Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 12 Ara 2018, 16:24

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 13 Tem 2015, 03:02 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10881
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim


Resim

EHL-i AŞKa ->HANNÂN ALLAH!
EHL-i MeŞKe >MENNÂN ALLAH!
->MuHaMMedî H A K i K a tta
>EHL-i KöŞKe ->SULTÂN ALLAH!.

ZEVK 6923

Sığınırım SENden SANA!. ->YÂ LaTîFuL- HaBîR ALLAH!.
->SÎNEmizin SıRR SÂHİBi -> Es SEMiuL- BaSîR ALLAH!.
MuhaMMedî >HABLiL- VERÎD ->BİZe BİZden de AKRABa
şİMdi
>Şu ÂN ->ŞEÂNULLAH ->KüLLî ŞEY’in KaDîR ALLAH!.

..celle celâluhu...

12.07.15 22:23
brsbrs..tktktrstkkmrbbla..


MuhaMMedî >HABLi’L- VERÎD
->BİZe BİZden de ->AKRABa celle celâluhu:


Bendeki “BEN”: Muhitte “ben” Merkezde “BEN”:
Âfak Akıl için, Ulaştıkça daha ilerisi OL-AN târifsiz Sonsuz UFUKlar, DIŞımız olup:
MUHiT-te O ALLAH celle celâluhu..


وَللّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَكَانَ اللّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُّحِيطًا
Resim---“Ve lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı). Ve kânallâhu bi kulli şey’in MUHÎTâ(muhîtan) : Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatan-kapsayandır.” (Nisâ 4/126)

Enfüs ise dıştaki Kâinâttan Bedene Yöneldiğimizde ÖZ –İÇÂlemimizdir..
Beden-Sadr-Kalb-Fuad-LüB-LüBb’ül-LüB, habl’il-Verid ve de AKDES..
Ama Ulaşılamayan MERKEZ-de O RABBu’l-ÂLEMin celle celâluhu..

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
Resim---“Ve lekad halaknel insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuh(nefsuhu), ve nahnu AKREBu ileyhi min hablil verîdi : Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha YAKINız.” (Kaf 50/16)


şİMdi>Şu ÂN ->ŞE’ÂNULLAH
->KüLLî ŞEY’in KaDîR ALLAH!.:


Her ÂN ->Şe’ÂN-da ->feyeKÛN!.
-> Şe’ÂN -> şu ÂN-da -> OL-ÂNlar zinciri…

يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ
Resim---“Yes’ eluhu men fis semâvâti vel ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.: Göklerde ve yerde olanlar, O'ndan isterler (dilerler). O hergün (her an) bir şe'n (ayrı bir tecellî, yeni bir oluş-YENİden yaratış) üzerindedir.” (Rahmân 55/29)


Resim
ALLAH celle celâlihu:

Resim

Er RABB:
Resim

El Hannan:
Resim

El Mennan:
Resim

El Latîfü :
Resim

El Habîru :
Resim

Es Semîu :
Resim

El Basîru :
Resim

El Kâdiru :
Resim

El Kadîru :

Resim


Resim


Resim

Resim Hadis-i şerifte LEYLetül- KADR..:

Resim---İbn Abbâs (radyallahu anhu)'dan rivâyet edildiğine göre: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:"Kadir gecesini ramazandan son on (gece) içerisinde (yani) geriye kalan dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecelerde arayınız"

(Buhârî, i'tİkâf I, 9; Leyletu'l-kadr 2, 3; Nesâî, sehv 97; Tirmizî, savm 71; İbn Mâce, sıyâm 56; Dârimî, savm 56; Muvatta', i'tıkâf 9, 10; Ahmed b. Hanbel, I, 14, 43; II, 8; V, 36, 39, 40, 313, 318, 321, 324; VI, 50, 56, 204. Sünen-i Ebu Davud Tercemem ve Şerhi, Şamil Yayınları: 5/262-263.)

Resim---İbn Ömer (radyallahu anhu)'den; demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesini (ramazanda) son yedi (gece) içerisinde arayınız" buyurdu.
(Buhârî, leyletu'l-kadr 2; Müslim, siyam 205-209; Dârimî, savm 56; Muvatta, i'tikâf 11, 14; Ahmed b. Hanbel, II, 37, 62, 74, 113; V, 131.)

Resim---Muâviye b. Ebî Süfyân'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesi yirmi yedinci gecedir" buyurmuştur.
(Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, IV, 312.)

Resim---Yine Beyhakî'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiği bir hadiste :"Bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e gelerek: “Ey Allah'ın Resûlü, ben hasta ve yaşlı bir adamım (her gece namaz kılamıyorum), bana bir gece söyle de hiç olmazsa o geceyi ihya edeyim belki Allah o gecede Kadir gecesini ihya etmemi mümkün kılar, dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Yedinci geceye sarıl" buyurdu denilmektedir.
(Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, IV, 313; Ahmed el-Bennâ, el-Fethü'r-Rabbanî, X, 288.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz: "Allah-u Teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.” buyuruldular
(Deylemi)

Resim---Hz. Aişe radiyallahu anha vâlidemiz demiştir ki; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e: “Yâ Rasûlullah! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:“Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, Beni Affet!.” diye dua et!” buyurdu.
(Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314)

Resim---Hadis-i Şerifde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz buyuruluyor ki: "“Kadir gecesi açık ve mülayim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zaif ve kızıl olarak doğar.” [Taberani]“Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alameti güneşin şuasız doğmasıdır.”
(Taberanî)

Kadir Gecesinde bir ÂN vardır ki Eşref saattir.
Bu saatte yapılan dualar Rıza Kapısından geçer gider.
Ancak hiç günah işlenmemiş ağızlarla kabul olacak dualar için gerçekten Muhammedi Oluş Şuûru Şerefini yaşamakta olan Can Kardeşlerimizle birlikte:

Bu günden itibaren her gecemiz ayık ve uyanık geçsin,

Muhammedi Tevbe BİRLiğimizi
Muhammedi Dua BİRLiğimizi
Muhammedi Rıza BİRLiğimizi
Muhammedi Şehâdet BİRLiğimizi asla unutmayalım İnşâALLAHu Teâlâ..…

Bir yıldıza bakan bakışların buluştuğu gibi Gönüllerimiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem in yüce Gönlünde buluşsun İLELikte ve BİLELikte BİZ olarak İnşâALLAHu Teâlâ..…

Yâ RABBenâ cellecelâlihu!

Kadr ü Kıymet Gecemizi…
83 Yıldan, 1000 Aydan, 30000 Günden Hayırlımızı ve Bereketlimizi,
Cumamıza gizlenen Duaya-icabet Eşref Saati gibi Ramazana Saklanan Kadir Gecemizin kadir ve kıymetini bilmemizi ve yapacaklarımızı RABBımız Teâlâmız kalblerimize ilham etsin.!.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem in Muhammedî Müjdesine SILA SALLI Nasib-i Müyesser eylesin!.


Âmine
Yâ Muin!
Yâ Lâtif!
Yâ kerîm!
Yâ Rahîm!
Yâ Rahmân
Yâ Hannân!
Yâ Mennân!
Yâ Deyyân!
Yâ Furkân!
Yâ Sultân!
Yâ Allah(celle celâluhu)...
Evvelen Âhiren, Zâhiren, Bâtınen âmennâ, sadaknâ ve şâhidnâ:
Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhû ve resûlühû...

Meşhur MuhaMMed Şemseddin ibni Ebi'l-Hasani'l- Bekri Hazretlerinin salâvâtıyla es SALÂT ü ve's- SeLÂMu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem!.


Resim

Esselâtü vesselâmü aleyke yâ Hatemennebîyyîn


Resim

TÜRKÇESİ: Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedinil fâtihi limâ uğlika vel hâtimi limâ sebeka Resim Vennâsiril hakki bilhak vel hâdi ilâ sırâtikel müstekimResim Sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve ashâbihi hakka kadrihi ve mikdârihil azim

MÂNÂSI : Ey Rabbim, kilitlerin anahtarı, öncekilerin hâtimi, hakkı hakla zafere çıkaran, hakka hakla yardım eden, Senin dosdoğru yoluna hidâyet eden, Seyyidimiz, Efendimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)'e Sen salât ediver, selâm ediver, mübârek kıl onu!. Ona, ailesine ve ashabına, yüce olan o kadri ve kıymetine göre salât ediver!



ResimMMM MuHABBetlerimle..

°. °. °. °.Kul İhvÂNi .° .° .° .°

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 14 Tem 2015, 02:04 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10881
Resim

BiR DAMLacık SUnun ->fASLı
KûN feyeKÛn ->BUnun >hASLı
->EL VÂHiDuL- KAHHÂR >ALLAH
LÂ Huve ->İLLâ HUu!” nun >ASLı!.

ZEVK 6924

NEFSine ÂRiF ->RABBına ÂRiF.. ->EbDÂL-EbRÂR-AHRÂR-AhYÂR!.
AKdes-i SıRR ->RûH-u FuÂD.. ->KALB-i SÎNe.. ->SADRın BİLmek!.
->K ü L L î ŞEYi ->K ü L L î NEFsi ->TAKDİRi-ndeki ->MüsteKÂR!.
->ZÂTuLLAHı ->NURuLLAHı ->KaDeRûLLâH->KADRın BİLmek!..


13.07.15 23:03
brsbrs..maksemcÂMimzdtrvihsklşerÎff..



KeŞiŞ DAĞın ->DELi YELi
İhvÂNim
->YÂRin SEVeLi
GÖKÇE DEREmde ÇAĞLadı

->SıRR-ı SıFır SEVd SELi!.

İŞte >GELdik >GİdiYORuz
->YÂRım NEFes KULLuk İÇİn
EŞ ŞEHîD
e >EŞHEDü DiYORuz
SORmuYORuz
>NEden?. nİÇİn?..


Resim Eş Şehîdü :

Resim


Resim “BiR DAMLacık SU”nun >fASLı.:

أَوَلَمْ يَرَ الَّذِينَ كَفَرُوا أَنَّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاء كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ
Resim---E ve lem yerellezîne keferû enne’s- semâvâti ve’l- arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ mine’l- mâi kulle şey’in hayy (hayyin), e fe lâ yu’minûn (yu’minûne): O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?”
(Enbiyâ 21/30)

وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِن مَّاء فَمِنْهُم مَّن يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْنِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ يَخْلُقُ اللَّهُ مَا يَشَاء إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Resim---Vallâhu halaka kulle dâbbetin min mâin, fe minhum men yemşî alâ batnih (batnihi) ve minhum men yemşî alâ ricleyn (ricleyni) ve minhum men yemşî alâ erba’(erbain), yahlukullâhu mâ yeşâu, innellâhe alâ kulli şey’in kadîr (kadîrun): Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yaratır; şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”
(Nur 24/45)

Resim “KûN feyeKÛn ->BU”nun >hASLı.:

ve her ÂN “KÛN ->feyeKÛN!. YENİden yaratmkata OLÂN da SENsin”:

يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ
Resim---“Yes’ eluhu men fi's- semâvâti ve'l- ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.: Göklerde ve yerde olanlar, O'ndan isterler (dilerler). O hergün (her an) bir şe'n (ayrı bir tecellî, yeni bir oluş-YENİden yaratış) üzerindedir.”
(Rahmân 55/29)

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Resim--- “İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kûn fe yekûn: Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı "Ol" demekten ibarettir. Hemen oluverir.”
(YâSîn 36/82)


Resim ->EL VÂHiDu’L- KAHHÂR >ALLAH.:

..Vahdet-i UHuD ->Vahdet-i ŞüHÛD ->Vahdet-i SüCÛD ->Vahdet-i MevCÛD =>Vahdet-i VüCÛD<=kaHHÂRRiyyet=> Vahdet-i VüCÛD =>Vahdet-i MevCÛD ->Vahdet-i ŞüHÛD ->->Vahdet-i SüCÛD ->Vahdet-i UHuD..

(LÂ diyen HerŞey/kes)..->İLÂhe ->İLLâ =>ALLAH <= TEVHÎD => ALLAH ->İLLÂ ->İLÂhe-> ..(LÂ diyen yok.. VAR OLan Vâhidu'l- Kahhâr ALLAH)

يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ
Resim---''Yevme hum bârizûn(bârizûne) lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulku’l- yevm(yevme), lillâhi’l- vâhidi’l- kahhâr: O gün, orta yere çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah'a karşı gizli kalmaz. (Allah sorar:) "Bugün mülk kimindir? Bir olan, Kahhar olan Allah'ındır."
(Mü’min 40/16)

Resim “LÂ Huve ->İLLâ HUu! ->O’ndan bAŞKa O YOKtur”un >ASLı!.:


هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Resim---“Huvallâhullezî LÂ İLÂHE İLLÂ HUVE, el meliku’l- kuddûsu’s- selâmu’l- mû’minu’l- muheyminu’l- azîzu’l- cebbâru’l- mütekebbir (mutekebbiru), subhânallâhi ammâ yuşrikûn (yuşrikûne).: O Allah ki; O’NDAN BAŞKA İLÂH YOKtur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir), Mü’mindir (emniyet verendir), Müheymin’dir (koruyup gözetendir), Azîz’dir (yücedir), Cabbar’dır (cebredendir), Mütekebbir’dir (pek büyük olandır). Allah, şirk koşulan şeylerden münezzehtir (uzaktır).”
(Haşr 59/23)


Resim NEFSine ÂRiF ->RABB’ına ÂRiF..:

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz: “Men arefe nefsehu fekad arefe RaBBehu: Nefsini TANıyan ->RABBini TANır! ” buyurmuştur.
(Aclunî, Keşfü’l-Hâfâ II/343 (2532)


Resim ->EbDÂL-EbRÂR-AHRÂR-AhYÂR!.:

Şimdi şu ÂNda, Şe’ÂNULLahta nice BeDeLsiz EBdÂLLar, KıYaSsız EBrÂRLar, ŞaRTsız-mutlak HüRrLer AHrÂRLar, SeBeBsiz AHyÂRLar vardır bu ŞeHÂdet ÂLEMinde..

Resim AKdes- SıRR.. ->RûH-u FuÂD..
->KALB-i SÎNe.. ->SADRın BİLmek!.:

Beden-Sadr-Kalb-Fuad-LüB-LüBb’ül-LüB, habl’il-Verîd ve de AKDES..


Resim ->KüLLî ŞEY’i ->KüLLî NEFs’i..
->TAKDİRindeki ->MüsteKÂR!.:


كَلَّا لَا وَزَرَ
Resim---Kellâ lâ vezer (vezere).: Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.” (Kıyâme 75/11)

إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمُسْتَقَرُّ
Resim---İlâ rabbike yevme izinil mustekar (mustekarru).: O gün, sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar) yalnızca Rabbi'nin katıdır.” (Kıyâme 75/12)

Bu çok ilginçtir, çünkü ikilik sürekli sürüyor ama çağrıya bakın “İlâ rabbike” Rabbinedir.. “yevme izini’l mustekar” o gün el müstekar karar yeri, varmak yeri, ebedî oluş yeri.. “mev’a” diye geçecek mev’ bildiğimiz ev yâni.. varmak ondan başka bir yer yok.. gidip otelde handa hamamda kalmıyor ebedîyyen kendi evlilik gibi bildiğimiz evlenmek de mev’a dan gelir.. müstekar da karar yeri, istikrar-karar ve sebat üzere olmak-karar kılmak-sâkin olmak-yerleşmek yeri, karar kılınacak yer.. müstekar ne buyuruyordu Yâsîn Sûresinde:

وَالشَّمْسُ تَجْرِي لِمُسْتَقَرٍّ لَّهَا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ
Resim---Veş şemsu tecrî li mustekarrin lehâ, zâlike takdîrul azîzil alîm: Güneş de, kendisi için (tesbit edilmiş-onun için istikrarlı kılınmış olan yörüngesinde) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.” (Yâsîn 36/38)
mustekarrin: karar kılınmış, kararlaştırılmış..

وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتَّى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ
Resim---Vel kamere kaddernâhu menâzile hattâ âdekel urcûnil kadîm: Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).(Yâsîn 36/39)

لَا الشَّمْسُ يَنبَغِي لَهَا أَن تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا اللَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِ وَكُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
Resim---Leş şemsu yenbegî lehâ en tudrikel kamere ve lel leylu sâbikun nehâr(nehâri), ve kullun fî felekin yesbehûn (yesbehûne): Ne güneşin aya erişip yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.” (Yâsîn 36/40)

Müstekar, istikrarlı karar yerine doğru yüzüp gidiyorlar güneş ve ay kendilerinin bir müstekar yeri vardır.. İstikrarlı, kararlı olarak karar kılacakları yer vardır.. “İlâ rabbike yevme izinil mustekar” o gün, eğer kıyam günü olmuşsa kıyama kalkış olmuşsa MuhaMMedî kudret, MuhaMMedî ayakta duruş, onun içinde oluş, kendi başına kalış mümkün değildir.. bu okyanus ancak MuhaMMedunu’l- Emîn Gemisiyle geçilir, bu cehennemden ancak böyle çıkılır.. “İlâ rabbike yevme izinil mustekar” doğrudan doğruya RaBBinedir.. RaBBinin cennetine vesairesine değil kendisinedir, yâni öylemidir?. Evett apaçık..


Resim “ZÂTuLLAH”ı->“NURuLLAH”ı.:

DIŞta SENsin.. İÇte SENsin..
ARA YERde KALan >AKLım!.
HEPte SENsin.. HİÇte SENsin..
“YÂR DERdine DAL!.”an AKLım!.


ResimDIŞta SENsin..:

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Resim---ALLÂHU NÛRU’S- SEMÂVÂTİ ve’l- ARD (ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâh (mısbâhun), el mısbâhu fî zucâceh (zucâcetin), ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durrîyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr (nârun), NÛRUN ALÂ NÛR (nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâs (nâsi), vallâhu bi kulli şey’in alîm (alîmun).: Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.” (Nûr 24/35)

ResimİÇte SENsin..:

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
Resim---Ve lekad halakne’l- insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuh (nefsuhu), ve nahnu AKREBu ileyhi min habli’l- verîdi.: Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından-cÂN Damarından daha YAKINız.” (Kaf 50/16)



Resim ->KaDeRûLLâH->KADRın BİLmek!.:

وَمَا قَدَرُواْ اللّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُواْ مَا أَنزَلَ اللّهُ عَلَى بَشَرٍ مِّن شَيْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاء بِهِ مُوسَى نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُواْ أَنتُمْ وَلاَ آبَاؤُكُمْ قُلِ اللّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
Resim---“Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî iz kâlû mâ enzelallâhu alâ beşerin min şey’in, kul men enzele’l- kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ (kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn (yel’abûne).: Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.”
(En'âm 6/91)

مَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ
Resim---“Mâ kaderûllâhe hakka kadrihî, innallâhe le kaviyyun azîz (azîzun).: Allah’ın kadrini de (kudretini de) hakkıyla takdir edemediler. Muhakkak ki Allah, mutlaka Kaviyy’dir (kuvvetli), Azîz’dir (yüce).”
(Hacc 22/74)

وَمَا قَدَرُوا اللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَالسَّماوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ
Resim---“Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî ve’l- ardu cemîan kabdatuhu yevme’l- kıyâmeti ve’s- semâvâtu matviyyâtun bi yemînih (yemînihi), subhânehu ve te’âlâ ammâ yuşrikûn (yuşrikûne).: Ve (onlar) Allah’ın kadrini hakkıyla taktir edemediler. Kıyâmet günü yeryüzünün tamamı O’nun avucundadır (tasarrufundadır). Ve semalar, O’nun eliyle dürülmüş olacaktır. O, Sübhan’dır (herşeyden münezzeh). Ve onların şirk koştukları şeylerden yücedir.”
(Zümer 39/67)

HüLÂsa-yı KeLÂM ReSûLuLLaH sallallahu aleyhi vesellem’e Es SeLÂM..



Resim


Resim


30. SALÂVÂT-I ŞERÎFE : SALÂVATÜ'S-SAÂDETİ

Salâtü's-saâdeti de denilen bu salâvâtı okuma husususunda gönül ehli:
“cuma günleri çokça okuyanlar dünya ve âhiret saadetine ulaşır” demişlerdir.
Saâdet salâvâtını cuma günleri çokça okuyan dünya ve âhirette saâdete ulaşır.



Resim


TÜRKÇESİ: Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedîn ve alâ âlihi ve sahbihi ve ehli beytihi Resim Adede mâ fi ilmillahi Resim Salâten dâimeten bi devâmi mülkillah.

MÂNÂSI: ALLAH'ım! Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'e ailesine, ashabına ve ehli beytine; selâm, salât, teslimiyet ve bereket ulaşım arzumuzu ulaştır. ALLAH'ın ilminde olanların adedince ve ALLAH'ın mülkünün devâmınca bir salâtla...”

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2015, 03:29 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
Resim

Kadr/Kadir Sûresi ZeVKimİZ:

Resim
Resim

ALLAH celle celâluhu tüm kullarını iligilendiren bildirimi inzal ettiğinde genellikle İnnâ: Biz buyururken:

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
Resim---“İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr: Gerçek şu ki, Biz onu kadir gecesinde indirdik.” (Kadr 97/1)

إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللّهُ وَلاَ تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا
Resim---“İnnâ enzelnâ ileykel kitâbe bil hakkı li tahkume beynen nâsi bimâ erâkallâh(erâkallâhu). Ve lâ tekun lil hâinîne hasîmâ: Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!” (Nisâ 4/105)

إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلاَ تُسْأَلُ عَنْ أَصْحَابِ الْجَحِيمِ
Resim---“İnnâ erselnâke bil hakkı beşîren ve nezîren, ve lâ tus’elu an ashâbil cahîm: Doğrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehenmemliklerden sorumlu değilsin.” (Bakara, 2/119)

Resûlleriyle ilgili husularda-İrsalle ilgili olunca İnni: Ben buyurmaktadır:

وَإِذِ ابْتَلَى إِبْرَاهِيمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِي قَالَ لاَ يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِمِينَ
Resim--- “Ve izibtelâ ibrâhîme rabbuhu bi kelimâtin fe etemmehun(etemmehunne), kâle innî câiluke lin nâsi imâmâ(imâmen), kâle ve min zurriyyetî kâle lâ yenâlu ahdiz zâlimîn: Bir zamanlar Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle sınamış, onları tam olarak yerine getirince: Ben seni insanlara önder yapacağım, demişti. "Soyumdan da (önderler yap, yâ Rabbi!)" dedi. Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.” (Bakara, 2/124)

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
Resim---“Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn: Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.” (Bakara, 2/186)

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذِينَ كَفَرُواْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
Resim---“İz kâlellâhu yâ îsâ innî muteveffîke ve râfiuke ileyye ve mutahhiruke minellezîne keferû ve câilullezînettebeûke fevkallezîne keferû ilâ yevmil kıyâmeh(kıyâmeti), summe ileyye merciukum fe ahkumu beynekum fîmâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne): Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim”. (Âl-i İmrân 3/55)

ALLAH celle celâluhunun Kur'ân-ı Kerimi, Ramazan Ayında ve Kadr Gecesinde indirdiği birleşmektedir.

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Resim---“Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn(teşkurûne): Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.” (Bakara, 2/185)


Nezele: yukardan aşağıya İnmek.. İş başa gelmek.. konaklamak-misâfir olmak.. sürekli akmak-seyelÂetemk.. ama su gibi akmak değil bu, elektirik CeRRyÂN gibi ÂNında ZÂTen-AYNen BİZ BİR-İZ olmak.. Lütfullaha sahib oluş NÛRudur..
Nüzul: İniş, inmek, aşağı inmek, konaklamak.
İnzal: (Nüzul. dan) İndirme. İndirilme. Nüzul ettirme.
Tenzil: parçaparça-peyderpey indirme.

لَيْلَةِ: LeyL gece..Batınî Lutfullah zahirî Lutfa geçiş Rahimiyyet Tarlası..
el-Kadru, bu Sûrede 3 kez geçmete ki “Kadrera- yekdiru” ifâdelerinin masdarıdır.
El kadr: mikdar, meblağ, şeref, hürmet, vekar.
ALLAH celle celâluhu, Muradullahı Emrullaha-yürürlüğe koymaktadır.
Kadere: Bir şeyi bir şeye kıyaslamak, mikdarını bildirmek, planlamak-hazırlamak, tedbir etmek. ALLAH celle celâluhu için, takdir ve hükmetmek. Rızk vs. dar etmek. Bir şeye güç yetmek.
Kaderde: Takdir ve hükmetmek, muktedir kılmak. Kıyaslamak.
Kader: Kaza, kader, hüküm, Hükm-ü İlahî, takat.
Kudret: Takat, kuvvet, servet.
Mikdar: Kadar, kader, hüküm, ölçü.
Kader: Rububiyyet KûN feyeKûNunun meddî-Manevî her TAKDİR ŞE’ENde tecellîye çıkarken daimiyyet Kudretidir. Her İŞ Kudretullah iledir ve varlığı buna bağlıdır:


إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
Resim---“İnnâ kulle şey’in halaknâhu bi kader: Haberiniz olsun ki biz her şey'i bir kaderle yaratmışızdır” (Kamer 54/49)

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ
Resim---“Fihâ yufreku kullu emrin hakîm(hakîmin): Bir gece ki her hikmetli emir onda ayırd edilir” (Duhân 44/4)



وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
Resim---Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr: Kadir gecesinin ne olduğunu ne bildirdi ki sana? (Kadr 97/2)


Kadr Gecesinin ne olduğunu sana ne irade ettirdi, diğerlerinden farkını ne bildirdi?. Ham akıl kavrayışının Kadr Gecesinin kadrini, ŞEY-in nicelik-nitelik, olayın nasıllık, zamanın fasıllık ve ZANNın hasıllığını Nakilsiz idrakinin mümkün olmayışını anlatış..
İdrak: İlmen irade edilen, iyi-kötü, güzel-çirkin hak-bâtıl, hayr-şerr farkı tesbit edilen fikrin doruğa çekilmesi anlayışı, kavrayışı ve aklın erişidir.
Kevniyet rüşdünün devamlılık kazanmasıdır..

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Resim---Leyletul kadri hayrun min elfi şehr: Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. (Kadr 97/3)


elfi şehr.. insanoğlunun, şahdamarından da AKRABa RABBul’- ÂLEMînin Rububiyyet sıfatı hüviyetine ŞÂHİD oluş ülfeti, ünsiyeti, alışkanlığı münasebeti kokusu var…

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Resim---Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin: İner peyderpey melâike ve ruh onda, izniyle rablarının her bir emirden” (Kadr 97/4)


İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr: Gerçek şu ki, Biz onu kadir gecesinde indirdik.” (Kadr 97/1)

İndirdik.. AKLın, ANlayış başkangıcı Elest BeLÂsında..
İner.. Geniş zamanda Her AN ŞeÂNda iner de iner, tenezzül eder.. tenezzüldeki aç-kapa, in-çık mekik feyeKûN OLUŞumu.. akla AKIŞ olarak değil de defalarca görünüşü.. her AN ŞeÂNda yeniden yaratılan elektronların dönüyor sanılması gibi..
Aklın MeLeKe melekutü ve RUH bağlantısı.. meleke ile ulaşan kevn kokusu.. Hakikat-ı MuhamMMediyyenin Rububiyyette Resûlî Rüşdü..
RaBBu’l- ÂLEMîn SÖZünün Rahmetenli’- ÂLEMîn SESi, Kur'ân-ı Kerim RUHu olarak;


وَكَذَلِكَ أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْإِيمَانُ وَلَكِن جَعَلْنَاهُ نُورًا نَّهْدِي بِهِ مَنْ نَّشَاء مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِي إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Resim---“Ve kezâlike eVHAYnâ ileyke RÛHan min EMRinâ, mâ kunte tedrî mel kitâbu ve lel îmânu ve lâkin cealnâhu nûren nehdî bihî men neşâu min ibâdinâ, ve inneke le tehdî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin): Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.” (Şûrâ 42/52)


Her nefsin Hakikat-ı MuahMMediyyesi RUHun ASLen-Naklen Menba’ı, her AN RUH bağlantısı EMR ÂLEMîndendir;
İlâhî emirlerin gerçek maksadını şuûr eden akıl, "O"nu tasdik eder, duyar ve uyar.
İlâhî emir, haktır ve hayrı emreder..


وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي وَمَا أُوتِيتُم مِّن الْعِلْمِ إِلاَّ قَلِيلاً
Resim---“Ve yes’elûneke anir rûh(rûhı), kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ: Bir de sana ruhtan soruyorlar, de ki: ruh rabbımın emrindendir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir” (İsrâ 17/85)


Fahreddin Razi Efendimizin Tefsirül- Kebirinde gördüğüm bir hadiste;
Bu âyet inzal olduğunda Emr Âlemini çok iyi bilen ashab-ı kiram radiyallahu anhum: "Yâ Resûlullah! bu âyet-i celile'den ne anlayalım?" diye sorunca Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Aklınız kadar!" cevâbını buyurmakla "herkes; kabınca, kadarınca-kaderince ve kapasitesince anlayabilir" prensibini ortaya koymuştur.
İnsan; canlı olan, iradesiyle hareket eden, hisseden ve kudsî bir ruh sahibi olan varlıktır.
Elde edilmesinde fayda olan hayrı ve zararlı olduğu için defedilmesi gereken şerri ancak akılla bilebilir ve anlar.
Hayrı ve şerri, lezzeti ve eziyyeti, fayda ve zararı bizzât bilebilmeli ki tercihinden dolayı âdil bir şekilde imtihan edilebilsin.
Aklın gerekliliği binlerce delille isbatlanabilir; zâten herkes bunu bildiğinden söz uzar...
En sorumlu durumda olan insan, nefsinin 5 duyu ile derlediği doneleri akıl sayesinde ilm eder, irade eder, idrak eder ve iştirake geçer.
İnsan nefsi, zıdlar âlemi olan mevcûdatın sûret ve sîretlerini aklın kavrama sınırları içindeki kadar anlar ki buna da mâkulât deriz.


Nakil ve Akıl Bağlantısı ve Bileşimi..

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mülkiyyet Âleminde Salât kıyamından-iftitah tekbirinde:
“ALAHu Ekber! Zü’l Melekutü, ve’l- Ceberutu ve’l- Kibriyâyi ve’l- Azamet!” buyurmakta.


MeLeKut: Rahimiyyet Tecellîsinde Kevniyyet Lutfunun MîMleşmesi.. Nur-u MuhaMMed teşekkülü başlaması.. Mülkiyyetin proje aşaması gibi Allahuâlem..
Meleklerin EMRullahla drekte ve kesintisiz Yaratan-yaratılan bağlantısı, sistemin enterkollekte-ortak bağlantısı oluşumu;

وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا
Resim---“Ve mâ netenezzelu illâ bi emri rabbik(rabbike), lehu mâ beyne eydînâ ve mâ halfenâ ve mâ beyne zâlik(zâlike), ve mâ kâne rabbuke nesiyyâ(nesiyyen): Biz (melekler) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.” (Meryem, 19/64)


رَّوْحِ اللّهِ: ALLAH celle celâluhunun RUHu, Kokusu.. el Hakkın Rububiyyet uzanımı kevnde her AN..

يَا بَنِيَّ اذْهَبُواْ فَتَحَسَّسُواْ مِن يُوسُفَ وَأَخِيهِ وَلاَ تَيْأَسُواْ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِنَّهُ لاَ يَيْأَسُ مِن رَّوْحِ اللّهِ إِلاَّ الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ
Resim---“Yâ beniyyezhebû fe tehassesû min yûsufe ve ehîhi ve lâ te’yesû min revhillâh(revhıllâhi), innehu lâ ye’yesu min revhillâhi illel kavmul kâfirûn(kâfirûne): Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez." (Yûsuf 12/87)


مِّن كُلِّ أَمْرٍ: Her bir iş için: "Melekler ve Ruh o gece, her bir iş için inerler" demektir.
Yani İşin faili İnsana-Ruhuna, Melekut Bağlantısı..
EMR ile MER’-İnsan ilişkisi "Melekler ve Ruh o gece, her bir İNsan için inerler" demektir ki Emrullah akıl içindir bilinmesi ve gereği yapılması gereken buyruktur..


سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Resim---Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr: Bir selâmdır o tâ tan atana kadar (Kadr 97/5)


Selâm Gecesi, Kadr Gecesi, feCRRin doğuş HÂLine kadar bir SELÂMdır..
Tuluğu’l- FeCRR.. Enfusî çekiş doğuşu..
Hakikat-ı MuhaMMediyye Nûru Güneşinin doğuşu Sebbaha Sabahı…


وَمَا كَانَ اللّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
Resim---“Ve mâ kânallâhu li yuazzibehum ve ente fîhim, ve mâ kânallâhu muazzibehum ve hum yestagfirûn(yestagfirûne): Oysa sen (Ey Rasûlüm), içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir.” (Enfâl, 8/33)


Bu âyet-i celiledeki İÇLERİNDE- Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem devrindekilerin şeklinde anlayış, o devre hasr ediş, kıyamete kadar gelenleri mahrum ediş Resûliyyeti Anlayamayıştır.
RaBBımızın Şahadamrımızdan yakınlığını Anlayan akıllar içilerindeki NûR-u MîM Güneşini BİLeceklerdir.
Ve İbrahim aleyhi's-selâma İrsalen gelen Risâlet getiren melekler, Kadr Gecesinde her mü’mine İnzalen Rahmet getirmektedir.

سَلَامٌ هِيَ: o selâmdır..
İnsan Nefsi/Aklı bu MuhaMmedî Nura mazhar olduğunda, cehâlet Gecesi Kemâlât Gündüzüne dönüştüğünde Hiye-Rahimiyyeti, Hüve Rahmâniyyetini doğuran Selâm yurdudur.. ceheNNemleri DOST DiYÂRı ceNNet olmuştur..

وَاللّهُ يَدْعُو إِلَى دَارِ السَّلاَمِ وَيَهْدِي مَن يَشَاء إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Resim---“Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin): Allah selâm evine- selâmet yurduna (cennete) çağırır ve O, kimi dilerse onu doğru yola iletir.” (Yûnus 10/25)

لَهُمْ دَارُ السَّلاَمِ عِندَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ
Resim---“Lehum dârus selâmi inde rabbihim ve huve veliyyuhum bimâ kânû ya’melûn(ya’melûne): Onlara Rableri katında Dârü's-Selâm (Selâmet Yurdu) vardır; yapageldikleri (iyi amelleri)ne karşılık onların dost ve yârı (Allah)dır.” (En’âm 6/127)


İşte böylece yer gök NÛR-u Muhammed Mazharında-Masdarında NURullahla dolar da CeNNetkeser cÜMMleten!.. Ömür Gecelerimiz, Gönül CeNnetlerine DÖNüşür inşae ALLAH..
Bakınız yüce Kur'ân-ı Kerimimize ve yüce Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin buyruğuna:


وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ
Resim---“Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn:
Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!” (Âl-i İmrân 3/133)


Bu âyet-i kerîme inzâl olduğunda Bizanslı bir sefir Medine’ye İslâmiyeti incelemek üzere gelmişti.
Âyet-i kerîmeyi duyunca hayret edip Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gidip soruyor:
Yâ Muhammed! Sen müslümanları öyle bir cennete çağırıyorsun ki o cennet yerden göklere kadar her yeri kaplıyor... Peki, cehennem nereye gitti?... deyince...
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Fe Subhânallah, ben güneş doğdu diyorum, sen ise gece nereye gitti diyorsun!” buyuruyor...
(Fahreddin Razi; Tefsir-i Kebir-Mefatihu'l- Gayb Âl-i İmrân 3/133 Âyet-i tefsiri)


İşte bu husus ve ANLAyış, MuhaMMedî Tasavvufun Temelidir.
Kişinin özündeki Nur-u MuhaMMed Pirizine, Tevhid Fişi takıldığında Gönül Güneşi doğar ve gaflet-cehâlet-dalalet-ihânet gecesi MuhaMMedî Kemâlat Gündüzü olur.
Karanlık kalb nura gark olur. Ezelî, Ebedî ve İlâhî Nura kavuşur...
Tüm letâifler çalışır; gözler görür, kulaklar duyar kalbler anlar ve akıllar rüşde erip aşk civânı olur!
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in buyurduğu; Tevhidi, Tebliği, Tenziri, Tebşiri Ve Bunlara Şâhid OL-uşu TECELLÎ eder... inşae ALLAHu Teâlâ!..


Es Salât u ves- Selâm Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ÜMMetine olsun!


Resim

1. SALÂVÂT-I ŞERÎFE :
İbni Hacer el Heytemî’nin, Salâvât-ı Şerîfe Câmi’asında, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den vârid bütün salâvâtları kendisinde toplayan, hadis-i Şerîf mesnedli ve en fâzilletli salâvât olduğunu belirttiği salâvât:

Resim

TÜRKÇESİ:Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedîn Resim abdike ve nebîyyîke ve Resûlike ve'n nebîyyil-ümmiyyi Resimve alâ alî seyyidinâ Muhammedin ve ezvâcihi ümmühâtil-minîne ve zürriyetihi ve Ehl-i Beytihi ve sahbihi Resim Kemâ salleyte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîme fil-âlemîn Resim İnneke Hamîdun Mecîd.

MÂNÂSI: ALLAHım! Kulun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyil-Ümmîn olan Efendimiz ve sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ve Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ailesine ve müminlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahabelerine salât ve selâm eyle! Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’a ve Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’ın ailesine âlemler içinde salât ve selâm ettiğin gibi salât ve selâm eyle! Çünkü Sen Hamîdsin-Mecîdsin!”

(bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saâdetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl...)


Resim

Resim

TÜRKÇESİ: Allahumme bârik alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve Rasûlike ve'n nebîyyil-ummiyyi Resim ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve ezvâcihi ummihâtil-mu’minîne ve zurriyetihi ve Ehl-i Beytihi ve sahbihi Resim Kemâ bârekte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîme fil-âlemîn Resim İnneke Hamîdun Mecîd.

MÂNÂSI: ALLAHım! Kulun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyîl-Ümmîn olan Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ve Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)’in ailesine ve müminlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahabelerine; Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’a ve Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’ın ailesine âlemler içinde bereket ihsân eylediğin gibi bereket ihsân eyle! Şüphesiz ki Sen Hamîdsin-Mecîdsin

(bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saâdetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl...)


Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2015, 03:42 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8712
Konum: BURSA
İLİM EL-de
İRADE DİL-de
İDRAK BEL-de
İŞTİRAK, EDEB GÖNüL-de..



Resim

ZEVK 4170

MuHaMMeDî ŞuuR BİL-ip, DeVR-ÂNında HAYRında HAKK
MuHaMMeDî NuRu BUL-up, SeYR-ÂNında KULu OL-mak
MuHaMMeDî SüRuRda OL-up CeVL-ÂNında HaYR-ÂN KAL-mak
MuHaMMeDî O-NUR DUY-up, LeYLetü’l- KaDRi YAŞA-mak!..


05.09.10 21:18
ü s k ü d a r




Euzubillâhissemiul âlimi mineşşeytanirracim min hemazitihi ve nefhahihi ve nefsihi..
Aklımın içerden dürtüştürdüğü ve nefhahihi dışarıdan üfürdüğü ve nefsihi bizzat kendisinden benim böyle oluşumdan Allah’a sığınırım

Bismillâhirrahmânirrahîm
''Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike (Muhammedîyyeti) ve
Nebîyyike (Mahmudîyyeti) , ve
Rasülûke (Ahmedîyyeti) ve
Nebîyyi’l-Ümmiyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi, ehl-i beytihi vessahbihi ve ümmetihi...''



Yâ LÂTİF celle celâluhu Tecellîsini Celâlinden Yapan SULTÂNımız! BİZ-e Cemâlin ile LUTF eyle!
Yâ KERÎM celle celâluhu Tecellîsini Celâlinden Yapan SULTÂNımız! BİZ-e Cemâlin ile İKRAM-KEREM eyle!
Yâ RAHÎM celle celâluhu Tecellîsini Celâlinden Yapan SULTÂNımız! BİZ-e Cemâlin ile RAHMET eyle!
Yâ VEDÛD celle celâluhu Tecellîsini Celâlinden Yapan SULTÂNımız! BİZ-e Cemâlin ile AŞK ihsân eyle!
Yâ FETTÂH celle celâluhu Tecellîsini Celâlinden Yapan SULTÂNımız! BİZ-e Cemâlin ile VUSLAT KAPILARI fetheyle!..




Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2015, 09:50 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim

Resim---Hz. Aişe radiyallahu anha vâlidemiz demiştir ki; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e: “Yâ Rasûlullah! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, Beni Affet!.” diye dua et! buyurdu.
(Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 20 Haz 2017, 23:12 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10881
Resim


Resim

YÂ RABBENÂ!.

->KELÂMULLAH ->HÜRMetine
KADÎR GECEm GÜNDÜZ EYLe!.
-->RASÛLULLAH ->HÜRMetine
İNİŞ <-> ÇIKIŞım ->DÜZ EYLe!.

ZÂHİR-BÂTIN >EL BASÎRsin
>EL VÂCiDu’L- VÂHiD ALLAH
EL MUSAVVİR >MUKTEDİRsin
KÜLLî ŞEY’e Eş ŞEHÎD ALLAH!.

ZEVK 8208

->ŞÜKReden KıL da >BAĞışLa ->Eş ŞAKÎRu’L- GAFÎR ALLAH
->KEREM İHSÂNın ->LUTFeyLe ->EL LATÎFu’L- HABÎR ALLAH
CÂN CİHÂN ->EL CEMÎL CEM’i
->BENi ->FİİL -->DÜŞÜNCEMi
->YARATANsın ->HAYRa ÇEViR ->KÜLLî ŞEY’in KADÎR ALLAH!.


20.06.17 03:48
brsbrsmm.. tktktrstkkmdhicrÂNgclri..


TEKe TEK TEKKEM’de >SENi
NÛR-u MUHAMMED GÜLŞENi
EL MUHEYMİN’e MAZHAR KIL
-->KUL İHVÂNİ -->KITMÎR’ini!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..



Resim Kur’ÂN-ı Kerîmde LEYLetül- KADR..:


إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
"İnnâ enzelnâhu fî leyleti’l- kadr (kadri).: Muhakkak ki Biz, O’nu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesi’nde Biz indirdik.” (Kadr 97/1)

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
"Ve mâ edrâke mâ leyletu’l- kadr (kadri).: Ve Kadir Gece’sinin ne olduğunu sana bildiren nedir?” (Kadr 97/2)

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
"Leyletu’l- kadri hayrun min elfi şehrin.: Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadr 97/3)

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
"Tenezzelul melâiketu ve’r- rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.: Melekler ve ruh, onda (o gecede) Rab’lerinin izniyle herbir emir için inerler.” (Kadr 97/4)

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
"Selâmun, hiye hattâ matlaı’l- fecr (fecri).: O (gece), fecrin doğuşuna kadar selâmdır (selâmettir).” (Kadr 97/5)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Her kim, abdestinin arkasından “İnnâ enzelnâ” sûresini bir kere okursa, sıddıklardan olur, iki kere okuyan şehidler divanına yazılır, üç kere okuyan ise, ALLAHu TeÂLÂ, Peygamberlerin cem’ olduğu makama ulaştırır.” buyurdu.
(Deylemî, Firdevsül- Ahbâr, 5549; Gümüşhanevî, Râmuzu’l- Ehâdis, 5463)


Resim

Resim Hadis-i şerifte LEYLetül- KADR..:



Resim---İbn Abbâs (radyallahu anhu)'dan rivâyet edildiğine göre: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Kadir gecesini ramazandan son on (gece) içerisinde (yani) geriye kalan dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecelerde arayınız" buyurmuştur.

(Buhârî, i'tİkâf I, 9; Leyletu'l- kadr 2, 3; Nesâî, sehv 97; Tirmizî, savm 71; İbn Mâce, sıyâm 56; Dârimî, savm 56; Muvatta', i'tıkâf 9, 10; Ahmed b. Hanbel, I, 14, 43; II, 8; V, 36, 39, 40, 313, 318, 321, 324; VI, 50, 56, 204. Sünen-i Ebu Davûd Terceme ve Şerhi, Şâmil Yayınları: 5/262-263.)

Resim---İbn Ömer (radyallahu anhu)'den; demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesini (ramazanda) son yedi (gece) içerisinde arayınız" buyurdu.
(Buhârî, leyletu'l- kadr 2; Müslim, siyam 205-209; Dârimî, savm 56; Muvatta, i'tikâf 11, 14; Ahmed b. Hanbel, II, 37, 62, 74, 113; V, 131.)

Resim---Muâviye b. Ebî Süfyân'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesi yirmi yedinci gecedir" buyurmuştur.
(Beyhakî, es-Sünenü'l- kübrâ, IV, 312.)

Resim---Yine Beyhakî'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiği bir hadiste :"Bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e gelerek: “Yâ Resûlullah, ben hasta ve yaşlı bir adamım (her gece namaz kılamıyorum), bana bir gece söyle de hiç olmazsa o geceyi ihyâ edeyim belki Allah o gecede Kadir gecesini ihyâ etmemi mümkün kılar, dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Yedinci geceye sarıl!" buyurdu denilmektedir.
(Beyhakî, es-Sünenü’l- kübrâ, IV, 313; Ahmed el-Bennâ, el-Fethü'r- Rabbanî, X, 288.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz: "Allahu Teâlâ, Kadir gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.” buyurdu.
(Deylemî)

Resim---Hz. Aişe radiyallahu anha Vâlidemiz demiştir ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e: “Yâ Rasûlullah! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:“Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l- afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, Beni Affet!.” diye dua et!” buyurdu.
(Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314)

Resim--- Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesi açık ve mülâyim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zâif ve kızıl olarak doğar.” [Taberanî]“Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alâmeti güneşin şuasız doğmasıdır.” buyurmuştur.”
(Taberanî)

Kadir Gecesinde bir ÂN vardır ki Eşref saattir.
Bu saatte yapılan dualar Rıza Kapısından geçer gider.
Ancak hiç günah işlenmemiş ağızlarla kabul olacak dualar için gerçekten Muhammedi Oluş Şuûru Şerefini yaşamakta olan Can Kardeşlerimizle birlikte:

Bu günden itibaren her gecemiz ayık ve uyanık geçsin,

Muhammedi Tevbe BİRLiğimizi
Muhammedi Dua BİRLiğimizi
Muhammedi Rıza BİRLiğimizi
Muhammedi Şehâdet BİRLiğimizi asla unutmayalım İnşâALLAHu Teâlâ..…

Bir yıldıza bakan bakışların buluştuğu gibi Gönüllerimiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ain yüce Gönlünde buluşsun “İLE”Likte ve “BİLE”Likte “BİZ BİR-İZ” olarak İnşâALLAHu Teâlâ..…

Yâ RABBenâ cellecelâlihu!

Kadr ü Kıymet Gecemizi…
83 Yıldan, 1000 Aydan, 30000 Günden Hayırlımızı ve Bereketlimizi,
Cumamıza gizlenen Duâya-icâbet Eşref Saati gibi Ramazana Saklanan Kadir Gecemizin kadir ve kıymetini bilmemizi ve yapacaklarımızı RABBımız TeâLâmız kalblerimize ilham etsin!.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in MuhaMMedî Müjdesine SILA SALLı Nâsib-i Müyesser eylesin İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


Âmine
Yâ Muin!
Yâ Lâtif!
Yâ kerîm!
Yâ Rahîm!
Yâ Rahmân
Yâ Hannân!
Yâ Mennân!
Yâ Deyyân!
Yâ Furkân!
Yâ Sultân!
Yâ Allah(celle celâluhu)...
Evvelen Âhiren, Zâhiren, Bâtınen âmennâ, sadaknâ ve şâhidnâ:
Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne MuhaMMeden abdûhû ve resûlühû...

Meşhur MuhaMMed Şemseddin ibni Ebi'l- Hasani'l- Bekri Hazretlerinin salâvâtıyla es SALÂT ü ve's- SeLÂMu Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem!.


Resim

Esselâtü vesselâmü aleyke yâ Hatemennebîyyîn


Resim

TÜRKÇESİ: Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedinil fâtihi limâ uğlika ve’l- hâtimi limâ sebeka Resim Ve’n- nâsiri’l- hakki bi’l- hak ve’l- hâdi ilâ sırâtike’l- müstekîmResim Sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve ashâbihi hakka kadrihi ve mikdârihi’l- azîm

MÂNÂSI : Ey Rabbim, kilitlerin anahtarı, öncekilerin hâtimi, hakkı hakla zafere çıkaran, hakka hakla yardım eden, Senin dosdoğru yoluna hidâyet eden, Seyyidimiz, Efendimiz MuhaMMed (salallahu aleyhi ve sellem)'e Sen salât ediver, selâm ediver, mübârek kıl onu!. Ona, âilesine ve ashabına, yüce olan o kadri ve kıymetine göre salât ediver!.



ResimMMM MuHABBetlerimle..

°. °. °. °.Kul İhvÂNi .° .° .° .°




Ez Zâhiru:
Resim

El Bâtinu:
Resim

El Basîru:
Resim

El Vâcidü:
Resim

El Vâhidu:
Resim

El Musavviru:
Resim

El Muktediru:
Resim

Eş Şehîdü:
Resim

Eş Şâkiru:
Resim

Eş Şekûru:
Resim

El Gâfiru:
Resim

El Kerîmü:
Resim

El Latîfü:
Resim

El Habîru:
Resim

El Cemîlü:
Resim

El Kâdiru:
Resim

El Kadîru:
Resim

El Müheyminü:
Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 09 Haz 2018, 22:55 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10881
Resim

MecNÛNum LEYyLÂya ÂŞIK
GÜL GELsin LEYyLe-yi KADiR
SIRRRı SIRf->SEVDÂya ÂŞIK
TÜL GELsin LEYyLe-yi KADiR!.


=>SIRR-ı SIFIR-ım ISsızım
GÖĞün YÜZünde=>YILDızım
=>KADRini LUTF Et ALLAHım
TEKe TEK TEKtenim YALNızım!.


ZEVK 8893

NEFSim HEVESin İSLÂH Et!. KüLLî ŞEYy’in KADîR ALLAH!
NEFSim HEVÂSın İFLÂH Et!. =>Yâ SEMiu’L- BASîR ALLAH
=>KELÂMuLLAHını => OKUt
=>OKUsun =>BİZi ALLAHım!
=>RESÛLuLLAH ELi =>UMut
BİZ BİR BİR-İZimİZi ALLAHım!
İKRÂM İHSÂNını =>LUTf Et!. Yâ LaTîFu’L- HABîR ALLAH!..



08.06.18 20:21
brsbrsm..tktktrstkkmdyârkadriii...



Resim

KuL İhvÂNi YANıYORum
Her GECE KADiR GECEsi
“EL LATÎF”in ANıYORum
“BİZ BİR-İZ”in BİLMecesi!.


Resim

KuL İhvÂNi=>MîM-i MEStim
ARZdan ARŞa AŞKPEREStim
HeR NEFES=>NÂZına NİYÂZ
GÖZYAŞımLa AŞK ÂBDEStim!.


YâHAYyu’L- KAYyuMu’L- HUuu ALLAH celle celâlihu!.



ALLAH:
Resim

El Hayyu:
Resim

El Kayyûmu:
Resim

Es Semîu:
Resim

El Basîru:
Resim

El Latîfu:
Resim

El Habîru:
Resim

El Kâdiru:
Resim

El Kadîru:
Resim



Resim


Resim

KELÂMuLLAHta/KuR'ÂN-ı KeRîMde LeYLe-yi KaDîR.:

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
Resim---"İnnâ enzelnâhu fî leyleti’l- kadr (kadri).:Muhakkak ki Biz, O’nu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesi’nde Biz indirdik.” (Kadr/Kadir 97/1)

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
Resim---"Ve mâ edrâke mâ leyletu’l- kadr(kadri).: Ve Kadir Gece’sinin ne olduğunu sana bildiren nedir?” (Kadr/Kadir 97/2)

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Resim---"Leyletu’l- kadri hayrun min elfi şehrin.: Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadr/Kadir 97/3)

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Resim---"Tenezzelu’-l melâiketu ve’r- rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.: Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.” (Kadr/Kadir 97/4)

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Resim---"Selâmun, hiye hattâ matlaı’-l fecr (fecri).: O (gece), fecrin doğuşuna kadar selâmdır (selâmettir).” (Kadr/Kadir 97/5)


Resim
HADİS-i ŞERîFLerde/RESÛLULLAHta LeYLe-yi KaDîR.:

Resim---İbn Abbâs (radyallahu anhu)'dan rivâyet edildiğine göre: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Kadir Gecesini ramazandan son on (gece) içerisinde (yani) geriye kalan dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecelerde arayınız" buyurmuştur.

(Buhârî, i'tİkâf I, 9; Leyletu'l-kadr 2, 3; Nesâî, sehv 97; Tirmizî, savm 71; İbn Mâce, sıyâm 56; Dârimî, savm 56; Muvatta', i'tıkâf 9, 10; Ahmed b. Hanbel, I, 14, 43; II, 8; V, 36, 39, 40, 313, 318, 321, 324; VI, 50, 56, 204. Sünen-i Ebu Davud Tercemem ve Şerhi, Şamil Yayınları: 5/262-263.)

Resim---İbn Ömer (radyallahu anhu)'den; demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesini (ramazanda) son yedi (gece) içerisinde arayınız" buyurdu.
(Buhârî, leyletu'l-kadr 2; Müslim, siyam 205-209; Dârimî, savm 56; Muvatta, i'tikâf 11, 14; Ahmed b. Hanbel, II, 37, 62, 74, 113; V, 131.)

Resim---Muâviye b. Ebî Süfyân'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir gecesi yirmi yedinci gecedir." buyurmuştur.
(Beyhakî, es-Sünenü'l- kübrâ, IV, 312.)

Resim---Yine Beyhakî'nin İbn Abbas'tan rivayet ettiği bir hadiste : "Bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e gelerek: ”Yâ Resûlullah! Ben hasta ve yaşlı bir adamım (her gece namaz kılamıyorum), bana bir gece söyle de hiç olmazsa o geceyi ihyâ edeyim belki Allah o gecede Kadir Gecesini ihya etmemi mümkün kılar, dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Yedinci geceye sarıl!." buyurdu.
(Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, IV, 313; Ahmed el-Bennâ, el-Fethü'r-Rabbanî, X, 288.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz: "Allah-u TeâLâ, Kadir Gecesini ümmetime hediye etti, ondan önce kimseye vermedi.”” buyuruldu.
(Deylemî)

Resim---Hz. Aişe radiyallahu anha vâlidemiz demiştir ki; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e: “Yâ Rasûlullah! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:“Allahümme inneke afüvvün tühibbü'l- afve fa'fu annî: Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, Beni Affet!.” diye duâ et!” buyurdu.
(Tecrîd-i Sarih Tercümesi VI, 314)

Resim--- Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kadir Gecesi açık ve mülâyim olur. Soğuk ve sıcak değildir, sabahında da güneş zâif ve kızıl olarak doğar.” [Taberanî]“Kadir gecesi açık olur, sıcak ve soğuk değildir. Bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. O gecenin sabahının alâmeti güneşin şuasız doğmasıdır.” buyurmuştur.”
(Taberanî)



Resim

Azîz Kardeşlerimiz;
Leyle-yi Kadîr Gecemiz; Ramazan'ın 27. gecesi, 10 Haziran 2018 Pazar'ı 11 Haziran 2018 Pazartesi'ye bağlayan geceye denk gelmektedir..


Bu Muhteşem Mubârek Muazzam KADR ve KIYMET Gecemizde KıtMÎR-in de Kerem GÜLü var =>YÂRin KAPısı GÜL!. =>KİLİdi GÜL!. =>ANAhtarı GÜL!.

HAKk TEÂLÂ CeLLe CeLÂLihu; Hakta ve Hayrda, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Yüce GÖNLünde BİZi, BİZ BİR-İZ CEM’ Etsin!. İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


Ya RABBenâ!
Mübârek Gecemizin KADR ve KIYMETini BİLdir-BULdur-OLdur ve YAŞAt SEVGİLİn Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemin hörmetine İnşâeALLAHu TeÂLÂ!...


İLİM EL-de
İRADE DİL-de
İDRAK BEL-de
İŞTİRAK, EDEB GÖNüL-de..


Resim

Kadir Gecesinde bir ÂN vardır ki Eşref Saattir.
Bu saatte yapılan duâlar Rıza Kapısından geçer gider.
ANcak BİRiBİRimize hiç günah işlenmemiş ağızlarla edilen kabul olacak Gaybî DUÂLar edelim ki;

MuhaMMedî ŞuûRu BİLiş
MuhaMMedî NûRu BULuş
MuhaMMedî SüRûRda OLuş
MuhaMMedî O-NûRda YAŞA!.yış
Şefâat ŞİFÂSına Şehâdet ŞeRefine BİZ BİR-İZde BİR DAMLacık OLaBİLeLim İnşâe ALLAhu TeÂLÂ!.

Ve bu günümüzden itibâren her gecemiz ayık ve uyanık geçsin,

MuhaMMedî Tevbe BİRLiğimizi
MuhaMMedî Dua BİRLiğimizi
MuhaMMedî Rıza BİRLiğimizi
MuhaMMedî Şehâdet BİRLiğimizi asla unutmayalım İnşâALLAHu Teâlâ..…

Bir YıLDıZa BAKan BAKışLarın BULuştuğu gibi GönüLLerimiz ReSûLuLLaH sallallahu aleyhi ve sellem’in Yüce GönLünde BULuşsun İLE-Likte ve BİLE-Likte “BİZ” OLarak İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.…

Yâ RABBenâ celle celâlihu!.
Kadr-ü-Kıymet Gecemizi;
83 Yıldan, 1000 Aydan, 30000 Günden Hayırlımızı ve Bereketlimizi,
Cumâmıza gizlenen Duâya-icâbet Eşref Saati gibi, Ramazana Saklanan Kadir Gecemizin Kadir ve Kıymetini bilmemizi ve yapacaklarımızı RABBımız TeÂLÂmız KaLBLerimize İLham Etsin.!.
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Muhammedî Müjdesine SILA SALLI Nâsib-i Müyesser eylesin İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


Âmîne
Yâ Muin!
Yâ Lâtif!
Yâ kerîm!
Yâ Rahîm!
Yâ Rahmân
Yâ Hannân!
Yâ Mennân!
Yâ Deyyân!
Yâ Furkân!
Yâ Sultân!
Yâ Allah celle celâlihu...
EvveLen Âhiren, Zâhiren, Bâtınen âmennâ, sadaknâ ve şâhidnâ:
Eşhedü enLâ iLâhe iLLaLLah ve eşhedü enne MuhaMMeden abdûhû ve resûLühû....



Resim


ResimKuL İhvÂNi


1. SALÂVÂT-I ŞERÎFE : İbni Hacer el Heytemî’nin, Salâvât-ı Şerîfe Câmi’asında,
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den vârid bütün salâvâtları kendisinde toplayan,
hadis-i Şerîf mesnedli ve en fâzilletli salâvât olduğunu belirttiği salâvât:


Resim

TÜRKÇESİ:Allahümme salli alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedîn Resim abdike ve nebîyyîke ve Resûlike ve'n nebîyyil-ümmiyyi Resim ve alâ alî seyyidinâ Muhammedin ve ezvâcihi ümmühâtil-minîne ve zürriyetihi ve Ehl-i Beytihi ve sahbihi Resim Kemâ salleyte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîme fil-âlemîn Resim İnneke Hamîdun Mecîd.

MÂNÂSI: ALLAHım! Kulun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyil-Ümmîn olan Efendimiz ve sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ve Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ailesine ve müminlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahabelerine salât ve selâm eyle! Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’a ve Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’ın ailesine âlemler içinde salât ve selâm ettiğin gibi salât ve selâm eyle! Çünkü Sen Hamîdsin-Mecîdsin!”

(bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saâdetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl...)


Resim

Resim

TÜRKÇESİ: Allahumme bârik alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve Rasûlike ve'n nebîyyil-ummiyyi Resim ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve ezvâcihi ummihâtil-mu’minîne ve zurriyetihi ve Ehl-i Beytihi ve sahbihi Resim Kemâ bârekte alâ seyyidinâ İbrâhîme ve alâ âli seyyidinâ İbrâhîme fil-âlemîn Resim İnneke Hamîdun Mecîd.

MÂNÂSI: ALLAHım! Kulun, Nebîn, Resûlün ve Nebîyyîl-Ümmîn olan Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e ve Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)’in ailesine ve müminlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahabelerine; Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’a ve Efendimiz İbrâhim (aleyhisselâm)’ın ailesine âlemler içinde bereket ihsân eylediğin gibi bereket ihsân eyle! Şüphesiz ki Sen Hamîdsin-Mecîdsin

(bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saâdetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl...)


Resim

Resim
MuhaMMedî MuhaBBetLerimLe..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye