Öncede bunu yine anlamıştım ama hep unutuyorum.

"İnsanı insan,insan yapar" diyorlar ya

burada ki bütün insanlara bütün kalbimle teşekkür ediyorum.

Bir gün Allah c.c. lutf eder ve insan oluruz inşallah ve amin.

öte aleme bu hal ile gidersek eyvah ki eyvah.

Öyle gitmeyiz inşallah.

Hep Selam.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 30 Haz 2010, 07:47 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Şub 2009, 02:00
Mesajlar: 943


Estağfirullah değerli Hümeyranur kardeşim, utanmanızı gerektirecek hiçbir durum yok. Bilakis, Halim kardeşiminde söylediği gibi siz BİZim sesimiz oldunuz ve bilseniz değerli sohbetinizle gönlümüze nasıl ışık tuttuğunuzu.. Sanırım birçoğumuz zaman zaman kendimizi kınamakta ileri gidebiliyoruz. Sözleriniz Nur oldu gönlümüze, nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum..

Mevlam razı olsun güzel gönüllerinizden ebeden..
Gönlünüz ve Ömrünüz NUR OLsun dilerim..
Muhammed-i Sevda ile..

_________________
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيم

O Peygamber, inananlara kendi canlarından daha yakındır..…

Ahzâb Sûresi, 6


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 30 Haz 2010, 08:44 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 02:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Bir zamanlar kendini aramak deyimi ile karşılaştığımda...garip gelmişti...burdayım da neyi arayacağım...zahiri sanıyordum kendimi...et kemik bütünü...

yok-yok dedi içimden bir ses sanki...dahası var...O'nu arayıp bulacaksın...
Sonrası içli bir istek oldu...mıknatıs gibi kendine çeken BİR ŞEY...BİR YOLL..
Çevremde pek göremiyorum bunu..Sanki başka BİR boyuttayım..
Acaba diyorum çevremmi yanlış, ben mi..

Soruların ardı arkası kesilmiyorki humeyranurum...
Cevabıda İÇİN de...SEN de...
Çok uzaklara gitme...Ama ne zaman İÇini dökmek dilersen BİZ burdayız..YANINDAYIZ...
Dinleriz Seni...Gönlünü gönlümüz biliriz...Yalnız değilsin şükür BİZ BİRiz...
VE inşallah, YÜCE BİR'in kutlu yolunda, el ele gönül gönüle, SELÂMetle yürürüz...

Rabbim HAK DOSTlar nasip etsin...Bu öyle güzell bir nimetmiş ki insan tadınca anlıyor...
HAK için DOST olanlar yalnız, seni seninin kadar düşünür ve iki dünya saadetin için, herzaman doğruyu gösterir..
Allah'ım yalnız kendi rızası için, SEVEN ve SEVİLEN kullarından razı olsunn...

Allah benim hakkımda ne dilemişse… Bana razı olabilmeyi ihsan eylesin…
Bu kadar…
demiş ya Halim Can...

İşin özünü söylemiş...Allah razı olsun...Ve öylede olsun inş...amin...

Bana öyle geliyor ki, gönlünüze doğan güzelliklere aşina olmanız için, sabırla beklemek gerek..
tohumun birden çiçek açtığı nerde görülmüş...
Ve ben yine burda kendime diyorum humeyranur canım..: )

nasıl ki burda böyle içtenlikte yazdınız...Yine inşallah Rabbimize de açın gönlünüzü..
O kendine bir adım gelene...daha fazlasıyla karışılıkta bulunandır...
O elini uzatanın elini TUTandır...
Gönlünde O'nu BULanın DOSTudur...

Bu karmaşa DURUlacaktır..Merak etmeyin...
Siz sadece ''O''na GÜVENin...


Resim

SANA, ben ayAN...
Yinede söylemeden duramam
BİLirim, söyleceklerimi
BİLdiğini,
Hissederim muhabbetindir,
Gönlümü SANA YAKlaştıran...

Beni bana bırakmayan YA ALLAH c.c..ŞÜKÜR SANA...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Melâmî!
MesajGönderilme zamanı: 30 Haz 2010, 11:20 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 3843
Utanacak bir şey yapmadınız ki Değerli Kardeşim…
Ne diye utanasınız… Bizler ne diye buradayız…
Eksik, noksanlarımızı, kusurlarımız görelim ve birbirimizin gönül aynasına bakarak
Kendimize çeki düzen verelim diye…

Hem karar vermekte acele etmeyin… Bakın görün ileride birileri size minnettar olacak
Bu satırları yazdığınız için…

Çünkü bir çok insan içini demeye çekiniyor yanlış anlaşılırım veya kınanırım korkusuyla…
Ve sizi örnek alacak… Sizden cesaret alacak BİZ-BİR’ liğine içini açacak ve ferahlayacaktır Allahın izni ve Resulü Sav Şefaati ile…

Kimse kimsede eksik kusur aramıyor… Tam aksine birbirimizdeki güzellikler ile doğrular ile
Seviyelenmeye çalışmaktayız…

Sizin yazdıklarınızdan çok daha fazlasını yazmışımdır ben de zamanında…
Kendinize gereksiz dertler yaratmayın lütfen…

Bu yazdıklarınıza bakarak ileride inşallah ne kadar değiştiğinizi daha iyi anlayacak göreceksiniz…

Ben sizin samimiyetinize hayran kaldım bunu bilmenizi isterim.
Ve bildiğimiz bu yolda en önemli şey samimiyet ve sadakattir…
Bunlar siz de fazlasıyla var Allaha şükür…

O yüzden mutlu olun, umutlu olun ve
Hem kendiniz için hem bizim için hem de bize katılacaklar için…
Gönlünüzü bizlerle paylaşmaktan vazgeçmeyin lütfen…

Hani bir söz var ya;
Neyi arıyorsan Osun sen… Siz bakın neyi aradığınızı göreceksiniz…
Ve anlayacaksınız ne olduğunuzu…

Muhammedi Muhabbetlerimle…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Ölsün ölüm!
MesajGönderilme zamanı: 17 Kas 2011, 05:53 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Kas 2007, 02:00
Mesajlar: 156
feûlün feûlün feûlün feûl
._ _/._ _/._ _/._

Açılsın hakîkat çözülsün düğüm
Kapansın rüyâmız ve ölsün ölüm

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Ölsün ölüm!
MesajGönderilme zamanı: 19 Kas 2011, 09:12 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
Resim



Bize Doğru Gel, Bize!


Bir an olsun düşüncelerden vazgeçsen ne olur? Balık gibi bizim denizimize dalsan, orada dalgalar yutsan ne çıkar?

Düşüncelerinden uyur, onlardan vazgeçersen Ashâb-ı Kehf'ten sayılırsın, düşüncelerden mukaddes, münezzeh bir nur kesilirsin; ne olur bu hale gelsen!

Sen bir saman çöpüsün, bizse devlet kehribarıyız; şu samanlıktan sıyrılıp kehribara dönsen ne olur ki.

Artık bu sefer toprak olacağım diye yüz kere ahdettin. Bir kerecik de ahdinde dursan ne çıkar.

Sen gizli bir incisin amma şu samanlıkta toprak rengini almışsın. A güzel yüzlü, ne olur yüzündeki tozu toprağı bir yıkasan da arınsan!

Padişah oğlusun sen, Cebrâil'in bile secde ettiği varlıksın sen. Ne çıkar a yoksul, babanın yurdunu bir arasan!

Tümden ayrılmış bir parçasın, bedenden ayrılmış bir elsin ancak; bari bundan sonra bizden ayrılmasan ne olur.

O vakit başsız kalırsın, malın mülkün gider, hırstan, kibirden ayrılırsın; fakat işte o zaman ululuk âleminde baş gösterir, görünürsün; ne olur bunu yapsan.

Hakk'ın zikrinden bir şerbet iç de düşünceden kurtul. Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur. Yeter artık, sen bir dağa benzersin; dağda altın madeni ara, bağırmayı bırak. Bağırıp dağı seslendirmesen ne çıkar! (Gölpınarlı, I, 253; Furûzânfer,844)

Yaratılmıştan geç, Yaradana ulaş!

Âşık isen, âşıklarla otur!

Gece gündüz demeden kapılarında dur!

Bu kapıdan içeri girdiğinde ise,

Yaratılmışlardan uzaklaş; yaradanla otur! (No:1198)

Gönül O'nu ister, Her şey bahane...

Başımı koyduğum her yerde, secde edilen O'dur

Dört köşe ve altı bucakta tapılan O'dur.

Bağ-bahçe, gül-bülbül, sema, sevgili;

Bütün bunlar hep bahane; asıl maksat olan O'dur. (No:206)

Divan-ı Kebir'den

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Ölsün ölüm!
MesajGönderilme zamanı: 19 Kas 2012, 21:46 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Kas 2012, 18:22
Mesajlar: 48
Sana çağrıdır bana ölüm vakitsiz çağıracak değilsinki

_________________
Muhabbet benliğin en mühim merhemidir ⊙


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 113 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye