Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 10 Ara 2018, 17:30

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 08 Oca 2018, 23:47 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

EZÂN DUÂMız..
SALÂT DUÂMız..
KUR'ÂN DUÂMız..


HaLiD-i BaGDaDî kaddesallahu sırrahu SALÂVÂTı..

(Kul İhvanî Asr Sûresi 10.07.2009 Sohbeti’nden..)



41. SALÂVÂT-ı ŞERÎFE : Muhammedî Mürşid Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin salâvâtı

Nakşî Tarikatı kollarının kemâl kavşağı olan,
Şam'da Salihiye Tepesinde medfûn bulunan ve
maddî ve mânevî tahsilini Bağdad'da yaptığı için Bağdadî diye anılan
MuhaMMedî Mürşid Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin salâvâtı:


Resim

TÜRKÇESİ: (3 defa okunur)
“ALLAHümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin bi adedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîra.”
(Ücüncüsünde kesîran ile okunur)
ALLAHümme salli alâ seyyidinâ MuhaMMedin ve alâ âli Seyyidinâ MuhaMMedin bi adedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîran kesîra.”

MÂNÂSI: ALLAH'ım! Efendimiz MUHAMMED sallallahu aleyhi ve sellem'e ve Efendimiz MuhaMMed salallahu aleyhi ve sellem'in ailesine; dert çekenlerin (devâ dileyen çağırıcıların) ve devâ (çâre) lerinin tümü adedince salât-ü-selâm et. O'na ve onlara çok çok (çokça) bereket ver ve selâmlar et!.


ResimResimResim

Mevlânâ Halid-i Bağdadî Hazretlerinin istigasesi
(ALLAH-U ZÜ'L-CELÂL'e sığınması):


Resim

TÜRKÇESİ:

Bismillâhirrahmânirrahîm

“Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Resim Yâ Ze'l-celâlî ve'l-ikrâm Resim Yâ ALLAHu bike tâhassentü ve bi abdike ve Resûlîke Seyyidinâ ve Mevlânâ MuhaMMedîn Sallallahu Tealâ aleyhi ve sellime istecertü Resim ALLAHümme innî eselûke Yâ RAHMÂNu Yâ RAHÎMu bi esmâike'l-izâmi ve melâiketike'l-kirâmi ve Resûlîke aleyhim eftalü's-salavâti ve etemmü's-selâmi Resim Ente'l-mahnî bilemhati ehl-i Bedrin velâ mâhatihim ve tenfahni bi nefâhatihim bi hakkihim aleyke YÂ RABB!”Resim

MÂNÂSI:
Yâ Hayyu Yâ Kayyum! Yâ Ze'l-celâlî ve'l-ikrâm! Yâ ALLAH! Sana sığındım (siper edindim) ve Senin kulun ve Resûlün Seyidimiz ve Efendimiz MuhaMMed Sallallahu Tealâ Aleyhi Vesselleme (teslim ve tâbi' olup) boyun eğdim! ALLAH'ım! Yâ Rahmân yâ Rahîm Senden Azîm isimlerin, keremli meleklerin ve Salâvâtların en fazîletlisi ve selâmların en tamı kendisine olan Resûlün ile (yüzü suyu hürmetine) istiyorum! (ki) Beni imtihan eden (deneyici-sınayıcı) Sensin, Bedir Ehlini bir lemhada (göz açıp kapayıncaya kadarlık sürede) bir üfürüşle (merhametle hayat verişle) mahvolmaktan (silinip yok olup gitmekten) kurtardığın gibi; onların Senin üzerindeki (hatırı) hakları hakkı için, onlara olan rahmet üfürüşünle (imdat edişinle) bana da üfür ve hayat ver (meded kıl) Yâ RABBi!


ResimÂmin yâ Latîf ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Kerîm ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Rahîm ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ VeDÛD ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Vehhâb ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Fettâh ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Gaffâr ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ Settâr ALLAH celle celâluhu
ResimÂmin yâ ALLAH!. yâ ALLAH celle celâluhu!..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 13 Oca 2018, 23:04 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Resim

Esselâmü aleyküm ve rahmetullah.

Euzübillâhimineşşeytânirracîm!.

Bismillâhirrahmânirrahîm!.

Allahümme ve sellim ve bârik alâ seydinâ MuhaMMedin nur-u zat, sırr-ı sarii fi’l- cemil esmâyı ve’s- sıfat. Bi adedike ilmiken dâimen kesiren mubâreken tayiben fihi Yâ Rabbu’l- Âlemin.

Subhâneke Allahümme ve bi hamdike eşhedu en lâ ilâhe ente vahdeke lâ şerike leke!
Estağfirruke veetevbileyke!
El hamdü lillâhi rabbilâlemîn!.


Allahümme inne esseluke’l- affe ve’l- afiye fi’d- dinî ve’d- dünyayı ve’l- âhireh.. allahümmesturnâ bi sedrike’l- cemîl..

“Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Yâ ze'l-celâlî ve'l-ikrâm Yâ ALLAHu bike tâhassentü ve bi abdike ve Resûlîke Seyyidinâ ve Mevlânâ MuhaMMedin Sallalâhu Tealâ aleyhi ve sellime istecertü Allahümme innî eselûke Yâ RAHMÂNu Yâ RAHÎMu bi esmâike'l-izâmi ve melâiketike'l-kirâmi ve Resûlîke aleyhim eftalü's-salavâti ve etemmü's-selâmi Ente'l-mahnî bilemhati ehl-i Bedrin velâ mâhatihim ve tenfahni bi nefâhatihim bi hakkihim aleyke YÂ RABB!”

“Allahümme salli alâ seyyidinâ MuhaMMedin ve alâ âli Seyyidinâ MuhaMMedin bi adedi küllî dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîran kesîra..”
Salâten tekunu leke rıdaen vel hakkı edâen..


Aziz Kardeşlerim;
İnşâe ALLAH iyisinizdir.
Allah kendi iyiliğinden İnşâe ALLAH iyilik versin cümlemize.
Geçen zamanlarımız “ÂN”larımızı zamanlarımızı hakka hayra tebdil etsin.
Geleceklerimizi hakk ve hayr olarak nasib etsin İnşâe ALLAH.
Bu gün nedense dünden beri kafamda Şems Sûresi kalmış Şems Sûresiyle ilgili kalmış halbuki şimdi baktığımda Asr Sûresine bakmamız gerekiyormuş. İniş sırasıyla gelişine göre.
Ama Asr Sûresine bakalım. Şems’e de bakalım.
Halbuki Adiyât geliyor fakat ve Şems de çok harika sûrelerden birisi tabi. Çünkü Şems, Azamet Ez Zâhir tecellîsi.
Kamer, El Bâtın tecellîsi ve Şems Nurullah.
“ALLAHunurussemavatı ve’l- ard.”
El Kamer Rahmetenli’l- Âlemîn.. Nur-u MiM.
Ve Şems; güneşin, Rahmâniyetin bütün muhteşemliğini muazzamlığını gösterirken.
Ve Kamer de Rahîmiyetin gecenin bütün setrettiği sırları gösterir TAMM-layıcıdır, TÜMM-leyicidir..

Antalya’da ezÂN okunuyor. Yatsı oldu..


“ALLAHu Ekber! ALLAHu Ekber!
Eşhedu enlâ ilâhe illâ ALLAH
Eşhedu Enne MuhaMMede’r- Rasûlullah!.”


Allahümme salli Alâ seydinâ MuhaMMed.
Ben de şâhidim MuhaMMed aleyhi’s- salâtu ve’s- selâm ALLAHın Rasûludür.
“Hayyalas selâh!”..Salaha dirilmeye gelin!.
Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l- aliyyi’l- azîm. Çift oluyor.
Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l- aliyyi’l- azîm..

“Hayyale’l- selâh!”
Ancak bundan önce Arapça tersten tercüme olduğu için muhakkak islah olmamız gerekir. Sulha gelmemiz lâzım.
Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l- aliyyi’l- azîm.
Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l- aliyyi’l- azîm.
“ALLAHu Ekber! ALLAHu Ekber! Lâ ilâhî illâllahu VALLAHu Ekber ALLAHu Ekber velillâhi’l- hamd!.”

Bunlar tamamen zâten öyledir.. bizim dememizden dolayı değildir.
Sadece insanın kendisine karşı olan insanlık icâbını yerine getirip getirmemesinden dolayı söylenmesi, tesbih edilmesi, zikredilmesi gereken şeylerdir.
Yoksa hakikaten öyledir.

Resim

EzÂN DUÂMız;

“Allahümme salli ve vesellim ve bârik alâ seydinâ MuhaMMedin abdike ve nebiyyike ve rasûluke nebiyyil ümmîyi ve alâ alihi ve sahbihi ve ehli beytihi..”

“Allahumme rabbe hâzihî’d- da’veti’t- tâmmeh ve’s- salâti’l- kâimeh, âti MuhaMMeden’il vesîlete ve’l-fadîlete ve’d- daracete’r- rafia’. ve’b'ashu makamen MahMûden ellezi veaddeh. İnneke lâ tuhlifu’l- mîâd.”

“Birahmetike ya erhame’r- rahîmin! Birahmetike ya erhame’r- rahîmin! Birahmetike ya erhame’r- rahîmin!. Âmin Yâ Rabbu’l- Âlemin..”

ALLAHım, o Yüce Rasûlullah’ına!
Zuhurat AYNına, Zuhurat Noktana!
Yaradılışın, Muradullahın, Emrullahın ezel ve ebed arasındaki dilemenin murad etmenin, iradenin İradetullahın mazhar AYNAsı olana.
Zuhur Tahtası olan VAR-lığın temeli olan ASLI AYNASI olan o Rasûlullah sallalâhu aleyhi vesellem ’e salâtu selâm et!.

“Allahumme rabbe hâzihî’d-da’veti’t-tâmmeh”
ALLAHım RABbım!. Bu dâveti tamamlat bize!.
Et Tamm ALLAH celle celâlihu esmâsıdır.
Et Tamm, MuhaMMedîyetin, ikinci şahısta “sen”de TAMM-lanmasıdır YAŞAnmasıdır..

Et Tâmmu:
Resim

Fiilen sizin muhatab olmanız. O’nu fiilen yapmanızdır TAMM OLmak.
Sizde TÜMM-lenmesi lâzım, eksiksiz olması lâzım o işin, o fikrin ya da o zikrin her neyse..

“Ve’s- salâti’l- kâimeh”
Bu ULAŞımımızda, namazımızı kâim kıl!.
Bunun için gereken ulaşımlarımızı TAMM kıl!.

“Âti MuhaMMeden’il- vesîlete”
Bize MuhaMMedî bir vesile ver.
Vesile, Sıla-nın görünmesidir.
SILA-nın yolunun BİLinmesi, BULunması, OLunmasıdır.
Oradaki vesile yine SILAdır.
Her şeyde böyledir.
Ulaşım için bir yol bulmuşsanız VESİLEdir..

“Ve’l-fadîlete” Bu eklemedir hadiste yok bildiğim kadarıyla.
Fazlasını da ver. Çokca ver anlamında.

“Ve’l-fadîlete ve’d-daracete’r-rafiah”
Derecelere bizi yükselt!.
Neden?
Vesileyi bulmak ulaşım gerektirir, aşamalar gerektirir, denemeler gerektirir çok iş gerektirir..

“Ve’b'ashu makamen Mahmûden ellezi veadteh”
Ba’s et, gönder, doğur, olmayanı ver.. ba’s etmek, peygamberin gelişi de böyledir. Vahyin gelişi de böyledir.
Onda olması mümkün değil lâzım ve lâyık ama yok..

“Makamen MahMûden ellezi veadteh”
Hamd Makamına bizi ulaştır, gerçek Hamd Makamına.
Hamd “He, MiM, De” dir.
Mâsivâ MuhaMMedîyyetinin ALLAH’tan başkalığı Nuru MiM’in, daha doğrusu yaratılmışlığın Dâimiyet payının Hakk olması.
Bunlar tüm zuhurattır. Kötü değildir, eksik değildir. Ayıp değildir.
İKİ-lik, hakkın kendisinin halk ettiği tecellîdir bir hakikattır ve imtihan sorusudur..
Onun için biz, MuhaMMedî Melâmette MiM Terazisinde ölçerken dâima iki gözlü ölçeriz.
Bir tarafta GÜBRE bir tarafta GÜL.
Bir tarafda İNKAR bi tarafta İKRAR.
Bizim işimiz MuhaMMedî SEVİYE-ye getirmek için Hasbî Hizmet yapmaktır.
Ayırmak, kayırmak ve de, Rabbu Teâlâ’nın Esmâ Zuhuratlarını yermek değildir. Basit bir TEVHİD TERCİHİdir. Kulluh tercihidir. Ortada olan.
İnsanları yanıltan kendi aKıllarıdır.
OL-AN olaylardan ziyâde aKıllarıdır.
Çünkü aKıllar SEVİYE-lenmediği sürece kemâlâta eremez.
Bütün olaylar, insanlara bir hizmetçidir.

Bakınız Hamd Makamı Bâtın Makamıdır.
Hamidiyet Makamıdır, Mahmudiyet Makamıdır ancak o nokta bulunduğu zaman orası gözükür ve yaşanabilir, fiilen yaşanmış olur.
Onun içindir ki Makam-ı Mahmud’a ulaşabilmek için Rasûlullah sallalâhu aleyhi vesellem ’in İlminin Edebinin BİL-inip BUL-unması şarttır ve mutlaka lâzımdır..
Ondan sonraki aşamalar çoktur ve “Kâbe kavseyn” e kadar çıkar.
“Cennet 7tanedir ve de Sekizincisi nedir?”
Diye sorduğumuzda bir Meczub Büyüğümüze bize demişti ki:
“Hani sefer tasları vardır ya kat kat, onun üzerinde bir de kubbe gibi bir tane olur. İşte sekizincisi budur. Rasûlullah sallalâhu aleyhi vessellem’e aittir de onu ancak, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yüreğinde olanlar görür!”
Misafireten görülen bir yer anladığım kadarıyla.
O kadar çok özellik ve güzellikler vardır ki anlatmak mümkün değil.
Bütün bunlar insan aklının, insan kendi içindeki güzelliklerin oluşumudur.
Zamana bağlıdır. Mekana bağlıdır. Hallere bağlıdır.
Bizim hep kaybediş noktamız, ZANN-ımıza uyuştur. Oysa ZANN her zaman yanılacaktır.
Öyle anlar gelecekti “hayr” zannettiği “şer”, “şer” zannettiği “hayr” olacaktır.

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تَكْرَهُواْ شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَعَسَى أَن تُحِبُّواْ شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَّكُمْ وَاللّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لاَ تَعْلَمُونَ
Resim--- "Kutibe aleykumu’l- kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn (ta’lemûne).: Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 2/216)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 14 Oca 2018, 09:58 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Resim

MecNÛN BENem ->LEYyLâ BENem
->“OKU!.”nsun -->SEVd EZÂNım!.
->ELESt ->“KÂLû -->BEL” BENem
“KUR!.”uLsun ->MAHŞER MİZÂNım!.


ZEVK 8375

MuhaMMedî MüsLümÂN OL!. ->HAYye aLe’s- SeLÂH’ı YAŞA!
MuhaMMedî Mü’MiN OL!. Ki --->HAYye aLe’L- FeLÂH’ı YAŞA!
TESLiMiYyette İSLÂh OL!.up
İSTİKÂMette->İFLÂh OL!.up
AŞK-ı ALLAH ->NÛRuLLAH’ta ->MEŞK-i RESÛLuLLAH’ı YAŞA!.

Yâ HAYyu’L- HUuu ALLAH celle celâlihu!.


30.08.17 05:35
brsbrsm..tktktrstkkmdsherezÂNımm..


Resim

EzÂN; İSLÂM DİNİnde, Namaza dâvet ve Vahdaniyyet-i İlâhiyyeyi ve Hakaik-ı İslâmiyyeyi âleme, kâinâta ilân etmek için minâre ve emsâli yerlerde edilen ÇAĞrı Nidâsı ve “RABB’ımıza SALL VAKTi”ni Kâmet getirmektir. BİZ BİR-İZ ->RABBANî VAKTinin VAKti GİRdiğinde 7 VaKit Bildirmektir..

EzÂN, kelime anlamım olarak bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak, ilan etmek anlamlarında kullanılır. EzÂN, İslam dininde RABB’ımıza SALL/Namaz VAKTinin geldiğini İNSÂN-lara bildirmek için belli sözlerle yapılan ÇAĞRIya verilen isimdir..
İlk EzÂN, Miladî 622 yılında Bilâl-i Habeşi radiyallahu anhu tarafından sabah namazında, yüksekçe bir evin damında okunmuştur.
EzÂN farz olan namazlar için okunur. Câmide okunan EzÂN duyuluyorsa evlerde kılınacak namaz için ayrıca EzÂN okunmaz. EzÂNın duyulmadığı uzak bir mesafede veya yerleşim merkezleri dışında bulunanlar da EzÂN okurlar. Cenâze namazı ile vitir, bayram, teravih, yağmur duası namazı ve farz-ı ayın olmayan diğer namazlar için EzÂN okunmaz.

EzÂNın bitiminden sonra Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in uyguladığı ve uygulamamız için öğrettiği ve şefaatine vesile olacağını haber verdiği EzÂN DUÂsı okunur..
ELbette EzÂNı MuhaMMedî ŞÛUR-La ->DUYuş ve UYuşta;
MuhaMMedî İLİM- MuhaMMedî İRADE- MuhaMMedî İDRAK- MuhaMMedî İŞTİRAK gerekir ki,
MuhaMMedî ŞÛuR BİLinsin
MuhaMMedî NÛR BULunsun
MuhaMMedî SüRÛRda OLunsun ki,
MuhaMMedî O-NÛR YAŞA!.na BİLinsin İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Müezzini işittiğiniz vakit, siz de onun dediğini söyleyiniz. Sonra benim üzerime salâvât getiriniz. Çünkü her kim bana bir defa salâvât getirirse, ALLAH ona o salâvât sebebiyle on defa rahmet eyler. Sonra Allah’tan benim için “Vesile”yi isteyiniz. Zîrâ ‘Vesile’ Cennette bir makamdır ki, ALLAH’ın kullarından yalnız birisine lâyıktır. Umarım ki, o bir kişi de ben olayım. Kim benim için Vesileyi isterse, şefaatim ona vâcib olur.” buyurdu.
(Abdullah bin Amr bin Âs’dan; Müslim, Salât: 12)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “"Kim müezzini işittiği zaman: “Tek olan ve ortağı bulunmayan ALLAH'tan başka El İlâh olmadığına, MuhaMMed'in O'nun kulu ve Resûlü olduğuna şâhidlik ederim. RABB olarak ALLAH'tan, Resûl olarak MuhaMMed'den, din olarak İsLÂM'dan razı oldum, derse, o kimsenin günahları bağışlanır.” buyurdu.
(Sa'd İbni Ebî Vakkas radıyallahu anh'den; Müslim, Salât 13. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 42; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4.)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kim ezanı işittiği zaman şu duayı okursa, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcib olur: “Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l- kâimeh, âti Muhammeden'il- vesîlete ve'l- fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhlifu’l- mîâd.: Allâh'ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi. Peygamberimiz MuhaMMed’e (aleyhisselâm) vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O'nu, kendisine vaad buyurmuş olduğun Makâm-ı MuhMûd'a eriştir. Şüphe yok ki, sen vaadinden dönmezsin" buyurdu.
(Câbir radıyallahu anh'den; Buhârî, Ezân 8, Tefsîru sûre(17), 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 37; Tirmizî, Mevâkît 43; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4.)


Hadis İmamı Beyhakî'nin rivâyetinde ilk duanın sonunda bir de: "İnneke lâ tuhlifu'l- mîâd: Şüphesiz ki sen vaadinden caymazsın" ilâvesi vardır ki, biz de dualarımıza bunu ilâve ederiz..

Aziz Kardeşlerimiz;
BİZimiçin MuhaMMedî EZÂN ÂDÂBıdır ki; EzÂNı baştan sonuna kadar tekrar ederek dinlemek ve bitince EzÂN duâsı etmek. Sonra reddedilmeyen duâlardan olduğu bildirildiğinden kendi DUÂmızı etmek gerekir..


nOt:
Sabah ve Akşam Namazlarından sonra okunan “İstiâze/ ALLAH’a Sığınma Duâsı" da çok önemldir:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Hâris et-Temîmî radiyallahu anhu’ya: “Akşam namazını kıldığın zaman yedi kere şöyle de: “Allahümme ecirnî minennâr.: Allahım beni Cehennem azabından koru!”. Şâyet bu duâyı okur, o gece de ölürsen, Cenâb-ı HAKk seni Cehennemden uzak kılar. Aynı şekilde sabah namazını kıldıktan sonra okur, o gün ölürsen, yine Cehennemden âzad kılınmış yazılırsın.” buyurdu.
(Ebû Dâvud, Edeb: 110; Hadis No: 5079.)


Resim

EzÂNın SÖZleri ve ANLAmı:

ALLAHu Ekber!.: Allah en büyüktür. (4 kere),

Eşhedu en Lâ iLâhe İLLALLAHa!.: Şâhidlik ederim ki, ALLAH'tan başka El İLâh yoktur. (2 kere),

Eşhedu enne MuhaMMeden RasûLuLLAH!: Şâhidlik ederim ki, MuhaMMed ALLAHın elçisidir.(2 kere),

Hayye ale's- salâh!.: Haydi namaza!. İsLah Olmaya!. (2 kere),

Hayye ale'l- felâh.: Haydi kurtuluşa!. İfLah Olmaya!. (2 kere),

Es-salâtu hayrun mine'n- nevm!: Namaz uykudan hayırlıdır!. (2 kere, sadece sabah EzÂNında),

ALLAHu Ekber!.: Allah en büyüktür. (2 kere),

Lâ iLâhe İLLALLAH!.: ALLAH'tan başka El İLâh yoktur!. (1 kere).

Resim

EzÂN DUÂmız.:

"ALLAHumme RABBe hazihi'd- da'veti't- tamme. Vesselati’l- kâimeti âti Muhammedeni’l- vesilete ve’l- fazilete ve’d- dereceter- refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü'l- mîâd.: ALLAH'ım! Ey bu tam dâvetin ve kılınacak namazın RABB'i, MuhaMMed'e (aleyhisselâm) vesileyi, fazileti ve yüksek dereceyi ver, O'nu kendisine vaadettiğin Makam-ı MahMud'a ulaştır!."

Resim

Ve yine, yeni doğan yavrularımızın sağ kulağına EzÂNın, sol kulağına da kâmetin okunması Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in SÜNNet-i Seniyyesidir..

Resim---Ebu Rafi radiyallahu anhu: “Hasan (aleyhisselâm) dünyaya geldi zaman Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in onun kulağına EzÂN okuduğunu gördüm.” demiştir.
(Ebu Davûd, Edeb, 107; Tirmizî, Edahî,16; İ. Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI/9,291)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yeni doğan çocuğun sağ kulağına EzÂN ı, sol kulağına da kâmetin okunmasını tavsiye ettiğine dâir rivâyetler de vardır.
(İ. Gazalî, İhya, II/55; Zeynu’l-Irakî, Tahricu Ahadisi’l-İhya, İhya ile birlikte)


Sonra gönülden geçen Hakk ve Hayr duâlarımızı Kur'ÂN-ı Kerîmdeki İbrâhîma aleyhisselâm Atamızın DUÂsıyla bitiririz “El Fâtiha Mâa’s- SaLâvât” deriz..

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي وَهَبَ لِي عَلَى الْكِبَرِ إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَقَ إِنَّ رَبِّي لَسَمِيعُ الدُّعَاء
Resim ---El hamdulillâhillezî vehebe lî alâ kiberi ismâîle ve ishâk (ishâka), inne rabbî le semîu’d- duâi : Hamd, ihtiyarlık halinde bana İsmâil ve İshâk’ı bağışlayan ALLAH’a mahsustur. Muhakkak ki; benim RABBim, DUÂyı mutlaka işitendir.”
(İbrâhîm 24/39)


Resim

Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve uMMetihi...

ALLAHımız celle celâluhu!
BİZe MuhaMMedî Gayret,
PÎRimizden HâL-i HiMMet,
RASÛLünden ŞiFâ-yı ŞeFâat,
RASÛLünden ŞeReF-i ŞeHâdet,
ZÂTından İnâyet-Hidâyet-SeLâmet
İZZet-i İhsÂNınLa LûTFet et İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.



MuhaMMedi MuHABBEtLerimİZLe!....

ResimKÂR-ü-BeLÂ KıtMÎRi kuL İhvÂNi

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 20 Oca 2018, 22:55 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Aziz CÂNLar;
İnsan aklı kendisi eleştirirken, şeriatta ölçüp biçerken, yine şeriatı kendisi vurur öldürür.
Öyle şeyler duyarsınız ki, onlar ağır şekilde taşa tutulur.
Halbuki görürsünüz ki o, nefsin o yoldaki tekemmül kademesindeki bir denenmesidir.. Açıkca öyledir.
Rasûlullah sallalâhu aleyhi vesellem’in kendi hayatına baktığınız da öyle olaylar yaşamıştır ki..
Rasûlullah sallalâhu aleyhi vesellem o olaylardan dolayı dışarı çıkamamıştır. Olan olaylardan dolayı.
Öyle zamanlar yaşamıştır ki, annelerimiz için: “Tümünüz babalarınızın evine gidin ve gelmeyin. Bir ay gelmeyin!” buyurulmuştur.
Sebeb?.
Sebeb Ayşe aleyhasselâm Annemize yapılan bir iftiradır.
Neden tüm annelerimize öyle olmuştur?.
Buyurun şeriat.. hakkıyla oturun ya da bir ham kafayla çözün. Çözdürün bakalım!.
“Müftüye soralım!”.. kime soracaksak soralım.. Şunu demek istiyorum tüm bunlar bizim hayatımızda yer tutacağı için, yer bulacağı için ve lâzım olacağı için lâyık olmuş yaşanmışlardır..

Aynı şekilde bütün benim inancıma göre, ben öyle anlıyorum ki, anladığım kadarıyla insan nefsi MuhaMMedî Kemâlâtta 7 nefis aşamasını 4 ekolda geçirir..
Buna kısa bir tâbirde olduğu için “Şeriat, Tarikat, Mârifet, Hakikat” desek her okul sanki 7 sınıflı gibi.
Ve her okulun bir kendine mahsus bir;
Nefs-i Emmaresi, Nefs-i Levvamesi, Nefs-i Mulhimesi, Nefs-i Mutmainnesi, Nefs-i Radiyesi, Nefs-i Merdiyyesi ve Nefs-i Kâmilesi varmış gibi görülüyor..
Bu aşamalar ilerledikçe sanki derslerin, görülen derslerin kapasiteleri içerikleri büyür.
Anlaşılır ve başka şekillere dönüşür demek istiyorum.
Öyle ki, ilk okulda okunan farz-ı mahal coğrafya dersi ile aynı coğrafya dersi ortaokulda, lise ve üniversite de okunsa.
İsimleri benzer gözükse de bunların içindeki bilgiler vs. çok değişik olmaktadır.
Onu demek istiyorum ve bütün bunlar birbirinden önemli ya da önemsiz değildir. “SEVİYE” esastır.
Her yerde, her zaman ve her halde en iyi en doğru en güzeli yapmak gerekir.
Bir çocuk için, bir genç için, bir başkası için, bir kadın için, bir erkek için ne lâzımsa ve lâyıksa yapılması gerekir.
Bir deli için, bir akıllı için, iyi için, kötü için neler lâzım ve lâyıksa MuhaMMedî SEVİYEde, Rasûlullah sallalâhu aleyhi vessellemin SEVİYE-sinde yapılması gerekir, bu anlamda söylüyorum.
O zaman doğru TekKeMMüL olur.
Savruk, meçhul, sonuçsuz olmaz.
“Neden öyle olur?.”
Çünkü o zaman ALLAHu zü’L- CeLÂL; İrsal edicilerine, SALL-cılarına Peygamberlerine kısaca, TÜMünü cem’ eden Rasûlulullah sallalâhu aleyhi vessellem’e DUY-ulmuş UY-ulmuş OL-ur.
Bir şeyi yapıp yapmamak o kimsenin elinde değildir.
ALLAHu zü’L- CeLÂL yaptıracaksa yaptırır zâten.
Tercih ise sadece EMR EDİLENi YAP-maktır.
Yapmaya azmetmek, çaba sarf etmek, bütün imkanları kullanmak ve aynı zamanda REDDEDİLENi YAPMA-maya çalışmaktır.
Yoksa ALLAH celle celâlihu, yapacaksa yapar onu zâten, ve yaptıracaksa yaptırır onu.
Elinizdeki bardağı kıracaksınız mutlaka kırarsınız.
Çünkü sizin kırmanız gerekiyor ve Muradullah bu ise KAZA ise ve değişmezse.
Önemli olan bardağı tercihinizle duvara mı çarpacaksınız.
Yoksa kalkarken eliniz mi değecek de istemeden mi kıracaksınız.
İkisinde de siz varsınız ve bardağı kırmaktasınız.
Buna bir bakmak gerekecek.
Bu çok önemli bir husustur.
Bu çok çok çok önemli bir husustur.

Bakınız zaman nasıl hızlı geçiyor.
Şu ÂN-ın kaderi var.
Her ÂN-ın kaderi var.
Her yarım nefesin kaderi var, ALıp-VERdiğimiz..
Ve her şey bir sanal, her şey bir hayal gibi GEL-GEÇtir.
YARATIKlar açısından bu hep böyledir.
Sonsuz bir ŞE’ÂN içindedir.
Her ÂN var edilip yok edilmektedir kayda geçmektedir.
Daha doğrusu âyette, YOK edilme yoktur da “HER ÂN YENİDEN YARATIŞ” vardır..


YuSEBBihu.:

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim ---Yusebbihu lillâhi mâ fî's- semâvâti ve mâ fî'l- ardı'l- meliki'l- kuddûsi'l-azîzi'l-hakîm (hakîmi) : Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sâhibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan ALLAH'ı tesbih eder.
(Cumâ 62/1)

SeBBeHa: tesbih eder. Yüzer. Döner durur. AKL-ı SiLm BİLir ki, ATOM yaratıldığı günden beri durmadan dönmektedir ve kıyâmete kadar da dönecektir. Enerjiyi nerden almakta ve alacak sorusunun cevâbının “KÛN feye KÛN-hER ÂN ŞE’ÂNULLAHta yENiden Yaratış” olduğunu materyalist fizik çok geç anlayacaktır sanırım..

Çok hızlı oluşundan dolayı sürekli sanmamızdan dolayı “HER ÂN YENİDEN YARATIŞ”ı fark edememekteyiz ki, yoksa hayat çekilemezdi.
Hayatın kuruluş tarzı, sistemi, Sünnetullah tavrı, tarzı, sitili böyledir.
Bu nedenle kurulmuştur bütün kâinât ve bu nedenle oluşum bu yüzden vardır ve rahattır.
Bunu belirtmeye çalıştım..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 27 Oca 2018, 10:17 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Resim

DUÂ =>O ÂN dır!.
EDEN DUY-ÂN dır!.
DUY-AN UY-ÂN dır!.
UY-AN-AN İNS-ÂN dır!.



SALÂT VE Kur'ÂN-ı Kerîm-ÂN DUÂmız.:

Duâ için ellerimizi subhanî semâya açarız:
MuhaMMedî Teslimiyyet gereği en önce euzû besmele,
Sonra İstiğfâr ve hamd ederiz.
Salâvât getirir, işimiz ne ise (duâ ise duâ) onu yaparız ve sonunda da salâvâtla duâmızı salâvâta sararız.
İki tarafında salâvât olan duâ iki kanatlı kuş gibidir.
İlgili hadis-i şerîfler salât kitabımızda geçmişti.
Duâ ile ilgili açıklamalar “MuhaMMedî Tasavvuf” Kitabımızda olmakla berâber irticâlen kısa bir duâ yapalım:



Resim

Resim

Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummîyyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve uMMetihi...

Bî rahmetike Yâ erhame’r- rahîmin!
Bî rahmetike Yâ erhame’r- rahîmin!
Bî rahmetike Yâ erhame’r- rahîmin!
İrhamnâ!. İrhamnâ!. İrhamnâ!. Yâ RABBu’l- ÂLEMînn!.


Yâ RABBenâ celle celâlihu;
Geçenlerimize rahmet et!.
Onları bağışla ve ehl-i cennet kıl, kabirlerini cennet bahçesi ve konuklarını melekler eyle!.
Dünyaya gelmemize sebeb olan ana-baba ve ceddimizden razı ol ve onları bize şefâatçi ve hayırla karşılayıcı KıL!..
Üzerimizde bulunan haklarını yerine getirmemize ve sâlih evlâdları olmamıza yardım eyle!.

Kıyâmete kadar gelecek neslimizi necib, âri, temiz, göz sürûru, sâlih, sâdık ve Ehl-i Beytî, MuhaMMedî, Kur’ÂNî, RABBânî KıL!..
Bî rahmetike Yâ erhame’r- rahîmin!. İrhamnâ!.
Anamıza, babamıza, bize, eş, çocuk, kardeş ve akrabalarımıza, komşularımıza, arkadaşlarımıza ve bizden duâ bekleyenlerimize ve ÜMMet-i MuhaMMede merhamet et!.
Merhametlilerin merhametlisi SENsin SEN!.


Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in duâsı ile:

ALLAHümme islâh ÜMMet-i MuhaMMed!.
ALLAHümme ferice an ÜMMeti MuhaMMed!
ALLAHümme irham ÜMMet-i MuhaMMed... aMMeten...:


ALLAHım!.
ÜMMeti MuhaMMedi; din, dünya ve âhiretlerinde islâh et!
Senin Zât-ı Âlî’yin ve onların bildikleri sonsuz sayıda problem, derd, çile ve kör düğümlerine bir ferec /çözüm çıkış ve kurtuluş yolu ver!. Bir kerem kapısı aç!.
ALLAH’ım!.
ÜMMet-i MuhaMMede umumen; iyi-kötü, güzel-çirkin, sâlih-fâcir v.s. ayırmadan cümlesine merhâmet et!.
Rahmetenli’l-âlemîn olan sahibimiz ve her şeyimiz MuhaMMed aleyhi’s-selâm yüzü suyu hürmetine hidâyetini ver!.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Şehâdet Şerefine ve Şefâat Şifâsına; EhL-i Beyt aleyhumusselâm, Ehlullah, Evliyâullah ve tüm HAKk Dostlarının HiMMetini/MuhaBBet ve Merhametle Hasbî Hizmetlerini, iyilik dilek ve teşviklerini nâsib eyle!.
Ki; ihânet ve dalâlet zom uykusundan uyanmak;
Cehâlet uyurgezerliğinden kurtulmak;
Gaflet sarhoşluğundan ayıkmak için,
Kalblerimizde MuhaMMedî Gayret OLUŞsun!.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 08 Şub 2018, 00:22 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Resim

Bizi islâh et!. İflâh et!.
Muîn ol!. Yardımcı ol!.
Tevfikini refik/yoldaş eyle!.

Hak ne ise nâsib ve müyesser eyle!.
Hüsnü hatime/iyi sonlar nâsib KıL!..

Eşhedü en lâ ilâhe iLLLâ ALLAH ve eşhedü enne MuhaMMeden Resûlullah!
Şehâdet Şerefine bu dünyada ulaştır!. Ve gölgesinde Şefâat Şifâsını ebedî yaşat!.


Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyruğu:
RABBî yâ’sir ve lâ tuassir!.
RABBî temmim bi’l-hayr!.

RABB’ım!. RABB’ımız!. Kolaylaştır ve zorlaştırma!.
RABB’ımız!. Hayrımızı tamamla!.

Ey Yüce RABB’ımız!
Dinimizde, dünyamızda ve âhiretimizde kulluk gereği ve görevi işlerimizi kolaylaştır ve zorlaştırma!.
Hakka inanıp hayr işlememizi ilhâm et ve tastamam eylet!.
İşimizi (hesabımızı) hak ve hayrı üzere burada tamamlanmış olarak bitir!.

RABB’ımız!.
Kâinâtı, bizi, amellerimizi ve dilemelerimizi dahi yaratan SENsin, SEN!.
Hakkı ve hayrı kalbizime ilhâm et!
İşlememizde izin ve inâyet eyle!.
Hakka inanıp hayrı işlemekte bizi sabırlı KıL!..
Nefsimizin; “OLsun!.” veya“”OLmasın!.” dayatmalarından, Hevâ, Heves ve Şeytânî isteklerinden ve şerrinden; şeytânların ve şeytânlaşmış insanların şerrinden SANA sığınıyoruz!.
Dinimiz, dünyamız ve âhiretimizde zarar verecek fitne ve şerrlerden de SANA sığınıyoruz!.

RABB’ımız!.
Şe’ÂNuLLAH nabızı atıp dururken“ “KÛN: OL!.” Tezgâhından dokunan tecellî edip önümüze çıkan “OLÂN!.”ları Hükm-ü HAKk bilip Hükm-ü HAKk’a Sabretmeyi Nâsib et ve Kısmet KıL!..


فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ الْحُوتِ إِذْ نَادَى وَهُوَ مَكْظُومٌ
Resim---"Fasbir li hukmi rabbike ve lâ tekun ke sâhıbi’l- hût (hûti), iz nâdâ ve huve mekzûm (mekzûmun).: Artık Rabbinin hükmüne sabret. Ve balık sahibi (Yunus aleyhisselâm) gibi olma. O, çok hüzünlü, gamlı olarak (Rabbine) nidâ etmişti.” (Kalem 68/48)

Rıza ehli olup razı olmayı;
Nefsimizin hoşuna giderse şükretmeyi,
Nefsimizin hoşuna gitmez ise sabredip hikmetini beklemeyi,
Ve i’tidâl üzere Fırka-ı Nâciye yolunda yürümeyi kalblerimize ilhâm et ve icrâ’sına güc ve kuvvet ver!.

RABB’ımız!..
Göz açıp kapayıncaya kadar/“tarfetü’l-ayn)” sonsuz şeyin, olayın, zamanın ve zannın gelip geçtiği şu ŞE’ÂNuLLAH Şehrinde zıdların zevkiyle, inkâr ve ikrârın tevhidiyle ve imkânlarla imtihanlar olmaktayız..
Aklımızı veNefsimizi çeldirici çok çeşitli tuzaklar arasından geçip giderken:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in buyurup açıkladığı gibi:
Hakka inanıp, hayrı yapmak ve hasenâta/iyiliklere kavuşmak hususunda gerekli;
Gerçek HAVLin/henüz ortaya çıkmamış ama hazır bekleyen potansiyel gücün,
Ve Hâl-i Hazır var olan kuvvetin ancak ALLAH celle celâlihu’da olduğuna inanıp,
SENi vekil kılıp SANA güveniyoruz ve diyoruz ki:
“Velâ havle velâ kuvvete illâ billahi’l- âlîyyü’l- azîm..”
Bâtıldan kaçınmak, şerri yapmamak ve seyyiâta/kötülüklere düşmemek, hususunda korunabilmek için gerekli ve gerçek havl ve kuvvetin ancak KüLLî Şey’in RABB’ısı el Âliyyü’l- Azîm ALLAH celle celâlihu da olduğuna inançla SANA dayanıp, güvenip vekilimiz kılıyoruz..
Ve yine diyoruz ki:


“Velâ havle velâ kuvvete illâ billahi’l- âliyyü’l- azîm!.
ALLAHümme innâ neselüke’l- afve ve’l- afiyet fi’d- dinenâ ve’d- dünyanâ ve’l-âhirenâ!. ALLAHümmestürnâ bî setrike’l- cemîl...:


ALLAHım!
Bize; dinimizde, dünyamızda ve âhiretimizde afv ve âfiyet diliyoruz, istiyoruz..
RABB’ımız “ver!.” diyoruz...

ALLAHım!.
Bizim her türlü kulluk noksanlıklarımızı ve hatalarımızı el CeMîL celle celâlihu ism-i şerîfinle ört gitsin!.
El CeMîL.. Güzellerin en güzeli örtünle BİZ/MuhaMMedîleri ört ALLAHım!.
El CeMîL CeNNetinle MuhaMMed aleyhi’s-selâm CÂNında CEM’ olan CÂNları ört ALLAHım!.
El ele, kan kana ve CÂN CÂNa MuhaMMedî Merkeze Teslimiyet ve El HAYy celle celâlihu )’ya istikametimizi tekemmül ettir ve bizleri mükerremliğe ulaştır!.

Yâ RABBenâ!.
Nefislerimizin KULLuk İmtihÂNında “ben”lik elbisesi diye giydiği;
Fakriyyet, Âcziyyet, Zillet ve İlletin gerçek mânâlarını nefislerimize ilhâm et!
Ki, İfrat/taşkınlık) ve Tefrit/Şaşkınlık yapmadan, İ’tidâl/adâlet üzere emr olunduğu gibi;
Önce Resûlullah MuhaMMed aleyhi’s- selâm’a; Teslim olup, İmân edip, Tâbi olup ve İtâat ederek getirdiği, EMRuLLAHı duysun, MURADuLLAHı ANLAsın!.
Teslim olup Müslim olsun!.
İmân edip Mü’min olsun!.
Tâbi olup Evliyâullah olsun!.
Tam İtâat edip Ehlullah olsun!.
Aynı zamanda “ABDuLLAH” da olan RESÛLuLLAH MuhaMMed aleyhi’s- selâm’ın;
Akvâli/sözü, i’tikadı, inancı,
Ameli/fiilleri, işleri, sünnet-i seniyyesi,
Ahlâkı/Kur’ÂN ahlâkı, Ahlâkullahı,
Ve Ahvâlini/değişmeyen ilâhî huylar ve söze gelmeyen RABB ile Abd muameleleri, hâlleri ve ihsânları tatbikatı üzere YAŞAsın ve KULLuk imtihanını başarsın!.
Ve MuhaMMedî OLsun Nefislerimiz!. Ey ALLAHımız!.

Yâ RABBenâ!.
Âhir zamanda kıtaldan beter fitnelerin
(Bakara 2/191,217; Enfâl 8/25 bkz.) kol gezdiği haram ve yalanın geçer akçe olduğu zâlim ortamda yaşamaya mecbur ve me’mur kıldığın biz MuhaMMedîlerini ve evlâdlarımızı, bâtıl ve şerr ehline muhtaç kılma! Mahçup kılma!.
Rezil ve rüsvây etme!. Tüm ahmaklık ve azgınlıklardan koru!.

Yâ RABBenâ!.
Azamet ve kudretini bilmeyi, razı olacağın kulluğu yapmayı ve tüm bunlar için ilk şartı olan MuhaMMedî OLuş Şuûruna ve Nûruna ULAŞmayı nâsib ve kalbimize ilhâm et!.
YAŞAmamıza icrâsına izin ve inâyet eyle!.

Yâ RABBenâ!.
HAKk’ın HUDUDuLLAHı ve Halkın hududunu çiğnetme!.
İfrat ve Tefritten koru ve İ’tidâl üzere Sırat-ı Müstakîme kılavuzla ve hidâyet et!.
İşte böylesine çalakalem, duâ edip giderken ellerim Kur’ÂN-ı Kerîm’e dokundu!!.
KİTABuLLAH; sahifelerini, satırlarını, hecelerini, harflerini, mânâ, ruh ve sır kapılarını kalbime ve ruhuma açıp buyur etti..
Kur’ÂNî, RABBanî ve İlâhî Duâ!.
Muhabbet ve Merhametin yaratıcısı olan ALLAHu zü’L- CeLÂL’in kullarının hayrı için devâ mecmuası olan Kur’ÂN-ı Kerîm’imimiz!.

Kısa dedik, duâmız uzadı...
Uzasın varsın, başka işimiz ne ki, çıplak girip çıktığımız Cevr-i CihÂN ve Çark-ı ÇİLe EVinde...
CÂN evinden, CÂNla başla CÂNÂN’a CEM’ Duâsı edelim:
Önce şu hususu arzedelim ki, RABBü’l-âlemîn’e duâ etmek hâşâ: “Şunu yap!. Bunu yapma!.” demek değil de:

Ey Kâinâtı, Bizi, Fiillerimizi
(Enfâl 8/17, Sâffât 37/96 bkz.) ve DİLEmelerimizi (İnsân 76/30, Tekvîr 81/29 bkz.) dahi yaratan RABB’ımız ve ALLAHımız!.
Duâ edip dilediğimiz hususları, kalbimize ilhâm et ve gereğini işlemimize izin ver ve inâyet eyle!.
(Hadîd 57/29 bkz.);
El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak kendisi olan
(Ra’d 13/14 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Sana tazarruen/zâri zâri yalvararak ve gizlice
(A’râf 7/55 bkz.), Korkarak ve Umarak (Secde 32/16; A’râf 7/56 bkz.)
Kendi kendimize, yalvararak ve ürpererek kendi duyacağımız sesimizle
(A’râf 7/205 bkz.)
Duâ etmeyi ilhâm ve nâsib et!.
Ey duâlarınız olmasa RABB’ım size ne diye değer versin?.
(Furkân 25/77 bkz.) buyuran RABB’ımız!.
Duâlarımızı işiten SENsin, İŞit!.
(İbrâhîm 14/39 bkz.)
Ve duâlarımızı kabul edecek SENsin, kabul et!.
(İbrâhîm 14/49 bkz.)
Öncelikle, Salâvât -ü- Selâmlarımız;
Evrensel
(A’râf 7/158; Sebe’ 34/28 bkz.) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e olsun!.
Rahmetenli’l-âlemin/âlemlerin rahmet kaynağı..
(Enbiyâ 21/107 bkz.);
Üzn-ü hayr/Hayr Kulağı..
(Tevbe 9/61 bkz.);
Üsvetün hasene/Güzel Örnek..
(Ahzâb 33/20 bkz.)
Ve aynı zamanda ABDuLLAH sallallahu aleyhi ve sellem olana
(Cinn 72/19 bkz.)
Salât –ü- Selâm olsun!.
(Ahzâb 33/56 bkz.)
Bize MuhaMMedî MuhaBBet, Merhamet ve Hasbî Hizmet Şuûru ver!.
İnanmayanlardan ikrah ettirme!.
(Yûnus 10/99 bkz.)]
Bizi: "semignâ ve ategnâ...: DUYduk ve UYduk!.”
(Bakara 2/285; Nûr 24/51 bkz.) Bizleri KeLÂMuLLAH ve RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’in Hasbî Hizmetçileri KıL!..
Bizleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in muhabbet ve merhamet kanatları altında topla!.
(Şuarâ 26/215 bkz.)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e olan Muhabbet ve Muamelelerimizde Sadık ve Âdil kıl...
(En’âm 6/115 bkz.)
Bize, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in tevhid tebliğini DUYmayı, UYmayı ve O’nun adına duyurmada Hasbî Hademe OLmayı nâsib kıl ve şuûruna ulaştır..
Bizi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den razı,
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i de bizden razı KıL!..
Şehâdet Şerefine Erip, Şefâatı Uzmasına ulaşıp, Şifâsını nâsib et!.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerimizdeki haklarını edâyı nâsib et ve hududunu çiğnetme!.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in rızasına ulaşabilmek için yapmamız gerekenleri kalbimize ilhâm et!. Ve Vesileleri denkleştir!.
Bizi MuhaMMedî OLuş Şuûruna ULAŞtır:

Yâ RABBenâ!.
AkvâL-i MuhaMMed’e/İ’tikad, söz, şerîatına,
AmâL-i MuhaMMed’e/Fiil, sünnet-i seniyye, tarikatına,
AhLâk-ı MuhaMMed’e/Huluku’l-azîm, hulûkullah, marifetine,
AhvâL-i MuhaMMed’e/Söze gelmez hâller, hakikatlara ulaştırıp gark et!.

Ki, BİZ; İmâm-ı Mutlak MuhaMMed sallallahu aleyhi ve sellem’i DUYalım, UYalım ve TeSLiM OLaLım!.
CeNNetteki Su, Süt, Şarab ve BaL Irmaklarını KALBLerimizde;

Şerîat-ı MuhaMMedîyye,
Tarikat-ı MuhaMMedîyye,
Mârifet-i MuhaMMedîyye,
Hakikat-ı MuhaMMedîyye KAYnakları olarak KAYnat!
(MuhaMMed 47/15 bkz.).
Bize HâLis MuhaMMedî Mühürlü Şarab ikrâm et!.
(Mutaffifîn 83/25 bkz.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 14 Şub 2018, 14:38 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10879
Resim

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Bana getirilen iki salât ve selâm arasında, dua yapanın duası kesinlikle kabul olur. Her dua, gökte takılıp kalır. Bana, salât ve selâm getirildiği zaman o dua (Allah’a) yükselir.” buyurmuştur.
(Tirmizî)


ALLAHümme salli âlâ seyyidinâ ve mevlânâ MuhaMMedîn abdike ve nebîyyike ve resûlüke ve nebîyyü’l- ümmîyyi ve âlâ âlihi ve ehl-i beytihi ve ashabihi!

Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
İrhamnâ!.


Yâ RABBenâ!.
Kur’ÂN-ı Kerîm’imiz ki;
Sadrların Şifâsı
(Yûnus 10/57 bkz.)
Mü’minlere; Hidâyet, Rahmet (Yûnus 10/57, Câsiye 45/11 bkz.) Ve Şifâ (İsrâ 17/82 bkz.) olan Kur’ÂN-ı Kerîm’imize karşı olan saygı ve muhabbetimizi pekiştir, artır ve bizi bunda sıddık kıl!.
Dinimizde dünyamızda ve âhiretimizde âyet, hikmet, kudret, vahdet, nûr ve ışık kaynağımız kıl!.
Yoldaşımız, rehberimiz ve şefâatçimiz kıl!.
İçindeki Emrullah’a uymak ve yasakları yapmamakta yardımcımız ol!..
Yüce Kitabımızın mânâsınâ ruhuna ve sırrına ulaşmamızda izin ve inâyet buyur!.
Bizi Kitabın (Kur’ÂN’ın) mîrâs bırakıldığı Ehl-i Kur’ÂN’dan kıl!.
(Fâtır 35/32 bkz.)
Ey her şeyin yaratıcısı ve her şeye vekil olan, göklerin ve yerin anahtarı olan (Zümer 39/62,63 bkz.)
Göklerin ve yerin RABBi olan ALLAH celle celâlihu!. (Ra’d 13/16 bkz.)
Mülkün sahibi ve el Vâhidi’l-Kahhâr olan (Mü’min 40/16 bkz.)


ALLAHımız!.
Bizi bâtılın ve şerrin temsilcisi İblis’in şerrinden (Sâd 38/82,83 bkz.)
Çok kandırıcı şeytânın ALLAH ile dahi bizi kandırmasından koru!. (Lokman 31/3; Fâtır 35/5 bkz.)
Nefsimizin hevâ ve hevesini ilâh ettirip ona uyanlardan etme!. (Furkân 25/43; Kasas 28/50 bkz.)
Ve ateşe çağıranların lideri Firavun’un devrimizdeki yandaşlarının şerlerinden koru!. (Kasas 28/41 bkz.)
Kalbi mühürlü ve kilitli olanlardan kılma!. (Rum 30/59, MuhaMMed 47/24 bkz.)
Rahmetinden ümit kesen kâfirlerden kılma!. (Ankebut 29/23 bkz.)
Bizi burda kör orada kör kılma!. (İsrâ 17/72 bkz.)
Bizi dünyaya saldırtma, tercih ettirme!. (Hûd 11/15,16 bkz.)
Dünya derdinden koru!. (Câsiye 45/35 bkz.)
Bizi rızk derdine düşürme!. (Hûd 11/6 bkz.)
Bizim kötü amellerimizi iyi gösterme!.
(Fâtır 35/18 bkz.)
Bizi nefsimizin kıskançlığından koru!. (Nisâ 4/128 bkz.)
Nefsimizi temize çıkartma!. (Necm 53/32 bkz.)
Azîm zûlm olan şirke düşürme!. (Lokman 31/13 bkz.)
Özümüzdeki emânet olan (Ahzab 33/73 bkz.)
Ahdullahımızı, ALLAH’a verdiğimiz sözü unutturma!. (En’âm 6/152; Ahzab 33/23; Hadid 57/8; Meâric 70/32 bkz.)
Ve gereğini yapmayı ilhâm edip, izin ve inâyet ver, mûin ol!.
Bizi ihânet azabına uğratma!.
(Lokman 31/6 bkz.)
SENi unutan ve SENin de onlara nefislerini/kendilerini unutturduğun kimselerden etme!. (Haşr 59/19 bkz)
Her nefsin kisbine/yaptıklarına rehin olduğunu unutturma!. (Müddesir 74/39 bkz).
Bizi iftiracı ve iftiraya uğrayan etme!. (Nisâ 4/112 bkz).
Dinlerini bir oyuncak, eğlence (En’âm 6/70 bkz)
Ve paramparça edenlerden etme!. (En’âm 6/159 bkz)
Mallarımız, eşlerimiz ve evlâdlarımız bizi Zikrullah’dan alıkoymasın!. (Münafikun 63/9; Tegâbûn 64/14 bkz)

Yâ RABBenâ!.
Cem’i izzetin/bütün izzetin, üstünlüğün sahibi olan ALLAH TeÂLÂ!. (Yûnus 10/65; Fâtır 35/10 bkz)
SANA kavuşuncaya kadar hakta ve hayrda gayret ve çaba nâsib et!. (İnşikak 84/6 bkz)
Hasbî hizmet ehl-i kıl!. (Lokman 31/17 bkz)
Bizi Ehl-i Beyt (aleyhi’s-selâm) gibi tertemiz kıl!. (Ahzab 33/33 bkz)
Bu imtihan âleminde sonu kesad bulmayacak ticâret ehli/ticâreten len tebur kıl!.
(Fâtır 35/28 bkz.)
Bizleri “ibadullahi muhlûsin” ALLAH’ın hâlis ihlâslı kulları kıl!. (Sâffat 37, 40,74,128,160,169 bkz.)
“Kad eflaha men tezakkâ” Kim ki temizlendi kesinlikle iflâh oldu kıl!. (A’lâ 87/14 bkz.)
“Ve kad eflaha men zekkâha” Nefsini kötülüklerden arındıran kesin iflâh oldu zümresine dâhil et!. (Şems 91/9 bkz.)
Bizi cennete tertemiz gelenlerden et!. (Zümer 39/73 bkz.)
“Kelimeten bâkiyeten/devâmlı kalacak söz tevhid ehli kıl!. (Zuhruf 43/28 bkz.)
Fâni olanın herkes ve biz, bâki olanın sadece SEN olduğunu unutturma!. (Rahmân 55/26,27 bkz.)
Bize Teslimiyyet Nasrullahını ve İstikâmet Fethullahını yâkin kıl!. (Nasr 110/1; Saf 61/13 bkz.)
Bizi ”Salâtihim dâimun: Devâmlı salâtta” olanlardan kıl!. (Meâric 70/23 bkz.)
Ve ”Şehâdetihim kâimun: Şehâdetleri dostoğru ve yerinde” olanlardan kıl!. (Meâric 70/33 bkz.)
Sakınılmaya/takvâya lâyık ve mağfiret sahibi ALLAHımız!.
Bizi senin kadrini hakkıyla takdir edemeyenler den etme!.
(En’âm 6/91; Zümer 39/67 bkz.)
Ey her şeyin mukadderatını tâyin ve takdir eden ALLAH celle celâlihu!. (Furkân 25/2 bkz)
Azametini (En’âm 6/18,103 bkz.)
Ve kudretini (En’âm 6/61 bkz)
anlamayı kalblerimize ilhâm et!.
HAKk’a ve halka karşı tenezzül ve tevâzu’ sâhibi kıl!.


Yâ RABBenâ!.
Bize takvâ libası/elbisesi giydir!. (A’raf 7/26; Hacc 22/37; Hucurât 49/3 bkz)
Birr-û-takvâya ulaştır!. (Hûd 11/73 bkz)
Emrolunduğumuz gibi dostoğru kulluk yapmayı nâsib et!. (Hûd 11/112 bkz.)
Dünyada ve âhirette hamdimizi sana kıl!. (Fâtiha1/1; Sebe’ 34/,6 bkz.)
Cennette de hamd etmek nâsib et!.
(Fâtır 35/34 bkz.)
Ey bütün günahları yarlıgayan ALLAHımız!. (Zümer 39/53 bkz.)
Senden nasıl korkmak geliyorsa öyle korkmayı
(Âl-i imrân 3/102 bkz.) Kabul edeceğin Tevbeyi (Nisâ 4/17 bkz.)
Nasuh Tevbesini (Tahrîm 66/8 bkz.)
Ve azabı durdurucu gerçek istiğfâri nâsib kıl!. (Enfâl 8/33 bkz.)
Ehl-i seher ve ehl-i istiğfâr kıl!.
(Âl-i imrân 3/17; Zâriyât 51/18 bkz.)

Ey Lâtifû’l-Habîru’l-Rahîmû’l-Kerîmû’l-Vedûd celle celâlihu!.
KuL İhvÂNi kulun gibi, cihÂN ve cÂN ÇiLelerinin kırka katlayıp üstünden atladığı MuhaMMedî Gariblerini Karibin/Akraban/yakının kıl!.
Ve bizim: ”(Yakub): Kâle innemâ eşkû bessî ve hüznî ilalâhi ve â’lemu minallahi ma lâ tâ’lemun: Ben sadece sıkıntı/gam ve hüznümü/kederimi ALLAH’a şikâyet/arz ediyorum. ve ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ALLAH tarafından (vahiyle) biliyorum!.” dedi.
(Yûsuf 12/86 bkz.)
Âyeti sırrınca şükûr ve şikâyetimizi, Halka değil bizZÂt SANA yaptır!.
Bizleri hanîf kıl, şakî kılma!.
(Hûd 11/105 bkz.)
Kitabı sağdan verilenlerden kıl!. (İsrâ 17/71 bkz.)
Felâh bulan mü’minlerden kıl!.

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in: "Şu anda bana on âyet indi; kim bu âyetlerin gereğini yaparsa cennete girecektir." buyurup mü’min sûresinin ilk 10 âyetini okumuştur.
(Müslim, İmân 8; Buharî, İmân 34; Ebû Dâvud, Salât 1; Müsned, 1/34)


Bizi de Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bu müjdesine nâil et!. (Mü’min 23/1-10 bkz.)
Cennete vâris müttakilerden eyle!. (Meryem 19/63 bkz);
Ehl-i Darû’s-selâm kıl!. (En’âm 6/27; Yûnus 10/25,26 bkz.)
Şefâatına izin verdiklerin arasına kat!. (Tâ Hâ 20/10 bkz.);
Seyyiâtlarımızı hasenâta çevir!. (Furkân 25/70 bkz.);
Terazisi ağır basanlardan kıl!. (A’raf 7/8,9 bkz.)
Ve meleklerin şefâatına nâil olanlardan kıl!. (Enbiyâ 21/28 bkz.)

Yâ RABBena!.
Bizi sadakat/sıdktan ayırma!. (En’âm 6/115; İsrâ 17/80 bkz.)
Lisan-ı Sıdk Sahibi kıl!.
(Şuarâ 26/84 bkz.)
Kalb-i Selim Sahibi kıl!. (Şuarâ 26/89; Sâffat 37/84 bkz.)
Ve Sabrun Cemîl nâsib et!. (Yûsuf 12/18,83; Meâric 70/5 bkz.)
Ve candan sabra ulaştır!.
(Nahl 6/92 bkz.)
Sana gereği gibi kulluk edebilmek için metânet ve sabır bahşet!. (Meryem 19/65 bkz.)
Hayırda yarışmamızı nâsib et!. (Bakara 2/148 bkz.)
Biz MuhaMMedîleri, MuhaMMedî Mecrâda;
ilme’l- yakînî, ayne’l- yakînî
(Tekâsür 102/5,7 bkz.),
Hakke’l-yakînî ve hayrû’l-beriyye/yaratılanların en hayırlılarıdan kıl!. (Beyyine 98/8 bkz.)
Cemâlullah ihsânı için: “Vechi RABBihi’l-a’lâ” Sırrına erdir!. (Leyl 92/20 bkz.)

Yâ RABBenâ...
Hak ve Hayr için,
Emrullah ve Muradullah’ın tahakkuku için,
KeLÂMuLLAH ve RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi ve sellem hakkı için,
Sadrımızı islâma aç!.
(Zümer 39/22 bkz.)
Ve sadrımızı genişlet!. (Tâ-Hâ 20/25 bkz.)
Sadıklarla berâber et!. (Tevbe 9/119 bkz.)
Sâlihlere kat!. (Ankebût 29/9 bkz.)
Bize merhamet et RABBimiz!. (Mü’min 23/109,118 bkz.)
Bizi MuhaMMedî İmâna ve Ameli Sâlihaya ulaştır!.
Gönüllerimize İlâhî Vudd/sevgi bağı nâsib et!.
(Meryem 19/96 bkz.)
İlahî İlmimizi artır!.
(Tâ-Hâ 20/14 bkz.)

Her Yerde,
Her Zaman,
Her HâLde,
Her Nefeste,
Ve Herkesin içinde ve her şeyle gerçek Zikir Ehli kıl!.
(Nisâ 4/103 bkz.)
Haşyetle zikir etmek nâsib et!.
(Bakara 2/152; Enfal 8/2; Ra’d 13/28; Hacc 22/35 bkz.);

Rahmetini, Bereketini ve Hidâyetini başımıza Rahmet gibi yağdır!.
(Bakara 2/269; Âl-i imrân 3/74; En’âm 6/12,125,133,147; A’raf 7/156 bkz.)
Sonsuz ni’metler bahşeden ALLAHımız!. (Nahl 16/18; Lokman 31/30; Ahzab 33/8 bkz.)
Ni’metlerine nankörlük ettirme!. (Ankebût 29/68 bkz.)
Büktüğü ipini büküp büküpte çözen/ahmak, şaşkın kadın gibi kılma biz!. (Nahl 16/92 bkz.)
Bizleri dâimi Kadem-i Sıdk/Sadakat Makamı Sahibi kıl!. (Yûnus 10/2 bkz.)
Ve MuhaMMedî Fevzû’l-Azme ulaştır!. (Tevbe 9/100 bkz.)
Ve MuhaMMedî Sükûn, Sükût ve Sekînet ver!.
Ve MuhaMMedî BİZLeri toptan senin ipine sarılanlardan kıl!.
(Âl-i imrân 3/103 bkz.)
Ve MuhaMMedî KuLLuk yapmakta azmedip ve gerisinde SENİ vekil eyleyenler kıl!. (Âl-i imrân 3/159; Ankebut 29/59 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Bizleri ni’metlerine şükrü ve razı olacağın işleri yapmayı ilhâm ettiğin MuhaMMedîlerden eyle!. (Neml 27/19; Ahkâf 46/15 bkz.)
Ve keremli kıldığın MuhaMMedîlerden eyle!. (İsrâ 17/70 bkz.)
Yüce ve mânevî makamlar/dereceler verdiğin MuhaMMedîlerden eyle!. (En’âm 6/83 bkz.)
Ve bunların hazmini ver, İfrat ve Tefritte Şaşırtıp Taşırtma, İ’tidâlli/Adâletli ve dengeli kıl!. Derecelerimizi yükselt!. (En’âm 6/132,165; Ahkaf 46/19 bkz.)
Ve bunlar için yapmamız gerekenleri kalbimize ilhâm et!.
(Fâtiha 1/6,7 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Bizi, Sana yaklaşmaya vesile arayan MuhaMMedîlerden eyle!. (Maide 5/35 bkz.)
KuLLuğunu dosdoğru yaparak SANA yardım edenlerden ve SENden yardım görenlerden kıl!. (MuhaMMed 47/7; Saff 61/14 bkz.
SENden razı olan ve razı olduklarından eyle!. (Mâide 5/119; Mücâdele 58/22; Fecr 89/28; Beyyine 98/8 bkz.)
Ve Bizi Seçkin MuhaMMedîler içine kat!. (Fecr 89/29 bkz.)
Ve CeNNetine sok!. (Fecr 89/30 bkz.)
Ve ÖZümüzü NÛRuLLAH ile Nûr-u MuhaMMed ile Nûrun aLâ Nûr kıl!. (Nûr 24/35 bkz.)
Her yönümüzü NûR kıl!. (Hadid 57/12,19.28 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
NûRumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla, çünkü “SEN her şeye kadîrsin!.” duana Bizi de kat!. (Tahrîm 66/8 bkz)

Yâ RABBenâ!.
Bizi, kitabı İLLiYyin’de bulunan ve kesinlikle CeNNet Ehli olan EbRâRLarınla BİRLikte ihsânına gark et!. (Mutaffifun 83/18-28 bkz.)

Yâ RABBenâ!. !.
Bizi Urvetû’l- Vüskâ/Sağlam Kulp’a/Teslimiyetine yapıştır ve bıraktırma/İstikâmet nâsin et!. (Bakara 2/256; Lokman 31/22 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Arşı yüklenen ve etrafındaki melâike-i kiram aleyhumu’s- selâm’ın mü’minler için olan dualarına biz MuhaMMedîleri de kat!. (Mü’min 40 /7-9 bkz)

Yâ RABBenâ!.
Zât-ı ÂLîYyin ve Melâike-i Kirâm’ıyın “SALL”ini ve CemâLuLLAH-La ve SeLâM’ınla müşerref olup şereflenmek nâsib et!. (Ahzab 33/43,44; Yâsin 36/58 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Bizi Hâlis Muhlis MuhaMMedî OLduğumuz Şuûruna, Nûruna, Sürûruna ve Onuruna ULAŞtır!.
Her Yerde,
Her Zaman,
Her HâLde,
Her Nefeste,
Hüsn-i NiYyet,
SamîmîYyet
Ve CiddîYyetle KuLLuğumuzun ZÂSTına Arzı olan MuhaMMedî Dua Ehli kıl!.
Ni’met verilince yüz çevirip; uzaklaşıp giden, şerr dokununca da bol bol dua eden şaşkınlardan eyleme!.
(Fussilet 41/51 bkz.)
HAKk’a inanıp Hayrı yapmamız için Dâimî-Derûnî Dua etmeyi kalbimize ilhâm et!.
“Bana dua edin, icâbet edeyim!.” Müjdene Biz MuhaMMedîleri mazhar kıl!.
(Mü’min 40/60 bkz.)
HAKk ve HAYR Hükmüne icâbeti Biz MuhaMMedîleri mazhar kıl!. (Şuarâ 42/47 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
“Fe ni’mel mevlâ ve ni’mel nasır...: Sen ne güzel mevlâmız ve ne güzel yardımcımızsın!.” Müjdene Biz MuhaMMedîleri mazhar kıl!. (Hacc 22/78 bkz.)

Yâ RABBenâ!.
Elhamdü lillahi RABBülâlemin!. Âmin!. Âmin!. Âmin!.

Âmine!.
Yâ Muin celle celâlihu!.
Yâ Latîf celle celâlihu!.
Yâ Kerîm celle celâlihu!.
Yâ Rahîm celle celâlihu!.
Yâ Rahmân celle celâlihu!.
Yâ Hannân celle celâlihu!.
Yâ Mennân celle celâlihu!.
Yâ Deyyân celle celâlihu!.
Yâ Furkân celle celâlihu!.
Yâ Sultân celle celâlihu!.
Yâ ALLAH celle celâlihu...


Evvelen Âhiren, Zâhiren, Bâtınen Âmennâ, Sadaknâ ve Şâhidnâ:
Eşhedü enLâ iLâhe İLLâ ALLAH ve eşhedü enne MuhaMMeden abdûhû ve resûlühû..


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Bana getirilen iki salât ve selâm arasında, dua yapanın duası kesinlikle kabul olur. Her dua, gökte takılıp kalır. Bana, salât ve selâm getirildiği zaman o dua (Allah’a) yükselir.” buyurmuştur.
(Tirmizî)


Hep birlikte cÂNdan GÖNÜLden SUBHÂN ALLAH’ımız celle celâlihu’ya SILA’mıza SALL edelim ve vûSLât BULaLım buyurun İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

ALLAHümme salli ve sellim alâ seyyidina MuhaMMedîn abdike ve nebîyyike ve resûlüke ve nebîyyü’l- ümmîyyî ve alâ âlihi ve ehl-i beytihi vessahbihi!...
Allahım!. KuLun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyû’l- ÜMMiYyin olan Efendimiz MuhaMMed aleyhi’s-selâm’a SILA SALLımızı/ulaşım, kavuşum, bilelik ve teslimiyyetimizi ulaştır!. Azîz Âilesine, Ehl-i Beytine ve Ashabına da sonsuz ve İLMuLLAHça es SELÂM OLsun!.


ALLAHümme salli âlâ seyyidinâ ve mevlânâ MuhaMMedîn abdike ve nebîyyike ve resûlüke ve nebîyyü’l- ümmîyyi ve âlâ âlihi ve ehl-i beytihi ve ashabihi!.

Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
Bî Rahmetike Yâ Erhame’r Rahîmin!
İrhamnâ!.




Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EZAN-SALAT-KURAN DUAMız..
MesajGönderilme zamanı: 16 Şub 2018, 09:30 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
ZEVK 1815 Resim


DevLet Gider.. Ni’met Biter =>ALLAH İYİliğin VERSin
“KraL Öldü =>Saray VirÂN!” DERsinde Niye SeVersin
Hevâ – Hevesin PEŞinde KOŞturup DURma =>İhvÂNi
=>SoN Nefesini VERirsin. ==>Son ELbiseni GİYersin!..


27.09.01 22:10
antalya..


Son Elbise: Kefen..
Nefsin Giydiği son elbise-SOYka: KeFeN..

Resim

Bendeki BEN e Bende-niM
Rasûlullah RUHum Ben
-iM
ŞeFâaTıyla Resim KeFeN
-iM
SAR
-maK NâsiB Et Yâ RaBBî!.
sallallahu aleyhi ve sellem


“SeLÂ?” ya KULak VERenler!:
DİRimde CUMM’a CeMM’inde.. ÖLÜmde HaSSret DeMMinde.. MüeZZinlerin MiNÂReden ÜNnlediği Uyanık CANların DİNlediği ve de DAĞın TAŞın İNnlediği SaLLâvat SÂLLımız..


es seLÂ!.
Es Salâtu Ve's-Selâmu Aleyke Yâ RasûLaLLAH!
Es Salâ tu Ve's-Selâmu Aleyke Yâ HabîbaLLAH!
Es Salâtu Ve's-Selâmu Aleyke Yâ Nûru ArşiLLAH!
Es Salâtu Ve's-Selâmu Aleyke Yâ Hayra HalkiLLAH!
Es Salâtu Ve's-Selâmu Aleyke Yâ Seyyide'l- Evveline Ve'l- Âhirîn!
Ve'l- Hamdü Lillâhi Rabbi'l- Âlemîn!

Ey ALLAH'ın ResûLu Salât-u SeLâm Senin üzerine oLsun!
Ey ALLAH'ın Habibi SaLât-u SeLâm Senin üzerine oLsun!
Ey ALLAH'ın ARŞının Nuru SaLât-u SeLâm Senin üzerine oLsun!
Ey ALLAH'ın Mahlukatının Hayırlısı Salât-u Selâm Senin üzerine oLsun!
Ey ÖncekiLerin ve SonrakiLerin Efendisi SaLât-u SeLâm Senin üzerine oLsun!
Hamd ÂLemLerin Rabbi OLan ALLAH İÇindir!..


Resim

Ebû Tâlib’in eşi Fâtıma bint Esed Annemiz çok candandı.
Vefât ettiğinde
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:"Bugün annem vefât etti!" diyerek ona karşı olan sevgisini ifâde etmişti.
Sonra da gömleğini çıkararak ona kefen yapmış ve berâberinde kabre inerek bir müddet mezarında uzanmıştı.
Sebebini sorduklarında,
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:
"Ebû Tâlib'den sonra, bu kadıncağız kadar bana iyilik eden hiçbir kadın yoktur. Âhirette, Cennet elbiselerinden bir elbise giymesi için ona gömleğimi kefen yaptım. Kabre ısınması ve alışması için de oraya kendisiyle birlikte uzandım." Buyurduğu rivâyet edilir.

(Süheylî, Ravdü'l-Ünf, 1/112; İbni Abdi'l-Berr, İstiâb, 1/369-370.)


Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: kulihvani ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye