Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 10 Ara 2018, 17:29

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: GÖNÜL GEMİSİ kulihvani
MesajGönderilme zamanı: 15 Mar 2018, 08:15 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

İşte önünde, kıble yönünde, son fırsat ömründe ; GÖNÜL GEMİSİ!.”
Resim

ResimCAMımın ARDından bAKıyorum..
Görmeye çalıştığım binbir renk IŞIK hüzmeleri içinden; BİLemediğim, BULamadığım, OLamadığım, ve de; YAŞAyamadığım SıRR-ı uMMana!.
HAYyat gerçek!.
Gerçek olmayan ise hayellerimizi ayaklarımıza dolayıp, kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda geliştirmeye çalıştığımız “Acil Çıkış’’ tabelâsına doğru kimi yürürken, kimi de koşarken akıp gidiyor ve geçiyor HAYYat gerçekleri!.
Çoşkun akan ırmaklar ise, BİRleşip TEKleşip hızla akıyor..
Pek azının FARKına vardığımız da, ARKın şelâlesinden düşüyoruz. Boğulur gibi oluyor tökezliyor tekrar-tekrar FARKına varmaya çalışıyoruz. FARKına varamadıklarımızın üzüntüsü içinde KâHR u PerişÂN oluyoruz.
STARTı verilmiş, HAYYat korudorlarında bitiş çizgisine ulaşmak için öyle acele ile koşuyoruz ki!.
Mesela; Bu ay ki maaşı beklerken ve yahut gelecek haftayı beklerken, ömrümüzden akıp giden günlerin kıymetini bilemiyoruz.
Bu kargaşa içinde "olmazsa, olmaz!." diye düşündüğümüz yaşam standartlarımızın konforunu arttırma çabaları ayağımıza dolanınca düşüp tökeliyoruz.
Kâr ve zarar hesabı yapacak olursak;
NEFSimizin şımarık çocuğu için mücâdelelerimiz ne kadar çok..
Sıcak bir ev, dolu bir mutfak, konforlu bir ev, sınırsız istekler, BEDEN ve NEFS için yaşamak mutlu ediyor mu?. Etti mi?.
YAŞAmaktan kasdımız KALB ve RûH için özen ve itinâsını sağlıyarak HUZURu, hep nereye, ne için erteliyoruz?.

İşte önünde, kıble yönünde, son fırsat ömründe ; GÖNÜL GEMİSİ!.”nde.
4’lü bir sistem olan Kul İhvÂNi Hocamın SÖZünü klavuz kabul edip;
Renkleniyor şekiller IŞIK’ın hüzmeleriyle,
Sözler harflere, harfler kelimelere, kelimeler cümlelere dönüşüyor ''BEYAZ KAĞID''ın üzerinde!.
Yine yeni bir sıRR, “SıRR-ı NûN!.”
Daha öncede ''BEYAZ KAĞID''a “sıRR-ı Be!.”
Ey derin uykuda uyuyan!. UYan artık da DUY!.
Süslü gelinin koynunda, bu çirkefçe yaşadıklarından kurtulmak istiyorsan,
Denizler müreKKeb OLsa, ÂNLAtabilir mi?. SıRRı uMManı!.

قُل لَّوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَدًا
Resim---''Kul lev kâne'l- bahru midâden li kelimâti rabbî le nefide'l- bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ (mededen).: ;“Deki: “Eğer Rabbinin sözlerini yazmak için deniz mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden önce, deniz muhakkak tükenecektir, bir mislini daha yardımcı yardımcı getirsek bile.(Kehf 18/109)

وَلَوْ أَنَّمَا فِي الْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِن بَعْدِهِ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Resim---''Ve lev enne mâ fî'l- ardı min şeceratin aklâmun ve'l- bahru yemudduhu min ba’dihî seb’atu ebhurin mâ nefidet kelimâtullâhi, innallâhe azîzun hakîm (hakîmun).:Ve eğer arzda (yeryüzünde) bulunan ağaçlar kalem olsaydı ve denizler (mürekkep olsaydı) ve ondan sonra, onun yedi katı daha deniz eklenseydi, Allah’ın kelimeleri tükenmezdi. Muhakkak ki Allah; Azîz’dir (çok yüce), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibi).” (Lokman 31/27)

DEMini almış CÜMleler sarhoş ediyor!. dEĞİL mi?.
Şu ömür merdiveninde ÇIKıyor musun?. İNiyor musun?. Belli değil!.
Her yaratılanın AKLı YARADANın AKL’ı-EVVELinde ->Levh-i Mahfuzunda SıRRlı!.
Her yaratılanın GÜNEŞi muhakkak doğacak inancımız gereği. ALLAHu Teâlâ var keder yok!. إِن شَاء اللَّهُ

قُل لَّن يُصِيبَنَا إِلاَّ مَا كَتَبَ اللّهُ لَنَا هُوَ مَوْلاَنَا وَعَلَى اللّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
Resim---''Ve Kul len yusîbenâ illâ mâ keteballâhu lenâ, huve mevlânâ, ve alâllâhi felyetevekkeli'l- mu’minûn (mu’minûne).de ki; bize ancak Allah’ın bizim için yazdığı isabet eder. O, bizim Mevlâmızdır. Mü'minler ancak O’na güvenip dayansınlar.(Tevbe 9/51)

Resim---''Resûlullah SALLalahu aleyhi ve SELLem Efendimiz: “Allah’ım! Sana teslim oldum. İşimi Sana havale ettim. Ümit ve korku içinde sırtımı Sana dayadım. Senden başka hiç bir sığınak ve korunak yoktur!.” buyurmuştur. (Buhari, Vudû,75)

Yakup aleyhi’s-selam Yusuf’unun üzüntüsünü kalbine gömüyor da ne güzel diyordu:

قَالَ إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ
Resim---''Kâle innemâ eşkû bessî ve huznî ilâllâhi ve a’lemu minallâhi mâ lâ ta’lemûn (ta’lemûne). :“Ben üzüntümü ve tasamı ancak Allah’a arz ederim.(Yusuf 12/86)

وَمَا هَذِهِ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَإِنَّ الدَّارَ الْآخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
Resim---''Ve mâ hâzihi'l- hayâtu'd- dunyâ illâ lehvun ve lâibun, ve inne'd- dâre'l- âhırate le hiye'l- hayevân (hayevânu), lev kânû ya’lemûn (ya’lemûne).; Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve (eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.'' (Ankebût 29/64)

Zamanımızın içinde saklı bAHçe olan ÂNımızı, betbaht etmek-ma'mur etmekte fiilliyatlarımızla belirlenmekteyiz..
AKLımızın fiiliyatlarına geçiş imtihÂN sorularında, imkÂNımız doğrultusunda cevaplamak nefsimizin hevâ ve heveslerini ne kadar tanıyabiliyoruz o çılgın çocuğu!.
Çılgınlıklarından kurtarabilmekte ne, nasıl, niye, niçin ve neden 5N? 1K derken, dahası 7N? 1K! ve dahasıda geliyor 12N? 1K!
Kendi içinde sarmal olup saklanMıŞş, soru ve cevapları ile..

İlk AKLa gelen soru!. DÜŞünen bir varlık mıyım?.
Yaş kemâle erMiŞş, 1.ci turu TAMamlanMıŞş!.
F-ARKında olmuş mu?, olmaMıŞş mı?
2.ci turunda TAMamlanmasına çokkk az kalMıŞş,
KalMıŞş da TÜMMlenmek ne olacak?.
NoT; 1 TûR; 30 yıl, Kur'ÂN- KERİM'imizin 30 CÛZü gibi zevk ettim..
Bunca TûRların içinde neyi düşündü ki, hevâ ve heveslerinden başka!.
Hâdi bakalım dök taşları eteğinden cümle âlem seyretsin AYMazlığını!.
CEM-i CÜMleside Duâ eder إِن شَاء اللَّهُ

İçime birde Rahman Sûresinin 31 kere tekrarlanan Âyet-i Kerim'eleri geliyor;

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Resim---''Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân (tukezzibâni).;O halde siz (insan ve cin toplumu), Rabbinizin hangi ni’metlerini yalanlıyorsunuz?'' (RahmÂN 55/13)

Ve nankörlüğüm içimi pramparça ediyor, evetttt ben namkörüm, hemde su katılmamış BUZ gibi BUZ!.
Hâdi bakalım cevap ver şımarık!.
Bunca Nİ'METin içinde zevk-ü-sefâların AKLında, unutmadın değil mi?.
Unuttacak da değilsin her halde, hepsi kayıt altına alındı. FlAŞ belleğinde zamanını bekliyor, gösterime girmek için!.
"Unutur, uttuturulur" diye beklemektesin aMMa!.

وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَآئِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كِتَابًا يَلْقَاهُ مَنشُورًا
Resim---''Ve kulle insânin elzemnâhu tâirahu fî unukıhî, ve nuhricu lehu yevme'l- kıyâmeti kitâben yelkâhu menşûrâ (menşûren).Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.'' (İsrâ 17/13)

"Ey utanmaz arlanmaz, NEFSimin şımarık çocuğu!." Diyorum da; "Ben sana neler ettim ne kazıklar attım. Binlerce dalevera ile fiillerime dûcar ettim. Özür dilerim. NEFESİM!."

Resim---''Resûlullah SALLalahu aleyhi ve SELLem Efendimiz RABB’ından naklen anlatıyor:"Allah-ü Teâlâ şöyle buyurdu:"Ey Âdemoğlu, seni Kendim için yarattım. Eşyâyı da senin için yarattım. O halde Kendim için yarattığımı, senin için yarattığımın ayarına düşürme!." (Sadrettin konevî 22.ci hadis-i Kudsî şerhi)

Kendine bakmadan onun-o'so, bunun-bu'su, şunun-şu'su!. Ya BİZ ne olduk?!.
Geldin SıRR-ı ÂLEMe geçiyorsun işte!.
1.ci turu (30 yıl) devirdin,
DEVR-ÂNı, SEYR-ÂN edebildin mi? PÎRinin yüreğinde,
CEVL-Âna girip Resûlullah SALLalahu aleyhi ve SELLemin yüreğinde olabildin mi?.
HAKK Celle Celâlihu HAYR-ÂNda dâimâ!
Senin kendine HAYRın nerde?!.
Hâdi söyle söyle çekinme, kus içindekileri!.
"Gençtik" de, "serde delikanlılık vardı" de, bahâne bahâne üstüne sığınma, sığınmacı!.
Bir cigarada yak olsun bâri!.
''KUŞlar kusmuğu ile besler yavrularını, koyunlar sütleri ile besler kuzularını!''
Bütün CANlılarda ilLÂ ki ilLÂ HAZM!.
Peki sen HAZM edebildin mi?.
"HAZM edemedim!" de, sen de kurtul bende!.
Ağlamaları düşün biraz da, ne dersin.
Giden için miydi? Yoksa kendi benciliklerin için miydi?.
Fiiliyata dönüşmüş eylemleri ANLATınca korktum şimdi de bak!.
2.ci turunun son çeyreğinde öyle vurdun ki yüzeme gerçekleri!
Korktum işte! Ben korkağım zaten!.
Yüzleşince gerçeklerle içimden yanık ciğer kokusunu duyacağım sandın zannınca amaaa boş çaba!.
Küçükken zeytin toplama zamanı, bahçeye bizide götürülerdi. Elimize boş yağ tenekesi, birde sopa verirlerdi de çaldırırlardı.
Çaldırlardı ki, sığırcıklar kaçsın diye!.
Neymiş efendim bir gagası ile BİR, bacaklarında İKİ zeytin ettimi sana ÜÇ zeytin! Bir sürü, pike yaptığında hesapla giden zeytinleri, ve onlardan olacak yağı!
Yan bahçeden komşularda duyunca bizim çaldığımız boş teneke sesini!
"---Kızçeler, gelin bizem bahçeyede!
---Düğününüzde kalbur ile su taşırız, biz de size!." derlerdi.
Anlamazık tabi neyin ne olduğunuda, şimdilerde ne ders çıkardık ki akibetimiz mâlumunuz.
Ey ŞUURsuz sınıfta kaldın bu son çeyrekte de..
DÜN erken diyordun, BUGÜN geç mi? kaldın.
Gözleri uyku ile uyutmalı sesizce
Gözdeleriydi NEFES nefes-nefese kalmışların.
AKIL, N-AKILeşseydi gübreliğinden mis gibi kokan GÜLLer ikrâm ederdi En-EMÎNe!
Ey HAKKk Celle Celâlihu, el-EMÂN diliyoruz sesiz çığlığımızla!.

Kaçak yolcu gibiyim GÖNÜL ÇEŞMESİnde, fâreler kemiriyor elbiselerimi içim perperiçan dışım darmaduman!.
''Ağlasam sesimi duyarmısınız mısralarımda!'' diyeceğim;

https://www.youtube.com/watch?v=lLZNpqIYtV8

ve ekliyorum ey UTANmaz, ey USLANmaz,
Ne zaman DUYulmadı ki OMUZuna başını koyup ağladığın SESin!.
O omuz senin-benim-onun değildi. BİZim değil miydi?.
Rahmân ve Rahîm olan ALLAHın adını anan Rahmetenli’l-Âlemin'in Omuzu değil miydi?.
Şifâlı Şefâatiyle dâimâ ve de ebeden göz yaşlarını silen kimdi?
Hâni bir gece Fatmatü’z- Zehrâ ANAmızla o muazzam mukades mubârek zât Resûlullah SALLalahu aleyhi ve SELLem Efendimiz SU istemişti de hâni sizden!
Çeşmesi oluk oluk akıyordu her susayan için SU vardı. O SUsuyanların GÖNÜL ÇEŞMESİnde!
Bundan böyle AKILLanmazsan, nerde görürsen gör beni, sakın bakma, unut beni!.
Ey uslanmaz çift çatlak!.
Mahkemenin görülmesine az kaldı.
HÂKim belli, SAVcı belli, AVukat belli!
"DÜN erkendi, BUGÜN ise geç!." demeyesin diye;

Resim
AD-RESİMi ver; MuhaMMedî ŞEHRde
ALİ Keramullah veche CADDesinin,
HAKK DOSTLarı Ma-HALlesinde,
HAYY MÎM aleyhi’s-SeLÂM APARTının
ABDuLLaH DAİREsinde ikâmet etmekte mi? Nur-İYye!.

''NûN!'' Kalem'ini tutan EL!
KûN KervÂNının kıtMÎRi!
Bu dökülenler sadece,
Kayda geçmesi için arz-ı HÂLdir..

28.2.2018 /02:19(rmtl-hls)

Resim Hcrmd Sszc Nur-İYye!

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÖNÜL GEMİSİ kulihvani
MesajGönderilme zamanı: 25 Nis 2018, 21:43 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Resim

İşte önünde, kıble yönünde, son fırsat ömründe ; GÖNÜL GEMİSİ!.”
Resim


Resim

GÜNEŞe bakAN!

CANlıların ortak özelliği hareketleridir..
Bitkiler aktif olarak hareketlerini tohumun çimlenme sırasında yapmaya başlarlar. Tohumun durgunluğu TOPRAK-HAVA- SU ve ATEŞ unsurlarının hepsinin birden etkileşimleriyle hareket serüvenine başlar.
Bitkiler OLgunlaşana kadar GÜNEŞin doğuş ve kavuşumuna göre 24 saat yön değiştirirler taki OLgunlaşana kadar.

Köyde evimiz olduğundan sebze ve meyve ağacı yetiştirmekteyiz.
Orası benim TEFEKKÜR BAHÇEmdir.
En çok etkileyen de AY ÇİÇEKleridir.
Bahçemize muhakkak her sene AYÇİÇEĞİ tohumunu eker SEYRederim.
Muazzam -Mükemmel-Muhteşem ve Mubarek AY ÇİÇEĞİnin SEYRini OLgunlaşana kadar SEYRederim....
Taâ ki olgunlaştıktan sonra artık GÜNEŞi aramaz.
SAĞ-SOLa dönmez.
GÜNEŞe TESLİM OLmuştur..
Gelen IŞINa RAZIdır....

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً فَادْخُلِي فِي عِبَادِي وَادْخُلِي جَنَّتِي
Resim ---'' Ya eyyetuhe'n-nefsu'l-mutmeinneh. İrci'i ilâ RABBiki radiyeten merdiyyeh. Fedhulî fî 'ibâd. Vedhulî cennetî : ''Ey Mutmaîn (kesin inanmış, kani’olmuş, tatmîn olmuş) nefs! RABB'ine dön! Razıyeten (O'ndan razı olmuş bir kul olarak) ve Merzîyyeten (kendisinden razı olunmuş bir kul olarak)! Kullarımın (Muhammedî oluş şuûruna nâil olan) içine gir (katıl)! Ve cennetime (Darü's-Selâm'a, selâmet yurduna, Cemâl âlemine) gir (buyur) !'' (Fecr 89/27-30)

Arayışa girmez...
BİLir ki herkeze AYNı IŞIK isabet etmektedir.
Endişe etmez.
ENdişelerinin yersiz olduğunu ANlar...
SABRının meyvesini yiyebilmek için zamanın içindeki çetin süreçlere uyum sağlamasının TAHAMMÜLünü öğrenir.
Kendisine düşen OLGUNlaşmasını bekler.
OLgunlaşamayan meyvenin TOHUM veremiyeceğini zehir-zıkkım olduğunu BİLir ve BULur
SEYRden sonra SÜLUKun geleceğine EMİN BELDEde İNANır.
OLur ve YAŞAR...
GÜNEŞe BAK-AN!...

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ
Resim--- ''Ve ma erselnake illa rahmetel lil âlemin (Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.'' (ENBİYÂ 21/107)


Resim

İNSANlarda doğup hareket ederek yaşamlarına devam ederler.
İLAHİ EĞİTİMin, MUHAMMEDi EDEBin ÖĞRETisinde SÜZerler-ARITırlar ve CİLAlarlar....
KUM tanesi iken başlar serüvenleri KUM ÇÖLünde!
KUM ÇÖLünde ESen rüzgar zAHMET çekerek, SUsuz beldere rAHMET BULUTunu indirir.
SAHRAdan gelen ESintiye muhtaçtır bütün beldeler...
RAHMAN nefesinden ESİNtisyle SAHRAda ki KUM tanelerinin BİRleşmesiyle SUsuz CANların SUya ihtiyacları giderilir.
BİZ BİR-İZ OLuş ŞUURunda kana-kana İÇirilirler.
YAĞMURun RAHMET olarak yeryüzüne inişinde zAHMET çekerek ÇÖLün ÇÖPlüğünde ki serüveni mecburidir.
KUMtanesi Muhtaçtır- Mahkumdur ve Memurdur.
İMTİHAN gereği bunu ANlamak zorundadır.
ANlarsa daima CENNETte OLacağını BİLir.
ÇÖLün Giriş Kapısında: ''Kendin bilene babasının kanı helal, kendin bilmeyene ana sütü haramdır!''nereye gittiğini bilmiyorsan gittiğin yolun önemi yok

''KÜN feyeKÜN!'' SıRRında OL-ANların OLmak zorunda OLduklarını BİLir;

اِنَّمَا اَمْرُهُ اِذَا اَرَادَ شَيْپًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Resim --- ''İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kun fe yekûn.:Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak ''OL!'' demektir. O da hemen oluverir.'' (YASİN Suresi:36/82)

O MUHTEŞEM KUVVET İTer ŞEYi sistemine ŞAHİD OLması için...
ÇÖLün RAHMET BULUTunun ÖZlemini ÇEKtirir üzerine!...
YÜREĞinde yANar-yANar
İter-iter
ANar-ANar
DönER-dönER
ÇÖPlükten geçerek YAYar
Ve;

KUM-SALLa ulaşır...
SAHİLde EMİN GEMİ beklemetedir YOLcularını,
''İşte Önünde+Kıble Yönünde+Son fırsat Ömründe ve GÖNÜL GEMİSİne!!!''
YOLun YOLcularını Ulaşmak istedikleri hayellerinde ki HAKKikata
DAMLAlardan oluşan DENİZe..
CUDİ HİZMETinin ihtişamıyla DALGIÇlarını bekler En DERUNdakinin SıRRlarını Açmak için!

وَقٖيلَ يَا اَرْضُ ابْلَعٖى مَاءَكِ وَيَا سَمَاءُ اَقْلِعٖى وَغٖيضَ الْمَاءُ وَقُضِىَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِىِّ وَقٖيلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمٖينَ
Resim --- ''Ve kile ya erdublei maeki ve ya semau aklii ve ğidal mau ve kudiyel emru vestevet alel cudiyyi ve kile bu'del lil kavmiz zalimîn.: Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu! denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî'ye oturdu ve ''Zalimler topluluğu, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!'' denildi.'' (HÛD suresi 11/44 )



Resim
SESim İZim!..
Bu SES BİZim!...
İZi İZle!..
BİZle!..


ALLAH celle celâlihu Yardımcımız olsun!
Resûlullah SALLallahu aleyhi ve SELLem Yârimiz olsun!
Ehl-i Âbâ Aleyhi's-Selam Kârımız olsun!
Hakk Erenler Varımız olsun!



Azmadan -Taşmadan-Sapmadan-Şaşmadan
NİMETin tamamının HAYRına ULAŞmak dileğiyle İNŞÂALLAH!...

Resim --- Muaz (radiyallahu anhu)'dan: Resûlullah (sav) bir kimsenin: "Yâ RABBi senden ni'metin kemâlini istiyorum." dediğini işitince sordu: "Ni'metin kemâli nedir?" O kimse: "Bu bir duadır, onunla dua edip onunla hayr (çok mal) ümit ettim!" deyince Resûlullah (sav): "Sordum; zîrâ, ni'metin kemâli cennete girmektir, ateşten kurtulmaktır." buyurdu. Bir başkası: "Zü'l-Celâli ve'l-ikram: Ey Celâl ve ikrâm sahibi RABBim!" deyince Resûlullah (sav) hemen şunu buyurdu. "Duana icâbet edilmiştir, durma iste!" buyurdu. Bir başkası: "Yâ RABBi Senden sabır istiyorum!" dediğini işitince ise: "ALLAH (cc)'dan belâ istedin, afiyet de iste!" buyurmuştur. (Tirmizî, davat 99-3524)


Resim
DEVR-ÂNında,
SEYR-ÂNında,
CEVL-ÂNında ve;
HAYR-ÂNında!


Rabbenâ yessir velâ tuassir!
Rabbenâ temmim bi'l- Hayrünâ!..

Rabbımız kolaylaştır, zorlaştırma
Rabbımız hayrımızı tamamla!..



Âmin Yâ Latîf ALLAH celle celâlihu..
Âmin Yâ Kerîm ALLAH celle celâlihu..
Âmin Yâ Rahîm ALLAH celle celâlihu..
Âmin Yâ Vedûd ALLAH celle celâlihu..

Elhamdülillahi Rabbu'l-Âlemin..


MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

24.01.2010 / 14:31

Resim Hcrmd Sszc Nur-İYye!



Resim

Resim

İÇime dOL-AN NÂZında NİYÂZlar,
KALBime hELezonlar çİZiyor, çİZerkende DÖRT yönümü aydınlatıyor..
ANladım ki; GÜNEŞe bakAN! için hiç bir engel yok ASLında!
TESLİM OLdum dedikten sonra,
TESLİMiM dedikten sonra karanlığın bütün izleri siliniyor.
Esiyor BİR SABAH RÜZGARI gibi!
UYandırıyor sERinliğiyle, içimde UY-UY-AN ne varsa!
sabAH yELİ SEHERinde KOKUsunu getiriyor, YOLunu gÖZlediklerimin,
GÖNLümün gÖZÜ açılıyor.
KERVAN KıtMÎRimİZin, DİLimin bAĞI çÖZülsün diye edilen DUAlarında!.



MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hacer ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye