Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Eki 2019, 12:38

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 13 Eyl 2019, 13:52 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Oca 2010, 02:00
Mesajlar: 1065
Konum: Ankara
Bu konuyu facebook'ta paylan!
BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM


Ebû TÂLİB EL-MEKKî

Sünnî tasavvufun önde gelen isimlerinden meşhur sufî ve muhaddis Şeyh Ebu Talib el-Mekkî (ra) İran asıllı Cebel halkındandır. Fa­kat Mekke'de yetiştiği için el-Mekkî nisbesiyle anılmıştır. Tam adı, Muhammed b. Ebi'l-Hasan Ali b. Atiyye el-Harisî'dir. Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir.

KÛTÜ'L-KULÛB

(KALBLerin AZIĞI)

1.FASIL

Muameleye Dair Âyet-i Kerimeler Hakkındadır

Bunlar, içlerinde muamelenin zikredildiği âyet-i kerimelerdir. Al­lah TeâLâ buyurdu ki: "Kim de mü'min olarak âhireti ister ve ve amelini de onun için yaparsa, işte bunların amelleri makbul olur" (İsrâ 17/19) "Her kim âhiret kazancını isterse, ona ondan veririz. Her kim de dünya kazancını isterse, ona da ondan veririz. Ama onun için ahirette nâsib yoktur". (Şura 42/20)

Yüce Allah buyurdu ki: "İnsan için, ancak amel ettiği vardır. Onun ameli görülecektir ve yeterli ödülü verilecektir". (Necm53/39-41) Kudreti eşsiz olan Allah başka bir âyette şöyle buyurmaktadır: "Geçmiş günlerde takdim ettiklerinize karşılık yeyin, için, âfiyet ol­sun". (Hakka 69/24) Allah Teala bir diğer ayetinde şöyle buyurur: "Herkes için yaptıkları amellere karşılık dereceler vardır". (Ahkaf 46/19) Allah TeâLâ, başka bir ayette ise şöyle buyurmaktadır: "Hal­buki, ne mallarınız, ne çocuklarınızı sizi Biz'e yaklaştırır. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. İşte onların amellerine karşı, kendilerine kat kat mükafaat vardır". (Sebe' 34/37)

Yüce Allah bir ayetinde ise şöyle buyurmaktadır: "İşte bu gör­düğünüz, amellerinizle varis kılındığınız cennettir". (A'râf 7/43) Baş­ka bir ayette de şöyle buyurmaktadır: "Onların yapmış oldukları amellere mükafaat olarak kendileri için göz aydınlığından nelerin gizlenmekte olduğunu şimdi hiç bir kimse bilmez". (Secde 32/17)

O, diğer bir ayetinde şöyle buyurmaktadır: "Sabreden ve Rab'lerine tevekkül eden amel sahiplerinin mükafaatları ne kadar da gü­zeldir". (Ankebût 29//58) Allah TeâLâ başka bir ayetinde ise şöyle bu­yurmaktadır: "RABB'leri katında selamet yurdu onlarındır. Ve RABB'leri, evvelce işlemiş olduklarından dolayı onların Velîsidir". (En'Âm 6/127)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 03 Eki 2019, 14:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Oca 2010, 02:00
Mesajlar: 1065
Konum: Ankara
BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Resim


KÛTÜ'L-KULÛB

(KALBLerin AZIĞI)

2.FASIL

Gece Ve Gündüz Evradının Bulunduğu Ayet-i Kerimeler Hakkındadır.

Burada, gece ve gündüz evradını teşkil eden ayet-i kerimeleri zikredeceğiz. Allah Teala buyurdu ki: "Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenlere gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren de O'dur". (Furkan/62) Yüce Allah başka bir ayetinde ise şöyle buyurmaktadır: "Çünkü sana gündüzün uzun bir meşguliyeti vardır. Hem Rabbinin ismini an: Kendini her şeyden çekerek Rabbine yönel. (Müzzemmil/7-8) Allah Teala başka bir ayetinde ise şöyle buyurmaktadır: "Ve Rabbinin ismini sabah - akşam an! Gecenin bir bölümünde de O'na secde et. Hem de O'nu geceleyin uzun uzadıya teşbih et!". (İnsan/25-26)

Yüce Allah bir diğer ayetinde ise şöyle buyurur: "O halde sen onların söylediklerine sabret de güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile Rabbini teşbih et. Ve gece saatlerinde ve gündüzün etrafında da O'nu teşbih et ki, Allah'ın rızasına eresin". (Ta-ha/130)

Yüce Allah, başka bir ayet-i kerimede ise şöyle buyurmaktadır: "Çünkü gece kalkışı hem daha tesirli hem okuyuşça daha tesirlidir." (Müzzemmil/6) Allah Teala başka bir ayette ise şöyle buyurur: "Ve gece saatlerinde ve gündüzün etrafında da O'nu teşbih et ki, Allah'ın rızasına eresin". (Taha/130)

Diğer bir ayette ise şöyle buyurmaktadır: "Yoksa o gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp kıyama durarak daima vazifesini yapan, Ahiretini hesaba katan ve Rabbinin rahmetini dileyen o kimse gibi mi olacaktı? De ki: 'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?' Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar". (Zümer/9) Allah Teala başka bir ayetinde ise şöyle buyurmaktadır: "Onlar geceleyin yataklarmdan kalktıklarında, korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler". (Secde/16)

Allah Teala başka bir ayette de şöyle buyurmaktadır: "Onlar Rableri için secde ve kıyamla gecelerler".(Furkan/64) Allah Teala başka bir ayette de şöyle buyurur: "Geceleri pek az uyuyorlardı. Seher vakitleri bağışlanma diliyorlardı". (Zariyat/17-18)

Allah Teala başka bir ayette ise şöyle buyurur: "Güneşin öğle vakti zevalinden, gecenin karanlığına kadar namaz kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir. Geceleyin de sana mahsus fazla bir namaz için de uykudan kalk. Teheccüd kıl". (İs-ra/78-79) Yine başka bir ayetinde şöyle buyurmaktadır: "Hem de gündüzün taraflarından ikisinde ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Çünkü güzel işler, kötülükleri giderir. Bu, idraki olanlara bir öğüttür". (Hud/114)

Allah Teala başka bir ayetinde ise şöyle buyurmaktadır: "O halde akşama girerken, sabaha ererken Allah'ı teşbih edin. Göklerde ve yerde hamd O'nun içindir. Günün sonunda ve öğle vaktine girince Allah'ı tenzih edin, namaz kılın". (Rum/17-18)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Eki 2019, 09:28 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20 Oca 2010, 02:00
Mesajlar: 1065
Konum: Ankara
BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Resim


KÛTÜ'L-KULÛB

(KALBLerin AZIĞI)

3.FASIL

Müridin Gece Ve Gündüz Amelleri Hakkındadır

Bu fasılda, müridin gece ve gündüz yerine getirmesi gereken farz emirler ve fazilet kaynağı mendublar anlatılacaktır. Bunların ilki, fecrin doğuş vaktinde yapılması gereken zikirdir. Fecrin doğuş vakti, gökyüzünde fecrin ışıklarının baskın gelmesinin etkisiyle yıldızların ışıklarının zayıflamaya yüz tuttuğu doğu kesiminde gecenin karanlığından sıyrılan aklığın belirginleşme vaktidir.

Yüce Allah, kullarına tam bu vakitte Zatı'nı zikretmelerini emretmiş ve şöyle buyurmuştur: "Gecenin bir kısmında ve yıldızların batmaya yaklaştığı sırada Rabbini teşbih et". (Tur/49) Kul, bu vakitte sabah namazının iki rekat sünnetini kılar ve bu rekatlarda Kafirun ve İhlas surelerini okur. Allah Resulü'nden (sav) yapılan rivayetlerin çoğunluğunda bu iki surenin okunduğu bildirilmektedir. Kul, bu namazdaki kıraatini, sessiz yapabileceği gibi sesli de yapabilir.

Bu konuda iki hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan ilki, sessiz okuma yönünde olup Hz. Aişe'ye (ra) aittir. Dedi ki: "Allah Resulü (sav) sabah namazında kıraati sessiz yapardı. Öyle ki kendi kendime Fatiha'yi okuyup okumadığını sorardım".[Buharı, Teheccüd/28; Müslim, Müsafirûn/90,92; Nesa1!, İftitah/40; Tirmizî, Salat/191; Ebu Davûd, TatawuV3; Muvatta', Salatü'l-leyl/30] Diğer hadis ise İbni Ömer'e (ra) ait olup sesli okumaya delalet etmektedir: "Allah Resulü'nü (sav) yirmi gün izledim ve sabah namazının iki rekatında Kafirun ve İhlas surelerini okurken dinledim" (Nesa'î, îftitah/68 Sehv/77; Müslim, Salat/193; Tirmizî, Salat/191; İbni Mâce, İkamet/102; Dârimî, Salat/80)


Ebu Hüreyre (ra) ve İbni Abbas'dan (ra) rivayet edilen bir diğer hadiste ise Allah Resulü'nün (sav) sabah namazının ilk rekatında Bakara suresinin "Ey müminler! Deyin ki: 'Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve Yakub'un oğullarına indirilenlere, yine Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbi katından verilen Kitab ve ayetlerin hepsine iman ettik. O'nun peygamberlerinden hiç birini diğerlerinden ayırt etmeyiz. Ve biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız". (Bakara/136) ayetini, ikinci rekatta ise "Ey Rabbimiz, indirdiğin Kitab'a iman ettik ve Resulü'ne tabi olduk, bizi o şahitlerle beraber yaz!". (Ali İmran/53) ayetini okuduğu bildirilmektedir. Kul, bazan da bunları okumalıdır.

Sonra, Allah Teala'dan yetmiş kez istiğfarda bulunur. Bu istiğfarların her birinde şöyle der:

"Kendinden başka ilah bulunmayan, elHayy ve elKayyum olan Yüce Allah'dan istiğfar eder, O'ndan tevbemin kabulünü niyaz ederim".

Sonra Allah'ı teşbih eder ve Kur'an'da bulunmakla birlikte Kur'an olmayan dört hikmet dolu kelimeyi yüz kere söyleyerek O'nun şanını yüceltir ki bu dört kelime şunlardır: Sübhanallah, El­hamdülillah, La ilahe illallah ve Allahü Ekber. Ardından bir kez de Estağfirullah (Allah'dan istiğfar dilerim) ve Tebârekallah Allah'ın şanı çok yücedir) kelimelerini zikreder. Kul, bu vakitte işte bunlar ile dua etmelidir. Çünkü Allah Resulü (sav) sabah namazının iki rekatından sonra bunlarla dua ederdi.

ibni Ebi LeylaDavud b. AliBabası kanalıyla İbni Abbas'dan (ra) şöyle bir hadis rivayet edilmiştir: İbni Abbas (ra) dedi ki: "Abbas (ra) beni Allah Resulü'ne (sav) gönderdi. Ben de akşam vakti O'nun yanına vardım. Teyzem Meymune'nin (ra) yanındaydı. Gece namaz kılmak için kalktı. Sabah namazından önce iki rekat kıldıktan sonra şöyle dua etti:

"Allahım! Ben Senin katından kalbimi hidayete erdirecek, dağınıklığımı toplayacak, karışıklığımı toparlayacak, gençliği geri verecek, görünen halimi ıslah edecek, borcumu ödeyecek, gizlimi koruyacak, zahiri halimi yükseltecek, ameli arındıracak, yüzümü ağartacak, rüşdümü gösterecek, ve beni her türlü kötülükten uzak tutacak bir rahmet diliyorum. Allahım, bana sadık bir iman, sonrasında küfür olmayan bir yakin, dünya ve ahirette Sen'in ikram şerefine nail olabileceğim bir rahmet nasib et!

Allahım! Sen'den ölümde başarıyı, şehitlerin makamlarını, bahtiyarların hayatını, peygamberlerin refakatini ve düşmanlara karşı yardımını niyaz ediyorum. .

Allahım! ihtiyacımı Sana havale ediyorum. Görüşüm yetmese,amelim zayıf kalsa da Sen'in rahmetine muhtacım. Ey İşleri bitiren! Ey yüreklere şifa veren! Kullarını denizlerde kurtardığın gibi, beni de cehennem ateşinden, helak çağrısından ve kabirlerin fitnesinden kurtarmam niyaz ediyorum.

Allahım! Görüşüm yetmese ve uğruna yaptığım ameller yetersiz kalsa, niyyet ve arzum ona ulaşmaya yetmese de, yarattıklarından birine vaadettiğin veya kullarından birine vereceğin iyilik için Sana yönelir ve Sen'den onu niyaz ederim ey alemlerin Rabbi!

Allahım! Bizi, hidayeti bulmuş ve ona sevkeden kullarından eyle! Sapıtan ve insanları saptıranlardan eyleme! Düşmanlarına karşı savaşçı, dost ve velilerine karşı barışçı eyle. Biz, Sen'in sevginle sevdiklerini sever, Sana karşı geldikleri için Sen'in düşmanlığına uğrayan kullarına düşman oluruz.

Allahım! duam budur ve kabulü Sen'in takdirindedir. Çabam budur, tevekkülüm Sana'dır. Biz Allah için varız ve biz kesinlikle O'na dönücüyüz. Çetin ahdin ve doğru emrin sahibi olan Allah'ın verdiğinden başka güç yoktur. Sen'den Kıyamet günü emniyet, ebediyet günü, yakın kılman şahitler, sürekli rüku' ve secde edenler ve ahitlerine vefalı olanlarla birlikte cennet diliyoruz. Muhakkak ki Sen, çok merhametli ve çok sevici olansın. Sen dilediğini yaparsın. İzzetiyle merhamette bulunan Allah çok yücedir ve onunla buyurmuştur. Şan elbisesini kuşanan Allah çok yücedir ve onunla ikramda bulunmuştur. Teşbihin sadece Kendisine layık olduğu Allah pek yücedir. Fazilet ve nimetler sahibi Allah çok yücedir. Kudret ve kerem sahibi Allah çok yücedir. İlmiyle her şeyi sayan Allah çok yücedir.

Allahım! benim kalbime bir nur ver, kabrime bir nur ver, kulağıma bir nur ver, gözüme bir nur ver, saçıma bir nur ver, cildime bir nur ver, etime bir nur ver, kanıma bir nur ver, kemiğime bir nur ver, önüme bir nur ver, arkama bir nur ver, sağıma bir nur ver, soluma bir nur ver, üstüme bir nur ver ve altıma bir nur ver! Allahım, nurumu arttır, bana bir nur ver ve benim için bir nur kıl!
(Hadisin değişik rivayetleri için b. Tirmizî, Da'avat/30; Muvatta', Salatü'l-leyl/11 İbni Mâ-ce, İkamet/181.)

Allah Resulü'nün (sav) bedeninin bütün uzuvları için istediği bu nurlar, aslında el Nur olan Allah Teala'nın, O'nun her halinde, hareket ve sükununda sürekli O'na bakması ve O'nun için destek ve şahit olması, O'nu sürekli koruması, devamlı müşahadesi altında tutması içindir. Böylelikle Allah Resulü'nün (sav) gözü kaymayacak, azgınlığa kalkmayacak ve nefsi her hangi bir arzuya teslim olmayacaktır.

Kul, bu duayı sabah namazının iki rekatından sonra okumalı ama öncesinde Allah Teala'dan kulu ve Resulü Muhammed (sav) ve ailesi için salat ve selam niyazında bulunmalıdır. İşte o zaman Allah Teala kulunun duasını kabul buyurur. Çünkü Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah Teala'dan bir istekte bulunacağınız zaman, bana salat etmesini niyaz ederek başlayın. Çünkü Allah Teala, iki istekte bulunulup da birini kabul edip diğerini reddedecek kadar ikramdan uzak değildir".

Kul, sünneti kıldıktan sonra Allah'ın sahiplenişi ve komşuluğu kapsamına girmek için namazın farzını cemaatla birlikte kılmalıdır. Bir hadisi şerifte sabah namazının cemaatla kılınması hakkında şöyle buyrulmaktadır: "Cemaat içinde kılman sabah namazı, gecenin tamamını ibadetle geçirmekten daha faziletlidir. Son yatsı namazını cemaat içinde kılmak da, bir gecenin yarısını ibadetle geçirmekten daha faziletlidir"(Değişik hadisler için b. Buharî, Ezan/34; Nesa'î, Salat/19; Ibni Mâce, Mesacid/18)

Kul, sabah namazını cemaatla kılarken de, kıraata kulak vermeli, kalbini açık, aklım diri tutmalı, gayretini toplamalı, uyanık olmalı, güzelce yönelmeli ve Allah Kelamı üzerinde iyice düşünmeli ve inceliklerini anlamaya çalışmalıdır. Namazı bitirdikten sonra da, müstehab olan zikirlerini yapmalıdır.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye