Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 12 Ara 2018, 00:46

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: GÜLLER SULTANImız
MesajGönderilme zamanı: 10 Tem 2018, 13:19 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

GÜLLer SULTÂNı EFENDİMm
sallallahu aleyhi vesellem…


GONCA GÜLü ==>YEDi YÖNün
ALt-Üst-DÖRt YÖN - ARA-ÖNün
MERKEZin=>TEK-BİZ-BİR GÜLü
=>Bu GÜNü ==>YARıNı-DÜNün!.


ZEVK 8932

KÂİNÂt’ın dOKUsu-nda =>GÜL =>NÛRun CÂNı EFENDim
EZEL =>“İKRÂ =>OKU!.”sunda HAYat FERMÂNı EFENDim
GÜL BAĞIdır =>GÜL NEFESin
GÜL ÇAĞIdır GÜL-ZÂR NEFESin
RÛHun GÜLLer kOKUsu-nda =>GÜLLer SULTÂNı EFENDim!.

sallallahu aleyhi vesellem..

09.07.18 04:19
brsbrsm..tktktrstkkmdsensizzz..


BİZ GÜLün =>TEVHiD TÜLüyüz
BİZ AŞK GÜLün =>BÜLBÜLüyüz
Her YER Her ZamÂN Her HÂLde
=>MuhaMMedî-yİZ =>GÜLüyüz!.



Resim

GÜL, Arapçada “VeRD” dir. “V.R.D.
Vav.. Vâcibu’l-VüCÛD ALLAHu zü’L- CeLÂL’in Kâinâtı MevCÛD KILışında “V” =>NÛR-u MuhaMMeddir.
Re.. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ALLAHu zü’L- CeLÂL’in Er RAÛF ve Er RAHÎM celle celâlihu Esmâlarının MuhaMmedî Mü’minlere sürekli-ebediyyen Menbağ ve Mazhar OLuşudur..


لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Resim---"Lekad câekum resûlun min enfusikum azîz (azîzun), aleyhi mâ anittum harîsun aleykum bi’l- mu’minîne raûfun rahîm (rahîmun).: Andolsun ki; size, sizin içinizden azîz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü’minlere şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

Dâl.. İslâm Dinine-HidâyetuLLAH’a Dâvet Delilidir..

Resim

İmam Ali kerremallahu vecheh (ö. 40/661) son nefesini vermeden önce Selmân radiyallahu anhu'dan bir deste
GÜL istediği rivâyet edilir. Selman radiyallahu anhu bir deste GÜL getirmiş, İmam Ali kerremallahu vecheh bunu koklamış ve rûhunu teslim etmiştir..
Bundan dolayı Bektaşîlik’te
GÜL önemli bir semboldür..

Ve rengi, şekli ve kokusu ile
GÜL, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in şemâil hadislerinden de etkilenilerek çeşitli benzetmelerde kullanılmıştır..
MuhaMMedî NÛR GONCAsından Kâinât’ın var OLuşu, RisâLet
GÜLüyle EBediyyen TÂÇLanmıştır..

Bu Muhteşem MuhaMMedî
GÜLün BÜLBÜLü, Bizzât El Muheymîn ALLAH celle celâlihu OLup MuhaBBetini HABîBuLLAH olarak BUyurup DUYurmuş isimlendirmiştir..

MuhaMMedî HAKk ÂŞIKLarca,“Gönüller SuLtÂNı” Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e DUYulan bu Muazzam MuhaBBet,
GÜL İLe ÖZDEŞLeşmiş bir SEVgi Sembolü OLmuştur ki, O’nun RÛH REHYHÂsı ÂLEMLerin RAHMet RÛHudur..

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ
Resim---"Ve mâ erselnâke illâ rahmeten li’l- âlemin (âlemîne).: (Ey Rasûlüm) Seni Biz, sadece âlemlere/bütün varlıklar için eşsiz bir rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ 21/107)


ZâHiRde
GÜLün RENgi;
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Kabr-i Şerifi “
GÜL BAHÇEsi”..
KeLÂMuLLAH ise, Ebediyyen ve Sürekli her SiLM AKıL TarLasına SAÇılıpDURan
GÜL TOHUMudur..

BâTıNda
GÜLün kOKUsu;
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in İsLÂM DiNi TeBLiğine İMÂNda Nefsin Mutmâin OLuşu..
KeLÂMuLLAH ise, Ebediyyen ve Sürekli her SiLM AKıL’a EMRedilip Buyurulan “İkrâ-OKu!.”sudur.


Resim

Kur'ÂN-ı Kerîmde GÜL;

فَإِذَا انشَقَّتِ السَّمَاء فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ
Resim---"Fe îzen şakkati’s- semâu fe kânet verdeten ked dihân (dihâni).: Gökyüzü yarılınca, işte o zaman, erimiş yağ (rengi) gibi kırmızı bir GÜL haline gelmiştir.” (Rahmân 55/37)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kendine özel güzel bir kokusunun olduğu, vücudunun ve terinin güzel koktuğu nakledilir. Bir kişi elini sıktığında, bütün gün kokusunu duyduğu, bir çocuğun başını okşadığında, diğer çocuklar arasında kokusundan fark edildiği, kemal ehlinin, o kokuyu hissettiği bildirilmişitir.
(Buhârî, Menâkıb 23; Müslim, Fedâil, 81, 82; Tirmizî, Birr ve Sıla 69; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 222, 227, 265, 267; Dârimî, Mukaddime 10; İbn Ebû Şeybe, Ebû Bekr Muhammed b. Abdullah, el-Musannef fi’l-ehâdîs ve’l-âsâr (nşr. Saîd elLehhâm), I-XI, Beyrût 1409/1989, VII, 427; İbn Hibbân, Alâaddîn Ali el-Fârisî, elİhsân fî takrîbî Sahîhi İbn Hibbân (nşr. Şuayb el-Arnaût), I-XVIII, Beyrût 1412/1991, XIV, 211; Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed b. Hüseyin, Delâilü’n-nübüvve ve ma‘rifetü ahvâli sâhibi’ş-şerîa (nşr. Abdülmu‘tî Kal‘acî), I-VII, Beyrût 1405/1985, I, 254-255.)


Resim---Enes b. Mâlik radiyallahu anhu’tan (ö. 93/711-12) rivâyet edilen sahih bir hadiste ise; Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Enes’in evine girip kaylûle uykusuna dalarak terler. Enes’in annesi Ümmü Süleym bir kavanoz getirerek teri onun içine sindirmeye başlar. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem uyanır ve yaptığı hareketin sebebini sorar. Ümmü Süleym: “Bu senin terindir, onu kokumuza katıyoruz. O kokuların en güzellerindendir. Çocuklarımız için bunun bereketini umuyoruz” der. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de: “İsabet ettin” buyurur.
(Buhârî, Sahîh, “İsti'zan”, 41; Müslim, Sahîh, “Fedâil”, 83-5.)


Bu konuyla ilgili çeşitli olaylar anlatılmıştır;

Resim---Taberânî’nin, Ukbe b. Firkat’ın eşi Ümmü Âsım’dan aktardığı şu bilgi ilgi çekicidir: “Biz üç eş idik. Her birimiz, güzel koku kullanmakta birbirimizle yarışırdık. Kocamız Ukbe ise hiç koku sürünmediği halde, hepimizden daha güzel kokardı. Sebebini şöyle açıkladı: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem zamanında hastalanmıştım. Eliyle bir miktar tükrüğünü sırtıma ve karnıma sürüp sığadı. O hastalık geçti. O günden beri bu güzel koku bende devam etti.”
(Taberânî, Ebü’l- Kasım Süleyman b. Ahmed et- Taberânî, el-Mu‘cemü’l- Kebîr, thk. Hamdi Abdülmecid es-Silefî, Kahire, 1404/1983, XVII, 133-134, r. 329-331)


Resim---Aynı şekilde başka rivâyetlerde; Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in mübârek sırtlarında Peygamberlik mührünün GÜL tomurcuğu gibi bir et parçası şeklinde olduğu bildirilmiştir.
(Tirmizî, eş-Şemâilü’l- Muhammedîyye, 3. Baskı, Beyrut, 1408/1988, s. 17, r. 16.)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in eşi Âişe radiyallahu anha Annemizin (ö. 58/678) GÜL rengi ile boyanmış bir gömlek giydiği bildirilmiştir.
(Buhârî, Hac, 64; Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakî, es-Sünenü’l- Kübrâ, I-X, Beyrut 1353. V, 127)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ashabdan Abdullah b. Amr b. Âs'ın üzerinde GÜL (kurusu) renginde bir elbiseyi görünce (ona): “Bu nedir?” diye sorar. O da gidip elbiseyi (fırında) yakar (ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'in huzuruna varır. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem onu, bir başka elbiseyle görünce; “(Öbür) elbiseni ne yaptın?” diye sorar. O da “yaktığını” söyler. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Onu (yakacağına) aile halkından (olan kadınlardan) birine giydirseydin ya!.” buyurur.
(Ebû Dâvûd, “Libas”, 17)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dünyada bana, kadın ve güzel koku sevdirildi; namaz da gözümün nuru kılındı.” buyurmuştur.
(Nesâî, es-Sünen, “Kadınlarla Muaşeret”, r. 3928)


Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Üç çeşit ikram vardır ki, hiç reddedilmez: Biri yastık, diğeri koku, öbürü de süttür.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Edeb, r. 2790)


Resim---“Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem kendilerine takdim edilen kokuyu hiç reddetmezlerdi.”
(Buhârî, “Hibe”,9; “Libas”, 80; Tirmizî, Edeb, r. 2789; Nesâî, Zîne, 74, r. 5223.)



NübüVVet MüHRü.:
Kaynaklarda güvercin veya keklik yumurtası/gerdek çadırının düğmesi, yumruk halinde veya insan bedeninde çıkan siğile ve daha başka şeylere benzetilerek yapılan bu tasvirlerin ortak noktası, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem sırtında iki kürek kemiği arasında, sol kürek kemiğine yakın irice bir et parçasının bulunduğudur.
Geniş bilgi için bkz. İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, VII, 447; Ahmed b. Hanbel, V, 107; Buhârî, Vüdû‘ 40; Müslim, Fedâil 110, 112; Tirmizî, Menâkıb 11; İbn Belbân, el-İhsân, XIV, 207, 209, r. 6298, 6301..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 16 Tem 2018, 21:52 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim

GÜL AÇar=>YÂRin YÜZünde
KÖKü =>BİZ BİR-İZ ÖZünde
AL=>GECEsi. AK=>GÜNDÜZü
GÜL KOKar =>ÂŞIK SÖZünde!.


ZEVK 8940

DUDU EBEM’in DUÂsı-nda =>GÜL BAĞI-na ERdim GÜLüm
==>EBEDiYyEN SEVeceğim =>EZELden SEVERdim GÜLüm
ZÂHİRi =>AK.. BÂTINı =>AL
=>ANLAtılmaz=>HÂL İÇi HÂL
vASL-ı vUSLat VÂDisinden=>BiR DEMet GÜL DERdim GÜLüm!.


HUu DOSt ALLAH celle celâlihu!.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem..


16.07.18 17:14
brsbrsm..tktktrstkkmdsensizzz..



Resim Havz-ı Kevser’in, Makam-ı MahMud’un ve EZEL-EBED GÜL BAĞI’mızın SubhÂNî Sâhibi Efendimiz MuhaMMed Mustafa Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in EhL-i Beyt’inin aleyhumusselâm İsLÂM DİNindeki Ebedî CÂN CERYÂNı OLuşunu iYi ANLAmalıyız..
RIZA REYHÂsını RÛHumuzda DUYup Uymalıyız İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

O EhL-i Beyt aleyhumusselâm ki;
Tıpkı bir CERYÂN KabLosu gibi OLan VELÂYET İÇİNe DERc Edilmiş/CÂN CERYÂNıKILınmış NÜBÜVVET NÛRunu ilelebet İSÂLe etmektedirler.. El hamdu lillâhi rabbil âlemin!.

EhL-i Beyt aleyhumusselâm’ın TEVHİD TARLAsı Fâtımâtü’z- ZEHRÂ aleyhumusselâm Annemizin TemeLi HATiCEtü’L- KüBRÂ aleyhasselâm ANNEmiz ki o;
SEVgiLiLer SEVgiLisinin SEVgiLisidir ve "ANNEmiz" SÖZüm de Haktır;


النَّبِيُّ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَاجُهُ أُمَّهَاتُهُمْ وَأُوْلُو الْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ إِلَّا أَن تَفْعَلُوا إِلَى أَوْلِيَائِكُم مَّعْرُوفًا كَانَ ذَلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا
Resim---"En nebiyyu evlâ bi’l- mu’minîne min enfusihim ve ezvâcuhu ummehâtuhum, ve ulû’l- erhâmi ba’duhum evlâ bi ba’dın fî kitâbillâhi mine’l- mu’minîne ve’l- muhâcirîne illâ en tef’alû ilâ evliyâikum ma’rûfâ (ma’rûfen), kâne zâlike fî’l- kitâbi mestûrâ (mestûran).: Nebî (Peygamber), mü’minler için kendi nefslerinden daha evlâdır (yakındır). Ve O’nun (Nebî’nin) zevceleri, onların ANNEleridir. Ve rahîm sahibleri (akrabalar), onlar birbirlerine, ALLAH’ın Kitab’ında, mü’minlere ve muhacirlere yakın olduklarından daha yakındır. Ancak dostlarınıza iyilik yapmanız hariç. İşte bunlar, Kitab’ta satır satır yazılıdır.” (Ahzâb 33/6)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, HATiCEtü’L- KüBRÂ aleyhasselâm ANNEmizi için;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dünyada bana, kadınlar ve güzel koku sevdirildi. Namaz da gözümün nuru kılındı.” buyurmuştur.
(Nesâî, işratü’n- nisâ 1)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kendi zamanındaki yeryüzü kadınlarının en hayırlısı İmrân’ın kızı Meryem’dir. Bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı da Hatice’dir.” buyurmuştur.
(Buhârî, Enbiyâ: 47 ; Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe: 69)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Dünya kadınları arasında İmran’ın kızı Meryem, Huveylid’in kızı Hatice, MuhaMMed’in kızı Fâtımâ ve Firavun’un hanımı Âsiye örnek olarak yeter.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Menâkıb 61)

HATiCEtü’L- KüBRÂ aleyhasselâm Annemiz ALLAHu zü’L- CeLÂL’in Husûsî Selâmına mazhar olmuş, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kâinâtta müstesnâ GÜLüdür.:

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Hira Dağında iken Cebrâil aleyhisselâm, Peygamberimize gelmiş ve: “Yâ Rasûlallah! İşte şu Hatice'dir. Sana doğru geliyor. Ya-nında bir kap var, içinde katık yâhud yiyecek şey yâhud şerbet var. Hatîce sana geldiğinde ona RABB'inden ve benden selâm söyle! Ve cennette inciden yapılmış bir sarayla müjdele ki, onun içinde gürültü patırtı yok, çalışmak çabalamak da yok!.” buyurmuştur.
(Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr 20)

Resim---Âişe radiyallahu anha ANNEmiz: “Rasûlullah aleyhisselam ne zaman bir koyun kesse: “Onu Hatice’nin dostlarına gönderin!” buyururdu.
Âişe radiyallahu anha ANNEmiz bir gün O’nu kızdırıp: “Hatice hâa!” deyince, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Bana o’nun SEVgisi bahşedildi”
buyurmuştur.
(Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe 75)

Resim

Elebette yâd etmemiz gereken bir ANNEmiz daha var;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem yetim ve öksüz kalınca 4 yaşından sonra fiilen ANNelik yapan, Ebû Tâlib’in hanımı, İmam ALİ kerremâllahu vechehu’nun da ANNEsi olan Fâtıma radiyallahu anha vefât ettiğinde, VEFÂ GÜLü Rasûlullah aleyhisselâm kendi gömleğini ona kefen yapmış, kabrine önce kendisi inerek teessüründen ağlamış ve: “Bu kadın beni doğuran ANNEM gibiydi…” buyurmuştur.
(Hâkim, Müstedrek, III, 108)

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Ebû Turâb İmam ALİ kerremâllahu vechehu için;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Münâfık olan Ali’yi sevmez ve mü’min olan ona buğzetmez!.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Menâkıb, 20)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Yâ ALİ!. Sen Bendensin, Ben de Sendenim!.” buyurmuştur.
(Buhârî, Fadâilu’s-Sahâbe, 9)

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in GÖZünün NÛRu Fâtımâtü’z- ZEHRÂ aleyhasselâm Annemizi için;

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ey Fâtımâ! Mü’minlerin kadınlarının Hanımefendisi -veyâ bu ümmetin kadınlarının hanımefendisi- olmana razı değil misin?.” buyurmuştur.
(Buhârî, İsti’zân, 43)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Fâtımâ benden bir parçadır. Her kim onu öfkelendirirse/üzerse, beni öfkelendirmiş/üzmüş olur.” buyurmuştur.
(Buhârî, Fedâilü’s-Sahâbe, 12; 29)

Resim

TEVHiD DİNİmizin Hilâfet ve İmâmiyyet Başı ve Sonu olan Seyyid Hasan aleyhisselâm ve Şerif Hüseyin aleyhisselâm..

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hasan ve Hüseyin, cennet ehli gençlerinin efendileridir.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Menâkıb, 30)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allah’ım!. Muhakkak ben bu ikisini seviyorum, (sen de) sev ve bu ikisini seveni de sev!.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Menâkıb, 30)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “O ikisi dünyadan benim iki REYHAnımdır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Edeb, 18)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 30 Tem 2018, 22:30 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim

Ve yine Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Aziz EŞLeri ANNELerimizde aleykünnesselâm GÜL Rengi ve Rayihası;


Resim---İbn Cureyc dedi ki: Ben Atâ'ya: “Âişe'nin o günkü hicabı ne idi?” diye sordum. Atâ: “Âişe o gün keçeden yapılmış bir küçük Türk Çadırı içinde idi. Çadırın bir perdesi vardı. Âişe ile bizim aramızda bundan başka birşey yoktu. Ben Âişe'nin üzerinde GÜL rengi ile boyanmış bir gömlek gördüm.” dedi..
(Buharî, “Hac”, 64. 26 Ebû Dâvûd, “Libas”, 17)

Resim---Ümeyye b. Ebü’s-Salt’ın rivâyetinde:
“Güneş her gecenin sonunda doğar,
AL renkte, sonra rengi GÜL gibi kırmızı olur!.” dediğine,
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in de: “Doğru söylemiş!.”
buyurduğu nakledilmiştir..
(İ. Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 256; Dârimî, Sünen, İsti'zan, 67.)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in târif ve vasıflandırmasında, Çiçek/GÜL teşbihi/benzetmesi ile ilgili bilinen en eski örnek Hadis İmamı Tirmizî’nin (ö. 279/892), “Şemâil”inde zikrettiği Hind b. Ebû Hâle rivâyetinde geçen “Ezherü’l-levn” ifâdesidir.
Ezherü’l-levn: Rengi pek beyaz ve parlak demektir.

(Şemseddin Sâmi, el Mu’cemü’t-Türki’t-türâsî, nşr. Ahmed Cevdet, Beyrut 1989, I, 93.)

Ahmet Cevdet Paşa, başta İmam Ali kerremâllahu vechehu, Enes b. Mâlik ve Hind b. Ebû Hâle radiyallahu anhum olmak üzere sahâbenin önde gelenlerinden nakledilen “Hilye-i Nebevî” ile ilgili rivâyetleri topluca özetlerken bu kelimenin geçtiği yeri şöyle nakletmiştir: “O, Nebiyy-i Müctebâ, Ezherü’l-levn idi; yâni ne kireç gibi ak, ne de kara yağız, belki ikisi ortası ve GÜL gibi kırmızıya meyilli beyaz ve nûranî ve berrak olup, mübârek yüzünde nur parıldardı.”
(Tirmizî, Şemâil, s. 11-3, r. 7; Ali Yardım, Peygamberimizin Şemâili, Damla Yay., İstanbul 1997, s. 51.)

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in SÎRETen Mükemmel Ahlâkının yanı sıra, SÛRETen Fizik görünüşünün güzelliği, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Ashâb-ı Güzîn’in DİLiyle usta bir ressamın fırçasından tuvaline yansıyan pembe bir GÜL gibi tasvir etmişlerdir..

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in elide doğan ve Muhteşem EDEBiyle yanında büyüyen İmam Ali kerremâllahu vechehu, O’nun sûretini ve sîretini tasvir ederken: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, ne aşırı derecede uzun boylu ne de çok kısa boylu idi, orta boylu bir insandı. Saçları kıvırcık değildi, düz de değildi, dalgalıydı. Ne ince ne de şişkin yüzlü idi, yuvarlak yüzlü biriydi. Yüzü hafif pembeye çalan beyazdı. Gözleri koyu siyah, kirpikleri ise uzundu. Vücudu kılsız fakat göğsünden göbeğine kadar inen kıldan bir hat vardı. El ve ayakları irice idi. Yürüdüğünde sanki yüksek bir yerden iniyormuş gibi, ağır ve dengeli yürürdü. Bir tarafa döndüğü zaman tüm vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında peygamberlik mührü bulunmaktaydı. O peygamberlerin sonuncusu, gönül bakımından insanların en cömerdiydi. İnsanların en doğru ve sağlam sözlüsü idi. O, ahlâkça herkesten yüce, muâşeret yönüyle de en geçimlisiydi. Onu ilk gören heybetinden ürperirdi, fakat görüşüp tanışınca onu severdi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i kim tavsif etse: “Ne kendisinden önce ne de sonra onun gibisini görmedim!.” derdi..
(Tirmizî, Menâkıb 8; İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, VII, 445.)

Resim

Resim---Enes b. Mâlik b. Enes radiyallahu anhu: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, parlak beyaz tenliydi. Teri sanki bir inci gibiydi. Onun eli kadar yumuşak ne bir ipeğe ne de bir atlasa dokundum. Onun kokusundan daha güzel kokan ne bir misk ne de bir amber kokladım.” demiştir..
(El-Muvatta’, Sıfatü’n-nebî, 1; Buhârî, Menâkıb, 23; Müslim, Fedâil, 113; Tirmizî, Libâs, 21.; Buhârî, Menâkıb, 23; Müslim, Fedâil, 81, 82; Tirmizî, Birr ve Sıla, 69; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 222, 227, 265, 267; Dârimî, Mukaddime” 10; İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, VII, 427.)

Resim

Yine Ebü’l-Abbas Cafer b. Muhammed el-Müstağfirî “et-Tıbbü’n- Nebevî” adlı eserinde Ali b. Hasan aleyhisselâm’a şu rivâyeti yazmıştır: “Ebû Süleyman Muhammed b. Süleyman b. Yezîd el-Fâmî => Babası =>İsmail b. Ali b. Kudâme el-Harrâz el-Kazvînî=>Ahmed b. Abdân el-Berdeî =>Sehl b. Sagîr =>Mûsa b. Abdürabbih => İmam Ali b. Ebû Tâlib kerremâllahu vechehu isnadıyla merfû olarak nakledilen rivâyet şöyledir: “Semâvâta mi’racım sırasında, yeryüzü bana ağladı. ALLAHu TeÂLÂ, arzın gözünün yaşından, “LESAF (tavşan kulağı/dikenli beyaz GÜL)” denilen bir bitki yarattı. Kim yeryüzünün ağlamasını koklamak isterse keberi koklasın. Rabbe yükseltildiğimde ALLAHu zü’L- CeLÂL beni peygamberlikle selâmladı, beni peygamberlikle üstün tuttu, bana şefaatı ikram etti, bana elli vakit namazı farz kıldı. O anda, semâdan (melekût âleminden) semâya (mülk âlemine) indim. Dünyada olduğumda teri damlattım, terim de yeryüzüne düştü. (Bu sırada), ALLAHu zü’L- CeLÂL terimden kırmızı GÜLü yarattı. Terimi koklamak isteyen kimse, kırmızı GÜLü koklasın.” buyurdu.
(Süyûtî, el Leâli’l- Masnûa, s. 234.)

Resim

Resim---Enes b. Mâlik isnadıyla merfû olarak nakledilen ikinci rivâyet ise şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Beyaz GÜL Mi’rac Gecesinde benim terimden, kırmızı GÜL Cebrâil’in terinden, sarı GÜL de Burak’ın terinden yaratılmıştır.” buyurmuştur.
(Deylemî, Ebû Şücâ’ Şîrûye b. Şehredâr b. Şîrûye ed-Deylemî, el-Firdevs bi Me’sûri’l-Hıtâb, thk. Saîd b. Besyûnî Zağlûl, I-V+I, Beyrut 1406/1986, IV, 436-7, r. 7269; İbn Asâkir, Ebü’l-Kasım Ali b. Hasan b. Hibetillah b. Abdillah eş-Şâfiî, Târîhu Medîneti Dımeşk, thk. Muhibbüddin Ebû Saîd Ömer b. Garame el-Amravî, Dârü’l-Fikr, Beyrut, 1416/1996, XIII, 131, r. 1362; İbnü’l-Cevzî, el-Mevzûât, III, 62-3; Sehâvî, el-Makâsıdü’l-hasene, s. 131, r. 261; Süyûtî, Hüsnü’l-Muhadara, II, 374; Ali el-Kârî, el-Esrârü’l-merfû‘a, s. 151-2, r. 103 dip not; Şeybânî, Abdurrahman b. Ali b. Muhammed İbn Ömer eş-Şeybânî, Temyîzü’t-tayyib mine’lhabîs, Beyrut 1405/1985, s. 49.)

Resim

Resim---Câbir radiyallahu anhu isnadıyla merfû olarak: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim kokumu koklamak isterse GÜLü koklasın” buyurmuştur.
(İbnü’l-Cevzî, e-Mevzûât, III, 62-3; Süyûtî, el-Leâli’l-masnûa, s. 234.)

Resim---Âişe radiyallahu anhaAnnemiz isnadıyla merfû olarak: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim kokumu koklamak isterse kırmızı GÜLü koklasın” buyurmuştur.
(Sehâvî, el-Makâsıdü’l-hasene, s. 131, r. 261; Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, I, 303, r. 798.)

Ashab-ı Güzîn radiyallahu anhum, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem SEVggisini Farz-ı Ayn BİLip müttefiken vasıflandırmışlar, örnek almışlar be bize de örnek olmuşlardır.:

Resim---Kim Peygamber Efendimiz'i vasf etmek isterse şöyle desin: Ne aşırı uzun, ne de kısa idi, ne toplu ne de zayıf idi. İnsanların en güzeliydi. Siyah iri gözlü idi” buyurmuştur.
(Müslim, Fezail, 93; Mâlik, Muvatta, Sıfatu’n-Nebi, 1.)

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Resim---"Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe ve’l- yevme’l- âhıra ve zekerallâhe kesîrâ (kesîran).: Andolsun ki, sizin için ve Allah’a ve âhiret gününe (ALLAH’a ulaşm/SALL Gününe) ulaşmayı dileyen ve ALLAH’ı çok zikredenler için, ALLAH’ın Resûl’ünde güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb 33/21)


Resim

Niyâzî-i Mısrî kaddesallahu sırrahu da, ALLAH’ı BULmanın YOLUnu, GÜL KOKUSUnu derenlere sormak gerektiğini belirtir:

Soralum gel bilenlere
GÜLi bûyın direnlere,
Visâline irenlere
Gel Allah’ı bulalum gel!.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 16 Ağu 2018, 14:21 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim

Nihad Sami Banarlı, uzun Anadolu gezilerinin sonUÇu Sohbetlerinde ANADOLU İnsÂNının ÖZündeki GÜL İLe Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem İLİŞkisini ANLAtmakta;

“GÜNümüzde, Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden İstanbul’a, Ankara’ya ve başka büyük şehirlere akın eden halkımız var. Bunlar ailece gelip apartmanlarda kapıcılık, iç hizmetleri ve başka işler yapıyorlar. Adlarını öğreniyorum. Bilhassa kadın adları dikkatimizi çekiyor:
GÜL, GönlüGÜL, YazGÜLü, GÜLşah, GÜLdalı, GÜLdâne, GÜLizâr, KırGÜLü, GÜLbeyaz hattâ erkek adı olarak da bazen: GÜLbey. Bu GÜLLü isimlerin, bu Anadolu’muzu GÜL bahçelerine çeviren güzel adların, bu derece ısrarla niçin konulduklarını ben biliyorum. Ama yine bilmezlikten gelerek soruyorum: Sizin oralarda GÜL bahçeleri çok olmalı. Köy evlerinin bahçelerinde çok mu çiçek yetiştirirsiniz?.
Adı, “
GÜLdalı” olan kadın cevap veriyor: “Hayır beğ, bizim oralarda çiçek bahçesi ne gezer? Biz toprağı tarla diye kullanırız.”
“Peki kızlarınıza bu kadar çok ve bu kadar güzel
GÜL adlarını yoksa “GÜL”e hasret duyduğunuz için mi koyuyorsunuz?”
“Hayır beğ, bizim hasret duyduğumuz başkadır. Bizim oralarda inanılır ki
GÜL, Hz. MuhaMMed aleyhisselâm'ın remzidir.
Remz kelimesini de biliyordu. Verdiği cevap, aslında benim beklediğim cevaptı. İslâm dünyasında, bilhassa müslüman Türkler arasında on dört asırdan beri, tam bir gönül temizliğiyle ve büyük aşkla sevilen bu büyük
Peygamber'e (aleyhisselâm) âlem olduğunu ve bilhassa Anadolu Halkının, “GÜL” İsmini bunun için koyduklarını nice şehirlilerimiz bilemez; ama köylümüz bilir.”
(Nihad Sami Banarlı, Türkçe’nin Sırları, İstanbul 1975, s. 186; Şiir ve Edebiyat Sohbetleri, İstanbul 1976, I, 56-70; krş. Kurnaz, “Edebiyatımızda GÜL Kokusu”, s.48-9; Altun..)


Şunu unutmamalıyız ki;
Resim, Cisim ve İsimden ötede, asıl önemli olanın
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Sûret ve Şemâilinden ziyâde, ÖZde Sîret ve Sünnetine odaklanıp eşsiz örnekten örneklenmeliyiz.:


لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Resim--- "Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe ve’l- yevme’l- âhıra ve zekerallâhe kesîrâ (kesîran).: Andolsun ki, sizin için ve ALLAH’a ve ahiret gününe ulaşmayı dileyen ve ALLAH’ı çok zikredenler için, ALLAH’ın RESÛLünde güzel bir ÖRNEK vardır.” (Ahzâb 33/21)

Kur'ÂN-ı Kerîm Hükmünü DUYup, UYarak; Sünnet-i Resûlullah sallallahu aleyhi vesellemi fiilen BİLip, BULup, Olupda YAŞAmalıyız ki;
“Medine
GÜLü”müz sallallahu aleyhi vesellem, TÜMM ÜMMet-i MuhaMMed’in GönüLLerinde AÇsın, kOKusu CihÂNı SARsın ve Asr-ı Saadetini yeniden GÜLce YAŞAyaLım İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 26 Ağu 2018, 22:08 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim


Resim RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem..

MUHAMMED=>MAHMUD=>HAMİD=>AHMED=>HABÎB aleyhisselâm..


MERKEZ NOKTAsı.. HABÎBİYyet-i RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem.. EVVELü’L- EVVEL.. NOKTAtu’L- NOKTA.. SIRRî.. (Mavi)

İlk Çember.. AHMEDÎYyet-i RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem.. EVVEL.. SABit NOKTA.. RUHî.. (Yeşil)

İkinci Çember.. HAMİDÎYyet-i RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem.. ÂHiR.. HAMİD NOKTA.. KALBî.. (Sarı)

ÜÇüncü Çember.. MAHMUDÎYyet-i RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem.. BÂTıN.. ENFüS..NEFSî.. (Turuncu)

Dördüncü Çember.. MUHAMMEDÎYyet-i RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem.. ZÂHiR.. AFÂk.. BEDENî.. (Kırmızı)


BEDEN=>NEFiS=>KALB=>RÛH=>SIRR=>HAFî=>AHFÂ=>AKDES NOKTası..EMÂNetü’L- KÜBRÂ NOKTası..

=>AKDES NOKTası RESÛLuLLAH sallallahu aleyhi vesellem İLe İgiLi.. EMÂNetü’L- KÜBRÂ NOKTası.. LETÂiF-i RABBÂNiYye..

LETÂiF-i RABBÂNiYye =>RABBını BİLdiren İstidâd/Alışma, ünsiyet etme NOKTası..

AFÂK =>MUHit => DIŞ =>ZÂHiR..
ENFÛS =>MERKEZ =>İÇ =>BÂTıN..

Resim

GÜLümün GÜLce RENKLeri
ANLAtır =>AŞK ÂHENKLeri
HAKk’tan>HAKk’ta
=>HAKk’La>HAKk’a
KUL İhvÂNimin =>ZEVKLeri!.


ZEVK 8977

AHAD NÛRu =>AHMEDÎYyet.. EZEL-EBED =>AŞK DERYÂsı
HAMİD NÛRu =>HAMİDÎYyet.. KÜLLî KEREM KEVSER TASı

VÂHİD NÛRu =>MAHMUDÎYyet..
ALLAH NÛRu =>MUHAMMEDÎYyet..

“ELEST”in=>AHAD A’MÂsı.. MAHŞER’in=>MERKEZ NOKTAsı!.
celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


26.08.18 09:17
brsbrsm.. tktktrstkkmdhyrÂNlkbyrmııı..



AKVÂL-EF’ÂL MuhaMMedî
AHLÂK-AHVÂL MuhaMMedî
ÜMMet’in KUL KILmak İÇin
BeHaMeHÂL =>MuhaMMedî
AKVÂL-EF’ÂL MuhaMMedî


Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in AKVÂLi =>MuhaMMedî ŞERiAtı. =>KAVLi-HADİS-i ŞERîFLeri.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in A’MÂLi =>MuhaMMedî TARiKAtı. =>EF’ÂLi-SÜNNeti. FİİLLeri.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in AHLÂKı =>MuhaMMedî MÂRiFEti. => Kur'ÂN AHLÂKı =>AHLÂKuLLAH.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in AHVÂLi =>MuhaMMedî HAKiKAtı.. =>SÖZe SIĞmaz HÂLLeri..


Gavsı Azam Abdulkadîri Geylânî (kaddasallahu sırrehu)'nun salâvâtı (1)

Resim

TÜRKÇESİ: Allahümme salli ve sellim alâ Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedin essâbiki lil-halki nûruhu Resim Ve rahmeten lil-âlemîni zuhûrûhu Resim Adede men medâ min halkike Resim Ve men beka ve men saîde minhum ve men şekâ Resim Salâten testâgrikul-adde ve tuhîtu bil- haddi Resim Salâten lâ gâyete lehâ velâ mühteha velâ inkidâe Resim Salâten dâimeten bi devâmike Resim Ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim teslimen kesiren misle zâlike.

MÂNÂSI: ALLAH'ım! Nûru mahlûkattan önce yaratılan (ilk halk), zuhûru âlemlere rahmet olan Efendimiz ve Sahibimiz Muhammed (salallahu aleyhi ve sellem)'e; geçmiş ve gelecek mahlûkatın sayısınca, kullarından saîd (ehli tevhid, mutlu) olanlar ve şâki (inkârcı, bedbaht, mutsuz) olanlar sayısınca salât-ü-selâm getir! Rahmetini ihsân eyle, teslimiyet ve istikamet ulaşımımıza vesile kıl! Öyle bir salât ki sayılar, içinde gark olsun (sayıları, adedleri yutsun) ve hadleri (hudud, sınır) ihata etsin (kapsasın, içine alsın). Öyle bir salât ki sınırı (gayesi) ve sonu (nihâyeti) olmasın, asla kesilmesin! Senin sonsuz ebedîliğiyin devâmınca bir salât! Ailesine ve ashabına da böylece, çokca, tam bir şekilde selâmla, selâmette kıl rahmet ihsân eyle!

ÂMİN YÂ MUÎN ALLAH CELLE CELÂLUHU

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 01 Eyl 2018, 22:39 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Çizim..:
Merkez NOKTAsı. (mavi): HABİBîYyet-ÜMMî NEBî-AHD-UHÛD ÂLEMi.
1.inci iç Çember. (Yeşil): AHMEDîYyet-RASûL-ARŞ-ŞÜHÛD ÂLEMi.
2.inci iç Çember. (Sarı): HAMiDîYyet- NEBî-AKIL-SÜCÛD ÂLEMi.
3.üncü ve dış Çember. (Kırmızı): MUHAMMEDîYyet-ABD-CEMiYyet(CâMi’)-VÜCÛD ÂLEMi.

YÂ RASÛLULLAH
sallallahu aleyhi vesellem

Resim

GÜLümün GÜLce RENKLeri
ANLAtır =>AŞK ÂHENKLeri
HAKk’tan>HAKk’ta
=>HAKk’La>HAKk’a
KUL İhvÂNimin =>ZEVKLeri!.


Resim

NÛRuLLAHtan NÛR-u MuhaMMed
TÜMM OLÂN ONÛR-u MuhaMMed
SAFF SIRRın SÜRÛRu MuhaMMed
ŞE’ÂNuLLAH ŞÛUR-u MuhaMMed!.


ZEVK 2355

KAZA->KADER->İRADEsi->MEŞİYyeti =>AHD-i HABîBî
KUDREt-i AHAD.. =>AHMEDî ARŞı =>NÛRuLLAH KARİBî

MAHMÛDî MAKAMı AKIL
TEKELLÜF-ü-TEVHiD TÂLİBî..

MUHAMMEDîKe =>ABDiKe =>CÜMLEsin CÂMî’=>CÂLİBî..


celle celâlihu..
sallallahu aleyhi vesellem..


01.09.2002 22:13.. BOLu..


KARİB.: Çok yakın. Yerce ve mekânca uzak olmayan... AKRABA..
CÂMî’.: Cem'edici, toplayıcı, içine alan. * Cem'etmiş, toplamış bulunan, hâvi ve muhit olan.
CÂLİB.: Çekici. Celbedici. Kendi tarafına çekip getirici olan.
TÂLİB.: (c.: Tulleb-Tullâb-Talebe) İsteyen, istekli.
TEKELLÜF.: Kendi isteğiyle külfete girmek, bir zorluğa katlanmak.
AZAMEtuLLAH.: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in, Aklın görüp anladığı kuvvet sahibi oluşu.
KUDREtuLLAH.: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in, Aklın görüp anlayamadığı Potansiyel Havl/güc-kuvvet sahibi oluşu..
MAHMÛDî MAKAM.: (Şefaat-ı Uzmâ) En yüksek şefaat makamı. Peygamberimiz aleyhisselâmın kavuşacağı, Allah tarafından vaad edilen makam. Kul için AKILın Hakikat-ı MuhaMMedîyyesinde NAKİLLeşmme Makamı..
AHMEDî ARŞ.: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in Kudret ve Saltanatının İLK Tecellî Yeri..



Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sıkıntıya düşen: “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahi’l- aliyyî’l- azîm!” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.” buyurmuştur.
(Deylemî)


RASÛLULLAH
sallallahu aleyhi vesellem'in


HABİBîYyet-ÜMMî NEBî-AHD-UHÛD ÂLEMi.
=>AHMEDîYyet-RASûL-ARŞ-ŞÜHÛD ÂLEMi.
==>HAMiDîYyet- NEBî-AKIL-SÜCÛD ÂLEMi.
MUHAMMEDîYyet-ABD-CEMiYyet-VÜCÛD ÂLEMi..(CâMi’)


Resim

ALLAHu zü’L-CELÂL İLMULLAH’ındaki =>SÜNNETULLAH/var ediş tarzı, tavrı sistemi ile Mutlak Kendisinin Ulûhiyyetinde olan =>Kaza, Kader, İrâde ve Meşiyyeti/Dilemesi ile “KÛN!. Ol!” buyuruyor.. “Kaf” “NûN”a varmadan MURADULLAH =>EMRULLAH’la =>feye KÛN =>NÛR-u MuhaMMed =>“VaR/MevCÛD/ŞEYy” olur..

KaZA: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in, KÛN feyeKÛN Kâinat KeVNiyyetinde; OLmuş, OLan ve OLacak her şeyin evsafını-sıfatlarını ve havassını- bir nesneyi diğerlerinden farklı ve üstün kılan niteliklerini ve sâir geleceğini ve geçmişini ezelden bilip, Levh-i Mahfuzunda VAR OLuş saklı tutma ZÂTına mahsusluğu.. KudretuLLAH.. İLahî Nasib..
KaDER: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in Levh-i Mahfuzunda herbir NEFs için SAKLı YAZılanın KÛN feyeKÛN Kâinat KeVNiyyetinde TeceLLî edip YAŞAnması gerçeği.. AZametuLLAH.. ELe geçen KıSmet..
İRADE.: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in Şe’ÂNuLLAHta her ÂN Yeniden yaratışta mutlak güc ve iktidar sahibi oluşu ZÂTî Sıfatıdır.
MEŞİYyet.: ALLAHu Zü’L- CeLÂL’in Şe’ÂNuLLAHta her ÂN Yeniden yaratışta mutlak murad ve dileme sahibi oluşu ZÂTî Sıfatıdır..


Resim

ALLahumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebîyyike ve
Rasûlike ve
Nebîyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's- sahbihi ve uMMetihi...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: GÜLLER SULTANI
MesajGönderilme zamanı: 27 Eyl 2018, 22:12 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4724
Resim

NÛR-u MîM=>ÂLeM dOKUsu
İLKBİR SeS=>İKRÂ OKU!.su
==>MuHAMMEDî ÂŞIKLarınn
GÜLden>GÜLe=>GÜL kOKUsu!.


ZEVK 9017

NÛRULLAH’ın=>AŞKULLAH’ı.. =>ŞE’ÂN Şu ÂNı EFENDiM
ELESt-ü-MAHŞER BAGBÂNı.. =>AŞK GÜLİSTÂNı EFENDiM
AYy IŞIğında =>IYŞş İLe
GÖNÜLden GÖNÜLe>BİLe
BiR DEMEt GÖNÜL GONCAmız.. GÜLLer SULTÂNı EFENDiM!.

sallallahu aleyhi vesellem..

28.09.18 00:03Resim 18.mHRRm.1440..
brsbrsm..tktktrstkkmdcevLÂNnn..


Resim

Azîz CÂNLar;

Asıl önemli olanın, tarih boyunca ANADOLu İNSÂNımızın RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in; Sîret ve Sünnetini titizlikle YAŞArken, Sûret ve Şemâilini de tıpkı bir GÜL BAĞı gibi binbir İSİMlerle yâdederek fiilen YAŞAması ve YAŞAtmasıdır..

İşte bu Muhteşem ANLAyıştır ki, RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in GÜL BAHÇEsi ANADOLumuzun özellikle köylerinde hâlâ GÜL BOHÇAsı dolusu GÜL İSİMLeri TOMUR, GONCA ve GÜLLer maktadır..
ANADOLumuzda GÜL İLe Başlayan Genellikle Kadın İsimLeri ve AÇIKLamaLarı.:

GÜL: Katmerli, kokulu çiçekleri olan, pek çok türleri bulunan GÜLgillerin örnek bitkisi.
GÜLaç:GÜLümse” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLaçtı:GÜLümsedi” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLâfet: GÜL gibi güzel olan sevgili.
GÜLal:GÜL gibi güzel bil kızla evlen” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLân: GÜLLer.
GÜLara: GÜL süsleyen, GÜL bezeyen.
GÜLaslı: Soyu sopu GÜL gibi güzel olan.
GÜLasya: Asya GÜLü.
GÜLâver: GÜL getiren, GÜL taşıyan.
GÜLay: GÜLLerin açtığı ay.
GÜLaydın: GÜL gibi güzel olan.
GÜLayım:GÜL gibi güzel sevgilim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLayşe: Rahat ve huzur içinde yaşayan güzel.
GÜLbadem: Badem gözlü güzel.
GÜLbağ: GÜL bahçesi.
GÜLbahar: Kırmızı boya elde etmede kullanılan iyi bir cins toprak.
GÜLbânu: GÜL gibi güzel kadın.
GÜLbeden: GÜL gibi güzel bedeni olan.
GÜLben: “Ben GÜL gibi güzelim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbende:GÜL benim elimdedir” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbeniz: GÜL yüzlü.
GÜLberk: GÜL yaprağı.
GÜLbeşeker: Bir tür GÜL tatlısı.
GÜLbeyaz: Beyaz GÜL.
GÜLbike: GÜL gibi güzel kadın.
GÜLbikem:GÜL gibi güzel kadınım” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbil:GÜL gibi güzel olarak kabul et” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbin:GÜL gibi güzel olarak kabul et” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbitti:GÜL yetişti” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLbiz: GÜL serpen.
GÜLboy: GÜL gibi boyu olan.
GÜLbu: GÜL gibi güzel kokusu olan..
GÜLbün: GÜL fidanı.
GÜLbüz: GÜL serpen.
GÜLcan: GÜL gibi güzel olan.
GÜLcanan: GÜL gibi güzel sevgili.
GÜLce: GÜL gibi, GÜLe benzeyen.
GÜLcemal: GÜL gibi güzel yüzlü.
GÜLcihan: Dünyanın en güzel GÜLü.
GÜLçe: Küçük GÜL, GÜLcük.
GÜLçehre: Yüzü GÜL gibi güzel olan.
GÜLçiçek: GÜL ve çiçek gibi güzel olan..
GÜLçimen: Çimende yetişen GÜL gibi güzel olan.
GÜLçin: GÜL toplayan, GÜL devşiren.
GÜLçün: GÜL toplayan, GÜL devşiren.
GÜLdal: GÜL dalı.
GÜLdalı: GÜL dalı.
GÜLdan: Çiçek konulan kap, çiçeklik.
GÜLdâne: GÜL tanesi.
GÜLdeğer: GÜL gibi değerli olan.
GÜLdehan: Ağzı GÜL gibi olan, küçük ağızlı.
GÜLdehen: Ağzı GÜL gibi olan, küçük ağızlı.
GÜLdem: GÜL zamanı.
GÜLdemet: GÜL gibi güzel olan.
GÜLden: GÜL soluklu, nefesi GÜL kokan.
GÜLdeniz: Deniz gibi coşkulu güzel.
GÜLdenur: GÜL gibi parlak olan güzel.
GÜLder:GÜL topla” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLderen: GÜL toplayan, GÜLLeri derleyen. GÜL-deren.
GÜLdermiş: GÜL devşirmiş, GÜL toplamış.
GÜLdeste: GÜL demeti.
GÜLdilek: GÜL gibi güzel dileği olan.
GÜLdoğan: GÜL gibi güzel.
GÜLdöne:GÜL gibi güzel olsun” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLdünya: Dünyanın güzeli.
GÜLdüren: Mutlu eden, sevindiren.
GÜLebetin: Bezekli dikiş. Güzellik, incelik simgesi.
GÜLece: GÜL gibi güzel.
GÜLeç: Her zaman GÜLen, GÜLümseyen, GÜLer yüzlü.
GÜLeda: GÜL gibi nazlı olan.
GÜLefşan: GÜL saçan.
GÜLen: GÜLümseyen, GÜLer yüzlü.
GÜLenay: GÜLümseyen, GÜLen kimse.
GÜLendam: GÜL boylu, ince uzun, güzel endamlı.
GÜLender: Az bulunur, GÜL gibi güzel.
GÜLengübin: Bal ve GÜL yaprağından yapılan tatlı.
GÜLenGÜL: GÜLen GÜL gibi güzel.
GÜLennur: GÜLen nur gibi parlak güzel.
GÜLer: GÜLen, GÜLümseyen kimse.
GÜLeray: GÜLen ay gibi güzel.
GÜLercan: GÜLümseyen sevgili.
GÜLeren: GÜL gibi güzel olan dost.
GÜLergin: Olgun GÜL.
GÜLergün: Olgun GÜL.
GÜLesen: “Sağlık ve mutlulukla GÜL” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLeser: GÜL gibi güzel iz bırakan.
GÜLesin: “Mutlu olasın, GÜLesin” anlamında kullanılan bir ad..
GÜLev: Alev.
GÜLfam: GÜL renkli.
GÜLfedâ: Kendini fedâ eden güzel.
GÜLfem: GÜL ağızlı, küçük ağızlı.
GÜLfer: GÜL gibi parlak, GÜL parlaklığında olan.
GÜLferah:GÜL gibi insanı rahatlatan.
GÜLfeşan: GÜL saçan.
GÜLfezâ: Güzellik artıran.
GÜLfidan: GÜL fidanı.
GÜLfide: GÜL fidesi.
GÜLgen: GÜLen, GÜLümseyen.
GÜLgez:GÜLerek dolaş” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLgonca: Henüz açılmamış GÜL.
GÜLgönül: Gönlü GÜL gibi temiz ve saf olan.
GÜLgûn: GÜL renkli, pembe.
GÜLgûne: GÜL yanaklı, GÜL renkli.
GÜLgün: GÜL renkli, pembe.
GÜLgüney: GÜL renkli güzel.
GÜLgüzel: GÜL gibi güzel.
GÜLhan: GÜL gibi güzel kimse.
GÜLhanım: GÜL gibi güzel hanım.
GÜLhatır: Gönlü GÜL gibi saf ve temiz olan.
GÜLhatun: GÜL gibi güzel kadın.
GÜLhayat: Hayat veren güzel.
GÜLhiz: GÜL yetiştiren.
GÜLhuri: Huri gibi güzel olan.
GÜLinaz: Naz yapan güzel.
GÜLinci: GÜL ve inci.
GÜLipek: GÜL ve ipek.
GÜListan: GÜL bahçesi.
GÜLiz: GÜL gibi güzel iz bırakan.
GÜLizâr: GÜL yanaklı, al yanaklı.
GÜLkadın: GÜL gibi güzel kadın.
GÜLkız: GÜL gibi güzel kız.
GÜLLâLe: GÜL ve LÂLe..
GÜLLü: GÜLe benzeyen.
GÜLLühan: GÜLe benzeyen kadın.
GÜLLüşah: GÜLe benzeyen kadın.
GÜLLüşân: GÜL gibi değerli olan.
GÜLmisâl: GÜL gibi güzel, GÜLe benzeyen.
GÜLmüş: GÜLümsemiş, GÜLer yüzlü.
GÜLnar: Nar çiçeği.
GÜLnare: Nar çiçeği.
GÜLnazik: Menekşe.
GÜLneşe: Şen ve neşeli olan güzel.
GÜLnihal: GÜL fidanı.
GÜLnur: GÜL gibi parlak ve aydınlık olan.
GÜLnuş: GÜL içen.
GÜLören: GÜL demeti yapan.
GÜLöz: Özü GÜL gibi temiz olan.
GÜLözer: GÜL gibi özü doğru ve dürüst olan.
GÜLpembe: Pembe renkli GÜL gibi güzel olan.
GÜLperi: GÜL ve peri gibi güzel olan.
GÜLrenk: GÜL renkli, pembe.
GÜLriz: GÜL saçan, GÜL serpen.
GÜLru: GÜL yüzlü, al yanaklı.
GÜLruh: GÜL yanaklı güzel.
GÜLsalın: GÜL gibi nazlı ol” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLsan: GÜL gibi tanınmış, ünlü olan.
GÜLsanem: GÜL gibi güzel olan sevgili.
GÜLsay:GÜL gibi güzel olarak kabul et” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLsefa: İnsana rahatlık veren GÜL.
GÜLsel: GÜLLe ilgili olan.
GÜLseli: Çok sayıda GÜL.
GÜLselin: Çok sayıda GÜL.
GÜLsema: Gökyüzünün GÜLü.
GÜLsemin: Değerli GÜL.
GÜLsen:GÜL gibi güzelsin” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLser:GÜLLeri ser, çevreyi GÜLLerle beze” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLseren: GÜLLeri seren, çevreyi GÜLLerle bezeyen.
GÜLsev:GÜLü, GÜL gibi güzel olanı sev!” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLseven: GÜLü, GÜL gibi güzel olanı seven.
GÜLsever: GÜLü, GÜL gibi güzel olanı seven.
GÜLsevi: GÜLü, GÜL gibi güzel olanı seven.
GÜLsevil:GÜL gibi sevil” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLsevin:GÜL[/color]ü,GÜL gibi güzel olanı sevin” anlamnda kullanılan bir ad.
GÜLsezer: GÜLü, güzeli tanıyan, güzelden anlayan.
GÜLsezin:GÜL gibi güzel olanı tanıyın” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLsim: Gümüş gibi beyaz renkli GÜL.
GÜLsima: GÜL yüzlü.
GÜLsimin: Gümüşten GÜL.
GÜLsinem:GÜL gibi güzel olan sevgilim” anlanmında kullanılan bir ad.
GÜLsoy: GÜL gibi saf ve temiz bir soydan gelen.
GÜLsu: GÜL suyu.
GÜLsuna: GÜL gibi güzel olan.
GÜLsunam:GÜL gibi güzel olan sevdiğim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLsunan: Güzellğini gösteren, güzelliğini belli eden.
GÜLsunar: Güzellğini gösteren, güzelliğini belli eden.
GÜLsüm: Yuvarlak, dolgun yüzlü.
GÜLsüme: Yuvarlak, dolgun yüzlü.
GÜLsün: “Mutlu olsun, şen olsun, GÜLsün” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLşad: Sevinçli, mutlu güzel.
GÜLşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
GÜLşah: GÜL dalı.
GÜLşan: GÜL gibi ünlü, tanınmış, gösterişli olan.
GÜLşehri: GÜLLerin yetiştiği şehirden olan.
GÜLşeker: GÜL tatlısı.
GÜLşen: GÜL bahçesi.
GÜLşeref: GÜL gibi ünlü olan.
GÜLşerif: GÜL gibi değerli olan.
GÜLtab: Aydınlatan, ışık veren güzel.
GÜLtaç: Başlara taç olan, çok sevilen güzel.
GÜLtan: İnsanı şaşırtan nitelikte güzel olan.
GÜLtane: GÜL tohumu.
GÜLtaze: Taze, yeni yetişmiş GÜL.
GÜLten: GÜL tenli, pembe tenli.
GÜLter: Taze GÜL, gonca.
GÜLtop: GÜL gibi tombul olan.
GÜLüm:GÜL kadar güzel olan sevdiğim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLümay:GÜL kadar güzel olan sevdiğim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLümser: GÜLümseyen,GÜLer yüzlü.
GÜLümşen: “Şen, mutlu olan sevdiğim” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLüstü: GÜLün üst tarafı.
GÜLüş: GÜLme işi veya biçimi.
GÜLver: “Bana GÜL ver” anlamında kullanılan bir ad.
GÜLveren: GÜL veren.
GÜLyüz: Yüzü güzel olan.
GÜLzâr: GÜL bahçesi.
GÜLzemin: GÜLLerle kaplı yer, GÜL bahçesi.
GÜLzibâ: Süslü, güzel GÜL..

Sonu GÜL İLe Biten İsimLer.:

AkGÜL, AyGÜL, AyşeGÜL, AyşenGÜL, BadeGÜL, ÜçGÜL, DörtGÜL, ÇarGÜL, BeşGÜL, BinGÜL, BirGÜL, ErGÜL, HasGÜL, HüsnüGÜL, HandeGÜL, SarıGÜL, SadeGÜL, SevdaGÜL, ElmaGÜL, SonGÜL, NurGÜL. LâleGÜL, GoncaGÜL, İzGÜL, TekGÜL, DestiGÜL, EzgiGÜL, AyvaGÜL, CanGÜL, HüsnüGÜL, DesteGÜL, HanGÜL, KaraGÜL, YarGÜL, YurdaGÜL, NurGÜL, SerGÜL, CanGÜL, GÜLceGÜL, SerGÜL, ŞenGÜL, HüsnüGÜL, GönlüGÜL, ŞenGÜL, ŞeymâGÜL TazeGÜL,VâdeGÜL, YarGÜL, KırGÜLü, YazGÜLü, GÜLceGÜL..




Resim

22. SALÂVÂT-I ŞERÎFE :Şeyh Ahmed el Halebî Hazretlerinin SaLâvâtı.:

Şeyh Ahmed el Halebî Hazretlerinin olup sıkıntıların atlatılmasında şifâdır


Es salâtü ve’s- selâmü aleyke yâ Sâhibe’-n Nizâm
Sana olsun salât ve selâm, ey gerçek düzenin sahibi olan!


Resim

TÜRKÇESİ:
Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ Seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedin
Kad dâkat hilleti edrikni yâ Rasûlullah.

MÂNÂSI :
Ey Rabbim, çârem kalmadı, sen Seyyidimiz, Efendimiz Muhammed(salallahu aleyhi ve sellem)'e salât, selâm ediver, onu mübârek kıl!.
Ey Allah Resûlü (salallahu aleyhi ve sellem) sen hâlimi gör, yetiş!

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye