Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 26 Şub 2018, 04:11

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Dr. Süheyl A. Ünver
MesajGönderilme zamanı: 08 Şub 2009, 11:27 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8553
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!


Resim

Süheyl A. Ünver (d. 1898, İstanbul, ö. 1986, İstanbul), Türk yazar ve doktor.

Darülfünun Tıp Fakültesi'ni bitirdi (1920). Gureba ve Haseki hastanelerinde çalıştı, Sanayi Mektebi'nde asistanlık yaptı. Yurtdışında ihtisas yaptı. İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü'nü kurdu, Güzel Sanatlar Akademisi hocalığı yaptı. 1939'da profesör, 1954'de ordinaryus profesör oldu. 1967'de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Tıp Tarihi ve Deontoloji kürsüsünü kurdu. 1973'de emekli oldu, 1986'da öldü. Arapça, Farsça, Fransızca biliyor; ney çalıyor; ebru, tezhip, minyatür ve hat sanatıyla uğraşıyor; Türk kültürünün bütün yönleriyle ilgileniyordu. Arşivciydi ve arşivini kendi kurduğu enstitülere, TTK'ya, Süleymaniye Kütüphanesi'ne bağışlamıştır. Çok yoğun bir araştırmacı ve yazardır. 18 bilimsel kuruluşun üyesi olmuş, tıp tarihi, bilim tarihi, kültür tarihine ait 2500 civarında kitap ve makale yayınlamıştır. 1985'de Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülmüş, yurtdışında da ödüller almıştır. Dergi, gazete ve ansiklopedilerde sayısız yazısı vardır. Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Torun, Akil Muhtar Özden'dir.

Başlıca eserleri
# Selçuklular Döneminde Tıp, 1940.
# Uygur Hekimliği, 1936.
# Ali Kuşçu, 1948.
# İstanbul Rasathanesi, 1972.
# İslam Tababetinde Türk Hekimlerinin Mevkii ve İbni Sina'nın Türklüğü, 1937.
# Anadolu Beylikleri ve Tıp Tarihimiz, 1938.
# Yılan remzi ve Selçuklular Tababeti, 1939.
# İlim ve Sanat Bakımından Fatih Devri Albümü, 1943.
# Türk Göz Hekimliği Tarihine Ait Notlar, 1946.
# 56 Türk Motifi, 1967.
# Kahvehanelerimiz ve Eşyası, 1967.
# Mahya Hakkında araştırmalar, 1940.
# Ressam Nigari, 1946.
# Fatih Külliyesi ve Zamanı İlim Hayatı, 1946.
# Ali Kuşçu, 1948.
# Hattat Ahmed Karahisari, 1964.
# İstanbul Risaleleri, 5 cilt, 1995-96.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2009, 11:01 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 649
Bu büyük kültür ve sanat adamını, 14 şubatta vefatının 23. yılında saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.


Alıntı:
Beşir Ayvazoğlu - 14 Şubat 2006 Salı, H.O. Tercüman

Osmanlı ve Cumhuriyet devirleri arasında kurdukları kültür köprüleriyle gelenek sanatlarımızın bugüne ulaşmasını sağlayanlardan biri olan Süheyl Ünver, 'Herkesin bir mesleği, bir de meşgalesi olmalı; o meşgale bütün kültürümüzdür' diyordu

Bugün A. Süheyl Ünver'in vefatının 20. yıldönümü. 14 Şubat 1986'da aramızdan ayrılan bu büyük adam, gelenek sanatlarımızın yok olmaktan kurtulup günümüze ulaşmasını sağlayan idealistlerden biridir. Bu sanatlar, kültürde yaşadığımız büyük travmaya ve kırılmalara rağmen, günümüzde göz kamaştırıcı bir Rönesans yaşıyorsa, bunda onun büyük rolü vardır.

Süheyl Ünver'in ne kadar önemli bir görev ifa ettiğini öğrenmek isteyenler, Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar'ın ikinci baskısı Ötüken Neşriyat tarafından yapılan A. Süheyl Ünver: Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri (1898-1986) adlı muazzam biyografik eserini okumalıdırlar. Büyük emek sarf edildiği, derin bir sevgi ve bağlılıkla yazıldığı her satırında hissedilen bu eserde merhumun hayatı belgelere dayanılarak bütün teferruatıyla anlatılıyor. Onunla ilgili olarak mahall” gazetelerde çıkmış küçük haberleri bile ihmal etmeyen Prof. Sayar'ın çalışması, kültür tarihimizin çok önemli -fakat nedense ihmal edilen- bir cephesine ve yakın zamanlarına ışık tutmaktadır.

Sayısız eser

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı da, 1990'larda, Süheyl Ünver'in İstanbul'la ilgili kitap ve risalelerini İstanbul Risaleleri adıyla beş cilt halinde kültür çevrelerinin ve İstanbul severlerin dikkatine sunmuştu. Sadece bu beş cilt bile, merhumun hizmetinin büyüklüğünü göstermek bakımından yeter. Ancak onun yazdıklarının, hepsi bir araya getirildiği taktirde, bir kütüphane teşkil edecek kadar çok olduğunu unutmamak gerekir. Kızı Gülbün Mesara, Ahmet Güner Sayar ve Prof. Dr. Aykut Kazancıgil'in birlikte hazırladıkları, İşaret Yayınları tarafından 1998 yılında yayımlanan A. Süheyl Ünver Bibliyografyası'nda 1886 kitap, risale ve makale ismi bulunduğunu belirtmekle yetiniyorum.

Kültürümüzü keşfetmek

'Herkesin bir mesleği, bir de meşgalesi olmalı. O meşgale bütün kültürümüzdür' diyen ve hayatının hemen her anını, kültürümüzün kayıp hazinelerini keşfetmek için çalışarak değerlendiren, duyduğu ve kütüphanelerin tozlu raflarında unutulmuş yazmalarda bulduğu her bilgiyi tasnif ederek dosyalar haline getiren Süheyl Ünver, Türk kültürüne sadece bilge bir sanatkar ve hoca olarak değil, bir araştırmacı ve arşivci olarak da inanılmaz ölçüde büyük hizmetlerde bulundu. En önemli çabalarından biri de, etrafındaki gençleri 'şifahi'likten kurtararak not tutmaya ve yazmaya teşvik etmesiydi. Şifahiliği kültürümüzün en büyük kusuru olarak görürdü.

Süheyl Ünver'in ilgi alanı o kadar geniştir ki, onu ne kadar anlatırsanız anlatın, bir tarafı mutlaka eksik kalır. Tıp doktoru (cildiye ve dahiliye mütehassısı), tıp tarihçisi, sanat tarihçisi, şair, yazar, etnograf, ressam, nakkaş ve müzehhip olarak sürekli çalışmış, daha da önemlisi, klasik sanatlarımızın büsbütün unutulmasını önlemek için Güzel Sanatlar Akademisi'nde, ihya ettiği Topkapı Sarayı Nakışhanesi'nde, Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı'nda ve Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüsü'nde yüzlerce talebe yetiştirerek Osmanlı ve Cumhuriyet devirleri arasında köprüler kurmak, en azından süsleme sanatlarımızda devamlılığı sağlamak gibi önemli bir misyonun sahibi olmuştur.

Suluboya resimleri

Süheyl Ünver'in bir özelliği de küçük suluboya takımını yanından hiç eksik etmemesiydi. Resimde Üsküdarlı Hoca Ali Rıza'nın talebesiydi ve ondan devraldığı bir duyarlılıkla, gittiği her sokakta, her semtte, her şehirde gördüğü irili ufaklı tarihi eserlerin ve nesnelerin suluboya resimlerini yapardı. Bugün önemli bir kısmı Türk Tarih Kurumu'nda ve Süleymaniye Kütüphanesi'nde muhafaza edilen ve özellikle belge olarak büyük değer taşıyan bu suluboyalardan bir kısmı, 1996 yılında Süheyl Ünver'in İstanbul'u, Sevdiğim İstanbul ve Bir Demet İstanbul adlarıyla nefis albümler halinde yayımlanmıştı. Aynı yıl, Fatih'in Defteri adlı sevimli eserinin de tıpkıbasımı yapıldı. Merhumun, fethin 500. yılı münasebetiyle hazırladığı, bütün hususiyetleriyle Fatih devri sanatını, zevkini ve estetiğini yansıtan defter, Süheyl Ünver'in Fatih'e ve onun şahsında Türk kültür ve medeniyetine duyduğu sevginin, saygının ve hasretin büyüklüğünü göstermektedir.

Bu değerli eserlerin günışığına çıkmasında, Gülbün Mesara'nın birinci derecedeki rolü mutlaka kaydedilmelidir. Hiçbir madd” karşılık beklemeden babasından kalan hazinenin kapılarını iyi niyetlerine güvendiği insanların önüne seren Gülbün Hanım, bu zenginlikleri toplumla paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyor. Daha da önemlisi, merhumun kurduğu ve bir kadirşinaslık örneği olarak 'Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver Nakışhanesi' adı verilen nakışhane, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı bünyesindeki çalışmalarına bugün de Gülbün Hanım'ın başkanlığında aynı heyecanla devam ediyor.

Bu büyük kültür ve sanat adamını, vefatının 20. yılında saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

Süheyl Bey'in defterleri

Süheyl Ünver'in, şahıslar, olaylar ve muhtelif konular hakkında defterler tutardı. Bu defterlerde fotoğraflar, çizimler, suluboya resimler, özel görüşmelerinde tuttuğu notlar, çeşitli kaynaklarda rastladığı bilgiler, kitap isimleri, gazete kupürleri vb. vardır. Her biri bir bilgi hazinesi olan ve bugün çoğu Süleymaniye Kütüphanesi'nde muhafaza edilen bu defterlerin isimlerine mutlaka bir 'name' eklenmiştir. Fotoğrafta, Mehmed Akif'in ve Yahya Kemal'in de yakın dostlarından biri olan Fuad Şemsi İnan hakkında tuttuğu 'Fuad Şemsi İnanname' defterinin iki sayfası görülüyor.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2009, 11:10 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Şub 2007, 03:00
Mesajlar: 184
Konum: ANKARA
Ölümünden sonra da dünyada yaşamaya devam edebilmek böyle olmalı..
Tüm insanlığa hizmet etmiş bu hocamızın mekanı cennet ruhu şadolsun inşaallah..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 09 Şub 2009, 11:29 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
mektubunun sonuna eklediği notta...ne kadar ince bi fikirle yazılmış...

KABRİ NUR...MEKANI NUR OLSUN İNŞAALLAH...

sevgiyle...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye