Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 17 Oca 2019, 23:21

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 29 Nis 2018, 22:56 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
''HIZIR hazır, HUZURdaysan!''
Resim

Resim

“AN”layış!..

sev-güzel

Öyle ANlar vardır ki HAYYatımızda biz zahirî boyuta kendimizi öylesine kaptırırız ki ya hiç fark etmeyiz yada sonradan fark ederiz ve “hadi yaaa gördünmü bak nasıl da kaçırmışız!” deriz…
Ancak asıl iş ER kişi işidir ki O ANı ANında fark eder…

Bizler Muhammedi merhamete, muhabbete ve hasbi hizmete mecbur ve memur olduğumuzu ne zamAN fark edeceğiz acaba?..
Bu âleme geliş amacımız sadece yemek-içmek, gülüp-eğlenmek ve yatıp-uyumaktan mı ibaret sizce?..
Yoksa mutfak-tuvalet arası bir boru görevimi görüyoruz soralım nefsimize!..
Acaba uyurkenki sayıklamalarımız ve uyurgezerliğimiz, uyandığımızda BİZe “vaayyy anasına!..” dedirtecek mi?..
Peki ne zaman UY-AN-acağız?..
Çalar saati kurduk da “şu vakit uyanacağım ben! Dokunmayın biraz daha uyumak istiyorum!..” mu diyoruz?..
Çoğu ANlar sağımızdan solumuzdan dürtükleyenler hatta bazen avaz avaz ama merhametlice bağıranlar vardı “uyan artık be güzelim!” diye…


Normal sıradan bir gün yaşarcasına geçirdiğimiz günlerde bize ne kadar çok uyarılar geliyor bir bilsek!..
Sanki arabamıza binmişiz gideceğiz yere ters istikamette yol alıyoruz ve yol kenarında bize o kadar çok uyarı levhaları geliyor ki hiç göremiyoruz, sadece yola odaklanmış gidiyoruz…
Hâlbuki yoldaki levhalarda “bu yol şuraya gider yanlış yoldasın, yakında U dönüşü var dön artık, şu kadar kilometre kaldı gel etme eyleme!..” yazıyordu da göremiyorduk…
Belkide bakıyor ama göremiyorduk!..
Bakar kördük sanırım!..

Eskiden tekkeler, zaviyeler, medreseler vesairelerde İlahi ilim ve Muhammedi edeb öğretim ve eğitimi yapılıyor ve kılık kıyafetine bakarakta kimin ne olduğu anlaşılabiliyormuş…
Peki şimdiki ahir vakitte bu yol ve metodu takip eden Hakk Dostları ve Erenleri aynı şekilde tanıyabileceğini mi sanıyoruz?..
10 kişi içerinde bir Allah c.c. Dostu olsa onu bilebileceğimizi mi sanıyoruz?..
Artık eskisi gibi değilmiş..
Artık gizlenmişler..
Sakın görevlerini bıraktılar sanma, herkes görevinin başında…
“Ya ben göremedim, bana hiç gelmediler!” diyorsan cevap hazır:
“Huzurda mısın?.. Hazır mısın?..”
Kul İhvani hocam çok güzel der : “HIZIR hazır, HUZURdaysan!..”
O halde şu ahir vakitte herkesi Hızır bilmeli…
Keramet aramayalım lütfen, Hızır gelipte “ben Hızır’ım” diyecek değil…

İnsanoğluna en büyük hizmet eden Rabbimiz Allahü zü’l Celal’dir…
Peygamberimiz Rasulullah s.a.v. ise Allah c.c. nun Davasının Davetçisi olarak yine büyük hizmetçidir…
Şu ANda bedenen diri veya değil Hakk Dostları k.v. Davetinin Duacısı olarak Hasbi ve Habibi hizmetçilerdir…
Allah c.c. korusun ki bundan gayrisi Denâettir.. alçaklıktır…

Allahü zü’l Celâl HAYYdır…
Rasulullah s.a.v. HAYYdır…
Hakk Dostları HAYYdır…
Eğer kendimize lazım ve layık görüyorsak bizde HAYYız…
Şeytanın uşaklığını kendimize layık görecek değiliz ya…
O halde safımız belli ki BİZ Muhammediyiz ve Rasulullah s.a.v. Efendimizin YOLunda hizmetçiliğe varız…
Peki ne diye bu eleştiriler?..
“O bizden değil, o şunu yapıyor bunu ediyor, yuh ona!..” diyorsak eğer unutmayalım ki bir AN karşımıza biri çıkar “beni uyandıramadın ya sana yuh! Birde Muhammediyim dersin!..” der ağzımızın payını alırız…
Peki bu lafı işitmemek için mi diyorum?..
Hayır!..
Diyorum ki eğer yürekliysek hizmet edelim de uyandırmaya gayret edelim!..
Bizde bir levha olalım!..
Eleştirmek her kişi işidir ancak onu Hakka ve Hayra döndürmek için Hasbi hizmet ER kişi işidir…
Birde unutmayalım ki bu eksiklikleri görerek onu eleştirirken bir zamAN o hatanın belki bizi de bulabileceğini düşünelim!..
Veya dua ve şükür edelim ki Allah c.c. bizi o halde değilde o hali görerek ibret alanlar olarak yaratmış!..

Her AN, her yer ve her halde Muhammedi merhamet, muhabbet ve hasbi hizmet karşımıza çıkıyor…
Öyle ANlar gelirki bir daha o ANı hiç bulamayabiliriz…
Bize yardıma yetişenler kadar bizim yardımımıza ve hizmetimize muhtaç o kadar insan var ki işte onlar ANlarda gizli…
Bir AN gelir ya yaparsın yada es geçersin ancak o ANki imtihanımız o AN olmaktadır…
Sonra döneyim dersen, imtihan süresini de unutma!..

Bir HAYYat hikayesi:
Birgün arkadaşlarıyla arabası ile bir yere gidiyormuş..
Otomobilde 4 kişiymişler..
Yol dağ-taş hiç kimseler yokmuş ve gidecekleri yere 5-10 kilometre mesafe varken birAN bir köylü yol kenarında belirmiş..
Gidecekleri yere doğru yürümekteymiş..
O AN içinden “şimdi bu adam dönse de el kaldırsa, bende alsam bir hayr işlesek, bir “Allah razı olsun” dese yeter!” derken adam dönmüş ve el kaldırmış..
Arka koltukta arkadaşı “ya boşver dolu de geç!..” demiş ancak yürek aynı seste değilmiş.. çünkü içindeki ses hala yankılanıyormuş..
Durmuş ve o insanı arabaya almış ancak adam hiç konuşmuyormuş sadece sorulara kısa cümlelerle cevap alabiliyorlarmış…
Meğer aynı yere gidiyorlarmış ve geldiklerinde inmiş ve kapıyı kapatırken “Allah razı olsun!” demiş…
İşte demek istediğim o insanın göründüğü o ilk AN!..

Yine HAYYattAN:
Arkadaşlarıyla beraber işine gitmek için arabasıyla arkadaşlarını almaya birazda hızlıca giderken birden cadde kenarında bir yaşlı dede ve nine bastonlarıyla dur işareti yapmış..
O AN ya duracaksınız onlara bir hizmetin dokunacak yada “ya illaki bulurlar bir araba onla giderler, hem hızlıyım kim duracak!” dersiniz…
İşte size iki seçenekli bir imtihan sorusu!..
Ama tabi birden gördüğünüz için bu kadar uzun düşünemiyorsunuz!..
Hülasa ANiden hızını yavaşlatmış ve durmuş..
Yaşlı insanların arabaya binmeye bile takati yok gibiymiş..
“Nereye gideceksiniz amca?..” sorusuna:
“Hastaneye oğlum!.” demiş..
Meğer nine ANİden rahatsızlanmış acilen hastaneye gitmek istemişler..
Hastaneyle onların arabaya bindiği yer arasıda öyle pek uzun mesafe değilmiş!..
“Oğlum kusura bakma işin var mıydı?” demiş..
“Yok amca götüreyim sizi hastaneye!.” demiş ve hastanenin önüne kadar bırakmış…

Bunlar büyütülecek meseleler değil…
Aslında olması gereken gayet normal şeyler ve insana üstünlük getirmez…
Olmaması alçaklık mı bir düşünelim!..
Meselemiz ANı paylaşmaktı!..
Böyle ANlar herkesin karşına çıkar ki imtihanımız daha bitmedi ve bu âlemden göçene kadar da bitmeyecek…

Biraz ANlayış lütfen…
Muhabbetle..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: acakir77 ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye