Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Tem 2019, 06:19

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 124 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2009, 00:08 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

AŞK'la YAN-arım BİR!..
ANlamak elbette ANlatmaktan zordur..
cAN-da cAN-ım!...

Resim

Elime BAKtım ELmiyim NEYim, BİR SES ver diye İNLErim...
Alfabe de harf bitmiş, gÖZümden GELenle BİR NEFESim...
Ne desem ANlamıyorlar YÂR, hazanlar da yüreğim benim..
Al kendimi kendimden, GÜNden GÜNe erim-erim eririm!...


NEYleyim...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


En son MINA tarafından 16 Ağu 2009, 00:27 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2009, 00:24 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 1059
Mutluluklar misafirmiş yüreğimde, neyleyim?...

Dalgaları sayarım, tek tek yüreğime katarak

Her dalganın içinde, hasret yumaklayarak

Kenarda ölen köpüklere, bin hevesler atarak

Mutluluklar misafirmiş yüreğimde, neyleyim....



Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 28 Ağu 2009, 01:37 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Ara 2007, 03:00
Mesajlar: 681
Resim

Meryem a.s anamız biz kadınların ellerinden tutsun inşallah.


_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 02 Eki 2009, 10:06 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim

GEL DOST!..

Ben “BEN” i BİLir de kara bağlarsam
Dost Dersiyle dertli sînem dağlarsam
Bir SEHER diz çöküp “ÖZ” den ağlarsam
gÖZ Yaşımla abdest alırsam… Gel Dost!..

*

AYRılıp ağyârdan “ŞARK” a vururusam
YÂRimi yâd edip yakîn dururursam
SIRRlarım soyunup “SU” da kururusam
Bir tenhada ÜRYÂN kalırsam… Gel Dost!..

*

“HÂL” İçinde hâl Bulursa hallarım
Çiçekte kurursa taze dallarım
Ben de MERYEM gib BEŞİK sallarım
RUHunu RUHumda bulursam… Gel Dost!..

*

Hâl-i Hazır HAKK’ın hasretin bulup
Gönül Dergâhı’nda gurbetin bulup
Tevhid Tecellîsin Uzletin bulup
İS kucağımda gelirsem… Gel Dost!..

*

DÖNeni DÖNdüren, DÖNmeyen MİL HAYY
Acı – Tatlı – Ekşi - Tuzlu DİL HAYY
Sîreti Âlimdir.. sûret HARF BİL HAYY
AHAD Süveydâsı’n BİLirsem… Gel Dost!..

*

NEY gibi boşalıp gÖNlünü GÖRüp
gÖNlümden gÖNlüne GönÜL üfürüp
SIR-AT’ın sırtına AŞK ATI’n SÜRüp
Cehennemde Cennet OLursam… Gel Dost!..

*

Melamî Meşrebim İhvanî Sefîl
Tevhid temâşâda eğlenme gâfil
SEVen, SEVilene Ezelden kefil
Gam değil gurbette Ölürsem… Gel Dost!..


04. 11. 96 21:09 ev..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Mar 2010, 00:18 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169


MîM-SîNMu-
YıL-ANNNA-
Dört-MıH-çharMIH
ÇiViliÇiLe-deİ-(as)


Resim


ZEVK4066

tAHaMMül-SaBıRSıRRında!.GeCeninGüN-DüZüİSÂ(as)
BaBa-sızDİL-liBeBe-si!..YeTiM-inÖk-SüZüİSÂ(as)
İsmÂİL-eHa-CERRkUYU!..“N”dirMeRyeMkUYUSU-yu!
DoksANDOKUz-uMeRyeM-se!.GÖR-ünenGöK-YüZüİSÂ(as)


10.03.1023:17
Larashllr..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Mar 2010, 21:53 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim

İSA yı göğe GÖNder-en
Meryem Çile-sine Tak-as
Her bir İŞ-e Hüküm Ver-en
İSÂ (as) Yerine AKLı AS!
Kurtulsun Bâri DELİR-en...


11.03.10 20:51
a n t a l y a

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 15 Nis 2011, 02:18 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
Resim
ResimM E R Y E M - İ Z ...Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 15 May 2011, 21:14 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
gullale yazdı:
Sekiz CeNNet NÂRıM ARŞi'stivâda...
Resim
Yedi CeheNNem NÛRuM tahte's-SERÂda!


Resim

ÖN!
yÖN
O Na?
dÖN!..


ZEVK 4475

DUY-ÂN UY-ÂN ZeRRe KüRRe!. SeBBaHa!. SıRR SeFeRinde
“Tahte’s- SeRâ” “ARŞi’ istevâ”… TeVHiD TaV-ÂN-ı DER-inde
MeRKeZ CeNNeTinden GÜL!-me.. MuHiT-te CeheNNeM NÛR-u
ALTI YÜZ-lü dÖN-üyor BaK! Resim cAN-ıM ÇİLE ÇEMBERİ-nde!..


15.05.11 13:27
inmkt-dnmkt..


DUY-ÂN UY-ÂN:
Allahuzülcelâl’imizin SÖZünü,
Rasûlullah sallallahualeyhi vesellem’imizin SESinden:

… وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا …
Resim---“… kalu semi'na ve eta'na… : … DUYduk ve UYduk!..”
(Bakara 2/285)

SeBBaHa!.:

يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
Resim---YUSEBBİHU lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardıl melikil kuddûsil azîzil hakîm(hakîmi) : Göklerde ne var, yerde ne varsa (HEPSİ) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi ALLÂHI TESBÎH (VE TENZÎH) ETMEKDEDİR.”
(Cuma 62/1)

Yusebbihu: tesbih eder.
Sebbaha: yüzmek..
Yerdeki göklerdeki ZeRReler yani ATOMlar;
NeşRlerinden HaŞRlerine kadar döndüler, dönmekteler ve dönecekler.
Bu SeBBaHa yüzüşRAKSı hep sürecek her AN yeniden Yaratılara ŞEENULLAHta..
Ve ne zamAN AKILlarımız DEVR-ÂNı Anlarsa ve DEVRe İştirak ederse Yusebbuhu Zikr-i Dâmindeyiz inşae ALLAH..

“ARŞ istevâ”:

الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى
Resim---Er rahmânu alel arşistevâ: Rahmân, Arş'a istivâ etmiştir.
(Tâ-Hâ 20/5)

“Tahte’s- Serâ”:

لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرَى
Resim---Lehu mâ fis semâvâti ve mâ fîl ardı ve mâ beynehumâ ve mâ tahtes serâ: Göklerde, yerde ve ikisi arasında bulunan şeyler ile toprağın altında olanlar hep O'nundur.”
(Tâ-Hâ 20/6)

ÂLEMlerin HaRaMı MeryeM aleyhasselâm’ın AHMeDîyyetteki;
RAHMÂNî ARŞ SEViyelenmesinde, RAHMÂN NEFHası..
RAHMÂNîYYeT RÜŞD RU’YeTi..

وَالَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَا آيَةً لِّلْعَالَمِينَ
Resim---Velletî ahsanet fercehâ fe NEFAHNÂ fîhâ min RÛHİNÂ ve cealnâhâ vebnehâ âyeten lil âlemîn (âlemîne) : Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.) BİZ O-na RUHumuzdan üfledik; O-nu ve OĞLU-nu cümle âlem için bir ÂYET kıldık.”
(Enbiyâ 21/91)

وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرَانَ الَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ
Resim---Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti rabbihâ ve kutubihî ve kânet minel kânitîn(kânitîne): İFFetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de (Allah örnek gösterdi). Biz, ona RUHumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi.” (Tahrîm 66/12)

RaHîMiyyet MeryeMinin TAHTından-BaHTından İlK sÖZü “BeLâ!” sını BULuşu:
RahMâniyyet TAHTından NiDâ (Dâimmeyyet NURu SeS) edip: “ RABBın TAHTını SeRRiYYâ Kıldı!”

فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
Resim---Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki TAHTeki seriyyâ(seriyyen): Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin ALTında bir su arkı vücûde getirdi
(Meryem 19/24)

“KaRRî aynâ!” AYNını RaBB RüŞdünde iKRRâ! Kıl! “Ye-İÇ!” ama: “SaVM-Oruçluyum!” DE!..
“Kucağımda KeLiMetuullah var iken İNSe teKeLLüm YOK!” DE!..

فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا
Resim---Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ(aynen), fe immâ terayinne minel beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu lir rahmâni savmen fe len ukellimel yevme insiyyâ(insiyyen) : Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.
(Meryem 19/26)


ResimSonsuz Salat u SelâM Olsun!..

Elhamdülillâhirabbiâlemîn!..


ResimMuhaMMedî
Kul İhvÂNi
ResimMuhaBBetle..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2011, 10:56 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
ResimMeryem, ARŞi'stivâda
Resim İsâ´ya hâmile tahte's-SERÂda .



ıSSız..
SeSSiz..
KiM?-KİM-SeSiz..
İÇ GÖMleğine SARdı İSâ-sın..
gökler DOLusu.. AK MELEKlerle YÜRÜdü...
HaRaM-dan AKSÂ YOLcusu.. YOLun Mor ÇiÇek BÜRÜdü..
gÖZ YAŞlarımla SU-ladım..
İsÂ'daydım UĞUR-ladıMMM..


Resim

ZEVK 4476

SîNe SıRRın SİLmeyenler, BİZ-i Nerden BİLecekler?
Üzme! Üzülme! SEV! SEVil!” ÖZ-SÖZümüz SİLecekler
RüZGâR UĞRAğı Hasan DaĞ, YALNIZ-lığın YüReĞinde
GöNüL gÖZ YaŞım-la AÇar, İÇİM-deki “MOR ÇiÇeK” ler!..


15.05.11 23:14
zmndrmz..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2011, 14:06 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
gönül duandayım-sın inşaallah canım hocam...


Resim

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 23 May 2011, 14:47 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
MINA yazdı:
gönül duandayım-sın inşaallah canım hocam...


Resim


NeFeSine ŞükrAN
cAN KıZ MiNâ cAN
BİZ-BİR-İZ Her AN
MîM-de HaBîB-ÂN…


Resim

ZEVK 4489

ARZ-ından ARŞ-ına “ah!” ıM!.. KaynayaN “AŞK” TeNCeReM-de
“ALLAH! LiLLaH! LeHu! Huu Dost!” HıRRlayan SeS HaNÇeReM-de
Ne zamAN Yüreğim SOL-sa!.. Resim “YeR Demir, GÖK Bakır Olsa!”
MeryeM ÖZ-lü, MeLeK YÜZ-lü.. “GÜL” ler GÖNÜL PeNCeReM-de!..


23.05.11 14:45
ayazağa.stnbl…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 04 Haz 2011, 01:07 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Beşinci Kat Gökten...


YERe... Resim


TeNeZZüL-ü
TÛBÂ DALı

UZanAN UMUT IŞIĞI

ÂŞIĞa
MeRyeM MaSALLı..



ZEVK 4498

MeRyeM MâSALL! DUY-UY NûR-uM!.FEVK-in SuSSun!ResimTAHT-ın DİNle!
KELÂM-ında Resim KELîMuLLAH!.. NeFS-NeFeS Resim İSÂ SENiN-le!..
KIYAM Et!. RüKû’ BâBe-Sîn!.. SüCûD SALLa Resim KULL KâBe-Sîn!..
ÖZ-ün gÖZünden dÖküL-sün!.. Resim cAN BULsun CihÂN CENİN-le!..



03.06.11 13:48
yzğ-cms-stnbl..



Resim

FEVK-in SuSSun!:

فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا

Resim---Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ(aynen), fe immâ terayinne mine'l-beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu lir rahmâni savmen fe len ukellime-yevme insiyyâ(insiyyen) : Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhâmetli olan ALLAH'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.
(Meryem 19/26)

TAHT-ın DİNle!:


فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا

Resim---Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki TAHTeki seriyyâ(seriyyen): Derken ona altından nidâ etti: sakın mahzun olma, RABBın senin ALTında bir su arkı vücûde getirdi
(Meryem 19/24)

KIYAM Et!. RüKû’ BâBe-Sîn!.. SüCûD SALLa:


يَا مَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ

Resim---“Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mea'r-râkiîn(râkiîne) :"Meryem, RABBine gönülden itaatte bulun- kânitîn ol, secde et ve rükû edenlerle birlikte rükû et.
(Âl-i İmrân 3/43)

cAN BULsun CihÂN CENİN-le:


وَهُزِّي إِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا

Resim---“Ve huzzî ileyki bi ciz’ın nahleti tusâkıt aleyki rutaben ceniyyâ(ceniyyen) : Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş tâze hurma dökülüversin."
(Meryem 19/25)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 11 Haz 2011, 16:27 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
İki EL-iM
EM-eLiM
ÜMM-TüMüM
GüZ-EL-iM…

Resim

ZEVK
4499

GaRB-eyn-in GaRBı, DeM-DeM-i!. ŞaRK-eyn-in ŞARK-ı ResimMeRyeM-iM!
KuR'ÂN-ın NûN-MîM, CeM-CeM-i!.. FuRKÂN-ın FARK-ı ResimMeRyeM-iM!
BUZ-um ÇEK-ÇIKar! ResimBULut ET!.. ResimçİLEler ÇARK-ı MeRyeM-iM!
AKIT!.. TaHTeki SeRiYYâ-n.. AHMED-sav-İn ARK-ı ResimMeRyeM-iM!


03.06.11 13:54
Yzğ-câmisi-stnbl..


Kur’an’ın ilk suresi Fatiha’nın başında “Rabbul-âlemîn-Alemlerin Rabbi”, son suresinin başında “Rabbi’n-nas-insanların Rabbi”

ŞaRK-eyn ve GaRB-eyn:

رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ
Resim---Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni.: (O,) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.
(Rahmân 55/17)

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Resim---Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani: Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
(Rahmân 55/18)

فَلَا أُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ إِنَّا لَقَادِرُونَ
Resim---Fela uksimu birabbilmeşariki velmeğaribi inna likadirune.: Artık o doğuların ve batıların Rabbi için yemine ne hacet; şüphesiz ki, Bizim elbette gücümüz yeter!
(Meâric 70/40)

عَلَى أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
Resim---Ala en nubeddile hayren minhum ve ma nahnu bimesbukiyne.: Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
(Meâric 70/40)

وَإِذْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Resim---Ve iz ateyna musel kitabe vel fürkane lealleküm teehtedun: Ve bir vakit Musaya o kitabı ve fürkanı verdik, gerekti ki doğru gidecektiniz
(Bakara7/53)

فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
Resim---Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki TAHTeki seriyyâ(seriyyen): Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin ALTında bir su arkı vücûde getirdi”
(Meryem 19/24)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 13 Haz 2011, 00:14 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 928
Resim

Balkona devamlı gelen kuş cemaatlerine artık çok alıştık,
onları bizim balkonumuza sevkeden Rabbimize sonsuz hamd ederek,
canları dolayısıyla eşsiz kıymetteki bu devamlı misafirlerimizin,
(aslında artık hepside ev halkından sayılmaktalar)
misafirliklerinde güven ve selamet içinde olmaları için elimizden geleni yapmaktayız.

Bu sevimli,nazlı,neşeli ve heyecanlı konukları izlemek eşi benzeri bulunmayacak güzellikler yaşatmakta bize.

Annem, balkona bakan penceresinden bu kuşları devamlı seyretmektedir,
ara sıra ben yanına gelince de,
ben görmediğim zamanlarda yaptıkları yaramazlıkları,oyunları anlatır bana.

Birkaç gün önce yine böyle işlerime ara verip yanına gittiğimde,

"balkona bir güvercin konuyor bugün, ayağına büyük bir naylon torba bağlamış birisi,
hayvan uçuyor ama arkasında bu şey'le çok eziyet içinde uçuyor,
kim bağladı,neden yaptı bilinmez lakin ,
onu kurtarsak keşke," dedi

Üzülmüştük birlikte. İçimden;
"kuş tutmak hiç denediğim birşey değil, ah keşke tutabilsek de kurtarsak,
ama nasıl olacak, uçup peşine düşemem,
konsa kendisini bana yakalatmaz, ne yapmalı acaba?"

diye düşünmeye ve plan yapmaya çalışıyordum,
o sırada annem
"bak gene geldi" dedi

gerçekten de gelmişti, ve ayağına bağlanmış olan naylon torba hayal ettiğimden daha büyüktü,
durumu da çok vahim görünüyordu.
Daha çok üzüldüm.
balkona doğru ne yapacağımı bilemeden gittim, dışarı çıktım,
beni görünce kaçmaya hamle yaptı,
ben ise,hiç planlamadığım bir şeyi yaparken buldum kendimi.

Kendimden beklemediğim bir hızla atılıp,
güvercinin ayağındaki torbayı yakalamıştım.
hayvan ipin ucundaki uçurtma gibi çırpınmaya başladı.

Ben de anneme seslenmeye,

"Annee! kuşu yakaladım ama tutamıyorum."

Annem böyle bir haberi hiç beklemiyordu şaşkınlıkla koşup geldi.

Kuşu birlikte kurtardık.
Torbanın dışında,iplerle de bağlanıp boğulmuş ve şişmiş ayağını sevdik.
Daha sevecektik ama kalbi çok hızlı çarpıyordu, bu yüzden bıraktık.
Uçup gitti.

Bunları neden anlattım?

Bunları şu sebepten anlattım kardeşlerim.

Kuşları beslemenin dışında başka ihtiyaçlarına da Rabbim bizi memur etmişti,
dertlere derman olan asıl kendisi iken bizi de bu sıfatının tecelligahı yapmıştı,

böylesi,
insanın içini erircesine incelten,
az bulunacak duyguları yaşamamızı lutuf ve ikram etmişti.

Bu ikramın lezzetinden günlerce başımız döndü,
çünkü bir cana hizmet etmek doyumsuz bir duyguydu ve kesinlikle bir İlahi ikramdı.

Şimdi hazmına varmak ve idrak etmek zamanına geldim sanırım lisanen de sizlerle paylaşmayı istedim,
yaşadığım gün yazamadım,çünkü bu güzelliği anlatacak kelimem yoktu o an..

Allahü Teala en kıymetli hazinelerin bile satın alamayacağı eşsiz kıymetteki CAN'lara daim hizmet etmemizi
ve bu hizmet etme güzelliklerini yaşamımızı bizlere daim lutfeylesin inşaallah.

Çok teşekkür ederim Allah'ım.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 13 Haz 2011, 19:38 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 1059
Resim


Kirli, tatlı, tuzlu, ekşi, acı olan suya; Merhamet ve Muhabbet GÜNEŞi vurdu mu


La ilahe + illa ALLAH=Tevhid kanatlarıyla semaya CEVLan eyler


AŞK;denize uzaktan bakmaya değil de içine atlamaya benziyor...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 16 Haz 2011, 01:52 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
Resim
ELlerini uzattı...
Tırnaklarınla! dediler...
Kalbini serdi...
Canın? dediler...
Canım fedâ! dedi...
Yetmedi!
Tutunamadı...Kaydı...
Resim


MeryeMiM...
SIRReyn açıldı, kuru hurma DALLı olan KALBini SALLadı, CAN düştü... AYNından KARRetti...



َمَلَتْهُ فَانتَبَذَتْ بِهِ مَكَانًا قَصِيًّا


Fe hamelethu fentebezet bihî mekânen kasıyyâ(kasıyyen).
Bu şekilde ona hâmile oldu ve bu hâliyle uzak bir yere çekildi.
(19 / MERYEM – 22)



فَأَجَاءهَا الْمَخَاضُ إِلَى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا


Fe ecâe hel mehâdû ilâ ciz’ın nahleh(nahleti), kâlet yâ leytenî mittu kable hâzâ ve kuntu nesyen mensiyyâ(mensiyyen).
Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. «Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim» dedi.
(19 / MERYEM – 23)



فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا


Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyyâ(seriyyen).
Derken aşağı tarafından ona şöyle seslendi: «Sakın üzülme, RABBin senin altında bir su arkı yarattı.
(19 / MERYEM - 24)



وَهُزِّي إِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا


Ve huzzî ileyki bi ciz’ın nahleti tusâkıt aleyki rutaben ceniyyâ(ceniyyen).
Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün.
(19 / MERYEM - 25)


فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا


Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ(aynen), fe immâ terayinne mine’l-beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu li’r-rahmâni savmen fe len ukellime’l-yevme insiyyâ(insiyyen).
Artık ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen de ki: «Ben esirgeyen ALLAH'a oruç adadım, onun için bugün hiçbir kimse ile konuşmayacağım.»
(19 / MERYEM - 26)


Seriyyâ: Zâhir-Bâtın SIRRlarının açılması
DALL: Gaflette, uykuda olmak,
SALL: Uyanmak, Dirilmek, CANlanmak için gerekli bağı kurmak, EL vermek, biat etmek...
CAN: Diriliş, uyanış,ÎSÂsını doğurmak...
KARR: "Ikra' bismi RABBikellezi halak" OKUmak ana gözesinden, AYNından, benin BENe en yakın noktasından OKUmak... Selâm almak, ÂNlar olmak...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 18 Haz 2011, 16:59 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim

ZEVK 4500

NûN ResimAYN..NAKL, AKL-aResim“GİZ”lendi!..Ne YoK, ÇOK-ta? Ne ÇoK, ÇOK-ta?
AKL Resim NAKL..AYN-a NÛN “İZ” lendi!.. Ne ÇoK, YOK-ta? Ne YoK, YOK-ta?
HeR ŞEY, Her-KeS, HeR AN OL-ÂN.. AKRaB RaBB-a, ADanAN cAN!..
ADA-yaNıN RAHMindeki… MeRyeM Resim İSÂ Resim AYN-ı-NOKTA!..


03.06.11 14:24
ayazağaoyakYOKuşu
ahhhistannnbull
..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 20 Haz 2011, 23:02 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim

YERde MeryeM GÖKteki AYY
KâBe Kavseyn OKuna YaYY
“İKRÂ!” SeLâM!. HiRÂ HiTâB!.
İSÂ Müjde!. AHMEDü’l- HAYY!..

Aleyhumu’s- SELÂM!..


Resim

ZEVK 4501

TEK-e TEK TEVHİD TEKneSi!.. RAHM-i iSTiVâ ETTi RaHmÂN!
AH-ı ARZ!. “NeSYem MeNsiYYâ!” “ÇAT!” lar ÇİLE ÇÖMleĞi HaYY!.
KoCa – BaBa – eBe -si YoK!.. ResimSeTRRin LiVâ ETTi RaHmÂN!
İSÂ-nın (as) SeMâ KEFeN-i… Resim MeRyeM-in İÇ GÖM-leĞi HaYY!..


03.06.11 14:24
ayazağaoyak..ahhistannbull..

KâBe Kavseyin:

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى
Resim---Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ : Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı.
(Necm 53/9)

“İKRÂ!”:
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Resim---Ikra’bismi rabbikellezî halak(halaka) : Yaratan Rabbinin adıyla oku!
(Alak 96/1)

RAHM-i iSTiVâ ETTi RaHmÂN!:

الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى
Resim---Er rahmânu alel arşistevâ : Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir.
(Tâ-Hâ 20/5)

“NeSYem MeNsiYYâ!”:

فَأَجَاءهَا الْمَخَاضُ إِلَى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا
Resim---Fe ecâe hel mehâdû ilâ ciz’ın nahleh(nahleti), kâlet yâ leytenî mittu kable hâzâ ve kuntu nesyen mensiyyâ(mensiyyen): Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: "Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim." (Meryem 19/23)

Livâ: Mârifette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e ait âit SıRR-ı Rahîmiyyet Sancağı.
MeRyeM-in İÇ GÖM-leĞi: …

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 02 Tem 2011, 16:06 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
ResimSU altında yaşamak... NEFES almak...

SUdan BAKmak Âleme...
BALIK OLmak. SUda HAYY! ARZda MEYY...
Kucağında BEBEKin ile gelmek...
Kötü OLmak! Herkesce...

BEBEK konuşuncaya kadar...

SUda NEFESlenmek...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 03 Tem 2011, 14:31 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim

gÖZ Değil gÖZLÜğün RenGi
BAŞ-latan CihÂNda CenGi
MeRYeM-in BeBeği ÇİLE
İLE-BİLE AŞK AHenGi!..

Resim

ZEVK
4539

PİŞen Aşa SORmak Gerek.. SU-daki AT- KÖZ-lüĞü
SU ÜSTÜne YAZ-ılmalı.. Resim SİLinMEyen SU SÖZlüĞü
SU Gibi Azîz OL ÂŞIK!SU-yun SıRRın Seyr-ÂN EYle!
Bir DAMLAcık ASL-ındandır.. KÂMİLlerin SU GÖZLÜĞÜ…


02.07.11 20:43
Ören shllr-mls-mğl..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 06 Eyl 2011, 00:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
Resim

Ahhhh!!!!
MeryeMiMiN çıkışları...
Her çıkışın feryâdı, yangını, tahammülü...
Sa'y'sam çıkışları, bilir miyim hâlini?
ANAdan çıkış ANAsız MâBeD'e...
Mâbed'den çıkış tenhâya, şarkıyyaya...
Dert anlatmaktan SUSKUNluğa...
İthâma, kınanmaya...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 18 Eyl 2011, 13:18 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 11169
Resim


Kul İhvÂNi EfsÂNesi!
yÂNÂN DAĞlar ParvÂNesi
NEFSim Resim AŞK
-ın DivÂNesi
KALbim HAKK
-ın mEYYhÂNesi


ZEVK 4608

Ne DİNLEyen Ne ANLAyan.. OLdu.. OLacak.. HÂLimi
Yedi CeheNNem ATEŞim.. Sekiz ceNNet KemÂLimi
Rüzgâr Gibi YERsiz-YURTsuz.. BİLye Gibi BaŞ-AyaKsız..
SIRRaT SIRTInda cAN-BâZımm.. SÜRÜyorum VebÂLimi..


18.09.11 12:18
yrğmdk.. gkkşğ..



De-me-m O Kİ:

EfsÂNe: AŞK denilen ATEŞte “YaşÂN mayan YalÂN!”ın YAŞAnanıdır..
ParvÂNe: YAKarmış!.. YAKar! diyorlar.. Oysa o, “YANıyorum!”-daki CÂN Çığlığın DUYulanı-UYulanıdır..
DivÂNe: ZeRRe KüRRenin DevrÂNdaki “SeBBehâ!” RaKSında-DEVRinde DELİren DivÂN KÖÇEĞİdir..
VebÂL: Günah. Zarar. Ziyan. Şiddet. Ağırlık. Azab. Doğru olmayan bir hareketin manevî mes'uliyeti. KULluk Tercihi İmtihÂNı YÜKümlülüğünün YÜKüdür..
El HaKK: Er RABBResim El HaKK Resim El HaYY Resim El Huuu! Hakkının AKIL Algılaması…
mEYYhÂNe: ALıp-VERilen Her ÂN Nefesinin Şaehâdet ŞARÂBının Kâbe KÜPüdür.. SıRR-ı Sıfır SÂHiB SÖZÜnün SÂKİ SESdiri…

HâL: YAŞAnınca ANLAşılan ANLAtılmaz SîNe SıRRı..

Yedi CeheNNem ATEŞim: MeryeM-in Doğum SANNcısı ve Elhamdulillah! nesyen mensiyyâ! hİÇliğin, Elhamdulillah! DOĞumu HARAM HÂLi..

Sekiz ceNNet KemÂLim: MeryeM-in Mârifet DOĞumu, RAHİMinden DUYduğu tahteki seriyyâ! eşkürke yâ RABBenâ! Teşekkürü-Şâhid ŞÜKÜRü!..

فَحَمَلَتْهُ فَانتَبَذَتْ بِهِ مَكَانًا قَصِيًّا
Resim---Fe hamelethu fentebezet bihî mekânen kasıyyâ(kasıyyen) : Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi.” (MeryeM 19/22)


Kasıyyâ: çoook uzaklardaki Meryemin ve feyeKÛN YÜKünün HARAMı.. Kerem KÂBEsi..

RahmÂNiyyet (Akıl-DİRİlik haBBesi-Tohumu) ÂDEM (ve HaVVa) aleyhi's-selâm-ın,
RahiMiyyet (Harsı- Tarlası) Antipotu-TaMMlayanı MeryeM (ve Îsâ) mâ-SALLı..
Mekke’deki Mescid-i HARAMın AKSÂsı Kudüs’deki Mesid-i AKSÂ..
Kudüs’deki Mesid-i AKSÂ’nın AKSÂsı Mescid-i HARAM…


إِنَّ مَثَلَ عِيسَى عِندَ اللّهِ كَمَثَلِ آدَمَ خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ ثِمَّ قَالَ لَهُ كُن فَيَكُونُ
Resim---İnne mesele îsâ indallâhi ke meseli âdem(âdeme), halakahu min turâbin summe kâle lehu kun fe yekûn(yekûnu) : Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.” (Âl-i İmrân 3/59)

فَأَجَاءهَا الْمَخَاضُ إِلَى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا
Resim---Fe ecâe hel mehâdû ilâ ciz’ın nahleh(nahleti), kâlet yâ leytenî mittu kable hâzâ ve kuntu nesyen mensiyyâ (mensiyyen) : Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti. "Keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!" (MeryeM 19/23)

فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
Resim---Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyyâ(seriyyen) : Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır." (MeryeM 19/24)


Rüzgâr Gibi YERsiz-YURTsuz..: hİÇim-mÂNâm UÇuk..

BİLye Gibi BaŞ-AyaKsız..: HePim-MaDDem KAÇık..

SIRRaT SIRTInda cAN-BâZımm..: KervÂN Kıtmiri HaYYat SAHRasında “feyeKûN TELi” ÜZERİnde “CAN” ıyla Her Nefes OYNAyan Üç Kağıtçıyımmm…

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 30 Eyl 2011, 20:04 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
Resim

Meryem aleyha's-selâm'ın DİLi SUSta, İSÂ aleyhi's-selâm'ı KONUŞta!
Ayır ayırabilirsen Meryem'i İsâ'dan!
'İSÂ'bni MERYEM!

Meryem beyânı İsâ, İsâ nebîsi Meryem!
AHMED Aleyhi's-selâm nebesi 'İsâ'bni Meryem!
'İsâ'bni Meryem'in sâdığı, şâhidi, beşîri, nebesi MuhaMMed Mustafâ! Sallallâhu aleyhi ve sellem!


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 02 Eki 2011, 00:33 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
El-Kurân el-Kerîm'de Meryem Aleyha's-selâm ismi tek olarak oğlu ile anılmaksızın şu âyetlerde geçmektedir:
Resim

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ إِنِّي وَضَعْتُهَا أُنثَى وَاللّهُ أَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالأُنثَى وَإِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وِإِنِّي أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ


Fe lemmâ vadaathâ kâlet rabbi innî vada’tuhâ unsâ vallâhu a’lemu bi mâ vadaat ve leyse'z-zekeru ke'l-unsâ, ve innî semmeytuhâ meryeme ve innî uîzuhâ bike ve zurriyyetehâ mine'ş-şeytâni'r-racîm(racîmi).: Fakat onu doğurunca ALLAH onu ve doğurduğunu daha iyi bilici iken RABBım ben onu kız olarak doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Gerçekten ben adını Meryem koydum. Ben onu da soyunu da kovulmuş şeytandan sana sığındırırım, demişti.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 36)


فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ إنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ


Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyya'l-mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın).: Bunun üzerine RABBı onu güzel bir kabul ile karşıladı. Onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriyya'nın himâyesine verdi. Zekeriyya mihraba her girişinde onun yanında bir yiyecek bulurdu. Ey Meryem, bu sana nereden? derdi. O da: ALLAH indinden, derdi. Şüphe yok ki ALLAH, dilediğini hesapsız rızıklandırır.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 37)


وَإِذْ قَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَى نِسَاء الْعَالَمِينَ


Ve iz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhastafâki ve tahhareki vestafâki alâ nisâi'l-âlemîn(âlemîne).: Hani Melekler dediler ki: "Meryem! Muhakkak ki ALLAH seni seçti. Seni tertemiz kıldı hattâ seni dünyâdaki bütün kadınlara üstün kıldı.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 42)


يَا مَرْيَمُ اقْنُتِي لِرَبِّكِ وَاسْجُدِي وَارْكَعِي مَعَ الرَّاكِعِينَ


Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mea'r-râkiîn(râkiîne).: Ya Meryem! rabbına divan dur, ve secdeye kapan ve rükû' edenlerle berâber rükûa var.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 43)


ذَلِكَ مِنْ أَنبَاء الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يُلْقُون أَقْلاَمَهُمْ أَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ يَخْتَصِمُونَ


Zâlike min enbâi'l-Ğaybi nûhîhi ileyk(ileyke), ve mâ kunte ledeyhim iz yulkûne eklâmehum eyyuhum yekfulu meryeme, ve mâ kunte ledeyhim iz yahtesımûn(yahtesımûne).: Bu işte sana gayb haberlerinden, onu sana vahy ile bildiriyoruz (ya Muhammed), yoksa Meryemi hangisi himâyesine alacak, diye kalemleriyle kur'a atarlarken de sen yanlarında değildin, çekişirlerken de yanlarında değildin.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 44)


إِذْ قَالَتِ الْمَلآئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيهًا فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ


İz kâleti'l-melâiketu yâ meryemu innallâhe yubeşşiruki bi kelimetin minh(minhu), ismuhu'l-mesîhu îsebnu meryeme vecîhan fî'd-dunyâ ve'l-âhıreti ve mine'l-mukarrebîn(mukarrebîne).:Melekler dediği vakit: Ya Meryem! Haberin olsun ALLAH seni tarafından bir kelime ile müjdeleyor: İsmi Mesih İsa ibni Meryem, dünyâ ve âhirette vecîh olarak hem de mukarrebînden.
(3 / ÂLİ İMRÂN - 45 )



وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلَى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا


Ve bi küfrihim ve kavlihim alâ meryeme buhtânen azîmâ :(Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de 'Îsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirâda bulunmalarıdır.
(4 / NİSA - 156 )



وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَ إِذِ انتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا


Vezkur fi'l-kitâbı meryem(meryeme), izintebezet min ehlihâ mekânen şarkıyyâ(şarkıyyen).: Kitab'da Meryem'i de an. Hani o, âilesinden ayrılarak Doğu tarafında bir yere çekilmişti.
(19 / MERYEM – 16)


فَأَتَتْ بِهِ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئًا فَرِيًّا


Fe etet bihî kavmehâ tahmiluh(tahmiluhu), kâlû yâ meryemu lekad ci’ti şey’en feriyyâ(feriyyen).: Derken çocuğu alıp kavmine getirdi. Ey Meryem; andolsun ki utanılacak bir şey yaptın, dediler.
(19 / MERYEM - 27)


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Meryem Çilesi...
MesajGönderilme zamanı: 02 Eki 2011, 02:05 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Oca 2008, 03:00
Mesajlar: 1288
El-Kurân el-Kerîm'de Meryem Aleyha's-selâm'ın ismi, oğlu 'ÎSÂ Aleyhi's-selâm ile berâber şu âyetlerde geçmektedir:

Resim

وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِن بَعْدِهِ بِالرُّسُلِ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَاءكُمْ رَسُولٌ بِمَا لاَ تَهْوَى أَنفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقاً كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقاً تَقْتُلُونَ


Ve lekad âteynâ mûsâ'l-kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâ'bne meryeme'l-beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhi'l-kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum rasûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).: Celâlim hakkı için Mûsâ'ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mûcizeler verdik, onu Rûhu'l- Kudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?
(2 / BAKARA – 87)


تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَى بَعْضٍ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ اللّهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍ وَآتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَأَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ وَلَوْ شَاء اللّهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذِينَ مِن بَعْدِهِم مِّن بَعْدِ مَا جَاءتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلَكِنِ اخْتَلَفُواْ فَمِنْهُم مَّنْ آمَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَاء اللّهُ مَا اقْتَتَلُواْ وَلَكِنَّ اللّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ


Tilke'r-rusulu faddalnâ ba’dahum alâ ba’d(ba’din), minhum men kellemallâhu ve rafea ba’dahum derecât(derecâtin), ve âteynâ îsâ'bne meryeme'l-beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhı'l-kudus(rûhıl kudusi), ve lev şâallâhu maktetelellezîne min ba’dihim min ba’di mâ câethumu'l-beyyinâtu ve lâkinihtelefû fe minhum men âmene ve minhum men kefer(kefere), ve lev şâallâhu maktetelû ve lâkinnallâhe yef’alu mâ yurîd(yurîdu).: O işâret olunan rasuller yok mu, biz onların bâzısını, bâzısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki ALLAH, kendisiyle konuştu, bâzısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu 'Îsâ'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'l- Kudüs ile kuvvetlendirdik. Eğer ALLAH dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine ALLAH dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ALLAH dilediğini yapar.
(2 / BAKARA – 253)


إِذْ قَالَتِ الْمَلآئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِّنْهُ اسْمُهُ الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجِيهًا فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ


İz kâleti'l-melâiketu yâ meryemu innallâhe yubeşşiruki bi kelimetin minh(minhu), ismuhu'l mesîhu îse'bnu meryeme vecîhan fî'd-dunyâ ve'l-âhıreti ve mine'l-mukarrebîn(mukarrebîne). Melekler şöyle demişti: «Ey Meryem! ALLAH sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu Îsa Mesih'dir; dünyâda da âhirette de itibarlı, aynı zamanda ALLAH'a çok yakınlardandır.
(3 / ÂLİ İMRÂN – 45)


وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِن شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِّنْهُ مَا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلاَّ اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا


Ve kavlihim innâ katelnâ'l-mesîha îsâ'bne meryeme rasûlallâh(rasûlallâhi), ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin şubbihe lehum. Ve innellezinahtelefû fîhi le fî şekkin minhu. Mâ lehum bihî min ilmin illâttibâa'z-zann(zanni), ve mâ katelûhu yakînâ(yakînen).: Bir de «Biz ALLAH'ın peygamberi Meryem oğlu 'Îsa Mesih'i öldürdük» demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara 'Îsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sâdece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.
(4 / NİSÂ – 157)


وَإِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ أَأَنتَ قُلتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُونِي وَأُمِّيَ إِلَهَيْنِ مِن دُونِ اللّهِ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أَقُولَ مَا لَيْسَ لِي بِحَقٍّ إِن كُنتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُ تَعْلَمُ مَا فِي نَفْسِي وَلاَ أَعْلَمُ مَا فِي نَفْسِكَ إِنَّكَ أَنتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ


Ve iz kâlellâhu yâ îsebne meryeme e ente kulte lin nâsittehizûnî ve ummiye ilâheyni min dûnillâh(dûnillâhi) kâle subhâneke mâ yekûnu lî en ekûle mâ leyse lî bi hakk(hakkın) in kuntu kultuhu fe kad alimteh(alimtehu) ta’lemû mâ fî nefsî ve lâ a’lemu mâ fî nefsik(nefsike) inneke ente allemu'l-guyûb(guyûbi).: Ve ALLAH demişti ki: «Ey Meryemoğlu 'Îsa, sen mi insanlara: 'Beni ve annemi, ALLAH'tan başka iki tanrı edinin' dedin?». «Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen!».
(5 / MÂİDE – 116)


قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء تَكُونُ لَنَا عِيداً لِّأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا وَآيَةً مِّنكَ وَارْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ


Kâle îse'bnu meryemellâhumme rabbenâ enzi'l-aleynâ mâideten mine's-semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten mink(minke), verzuknâ ve ente hayru'r-râzikîn(râzikîne).: Meryemoğlu 'Îsa da: «ALLAH'ım, RABBımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mûcize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!» dedi.
(5 / MÂİDE – 114)


إِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَطِيعُ رَبُّكَ أَن يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ السَّمَاء قَالَ اتَّقُواْ اللّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ


İz kâle'l-havâriyyûne yâ îse'bne meryeme hel yestetîu rabbuke en yunezzile aleynâ mâideten mine's-semâ(semâi) kâlettekullâhe in kuntum mu’minîn(mu’minîne).: Havâriler: «Ey Meryemoğlu İsa, RABBin bize gökten bir sofra indirebilir mi?» dediler. 'Îsa da: «İnanıyorsanız ALLAH'tan korkun» dedi.
(5 / MÂİDE – 112)


إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَتِي عَلَيْكَ وَعَلَى وَالِدَتِكَ إِذْ أَيَّدتُّكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَإِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرَاةَ وَالإِنجِيلَ وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ بِإِذْنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِي وَتُبْرِئُ الأَكْمَهَ وَالأَبْرَصَ بِإِذْنِي وَإِذْ تُخْرِجُ الْمَوتَى بِإِذْنِي وَإِذْ كَفَفْتُ بَنِي إِسْرَائِيلَ عَنكَ إِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِنْهُمْ إِنْ هَذَا إِلاَّ سِحْرٌ مُّبِينٌ


İz kâlellâhu yâ îse'bne meryeme'zkur ni’metî aleyke ve alâ vâlidetike iz eyyedtuke bi rûhi'l-kudusi tukellimu'n-nâse fî'l-mehdi ve kehl(kehlen), ve iz allemtuke'l-kitâbe ve'l-hikmete ve't-tevrâte ve'l-incîl(incîle), ve iz tahluku mine't-tîni ke hey’etit tayri bi iznî fe tenfuhu fîhâ fe tekûnu tayran bi iznî ve tubriu'l-ekmehe ve'l-ebrasa bi iznî, ve iz tuhricu'l mevtâ bi iznî, ve iz kefeftu benî isrâîle anke iz ci’tehum bi'l-beyyinâti fe kâlellezîne keferû minhum in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).ALLAH şöyle diyecektir: «Ey Meryemoğlu 'Îsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'l- Kudüs ile desteklemiştim. Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun. Sana yazıyı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin, o da iznimle kuş olmuştu. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin. Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın. İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: «Bu ancak apaçık bir sihirdir» dedikleri zaman seni, onlardan korumuştum.
(5 / MÂİDE – 110)


لُعِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَى لِسَانِ دَاوُودَ وَعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ ذَلِكَ بِمَا عَصَوا وَّكَانُواْ يَعْتَدُونَ


Luinellezîne keferû min benî isrâîle alâ lisâni dâvude ve îsebni meryem(meryeme) zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).: İsrâiloğulları'ndan küfredenler, Dâvud ve Meryem'in oğlu 'Îsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi.
(5 / MÂİDE – 78)


مَّا الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ إِلاَّ رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ الرُّسُلُ وَأُمُّهُ صِدِّيقَةٌ كَانَا يَأْكُلاَنِ الطَّعَامَ انظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الآيَاتِ ثُمَّ انظُرْ أَنَّى يُؤْفَكُونَ


Me'l-mesîhu'bnu meryeme illâ resûl(resûlun), kad halet min kablihi'r-rusul(rusulun) ve ummuhu sıddîkah(sıddîkatun) kânâ ye’kulâni't-taâm(taâmi) unzur keyfe nubeyyinu lehumu'l-âyâti summenzur ennâ yu’fekûn(yu’fekûne).: Meryem'in oğlu Mesih (İsa), sâdece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Anası da dosdoğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz. Sonra yine bak nasıl yüz çeviriyorlar!
(5 / MÂİDE – 75)


لَقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَالُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ وَقَالَ الْمَسِيحُ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ اعْبُدُواْ اللّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ إِنَّهُ مَن يُشْرِكْ بِاللّهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوَاهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ


Lekad keferallezîne kâlû innallâhe huve'l-mesîhubnu meryem(meryeme) ve kâle'l-mesîhu yâ benî isrâîla’budûllâhe rabbî ve rabbekum innehu men yuşrik billâhi fekad harremallâhu aleyhi'l-cennete ve me’vâhun nâr(nâru) ve mâ li'z-zâlimîne min ensâr(ensârin).: Andolsun, «ALLAH, Meryem'in oğlu Mesih'tir» diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: «Ey İsrâiloğulları, hem benim, hem de sizin RABBiniz olan ALLAH'a ibâdet edin. Kim ALLAH'a ortak koşarsa, şüphesiz ALLAH ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zâlimlerin yardımcıları da yoktur» demişti.
(5 / MÂİDE – 72)


اتَّخَذُواْ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَمَا أُمِرُواْ إِلاَّ لِيَعْبُدُواْ إِلَهًا وَاحِدًا لاَّ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ


İttehazû ahbârehum ve ruhbânehum erbâben min dûnillâhi ve'l-mesîhabne meryem(meryeme), ve mâ umirû illâ li ya'budû ilâhen vâhidâ (vâhiden),lâ ilâhe illâ huve, subhânehu ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).: Onlar, ALLAH'dan başka bilginlerini ve râhiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan ALLAH'a ibâdet etmekle emrolunmuşlardı. ALLAH'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.
(9 / TEVBE – 31)


وَقَفَّيْنَا عَلَى آثَارِهِم بِعَيسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ وَآتَيْنَاهُ الإِنجِيلَ فِيهِ هُدًى وَنُورٌ وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرَاةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ


Ve kaffeynâ alâ âsârihim bi îse'bni meryeme musaddıkan limâ beyne yedeyhi mine't-tevrâti ve âteynâhu'l-incîle fîhi huden ve nûrun ve musaddıkan limâ beyne yedeyhi mine't-tevrâti ve huden ve mev’ızeten muttekîn(muttekîne).: O peygamberlerin ardından, yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidâyet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat'ı tasdik eden ve ALLAH'dan korkanlar için bir hidâyet rehberi ve bir öğüt olan İncil'i verdik.
(5 / MÂİDE - 46)


لَّقَدْ كَفَرَ الَّذِينَ قَآلُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ الْمَسِيحُ ابْنُ مَرْيَمَ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ مِنَ اللّهِ شَيْئًا إِنْ أَرَادَ أَن يُهْلِكَ الْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ وَمَن فِي الأَرْضِ جَمِيعًا وَلِلّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا يَخْلُقُ مَا يَشَاء وَاللّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ


Lekad keferellezîne kâlû innallâhe huve'l-mesîhubnu meryem(meryeme) kul fe men yemliku minallâhi şey’en in erâde en yuhlike'l-mesîhabne meryeme ve ummehu ve men fî'l-ardı cemîa(cemîan) ve lillâhi mulku's-semâvâti ve'l-ardı ve mâ beynehumâ. Yahluku mâ yeşâ(yeşâu) vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).: Muhakkak ki, «ALLAH, ancak Meryemoğlu 'Îsa Mesih'tir» diyenler kâfir olmuşlardır. (Onlara) de ki: « ALLAH, Meryemoğlu 'Îsa Mesih'i, anasını ve bütün yeryüzündekileri helak etmek istese O'na kim engel olabilir?» Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti sâdece ALLAH'a aittir. O, dilediğini yaratır. ALLAH, her şeye kadîrdir.
(5 / MÂİDE – 17)


يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لاَ تَغْلُواْ فِي دِينِكُمْ وَلاَ تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ إِلاَّ الْحَقِّ إِنَّمَا الْمَسِيحُ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ فَآمِنُواْ بِاللّهِ وَرُسُلِهِ وَلاَ تَقُولُواْ ثَلاَثَةٌ انتَهُواْ خَيْرًا لَّكُمْ إِنَّمَا اللّهُ إِلَهٌ وَاحِدٌ سُبْحَانَهُ أَن يَكُونَ لَهُ وَلَدٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَات وَمَا فِي الأَرْضِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً


Yâ ehle'l-kitâbi lâ taglû fî dînikum ve lâ tekûlû alâllâhi illâ'l-hakk(hakka). İnnemâ'l-mesîhu îsâ'bnu meryeme rasûlullâhi ve kelimetuhu. Elkâhâ ilâ meryeme ve rûhun minhu, fe âminû billâhi ve rusulihî, ve lâ tekûlû selâseh(selâsetun). İntehû hayran lekum. İnnemâllâhu ilâhun vâhid(vâhidun). Subhânehû en yekûne lehu veled(veledun), lehu mâ fî's-semâvâti ve mâ fî'l-ard(ardı). Ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).: Ey kitab ehli! Dîninizde taşkınlık etmeyin ve ALLAH hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu 'Îsa Mesih, sâdece ALLAH'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. ALLAH'a ve peygamberlerine inanın (ALLAH) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki ALLAH tek bir ilâhtır. O, çocuk sâhibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur. Vekil olarak ALLAH yeter.
(4 / NİSÂ – 171)


ذَلِكَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذِي فِيهِ يَمْتَرُونَ


Zâlike îsebnu meryem(meryeme), kavle!l-hakkıllezî fîhi yemterûn(yemterûne).: İşte hakkında (yahudilerle hıristiyanların) ihtilaf edip durdukları Meryemoğlu 'Îsa'ya dâir ALLAH'ın sözü budur.
(19 / MERYEM – 34)


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 124 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye