Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 06 Ara 2019, 17:35

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: KuN fe ye KûN ÂYETleri
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2015, 03:12 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 4774
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim

Resim27.BESMELE
viewtopic.php?f=190&t=8143&start=25

Bismillahirrahmanirrahim

Anahtar bu...
Bana şah damarımdan yakın, beni diri tutan, Esmâlarıyla süsleyen benimle gören, benimle işiten ALLAH’ da eriyorum.
Ben ondan bir parçayım.
Ahsen-i Takvim yaratıldım.


“El insanü sırrî ve enâ sırrıhu”
“Ben insanın sırrıyım, insan benim sırrım.”

Diyen ALLAH’ ımla beraberim demektir Besmele...
Bunun önünde, bütün hadisatın arkasında gizlenen kudreti ilâhiye ortaya çıkar.
O anda sen sende değilsin.
Anladınız mı?..
Anlamak güçtür amma mümkündür.
O zaman Besmele ile havada durursun, su üzerinde yürürsün...
Bir büyüğün emriyle çile süzgecinden geç!..
Hâlvete gir!..
Himmeti almağa çalış!..
Fakat birçok cesed arzularından, dünya hırslarından soyunmak gerek...
Akıl ve mantık malzemenle bu sözlere hücuma kalkma!..
İyi olmaz.
Kendine yazık etmiş olursun.
Yavaş yavaş helâk olursun...
Bu sözler başkalarının ağzına benzemiyor amma.
Doğrudur...


Dünyanız Mâ-i Nûr, yolunuz bu denizde açık olsun su kadar aziz olun!..

Besmele ALLAH’ ın :

“Ol! kün!” emrinin yerini tutar...

Besmele, sende meknuz hakkın kudretinin seni bir anda kaplamasıdır.
HAKK’ da bir anda yok olmandır.
Bunu unutma!..
Besmeleyi bütün varlığınla söyle!
Dil ile de tasdik et!..
O zaman ne oluyor ancak anlayabilirsin...

(Münir DERMAN (k.s) ALLAH Dostu Der ki; SU-Cilt I'den)

Resim

Besmele: Bismillâhirrahmânirrahim’ in kısaltılmış ismi. Müslüman her işine Bismillah ile başlar. Yani her işi Allah adına ve Allah için yapar. Atomlardan yıldızlara kadar her varlık da Allah adına ve Allah için hareket eder. İnsan da Bismillah diyemiyeceği, yani Allah'ın emri ve izni olmayan bir işi ve hareketi yapmamak, onun emri dairesinde kalmakla gerçekten insan olur. Aksi halde hayvanlardan aşağı dereceye iner.

Mâ-i Nûr : Nûr Denizi.


Resim

Resim

ZEVK 1630

İÇimde SIDDIK SoLuğu-> eser Seher YeLi gibi
ÂrifÂNLar
->AHmak değiL ->VeLi gibi-DeLi gibi
->SÖZümüz var >SIDDIK ile
KûN fe yeKûN KuBBesinde
gÖZ YaŞımız BULuşacak Sırr-ı- SubhÂN SeLi gibi


Kul İhvÂNi

17.01.2000 13:10

Resim


KuN fe Ye KÛN:

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Resim---Bismillâhir rahmânir rahîm : Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle (Fâtiha 1/1)


قَالَتْ يَا أَيُّهَا المَلَأُ إِنِّي أُلْقِيَ إِلَيَّ كِتَابٌ كَرِيمٌ

Resim---Kâlet yâ eyyuhel meleu innî ulkıye ileyye kitâbun kerîm(kerîmun): (Hüdhüd'ün mektubu götürüp bırakmasından sonra Saba melikesi Belkıs:) Dedi ki: "Ey önde gelenler gerçekten bana oldukça önemli bir mektup bırakıldı." (Neml 27/29)


إِنَّهُ مِن سُلَيْمَانَ وَإِنَّهُ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Resim---İnnehu min suleymâne ve innehu bismillâhir rahmânir rahîm(rahîmi) : "Gerçek şu ki, bu, Süleyman'dandır ve 'Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla' (başlamakta)dır."(Neml 27/30)


بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْراً فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---Bedîus semâvâti vel ard(ardı), ve izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu):Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara 2/117)


قَالَتْ رَبِّ أَنَّى يَكُونُ لِي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَرٌ قَالَ كَذَلِكِ اللّهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاء إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---Kâlet rabbi ennâ yekûnu lî veledun ve lem yemsesnî beşer(beşerun), kâle kezâlikillâhu yahluku mâ yeşâ’(yeşâu) izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu):Meryem: «Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl çocuğum olur?» dedi. Allah: «Öyle, Allah ne dilerse yaratır, O, birşeyi dilediğinde, yalnızca ona «Ol» der, o da hemen oluverir.» buyurdu. (Âli İmrân 3/47)


إِنَّ مَثَلَ عِيسَى عِندَ اللّهِ كَمَثَلِ آدَمَ خَلَقَهُ مِن تُرَابٍ ثِمَّ قَالَ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---İnne mesele îsâ indallâhi ke meseli âdem(âdeme), halakahu min turâbin summe kâle lehu kun fe yekûn(yekûnu): Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi. (Âli İmrân 3/59)


وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحَقِّ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّوَرِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ

Resim---Ve huvellezî halakas semâvâti vel arda bil hakk(hakkı), ve yevme yekûlu kun fe yekûn(yekûnu) , kavluhul hakk(hakku), ve lehul mulku yevme yunfehu fîs sûr(sûri), âlimul gaybi veş şehâdeh(şehâdeti), ve huvel hakîmul habîr(habîru) :Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye «ol» dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. «Sûr»a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır. (En'âm 6/73)


إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ إِذَا أَرَدْنَاهُ أَن نَّقُولَ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---İnnemâ kavlunâ li şey’in izâ erednâhu en nekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu):Bizim herhangi birşey için sözümüz, onu murad ettiğimiz zaman, sade ona şöyle dememizdir: «Ol» hemen oluverir (Nahl 16/40)


مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَانَهُ إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---Mâ kâne lillâhi en yettehıze min veledin subhâneh(subhânehu), izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu):Çocuk edinmek asla Allah'ın şanına yakışmaz. O bundan münezzehtir. O, bir şeyin olmasını dilerse, ona sadece «ol» der, o da oluverir.(Meryem 19/35)


إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

Resim---İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu):Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.(Yâsîn 36/82)


هُوَ الَّذِي يُحْيِي وَيُمِيتُ فَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ

Resim---Huvellezî yuhyî ve yumît(yumîtu), fe izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu):Dirilten ve öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "Ol" der, o da hemen oluverir.(Mu'min 40/68)


Resim

Hadis-i Kudsî: Ben insanın sırrıyım, sırrım onun sırrındadır." (Ruhu'l_Beyan tefsiri c.3.s.8. (Beyrut))

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: KuN fe ye KûN ÂYETleri
MesajGönderilme zamanı: 24 Haz 2015, 12:45 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
Resim

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: KuN fe ye KûN ÂYETleri
MesajGönderilme zamanı: 25 Haz 2015, 02:25 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 4774
Sağ olasın Derya Can. Allah sizden de razı olsun.
Münir Derman Hocamızdan, Kul ihvani Hocamızdan
ve Muhammedi Muhabbet yolumuza ışık olan cümlesinden razı olsun inşaallah..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: KuN fe ye KûN ÂYETleri
MesajGönderilme zamanı: 26 Haz 2015, 09:52 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
Resim


Cânü Gönülden "Bismillah" Desen Deniz Yol Olur.



Vaktiyle Eminönü civarında ayakkabı tamirciliği (eskici) yapan fakir (çok az gelirli) kanaatkar bir zât varmış. Bu zât günlük kazancıyla geçinir ve son dere­ce helâl kazançla evine yiyecek-içecek götürürmüş.

Bir gün bu zât, Eminönü'ndeki Yeni Câmi'de na­mazdan sonra vaaz dinler. Kürsüde vaaz veren hoca efendi, va'zında "Her kim cân-ü gönülden, inanarak (Bismilâhirahmânirrahim) dese ve deniz üzerin­den yürüse deniz yol olur. Allâhü Teâlâ kuvvet ve kudret sahibidir. Kendisine kalbden bağlı olanlara yardım eder. Lutf ve ihsanda bulunur"
der.

Bu vaazı kendinden geçerek, cân-ü gönülden din­leyen eskici zât akşam olunca kulübesini kapatır. Evine gitmek üzere Sarayburnu'na gelir. Evi de Üskü­dar'da imiş. Üsküdar'da otururmuş. Ve " Bismilâhirahmânirrahim " diyerek adımını denize atmış. Yürüyerek evine varmış. Kapıyı çalmış. Hanımı kapıyı açmış. Karşısında kocasını görünce: Hayrola efen­di. Bugün erken geldin der. Adam olanları anlatır.

—"Aman efendi" der. O hoca efendiyi yarın evi­mize davet et. Akşam üzeri hoca efendiyle beraber gelin. Sakın ha unutma diye rica eder.

Ayakkabı tamirciliği yapan zât, ertesi gün hoca efendinin vâzunasihatını dinledikten sonra hoca­nın elini öper. Ve hocam sizden bir ricam olacak, ka­bul buyurulur mu? der. Hoca efendi: "Hay hay evlâd başımın üstüne" der. Sağlam inançlı, işi (ameli) temiz saf Müslüman eskici zât:

Efendim, bu akşam yemeğini bizim fakir-hâ-nede lütfeder misiniz? Refikam (hanımım) çok rica istirham etti. "Mutlaka Hoca efendiyi bu akşam getir bir fakir çorbası içirelim. Elini öpüp duasını alalım" dedi der.

Hoca efendi ile beraber Sarayburnu'na (Gülhane parkının köşesine) gelirler. Haydi bakalım hoca efen­di; " Bismilâhirahmânirrahim " der adımını denize atar. Ayakkabı tamircisi hiç sağına soluna bakmadan hem yürür, hem de: Hocam Allah sizden razı (hoşnut) olsun. Bu duayı öğrettiniz de kolayca evime gidip gelebiliyorum. Ayrıca Üsküdar'a geçerken kayığa verdi­ğim para da bize kalıyor diyerek hocaya dua ve teşek­kür ederek denizden Kızkulesine doğru yaklaşır.

Ho­ca efendiden ses gelmeyince, arkasına dönüp bakar. Bir de ne görsün; hoca efendi sahilde bekliyor. Ayak­kabı tamircisi zât: Aman hocam! Niye bekliyorsu­nuz? Buyursanıza. Hoca efendi Ayakkabı tamircisine el ederek: Gel gel der. Adamcağız geri gelir. Acaba hoca efendi gitmekten vaz mı geçti? diye korkarak:

—Aman hocam elini ayağını öpeyim! Neden bu­yur muyorsunuz? Bu duayı dün siz söylediniz. Sizden öğrendim: "Besmelenin faziletini" Siz dediniz. Kim ki, kalpten inanarak: " Bismilâhirahmânirrahim " dese deniz yol olur demiştiniz der.

Hoca efendi;

— Evet, evlâd! Ben dedim. Ve hem de dediğim gibi­dir. Fakat buraya gelince mel'un şeytan beni aldattı. Ansızın: Acaba?., dedim. Acaba demeden adımımı atıp seninle yürüseydim, seninle gelirdim. Ama artık sen­deki sağlam imân bende yok. Bir kere şüphe (kuşku) girdi içime. Acaba dedim. Artık gelemem batarım dedi. [2]


Kaynak:[1] Yusuf Tavaslı "Dini Hikayeler" s:170 [2] Yusuf Tavaslı "Dini Hikayeler" s:172

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: KuN fe ye KûN ÂYETleri
MesajGönderilme zamanı: 27 Haz 2015, 21:14 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
Resim

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye