Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 19 Haz 2018, 02:20

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2018, 20:22 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

Ramazan Orucumuz BereketLi OLsun!.

MuhaMMedî sabrın sergilendiği,
İnsan nefsinin hiç içinden çıkıp kaçamadığı,
Ruha ve Rızaya en yakın Kulluk İbâdetimiz oruçlarımız,
Maddî-mânevî bereketlere başlangıç vesilesi olsun!. İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

İslâm Âlemine, MuhaMMedî
BİRlik ve BİZlik TEVHİDi getirsin!.
İlâhî Muradda ve MuhaMMedî Şuûrda buluştursun!. İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

Tüm Dünyada, Suriye’de, Irak'ta İslâm Âleminin her köşesinde, her gün sahnelenen Siyonist dış kökenli “Birbirinizi öldürün oyunu”nda;
İki müslüman,
İki kâtil,
İki şehîd!.

Hangisi müslüman,
Hangisi kâtil,
Hangisi şehîd!?!.

Cenâzeleri Tevhid sesleriyle kaldırılmakta..
ve bunları maşa gibi kullanan İslâmın Din Düşmanları, kuklalarına kıs kıs gülmekteler sekiz kÖşeden..

ALLAHu zü'L- CeLÂL, İslâm Âlemine en tezcesinden KeLÂMuLLAHı DUYuş ve ReSûLuLLa sallallahu aleyhi ve sellem'e UYuş Lutf ü Keremini ihsÂN eylesin İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.

Bu Siyonist İlkel İKİLİK Kilitleri açılsın ve TevhidULLAHta, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ÖZÜnde BİZ BİR-İZi; BİLip, bULup, OLup da YAŞA!.yalım!. İnşâe ALLAHu TeÂLÂ!.


SAvM-Oruç için ÖZ SÖZü Sahibimiz Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz BUYurup DUYurmuştur.:

Resim---Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Hayrın kapıları; oruç tutmak, sadaka vermek, gece namazı kılmak..”” buyurmuştur.
(Tirmizî, Îmân 8.)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Oruç ve Kur'ÂN-ı Kerîm, kıyâmet gününde kula şefâat ederler.
Oruç: “”Yâ RABBi! Ben onu gündüz yeme ve içmeden alıkoydum. Ona şefâat etmeme müsaade buyur!.”” der.
Kur'ÂN-ı Kerîm ’de: “”RABB’im! Gece uykusundan onu alıkoydum. Ona şefâat etmeme izin ver!.””der. Böylece bu ikisi şefâat ederler.”” buyurmuştur.

(Abdullah b. Amr (radiyallahu anhu) dan; İmâmı Ahmed; Ebi’d Dünya; Hâkim)

Resim--- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Tesbih, mîzânın yarısıdır. “Elhamdülillah,” mîzânı doldurur. Tekbir, gökle yer arasını doldurur. Oruç, sabrın yarısı, temizlik de imânın yarısıdır.”” buyurdu. (Süleym oğullarından birisi: ““Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zikirleri elimde (veya elinde) saydı ve böyle buyurdu.” ”demiştir.
(Tirmizî)

Resim---Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: ““Hased, ateşin odunu yediği gibi sevâbları yer (tüketir), sadaka da suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür. Namaz, mü’minin nurudur. Oruç da, ateşten koruyucu kalkandır.”” buyurmuştur.
(Enes (radiyallahu anhu) dan; İbni Mâce, Sünen-Zühd 4210)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 16 May 2018, 23:41 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 03:00
Mesajlar: 4674
Resim


Ravzatu’l- Rıza ReCeBi
>ŞâBaN-ı Şerîf SeBeBi
SıRR-ı SıFıR SILÂ SAVMı
RaMaZaN Demir LeBLeBi


ZEVK 4497

NEFiS, HAKKı YAŞAmalı!. ŞeHâDET-in, BİL-e BUL-a!.
RECEB-de KALBe NÛN EK-ip.. ŞÂBAN-da MÎM İle SU-la!
ASL-ın FASL-ı RAMAZAN-da.. HASLın HASATı zamANda!
EK-tiğini bİÇer İNSAN!.. Resim CeNNeT VâCiB KEVSER KUL-a!..

03.06.11 13:07
Yzğ-câmisi-stnbl..



Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Receb-i Şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

Resim---Âişe vâlidemiz buyuruyor ki:“Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban Ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.”
(Âişe radiyallahu anha’dan; Buharî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Receb Ayında ALLAHu TeÂLÂ'ya çok istiğfar edin; çünkü ALLAHu TeÂLÂ'nın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb Ayında oruç tutanlar girer.” buyurdu.
(Deylemî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Receb büyük bir aydır. ALLAHu TeÂLÂ bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem Kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 Kapısı açılır. On gün oruç tutana, ALLAHu TeÂLÂ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi: "Geçmiş günahların affoldu!.” der. Receb Ayında ALLAHu TeÂLÂ Nuh aleyhisselâmı gemiye bindirdi ve o da, Receb Ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti.” buyurdu.
(Taberanî)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Şaban-ı Şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

Resim---Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz: “Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” buyurdu.[/
(Nesaî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.” buyurdu.
(Tirmizî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Şabanın 15. gecesini ibâdetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece ALLAHu TeÂLÂ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.)”buyurdu.
(İbni Mâce)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Ramazan-ı Şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ramazan Ayı mübârek bir aydır. ALLAHu TeÂLÂ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda Rahmet Kapıları açılır, Cehennem Kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin (Kadir gecesinin) hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.” buyurdu.
(Nesaî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ramazan Ayı gelince: “Hayır Ehli: "Hayra koş!." Şer Ehli: "Kötülüklerden el çek!” denir.” buyurdu.
(Nesaî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ramazan gelince, ALLAHu TeÂLÂ meleklere, mü'minlere istiğfar etmelerini emreder.” buyurdu.
(Deylemî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.
(Taberanî)

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Allahım, Receb ve Şabanı bizler için mübârek kıl ve bizi Ramazana eriştir" buyurdu.
(Ramuzu’l- Hadis, c. 2, s. 532)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem orucunu açtığı zaman şöyle dua etmişti :

اللّٰهُمَّ لَكَ صُمْتُ وَ عَلَى رْزْقِكَ أفْطَرْتُ
Resim---"ALLAHümme leke sumtu ve alâ rizkike’ftartü: ALLAH’ım! SENin Rızan için oruç tuttum. Rızkınla orucumu açtım!."

ALLAH celle celâluhu'muzdan en İÇ DUÂmız tez zamanda Bize;
MuhaMMedî Şuur, Nur, Sürur ve O-NuR veR-SîN inşae ALLAHu TeÂLÂ..

Âmin Yâ Latîf!.. Yâ Kerîm ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Rahîm!. Yâ Vedûd ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Fettah!. Yâ Gaffâr ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Settâr!. Yâ ALLAH ALLAH celle celâluhu!..

Resim

Resim

BİZ'im GÜL SÖZ'ümüz SOHBET-i GÜL
BİZ'im GÜL SOHBET'imiz ZEVK-i GÜL
BİZ'im GÜL ZEVK'imiz =>HAZZGÜL
BİZ'im GÜL HAZZ'ımız HUZUR-u GÜL OLsun!

GÜL'Ler SULTANI'na Es SELÂM OLsun !!!!

Yâ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem!
Sana, Sonsuz-Sınırsız İlmullahça es Selâm OLsun!.

GÜL'ümüz HüRMetine!!..

Resim

Resim''Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedîn abdike (MuhaMMedîyyeti) ve nebîyyike (Mahmudîyyeti) ve Resûlike (Ahmedîyyeti) ve Nebîyyûl-ümmîyyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi ves-sahbihi ve Ehl-i Beytihi...''Resim

ALLAHım!
BİZLeri ÜÇ AYLarın ve de Ramazan SEVÂBını Huzur-Hazırda, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Pâk Yüreğinde;
Kadr u Kıymetini BİLmek Şûurunda,
Hürmetini BULmak Nûrunda,
Şerefinde OLmak Sürûrunda ve,
Şehâdetini YAŞAmak ONURunda MeDeD KıL!.

Âmin Âmin Yâ MuîN celle celâlihu!.


MuhaMMedî MuhaBBetLe!..

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 18 May 2018, 00:25 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
Resim

RAMAZAN.. ORUÇ.. SAVM..

KULun, MuhaMMedî Hakikatını; BİLip, BULup, OLup, VüCÛDa=>MevCÛDa getirip Sahib Çıkmaktır..

SAVMın ne OLdğunu;
RABBu’l- ÂLEMîn ALLAH celle celâlihu Kur'ÂN-ı Kerîm’inde DUYurmuş,
RAHMetenli’l- ÂLEMîn Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem BUYUrmuş, YAŞAmış ve BİZ ÜMMetine de YAŞAmımızı EMRetmişlerdir..

KELÂMULLAH’ta Âyet-i KerîmeLerde SAVM.: 13 âyette..

Kur'ÂN-ı Kerîmde SAVM.: Bakara 2/183, Bakara 2/184, Bakara 2/185, Bakara 2/186, Bakara 2/196, Nisâ 4/92, Mâide 5/89, Mâide 5/95, Tevbe 9/112, Meryem 19/26, Ahzâb 33/35, Mücâdele 58/4, Tahrîm 66/5..


وَإِن كُنتُمْ عَلَى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُواْ كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ أَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّهَ رَبَّهُ وَلاَ تَكْتُمُواْ الشَّهَادَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُ آثِمٌ قَلْبُهُ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ
Resim---"Ve in kuntum alâ seferin ve lem tecidû kâtiben fe rihânun makbûdah (makbûdatun), fe in emine ba’dukum ba’dan felyueddillezî’tumine emânetehu velyettekıllâhe rabbeh (rabbehu), ve lâ tektumû’ş- şehâdeh (şehâdete), ve men yektumhâ fe innehû âsimun kalbuh (kalbuhu), vallâhu bi mâ ta’melûne alîm (alîmun).: Ve eğer siz yolculukta iseniz ve bir kâtip de bulamazsanız o zaman (borçludan) alınan rehinler (yeter), birbirinizden emin olduğunuz taktirde (güven duyuyorsanız), o halde güven duyulan kişi onun emanetini (borcunu) ödesin. Ve Rabbi olan ALLAH’a karşı takva sahibi olsun (ve sakınsın). Şâhidliği de gizlemeyin. Ve kim onu (şâhid olduğu şeyi) gizlerse o taktirde muhakkak ki onun kalbi günahkârdır. ALLAH yaptıklarınızı en iyi bilendir.” (Bakara 2/183)

لِّلَّهِ ما فِي السَّمَاواتِ وَمَا فِي الأَرْضِ وَإِن تُبْدُواْ مَا فِي أَنفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُم بِهِ اللّهُ فَيَغْفِرُ لِمَن يَشَاء وَيُعَذِّبُ مَن يَشَاء وَاللّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Resim---"Lillâhi mâ fî’s- semâvâti ve mâ fî’l- ard(ardı), ve in tubdû mâ fî enfusikum ev tuhfûhu yuhâsibkum bihillâh (bihillâhu), fe yagfiru limen yeşâu ve yuazzibu men yeşâu, vallâhu alâ kulli şey’in kadîr (kadîrun).: Göklerde bulunanlar ve yerde bulunanlar (her şey) ALLAH’a aittir. Ve eğer siz nefslerinizde (içinizde) olanı açıklasanız veya onu gizleseniz de ALLAH, sizi onunla hesaba çeker. Artık dilediği kimseyi mağfiret eder, dilediği kimseyi azaplandırır. Ve ALLAH herşeye kaadirdir.” (Bakara 2/184)

آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللّهِ وَمَلآئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُواْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Resim---"Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî ve’l- mu’minûn (mu’minûne), kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih (rusulihî), lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih (rusulihî), ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l- masîr (masîru).: Resûl, Rabbinden kendisine indirilene îmân etti ve mü’minler de, hepsi ALLAH’a, O’nun meleklerine, kitaplarına ve resûllerine îmân etti. “Biz, O’nun resûlleri arasından (hiç) birini, diğerinden ayırmayız.” Ve “İşittik ve itaat ettik! Ve Rabbimiz, Senin mağfiretini (dileriz). Ve masîr (varış) Sana’dır (Sana doğru yola çıkarız ve Sana ulaşırız).” dediler.” (Bakara 2/185)

لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Resim---"Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmi’l- aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih (bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ ale’l- kavmi’l- kâfirîn (kâfirîne).: ALLAH kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla mükellef kılmaz (sorumlu tutmaz). Kazandığı (dereceler) onundur ve iktisap ettiği (kazandığı negatif dereceler) de onundur (sorumluluğu onun üzerindedir). Rabbimiz! Şâyet unuttuysak veya hata yaptıysak bizi aheze etme (sorgulama). Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bizim üzerimize ağır yük yükleme. Rabbimiz, takat (güç) yetiremeyeceğimiz şeyi bize yükleme. Ve bizi af ve mağfiret et ve bize rahmet et (Rahîm esması ile bize tecelli et, rahmet nurunu gönder). sen bizim Mevlâmız’sın. Artık kâfirler kavmine karşı bize yardım et.” (Bakara 2/186)

وَأَتِمُّواْ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّهِ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ وَلاَ تَحْلِقُواْ رُؤُوسَكُمْ حَتَّى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضاً أَوْ بِهِ أَذًى مِّن رَّأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِّن صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ فَإِذَا أَمِنتُمْ فَمَن تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذَلِكَ لِمَن لَّمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Resim---"Ve etimmû’l- hacce ve’l- umrete lillâh (lillâhi), fe in uhsirtum fe mesteysera mine’l- hedyi ve lâ tahlikû ruûsekum hattâ yebluga’l- hedyu mahilleh (mahillehu), fe men kâne minkum marîdan ev bihî ezen min ra’sihî fe fidyetun min sıyâmin ev sadakatin ev nusuk(nusukin) fe izâ emintum, fe men temettea bi’l- umreti ile’l- haccı fe mesteysera mine’l- hedyi, fe men lem yecid fe sıyâmu selâseti eyyâmin fî’l- haccı ve seb’atin izâ reca’tum tilke aşaratun kâmileh (kâmiletun), zâlike li men lem yekun ehluhu hâdırı’l- mescidi’l- harâm (harâmi), vettekûllâhe va’lemû ennellâhe şedîdu’l- ikâb (ikâbi).: Hac ve umreyi ALLAH için tamamlayın. Fakat eğer (elde olmayan bir nedenle) alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen kurbandan (gönderin). Kurban (kesim) yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı traş etmeyin. Fakat sizden hasta olan veya başından bir ezası olan (ve bundan dolayı kurban yerine varmadan önce traı olmak zorunda kalan) kimsenin bu durumda, oruçtan, sadakadan veya kurbandan (biriyle) fidye vermesi(gerekir). Artık emin olduğunuzda (güvene kavuştuğunuzda) o zaman kim, hac (zamanına) kadar umreden faydalanırsa, o taktirde kolayına gelen kurbandan (keser). Fakat kim bunu bulamazsa, o zaman üç gün hacta, (evinize) döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç tutması gerekir ki bunların tamamı on (gündür). Bu, ailesi Mescid-i Haram’da hazır olmayan (oturmayan) kimseler içindir. Ve ALLAH’a karşı takva sahibi olun.Ve ALLAH’ın ikabının (cezâsının) şiddetli olduğunu bilin!” (Bakara 2/196)

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ أَن يَقْتُلَ مُؤْمِنًا إِلاَّ خَطَئًا وَمَن قَتَلَ مُؤْمِنًا خَطَئًا فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُّسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ إِلاَّ أَن يَصَّدَّقُواْ فَإِن كَانَ مِن قَوْمٍ عَدُوٍّ لَّكُمْ وَهُوَ مْؤْمِنٌ فَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةٍ وَإِن كَانَ مِن قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ مِّيثَاقٌ فَدِيَةٌ مُّسَلَّمَةٌ إِلَى أَهْلِهِ وَتَحْرِيرُ رَقَبَةٍ مُّؤْمِنَةً فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ تَوْبَةً مِّنَ اللّهِ وَكَانَ اللّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا
Resim---"Ve mâ kâne li mu’minin en yaktule mu’minen illâ hataâ (hataen), ve men katele mu’minen hataen fe tahrîru rakabetin mu’minetin ve diyetun musellemetun ilâ ehlihî illâ en yessaddakû. Fe in kâne min kavmin aduvvin lekum ve huve mu’minun fe tahrîru rakabetin mu’mineh (mu’minetin). Ve in kâne min kavmin beynekum ve beynehum mîsâkun fe diyetun musellemetun ilâ ehlihî ve tahrîru rakabetin mu’mineh (mu’minetin), fe men lem yecid fe sıyâmu şehreyni mutetâbiayni tevbeten minallâh (minallâhi). Ve kânallâhu alîmen hakîmâ (hakîmen).: Ve bir mü'minin, bir mü'mini öldürmesi, “hata ile olması hariç” olamaz (caiz değildir) ve kim bir mü'mini bir hata sonucu öldürürse, o zaman bir mü'min köle azad etmesi ve ölenin ailesine bir diyet teslim edilmiş olması gerekir, ancak onların, (o diyeti) sadaka olarak bağışlamaları hariç. Fakat o (hata ile öldüren) eğer, size düşman bir kavimden olup ve o mü'minse, o taktirde, bir mü'min köle azad etmesi gerekir. Ve eğer sizinle arasında anlaşma bulunan bir kavimden ise o zaman ölenin ailesine teslim edilmiş bir diyet ve bir mü'min köle azad etmesi gerekir. Fakat (bunları) yapmaya imkân bulamayan kimse ise, o taktirde tövbesinin ALLAH tarafından kabulü için, ard arda iki ay oruç tutsun. Ve ALLAH, en iyi bilendir, en iyi hüküm verendir.” (Nisâ 4/92)

لاَ يُؤَاخِذُكُمُ اللّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ الأَيْمَانَ فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ مِنْ أَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ أَهْلِيكُمْ أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ذَلِكَ كَفَّارَةُ أَيْمَانِكُمْ إِذَا حَلَفْتُمْ وَاحْفَظُواْ أَيْمَانَكُمْ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Resim---"Lâ yuâhizukumullâhu bi’l- lagvi fî eymânikum ve lâkin yuâhizukum bimâ akkadtumu’l- eymân (eymâne), fe keffâratuhu it’âmu aşerati mesâkîne min evsatı mâ tut’ımûne ehlîkum ev kisvetuhum ev tahrîru rakabeh (rakabetin) fe men lem yecid fe sıyâmu selâseti eyyâm (eyyâmin) zâlike keffâratu eymânikum izâ haleftum vahfezû eymânekum kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihi leallekum teşkurûn (teşkurûne).: ALLAH sizi, yeminlerinizdeki boş sözlerden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat, akid yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Artık onun kefâreti (cezası), ev halkınıza yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu yedirmeniz veya onları giydirmeniz ya da bir köle azad etmenizdir. Fakat kim bunları bulamazsa, o taktirde üç gün oruç tutsun. İşte bu, yeminlerinizi bozduğunuz zaman onların (yeminlerinizin) kefâretidir. Ve yeminlerinizi koruyun (onları bozmaktan sakının). ALLAH, âyetlerini size işte böyle açıklıyor, umulur ki böylece siz şükredersiniz.” (Mâide 5/89)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَقْتُلُواْ الصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ وَمَن قَتَلَهُ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَاء مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ أَو عَدْلُ ذَلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِ عَفَا اللّهُ عَمَّا سَلَف وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ اللّهُ مِنْهُ وَاللّهُ عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ
Resim---"Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ taktulûs sayde ve entum hurum (hurumun) ve men katelehu minkum muteammiden fe cezâun mislu mâ katele minen neami yahkumu bihî zevâ adlin minkum hedyen bâliga’l- ka’beti ev keffâratun taâmu mesâkîne ev adlu zâlike siyâmen li yezûka vebâle emrihî afâllâhu amma selef (selefe) ve men âde fe yentakimullâhu minhu vallâhu azîzun zûntikâm (zûntikâmin).: Ey îmân edenler! Siz ihramda iken av hayvanını öldürmeyin. Ve sizden kim kasten (bilerek) onu öldürürse, o zaman kendisine öldürdüğünün dengi bir hayvanın cezası vardır ki, (bunun öldürülen hayvanın dengi olduğuna dair) içinizden, âdil iki kimse takdir edip karar verir. Kâbe'ye ulaşacak (Kâbe'ye götürülüp orada kesilecek) bir kurban veya yoksulları yedirme şeklinde bir kefâret, ya da buna denk bir oruçtur ki bu, böylece o yaptığı işin vebalini tatması içindir. ALLAH, geçmiştekileri (işlenen bu tür cürümleri) bağışladı. Kim dönüp de (bir daha) böyle yaparsa, o taktirde ALLAH ondan intikam alır. ALLAH Azîz'dir, intikam sahibidir.” (Mâide 5/95)

التَّائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدونَ الآمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّهِ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Resim---"Et tâibûne’l- âbidûne’l- hâmidûnes sâihûner râkiûnes sâcidûne’l- âmirûne bi’l- ma’rûfi ven nâhûne ani’l- munkeri ve’l- hâfizûne li hudûdillâh (hudûdillâhi), ve beşşiri’l- mu’minîn (mu’minîne).: Tövbe edenleri, (Allah’a) kul olanları, hamdedenleri, oruç tutanları veya seyahat edenleri (Allah yolunda hicret edenleri, savaşmak için veya ALLAH’ın adını yüceltmek, dînini kuvvetlendirmek için, ALLAH yolunda hizmet için, ilim tahsil etmek için yurtlarından çıkanları, ALLAH’a ulaştırmak için ruhlarını yola çıkaranları, yeryüzünde ibretle gezip tefekkür edenleri); rükû ve secde edenleri, ma’rufla emredenleri, münkerden nehyedenleri (yasaklayanları), ALLAH’ın hudutlarını muhafaza edenleri ve mü’minleri müjdele!” (Tevbe 9/112)

فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا
Resim---"Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ (aynen), fe immâ terayinne mine’l- beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu lir rahmâni savmen fe len ukellime’l- yevme insiyyâ (insiyyen).: Artık ye ve iç, gözün aydın olsun! Bundan sonra eğer beşerden bir kimseyi görürsen, o zaman (ona şöyle) söyle: “Muhakkak ki ben, Rahmân’a (konuşmama) orucu nezrettim (adadım). Bu sebeple bugün bir insanla asla konuşmayacağım.” (Meryem 19/26)

إِنَّ الْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِتِينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِقِينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِرِينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِعِينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّقِينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّائِمِينَ وَالصَّائِمَاتِ وَالْحَافِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِرِينَ اللَّهَ كَثِيرًا وَالذَّاكِرَاتِ أَعَدَّ اللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا
Resim---"İnne’l- muslimîne ve’l- muslimâti ve’l- mu’minîne ve’l- mu’minâti ve’l- kânitîne ve’l- kânitâti ves sâdikîne ves sâdikâti ve’s- sâbirîne ves sâbirâti ve’l- hâşiîne ve’l- hâşiâti ve’l- mutesaddikîne ve’l- mutesaddikâti ve’s- sâimîne ves sâimâti ve’l- hâfızîne furûcehum ve’l- hâfızâti ve’z- zâkirînallâhe kesîran ve’z- zâkirâti eaddallâhu lehum magfiraten ve ecran azîmâ (azîmen).: Gerçekten İslâm olan (Allah’a teslim olan) erkekler ve İslâm olan kadınlar ve mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, kanitin olan erkekler ve kanitin olan kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Rabbine) huşû duyan erkekler ve huşû duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve ALLAH’ı çok zikreden erkekler ve (çok) zikreden kadınlar! ALLAH, onlar için mağfiret ve azîm bir ecir (mükâfat) hazırladı." (Ahzâb 33/35)

فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ مِن قَبْلِ أَن يَتَمَاسَّا فَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ فَإِطْعَامُ سِتِّينَ مِسْكِينًا ذَلِكَ لِتُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ وَلِلْكَافِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Resim---"Fe men lem yecid fe siyâmu şehreyni mutetâbiayni min kabli en yetemâssâ, fe men lem yestetı’ fe ıt’âmu sittîne miskînâ (miskînen), zâlike li tu’minû billâhi ve resûlihî, ve tilke hudûdullâh (hudûdullâhi), ve li’l- kâfirîne azâbun elîm (elîmun).: Artık kim (azad edecek köle veya cariye) bulamazsa, o taktirde (eşlerine) temas etmeden önce iki ay devamlı (ardarda) oruç tutsun. Fakat kimin (oruca) gücü yetmezse, o zaman altmış miskini (çalışmaktan aciz, yaşlı kimseyi) doyursun. İşte bu, ALLAH’a ve O’nun Resûl’üne îmân ettiğiniz içindir. Ve bu, ALLAH’ın hudududur ve kâfirler için elîm azap vardır.” (Mücâdele 58/4)

عَسَى رَبُّهُ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُ أَزْوَاجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُّؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَأَبْكَارًا
Resim---"Asâ rabbuhû in tallakakunne en yubdilehû ezvâcen hayran min kunne muslimâtin mu’minâtin kânitâtin tâibâtin âbidâtin sâihâtin seyyibâtin ve ebkârâ (ebkâren).: Eğer (o) sizi boşarsa, onun Rabbinin, onun için sizin yerinize, sizden daha hayırlı olan müslüman (Allah’a teslim olmuş) kadınlar, mü’min kadınlar, kanitin olan kadınlar, tövbe eden kadınlar, kul olan kadınlar, oruç tutan kadınlar, dul ve bakire olan kadınlardan zevceler (eşler) ile değiştirmesi umulur.” (Tahrîm 66/5)

Kur'ÂN-ı Kerîmde LeyLetu’L- Kadr.: 5 âyette..
Kadir 97/1, Kadir 97/2, Kadir 97/3, Kadir 97/4, Kadir 97/5..


إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ
Resim---"İnnâ enzelnâhu fî leyleti’l- kadr (kadri).: Muhakkak ki Biz, O’nu (Kur’ân’ı) Kadir Gecesi’nde Biz indirdik.” (Kadir 97/1)

وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ
Resim---"Ve mâ edrâke mâ leyletu’l- kadr (kadri).: Ve Kadir Gece’sinin ne olduğunu sana bildiren nedir?” (Kadir 97/2)

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Resim---"Leyletu’l- kadri hayrun min elfi şehrin.: Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadir 97/3)

تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Resim---"Tenezzelu’l- melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.: Melekler ve ruh, onda (o gecede) Rab’lerinin izniyle herbir emir için inerler.” (Kadir 97/4)

سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Resim---"Selâmun, hiye hattâ matlaı’l- fecr (fecri).: O (gece), fecrin doğuşuna kadar selâmdır (selâmettir).” (Kadir 97/5)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2018, 18:40 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
Resim

RESÛLULLAH Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in İFTAR DUÂsı.:

Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem iftar ettiği zaman şu duâyı okurdu:

Resim ---“Allahümme leke sumtü ve alâ rızkıke eftartü.: Ey Allah’ım, Senin rızan için oruç tuttum ve Senin rızkınla orucumu açıyorum.”." buyururdu.
(Ebû Dâvud, Savm, 22)

Mervan ibni Salim, ibni Ömer Radiyallâhu Anhümadan naklediyor:

Resim ---Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem orucunu açınca şöyle derdi: “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, İnşâe ALLAHu TEÂLÂ sevâb kesinleşti.”
Hadisin râvisi Rezin, duânın baş kısmına “Elhamdülillah” kelimesini ilâve etti."
buyurmuştur.
(Ebu Dâvud, Savm: 22)

Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu Anhümâ da iftar vakti şöyle duâ ederdi: “Allah’ım, bütün kâinatı kaplayan rahmetinin hakkı için beni affet, günahlarımı bağışla!.”

İftar duâlarının CEM’ edilip okunması sünnet olan duâ.:

"Allahümme leke sumtü, ve bike âmentü, ve aleyke tevekkeltü, ve alâ rızkıke eftartü, ve savmel'ğadi min şehri ramazane neveytü, fağfir lî ma kaddemtü ve mâ ahhartü.: Ey Allahım, senin rızan için oruç tuttum, sana inandım, sana güvendim, senin rızkınla orucumu açtım. ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!."


İnşâe ALLAHu TeÂLÂ..

Âmin Yâ Latîf!.. Yâ Kerîm ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Rahîm!. Yâ Vedûd ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Fettah!. Yâ Gaffâr ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Settâr!. Yâ ALLAH ALLAH celle celâluhu!..



RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem Hadis-i ŞerîfLerinde SAVM.:

İslamın Beş Şartından Biri Oruçtur..:
İbni Ömer’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: ALLAH’tan başka ilâh olmadığına ve MuhaMMed’in ALLAH’ın Resulü olduğuna şâhidlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, ALLAH’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” buyurmuştur.
(Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

İslamın Beş Şartını Yerine Getiriniz.. ALLAH’tan korkunuz.:

Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Vedâ hutbesi’nde;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ALLAH’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Cum’a 80)

İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: Azîz ve celîl olan ALLAH: “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.
Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: “Ben oruçluyum” desin.
MuhaMMed’in canı kudret elinde olan ALLAH’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, ALLAH katında misk kokusundan daha güzeldir.
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”
buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

Oruçlular Cennete Reyyân Denilen Bir Kapıdan Girecektir.:
Sehl İbni Sa’d’dan (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Cennette “reyyân” denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. “Oruçlular nerede?” diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166)

Bir Gün Oruç Tutmanın Ecri.:
Ebû Saîd el-Hudrî’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ALLAH rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi ALLAHu TeÂLÂ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” buyurmuştur.
(Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168)

Ramazan Orucunun Sevabı.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını ALLAH’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Îmân 28, Savm 6)

Oruçlu Kimse İle Çekişmesin.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa: “Ben oruçluyum desin!.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 9)

Yalan Söyleyenin Orucu.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse, ALLAH o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 8, Edeb 51)

Ramazan’dan Bir İki Gün Önce Oruç Tutmayın.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sizden biriniz bir-iki gün öncesinden oruç tutarak Ramazan’ı karşılamaya kalkmasın. Ancak belli günlerde oruç tutmayı âdet edinmiş olan kimse, o gün orucunu tutsun.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 5, 14; Müslim, Sıyâm 21)

Nice Oruç Tutanlar Vardır Ki.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)

Ramazan Hilâli.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazan’ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şâban’ı otuza tamamlayınız.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 11)

Oruç Tut Sıhhat Bul.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç tutunuz ki, (madden ve mânen) sıhhat bulasınız!” buyurmuştur.
(Heysemî, 203 III, 179)

Müslüman Ölünce Orucu Solundadır.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Mü’min öldüğü zaman, namazı baş ucunda, zekâtı sağında, orucu solunda bulur.” buyurmuştur.
(Heysemî, III, 51)

Oruç Kalkandır.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem bir gün: “Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır.” buyurdu.
Ashâb-ı Kirâm: “(Oruçlu) onu ne ile zedeler?” diye sorunca Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Yalan ve gıybetle…”
buyurmuştur.
(Nesâî; Sıyâm, 43)

Oruçlu Bilmeyerek Yer İçerse.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu ALLAH yedirmiş ve içirmiştir.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 26, Eymân 15)

Resim ---Lakît İbni Sabire (radiyallahu anhu) şöyle dedi: “Ben: “Bana abdest almayı anlat!” dedim.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem de:
“Güzelce abdest al, parmak aralarına suyu ulaştır. Oruçlu olmadığın zaman suyu burnuna iyice çek!” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Tahâret 56, Savm 27)



RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in RAMAZAN İLE İLGİLİ HADİSLERi:

Ramazan’ın Son On Günü Peygamberimiz.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 5)

Resim ---Ayşe radiyallahu anha ANAmız: “Ramazan ayının son on günü gelince, Resûlullah geceleri ibâdetle ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” buyurmuştur.
(Buhârî, Leyletü’l-kadr 5)

Ramazan Ayında Peygamberimizin Cömertliği.:

Resim ---İbni Abbâs (radiyallahu anhu): “Resûllullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrâil’in (aleyhisselâm), kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (aleyhisselâm), Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’ân okurlardı. Bundan dolayı Resûlullah Cebrâil (aleyhisselâm) ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.” buyurmuştur.
(Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39)

Ramazan Ayında Peygamberimizin İbadetleri.:

Resim ---Ayşe radiyallahu anha ANAmız: “Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ibâdete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi.” buyurmuştur.
(Buhârî, Leyletül-kadr 5)

İki Ramazan Arası Günahlar.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki Ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefârettir.” buyurmuştur.
(Müslim, Tahâret 16)

Ramazan’da Yapılan Umrenin Ecri.:

Resim ---Abdullah İbni Abbâs’dan (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:
“Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” buyurmuştur.
(Buhârî, Umre 4)

Ramazan’ın Fazileti.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Eğer kullar, Ramazan’ın fazîletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyurmuştur.
(Heysemî, c. III, sf. 141)


RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem’in SAHURLA İLGİLİ HADİSLERi.:

Sahur Yapmanın Ecri.:
Enes’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)

Sahur İle Sabah Namazı Arası.:

Resim ---Zeyd İbni Sâbit (radiyallahu anhu) dedi ki: “Biz Resûlullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık.” dedi. “Sahur yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti?” diye soruldu. “Elli âyet okuyacak kadar” cevabını verdi..
(Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47)

Sahurda İbâdet.:

Resim ---İbni Ömer (radiyallahu anhu) dedi ki, Resûlullah’ın iki müezzini vardı: Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem:
“Bilâl geceleyin erkence ezân okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezân okuyuncaya kadar yiyip içiniz.” buyurdu.
İbni Ömer, “Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibâretti”
buyurmuştur.
(Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 24 May 2018, 15:47 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
Resim

İFTAR İLE İLGİLİ HADİSLER.:

İftar Vermenin Sevabı.:
Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevâb kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Savm 82)

Oruç Açmakta Acele Ediniz.:
Sehl İbni Sa’d’dan (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar.” buyurmuştur.
(Buhârî, Savm 45; Müslim, Sıyâm 48)

Akşam Namazından Önce Orucu Açmak.:

Resim ---Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk, Hz. Ayşe’nin yanına gittik. Mesruk ona: “MuhaMMed’in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi.
Bunun üzerine Ayşe: “Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir?” diye sordu.
Mesruk da: “(İbni Mesut’u kastederek) Abdullah’tır, cevabını verdi.
Bunun üzerine Ayşe: “Resûlullah da öyle yapardı”
buyurmuştur.
(Müslim, Sıyâm 49-50)

Oruç Açmakta Acele Etmek.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ALLAHu TeÂLÂ şöyle buyurdu: “Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Savm 13)

Orucunuzu Hurma Varsa Hurma İle Açın.:
Sahâbeden Selmân İbni Âmir ed-Dabbî’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.” buyururdu.
(Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Zekât 26, Savm 10)

Resim ---Enes (radiyallahu anhu) dedi ki: “Resûlullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi.” buyurmuştur.
(Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 10)


Resim

TERAVİH İLE İLGİLİ HADİSLER.:

Teravih Namazının Ecri.:
Ebû Hüreyre’den (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre;


Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim Ramazan’ın faziletine inanarak ve sevabını ALLAH’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Îmân 37 ; Müslim, Müsâfirîn 173, 174)

Peygamberimiz, Teravih Namazını Sünnet Kıldı.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allâh Teâlâ Ramazan’da Orucu Farz Kıldı, Ben De (Terâvîh) Namazını Sünnet Kıldım.” buyurmuştur.
(İbn-i Mâce, Salât, 173)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 04 Haz 2018, 00:16 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
Resim

KADİR GECESİ İLE İLİGİLİ HADİSLER.:

Kadir Gecesi’ni Değerlendirmenin Ecri.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Faziletine inanarak ve karşılığını ALLAH’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” buyurmuştur.
(Buhârî, Îmân 25, 27, 28, 35, Savm 6, Terâvih 1, Leyletü’l-kadr 1; Müslim, Müsâfirîn 173-176)

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın Son 7 Gecesi Arayın.:

Resim ---Abdullah İbni Ömer’dan (radiyallahu anhu) rivayet edildiğine göre, bir grup sahâbî, rüyâlarında Kadir Gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler (ve bunu Peygamber aleyhisselâm’a bildirmişler)di. Bunun üzerine;
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadir gecesi ile ilgili rüyâlarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir Gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!”
buyurdu.
(Buhârî, Leyletü’l-kadr 2, Ta’bîr 8; Müslim, Sıyâm 205 -206)

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın Son 10 Günü Arayın.:

Resim ---Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah Ramazan ayının son on gününde câmiye kapanır ibâdete soyunur ve: “Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!” buyururdu.
(Buhârî, Leyletü’l-kadr 3; Müslim, Sıyâm 219)

Peygamberimizin Ramazan’da Son 10 Günü.:

Resim ---Ayşe radiyallahu anha ANAmız: “Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibâdete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi." buyurmuştur.
(Buhârî, Leyletül-kadr 5)

Kadir Gecesi Nasıl Dua Edilir.:

Resim ---Ayşe radiyallahu anha ANAmız: “Yâ Resûlullah!. Kadir Gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sordum.
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ALLAHım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!” diye dua et”
buyurdu.
(Tirmizî, Daavât 84)

Resim ---Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah, Ramazan’da diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de Ramazan’ın öteki günlerinden daha fazla ibâdet ederdi."
(Müslim, İ’tikâf 8. Ayrıca bk. Tirmizî, Savm 72)


Resim

İ’TİKÂF İLE İLGİLİ HADİSLER.:

İ’tikâf.: Bir şeye devam etmek. Ist: Bir yere çekilip yalnız ibadetle meşguliyet. Hususan Ramazanın son on gününde, mescidlerde ve buna benzer yerlerde kalıp, ibadet, ilm-i iman ve Kur'an, evrad ve ezkâr gibi ibadetlerle meşgul olmak. Böyle bir kimseye "Mu'tekif" denir.

Peygamberimizin İ’tikâfı.:

Resim ---İbni Ömer (radiyallahu anhu): “Resûlullah Ramazan’ın son on gününde i’tikâfa çekilirdi." buyurmuştur.
(Buhârî, İ’tikâf 1, 6; Müslim, İ’tikâf 1-4)

Resim ---Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem vefât edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiştir. Vefâtından sonra eşleri itikâfa girmeye devam ettiler."
(Buhârî, İ’tikâf 1; Müslim, İ’tikâf 5)

Peygamberimizin Son İ’tikâfı.:

Resim ---Ebû Hüreyre (radiyallahu anhu) : “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, her Ramazan on gün itikâfa girerdi. Vefât ettiği senenin Ramazan’ında yirmi gün itikâfa girdi.” demiştir.
(Buhârî, İ’tikâf 17)


Resim

FİTRE (FITIR SADAKASI) İLE İLGİLİ HADİSLER.:

Peygamberimiz Aleyhisselâm Fitreyi Farz Kılmıştır.:

Resim ---Abdullah İbn Ömer radiyallahu anhu: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, fıtır sadakasını (fitreyi) köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” demiştir.
(Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12)

Fitre Bayram Namazından Önce Verilir.:

Resim ---Abdullah İbn Ömer radiyallahu anhu: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem fitrenin, insanlar Bayram Namazı’na çıkmadan önce verilmesini emretmiştir”demiştir..
(Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183)

Fitrenin Ölçüsü.:

Resim ---Abdullah İbn Ömer radiyallahu anhu: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” demiştir.
(Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12)

Fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyle belirlenir:

Resim ---Ebû Said el-Hudrî (radiyallahu anhu): “Biz Peygamber devrinde fitreyi, yiyecek maddelerinden 1 sâ’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.” demiştir.
(Buhârî, Zekât, 74; A. İbn Hanbel, III, 73, 98)

Resim ---İbn Abbas (radiyallahu anhumâ): “Resûlullah oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan önce öderse, bu makbul bir zekât, kim de namazdan sonra öderse, herhangi bir sadaka olur.” demiştir.
(Buhârî, Zekât, 70, 71, 77; Müslim, Zekât, 12 , 13, 16)

Resim ---Abdullah b. Sa’lebe (radiyallahu anhu): “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Ramazan Bayramı’ndan bir veya iki gün önce bir konuşma yaparak şöyle buyurdu: “Buğdaydan, arpadan veya hurmadan 1 sâ’ını hür veya köle, küçük veya büyükler için sadaka olarak veriniz.” buyurdu.
(A. İbn Hanbel, V, 432)


Resim

SADAKA İLE İLGİLİ HADİSLER.:

Sadakanın Ecri.:

Resim ---Resûlullah Efendimiz sadaka ve infâkın geniş ve şümûllü olan mânevî bereketini anlatarak: “ALLAH celle celâlihu, bir lokma ekmek, bir avuç hurma ve yoksulun faydalanacağı buna benzer bir şey vesîlesiyle üç kişiyi Cennet’ine koyar:
1-) Evin sahibi ve onun (sadakanın) verilmesini emreden kişi,
2-) Verilecek şeyi hazırlayan evin hanımı,
3-) Sadakayı yoksulun eline veren hizmetçi.”
Bunları ifade ettikten sonra Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Hiçbirimizi unutmayan ALLAHu TeÂLÂ’ya hamd olsun!”
buyurmuştur.
(Heysemî, III, 112)

Sadaka Malı Eksiltmez.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sadaka vermekle mal eksilmez. ALLAHu TeÂLÂ, affeden kulunun değerini artırır. ALLAH rızâsı için alçak gönüllü olanı ALLAH yüceltir.” buyurmuştur.
(Müslim, Birr, 69)

Sadaka Günahların Azabını Söndürür.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Suyun ateşi söndürdüğü gibi sadaka da günah(ın azâbını) söndürür.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Îmân, 8/2616. Ayrıca bkz. İbn-i Mâce, Fiten, 12)

Sadakanın Ecri.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sadaka, Rabb’in öfkesini söndürür ve kişiyi kötü ölümden uzaklaştırır.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Zekât, 28/664)

Sadaka Ömrü Uzatır.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Müslümanın verdiği sadaka, ömrünü uzatır (bereketlendirir), kötü ölümü önler ve ALLAHu TeÂLÂ onunla kibri, fakirliği ve övünmeyi giderir.” buyurmuştur.
(Heysemî, III, 110)

Sadaka Belâları Önler.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sadaka vermekte acele edin! Çünkü belâ, sadakanın önüne geçemez.” buyurmuştur.
(Heysemî, III, 110)

Âhirette Sadakanın Ecri.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İnsanlar arasında hüküm verilinceye kadar, herkes sadakasının gölgesinde olacaktır.” buyurmuştur.
(Ahmed, IV, 147-8; Heysemî, III, 110)

Yarım Hurma da Olsa Sadaka Ver.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun. Bunu da bulamayan, güzel ve hoş sözle korunsun.” buyurmuştur.
(Buhârî, Edeb, 34)

Sadaka Ömrünü Uzattı.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in haber verdiğine göre bir grup insan Îsâ aleyhisselâm’nın yanına uğramıştı. Onlar ayrıldıktan sonra Îsâ yanındakilere: “Bunlardan biri, ALLAH dilerse bugün ölecek!” buyurdu.
Akşam olunca, o insanlar sırtlarında odun demetleriyle tekrar Hazret-i Îsâ’nın yanına geldiler.
Îsâ aleyhisselâm:“Odunları yere bırakın!” buyurdu.
Sonra o gün öleceğini söylediği kişiye: “Odun demetini çöz!” buyurdu.
O zât demeti çözdüğünde, içinden siyah bir yılan çıktı.
Îsâ aleyhisselâm: “Bugün hangi sâlih ameli işledin?” diye sordu.
O kişi: “Bugün herhangi bir sâlih amel işlemedim!” dedi. Îsâ:
Îsâ aleyhisselâm: “İyi düşün, ne yapmıştın?” buyurdu.
Bu sefer o zât: “Bir amel işlemedim, fakat elimde bir ekmek parçası vardı. O esnâda yanıma bir yoksul gelip bir şeyler istedi. Ben de ekmeğin bir kısmını ona verdim.” dedi.
Bu cevap üzerine Îsâ aleyhisselâm: “İşte bu sâyede (belâ) senden uzaklaştırılmış!”
buyurdu.
(Heysemî, III, 109-110; Ahmed, Zühd, I, 96)

Sadakasız Cennet Zor.:

Resim ---Beşîr bin Hasâsiyye (radiyallahu anhu) şöyle anlatır: “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e bey’at etmek için geldim. Bana, ALLAH’tan başka ilâh olmadığına ve Hazret-i MuhaMMed’in de O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet etmemi, namaz kılmamı, zekât vermemi, İslâm üzere haccetmemi, Ramazan orucunu tutmamı ve ALLAH yolunda cihâd etmemi şart koştu.”
Ben şöyle dedim: “Yâ Resûlâllah! Vallâhi bunlardan ikisine gücüm yetmez. Onlar da cihâd ve sadakadır. Müslümanlar, cepheden kaçan kimsenin Allâh’ın gazabına uğramış olarak döneceğini söylüyorlar. Ben ise cihâd meydanına varınca, nefsimin korkuya kapılıp ölmeyi istememesinden endişe ediyorum. Sadakaya gelince, vallâhi benim küçük bir koyun sürüsü ve on deveden başka bir şeyim yoktur. Onlar da âilemin maîşet kaynağı ve binek hayvanlarıdır.”
Resûlullah elini yumdu, salladı ve şöyle buyurdu: “Cihâd (ALLAH yolunda hizmet) yok, sadaka yok, peki ne ile Cennet’e gireceksin?!.”
Ben hemen: “Yâ Resûlâllah, Sana bey’at ediyorum!” dedim ve koştuğun bütün şartlar üzerine bey’at ettim.”
dedim..
(Ahmed, V, 224; Hâkim, II, 89/2421; Beyhakî, Şuab, V, 8; Heysemî, I, 42)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı: Re: SAVM-ORUÇ
MesajGönderilme zamanı: 13 Haz 2018, 12:45 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 03:00
Mesajlar: 10630
ResimKUR’ÂN-ı KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER.:

Ramazan Ayı, DİRİ Kur'ÂN-ı Kerîm OKUmanın CeNNetidir..

Kur’ÂN KUyana Şefâat Edecektir.:


Resim ---Ebû Ümâme radiyallahu anhu, ben Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i: “Kur’ân okuyunuz. Çünkü Kur’ân, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçı olarak gelecektir” buyururken işittim.” demiştir.
(Müslim, Müsâfirîn 252)

Kur’ân Okumanın Sevabı.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevâbtır. Ben: “Elif lâm mîm” bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” buyurmuştur.
(İbni Mesûd’dan radiyallahu anhu'dan; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 16)


Resim

RAMAZAN-SAVM-ORUÇ İLe İLgiLi Hadis-i ŞerifLer.:

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve MuhaMMed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kâbe’ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.” buyurmuştur.
(Tirmizî, İman 3, (2612)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allahım!. Receb ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle bizi Ramazana ulaştır.” buyurmuştur.
(Taberanî, el Mu’cemu’l- Evsat, IV, 189)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Mübarek Ramazan Ayı size geldi.Yüce Allah’ta bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı.Bu ayda sema(cennet) kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır.” buyurmuştur..
(Nesaî, Sıyâm,5)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim inanarak ve sevabını Allahtan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları affolunur.” buyurmuştur.
(Buharî, İman, 28)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, beş vakit namaz ile Cuma, bir sonraki cumaya kadar ve Ramazan diğer Ramazana kadar, aralarında işlenen günahların bağışlanmasına vesiledir.” buyurmuştur.
(Müslim, Taharet, 16)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç sabrın yarısıdır.” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Sıyâm, 44)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevâb yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun seyabından hiçbir eksilme olmaz.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Savm, 82)

Resim ---Muaz ibni Zühre Radiyallâhu Anh anlatıyor: “Bana ulaştı ki, Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem
iftar ettiği zaman şu duayı okurdu: “Allahümme leke sumtü ve alâ rızkıke eftartü.: Ey Allah’ım, Senin rızan için oruç tuttum ve Senin rızkınla orucumu açıyorum.”

(Ebû Dâvud, Savm: 22)

Resim ---Mervan ibni Salim, ibni Ömer radiyallâhu anhüma’dan naklediyor: “Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem orucunu açınca: “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallah Teâlâ sevâb kesinleşti.” buyururdu.
Hadisin râvisi Rezin, duanın baş kısmına “Elhamdülillah”
kelimesini ilâve etti.

(Ebu Dâvud, Savm: 22)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Bizim orucumuzla Ehl-i Kitabın orucunu ayıran (şey) sahur yemeğidir.” buyurmuştur.
(Müslim, Sıyâm, 46)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.” buyurmuştur.
(Buharî, Savm, 8.))

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, kötü konuşmasın.Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkarsa, iki defa: “Ben oruçluyum!” desin.” buyurmuştur.
(Buharî, Savm, 2)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir.” buyurmuştur.
(Buharî, Savm, 2)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” buyurmuştur.
(Müslim, Sıyâm 2, (1079)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse onun yemesini içmesini terk etmesine ALLAH'ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” buyurmuştur.
(Buharî, Savm, 8.)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz!” buyurmuştur.
(Et-tergib ve'Terhib, 2:83)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sahura kalkmak berekettir. Bir yudum su içseniz bile onu terk etmeyiniz. Çünkü Allah sahura kalkanlara rahmet eder.” buyurmuştur.
(İ. Ahmed, Müsned, 3:44)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç tutun. Şüphesiz oruç Cehennem ateşine ve: dünyanın kötülük ve musibetlerine karşı kalkandır.” buyurmuştur.
(Câmiü’s- Sağir,4:212)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ "Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, "Ben oruçluyum deyin." buyurmuştur.
(Buharî, Savm, 9)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ Kim ALLAHu TeÂLÂ yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Cihad 3, (1624)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “ Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.” buyurmuştur.
(Buharî, Savm 29)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadir Gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.” buyurmuştur.
(Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davûd, Salât 318, (1371); Tirmizî, Savm 83)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem'e : “Kadir Gecesi (Ramazan'ın neresinde?)” diye sorulmuştu. O da: “Ramazanın tamamında." buyurmuştur.
(Ebu Davûd, Salât, 324, ( 1387)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Şurası muhakkak ki, Oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duâsı vardır" buyurmuştur.
(Beyhakî)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün Ben yanında zikredildiğim zaman bana Salât okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!” buyurmuştur.
(Tirmizî, Daavât 110, (3539)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem “Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.” buyurmuştur.
(Müslim, Sıyâm 171)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem “Kim Allah rızası için bir gün oruç tutarsa, Allah onu yetmiş sene Cehennem ateşinden uzaklaştırır.” buyurmuştur.
(Câmiü’s- Sağir)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevâb yazılır Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Savm 82, (807)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazanda Allah'i zikreden mağfiret olunur. Ve o ayda Allah'dan dilekte bulunan kimse de mahrum edilmez. buyurmuştur.
(Ramuz El Hadis, Câbir radiyallahu anhu’dan)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir..” buyurmuştur.
(Müslim, Müsafirin, 174)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem "Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibâdetle geçirenin günahları affolur." buyurmuştur.
(Nesaî)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.” buyurmuştur.
(Kütüb-i Sitte, 3082)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibâdet, duası makbul, ameli de çok sevâbtır.” buyurmuştur.
(Deylemî)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Kadir gecesini, Ramazan'ın son onunda arayın.” buyurmuştur.
(Buhârî, Leyletü'l–kadr 3)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç sabrın yarısıdır.” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Sıyâm 44)

Resim [color=red][b]---
Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruç, kişi onu günahlarla delmedikçe, bir kalkandır.” buyurmuştur.
(Câmiu's- Sağir)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.” buyurmuştur.
(Müslim, Sıyâm, 203)

Resim ---Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Oruçlarda riyâ yoktur. Azîz ve Celil olan Allah buyurdu ki: "O Benim içindir. Onun mükafatını bizzât Ben veririm. (Çünkü) Oruçlu yemesini, içmesini Benim için bırakır." buyurmuştur.
(Ebu Hureyre radiyallahu anhu’dan; Buharî)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 7 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye