Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 12 Kas 2019, 01:34

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 376 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 12, 13, 14, 15, 16
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2019, 16:05 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11380
Bu konuyu facebook'ta paylan!
ResimEZMİZ..


بلال الحبشي

L-i HABEŞî..

Ebû Abdillâh (Ebû Abdilkerîm veya Ebû Amr) BiLâL b. Rebâh (ö. 20/641)


RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in İLk Müezzini OLan Sahâbîsi.

Hicretten kırk yıl kadar önce (581 civarı) Habeş asıllı bir köle olarak Arabistan’ın batı tarafındaki Serât’ta veya Mekke’de Cumah kabilesi içinde dünyaya geldi. Babası Rebâh ve müslüman olduğu için çeşitli işkencelere mâruz kalan annesi Hamâme de köle idi. Annesine nisbetle İbn Hamâme diye de anılan Bilâl İslâmiyet’i Hz. Ebû Bekir radiyallahu anhu
vasıtasıyla kabul etti..

Bilâl, Benî Cumah’tan adı bilinmeyen birinin veya daha yaygın olan rivâyete göre aynı kabileden Ümeyye b. Halef’in kölesi idi. Mekke’de müslüman olduğunu açıkça söyleyen ilk yedi kişiden biri olduğu için Ümeyye b. Halef öğle vakitlerinde onu kızgın güneş altında sırt üstü yatırır, büyük bir kaya parçasını göğsü üzerine koydurur, sonra da İslâmiyet’ten vazgeçerek Lât ve Uzzâ’ya tapmaya zorlardı. Fakat o her defâsında.:
“Rabbim ALLAH’tır; O AHADdir/BİRdir!.” diyerek bu dayanılmaz işkenceye imanıyla göğüs gererdi. Sav. onun bu şekilde işkence görmesine son derecede üzülürdü. Hz. Ebû Bekir radiyallahu anhu
müslüman olmayan güçlü siyahî bir köleyi vererek Bilâl’i Ümeyye b. Halef’in elinden kurtardı ve âzad etti. Bazı rivâyetlerde onu para ile satın alıp âzad ettiği de zikredilir.


Hz. Ömer radiyallahu anhu bu olaya işaretle.: “Ebû Bekir efendimizdir; efendimizi (Bilâl’i) âzad etmiştir” derdi.
(Buhârî, “Feżâʾilü aṣḥâbi’n-nebî”, 23).

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Bilâl’i Mekke’de Ubeyde b. Hâris ile, Medine’ye hicretten sonra da Ebû Ruveyha Abdullah b. Abdurrahman el-Has‘amî radiyallahu anhu ile kardeş yaptı. Medine’nin havasına alışamayan bazı sahâbîler gibi Hz. Ebû Bekir ile Bilâl’in de hastalandıkları, Mekke’ye duydukları derin hasretle şiirler söyledikleri hadis kitaplarında zikredilir.

Bilâl-i Habeşî radiyallahu anhu, hicretin 1. yılında Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in öğrettiği ezânı onun emriyle ilk defâ okumakla meşhur oldu ve hayatı boyunca hazarda ve seferde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in müezzinliğini yaptı. Sabah ezânını çok erken okuyan Bilâl’in bu ezâna.: “Es-salâtü hayrün mine’n-nevm.:namaz uykudan hayırlıdır.” ibâresini eklemesi Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i memnun etti ve bunu her sabah ezânında tekrarlamasına izin verdi. Bilâl başta Bedir olmak üzere Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in bütün gazvelerine katıldı.
Bedir’de esir alınan Ümeyye b. Halef’i görünce.:
“İşte küfrün başı! Eğer o kurtulursa ben ölürüm!.” diyerek onun öldürülmesini sağladı. Mekke’nin fethedildiği gün Hz. Peygamber Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile Kâbe’nin içine girdi ve Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in emri üzerine Kâbe’nin damına çıkarak Fetih Ezânı’nı okudu. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in Kâbe’nin içinde soldaki iki direk arasında iki rekât namaz kıldığını rivâyet eden de odur.
(Buhârî, “Ṣalât”, 30).

Bilâl-i Habeşî radiyallahu anhu, hayatı boyunca Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanından hiç ayrılmadı, Vedâ Haccında da bulundu. Onun abdest suyunu temin etmek, sütre/perde olarak kullandığı harbeyi taşımak, şahsî ihtiyaçlarını karşılamak, savaşta özellikle geceleri korunmasını, gündüzleri ise gölgelenmesini sağlamak, yemek hazırlamak, beytülmâl işlerine bakmak, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in emriyle bazı ödemeler yapmak, elçileri ağırlamak, seriyye kumandanlarına sancak vermek, Resûl-i Ekrem Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in emirlerini halka duyurmak, kadın esirleri muhafaza etmek gibi işlerde görev almıştır..

Yaygın olan rivâyetlere göre Bilâl-i Habeşî Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in vefâtından sonra ezân okumamıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kendisine.:
“Ey Bilâl! ALLAH yolunda cihaddan daha faziletli bir amel yoktur!.” dediğini hatırlatıp cihad için Suriye’ye gitmek üzere Hz. Ebû Bekirradiyallahu anhu’den izin istemiş, ancak halifenin ısrarı üzerine Medine’de kalmış, Hz. Ömer radiyallahu anhu halife olunca Medine’den ayrılarak Suriye’de birçok şehir ve bölgenin fethine iştirak etmiştir.

Hz. Ömer radiyallahu anhu, Suriye’de Şam divanını tedvin ederken Bilâl’in isteği üzerine onu ve diğer Habeşliler’i, Ebû Ruveyha’nın kabilesi olan Has‘amlılar’la birlikte aynı divan defterine yazdırdı. Bazı müslümanlar Bilâl radiyallahu anhu’n ezân okuması için halifeye müracaat ettiler; halifenin isteği üzerine Bilâl radiyallahu anhu Suriye’de bir defâ ezân okudu ve dinleyenleri ağlattı.

Bilâl-i Habeşî radiyallahu anhu, altmış küsur yaşında Dımaşk’ta (veya Halep yahut Dâreyyâ’da) vefât etti ve Bâbüssagīr’deki kabristana defnedildi. Bilâl-i Habeşî’nin nesli devam etmedi. Kaynaklarda hanımı ve çocukları hakkında bilgi bulunmamakta, sadece Hâlid adlı bir erkek ve Gufre (Gufeyre) adlı bir kız kardeşi olduğu zikredilmektedir.

Uzun boylu, zayıf ve kuru yüzlü, kamburca, gür ve kır saçlı, siyah tenli idi. Bir defâsında Hz. Peygamber Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona.: “Bu gece cennette, önümde senin pabuçlarının tıkırtısını duydum!.” diyerek kendisinin cennetlik olduğunu müjdelemiş ve hangi ameli sebebiyle bu dereceyi elde etmiş olabileceğini sormuştu. O da her abdest aldıktan sonra.:
“ALLAH TeÂLÂ’nın nâsib ettiği kadar” nafile namaz kılma âdetinden söz etmişti..
(Buhârî, “Teheccüd”, 17; Müslim, “Feżâilü’s-saḥâbe”, 108).

Bilâl-i Habeşî radiyallahu anhu’den hadis rivâyet edenler arasında Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Üsâme b. Zeyd, Abdullah b. Ömer ve Berâ b. Âzib radiyallahu anhum gibi bazı meşhur sahâbîlerle Ebû İdrîs el-Havlânî, Saîd b. Müseyyeb ve İbn Ebû Leylâ gibi tâbiîler bulunmaktadır. Onun rivâyet ettiği 44 hadisten 2 si Buhârî’de, 1 i Müslim’de, 1 tanesi de her ikisinde yer almıştır. Ebû Ali ez-Za‘ferânî’nin, Bilâl radiyallahu anhu’n merfû’ olarak rivâyet ettiği bazı hadisleri derlediği “Müsned-ü Bilâl” adlı risâlesi Mecmûʿatü’l-buhûsi’l-İslâmiyye’de (XIV, s. 227-243) yayımlanmıştır. Kamboçya’da ve Endonezya’nın bazı bölgelerinde müezzinlere “Bilâl” veya “Bilâl-i gayr-i Habeşî” denilir. Amerika’daki bazı zenci müslümanlar da, kendilerine “Bilâlîler” mânasında “The Bilalians” derler; ayrıca bu isimle bir de gazete çıkarmaktadırlar..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 376 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 12, 13, 14, 15, 16

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 24 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye