Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 19 Ağu 2019, 20:14

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: ERKEK KiM?. KADIN KiM?..
MesajGönderilme zamanı: 21 Oca 2019, 18:34 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11210
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

ERKEK KiM?
KADIN KiM?.


NAKLe ULAŞan AKıL Saf
YARım ELma ERKEk-DİŞi
AHMAk İŞi->LÂF-ı GÜZâf
=>EDEBİYÂt =>ÂŞIK İŞi!.


ZEVK 9129

KADINın ELLeri ÜSTünde=>CİHÂNda>CEHENNEM NÂRdır
RAHÎMiYyet TECELLîsi =>ANA RAHMi =->TEVHiD TARLası
KADINın AYAKLarı ALTında =>SEKiZ CENNET CÂNı VARdır
=>HACERü’L- ESVED KIYAMı=>İSMÂİL’in =>ZEMZEM TASı!.


21.01.19 19:19.
brsbrsm..tktktrstkkmdHAYyrett..


>RAHMÂNiYyet TECELLîsi
TEVHiDin TOHUMu>ERkek
İNKÂRın =>İKRÂR BELLisi
TÜMLerin TAMLarı GERçek!.


Resim

AŞK DALInda KADIN GÜLdür
DALında->ERKEK BÜLBÜLdür
CÂN TARLAsı>KADIN =>ANA
=>ERKEK->KADINına TÜLdür!.


KADIN TEVHiDin TÂCIdır
MUHABBetin>Mİ’RÂCIdır
=>KUCağında=>İSMÂİLi
ÇİLLe ÇÖLü İLK HACI-dır!.

aleyhumusselâm..


Resim NAHNU =>BİZ-BİR-İZ..

MüsLümÂN Bir KADIN İÇin Bu ÂLEMde =>BABAsı-KOCAsı-OĞLu-DAMAdı ve ERkek KardeşLeri OLan Beş ERKek VARdır!.
MüsLümÂN Bir ERkek İÇin Bu ÂLEMde =>ANAsı-KARIsı-KIZı-GELini ve KIZ KardeşLeri OLan Beş KADIN VARdır!.
Onun İÇin İSLÂM DİNİnde =>KADIN;

“VAKtini ve de RABB”ini BİLen =>BABAya
TAHkik İMÂNı ve SÂLiH AMELi BİLen KOCAya
KUL HUKUKunu ve İLiM HADDİni BİLen HOCAya
İLAHî ADÂLETi ve MERHAMETi BİLen İDÂRECİye EMÂNETtir!.

KOCAya =>KARIsı İLk SIRAt KÖPRüsüdür.
KADINa =>KOCAsı İLk SIRAt KÖPRüsüdür..

HaLK =>HAKK TeÂLÂ’nın Sîretinin>Sûretidir ve TüMM ESMÂdan ibâret OL-ÂN AKLı sebebiyle en Muhteşem NOKtadaki İnsÂNoğLununun YÜZünde HAKk YAZar!.
ELbette “OKU!”yana..
GÖRene var!. KÖRe ne var?..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: ERKEK KiM?. KADIN KiM?..
MesajGönderilme zamanı: 27 Nis 2019, 18:16 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11210
Resim

İnsÂNoğLu ki =>RAHÎMîyyetten DOĞan =>RAHMÂNîyyet gÖLgesidir/Nefhâsıdır..

ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Resim---“Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumu’s- sem’a ve’l- ebsâre ve’l- efidete, kalîlen mâ teşkurûn (teşkurûne).: Sonra onu “SEVİYELedi/düzeltip bir biçime soktu” ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?” (Secde 32/9)

وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِن بَنِي آدَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنفُسِهِمْ أَلَسْتَ بِرَبِّكُمْ قَالُواْ بَلَى شَهِدْنَا أَن تَقُولُواْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ
Resim---“Ve iz ehaze rabbüke mim beni ademe min zuhurihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm ala enfüsihim e lestü bi rabbiküm kâlû belâ şehidnâ en tekulu yevmel kiyameti inna künna an haza ğafilin.: Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.” (A’râf 7/172)

ALLAHu zü’l- CeLÂL’in er-RAHMÂN VE er-RAHÎM isimleri “Rahmet” kelimesinden türemiştir. Rahmet; sözlükte, acıma, sevme, şefkat etme, rikkat (yufka yüreklik, acıma ve incelik) sahibi olma, ihsan etme ve bağışlama gibi anlamlara gelir.


RaHM.: Acıma, koruma, esirgeme, şefkat etmek. * Hısımlık, karabet, akrabalık.
RaHMet.: Merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek. * Mc: Yağmur.


RAHMÂNiYyet TECELLîsi =>BABa-ERkek..:

Resim---Ebû Derdâ (r.a.) rivayet ediyor: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:"Baba, Cennetin orta kapısıdır." buyurdu.
(Tirmizî, Birr: 3; IbniMâce, Talak: 36; Edeb: 1; Müsned, 5:196; 6:445,447,451.)


RAHÎMiYyet TECELLîsi ==>ANA-KADIN..:
ANA gibi YÂR =>VATAN gibi DİYÂR OLmaz!.


Resim---Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Cennet anaların ayakları altındadır." buyurdu.
(Es-Siracu'l-Münir: 2/217.)

Resim---Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı." buyurdu.
(Nesâî, İşretu'n- Nisâ 1, (7, 61.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” buyurdu.
(Nesâî, Cihâd, 6.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dünya bir metâ’dır, en hayırlı metâ’ ise sâliha kadındır” buyurdu.
(Müslim, Radâ 64.)


metâ’.: Fayda. Menfaat. * Kıymetli eşya. Tüccar malı..

Resim


İmkÂNLa ->KULLuk İmtihÂNında =>TEMEL ESAS=> EL HAYy ÜREMESİdir.. Ve ÜREMEk İÇin BESLENmektir..

RAHMÂNiYyet TECELLîsi =>DOĞum TOHUMu OLan ERKEK =>Statik-belirli bir süre hep aynı kalan, devinimi olmayan, durağan, duruktur ve MERKEZdir..

RAHÎMiYyet TECELLîsi =>DOĞum TARLAsı OLan KADIN =>Dinamik-hareketli-Hareketli-Her ÂN değişebilen, duruk karşıtı ve MUHİTtir..

Resim

En Küçük ZERRe BİLdiğimiz ATOMda da bu böyledir..

MERKEZde-ORTAda OLan ÇEKirdek- Protonlar (+ artı) =>ERKEK..
MUHİTte-ÇEVREde DÖNen Elektronlar ise (– eksi) =>KADIN..

Bu İŞin en İNce NOKTAsıysa =>Enerji ALış VERişini sağlayan elektronlardır..
Ve ATOMun HAYyatı ise, tamamen elektronların-DİŞİLerin enerji alışverişine bağlıdır..


ALLAHu Zü’L- CELÂL Kur'ÂN-ı Kerîmde KULLarını ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz de Hadis-i ŞerifLerinde ÂiLe Hayatının Önem ve Gereğince ÜMMetini bu Hususlarda UYARmıştır.:

Bir ÖN Not OLarak;

ARAPçada KELiMeLer=>ERiL ve DİŞİLdir.
ARAPçada KELiMeLer =>TekiL-İKİL-ÇOĞuL vardır.

ERiL bir KELiMe OLan Kalem =>KALemu/Bir KALem, KALemân/İkİ KALem, KALemun/KALemLer
DİŞiL bir KELiMe OLan CENNet =>CENNeh/Bir CENNet, CENNetÂN/İkİ CENNet, CENNetun/ CENNetLer..
ARAPçada “ŞEYy” KELiMesi de DİŞİL bir Kelimedir..
DİŞiL bir KELiMe OLan ŞEYy =>ŞEYy/Bir ŞEYy, ŞEYytÂN/İkİ ŞEYy, ŞEYyun/ŞEYyLer..

Onun içindir ki;


LÂ + İLÂHe =>İLLâ ALLAH =>TEVHiDuLLAH..

YOKLuk-ÇOKLuk İNKÂRı =>TEKLik İKRÂRı-TEVHİDi =>HİZBuLLAH.. Lıktır..
YOKLuk-ÇOKLuk =>İKİ ŞEYLik- ŞEYytÂNLığı =>HİZBuşŞEYtÂN..Lıktır..


Resim BİZ BİR-İZ..

Şimdi ANKLe ULaşamamış Yaş ve Ham AkıLa BuyuruLan ve onlarca OLumsuz Gözüken Âyet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerden bâzıları;

Resim---Câbir radiyallahu anhu anlatıyor: “Rasûlullah aleyhisselâm bir kadın gördü de kadın hoşuna gitti. Bunun üzerine eşi Zeyneb’e geldi. Zeyneb o esnâda bir deri ovuyordu. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem onunla cinsel ihtiyacını giderdi ve bunun üzerine: “Kadın ŞEYtÂN sûretinde gelir, ŞEYtÂN suretinde gider. Sizden birisi bir kadın görür de cinsel arzuları kabarısa, eşine varsın (onunla beraber olsun!) Çünkü bu, onun nefsinde uyanan ŞEYi giderir.“ buyurdu.
(Ahmed b. Hanbel, Musned, Mısır trs., III / 330; Krş. Muslim, Nikâh 9; Ebû Dâvûd, Nikâh 43; Tirmizî, Radâ’ 9.)

İbnu'l-Arabî (ö.543/1148), Peygamber aleyhisselâm'ın başına gelen hâdisenin ALLAH'tan başkasının bilemeyeceği bir sır olması nedeni ile, bunun mânâsı garip bir hadis olduğunu söylemiş; ancak hadisin sıhhati veya bâzı ilâvelere maruz kalıp kalmadığı konusunda herhangi bir şüphe izhar etmemiştir. Hz. Peygamber aleyhisselâm'ın kendisini, halkı tesellî etmek ve onlara tâlim olsun diye ifşâ ettiğini, çünkü insanoğlunun şehvet sahibi olduğunu ifâde etmiştir. Bununla beraber Hz. Peygamber aleyhisselâm'ın mâsum olduğunu, bir kadın gördüğünde onun zihninde dolaşmasından şer'ân muaheze/ tenkid, küçümseme olunmayacağını ve bu durumun onun derecesini düşürmeyeceğini, kendisinde meydana gelen "kadından hoşlanma duygusu"nun, insanoğlunun beşerîlik vasfının bir gereği olduğunu, sonra Hz. Peygamber aleyhisselâm'ın ismet sifâtı ile ona galib geldiğini, dolayısıyla beşer olmanın gereği olarak hoşlanma ve şehvetinin hakkını vermek için iffetle eşine geldiğini söylemektedir..
(İbnu'l-Arabî el-Mâlikî, Ârıdatu'l-ahvezî şerhu Câmi‘i't-Tirmizî, Beyrut 1415/1995, III / 92.)

İmam Nevevî (ö.676/1277) de, kadının ŞEYtÂNa benzetilmesinin, nefsi hevâ ve fitneye davet ettiğinin bir işareti olduğunu; ALLAH’ın, erkeklerin gönlüne kadınlara meyletme ve onlara bakmaktan zevk alma duygusu yarattığını, dolayısıyla ŞEYtÂNın erkeğe vesvese verme ve kötülüğü ona süslü göstermesi açısından kadının ŞEYtÂNa benzetildiğini; ayrıca Hz. Peygamber aleyhisselâm'ın eşine gidip onunla beraber olmasının, ashâbını irşat için onlara fiilî ve sözlü bir öğretim olduğunu belirtmektedir. Ayrıca bu olayın, erkeğin eşi ile gündüz veya herhangi bir vakitte, terketmesi mümkün olan bir işle meşgul olsa bile, beraber olmasında bir mahzur olmadığını gösterdiğini; çükü bunu geciktirmekle bedeninde, kalbinde veya gözünde herhangi bir zararın meydana gelebileceğini 1, bununla beraber bir kimsenin bir kadın görüp de şehvetini harekete geçirmesi durumunda, şehvetini giderip nefsini teskin etmesi için -varsa- evine gidip eşi ile beraber olmasının müstehab olduğunu bildirmiştir..
(en-Nevevî, Sahîhu Muslim bi-şerhi'n-Nevevî, IX, 178, 179. Ayrıca bk. Ebû't-Tayyib Muhammed Şemsu'l-hak el- ‘Azîmâbâdî, ‘Avnu'l-Ma‘bûd Şerhu Süneni Ebî Dâvûd, Beyrut 1415/1995, VI, 148-149.)

Tirmizî şârihi Mubarekfûrî (ö.1353/1934): "kadın ŞEYtÂN sûretinde gelir." ifâdesinin yorumunda, Hz. Peygamber aleyhisselâm'ın "vesvese verme ve kötülüğe dâvet etme." özelliğiyle kadını ŞEYtÂNa benzettiğini ifâde etmektedir..
(Mubârekfûrî, Ebû'l-‘Ulâ Munammed Abdurrahman b. Abdurrahîm, Tuhfetu'l-ahvezî bi-şerhi'l-Câi‘i't-Tirmizî, Beyrut ts., IV, 270.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadın şeytanın tuzağıdır (kemendidir, ağıdır)" buyurmuştur..
(Nehcü’l- Fesaha, c.1, s.635.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadınlar, ŞEYtÂNın ağlarıdır.” buyurmuştur.
(bk. Elmalılı, Hak Dini, s. 1471; Keşfü'l- Hâfâ, no: 2802.)

اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ
Resim---“İnnemâ emvâlukum ve evlâdukum fitne(tun)(c) va(A)llâhu ‘indehu ecrun ‘azîm(un).: Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir fitne (bir deneme)dir. ALLAH ise, büyük ecir (en güzel karşılık) O'nun katında olandır.” (Tegabûn 64/15)

Resim---Üsâme İbni Zeyd radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne sebebi bırakmadım.” buyurdu.
(Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.)

Şu âyet-i kerîme konumuza ışık tutmaktadır.:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Resim---“Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû inne min ezvâcikum ve evlâdikum ‘aduvven lekum fahżerûhum(c) ve-in ta’fû ve tasfehû ve taġfirû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un).: Ey iman edenler, gerçek şu ki, eşlerinizden ve çocuklarınızdan bir kısmı sizin için (birer) düşmandırlar. O halde onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette ALLAH bağışlayandır, esirgeyendir.” (Tegabûn 64/14)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Dünya tatlı, göz kamaştırıcı ve çekicidir. ALLAH onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.” buyurmuştur.
(Müslim, Zikir 99; Tirmizî, Fiten 26; İbni Mâce,Fiten 19.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: ERKEK KiM?. KADIN KiM?..
MesajGönderilme zamanı: 07 May 2019, 16:19 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11210
Resim

NAHNUsu >CÂHiM>CENNetin
=>Şu ÂLEMin SÜSü =>KaDıN
RAHîm AGzı ==>MERHAMetin
=>CÂN-CENiN ÖRTÜSü KaDıN!.

Resim

ANAm>BACIm>KIZım KaDıN
GELİNim =>CÂN-EŞim KaDıN
=>ISsIZda->YALNIZım KaDıN
TEk ELde =>TEK-BEŞim KaDıN!.


KADINın konusunun önemli bir yönü daha vardır ki Şehâdet YOLu Şehvet, Felâaket Yolumuz OLMasın!.
Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulduğu üzere;


زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ
Resim---Zuyyine linnâsi hubbu-şşehevâti mine-nnisâ-i velbenîne velkanâtîri-lmukantarati mine-żżehebi velfiddati velḣayli-lmusevvemeti vel-en’âmi velharś(i)(k) żâlike metâ’u-lhayâti-ddunyâ(s) va(A)llâhu ‘indehu husnu-lmeâb(i).: Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara"'süslü ve çekici" kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer ALLAH katındadır.” (Âl-i İmrân 3/14)

İnsan, bazı dünya zevk ve ni’metlerine düşkün olarak yaratılmıştır. Bunlardan biri belki de birincisi, iki cinsin birbirine olan meylidir. Bu ilginin ölçülü kullanılmaması her iki taraf için de tehlike doğurur. Hadîs-i şerîfte bu tehlikeye erkeklerin dikkati çekilmekte, kadınlar konusunda dikkatli ve uyanık olmaları istenmektedir. Bu konuyu şu hadis açıkça bildirmektedir.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dünya tatlı, göz kamaştırıcı ve çekicidir. ALLAH onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrâiloğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.” buyurmuştur.
(Müslim, Zikir 99; Tirmizî, Fiten 26; İbni Mâce, Fiten 19)

İnsan dünyaya kapıldı mı, artık nereye kadar gideceğini kestirmek mümkün olmaz. Bu ni’metlerin elden çıkması da onları gerektiği gibi kullanamamakla ilgilidir ki;
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz.:
“ALLAH nasıl davranacağınıza bakacak” buyurmuş, bunların imtihan vesilesi olduklarını duyurmuştur.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ikinci olarak kadınlara karşı da uyanık davranmayı ve “takvâ”ya yönelik olan tehlikede, “kadın”ın önemli bir yeri olduğunu hatırlatmakta, hatta İsrailoğullarındaki ilk fitnenin kadınlar sebebiyle ortaya çıktığını da örnek göstermekle konuya ait hassâsiyeti iyice vurgulamaktadır.

(Sözü edilen fitne hakkında bilgi için bk. Ali el-Kârî, Mirkât IV/267-269)

Takvâ”nın belli başlı iki konuda, dünya ve kadınlar konusunda daha çok gerekli olduğu, bu iki unsurun “takvâ”yı her şeyden çok etkileyeceği anlaşılmaktadır.
NeFSÂNî ve ŞEYtÂNî güçler, insanları saptırmak için ne yazık ki, Nefis ve ŞEYtÂNın esiri olmuş erkek ve kadınları kullanmaktadır. Burada en çok öne çıkan cins de kadındır.


Diğer taraftan, bu hadisin çevirisinde göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır. ‘Fitne’ kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlamın, hadiste kullanılan anlamdan çok farklı olmasıdır. Bu sebeple, Arapça’daki anlamı, özellikle de hadisin söylendiği dönemdeki anlamı dikkate alınmadan “Fitne” kelimesi Türkçe’ye, olduğu gibi “Fitne” olarak çevrildiği zaman, kanaatimizce önemli bir anlam kayması ile karşı karşıya kalınacaktır.

Demek ki “Fitne” kelimesinin tarih içerisindeki anlam kaymasını göz önüne almadan, bu hadisi anlamaya çalışmak hatalı olacaktır.
Ayrıntılara girmeden ifâde edersek, “Fitne” kelimesi;


Türkçe’de =>Azdırma, baştan çıkarma, karışıklık, fesat, arabozan, karıştırıcı… gibi anlamlara gelmektedir.. (Şemsettin Sami, Kamus-i Türkî)
Ancak Arapça’da =>Kelimenin esas anlamı “Denemek-Sınamak (Asım Efendi, Kamûs Tecümesi; Lisânü’l’Arab)

Fitne; Deneme, imtihan (hayır veya şerle) sınamadır.

Açıkça görüleceği üzere “Fitne” kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlam, Arapça’daki esas anlamından farklıdır. Kelime, Arapça’da “sınav” anlamına gelmektedir. (bk. Diyanet Aylık Dergi, Sayı; 165)

Elmalılı Hamdi Yazır kaddesallahu sırrahu tefsirinde, Nisâ Sûresinin 117 ayetin açıklamasında şunları söyler: "En yüksek sevgilerini ALLAH'a tahsis etmeyip de kadınlara tahsis etmiş olanlar, ŞEYtÂNa aldanmaktan ve ona kul olmaktan kurtulamazlar Nitekim; ‘Kadınlar ŞEYtÂNın ağlarıdır.’ (Nehc-ül Fesaha, 1/635), bu hadisin sıhhat konusu hadis alimlerince tartışılmaktadır) denilmiştir. ŞEYtÂNlar başka yol ile aldatamadıklarını en çok kadınla aldatırlar!."

اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَر۪يدًاۙ
Resim---“İn yed’ûne min dûnihi illâ inâśen ve-in yed’ûne illâ şeytânen merîdâ(n).: Onlar, O'nu bırakıp da (bir takım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş ŞEYtÂNdan başkasına tapmazlar.” (Nisâ 4/117)

Burada şuna özellikle dikkat edilmelidir ki; takvâ ve dış örtüleriyle ALLAH'a kul olan Müslüman kadınlar, elbette ŞEYtÂNın tuzağı değildir, bilâkis ŞEYtÂNın tuzağını bozan kişilerdir.

“Kadınlar, ŞEYtÂNın ağlarıdır.” ifâdesi; hem kadınları dikkatli olmağa çağırmakta, hem de şehvet esiri erkeklerin, gerçekte kimin ağına takıldıklarını haber vermekte ve onları ikaz etmektedir. Bu hadis ile, şehvetine esir olmuş bir erkek, ŞEYtÂNın ağına takılmış “serseri bir balık” olarak tasvir edilmektedir.
Ve yine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, mü’minlerin, ŞEYtÂNın bu tuzağına düşmemeleri için ikaz ederek şöyle buyurmaktadır:


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dikkat edin! Bir erkek yabancı bir kadınla baş başa kaldığında, muhakkak üçüncüsü ŞEYtÂNdır.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Rada 16)

Şehvet, türlü türlü kılıklara girerek, her zaman insanları kuşatmakta ve zorlu bir imtihana çekmektedir.
Kısaca ifâde etmek gerekirse: Hem erkek hem de kadının, İLaHî SEVgiyle olgunlaşması için yaradılışta özlerine bu potansiyel yerleştirilmiştir. Her ikisine de OLumlu veya OLumsuz yöne gitme özgürlüğü verilmiştir..


HAKk’ı DUYup ->HAYRa UYan Kadın =>Meryem aleyhisselâm da OLaBİLir,
HAKk’ı DUYmayıp ->HAYRa UYmayan Kadın =>Ebu Leheb'in karısı da OLaBİLir..

HAKk’ı DUYup ->HAYRa UYan Erkek =>Ebu Bekir radiyallahu anhu da OLaBİLir..
HAKk’ı DUYmayıp ->HAYRa UYmayan Erkek =>Ebu Cehil de OLaBİLir!.


Resim---Ebû Bekre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'den işitmiş olduğum bir kelimenin Cemel Vak'ası sırasında ALLAH'ın izni ile faydasını gördüm. Şöyle ki bir ara, neredeyse Ashâb-ı Cemel'e katılarak onların yanında yer alıp savaşmaya karar vermiştim. Hemen, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e: "İranlıların başına Kisrâ'nın kızı kraliçe oldu." diye haber geldiği zaman (söylemiş olduğu sözü hatırladım ve onlara katılmaktan vazgeçtim. Ki o zaman Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz.: “İşlerini kadına teslim eden bir kavim felâh bulmayacaktır!.” buyurmuştu..
(Buhârî, Fiten 17, Megâzi 82; Tirmizî, Fiten 75, (2263); Nesâî, Kudât 8 (8, 227)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: ERKEK KiM?. KADIN KiM?..
MesajGönderilme zamanı: 28 May 2019, 15:06 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11210
Resim

SEVen<=>SEViLen =>SEVGİLi!.

ARZdan->ARŞa ULAŞıLan
MUTLULuk Ortak UMUttur
YÜCELerde =>PAYLAŞıLan
MUTLULuk Gökte BULUttur!.


Şimdi RÜŞDe ULaşmış Yaş ve SiLm AkıLa BuyuruLan Âyet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerden bâzıları;

İsLâm DİNİnde her şeyden ÖNce her NEFsin/Çocuk yetiştirecek ANA-BaBa da dahil, İÇindeki İKİLik ŞeytÂNı'nı MüslümÂN etmesi ve TEVHiDuLLAHa ERmesi esastır;

Resim---Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Sizden HER BİRİNİZin bir ŞEYtÂNı vardır. Evet, benim de ŞEYtÂNım var, fakat ALLAHu Teâlâ bana yardım etti ve ŞEYtÂNım müslüman oldu, bana yalnız iyiliği emr eder!" buyurdu.
(İbn-i Mes'ud’dan; Müslim)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mes’ulsünüz. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve o da kendi sürüsünden mes’uldür.” buyurmuştur.
(Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslim, İmâre, 20)

Resim---Enes radıyallahu anhu anlatıyor: "Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı." buyurdu.
(Nesâî, İşretu'n- Nisâ 1, (7, 61)

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَث۪يرًا وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يبًا
Resim---“Yâ eyyuhâ-nnâsu-ttekû rabbekumu-lleżî ḣalekakum min nefsin vâhidetin veḣaleka minhâ zevcehâ vebeśśe minhumâ ricâlen keśîran venisâ-â(en)(c) vettekû(A)llâhe-lleżî tesâelûne bihi vel-erhâm(e)(c) inna(A)llâhe kâne ‘aleykum rakîbe(n).: Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz ALLAH'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz ALLAH, sizin üzerinizde gözeticidir.” (Nisâ 4/1)

وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَامًا
Resim---“Velleżîne yekûlûne rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ veżurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lilmuttekîne imâmâ(n).: Ve onlar: “RABBimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, göz aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takvâ sahiblerine önder kıl!.” diyenlerdir.” (Furkān 25/74)

* Göz Nûru hanımlar,
* Göz Nûru evlâtlar,
* Aile Reisliğini takvâ ekseninde icrâ eden takvâda önder MüslümÂNn..

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey insanlar! Kadınların haklarına riâyet ediniz! Onlara şefkat ve sevgi ile muâmele ediniz! Onlar hakkında ALLAH’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, ALLAH emâneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini ALLAH adına söz vererek helâl edindiniz!.” buyurdu.
(Müslim, Hac, 147)

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهًاۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْرًا كَث۪يرًا
Resim---“Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ yahillu lekum en teriśû-nnisâe kerhâ(en)(s) velâ ta’dulûhunne liteżhebû biba’di mâ âteytumûhunne illâ en ye/tîne bifâhişetin mubeyyine(tin)(c) ve’âşirûhunne bilma’rûf(i)(c) fe-in kerihtumûhunne fe’asâ en tekrahû şey-en veyec’ala(A)llâhu fîhi ḣayran keśîrâ(n).: Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan “çirkin bir hayasızlık” yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle (örfe göre ve ma'ruf üzere) geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama ALLAH onda çok hayır kılar.” (Nisâ 4/19)

Resim---Bir şahıs, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e gelerek: “Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir?.” diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Annen!.” buyurdu.
O sahâbî.: “Ondan sonra kimdir?.” diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Annen!.” buyurdu
Sahâbî tekrar.: “Ondan sonra kim gelir?.” diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem yine: “Annen!.” buyurdu.
Sahâbî tekrar.: “Sonra kim gelir?.” diye sorunca,
Rasûl-i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem bu sefer.: “Baban!.”
cevabını verdi.
(Buhârî, Edeb, 2)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye