Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 22 Eki 2019, 06:44

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 16 Tem 2019, 00:03 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11329
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim


RÛHum AŞKuLLAH ŞARÂBı
BEDEN =>AŞKuLLAH ŞİŞEsi
HAYyatta =>TEVHiD TURÂBı
NAHNu>NÂZ-NİYÂZ NEŞEsi!.


ZEVK 9310

RABb’ın SÖZÜ-n =>DUY!.up =>UY!.an =>Mü’minLere=>FERAH-SÜRÛR
=>NAHNu ==>BİZ BİR-İZ BÜŞRÂsı ===>DÂİMî ===>NÛRun ALâ NÛR
KELÂMuLLAH-La>BUYURdu
RESÛLuLLAH-La=>DUYURdu
==>ŞEHÂDEt ŞEREFi ==>ŞİFÂsı ===>MuhaMMedî MENBAĞ ==>O-NÛR!.


16.07.19 00:33.
brsbrsm.. tktktrstkkmdemreahsnzynbelf..


İNSÂN ki =>RAHMÂN NEFESi
Kur'ÂN-La>HAKk HAYRın SESi
=>UYUma!. =>SEFîL İHVÂNim
=>SEBEBLer =>Son-UÇ NEŞEsi!.


Resim

KELÂMULLAH-ta ve RESÛLULLAH-ta =>MÜJDE..
sallallahu aleyhi vesellem..


Kur'ÂN-ı Kerîmde =>Ferah.:

قُلْ بِفَضْلِ اللّهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذَلِكَ فَلْيَفْرَحُواْ هُوَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ
Resim---“Kul bi fadlillâhi ve bi rahmetihî fe bi zâlike felyeFREHû, huve hayrun mimmâ yecmeûn (yecmeûne).: De ki: “ALLAH’ın fazlı ve O’nun rahmeti ile artık FERAHlasınlar (sevinsinler). O, onların topladıkları şeylerden (dünya mallarından) daha hayırlıdır.” (Yûnus 10/58)

وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَفْرَحُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ الأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُ قُلْ إِنَّمَا أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللّهَ وَلا أُشْرِكَ بِهِ إِلَيْهِ أَدْعُو وَإِلَيْهِ مَآبِ
Resim---"Vellezîne âteynâhumu’l- kitâbe yefrahûne bimâ unzile ileyke ve mine’l- ahzâbi men yunkiru ba’dahu, kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bihî, ileyhi ed’û ve ileyhi meâbi.: Kendilerine kitap verilenler sana indirilene sevinirler. Gruplardan, onun bir kısmını inkâr edenlere şöyle de: “Ben, sadece ALLAH’a kul olmakla ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben, O’na dâvet ederim ve dönüşüm O’nadır (meabım, sığınağım, dönüş yerim O’dur).” (Ra'd 13/36)

فِي بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ الْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِن بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ
Resim---"Fî bıd’ı sinîn (sinîne), lillâhi’l- emru min kablu ve min ba’du, ve yevme izin yeFRAHu’l- mu’minûn (mu’minûne).: Birkaç (3 ile 9) sene içinde. Bundan önce de sonra da emir, ALLAH’ındır. O gün mü’minler, FERAHlayacaklar (sevinecekler).” (Rûm 30/4)



Kur'ÂN-ı Kerîmde =>Büşrâ.:

Bakara 2/97; Âl-i İmrân 3/126,170; Enfâl 8/10; Yûnus 10/64; Nahl 16/89,102; Neml 27/2; Zümer 39/17; Ahkâf 46/12..

وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُم بِهِ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---"Ve mâ cealehullâhu illâ BUŞRÂ lekum ve li tatmeinne kulûbukum bih (bihî), ve men nasru illâ min indillâhi’l- azîzi’l- hakîm (hakîmi).: Ve ALLAH, onu (bu yardım vaadini), size MÜJDE olması ve kalplerinizin onunla tatmin olmasından başka bir şey için yapmadı. Yardım ancak, Azîz ve Hakîm olan ALLAH'ın katındandır.” (Âl-i İmrân 3/126)

وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Resim---"Ve mâ cealehullâhu illâ BUŞRÂ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve mân nasru illâ min indillâh (indillâhi), innallâhe azîzun hakîm (hakîmun).: Ve ALLAH, (bu yardımı) sadece bir MÜJDE ve onunla kalplerinizin tatmin (mutmain) olması için yaptı (başka bir şey için yapmadı). ALLAH’ın katından başka yardım (yeri) yoktur (yardım ancak ALLAH’ın katındandır). Muhakkak ki ALLAH, Azîz (üstün izzet sahibi) ve Hakîm’dir (hikmet sahibi, hüküm sahibi).” (Enfâl 8/10)

لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَياةِ الدُّنْيَا وَفِي الآخِرَةِ لاَ تَبْدِيلَ لِكَلِمَاتِ اللّهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
Resim---"Lehumu’l- buşrâ fî’l- hayâti’d- dunyâ ve fî’l- âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh (kelimâtillâhi), zâlike huve’l- fevzu’l- azîm (azîmu).: Onlara, dünya hayatında ve ahirette MÜJDEler (mutluluklar) vardır. ALLAH’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.” (Yûnus 10/64)

هُدًى وَبُشْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ
Resim---"Huden ve BUŞRÂ li’l- mu’minîn (mu’minîne).: Mü’minler için hidayete erdirici ve MÜJDEleyicidir.” (Neml 27/2)



Kur'ÂN-ı Kerîmde =>Sürûr.:

فَوَقَاهُمُ اللَّهُ شَرَّ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَلَقَّاهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا
Resim---"Fe vekâhumullâhu şerra zâlike’l- yevmi ve lakkâhum nadraten ve SURÛRâ (surûran).: Oysa ALLAH, onları işte böyle bir günün şerrinden korudu. Ve onları, pırıl pırıl bir yüze ve SURÛRa (sevince) kavuşturdu.” (İnsân 76/11)

وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا
Resim---"Ve yenkalibu ilâ ehlihî MESRÛRâ (mesrûran).: Ve ehline SURÛR içinde sevinçle dönecek.” (İnşikâk 84/9)



Resim

ALLAHu zü’L- CELÂL =>Kur'ÂN-ı Kerîminde HAKkı ve HAYRı DUYup UYan KULLarını, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem DİLiyLe; Mü’minleri, Sabrdenleri, Muhsinleri, İhlâslı ve Mütevazi MuhaBbetLe MÜJDELEmektedir.:


Kur'ÂN-ı Kerîmde =>ReSûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’e =>MÜJDELE.:

Bakara 2/25,155,223; Tevbe 9/112; Yûnus 10/2,87; İsrâ 17/9; Kehf 18/2; Ahzâb 33/47; Hacc 22/34,7..


Kur'ÂN-ı Kerîmde =>MÜJDEci ReSûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem.:

Bakara 2/213; Nisâ 4/165; En'âm 6/48; Tevbe 9/21; İsrâ 19/105; Kehf 18/56;
Meryem 19/97; Furkân 25/56; Yâsîn 36/11; Zümer 39/17; Fetih 48/8; Saff 61/13..


وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Resim---"Ve mâ erselnâke illâ MUBEŞŞİRan ve nezîrâ (nezîren).: Ve Biz, seni sadece MÜJDELEYİCİ ve uyarıcı olarak gönderdik.” (Furkân 25/56)

ذَلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ قُل لَّا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَى وَمَن يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَّزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ
Resim---"Zâlikellezî YUBEŞŞİRULLÂHu ibâdehullezîne âmenû ve amilû’s- sâlihât (sâlihâti), kul lâ es’elukum aleyhi ecran illâ’l- meveddete fî’l- kurbâ ve men yakterif haseneten nezid lehu fîhâ husnâ (husnen), innallâhe gafûrun şekûr (şekûrun).: İşte ALLAH, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle MÜJDE VERMEKTEdir. De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa, biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir.” (Şûrâ 42/23)

إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Resim---"İnnâ erselnâke şâhiden ve MUBEŞŞİRan ve nezîrâ(nezîren).: Muhakkak ki Biz, seni şahit, MÜJDELEYEN ve uyarıcı olarak gönderdik.” (Fetih 48/8)



Kur'ÂN-ı Kerîmde =>MÜJDEci İSÂ aleyhisselâm.:

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ
Resim---"Ve iz kâle îsâbnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye mine’t- tevrâti ve MUBEŞŞİRan bi resûlin ye’tî min ba’dîsmuhû AHMED (ahmedu), fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun).: Ve Meryemoğlu İsâ (aleyhisselâm) şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat’ta olan herşeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi AHMED olan Resûl ile MÜJDELEYEN, size (gönderilmiş) Allah’ın Resûl’üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.” (Saff 61/6)



Kur'ÂN-ı Kerîmde =>Diğer Müjdeler.:

Âl-i İmrân 2/39,45; Hicr 15/53,54; Meryem 19/7..


Resim

ALLAHu zü’L- CELÂL =>Kur'ÂN-ı Kerîminde Hakkı Ve Hayrı Duyup Uymayan; Kâfir, Münafık, Kullarını, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Diliyle Şiddetle Uyarmaktadır.:

Âl-i İmrân 3/21; Nisâ 4/138; Tevbe 9/3,34; Lokmân 31/7; Câsiye 45/8; İnşikak 84/24..

إِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَيَقْتُلُونَ الِّذِينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"İnnellezîne yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnen nebiyyîne bi gayri hakkın ve yaktulûnellezîne ye’murûne bil kıstı minen nâsi, fe BEŞŞİRhum bi azâbin elîm(elîmin).: Muhakkak ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenleri, peygamberleri haksız yere öldürenleri, insanlardan adalet ile emredenleri öldürenleri artık "elîm azâb" ile MÜJDELE.” (Âl-i İmrân 3/21)

بَشِّرِ الْمُنَافِقِينَ بِأَنَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Resim---"BEŞŞİRi’l- munâfikîne bi enne lehum azâben elîmâ (elîmen).: Münafıklara, onlar için “elîm azâb” olduğunu MÜJDELE.” (Nisâ 4/138)

وَأَذَانٌ مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الأَكْبَرِ أَنَّ اللّهَ بَرِيءٌ مِّنَ الْمُشْرِكِينَ وَرَسُولُهُ فَإِن تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُواْ أَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّهِ وَبَشِّرِ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"Ve ezanun minallâhi ve resûlihî ilâ’n- nâsi yevme’l- haccı’l- ekberi ennallâhe berîun mine’l- muşrikîne ve resûluhu, fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa'lemû ennekum gayru mu'cizîllâh (mu'cizîllâhi), ve BEŞŞİRillezîne keferû bi azâbin elîm (elîmin).: Ve büyük hac (Hacc’ul ekber) günü, Allah’tan ve O’nun resûlünden insanlara bir bildiridir (ilândır). Muhakkak ki; Allah ve O’nun Resûl'ü, müşriklerden berîdir (uzaktır). Bundan sonra eğer tövbe ederseniz, artık o (tövbe etmeniz) sizin için daha hayırlıdır ve eğer yüz çevirirseniz, siz Allah’ı aciz bırakamayacağınızı biliniz. Ve kâfir kimseleri elîm bir azâb ile MÜJDELE/uyar (ikâz et).” (Tevbe 9/3)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِنَّ كَثِيرًا مِّنَ الأَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللّهِ وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلاَ يُنفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّهِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"Yâ eyyuhâllezîne âmenû inne kesîran mine’l- ahbâri ve’r- ruhbâni le ye'kulûne emvâle’n- nâsi bi’l- bâtıli ve yasuddûne an sebîlillâh (sebîlillâhi), vellezîne yeknizûne’z- zehebe ve’l- fıddate ve lâ yunfikûnehâ fî sebîlillâhi fe BEŞŞİRhum bi azâbin elîm (elîmin).: Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı MÜJDELE.” (Tevbe 9/34)

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا وَلَّى مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا كَأَنَّ فِي أُذُنَيْهِ وَقْرًا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"Ve izâ tutlâ aleyhi âyâtunâ vellâ mustekbiran ke en lem yesma’hâ keenne fî uzuneyhi vakrâ (vakran), fe BEŞŞİRhu bi azâbin elîm (elîmin.: Ve ona âyetlerimiz okunduğu zaman onu işitmemiş gibi kibirlenerek döner (gider), onun kulaklarında vakra (işitme engeli) varmış gibi. Öyleyse onu elîm azâbla MÜJDELE (ikaz et, uyar).” (Lokmân 31/7)

يَسْمَعُ آيَاتِ اللَّهِ تُتْلَى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"Yesmeu âyâtillâhi tutlâ aleyhi summe yusırru mustekbiran ke en lem yesma’hâ, fe BEŞŞİRhu bi azâbin elîm (elîmin).: Kendisine okunan, Allah’ın âyetlerini işitir. Sonra onu işitmemiş gibi kibirlenerek israr eder. Artık onu, elîm azâb ile MÜJDELE.” (Câsiye 45/8)

فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Resim---"Fe BEŞŞİRhum bi azâbin elîm(elîmin).: Artık onları elîm azâbla MÜJDELE.” (İnşikak 84/24)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 01 Ağu 2019, 11:16 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11329
Resim
Resim RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellemde =>MÜJDE..

Resim---Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e: “Bir kimse, bir hayır yapar da halk bu sebeple onu överse, buna ne buyurursunuz?.” dediler. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de: “Bu, mü’min için peşin bir müjdedir” buyurdu.
(Müslim, Birr 166. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 25)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz!.” buyurmuştur..
(Buhârî, İlim 11)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sizden biriniz “Rabbime ne kadar dua ettim de duama icabet etmedi.” diyerek acele etmediği sürece talebine cevap verilir.” buyurmuştur..
(Buharî, Deavât 22; Müslim, Zikr 90)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Müslümanlar kardeştir. Takvâ hali hariç, kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur.” buyurmuştur..
(Taberanî)


Resim---Sahabelerden biri Peygamber sallallahu aleyhi vesellem'den nasihat ister. Kısa olsun diler nasihat ki aklında tutabilsin. "Kızma!" buyurur Efendimiz. O zat isteğini birkaç kez tekrarlar. Rasûl-i Ekrem de her defasında "Kızma!" buyurur.
(Buharî, Edep, 76)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Kızma, çünkü kızmak duyguları ve hareketleri bozar" buyurmuştur..
Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Kızma, cennete gir!" buyurmuştur..
(Riyâzu's-sâlihîn, c.I, s.268)


Resim

Resim AŞERe-yi MüBEŞŞERe.:

Aşere-i Mübeşşere kelime olarak “müjdelenen on kişi” yani: Cennetle müjdelenen on kişi demektir.
Bu ifade Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem tarafından henüz bu imtihan dünyasında yaşarken imtihanı kazandığı ve ebedi saadet yurdu olan cenneti kazandığı bildirilen on güzide sahabi hakkında kullanılmaktadır..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ebu Bekir cennettedir, Ömer cennettedir, Osman cennettedir, Ali cennettedir, Talha cennettedir, Zübeyr cennettedir, Abdurrahman bin Avf cennettedir, Sa’d bin Ebi Vakkas cennettedir, Said bin Zeyd cennettedir ve Ebu Ubeydetu’bnu’l-Cerrah cennettedir.” buyurmuştur..
(Tirmizî 3992, 3994, İbni Mâce 133)


Hadiste İsimleri Bildirilen Bu Şerefli Sahabiler Şunlardır.:

1-) Ebu Bekir es-Sıddîk radiyallahu anhu (ö. 634),
2-) Ömer bin el-Hattâb radiyallahu anhu (ö. 643),
3-) Osman bin Affân radiyallahu anhu (ö. 655),
4-) Ali bin Ebi Tâlib kerremallahu vechehu (ö. 660),
5-) Talha bin Ubeydullah radiyallahu anhu (ö. 656),
6-) Zübeyr bin Avvam radiyallahu anhu (ö. 656),
7-) Abdurrahman bin Avf radiyallahu anhu (ö. 652),
8-.) Sa’d bin Ebi Vakkas radiyallahu anhu (ö. 674),
9-) Ebu Ubeyde bin el-Cerrâh radiyallahu anhu (ö. 639),
10-) Said bin Zeyd radiyallahu anhu (ö. 671)...


Resim---Said İbnu Zeyd (radiyallahu anhu) rivayet etmiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in şöyle söylediğini işittim: "Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa'd İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrah cennetliktir." buyurdu.
(Ravi der ki: Zeyd) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: "Onuncu kim?" diye sordular.
(Bu taleb üzerine): "Said İbnu Zeyd!" dedi. Yani bu, kendisi idi. Zeyd sonra ilâve etti: "Allah'a yemin ederim. Onlardan birinin Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte yüzü tozlanacak kadar bulunuvermesi, sizden birinin ömür boyu çalışmasından daha hayırlıdır, hatta ömrü, Hz. Nûh aleyhisselam'ın ömrü kadar uzun olsa bile."
buyurdu.
(Ebu Davûd, Sünnet 9)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 08 Ağu 2019, 12:11 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11329
Resim 1-) EBu BEKİR radiyallahu anhu.:

Resim---Ebu Musa el Eşârî rivayet ediyor: "Rasûlullah'la birlikte Medine bahçelerinden birinde bulunuyorduk. Birisi geldi ve içeri girmek için izin istedi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kapıyı aç ve kendisini cennetle müjdele.” buyurdu. Kapıyı açtım, baktım ki gelen Ebu Bekir'dir. Kendisini cennetle müjdeledim. Allah'a hamd etti." buyurdu.
(Müslim, Fedailü's-Sahabe, 28)

Resim---Ammar bin Yasir radiyallahu anhuma Ebu Bekir radiyallahu anhu hakkında: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e vardığımda ilk Müslümanlardan olarak beş köle; Bilal, Zeyd bin Harise, Amir bin Fuhayre, Ubeyd bin Zeyd, Ebu Fukeyhe, iki kadın Hatice, Ümmü Eymen ve bir de Ebu Bekir’den başka kimse yoktu” demiştir..
(Buharî 3421)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allah beni Rasul olarak gönderdiğinde hepiniz beni yalanladınız! Ebu Bekir ise beni tasdik etti, malı ve canı ile bana yar ve yardımcı oldu” diyerek onu taltif etmiştir..
(Buharî 3422)

Resim---Ebu Hureyre radiyallahu anhu anlatıyor: "Bir defasında Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Bugün içinizden kim oruç tuttu?" diye sordu.
Ebu Bekir radiyallahu anhu "Ben." dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Hasta ziyaretine gideniniz var mı?"
Yine Ebu Bekir radiyallahu anhu: "Ben" dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Hanginiz bir cenâzenin teşyiinde bulundu?"
Yine Ebu Bekir radiyallahu anhu: "Ben" dedi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Bugün kim bir yoksulun karnını doyurdu?"
Ebu Bekir radiyallahu anhu: "Ben" deyince,
Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Bu hasletleri bir günde kendisinde toplayan adam muhakkak cennete girer."
buyurdu.

(Hayâtü’s-Sahâbe)


Resim 2-) ÖMER radiyallahu anhu.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Eğer benden sonra peygamber gelecek olsaydı, bu Ömer olurdu." buyurmuştur..
(Tirmizî, Menakıb, 18)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Güneş, Ömer'den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı." buyurmuştur..
(Tirmizî, Menakıb, 18)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Yüksek derece sahiplerini onların altında olanlar görür. Tıpkı sizin semânın ufkunda doğan yıldızı görmeniz gibi. Ebu Bekir ve Ömer onlardandır." buyurmuştur..
(Tirmizî, Menakıb, 17)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 12 Eyl 2019, 23:05 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11329
Resim 3-) OSMAN radiyallahu anhu.:

Hz. Osman radiyallahu anhu, ilk iman edenlerdendir ve bu dönemlerde amcası Hakem b. Ebi'l- Âs'ın işkencesine maruz kalmıştır. O, Hz. Osman'ı bir direğe bağlamış ve: "Bu yeni dinden babalarının dinine dönmediğin müddetçe aç ve susuz olarak burada kalacaksın. Ve seni kat'iyen serbest bırakmayacağım!." demiştir. Buna karşılık Hz. Osman'ın cevabı: "Allah'a kasem olsun. Bu dinden ayrılmayacak ve babalarımın dinine dönmeyeceğim." şeklinde olmuştur. Nihayet dinine olan bağlılıktaki gücü ve kuvveti görünce amcası onu serbest bırakmıştır.
Fakat Hz. Osman radiyallahu anhu'n çilesi bununla bitmemiş belki yeni başlamıştır. Zira o, Efendimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in beyânıyla Hz. Lût aleyhisselâm'dan sonra dini, imanı ve diyaneti uğruna beldesini terk eden, hicret eden ilk insan olma şerefini de ihraz edecektir. Hz. Osman radiyallahu anhu, karısı Hz. Rukiyye ile birlikte, Mekkeli müşriklerin eziyet ve işkencelerinin dayanılmaz bir hal aldığı ortamda, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin izniyle Habeşistan'a hicret etmiştir..
Hz. Osman radiyallahu anhu, bir müddet Habeşistan’da kaldıktan sonra tekrar hanımıyla birlikte Mekke’ye döndü. Daha sonra da oradan Medine’ye hicret etti.
Hz. Osman radiyallahu anhu’n en bâriz vasfı, edep ve hayâsı idi.


Resim---Hz. Âişe radiyallahu anha’nın rivâyetine göre, bir gün Resûlullah, üzerine bir örtü çekmiş olduğu hâlde istirahat ediyordu. O sırada Hz. Ebû Bekir radiyallahu anhu kapıya geldi, içeri girmek için izin istedi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem tavrında bir değişiklik yapmadan içeri girmesine izin verdi. Sonra soracağını sorup gitti. Daha sonra Hz. Ömer radiyallahu anhu geldi, ona da aynı şekilde hâlini değiştirmeden izin verdi. Ondan sonra Hz. Osman radiyallahu anhu, huzura girmek için izin istedi. Bu defa Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem hemen doğruldu, toparlandı.
Bunun üzerine Hz. Âişe Annemiz.:
“Yâ Resûlullah!.” dedi, “Ebû Bekir ve Ömer için toparlanmadığınız hâlde, neden Osman gelince hâlinizi değiştirdiniz?”
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Çünkü Osman çok hayâlı birisidir. Kendisinden meleklerin bile hayâ ettiği bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?!”
diye cevap verdi..

(Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe: 26-27)

Resim---Hz. Osman radiyallahu anhu, Tebük Gazvesi’nde 1000 dinar para, 50 at ve 100 adet deve yardımında bulundu. Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem onun bu cömertliği karşısında: “Bundan sonra yapacağı hataların hiçbirisi Osman’a zarar vermez.” buyurarak onu müjdeledi..
(Tirmizî, Menâkıb: 19; Hayâtü’s-Sahâbe, 2: 97)

Hz. Osman radiyallahu anhu’n en büyük hususiyetlerinden birisi de cömertliğiydi. Hz. Osman radiyallahu anhu, servetini Allah yolunda harcamaktan çekinmezdi. Bir defasında Müslümanlar içecek su bulmakta sıkıntı çekiyorlardı. Rûme Kuyusu’nun suyundan başka tatlı su bulamıyorlardı. Bu kuyu ise bir Yahudi’ye aitti. Suyu Müslümanlara çok pahalıya satıyordu. Bu durum Peygamberimiz aleyhisselâmı çok üzüyordu.

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem sahabilerle beraber olduğu bir sırada: “Rûme Kuyusu’nu kim satın alırsa, cennette de onun benzer bir kuyusu olacaktır.” buyurdu.
Hz. Osman radiyallahu anhu da oradaydı. Hemen harekete geçti. Yahudi’yi buldu. Kuyuyu satın almak istediğini söyledi. Yahudi kuyunun tamamını satmaya yanaşmadı. Çok yüksek bir fiyata yarısını sattı. Hz. Osman radiyallahu anhu sevinçle Peygamberimiz aleyhisselâmın huzuruna çıktı. Kuyunun yarısını satın aldığını ve Müslümanlara vakfettiğini söyledi.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Osman’ın hayrı ne güzel hayırdır!”
buyurarak onu taltif etti. Hz. Osman bilâhare kuyunun diğer yarısını da satın alarak tasadduk etti...

(Tirmizî, Menâkıb: 19)

Hz. Osman radiyallahu anhu, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den 146 hadis rivâyet etmiştir.

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir Müslüman, yolculuk veya başka bir maksadla evden çıkar ve.: “Allah’a iman ettim. Allah’a dayandım. Allah’a tevekkül ettim. Allah’ın güç ve kuvveti dışında hiçbir güç ve kudret yoktur.” diye dua ederse, evden bu şekilde ayrılışı iyiliklere kavuşmasına vesile olduğu gibi, kötülüklerden de uzaklaşmasına sebep olur.” buyurmuştur...
(Osman radiyallahu anhu’dan; İ. Ahmed, Müsned, 1: 57-75)

Resim---Said İbnu Zeyd radiyallahu anhu rivâyet etmiştir. “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in şöyle söylediğini işittim: "Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa'd İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrah cennetliktir." buyurdu.
(Ravi der ki: Zeyd) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: "Onuncu kim?" diye sordular. (Bu taleb üzerine): "Said İbnu Zeyd!" dedi. Yani bu, kendisi idi. Zeyd sonra ilave etti:
"Allah'a yemin ederim. Onlardan birinin Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte yüzü tozlanacak kadar bulunuvermesi, sizden birinin ömür boyu çalışmasından daha hayırlıdır, hatta ömrü, Hz. Nuh aleyhisselam'ın ömrü kadar uzun olsa bile."
demiştir..

(Ebu Davûd, Sünnet 9)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Osman ibn-i Affan dünyada da, âhirette de herkesten ziyâde bana yakındır.” buyurmuştur...
(Celâleddin es-Suyûtî, Câmi‘u’s-Sağîr)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Cennet’te her bir nebi için özel bir arkadaş var. Benim de arkadaşım Osman ibn-i Affan’dır.” buyurmuştur...
(Celâleddin es-Suyûtî, Câmi‘u’s-Sağîr)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “İmâm-ı Osman cennette benimledir, arkadaşımdır.” buyurmuştur...
(Abdürrauf-i Menâvî)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 30 Eyl 2019, 18:01 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11329
Resim 4-) ALİ kerremallahu vechehu.:

ALLAHu zü’L- CELÂL, Kur'ÂN-ı Kerîmde;

وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَى وَأَقِمْنَ الصَّلَاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ وَأَطِعْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ إِنَّمَا يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا
Resim--- "Ve karne fî buyûtikunne ve lâ teberrecne teberrucel câhiliyyetil ûlâ ve ekımnes salâte ve âtînez zekâte ve atı’nallâhe ve resûleh(resûlehu), innemâ yurîdullâhu li yuzhibe ankumur ricse ehlel beyti ve yutahhirekum tathîrâ.: Ey Ehl-i Beyt! (Peygamberin ev halkı) ! ALLAH sizden, sadece günâhı (kiri) gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”" (Ahzâb 33/33)

ذَلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ قُل لَّا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَى وَمَن يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَّزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ
Resim--- "Zâlikellezî yubeşşirullâhu ibâdehullezîne âmenû ve amilûs sâlihât(sâlihâti), kul lâ es’elukum aleyhi ecren illel meveddete fîl kurbâ ve men yakterif haseneten nezid lehu fîhâ husnâ(husnen), innellâhe gafûrun şekûr: İşte ALLAH’ın, imân eden iyi işleri yapan kullarına müjdelediği ni’met budur. De ki: Ben buna karşılık sizden akrabalık (yakınlık) sevgisinden başka bir karşılık (ücret) istemiyorum." (Şûrâ 42/23)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Hadis-i Şeriflerinde;

Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “Ni’metleriyle sizi beslediği (gıdalandırdığı) için ALLAH’ı sevin. Beni de ALLAH sevgisi için sevin. Ehl-i Beytimi de benim sevgim için sevin!.” buyurmuştur.
(İbni Abbas radiyallahu anhu’dan; Tirmizî, Menâkib 3792;Taberanî, Kebir; İbn Hibbân)


İlâhî, fıtrî, kevnî ve Muhammedî sevgi zinciri!

Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “ALLAH (cc)yu kendi ni’metleriyle sizi beslediği için seviniz, beni ALLAH’a olan muhabbetinizle seviniz. Ehl-i Beytimi de bana olan muhabbetiniz sebebiyle seviniz.” buyurmuştur.
(İbn Abbas radiyallahu anhu’dan; Hasen olarak; Taberanî, Kebir; İbn Hibbân ve Tirmizî)


Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hayber günü.: “Yarın sancağı öyle bir kimseye vereceğim ki o, ALLAH’ı ve Resûlünü sever, ALLAH ve Resûlü de onu sever.” buyurunca Râvi devâmla der ki: “Bu söz üzerine (kendilerini seçsin diye sahabe) boyunlarını uzattılar. Ama, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bana Alî’yi çağırın!.” buyurdu. Alî kerremallahu vechehu getirildi ama gözlerinden rahatsız idi. Hemen gözlerine tükürdü ve sancağı ona verdi. ALLAH TeâLâ onun eliyle fethi müyesser kıldı. Râvi devâmla Âl-i İmrân 3/61 âyeti indiği zaman.: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı çağıralım...” buyurup hemen Alî’yi, Fatıma’yı, Hasan ve Hüseyin aleyhumusselâmı çağırdı ve.: ”ALLAH’ım bunlar benim ailemdir (ehlimdir)!.” buyurmuştur.
(Müslim, Fezâilü’l-Ashâb 32 (2404); Tirmizî, Menâkib (3726))

Aklı olan anlar ki Alî keremullahi veche ve evlâdları Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in evlâdı hükmündedir.


Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “Her peygamberin, mensub olduğu yakınları vardır. Fatıma evlâdı böyle değil (onlar benim mensubum). Ben onların velîsiyim ve yakınlarıyım (Bir ağaç ve dalları), onlar benim ıtretim (neslim-zürriyetim) dir. Benim tıynetimden (tabîat, huy, cibillet, yaratılış) yaratılmışlardır. Onların fazlını (iyilik, fâzilet, erdem, lütuf) yalanlayanların vay hâline!. Onları seveni ALLAH (cc) sever. Onlara buğz (kin, nefret, sevmeme) edenlerden ALLAH (cc) de nefret eder!.” buyurmuştur.
(Câbir radiyallahu anhu’dan; Hâkim-Müstedrekte ve İbn Asakir.)


Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “İnnî târikûn fikümü’s sâkaleyni kitâballahi ve ıtretî.: Ben sizin içinizde iki ağırlık bıraktım biri ALLAH’ın kitâbı biri de ıtretim (zürriyetim, ehl-i beytim)”” buyurmuştur.
(Müslim Fezailü’s- sahabe 36,37; Darimî, Fezâilü’l-Kur’ân 1; İ. Ahmed, III/14,17-4/367,371; Şeybe; Hatîb)

Resim---"Zeyd ibn-ü-Erkâm radiyallahu anhu’dan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “Ben size temessük edip (tutunup) sıkı sarıldığınız takdirde dalâlete (sapıklığa) düşmekten korunacağınız iki şey bırakıyorum: Bunlardan biri diğerinden daha büyüktür: Kitâbullah. Bu, semâdan arza uzanan ALLAH’ın ipidir. Diğeri Ehl-i Beytim olan yakınlarımdır. Bu iki şey, Kevser Havzının başında buluncaya kadar birbirlerinden ayrılmayacaktır. Bu iki şey hakkında benden sonra nasıl davranacağınıza iyi bakın!.”” buyurmuştur.
(Kütüb-i Sitte, Muhtasar C.12/499)

Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.: “Aranızda bulunan Ehl-i Beytim, Nûh (as)’un gemisinin misâlidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur!.”buyurmuştur.
(İbn Abbas radiyallahu anhu’dan; Darimî, Tabaranî, Kebirinde; Ebi Zerr radiyallahu anhu’dan; Hâkim, Müstedrekinde ve Hatîb, Tarihinde)

Resim---"Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Sen dünya ve âhirette benim kardeşimsin." buyurmuştur.
(Tirmizî, Menakıb, 21)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bu iltifatına mazhar olan Ali kerremallahu vechehu, Tebük Savaşı hariç, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bulunduğu bütün savaşlara katılmıştır. Sadece Tebük Savaşı'na katılmamış; nedenine gelince, Hz. Ali kerremallahu vechehu'nin buna katılmaması yine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in emriyle olmuştur..

Ebu Nuaym, Hilye'sinde Hz. Ali kerremallahu vechehu'yi şöyle tanıtır:
"Ali b. Ebî Talib radiyallahu anhu kavmin efendisi, Peygamber âşığı ve Allah (cc)'ın sevgilisidir. İlim şehrinin kapısı ve sohbetlerin önde gelen ismidir. Küçük işaretlerden büyük mânâlar çıkarma kabiliyetine sahip olup, hak yola girenlerin sancağı, ALLAH celle celâlihu'ya itaat edenlerin ışığı, muttakîlerin dostu ve adaleti ayakta tutanların öncüsüdür. Ashab içinde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in davetine icâbet eden inananların ilki, hüküm çıkarma ve köklü inanç bakımından en kuvvetlileri, en yumuşak huyluları ve en âlimleridir. O, muttakîlerin numunesi, marifetullah sırrına erenlerin deliliydi. Tevhîdî hakikatleri bildirir, fıkıh ilminin mühim noktalarına işaret ederdi. Anlayan bir kalbi, çok soran bir dili ve işittiğini hiç unutmayan bir kulağı vardı. Verdiği sözü tutar, fitnelerin kaynağını kurutmaya çalışırdı. Türlü türlü imtihanlardan geçmiş, fakat yine de kötülüğe düşmekten korunmuştur. Sözlerinden dönüp ahitlerini bozanları kovmuş, zalimlerin burnunu yere sürtmüş ve dinden ayrılıp mürted olanları mağlup ve perişan etmiştir. Allah (cc)'a bağlılığı sonsuzdur.."

(Ebu Nuaym, Hilye,1/61)


Resim

Yâ RASÛLULLAH sallallahualeyhi vesellem.

3. SALÂVÂT-I ŞERÎFE :
İmâm-ı Alî kerremullahi vecheye ait salâvâtı şerîfe


Resim

TÜRKÇESİ:
Lebbeyke Allahümme Rabbiye ve sâ’deyke Resim Salâvâtu’llahi’l-Berri’r-Rahîm Ve’l-melâiketi’l-mukarrebîn Resim Ve’n- nebîyyine ve’s-sıddıkîne ve’ş-şühedâi ve’s-sâlihîn Resim Vemâ sebbiha leke min şey’in yâ Rabbe’l-âlemîne Resim Alâ seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedin ibni Abdillahi hâtemi’n- nebîyyîne Resim Ve Seyyidi’l-mürselîne ve imâmi’l-mûttâkîne Resim Ve Resûli Rabbü’l-âlemîne’ş-şâhidi’l-beşiri’d- dâi ileyke bi iznike es sirâce’l-münir Resim Ve aleyhi’s- salâtü ve’s- selâmû ve rahmetullahi ve berâkâtuhu.


MÂNÂSI:
“Emret (buyur) ALLAH’ım! Ve başim-gözüm üstüne (emret, saâdetle Senden mutluluk istiyorum), RABB’im, ALLAH’ım! İyilik ve merhamet dolu Salâvâtullahı, gözde (yakîn) meleklerin salâvâtı, peygamberlerin, sıddıkların, şehîdlerin, sâlihlerin; Ey âlemlerin RABBi Seni tesbih (ve tenzih) eden herşeyin salâvâtı, Efendimiz Abdullah oğlu Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, Hatemü’l-Enbiyâya (peygamberlerin sonuncusuna), peygamberlerin Efendisine, müttakîlerin (günâhlardan korunup ALLAH'a sığınanların) imâmına; âlemlerin RABBinin, şâhid ve müjdeci Resûlüne, Senin izninde Sana dâvet eden ve aydınlatan kandile (sayısız- sonsuz) selâm (sıla, salâvât, rahmet, istiğfâr, dua, ulaşım) olsun!.”

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 30 Eyl 2019, 22:45 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 110
Konum: Almanya
Resim

Hz. Ali Allahın Arslanı
Fahri kâinat Efendimiz Hz Ali ye
"Ebu Tûrab" yani toprağın babası diyede hitap etmiştir.
Hz Ali kendisine Ebu Turab denilmesinden çok hoşlanırdı.
Çünkü bu lakabı ona Resûlullah'ın verdiği manevî bir taltifti.
Daha önceleri de putlara saygı göstermediği için
"Keremallahü Vecheh " lâkabı verilmiştir.
Allahın kerim, şerefli, mübârek kıldığı yüz mânâsındadır.
Ehl-i sünnetin gözbebeğidir.
Hz. Ali Allahın Arslanı
Hayber Fethinde yahudilerin meşhur pehlivanı Merhab' ın karşısına dikilip Hz Ali:
"Ben oyum ki: anam bana Haydar, Arslan adını takmıştır!
Ben ormanların heybetli görünüşlü arslanı gibiyimdir. Sizi geniş ölçüde ve çarçabuk tepeleyici bir er kişiyimdir." demiştir
Ve o meşhur kılıcıyla Merhab' ın başını ikiye ayırmıştır.
Hayber gazasından dönen Hz Ali ye Peygamber Efendimiz:
Yâ Ali ahirette havzımın üzerinde halifemsin
Cennete en önce sen girersin
Seni sevenler nurdan minberler üzerinde olur buyurunca
Hz Ali şükür secdesi yaptı


MuhaMMedî MuhaBBetLerimLe...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Bing [Bot] ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye