Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Ara 2019, 14:25

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 130 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 10 Eki 2019, 15:41 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11438
Bu konuyu facebook'ta paylan!
YÂ RASÛLULLAH!.
sallallahualeyhi vesellem..



Resim


MuHABBEte=>MiNNEt SENsin,
CÂNLar CEM’i>CeNNEt SENsin,
EL MUHEYMÎN===>HABÎBisin,
“USVETun HASENEt”=>SENsin!.


ZEVK 9432

KULLuğun MîM MÜKERREMi=>TESLİMİYyet SÜRR SEFÂsı
SIRATuLLAH=>İSTİKÂMEt=>VASL-ı VUSLÂt SIRR VEFÂsı
HAKk’ın YAŞAyAN KUR'ÂNı
>HULKi’L-AZÎM BUYURANı
EBED<=>EZELde=>ELENmiş-SEÇİLMİŞLer=>MUSTAFAsı!.


10.10.19 01:10
brsbrsmmm.. tktktrstkkmdhyrÂNnn..


EL HAYy’ın =>TECELLî YERi,
SENi BİLENLer =>DİRİ-ndir!.
ELESt-in=>şU ÂN MAHŞERi,
KUL İHVÂNİn>KITMİR-indir!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


Resim

MiNNEt.: İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. Birisine iyilik etmek..
HABÎB.: (Hubb. dan) Sevilen. Sevgili. Seven. Dost..
MÜKERREM.: Hürmet ve tâzim edilen. İkram olunmuş. Muhterem. Kerim olan...
VUSLÂt.: Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren..
MUSTAFA.: (Safvet. den) Güzide. Istıfâ edilmiş. Has ve seçilmiş. Elenmiş ve en üstte kalmış. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in mübârek bir ismi..
TECELLî.: Görünme. Bilinme. Kader. ALLAH celle celâlihu'nun lütfuna uğrama. İlâhi Kudretin meydana çıkması, görünmesi. HAKkTeÂLÂ Nurunun te'siriyle kulun kalbinde hakikatın bilinmesi..
MuHeyMîN.: Mü'min. Hazır. Sâdık. Hâfız. Hıfz edici. Koruyucu. koruyup gözeten ALLAH celle celâlihu..

El MüHeYMiNu celle celâlihu.:
Resim


Resim

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً
Resim---“Ve lekad kerremnâ benî âdeme ve hamelnâhum fî’l- berri ve’l- bahri ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâ kesîrin mimmen halaknâ tafdîlâ.: Andolsun, biz Âdemoğlunu yücelttik-mükerrem kıldık; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.” (İsrâ 17/70)

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Resim---“Lekad kâne lekum fî resûlillahi usvetun hasenetun limen kâne yercûllahe vel yevmel âhıre ve zekerallahe kesîrâ (kesîren).: Şanım hakkı için, Andolsun, Gerçekten ALLAH'ın Resûlünde sizin için, ALLAH'ı ve ahiret gününü arzulayanlar ve ALLAH'ı çok zikredenler için (tâbi olup-tâkib edecekleri) pek güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb 33/21)

VAHyuLLAH’ın VüCÛD BULduğu =>MevCÛD,
HAYy Kur'ÂN-ı Kerîm =>RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..
ALLAHu zü’L- CELÂL’in KULLarı için =>TESLİMİYyet EDEBi ve İSTİKÂMEt İLMİ Sahibi =>RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 27 Eki 2019, 15:16 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11438
Resim

YÂ RASÛLULLAH!.
sallallahualeyhi vesellem..


RAHMetenLi’L- ÂLEMîNsin,
ASL-ı fASL-ı RÛ-yi ZEMîNsin,
ŞEHÂDEt ŞEREFi==>SENsin,
SEN MuhaMMedü’L- EMîNsin!.


ZEVK 9451


ALLAH’ı ve RESÛLÜ’nü =>DUYmak ve=>UYmak=>EMRuLLAH!
İMKÂN-La=>İMTİHÂN=>KULLuk=>Şİmdi Şu ÂN ŞE’ÂNuLLAH!
MÜ’MiN KALBi==>DİRİ KUR'ÂN,
HAKk’a KUL=>HERBİRİ KUR'ÂN,
EL=>EL’e=>ELLer=>ALLAH’a.. SENi SEVmek=>SÜNNETuLLAH!.


27.10.19 13:57
brsbrsmmm.. tktktrstkkmdbirÂNnn..


URVETü’L- VÜSKâ=>HABîB-sin,
=>ŞEFÂat==>ŞİFÂ=>TABîB-sin,
NÛRuLLAH=>NÛR-u MUHAMMED,
SIRR-ı SUBHÂN-sın==>SAHîB-sin!.


KUL İHVÂNim=>KELÂMuLLAH,
İMÂM-ı HAKk==>RASÛLuLLAH,
==>EHL-i BEYt ELİ==>ALİŞAH,
=>ALLAH’ın KULu=>ABDuLLAH!.



Resim

EL=>EL’e=>ELLer=>ALLAH’a..:
TEKe TEKe-te YEDULLAH HAYy!.:

إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَى نَفْسِهِ وَمَنْ أَوْفَى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
Resim---İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâhe, yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ: “Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir. (Fetih 48/10)

YeDuLLaH =>ReSLûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem ELi =>EhL-i BEYt aleyhumusselâm ELi =>VeLîyyuLLAH ELin sıkıca ve sadakat iLe tut ki =>sen de ERENLer gönLüne sâhib OLmaya NâiL OLursun.
İşte o zamÂN sana da REHBER OLur Hidâyet GÜNEŞi ReSLûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellemin IŞIğı HAKk ERENLer kaddesallahu sırrahum..


Resim

SENi SEVmek=>SÜNNETuLLAH!.:

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Resim---“Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yagfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm (rahîmun).: De ki: “Eğer siz ALLAH'ı seviyorsanız, o takdirde bana tâbi olunuz ki ALLAH da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve ALLAH "Gafur"dur, "Rahîm"dir.” (Âl-i İmrân 3/31)


MAKAM-ı MAHMUD.:

وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا
Resim---“Ve mine’l- leyli fe tehecced bihî nâfileten lek (leke), asâ en yeb’aseke rabbuke makâmen mahmûdâ (mahmûden).: Gecenin bir kısmında uyan ve sana özel nâfile (ilâve) olarak O'nunla (Kur'ân'la) teheccüd namazı kıl! RABBinin seni MAKAM-ı MAHMUD'a beas etmesi (ulaştırması) yakındır.” (İsrâ 17/79)


Resim

RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem DİLindEN MuHABBEt-i MuhaMMed aleyhisselâm.:

RAÛFun RAHÎM ve RaHMeTenLi’L-ÂLEMîn OLan ReSûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem’in NÜBÜVVEti EVRENseLdir.:

Resim---“Ve erselnâke illâ rahmeten li’l- âlemîn (âlemîne) : (Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ 21/107)

لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Resim---"Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz (azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bi’l- mu’minîne RAÛFun RAHÎM (rahîmun).: Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Resim---"Ve mâ erselnâke illâ kâffeten li’n- nâsi beşîran ve nezîran ve lâkinne ekseran nâsi lâ ya’lemûn (ya’lemûne).: Ve Biz, seni (kâinattaki) insanların hepsi için müjdeleyici ve nezir (uyarıcı) olmandan başka bir şey için göndermedik. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Sebe’ 34/28)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Ben altı şeyle diğer peygamberlerden üstün kılındım: Az sözle çok şey ifâde etme kabiliyeti bana verildi. Düşmanın kalbine korku salınarak zafere ulaşmam sağlandı. Savaştan alınan ganimetler bana helâl kılındı. Bütün yeryüzü benim için temiz bir mekân ve bir mescid kılındı. Ben bütün insanlara peygamber gönderildim. Peygamberler zinciri benimle son buldu!.” buyurdu.
(Ebu Hüreyre radiyallahu anhu’dan; Müslim, Mesâcid, 5)


ReSûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem Makam-ı Mahmûd Sâhibi ve Sirac–ı Münirdir.:

وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا
Resim---"Ve mine’l- leyli fe tehecced bihî nâfileten lek (leke), asâ en yeb’aseke rabbuke makâmen mahmûdâ (mahmûden).: Gecenin bir kısmında uyan ve sana özel nafile (ilâve) olarak O’nunla (Kur’ÂN’la) teheccüd namazı kıl! RABBinin seni Makam-ı Mahmut’a beas etmesi (ulaştırması) yakındır.” (İsrâ 17/79)

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Resim---"Yâ eyyuhân nebiyyu innâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiran ve nezîrâ (nezîran).: Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki BİZ, seni şâhid, müjdeleyici ve nezir (uyarıcı) olarak gönderdik.” (Ahzâb 33/45)

وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُّنِيرًا
Resim---"Ve dâîyen ilâllâhi bi iznihî ve sirâcen munîrâ (munîran).: Ve O’nun (ALLAH’ın) izni ile ALLAH’a dâvet eden ve nurlandırıcı sirâc (kandil) olarak (gönderdik).” (Ahzâb 33/46)


ReSûLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem, AHMED aleyhisselâm olarak =>ALLAHu zü’L- CELÂL’i en çok tesbih ile hamd edişin simgesi Livâü’l- Hamd =>Hamd Sancağının Sahibidir.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ben kıyamet günü Âdem Neslinin Efendisiyim. Livaü’l-Hamd Sancağı benim elimdedir. Fakat asla gururlanma olmaz. O Âdem ve ondan sonra gelen bütün peygamberler benim sancağım altındadır. Ve kabri ilk açılacak olan da benim. Fakat asla gururlanma yoktur!.” buyurmuştur.
(İ. Ahmed, Müsned, III/2)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 29 Eki 2019, 21:41 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11438
Resim

URVETü’L- VÜSKâ=>HABîB-sin!.:

MuhaMMedî MuHABBettir =>YERin GÖĞün Direği..:


Resim---Kays bin Ubâd radiyallahu anhu şöyle anlatır.: “Medine Mescid’inde oturuyordum. (Aralarında bulunduğum insanlar içinde Peygamber (aleyhisselâm) Efendimiz’in ashabından bâzıları da vardı.) O esnâda yüzünde huşû eseri görülen bir zât içeri girdi.
Cemaat: “Bu, Cennet ehlinden bir zâttır!.” dediler.
Bu zât, câiz olacak kadar kıraatte bulunarak hafifçe iki rekât namaz kıldı, sonra da çıkıp gitti.
Ben de onu tâkip ettim. Kendisine: “Sen Mescid’e girdiğin vakit insanlar: “Bu, Cennet ehlinden bir zâttır!” dediler.” dedim.
Bunun üzerine: “(Sübhânallâh!) Vallâhi hiç kimseye bilmediği bir şeyi söylemesi yakışmaz. Bunu niçin söylediklerini sana anlatayım: “Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz zamanında bir rüyâ gördüm ve onu Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem’e anlattım. Kendimi bir bahçede gördüm. (Abdullah radiyallahu anhu burada bahçenin genişliğini, yeşilliğini ve güzelliğini anlattı.) Bahçenin ortasında demirden bir direk vardı. Alt kısmı yerde, üst kısmı gökte idi. Tepesinde bir kulp vardı. Bana: “Direğe çık!.” denildi. Ben: “Yapamam!.” dedim. Hemen bir hizmetçi gelip elbisemin arkasından tutarak kaldırdı, ben de tırmandım, tâ direğin en üstüne çıktım ve kulpa yapıştım. Bana: “Sıkıca tut!.” denildi. Kulp elimdeyken uyandım.
Bu rüyâyı Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’e anlattım. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “O bahçe İslâm’dır. Bu direk de İslâm’ın direğidir. Kulp da Urve-i Vüskâ’dır (yâni sapasağlam îmân ve İslâm kulpudur). Sen ölünceye kadar İslâm üzere olacaksın!” buyurdu.” buyurdu. Bu adam da Abdullah bin Selâm’dır.”

(Buhârî, Menâkıbu’l- Ensâr, 19; Müslim, Fedâilü’s- Sahâbe, 148)

Resim---Diğer rivâyete göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:“Abdullah, Urve-i Vüskâ’ya sıkıca yapışmış vaziyetteyken ölecek!” buyurmuştur.
(Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 149)

Onun için MuhaMMedî MeLÂMet yolunda “YOL” çok önemlidir. Tektir. Urvet-i vuskadır.

وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُ إِلَى اللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى وَإِلَى اللَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ
Resim---"Ve men yuslim vechehu ilâllâhi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, ve ilâllâhi âkibetul umûr.: Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.” (Lokmân 31/22)


Resim

NÛRuLLAH=>NÛR-u MUHAMMED
SIRR-ı SUBHÂN-sın==>SAHîB-sin!.:


SeBBeHa ZİKRinde SiStem!.
->SıRR-ı SuBHÂNî SALtANat.:


hER NEFs ->hER NEFeste ->ÖLüp ->DOĞuYOR.:

يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ
Resim---“Yes’ eluhu men fi’s- semâvâti ve’l- ard (ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.: Göklerde ve yerde olanlar, O’ndan isterler (dilerler). O hergün (her an) bir şe’n (ayrı bir tecellî, yeni bir oluş-yeniden YARATış) üzerindedir.” (RahmÂN 55/29)

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---“Yusebbihu lillâhi mâ fî's-semâvâti ve mâ fî'l-ardı'l-meliki'l-kuddûsi'l-azîzi'l-hakîm(hakîmi).: Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sâhibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan ALLAH'ı tesbih eder.” (Cuma 62/1)


ZeRRe – KüRRe “SeBBaha!” da.:

SeBBeHa: tesbih eder. Yüzer. Döner durur. AKL-ı SiLm BİLir ki, ATOM yaratıldığı günden beri durmadan dönmektedir ve kıyâmete kadar da dönecektir. Enerjiyi nerden almakta ve alacak sorusunun cevâbının “KÛN feye KÛN ->hER ÂN ŞE’ÂNULLAHta ->yENiden Yaratış” olduğunu materyalist fizik çok geç anlayacaktır sanırım!.

Yusebbihu: tesbih eder..
Sebbaha: yüzmek..
Yerdeki göklerdeki ZeRReler yâni ATOMlar;
NeşR-lerinden HaŞR-lerine kadar döndüler, dönmekteler ve dönecekler.
Bu SeBBaHa Yüzüş RAKSı hep sürecek her ÂN yeniden Yaratılacak ŞE'ÂNULLAH-ta..
Ve ne zamAN AKILLarımız "DEVR-ÂN"ı Anlarsa ve DEVRe İştirak ederse BİZ de, Yusebbuhu Zikr-i Dâmindeyiz inşae ALLAHu TeÂLÂ..


Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hadis-i Kudsîsinde: ALLAH celle celâluhu:“Levlâke levlâke Lema halaktü’l-eflâk=Sen olmasaydın, sen olmasaydın Ben âlemi yaratmazdım!” buyurmuştur. (İmam Suyutî’nin El-Leâli’l-Masnûa; Aliyyü’l-Kârî’nin El-Esrâru’l-Merfûa ve Şerhü’ş-Şifâ; Şevkânî’nin El-Fevâidü’l-Mecmûa; Hâfız Aclunî’nin Keşfü’l-Hafâ 2/232); Muhammed Said Zalûl’ün Tahkîk; İmam-ı Nevevî’nin El-Ezkârı ve de; Mevlânâ Câmî, Ahmed-i Cezerî, Mevlânâ Hâlid, İmam-ı Rabbânî, Bedîüzzaman Said Nursî kaddesallahu sırrahu)

النَّبِيُّ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَاجُهُ أُمَّهَاتُهُمْ وَأُوْلُو الْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ إِلَّا أَن تَفْعَلُوا إِلَى أَوْلِيَائِكُم مَّعْرُوفًا كَانَ ذَلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا
Resim---"En nebiyyu evlâ bi’l- mu’minîne min enfusihim ve ezvâcuhu ummehâtuhum, ve ulû’l- erhâmi ba’duhum evlâ bi ba’dın fî kitâbillâhi mine’l- mu’minîne ve’l- muhâcirîne illâ en tef’alû ilâ evliyâikum ma’rûfâ (ma’rûfen), kâne zâlike fî’l- kitâbi mestûrâ (mestûran).: Nebî (Peygamber), mü’minler için kendi nefslerinden daha evlâdır (yakındır). Ve O’nun (Nebî’nin) zevceleri, onların ANNEleridir. Ve rahîm sahibleri (akrabalar), onlar birbirlerine, ALLAH’ın Kitab’ında, mü’minlere ve muhacirlere yakın olduklarından daha yakındır. Ancak dostlarınıza iyilik yapmanız hariç. İşte bunlar, Kitab’ta satır satır yazılıdır.” (Ahzâb 33/6)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Nefsim kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, hiç biriniz, ben ona babasından ve çoluk-çocuğundan da daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz" buyurdu..
( Buharî, Sahih, İman, 2/8 (I;9); Müslim, İman, 16)

Resim---Ömer radiyallahu anhu.: "Yâ Resûlullah!. Ben sizi canımdan başka her şeyden daha çok severim!." dedi Peygamberimiz:
"Yâ Ömer, canımı kudret elinde tutan ALLAH'a yemin ederim ki, beni canından daha çok sevmedikçe olgun mü'min olamazsın’." buyurdu.
Peygamberimizi dikkatle dinleyen Ömer radiyallahu anhu.:
" Yâ Resûlullah!. Vallahi ben şimdi sizi canımdan da daha çok seviyoru!.." deyince Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "İşte Yâ Ömer, şimdi mü'min oldun." buyurdu. (Aynî, Umdetü'l-Kârî,1/144)
Bir bedevî Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e: "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sordu.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Kıyamet için ne hazırladın?” buyurdu.
"Allah ve Resûlünün sevgisini!." dedi.
Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “O halde sen, SEVdiğin iLe berabersin.” !."
buyurmuştur.
(Müslim, Sahih, Birr ve Sıla,45/50 (III; 2032))

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” buyurmuştur.
(Buharî, Sahih, İman,2/9 (I;9))

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: " Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraber olur." buyurmuştur.
(Tirmizî, Sünen, İlim, 39/16 (V;46))

Resim---Aişe radiyallahu anha Vâlidemize, peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda: "Onun ahlâkı Kur'ÂN'dı!." buyurmuştur.
(Müslim, Müsafirûn, 129)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ben lânetçi olarak değil, âlemlere RAHMet OLarak gönderildim.” buyurdu..
(Müslim, Birr, 87)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Ben bir rahmet ve hidâyet rehberiyim" buyurmuştur.
(Dârimî, Sünen, Mukaddime,3; Ebu Nuaym)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kıyamette insanların seyyidiyim, efendisiyim.” buyurmuştur.
(Buhârî, Müslim, Tirmizî)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 03 Kas 2019, 20:17 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11438
Resim Kur'ÂN-ı Kerimimizde;

1-) ALLAH'A ve RESÛLÜNE TESLİM OLUN!:
(Ahzâb 33/56) (Âl-i İmrân 3/20)


إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Resim---“İnnallâhe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ(teslîmen) : Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.” (Ahzâb 33/56)

2-) ALLAH'A ve RESÛLÜNE İMAN EDİN!:
(A'raf 7/158) (Nur 24/47, 62) (Fetih 48/9, 13) (Hucurât 49/15) (Hadid 57/7, 19, 21) (Mücâdile 58/4) (Saff 61/11)


Resim

3-) ALLAH'A VE RESÛLÜNE TÂBİ OLUN- istecibü!:
(Âl-İ İmrân 3/172) (Enfâl 8/24)


Resim

4-) ALLAH'A VE RESÛLÜNE İTÂAT EDİN!:
Âl-İ İmrân 3/32, 132; Nisâ 4/13, 59, 69, 80; Mâide 5/92; Enfâl 8/1, 20, 46; Tevbe 9/71; Nûr 24/47, 52, 54; Ahzâb 33/31, 33, 66, 71; Muhammed 47/33; Feth 48/17; Hucûrat 49/14; Mücâdile 58/13; Tegâbûn 64/12
Âyetlerinde geçmektedir.


Resim

5-) ALLAH'IN RESÛLÜNE İTAAT EDİN!:
(NİSA 4/64) (NÛR 24/56)


اَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ الْبَخِيلُ مَنْ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ ثُمَّ لَمْ يُصَلِّ عَلَيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ‏‏

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: "Cimri, yanında adım anıldığı halde bana salâtü selâm getirmeyen kimsedir.” !." buyurmuştur.
(İ. Ahmed b. Hambel, Müsned, I, 201)


Resim

Yâ RASÛLULLAH sallallahualeyhi vesellem.


18. SALÂVÂT-I ŞERÎFE :

Sultan Muhammedi’l-Gazzevî Hazretlerinin salâvâtı olup,
sabah 3 akşam 3 okunması gönül ehlince tavsiye edilmiştir.


Resim

TÜRKÇESİ:
ALLAHümme salli ve sellim alâ seyyidinâ ve Mevlânâ
Muhammedin mahtelefe'l- melevâni Resim Ve teâkabe'l- aserâni Resim
Ve kerrere'l- cedidâni Resim Vestekbele'l- ferkadân Resim
Ve belliğ ruhahu ve ervâha ehli beytihi minna ettehiyyete vesselâm..


MÂNÂSI:

ALLAHım! Ey Rabbim! Sabahtan öceki şafaklar ayrılıp gitikçe,
akşamdan önceki gurublar onları takib ettikçe,
gündüz ve gece tekrarlanıp mevcûd oldukça,
yıldızlar
(kutup yıldızı ve diğerleri) istikbâlde durup (yüzünü) döndükçe
Seyidimiz Efendimiz Muhammed
(sallallahu aleyhi ve sellem)'e salât ve selâm ediver!.
Bizim tahiyyemizi
(hakta ve hayırda diriliş duamızı) ve selâmımızı (sılaya ulaşım arzumuzu)
O'nun ruhuna ve Ehl-i Beyt'inin ruhuna ulaştırıver!.


Resim

ALLAHımız celle celâluhu!
BİZe MuhaMMedî Gayret,
PÎRimizden Hâl-i HiMMet,
RASÛLünden ŞiFâ-yı ŞeFâat,
ZÂTından İnâyet-Hidâyet-Selâmet
İZZet-i İhsÂNınLa SONsuz LûTFunLa,
BİZi RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem'in,
LİVÂü'L- HAMD SANCAğı ALtında CEM’ et!. İnşae ALLAH!..


MuhaMMedi MuHABBEtLerimİZLe!....

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 Kas 2019, 18:27 
Çevrimiçi
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11438
Resim


YÂ RASÛLULLAH!.
sallallahualeyhi vesellem..



MuHABBEte=>MiNNEt SENsin,
CÂNLar CEM’i>CeNNEt SENsin,
EL MUHEYMÎN===>HABÎBisin,
“USVETun HASENEt”=>SENsin!.


ZEVK 9432

KULLuğun MîM MÜKERREMi=>TESLİMİYyet SÜRR SEFÂsı
SIRATuLLAH=>İSTİKÂMEt=>VASL-ı VUSLÂt SIRR VEFÂsı
HAKk’ın YAŞAyAN KUR'ÂNı
>HULKi’L-AZÎM BUYURANı
EBED<=>EZELde=>ELENmiş-SEÇİLMİŞLer=>MUSTAFAsı!.


10.10.19 01:10
brsbrsmmm.. tktktrstkkmdhyrÂNnn..


EL HAYy’ın =>TECELLî YERi,
SENi BİLENLer =>DİRİ-ndir!.
ELESt-in=>şU ÂN MAHŞERi,
KUL İHVÂNİn>KITMİR-indir!.


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..



Resim

MiNNEt.: İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. Birisine iyilik etmek..
HABÎB.: (Hubb. dan) Sevilen. Sevgili. Seven. Dost..
MÜKERREM.: Hürmet ve tâzim edilen. İkram olunmuş. Muhterem. Kerim olan...
VUSLÂt.: Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren..
MUSTAFA.: (Safvet. den) Güzide. Istıfâ edilmiş. Has ve seçilmiş. Elenmiş ve en üstte kalmış. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in mübârek bir ismi..
TECELLî.: Görünme. Bilinme. Kader. ALLAH celle celâlihu'nun lütfuna uğrama. İlâhi Kudretin meydana çıkması, görünmesi. HAKkTeÂLÂ Nurunun te'siriyle kulun kalbinde hakikatın bilinmesi..
MuHeyMîN.: Mü'min. Hazır. Sâdık. Hâfız. Hıfz edici. Koruyucu. koruyup gözeten ALLAH celle celâlihu..

El MüHeYMiNu celle celâlihu.:
Resim



Resim

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي آدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى كَثِيرٍ مِّمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلاً
Resim---“Ve lekad kerremnâ benî âdeme ve hamelnâhum fî’l- berri ve’l- bahri ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâ kesîrin mimmen halaknâ tafdîlâ.: Andolsun, biz Âdemoğlunu yücelttik-mükerrem kıldık; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.” (İsrâ 17/70)

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Resim---“Lekad kâne lekum fî resûlillahi usvetun hasenetun limen kâne yercûllahe vel yevmel âhıre ve zekerallahe kesîrâ (kesîren).: Şanım hakkı için, Andolsun, Gerçekten ALLAH'ın Resûlünde sizin için, ALLAH'ı ve ahiret gününü arzulayanlar ve ALLAH'ı çok zikredenler için (tâbi olup-tâkib edecekleri) pek güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb 33/21)

VAHyuLLAH’ın VüCÛD BULduğu =>MevCÛD,
HAYy Kur'ÂN-ı Kerîm =>RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..
ALLAHu zü’L- CELÂL’in KULLarı için =>TESLİMİYyet EDEBi ve İSTİKÂMEt İLMİ Sahibi =>RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..

Sıkıntılarımızın, problemlerimizin en güzel çözümü, çâresi, kurtuluşunuzun şifâlı reçetesi, İlâhî Hükümleri icrâya, ülkeyi imâra, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya me’mur ALLAHu zü’L- CELÂL’in tek yetkili RASÛLÜnde, onun yiğitliklerle, fedakârlıklarla, sabırla mücâdelelerle dolu örnek hayatı..
ALLAHu zü’L- CELÂL’in rızasını, âhiret hayatındaki mutluluğu umanlar, ALLAHu zü’L- CELÂL’i çok zikredenler, devamlı ALLAHu zü’L- CELÂL’in dininin tebliği ile uğraşanlar Hatem ÖRNEK MuhaMMedü’l−EMîN RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..


وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
Resim---“Ve inneke le alâ hulukın azîm (azîmin).: Ve muhakkak ki sen, mutlaka azîm/çok büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem 68/4)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAH’ım! Beni ahlâkın en güzeline yönelt, kötü ahlâktan uzaklaştır!.” buyurmuştur.
(Müslim, Sahih, 1/535 (Hadis No: 771).

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “En hayırlınız, ahlâkı güzel olanınız ve âile fertlerine en çok faydalı olanınızdır” buyurmuştur.
(Buharî, 4/166; Müslim, 4/1810 (Hadis No: 2321) Tecrid Terc 9/318 (Hadis No: 1456).

Resim---Aişe radiyallahu anha Annemiz.: “O, yaşayan bir Kur’ÂN idi.” buyurdu.
(İbn Hanbel, Müsned).

Resim---Peygamberimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ahlâk ve yaşayışı sorulduğu zaman Aişe radiyallahu anha Annemiz.: “Siz Kur’ÂN okumuyor musunuz?. O’nun ahlâkı Kur-ÂN’dan ibâret idi.” buyurdu.
(Müslim, 1/514 (Hadis No: 746).


Resim RABBımız TeÂLÂ’ya UBuDiYyette, TEVAZû’ ve ZÜHDün TEHHiD TİMSÂLi RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..:

Resim---Hazret-i Âişe radıyallahu anhâ Vâlidemiz, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kalbî rikkatine ve tefekkür ufkuna dâir bir misâli şöyle nakleder:
“Bir gece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana: “Ey Âişe! İzin verirsen, geceyi RABBime ibâdet ederek geçireyim.» dedi.
Ben de: “VALLAHi Sen’inle berâber olmayı çok severim, ancak Sen’i sevindiren şeyi daha çok severim.” dedim.
Sonra kalktı, güzelce abdest aldı ve namaza durdu. Ağlıyordu… O kadar ağladı ki; mübârek sakalları, elbisesi, hattâ secde ettiği yer sırılsıklam oldu.
O, bu hâldeyken Bilâl -radıyallahu anh- ezân okumaya geldi ve Rasûlullah’ı perişan bir hâlde buldu. Âlemlerin Efendisi’nin ağladığını görünce, O’nu bu kadar mahzun ve mağmûm eden hâdisenin ne olduğunu merak ederek: “Yâ Rasûlallah! ALLAH TeÂLÂ sizin geçmiş ve gelecek bütün günahlarınızı bağışladığı hâlde niçin ağlıyorsunuz?” diye sordu.
Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ALLAH’a çok şükreden bir kul olmayayım mı? VALLAHi bu gece bana öyle âyetler indirildi ki, onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun!” dedi ve şu âyetleri okudu:


إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لآيَاتٍ لِّأُوْلِي الألْبَابِ
Resim---"İnne fî halkı’s- semâvâti ve’l- ardı vahtilâfi’l- leyli ve’n- nehâri le âyâtin li ulî’l- elbâb (ulîl’ -elbâbı).: Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde, ulûl elbâb/ temiz akl-ı selîm sahibleri için elbette âyetler (kesin deliller) vardır.” (Âl-i İmrân 3/190)

الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Resim---"Ellezîne yezkurûnallahe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkı’s- semâvâti ve’l- ard (ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ (bâtılan), subhâneke fekınâ azâbe’n- nâr (nârı).: Onlar (ulûl elbab, lüblerin, ALLAH'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) ALLAH'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey RABBimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen SUBHÂN'sın, artık bizi ateşin azabından koru!.” (Âl-i İmrân 3/191)
(İbn-i Hibbân, II, 386; Âlûsî, Rûhu’l- Meânî, IV, 157).




Resim

Eşhedü en Lâ İLÂHe İLLÂ ALLAH..
Ve Eşhedü enne MuhaMMeden ABDuhu ve RESÛLuhu..




Resim ALLAHu zü’L- CELÂL’in KULu ve RESÛLü, TEVAZÛ’ TİMSÂLi MuhaMMed aleyhisselâm..:

Resim---Ömer radiyallahu anhu anlatıyor.: “Bir gün Resûlullah’ın odasına girdim. Örtüsüne sarılmış halde bir hasırın üzerinde uzanmış yatıyordu. Altında hasırdan başka bir şey yoktu. Yanına oturdum. Kalktı. Bir de ne göreyim, vücudu hasırın izleriyle doluydu. Merak içinde odayı incelemeye başladım. Bir köşede bir kap içinde yemek için saklanan bir avuç arpa, bir başka köşede de kiraz yaprağı ve bir de duvara asılmış tam tabaklanmamış bir deri vardı. Odada başka bir şey görülmüyordu; ne bir yiyecek ne de bir giyecek vardı. Duygulandım, dayanamadım, gözlerim yaşardı. Ve ağlamaya başladım. Yüzüme baktı.: “Ömer, neden ağlıyorsun?” dedi. Düşüncemi saklamadan söyleme ihtiyacı hissettim.: “Yâ Resûlullah! Neden ağlamayayım? Baksana, hasır her tarafına iz yapmış. Üzerinde elbise, altında örtü olarak şu gördüğüm kumaştan başkası yok. Odada ise yiyecek olarak sadece şu gördüklerim var. Kayser ve Kisra zenginlikler içinde yaşarlarken, sen ALLAH’ın Resûlü ve sevgilisi olmana rağmen senin evin işte bu!.” dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Üzülme Ömer! Onlar kral, ben ise peygamberim; kölenin yediği gibi yerim, kölenin oturduğu gibi otururum; çünkü ben kuldan başka bir şey değilim!.” buyurdu.
(Buharî, Müslim, İbn Hanbel).

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, mescide girince kendisi için ayağa kalkan ashâbına.: “Âcemlerin birbirlerini ta’zim adına yaptıkları gibi benim için ayağa kalkmayın!.” buyurdu.
(Ahmed b. Hanbel, V, 253; Ebu Davûd Edeb, 152; İbn Mâce, Duâ, 2).

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir” buyurdu.
(Buharî; Deylemî, Müsned, II, 324).

Resim---Enes b. Mâlik radıyallahu anhu.: “Ben Resûlullah’ın ellerinden daha yumuşak ne bir atlasa ne de bir ipeğe dokundum. Resûlullah’ın kokusundan daha hoş bir râyiha koklamadım. Resûlullah’a tam on yıl hizmet ettim. Bana bir defa bile “öf!.” demedi. Yaptığım bir şeyden dolayı.: “Niye böyle yaptın?”, demediği gibi, yapmadığım bir şey sebebiyle.: “Şöyle yapsan olmaz mıydı?” da demedi.” buyurdu.
(Buhârî, Savm 53, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 82).

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “Hıristiyanların Meryem oğlu İsâ’yı övmede haddi aştıkları gibi beni övmede siz de haddi aşmayın. Bilin ki ben sadece bir KULum. Benim hakkımda ALLAH’ın KULu ve ELÇİsidir deyin!.” buyurmuştur.
(Buhârî, Enbiyâ 48).




Resim HABİBULLAH RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem.: “ALLAHu TeÂLÂ.: “İbrahîm’i Halîl yaptığım gibi, seni de kendime Habîb yaptım!.” buyurdu.” buyurdu.
(Kudsî Hadis, Müslim).

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Resim---“Yâ eyyuhen nebiyyu innâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiren ve nezîrâ(nezîren).: Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki Biz, seni şâhid, müjdeleyici ve nezir (uyarıcı) olarak gönderdik.” (Ahzâb 33/45)

وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُّنِيرًا
Resim---“Ve dâîyen ilallahi bi iznihî ve sirâcen munîrâ(munîren).: Ve O'nun (ALLAH'ın) izni ile ALLAH'a dâvet eden ve nurlandırıcı sirac (kandil) olarak (gönderdik).” (Ahzâb 33/46)

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Resim---“İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alen nebiyyi, yâ eyyuhâllezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ(teslîmen).: Şüphesiz, ALLAH ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle ona selâm verin!.” (Ahzâb 33/56)



EBED<=>EZELde =>ELENmiş
=>SEÇİLMİŞLer=>MUSTAFAsı!.:



Resim



Yâ MUSTAFAsallallahualeyhi vesellem!.


Resim URVEtü’L- VUSKÂ HASENsin.:

لاَ إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىَ لاَ انفِصَامَ لَهَا وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Resim---“Lâ ikrâhe fî’d- dîni kad tebeyyener ruşdu mine’l- gayy (gayyi), fe men yekfur bi’t- tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bi’l- urvetil vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm (alîmun): Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.” (Bakara 2/256)

وَمَن يُسْلِمْ وَجْهَهُ إِلَى اللَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى وَإِلَى اللَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِResim---
"Ve men yuslim vechehu ilâllâhi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, ve ilâllâhi âkibetu’l- umûr
: Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.” (Lokmân 31/22)


Resim>HULUku’L- AZîM AHSENsin.:

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ
Resim---"Ve inneke le alâ hulukın azîm(azîmin).: Ve muhakkak ki sen, mutlaka çok büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem 68/4)



ResimHALKa NEBîYyü’L- ÜMMüsün.:

اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟
Resim---“Elleżîne yettebi’ûne-rrasûle-nnebiyye-l-ummiyye-lleżî yecidûnehu mektûben ‘indehum fî-ttevrâti vel-incîli ye/muruhum bilma’rûfi veyenhâhum ‘ani-lmunkeri veyuhillu lehumu-ttayyibâti veyuharrimu ‘aleyhimu-lḣabâ-iśe veyeda’u ‘anhum israhum vel-aġlâle-lletî kânet ‘aleyhim(c) felleżîne âmenû bihi ve’azzerûhu venasarûhu vettebe’û-nnûra-lleżî unzile me’ahu(ﻻ) ulâ-ike humu-lmuflihûn(e).: Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır.” (Nûr 24/35)

قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Resim---“Kul yâ eyyuhâ-nnâsu innî rasûlu(A)llâhi ileykum cemî’an(i)-lleżî lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) lâ ilâhe illâ huve yuhyî veyumît(u)(s) feâminû bi(A)llâhi verasûlihi-nnebiyyi-l-ummiyyi-lleżî yu/minu bi(A)llâhi vekelimâtihi vettebi’ûhu le’allekum tehtedûn(e).:De ki: “Ey insanlar! Muhakkak ki; ben, sizin hepinize (gönderilen) Allah’ın Resûl'üyüm. O ki; semaların ve arzın mülkü, O’nundur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, hayat verir (yaşatır) ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmî, nebî, Resûl'üne îmân edin ki; O, Allah’a ve O’nun kelimelerine (sözlerine) inanır (îmân eder). Ve O’na tâbî olun ki; böylece siz, hidayete eresiniz." (Bakara 2/158)



Resim

NÛRULLAH’ın NÛRu->SENsin
BİZ BİR-İZ NAHNU SIRRında.:


اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Resim---“ALLÂHU NÛRU’s- SEMÂVÂTİ ve’l- ARD (ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâh (mısbâhun), el mısbâhu fî zucâceh (zucâcetin), ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durrîyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr (nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâs(nâsi), vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun): ALLAH, GÖKLERİN ve YERİN NURUDUR. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.” (Nûr 24/35)

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
Resim ---“Ve lekad halakne!l- insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî nefsuh (nefsuhu), ve nahnu AKREBu ileyhi min HABLİ’L- VERÎDi :Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha YAKINız.” (Kaf 50/16)



Resim
=>HANNÂN ALLAH =>RAHMeti
=>MENNÂN ALLAH>MUSTAFAsı!.:


Resim

MuSTaFa sallallahu aleyhi ve sellem.:

Mustafa: (Safvet. den) Güzide. Istıfâ edilmiş. Selekte olmuş. Has ve seçilmişseçkin. Beğenilmiş-güzîde, Aynı cinsten olan nesneler arasından nitelik yüksekliğince iyi ve seçkin olan. Elenmiş de en üstte kalmış olan-üstün.

MuhaMMed MUSTAFA sallallahu aleyhi ve sellem:
Temizlenmiş, saf haline getirilmiş olan. Habbe-İlk-Ana-olarak Habibulllahtır-sevgilidir-seçilmiştir. “Rahmetenlil-Âlemin Sıfatıyla küllî şeye Rahmet MAZHARI Mustafa aleyhi's-selâm.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Oluşuyla Muradullahtan bildirilen seçilmişliğini elbette bilemeyiz bildirilen kadar biliriz.
ALLAH celle celâluhunun kulu Abdullah aleyhi's-selâm olarak;
İman, Amel, Ahlak ve Hâllerinde Tek, Eşsiz ve Örnekliğiyle ilgili seçilmişliği hakkında Kelâmullahta pek çok âyet-i celile vardır.


Safâ:Biriyle halis dostluk yapmak.
Safvet:Halis, hayırlı, iyi olan
Asfiya:Temiz, halis, samimi, seçilmiş dost.
Saffâ:Tasfiye etmek. Süzmek. Temizlemek. Saflaştırmak.
İstifa:Bir şeyin güzidesini seçmek, tercih etmek.
İstisfâ-İstesfâ:Bir şeyin güzidesini seçip almak.


Kur'ân-ı Kerimde geçen seçilmişlik örnekleri:

وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ الْمُصْطَفَيْنَ الْأَخْيَارِ
Resim---"Ve innehum ındenâ le minel MUSTAFEynel ahyâr(ahyâri) : Çünkü onlar, gerçekten nezdimizde süzülüp SEÇİLMİŞ en hayırlı kimselerdendir.” (Sâd 38/47)

إِنَّ اللّهَ اصْطَفَى آدَمَ وَنُوحًا وَآلَ إِبْرَاهِيمَ وَآلَ عِمْرَانَ عَلَى الْعَالَمِينَ
Resim---"İnnallâhESTAFÂ âdeme ve nûhan ve âle ibrâhîme ve âle imrâne alel âlemîn(âlemîne) : Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. (Âl-i İmrân 3/33)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selemin MUSTAFA sallallahu aleyhi ve sellem İsm-i Şerifi daha çok Türkler arasında yaygın-çokça kullanılmıştır…

MuhaMMed MUSTAFA sallallahu aleyhi ve sellem, aklı olan insanlar için MuhaMMedî Mihenktir, TEVHİD Eleğidir. Bir İnsan Nefsinin sonuçta HizbuşŞEYtÂN ya da Hizbullahlığı tercih ve amelinde örnek SEÇeceği Rasûlullah MuhaMMed MUSTAFA sallallahu aleyhi ve sellemi DUYuş ve UYuş vardır Emrullah ve Sünnetullahta..
Gerçekten Sadakat, Samimiyyet gösterip de Kendisine MuhaMMedî Şuurla BAĞlananları Tertemiz Musaffa eder de Muradına erdirir hamd olsun..


Resim


SaLât u SeLâm OLsun Yâ RASÛLULLAH sallallahualeyhi vesellem...

Resim

TÜRKÇESİ:

"ALLAHumme bârik alâ seyyidinâ ve mevlânâ MuhaMMedin Resim abdike ve nebiyyike ve Rasûlike ve'n Nebîyyi’l-ÜMMîyyi Resim ve alâ âli seyyidinâ MuhaMMedin ve ezvâcihi Ümmihâti’l-Mu’minîne ve Zürriyetihi ve EhL-i Beytihi ve Sahbihi Resim Kemâ bârekte alâ seyyidinâ İbrâhîm’e ve alâ seyyidinâ İbrâhîm’e fi’l-âlemîn Resim İnneke Hamîdun Mecîd."

MÂNÂSI:
ALLAH’ım!.
Kulun, Nebîn, Rasûlun ve Nebiyyi’l-ÜMMî’n olan Efendimiz ve Sâhibimiz MuhaMMed sallallâhu aleyhi ve sellem’e ve Efendimiz ve Sâhibimiz Muhammed salallâhu aleyhi ve sellem’in âilesine ve mü’minlerin anneleri eşlerine ve zürriyetine ve ehl-i beytine ve sahâbelerine;
Efendimiz İbrâhim aleyhi’s-selâm’a ve Efendimiz İbrâhim aleyhi’s-selâm’ın âilesine âlemler içinde bereket ihsân eylediğin gibi bereket ihsân eyle!.
Şüphesiz ki Sen Hamîdsin-Mecîdsin!.

(bereketli kıl: meymenetli, uğurlu, hayırlı, faydalı, saadetli, mutlu, kutlu, birr ehli, iyilikçi kıl!..)


YÂ HAYyu’L- HUuu!. ALLAH celle celâlihuu!.

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 130 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye