Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 23 Eyl 2019, 01:34

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2011, 00:02 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
•----KURÂN-ı KERÎM'in RESMİ sıralamasına göre---•

25. Hz. Zekeriyya: زَكَرِي aleyhi's-selâm....


Resim

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيم
Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedîn abdike (Muhammedîyyeti) ve nebîyyike (Mahmudîyyeti) ve Resûlike (Ahmedîyyeti) ve Nebîyyû’l-ümmîyyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi ve’s-sahbihi ve Ehl-i Beytihi...

Resim

ALLAHu Zü'l-Celâl'imizin İZni ve İNAYETi ile RABB'ül Âleminimiz SÖZünü, RESÛLALLAH SALLallahu aleyhi ve sellem Efendimizin SESinden buyuruyor:


Resim


فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰـذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Resim---'' Fe tekabbeleha rabbuha bi kabulin haseniv ve embeteha nebaten hasenev ve keffeleha zekeriyya, kullema dehale aleyha zekeriyyel mihrabe vecede indeha rizka, kale ya meryemu enna leki haza, kalet huve min indillah, innellahe yerzuku mey yeşau bi ğayri hisâb.:Bunun üzerine Rabbi, onu hoşnutlukla kabul buyurdu, onu güzel bir biçimde yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya, onun yanına mihraba her girdikçe yeni bir yiyecek bulur ve: «Ey Meryem, bu sana nereden?» derdi. O da: «Allah tarafından» derdi. Şüphe yok ki, Allah dilediğine sayısız rızık verir.’’
(ÂLİ IMRÂN suresi 37. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً اِنَّكَ سَمٖيعُ الدُّعَاءِ
Resim---''Hunalike dea zekeriyya rabbeh, kale rabbi heb li mil ledunke zurriyyeten tayyibeh, inneke semiud duâ'.:aralık Zekeriyya Rabbine: «Ey Rabbim, bana katından temiz bir soy ihsan eyle; şüphesiz sen duayı işitensin!» diye dua etti.’’
(ÂLİ IMRÂN suresi 38. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَعٖيسٰى وَاِلْيَاسَ كُلٌّ مِنَ الصَّالِحٖينَ
Resim---''Ve zekeriyya ve yahya ve isa ve ilyas, kullum mines salihîn.:, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.’’
(EN'ÂM suresi 85. ayet) (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 Ağu 2011, 00:14 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA

ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا
Resim---''Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya.:Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anmadır.’’
(MERYEM suresi 2. ayet) (Resmi: 19/İniş:44/Alfabetik:63)


يَا زَكَرِيَّا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيٰى لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا
Resim---''Ya zekeriyya inna nubeşşiruke bi ğulaminismuhu yahya lem nec'al lehu min kablu semiyya.:(Allah şöyle buyurdu): «Ey Zekeriyya! Şüphesiz biz sana Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bundan önce ona hiçbir adaş yapmadık.»
(MERYEM suresi 7. ayet) (Resmi: 19/İniş:44/Alfabetik:63)


وَزَكَرِيَّا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنٖى فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثٖينَ
Resim---''Ve zekeriyya iz nada rabbehu rabbi la tezerni ferdev ve ente hayrul varisîn.:Zekeriya da hani Rabbine: «Rabbim! Beni tek başıma bırakma, sen varislerin en hayırlısısın» diye nida etmişti.’’
(ENBİYÂ suresi 89. ayet) (Resmi: 21/İniş:73/Alfabetik:21)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 18 Ara 2011, 18:48 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
Resim
Hz.Zekeriyyâ aleyhi's-Selâm…


Zekeriyyâ (a.s.), Kur’ân’da adı geçen peygamberlerden biridir. Soyu Dâvud (a.s.)a dayanmaktadır. Kurân'da anılan duâlarından;

وَاِنّٖى خِفْتُ الْمَوَالِىَ مِنْ وَرَائٖى وَكَانَتِ امْرَاَتٖى عَاقِرًا فَهَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا
Resim---''Ve inni hiftul mevaliye miv verai ve kanetimraeti akiran feheb li mil ledunke veliyya. : (5-6) “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!” ''
(MERYEM suresi 5. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

anlaşıldığına göre, soyu daha sonra Yâkub (a.s.)’a varmaktadır (el-Kurtubî, Ahkâmu’l-Kur’ân, Kahire 1967, XI, 82; er-Razî, Mefâtihu’l-Gayb, Mısır 1937, V, 769). Zekeriyyâ (a.s.) İsrâiloğullarının peygamberi olduğu gibi, aynı zamanda onların bilgini, reisi ve müşâviri, yani danışmanı idi (es-Sa’l-ebî, el-Arâis, 1951, 372). Onun hakkında çeşitli âyet ve hadisler vardır.

Resim----Ebû Hureyre’nin naklettiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.s.); “Zekeriyyâ (a.s.) marangoz idi” (Ahmed bin Hanbel, II/405) diyerek onun elinin emeği ile geçinen bir zanaat ehli olduğunu haber vermiştir. Zekeriyyâ (a.s.)nın hanımı, İsa (a.s.)’nın annesi Meryem’in teyzesi İşâ (Elizabeth) idi. Zekeriyyâ (a.s.) da, Meryem’e bakmakla meşgul oluyordu. Ona Beyt-i Makdiste bir yer yapmıştı. Onun odasına her girdiğinde, yanında kış mevsiminde yaz meyvesini ve yaz mevsiminde de kış meyvesini buluyordu. Zekeriyyâ (a.s.), “Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?” diye sorunca, Meryem, “Allah tarafından” diye cevap veriyordu’’ (el-Kurtubî, Ahkâmu’l-Kur’ân, IV, 69 vd.).


Resim---- Ebu Hüreyre r.a naklettiğine göre;Resulullah (sav) buyurdular ki: "zekeriyya (a.s) marangoz idi."
(Kütibi Sitte; 1704)



Zekeriyyâ (a.s.) Hz. Meryemin yanında böyle yaz mevsiminde kış meyvesini ve kış mevsiminde de yaz meyvesini görünce, Meryeme bu nimetleri veren, buna gücü yeten Yüce Allah, eşimin yaşı geçtiği halde, bize de hayırlı bir evlât verebilir” şeklinde düşündü ve hayırlı bir evladın olması için Allah’a gizlice şöyle duâ etti:
قَالَ رَبِّ اِنّٖى وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّٖى وَاشْتَعَلَ الرَّاْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Resim---''Kale rabbi inni vehenel azmu minni veştealer ra'su şeybev ve lem ekum bi duaike rabbi şekiyya.; O, şöyle demişti: ''Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.''
(MERYEM suresi 4. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


وَاِنّٖى خِفْتُ الْمَوَالِىَ مِنْ وَرَائٖى وَكَانَتِ امْرَاَتٖى عَاقِرًا فَهَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا
Resim----''Ve inni hiftul mevaliye miv verai ve kanetimraeti akiran feheb li mil ledunke veliyya.: (5-6) “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!''”
(MERYEM suresi 5. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً اِنَّكَ سَمٖيعُ الدُّعَاءِ
Resim----''Hunalike dea zekeriyya rabbeh, kale rabbi heb li mil ledunke zurriyyeten tayyibeh, inneke semiud duâ'. :Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.''
(3/Âl-i İmrân, 38)

”وَزَكَرِيَّا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنٖى فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثٖينَ
Resim----''Ve zekeriyya iz nada rabbehu rabbi la tezerni ferdev ve ente hayrul varisîn. : Zekeriyayı da hatırla. Hani o, Rabbine, “Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” diye dua etmişti.''
(ENBİYÂ suresi 89. ayet) (Resmi:21/İniş:73/Alfabetik:21)


Gücü her şeye yeten Yüce Allah, Zekeriyyâ (a.s.)nın duâsını kabul etti ve Ona bir erkek evlât vereceğini müjdeledi:

يَا زَكَرِيَّا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيٰى لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا
Resim----''Ya zekeriyya inna nubeşşiruke bi ğulaminismuhu yahya lem nec'al lehu min kablu semiyya. :(Allah, şöyle dedi:)Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.''
(MERYEM suresi 7. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


فَنَادَتْهُ الْمَلٰئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلّٖى فِى الْمِحْرَابِ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰـى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِیًّا مِنَ الصَّالِحٖينَ
Resim----''Fe nadethul melaiketu ve huve kaimuy yusalli fil mihrabi ennellahe yubeşşiruke bi yahya musaddikam bi kelimetim minellahi ve seyyidev ve hasurav ve nebiyyem mines salihîn. : Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsayı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hâkim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahyayı müjdeler” diye seslendiler. '' ( Âl-i İmrân, 39). (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)

Zekeriyyâ (a.s.), Allahın verdiği bu müjdeye şaştı, hayret etti. Çünkü kendisi de hanımı da hayli yaşlı idiler.


وَاِنّٖى خِفْتُ الْمَوَالِىَ مِنْ وَرَائٖى وَكَانَتِ امْرَاَتٖى عَاقِرًا فَهَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا
Resim----''Ve inni hiftul mevaliye miv verai ve kanetimraeti akiran feheb li mil ledunke veliyya.:(5-6)Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!''
(MERYEM suresi 5. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
Resim----''Rabbena la tuziğ kulubena ba'de iz hedeytena veheb lena mil ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.:(Onlar şöyle yakarırlar):Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.''” (ÂLİ IMRÂN suresi 8. ayet) (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)

diyerek, bu ilginç müjde karşısında hayretini dile getirdi. Yüce Allah ona şöyle cevap verdi:

رَبَّنَا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ فٖيهِ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْمٖيعَادَ
Resim----''Rabbena inneke camiun nasi li yevmil la raybe fih, innellahe la yuhliful miâd.;Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.''
(ÂLİ IMRÂN suresi 9. ayet) (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)

Kurânın başka bir yerinde bu durum şöyle haber verilmiştir:

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعٖينَ
Resim----''Festecebna lehu ve vehebna lehu yahya ve aslahna lehu zevceh, innehum kanu yusariune fil hayrati ve yed'unena rağabev ve raheba, ve kanu lena haşiîn.: Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahyayı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.''
(ENBİYÂ suresi 90. ayet) (Resmi:21/İniş:73/Alfabetik:21)


Yüce Allahın bu güzel müjdesine son derece sevinen Zekeriyyâ (a.s.):

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ لٖى اٰيَةً قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا
Resim----''Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selase leyalin seviyya.: Zekeriyya, “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver”, dedi. Allah da, Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır''dedi.''‘’
(Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63) (19/Meryem, 10)


قَالَ رَبِّ اجْعَلْ لٖى اٰيَةً قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًا وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثٖيرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِىِّ وَالْاِبْكَارِ
Resim----''Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selasete eyyamin illa ramza, vezkur rabbeke kesirav ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr. :Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.''
(ÂLİ IMRÂN suresi 41. ayet) (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)


فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِهٖ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Resim----''Fe harace ala kavmihi minel mihrabi fe evha ileyhim en sebbihu bukratev ve aşiyya.: Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara “Sabah akşam Allahı tespih edin” diye işaret etti.''
(MERYEM suresi 11. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


Zamanı gelince, Zekeriyyâ (a.s.)nın oğlu Yahyâ (a.s.) dünyaya geldi. Yukarıda görüldüğü gibi, Zekeriyyâ (a.s.) ile ilgili olarak zikredilen âyetlerin çoğu, duâ mahiyetindedir. O, çok duâ eden, Allahın emir ve yasaklarına riayet ederek tam bir teslimiyet içinde yaşayan yüce bir peygamberdi.

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَعٖيسٰى وَاِلْيَاسَ كُلٌّ مِنَ الصَّالِحٖينَ
Resim----''Ve zekeriyya ve yahya ve isa ve ilyas, kullum mines salihîn.: Zekeriyayı, Yahyayı, İsayı, İlyası doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.'' (EN'ÂM suresi 85. ayet) (Resmi:6/İniş:55/Alfabetik:20) (6/En’âm, 85)


diyerek onu şâhit peygamberlerle birlikte anmıştır. Zekeriyyâ (a.s.) bu şekilde ömrünü ibâdetle geçirdi. Daima insanları Yüce Allah’a inanmaya ve O’nun yolunda yürümeye çağırdı. fakat azmış olan, küfre dalan ve önünü görmeyecek kadar gözü dönenler, onu şehid ettiler (Taberî, et-Tarih, Mısır 1326, II, 16; Ahmet Cevdet Paşa, Kısas-ı Enbiyâ, İstanbul 1966, I, 41). Zekeriyyâ (a.s.), Hz. İsa (a.s.)nın doğumundan önce İsrâiloğullarına peygamber olarak gönderilmiştir. Hz. Zekeriyyâ, İsrâiloğullarını Allaha dâvet etmeye ve başlarına gelmesi muhtemel İlâhî azapla korkutmaya başladı.
Çünkü Zekeriyyâ (a.s.); isyan ve azgınlığın arttığı, kötülüklerin yayıldığı, günahların çoğaldığı ve İsrâiloğullarını mânevî bozulmalar ve çözülmeler ile maddî sapmaların, azgınlaşan şiddetli dalgalar halinde kapladığı bir devrede peygamber olarak gönderilmişti. Zira İsrâiloğulları o kadar bozulmuşlardı ki, Allah’ı ve âhiret gününü unutmuşlardı. Allah da, onların başına zorba ve zâlim hükümdarları ve vâlileri musallat etti. Bu hükümdarlar ile yöneticiler, yeryüzünde fesat çıkarıyorlar, tüyler ürperten suçlar işliyorlar ve peygambere karşı hürmet ve dinin kutsallığına karşı ilgisiz davranıyorlardı.
Çünkü onların dini, şeytanın kendilerine fısıldadığı şeylerden ve ibâdetleri de hevâlarının isteklerinden ibâretti. Sâlih kimselere, takvâ sahiplerine ve peygamberlere musallat oluyorlar, hatta hiç çekinmeden onların kanlarını döküyorlardı. Zâlimlik ve zorbalık yönünden bu hükümdarlar ile yöneticilerin en önde geleni, Hz. Zekeriyyâ’nın oğlu Yahyâyı, sevgilisini memnun etmek için öldürülmesini ve başının bir tabak içerisinde kendisine sunulmasını emreden Filistin vâlisi Herodes idi. Hz. Zekeriyyâ (a.s.), birçok zâlim yönetici ve vâlilerle karşılaştı. Çünkü o sırada İsrâiloğulları; her türlü haksızlık, zorluk, eziyet ve sıkıntı içerisinde bulunuyordu. Bundan dolayı İsrâiloğullarına gelen birçok eziyetten Hz. Zekeriyyâ da nasibini alıyordu. Öyle ki, sıkıntılar ve musîbetler birbirini tâkip ediyordu. Zekeriyyâ (a.s.), Süleyman (a.s.)ın soyundan olan Elisa(bet) ile evlendi. Elisa (Eşyâ), Meryem (a.s.)’in annesi olan Hanne’nin kızkardeşidir. Zekeriyyâ (a.s.) ile Elisa’dan Yahyâ (a.s.) doğmuştur. Hz. Zekeriyyâ’nın kemikleri zayıflamış, saçına beyazlık düşmüş ve ezâ ile zorluklara tahammül edecek gücü kalmamıştı. Buna rağmen İsrâiloğullarının sapıtıp fitneye düşmesinden korkuyordu. Kendisinden sonra kavminin doğru yoldan sapmasından korktuğu ve yakınlarına güvenemediği için kavmini Allah yoluna çağıracak birinin olmasını arzu ediyordu. İşte bundan dolayı Rabbinden, ihtiyarlığında kendine yardım edecek, risâleti tebliğ etmede kendisine halef olacak ve bu dünya hayatının sıkıntıları içinde kendisini yalnız bırakmayacak bir evlât vermesini istedi;

وَزَكَرِيَّا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنٖى فَرْدًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْوَارِثٖينَ
Resim---''Ve zekeriyya iz nada rabbehu rabbi la tezerni ferdev ve ente hayrul varisîn.: Zekeriyayı da hatırla. Hani o, Rabbine, “Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” diye dua etmişti.''
(ENBİYÂ suresi 89. ayet) (Resmi:21/İniş:73/Alfabetik:21)

فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعٖينَ
Resim----''Festecebna lehu ve vehebna lehu yahya ve aslahna lehu zevceh, innehum kanu yusariune fil hayrati ve yed'unena rağabev ve raheba, ve kanu lena haşiîn.: Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.''
(ENBİYÂ suresi 90. ayet) (Resmi:21/İniş:73/Alfabetik:21)

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً اِنَّكَ سَمٖيعُ الدُّعَاءِ
Resim----''Hunalike dea zekeriyya rabbeh, kale rabbi heb li mil ledunke zurriyyeten tayyibeh, inneke semiud duâ'. :Orada Zekeriya Rabbine dua etti:''Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin''dedi.''
(ÂLİ IMRÂN suresi 38. ayet) (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)

Zekeriyyâ (a.s.), Rabbinden bir çocuk istediğinde rivâyete göre 99 yaşında ve hanımı da 98 yaşında idi. Hz. Zekeriyyâ, sadece çocukları sevdiği ve baba olmayı arzuladığı için evlât istemiş değildi. Rabbinden, İsrâiloğullarını uyarma hususunda kendisine halef olacak ve kendisinin taşıdığı dâvet yükünü üzerine alacak bir çocuk istemişti. Çünkü Zekeriyyâ (a.s.), ölümünden sonra İsrâiloğullarının din ile ilgili işlerini câhil ve fâsık liderlerin üstlenmesinden ve bu kimselerin Allah’ın şeriatına ve hükmüne uygun olmayan işler yapmalarından korkuyordu. İşte bundan dolayı Rabbinden çocuk istedi. Bunun için de, gizliyi açığı bilen ve duyan Rabbine, başka kimsenin işitemeyeceği şekilde gizlice seslenip, takvâ sahibi sâlih bir çocuk vermesini istedi. Allahda onun bu duâsını kabul etti

كهيعص
Resim----''Kaf ha ya ayn sâd.:Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.''’’
(MERYEM suresi 1. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا
Resim----''Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya.: Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.''
(MERYEM suresi 2. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

اِذْ نَادٰى رَبَّهُ نِدَاءً خَفِيًّا
Resim----’İz nada rabbehu nidaen hafiyya. : Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.''
(MERYEM suresi 3. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

قَالَ رَبِّ اِنّٖى وَهَنَ الْعَظْمُ مِنّٖى وَاشْتَعَلَ الرَّاْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Resim----''Kale rabbi inni vehenel azmu minni veştealer ra'su şeybev ve lem ekum bi duaike rabbi şekiyya.: O, şöyle demişti: Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.''
(MERYEM suresi 4. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


وَاِنّٖى خِفْتُ الْمَوَالِىَ مِنْ وَرَائٖى وَكَانَتِ امْرَاَتٖى عَاقِرًا فَهَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا
Resim----''Ve inni hiftul mevaliye miv verai ve kanetimraeti akiran feheb li mil ledunke veliyya. :(5-6)Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!''
(MERYEM suresi 5. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


يَا زَكَرِيَّا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيٰى لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا
Resim----''Ya zekeriyya inna nubeşşiruke bi ğulaminismuhu yahya lem nec'al lehu min kablu semiyya. : (Allah, şöyle dedi:) “Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik.''
(MERYEM suresi 7. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)


قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لٖى غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَتٖى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا
Resim----''Kale rabbi enna yekunu li ğulamuv ve kanetimraeti akirav ve kad belağtu minel kiberi itiyya. : Zekeriyya, “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?” dedi.''
(MERYEM suresi 8. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)



قَالَ كَذٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَیَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْپًا
Resim----''Kale kezalik, kale rabbuke huve aleyye heyyinuv ve kad halaktuke min kablu ve lem teku şeya.: (Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki:Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım.''
(MERYEM suresi 9. ayet) (Resmi:19/İniş:44/Alfabetik:63)

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerin sonuncusu olan Hz. İsa (a.s.)’nın doğumundan önce İlâhî dâveti açıklayıp yaymak için peygamber olarak seçilen Zekeriyyâ (a.s.) ve oğlu Yahyâ (a.s.), Hz. İsa’yı doğumundan delikanlı oluncaya kadar hep koruyup gözettiler. İncillerde geçtiği üzere, Zekeriyyâ ve Yahyâ (a.s.), göklerin melekûtunun/krallığının yaklaşmasına yakın bir dönemde peygamber olarak gönderilmişlerdir. Zekeriyyâ (a.s.) zamanında Şam ve Kudüs, Batlamyusçular’ın elindeydi. Bunlar, Beyt-i Makdis’e hürmet ederler ve İsrâiloğullarını hoş tutarlardı. Bu kavmin ileri gelenleri, ibâdethâneden hiç dışarıya çıkmazdı. Beyt-i Makdis’de gece-gündüz ibâdet ederlerdi. O zamanlar İsrâiloğulları arasında bir peygamber yoktu. Kendilerine bir peygamber göndermesi için Allaha ilticâ ettiler. Nihâyet, Zekeriyyâ (a.s.), Allah (c.c.) tarafından peygamber olarak gönderildi. Cenâb-ı Allah, Zekeriyyâ (a.s.)’ya risâlet görevini ve İsrâiloğullarını sapıklıktan kurtarması için tebliğ görevi vermeden önce o, mâbedin (Beytü’l-Makdis’in) hizmeti için bir araya gelmiş din adamlarından biri idi. Daha sonra onu Cenâb-ı Allah, peygamber olarak seçti. Hz. Meryem’in babası İmrân, İsrâiloğullarının önderi, ileri geleni ve en büyük hahamları idi. İmrân ölünce, kızı Meryem’in bütün sorumluluğunu, Meryemin teyzesinin kocası Hz. Zekeriyyâ üstlendi;

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰـذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Resim----''Fe tekabbeleha rabbuha bi kabulin haseniv ve embeteha nebaten hasenev ve keffeleha zekeriyya, kullema dehale aleyha zekeriyyel mihrabe vecede indeha rizka, kale ya meryemu enna leki haza, kalet huve min indillah, innellahe yerzuku mey yeşau bi ğayri hisâb. :Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. “Meryem! Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.''(ÂLİ IMRÂN suresi 37. ayet) (Resmi:3/İniş:94/Alfabetik:7)

Hz. Yahyâ, babasının gözetiminde güzel bir hayat yaşadı. Daha sonra Yahyâ (a.s.) için asıl büyük fitne; ihtiyar ve onurlu babası daha sağ iken dalâlet ehli ve gazaba uğramış olanların arzularına kurban edilerek başının kesilmesi idi. Sâlih bir peygamber olan Hz. Zekeriyyâ’nın ölümü de, zâlim vâlilerin elinde oldu. O da, şehidlik şerbetini, oğlunun içtiği bardaktan içti. Bazı tarihçilerin kaydettiğine göre Zekeriyyâ (a.s.), testereyle biçilerek şehid edilmiştir. Bazı tarihçiler, onun azgın yahûdiler tarafından taşlanarak şehid edildiğini ileri sürerler. İlâhî rızâya sâdık ve sâlih bir peygamber olarak yaşayan Zekeriyyâ (a.s.), zâlim ve azgın yahûdiler tarafından hunharca şehid edilmiştir. Zekeriyyâ (a.s.)’nın kavmi tarafından nasıl şehid edildiği Kur’an’da ve hadislerde bildirilmemektedir. Bazı tarihçiler, onun şehid olmayıp normal yolla öldüğünü ileri sürerler. Zekeriyyâ (a.s.), ömrünü Allaha ibâdet, Ona dâvet ve Kudüs’teki Beyt-i Makdise/Mescid-i Aksâya hizmet uğrunda geçirmiştir. Türbesi, Suriye’nin Halep şehrindedir.

DERLEMEDİR

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 18 Ara 2011, 18:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
Resim

Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : El-Haris el-Eş`ari
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, Yahya İbnu Zekeriyya aleyhimasselam`a, beş kelime söyleyip bunlarla amel etmesini ve onlarla amel etmelerini Beni İsrail`e de söylemesini emir buyurdu. Ancak O, bu hususta ağır aldı.İsa aleyhisselam kendisine: "Allah sana beş kelime öğretip onlarla amel etmeni ve Beni İsrail`e de onlarla amel etmelerini emretmeni söyledi. Ya sen bunları onlara emredersin veya bunları onlara ben emredeceğim" dedi. Yahya aleyhisselam: "Onları emretmede benden önce davranacak olursan yere batırılmam veya azab görmemden korkarım!" dedi ve halkı Beytu`l Makdis`te topladı. Mescid ağzına kadar doldu. Mahfillere de oturdular. (Söz alıp): "Allah bana beş kelime gönderdi ve onlarla amel etmemi ve size de amel etmenizi emretmemi bana emretti: Bunlardan birincisi Allah`a ibadet etmeniz, ona hiçbir ortak koşmamanızdır. Allah`a ortak koşanın misali şudur: Bir adam, kendi öz malından altın veya gümüş mukabilinde bir köle satın alır ve: "Bu benim evim, bu da işim (çalış kazandığını) bana öde!" der. Köle çalışır, fakat kazancını efendisinden başkasına öder. Kölenin böyle yapmasına hanginiz razı olur? Aynen bunun gibi, Allah da size namazı emretti. Namaz kılarken (sağa-sola) bakınmayın. Zira Allah yüzünü, namazda bulunan kulunun yüzüne karşı diker, o sağa sola bakmadığı müddetçe. Allah size orucu emretti. Bunun misali şu insanın misaline benzer: O bir grup içerisindedir. Beraberinde bir çıkın içinde misk var. Herkes onun kokusundan hoşlanmaktadır. Oruçlunun (ağzında hasıl olan) koku, Allah indinde miskin kokusundan daha hoştur. Allah size sadakayı emretti. Bunun misali de şu adamın misaline benzer: Düşmanlar onu esir edip ellerini boynuna bağlamışlar ve boynunu vurmaları için cellatlara teslim etmişlerdir. Adam: "Ben az veya çok (bütün malımı) vererek kendimi fidye mukabilinde kurtarmak istiyorum" der ve nefsini fidye ödeyerek kurtarır. Allah size, Allah`ı zikretmenizi de emretti. Bunun da misali, peşinden hızla düşmanın geldiği bir adamdır. Bu adam muhkem bir kaleye gelip, düşmandan kendini korur. Kul da böyledir. Şeytana karşı kendisini sadece zikrullahla koruyabilir." Resulullah (sav) (buraya hikayeyi tamamlayarak) dedi ki: "Ben de size beş şeyi emrediyorum: Allah onları bana emretti. Dinlemek, itaat etmek, cihad, hicret ve cemaat. Zira, kim cemaatten bir karışcık ayrılırsa boynundaki İslam bağını çıkarıp atmıştır, geri dönen hariç. Kim de cahiliye davası güderse o cehennem molozlarından biridir!" Bir adam: "Ey Allah`ın Resulü! O kimse namazını kılar, orucunu tutar idiyse (yine mi cehennemlik)?" diye sordu. Aleyhisselatu vesselam: "Evet, namaz kılsa, oruç tutsa da! Ey Allah`ın kulları! Sizi Müslümanlar, mü`minler diye tesmiye eden Allah`ın çağrısı ile çağırın!" buyurdular.
HadisNo : 4667


Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 18 Ara 2011, 18:55 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
* ZEVK – 259 *
Resim

ZİKR

Zikr-i erre; HAK Erlerin hançeresin bıçkı sesidir.
Testerenin türküsüdür, Zekeriya (a.s) nefesidir.
Yesevîden yâdigârdır, “HAY - HU” derdi dervişlere DOST…
Arı gibi inler âşık; deli gönlü aşk kafesidir…


01.02.1988 15:30

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 04 Haz 2015, 01:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
Resim

SıRR-ı MeryeM
TaHT
ü- FeVKi
DEM ki bu DEM
ŞeVK
ü- ZeVKi..

cÂN CiM-inde ->MîM-i CeRre
HıZÂR SeSi -> ZiKR-i ERre!.
ZeKeRriYya -> Ya HaYya!sı
TEK-BİR inde SON-SU-z KeRre

ZEVK 5751


MÎM-i MâRiF MihRABeyNi.. ->ZaRFZâiK ZeKeRriYyâ!
MuSTaFa-yı ÂLeM MeryeM!. MuSaDDîk-i MeSiH YAHyâ!
MüteeDdiB -> MütezeKkâ –> MuteaYyiB ->MutaHharuN!
NÛR-u MuhaMMed Mâ’ŞER-i!. EL ELe EL HaYy>EL HaYyâ!..


13.12.13.. 06:36…
brsbrsbzr..mksemcâmi-mcls-i ma’şerimİZ..


DEmeMeM o ki;

cÂN CiM-inde ->MîM-i CeRre:

MîM-i CeRre: Merkezkaç-Merkezçek CeRResi Merkez MîM-i MâsiVÂsı..
ZiKR-i ERre: Gırtlakta elmacık düğümünde hırlayarak yapılan ZiKRuLLAH-ALLAH!. HıZÂR SeSinde DUYulan en İçten AL-VER İNiltisi..

ZeKeRriYya -> Ya HaYya!sı
TEK-BİR inde SON-SU-z KeRre…:


ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâm marangozluk işi işler el emeği alınteri yer/yedirirdi. YaHyâ aleyhi's-selâm oğluydu-HİBETuLLAHtı ve İSÂ aleyhi's-selâm’ın Müjdeleyicisiydi.. ne var ki bu İşin BEDELi-KıYaSı-ŞaRTı ve SeBeBi VARdı HaYy DoSTt!..

YaHyâ aleyhi's-selâm’ın mübârek BAŞını AYRı koydular KALBinden tek VURuşta..
ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâmı aradılar ve
“dağa keresteye gitmiş!.” duydular.. düştüler peşine amansız Avcılar dÖRT KOLdan.. ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâm ŞeRr GELişini ŞER’ÂN GöRdü.. “KİMden KİMe KAÇarım ki!” dedi.. SIRTını bir KOZ-CEVİZ AĞACIna VERdi bEKledi.. AVcıların kralı GÖRdü, koştu ve ancak yoktu.. oysa tek ceviz ağacı vardı ortada.. her yer ARAndı ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâm yoktu..
En KeFFÂResi görmüştü ceviz ağacına sırtı dayalıydı.. bin kez dolaştı ağacın etrafını ama yoktu, bekledi, bekledi düşündü ŞEY-t-ÂNca.. sonra hepsini çağırdı topladı CEM’ etti.. baltasını çekti sapladı ceviz ağacı nın gövdesine GÖZ YAŞI SIZdı dışarı.. ve REyhÂN KokuSU sardı DAĞları..

“Bir insan boyu yukardan “HıZÂR”la KESin ceviz ağacını ki NE DEmekmiş AV SAKLAmak görsün!” dedi.. Yemyeşil yaprakları DALL DALL serildi yerlere.. AMma KİMsecik yoktu İÇinde.. Askerleri gülüştü.. DAĞlara aksi sesle yankılandı gitti kAHkAHalar..
Geri döndü GÂBİRUN KRAL ve:
“şimdi kalan gÖVdesini Yukardan AŞağıya İKİye bİÇin!” diye güRrledi..
İskele KURuldu.. birisi yukarda birisi Aşağıda iki KOLlu Hızar SESİ sardı seSSizliği.. ne zamANki ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâmın TEPEsine değdi HIZAR UCu önce HIZÂR sesi dEĞişti..
“Yâ HAYy!. Yâ HAYy!. Yâ HAYy!. Yâ-Hyâ!. Yâ HAYy!. YâHyâ!..”
HaK Âşıklar da DUYdu ki AYNen Hamdolsun, önce ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâm, Sonra HıZÂR, sonra Ceviz Ağacı sonra YER, ve sonra GÖKler ARŞa kadar “Yâ HAYy!. Yâ HAYy!. Yâ HAYy!. Yâ-Hyâ!. Yâ HAYy!. YâHyâ!..” İŞtirak etti.. Ediyor el ÂN Şe’ÂNuLLAHta DUYmuyor musun!..
(nOt: bu Zikr-i ERRenin KaYydı vardı.. KİMde kaldı ki?!.. bir daha DİNnlesek!.)

*

MÎM-i MâRiF MihRABeyNi..: MâRiFet-i MuhaMMediyyenin iKi MihRAB MîMi..
MihRAB-ı MeryeM aleyha's-selâm..
MihRAB-ı ZeKeRriYyâ aleyhi's-selâm..


Kur'ân-ı Kerim'de üç âyette geçmektedir:

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ إنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
Resim--- Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan),kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb: Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı ondan sorumlu kıldı. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Allah katındandır. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir" dedi.”
(ÂL-i İmrÂN 3/37)

فَنَادَتْهُ الْمَلآئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِّنَ اللّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ
Resim---Fe nâdethul melâiketu ve huve kâimun yusallî fîl mihrâbi, ennallâhe yubeşşiruke bi yahyâ musaddikan bi kelimetin minallâhi ve seyyiden ve hasûran ve nebiyyen mines sâlihîn: O mihrabda namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."
(ÂL-i İmrÂN 3/39)

فَخَرَجَ عَلَى قَوْمِهِ مِنَ الْمِحْرَابِ فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيًّا
Resim---Fe harece alâ kavmihî minel mihrâbi fe evhâ ileyhim en sebbihû bukreten ve aşiyyâ: Böylelikle (Zekeriya, nihayet birgün konuşamayınca)) mihrabdan kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: "Sabah akşam tesbih edin."
(MeryeM 19/11)

**

ZaRF-ı ZâiK ZeKeRriYyâ!:

ZaRF: Kap, kılıf. Mahfaza.. ASLın fASLı..cÂNın cİSMi..
ZâiKa: (Zevk. den) Tatma, tad alma. Tad alıcı kuvvet, tad duyurucu hassa.. her ÂN DOĞuş-Ölüş Şe’EN ŞeNliğiine İştirak ZeVKimİZ..

"Küllü nefsün zaikatül mevt: her NEFS ÖLÜmü Tadacaktır!"

Kur'ân-ı Kerim'de üç sûrede geçmektedir:

كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَمَن زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَما الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ
Resim---Kullu nefsin zâikatu'l-mevt(mevti), ve innemâ tuveffevne ucûrekum yevme'l-kıyâmeh(kıyâmeti), fe men zuhziha ani'n-nâri ve udhıle'l-cennete fe kad fâz(fâze), ve mâ'l-hâyâtu'd-dunyâ illâ metâu'l-gurûr(gurûri).: Her nefs, ölümü tadıcıdır ve lâkin ecirleriniz (amellerinizin karşılığı) kıyâmet günü ödenir. O vakit kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa o takdirde o kurtulmuştur. Ve dünyâ hayâtı, aldatıcı metâdan başka bir şey değildir.”

(Âl-i İmran 3/185)

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Resim---Kullu nefsin zâikatu'l-mevt(mevti), ve neblûkum bi'ş-şerri ve'l-hayri fitneh(fitneten), ve ileynâ turceûn(turceûne).: Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şerr fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.”

(Enbiyâ 21/35)

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Resim---Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne).: Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.”

(Ankebut 29/57)

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Resim---Kullu men aleyhâ fân(fânin).: Bütün-her canlı kişiler (insanlar ve cinler) fânidir (yok olucudur).”

(Rahmân 55/26)

***

MuSTaFa-yı ÂLeM MeryeM!.:
Istıfa: Bir şeyin iyisini seçip ayıklamak. Bir şeyi ıslâh edip sâfileştirmek. Seçmek. Ayıklamak.
MuSTaFa: EzEL-EbeD ELeğinde Elenmiş de EN ÜSTte TEK KALmış MuSTaFa aleyhi's-selâm..
Ve KADINlar Âleminde ki, Nebiyyü’l- ÜMMiYyet-i MuhaMMediYyeTte tek EFDALidir MeryeM aleyha's-selâm:

Kur'ân-ı Kerimde ALLAH celle celâluhu:

وَإِذْ قَالَتِ الْمَلاَئِكَةُ يَا مَرْيَمُ إِنَّ اللّهَ اصْطَفَاكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفَاكِ عَلَى نِسَاء الْعَالَمِينَ
Resim---Ve iz kâletil melâiketu yâ meryemu innallâhastafâki ve tahhareki vestafâki alâ nisâil âlemîn: Hani melekler: "Meryem, şüphesiz Allah seni seçti, seni arındırdı ve alemlerin kadınlarına üstün kıldı," demişti.
(ÂL-i İmrÂN 3/39)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de:

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Dikkatinizi verin, dinleyin, size haber veriyorum ki: Meleklerin en faziletlisi Cebrâil'dir. Beşerin en faziletlisi Hz. Âdem'dir. Günlerin en faziletlisi (efendisi) cuma günüdür. Ayların en faziletlisi Ramazan ayıdır. Gecelerin en faziletlisi Kadir Gecesi'dir. Kadınların en faziletlisi de Meryem binti İmrân'dır." buyurdu.
(Abdullah İbn-i Abbas'tan; Deylemî, Firdevs, 1/135 (475) buyurmuşlardır.

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: Meryem binti İmran'dan sonra cennet ehli kadınların efendisi Fatıma binti Muhammed, Hatice ve Asiye'dir.” buyurdu.
(Abdullah İbn-i Abbas'tan; Ebu Davud)

***

MuSaDDîk-i MeSiH YAHyâ!:

فَنَادَتْهُ الْمَلآئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلِّي فِي الْمِحْرَابِ أَنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيَى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِّنَ اللّهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِّنَ الصَّالِحِينَ
Resim---Fe nâdethul melâiketu ve huve kâimun yusallî fîl mihrâbi, ennallâhe yubeşşiruke bi yahyâ musaddikan bi kelimetin minallâhi ve seyyiden ve hasûran ve nebiyyen mines sâlihîn: O mihrabda namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler. O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir."
(ÂL-i İmrÂN 3/39)

MüteeDdiB: Bedenen EDeBlenmiş
MütezeKkâ: Nefsî kirlerden Temizlenmiş
MuteaYyiB: Kalbî Ayıblardan arınmış.
MutaHharuN: Tertemiz. Pâk. Kudsi, pâklanmış. Tâhir kılınmış. Mübârek. Peygamberimizin aleyhi's-selâm bir ismi.

NÛR-u MuhaMMed Mâ’ŞER-i!. :
Mâ’ŞER: Cemâat, müttehid cemâat. Birinin ehil veya iyâli. İns ve cin cemaatı. Bölük, topluluk.

EL ELe EL HaYy>EL HaYyâ!..:

إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَى نَفْسِهِ وَمَنْ أَوْفَى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا
Resim---İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh (yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsih(nefsihî), ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ: Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah'a biat etmişlerdir. Allah'ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir.
(Fetih 48/10)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 04 Haz 2015, 01:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8784
Konum: BURSA
Resim


EL ELe EL HaYy>EL HaYyâ!..:


nur-ye can!

Şu İçinde yaşamakta olduğumuz “KûN fe YekûN” AN-ından ibaret OL-AN Kâinât Kervanı resmi geçidinde Peygamberlerin ÇİLEleri gönül gözüyle görülürse; İlâhî rızâya sâdık ve sâlih bir peygamber olarak yaşayan Zekeriyyâ aleyhisselâm ile oğlu Nasrullah Mübeşşiri Yahya aleyhisselâm içimizi yakar da yakar.

Beyt-i Makdis/Mescid-i Aksâ’nın Bahçesinde AÇ-AN Nübüvvet Gülleri Kader Rüzgarlarıyla Zâlimler elinde hoyratça cAN verip ŞEHÂDET Şerbeti
İÇ-mişlerdir.

Filistin vâlisi Herodes, sözde sevgilisini elde etmek için onun şeytanlık isteğiyle Yahya aleyhisselâmın öldürülmesini ve başının bir tabak içerisinde kendisine sunulmasını emredince, Zekeriyyâ aleyhisselâm Âhir yaşında BULduğu Yahya aleyhisselâmı dağda odun biçerken şehadetini duydu ve Dağın-taşın “Yâ HAYY!” zikrine Uydu!
Altın Tepsiye konan Yahya aleyhisselâmın başı hiç Susmadı hep “Yâ HAYY!” buyurdu herkese DUYurdu..

Zalimin zulmü bitmedi Zekeriyyâ aleyhisselâmın başını da Gümüş Tepside isteyince dağa koştular.
Zekeriyyâ aleyhisselâm, önlerinden yürürken bir Ceviz Ağacı açtı SÎNEsini girdi İçine ve kapandı ağaç.

Girdiğini görenler kesti bir adam boyu ses çıkmayınca: “Yukardan BİÇ-in HIZARLa kalan kütüğü!” emrin verdi .
Ne zaman ki hızar değdi Zekeriyyâ aleyhisselâmın başına KAN-CAN Zikri başladı önce HIZAR-Testereden “Yâ HAYY! Yâ HAYY! Yâ HAYY!..”
Ağaçlar dağlar taşlar VARlık başladı HaYYat zikrine..

Bendeniz de ortaokulda okurken hızar sesi dinlemeye giderdim köydeki marangoza!..
İki kişi karşılıklı tutar Hızarı ve durmadan “Yâ HAYY!” çeker hızarlar!..
Derviş Yürekleri gibi o gündür bu gündür elhamdülillah!..

MuhaMMedi MuhaBBetle sunduğum
“HAYY!” haykırışım bir İÇ Çığlığımdır âcizâne cANlarımıza!..





H
Ha
HaY
HaYY
HaYY’da
HaYY’dan
HaYY’a
HaYY’la
Yâ HaYY
Celle Celâli-HUU!..


Resim

HaYY!. HaYY!.
Yâ HaYY!..


Resim

HaYY ÖZüm HaYY!. HaYY KaBım HaYY!
HaYY Hee-Cem HaYY! KiTaBım HaYY!
HaYY’dan HaYY’a HiTaBım HaYY!
HaYY’dan HaYYat AL-Ana HaYY!..

Resim

HaYY SÖZümüz HAZ-ımızı
HaYY ÇEKene NAZ-ımızı
HaYYatta HaYY SAZ-ımızı
HaYY İÇ-İNde ÇAL-Ana HaYY!..

Resim

Yâr-in YURDu YaYla-ya HaYY!
MeCNuN-a HaYY! LeYLâ-ya HaYY!
DERDİ DELİ DAMLA-ya HaYY!
HaYY DER-YAsın DAL-Ana HaYY!..

Resim

HaYY KUL-AĞın DEL-ene HaYY!
HaYY AKLını ÇEL-ene HaYY!
HaYY HaYY-ata GEL-ene HaYY!
Gidene HaYY! KAL-Ana HaYY!..

Resim

DERuNî HaYY! DUY-guya HaYY!
UY-ANa HaYY! UY-uya HaYY!
YuSuF-a HaYY! kUYu-ya HaYY!
ESİR-e HaYY! SAL-Ana HaYY!..

Resim

HaYY ALLAH HaYY! HaYY VERe HaYY!
HaYY EKenler HaYY DERe HaYY!
DAMLAya HaYY! MeRMere HaYY!
HaYY KUL-AĞın DEL-ene HaYY!..

Resim

Rahime HaYY!.. Mezâra HaYY!..
NeFeSe HaYY! Kazara HaYY!
BeLâ-ya HaYY! Bazara HaYY!
ELEST-e HaYY! GEL-ene HaYY!..

Resim

HaYY Niyazın HaYY NAZ-ını
HaYY Mızrabın HaYY SAZ-ını
“ÖL-DiRiL!” HaYY Namazını
CÂNezesin KIL-ANa HaYY!..

Resim

“SîN”ine HaYY! “Ne” sîne HaYY!
NeFeSîne “Se” sîne HaYY!
RABBına HaYY! “NEFS”ine HaYY!
BİL-DİRene BİL-ene HaYY!..

Resim

HaYY Muhiti HaYY MİL-ini
HaYY İle HaYY MenZİL-ini
HaYYda HaYY İle DİL-ini
DİL-im DİL-im DİL-ene HaYY!..

Resim

HaYYdan HaYYa HaSlar HaSın
KaLB KaZaNı KaFa TaSın
Kalayı HaYY PiSin-PaSın
SîNe SıRRIn SİL-ene HaYY!..

Resim


TOHuMa HaYY! HaYY ÇiÇeK HaYY!
İÇ-İçe HaYY! HeR GeRÇeK HaYY!
GEÇ-mişe HaYY! GEL-ecek HaYY!
“OL-ÂN” ile “OL-AN” a HaYY!

Resim

HaYYu’l-KaYYuM! HaYY HaYYa HaYY!
Kâbe-KAVSeyn!.. HaYY “YaY”a HaYY!
KEVSER-e HaYY! RAVZA-ya HaYY!
DaMLa-ya HaYY! DOL-ANa HaYY!..

Resim

MüRîDe HaYY!.. HaYY PîR-e HaYY!
ZeyTÎNe HaYY! İNCİR-e HaYY!
ZiKKE-ye HaYY! zİNCİR-e HaYY!
“BeN” lik bAĞ-ın YOL-ANa HaYY!..

Resim

ES-en EDEB YELİ-ne HaYY!
DİL-ine HaYY! BEL-ine HaYY!
HaYY EREN-ler EL-ine HaYY!
HaYY “ÖL-meden ÖL!” ene HaYY!..

Resim

CeLâL-in HaYY! CeMâl-in HaYY!
KeReM KeVSer KeMâl-in HaYY!
KuL İhvÂNîm HeM-HâL-in HaYY!
HaYY HâL-ine GüL-ene HaYY!..


19.04.10 02:48


mş..mş..mş…da

Resim
Yâ Hayy! Yâ Hayy Yâ!
Yâ Hayy! Zeker-iyyâ!
Yâ Hayy! Yâ YAHyâ!
Yâ Hayy! Yâ Hayy Yâ!
Aleyhumu’s- Selâm…



Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye