Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Kas 2018, 17:59

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 07 Haz 2015, 17:45 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8700
Konum: BURSA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Kur'ÂN-ı Kerim'imizde geçen ''Tecri Min Tahtihâl- ENHÂRru'' Ayet-i Kerim'elerimİZ!

BİZe; Ne? ANlatmak,
Neyi? ANLAmamızı istiyor!



Resim

Es-Selâmu aleykum ve Rahmetullâhi ve Berekâtuhu.

EÛZU BİLLÂHİ MİNE'Ş-ŞEYTÂNİ'R-RACÎM
Bİ'SMİ'LLÂHİ'R-RAHMÂNİ'R-RAHÎM..

istiğfar antivirüsüMüz:
Subhaneke allahümme ve bi hamdike, eşhedu en lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerike leke estağfiruke ve’etubileyke!
Ve'l-HaMduliLLÂhiraBBu’l-ÂleMîNN!.

Ya RaBBulâlemin, ya Rasûllallah sallallahu aleyhi ve sellem istecertu!.
ALLAH! ALLAH! ALLAH! RaBBî lâ uşrike bî şeyin!
Ve Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billlahi'l- Aliyyi'l- Aziym!.
Es salâtu ve’s- selâmu aleyke Yâ Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
!.

Resim
Resim'' Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin
Abdike (Muhammediyyeti) ve
Nebiyyike (Mahmudiyyeti) , ve
Rasûlike (Ahmediyyeti) ve
Nebiyyi’l-Ummiyyi (Habîbiyyeti) ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve sahbihi ve ummetihi... ''Resim

ALLAHümme ve salli ve sellim ve barik ala seydina muhammedin nuru zatı sırrı sarihi fil cemil vel esmâi vel sıfat biadedi ilmiken daimen kesiren mübâeken tayiben fiyh ya RaBBu'l -Âlemîn!


وَبَشِّرِ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هٰـذَا الَّذٖى رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِهٖ مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فٖيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ
Resim--- Ve beşşirillezine amenu ve amilus salihati enne lehum cennatin Tecri Min Tahtihal- ENHÂR, kullema ruziku minha min semeratir rizkan kalu hazellezi ruzikna min kablu ve utu bihi muteşabiha, ve lehum fiha ezvacum mutahheratuv ve hum fiha halidûn. :İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: «Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir» derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.’’
1-BAKARA suresi 25. ayet) (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)


اَيَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخٖيلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُ فٖيهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَاءُ فَاَصَابَهَا اِعْصَارٌ فٖيهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ
Resim---E yeveddu ehadukum en tekune lehu cennetum min nehiliv ve a'nabin tecri min tahtihel enharu lehu fiha min kullis semerati ve esabehul kiberu ve lehu zurriyyetun duafau fe esabeha i'sarun fihi narun fahterakat, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum tetefekkerûn.: Hiç biriniz ister mi ki, kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, içinde her türlü ürünü bulunsun da, kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez, güçleri yetmez küçük, zayıf çocukları olsun. Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz.
2- (BAKARA suresi 266. ayet) (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)

قُلْ اَؤُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْ لِلَّذٖينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ
Resim---Kul e unebbiukum bi hayrim min zalikum, lillezinettekav inde rabbihim cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve ezvacum mutahheratuv ve ridvanum minellah, vallahu basırum bil ibâd.: De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.
3-(ÂLİ IMRÂN suresi 15. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


اُولٰـئِكَ جَزَاؤُهُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِلٖينَ
Resim---Ulaike cezauhum mağfiratum mir rabbihim ve cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha, ve ni'me ecrul amilîn.:İşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlerdir. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!
4- (ÂLİ IMRÂN suresi 136. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لاَ أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَالَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخْرِجُواْ مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُواْ وَقُتِلُواْ لأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّن عِندِ اللّهِ وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ
Resim---Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilin minkum min zekerin ev unsâ, ba’dukum min ba’d(ba’dın), fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve uzû fî sebîlî ve kâtelû ve kutilû le ukeffirenne anhum seyyiâtihim ve le udhılennehum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâr(enhâru), sevâben min indillâh(indillâhi) vallâhu indehû husnus sevâb(sevâbi).:Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: "Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun katındadır."
5- (ÂLİ IMRÂN suresi 195. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


لٰكِنِ الَّذٖينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ
Resim---Lakinillezinettekav rabbehum lehum cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha nuzulem min indillah, ve ma indellahi hayrul lil ebrâr.:Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır.
6- (ÂLİ IMRÂN suresi 198. ayet) (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)


تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---Tilke hududullah ve mey yutiillahe ve rasulehu yudhilhu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, ve zalikel fevzul azîm.:İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
7- (NİSA suresi 13. ayet) (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)

وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا لَهُمْ فٖيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِـلًّا ظَلٖيلًا
Resim---Vellezine amenu ve amilus salihati senudhiluhum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fihaebeda, lehum fiha ezvacum mutahheratuv ve nudhiluhum zillen zalila.:İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
8- (NİSA suresi 57. ayet) (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)


وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّا وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ قٖيلًا
Resim---Vellezine amenu ve amilus salihati senudhiluhum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fihaebeda, va'dellahi hakka, ve men asdeku minellahi kila.:İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?
9- (NİSA suresi 122. ayet) (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)

وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ بَنٖى اِسْرَایٖٔلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَىْ عَشَرَ نَقٖيبًا وَقَالَ اللّٰهُ اِنّٖى مَعَكُمْ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُلٖى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّپَاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا لْاَنْهَارُ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبٖيلِ
Resim---Ve le kad ehazellahu misaka beni israil, ve beasna minhumusney aşera nekiba, ve kalellahu inni meakum, lein ekamtumus salate ve ateytumuz zekate ve amentum bi rusuli ve azzertumuhum ve akradtumullahe kardan hasenel le ukeffiranne ankum seyyiatikum ve le udhilennekum cennatin tecri min tahtihel enhar, fe men kefera ba'de zalike minkum fe kad dalle sevaes sebîl.: Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: « Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.
10- (MÂİDE suresi 12. ayet) (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)

فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَذٰلِكَ جَزَاءُ الْمُحْسِنٖينَ
Resim---Fe esabehumullahu bima kalu cennatin tecri min tahtihel enharu , halidine fihave zalike ceazul muhsinîn.:Böyle demeleri sebebiyle Allah onları altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırmıştır. Orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte iyilik yapanların mükafatı budur.
11- (MÂİDE suresi 85. ayet) (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)

قَالَ اللّٰهُ هٰـذَا يَوْمُ يَنْفَعُ الصَّادِقٖينَ صِدْقُهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---Kalellahu haza yevmu yenfeus sadikîne sidkuhum, lehum cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda, radiyellahu anhum ve radu anh, zalikel fevzul azîm.:Allah buyurdu ki: «Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır». Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.
12- (MÂİDE suresi 119. ayet) (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فٖى جَنَّاتِ عَدْنٍ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---Veadellahul mu'minine vel mu'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve mesakine teyyibeten fi cennati adn, ve ridvanum minallahi ekber, zalike huvel fevzul azîm.:Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.
13- (TEVBE suresi 72. ayet) (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)


اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---Eaddellahu lehum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, zalikel fevzul azîm.:Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur.
14- (TEVBE suresi 89. ayet) (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)


وَالسَّابِقُونَ الْاَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرٖينَ وَالْاَنْصَارِ وَالَّذٖينَ اتَّبَعُوهُمْ بِاِحْسَانٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى تَحْتَهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim--- Ves sabikunel evvelune minel muhacirine vel ensari vellezinettebeuhum bi ihsanir radiyallahu anhum ve radu anhu ve eadde lehum cennatin tecri tahtehel enharu halidine fiha ebeda, zalikel fevzul azîm.:Muhacir ve Ensar'dan İslâm'a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur.''
15- (TEVBE suresi 100. ayet) (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)


مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتٖى وُعِدَ الْمُتَّقُونَ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ اُكُلُهَا دَائِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَعُقْبَى الْكَافِرٖينَ النَّارُ
Resim---Meselul cennetilleti vuidel muttekun, tecri min tahtihel enhar, ukuluha daimuv ve zilluha, tilke ukbellezinettekav, ve ukbel kâfirinen nâr.: Müttakilere vaad olunan cennetin misali şöyledir: Altından ırmaklar akar durur, yemişleri süreklidir, gölgeleri de. İşte bu, takva yolunu tutanların akıbetidir. Kâfirlerin akıbeti de ateştir.''
16- (RA'D suresi 35. ayet) (Resmi: 13/İniş:87/Alfabetik:85)

وَاُدْخِلَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ تَحِيَّتُهُمْ فٖيهَا سَلَامٌ
Resim---Ve udhilellezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha bi izni rabbihim, tehiyyetuhum fiha selâm.:İman edip salih ameller işleyenler ise, Rablerinin izniyle içinde sürekli kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki dirlik temennileri «selâm!» dır.
17- (İBRÂHİM suresi 23. ayet) (Resmi: 14/İniş:72/Alfabetik:40)


جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ فٖيهَا مَا يَشَاؤُنَ كَذٰلِكَ يَجْزِى اللّٰهُ الْمُتَّقٖينَ
Resim---Cennatu adniy yedhuluneha tecri min tahtihel enharu lehum fiha ma yeşaun, kezalike yeczillahul muttekîn.: O girecekleri yer, Adn cennetleridir ki, altından ırmaklar akar. Orada Allah'tan korkanlara diledikleri nimetler vardır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükafatlandırır. ''
18-(NAHL suresi 31. ayet) (Resmi: 16/İniş:70/Alfabetik:75)

جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَذٰلِكَ جَزٰٶُا مَنْ تَزَكّٰى
Resim---Cennatu adnin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, ve zalike cezau men tezekka.:Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Ve işte bu, (küfür ve isyandan) arınanların mükafatıdır.
19- (TÂHÂ suresi 76. ayet) (Resmi: 20/İniş:45/Alfabetik:96)


اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُرٖيدُ
Resim---İnnellahe yudhilullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar, innellahe yef'alu ma yurîd.:Şüphe yok ki Allah, iman edip salih amelleri işleyenleri altından ırmaklar akan cennetlere koyacak. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.
20- (HAC suresi 14. ayet) (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فٖيهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فٖيهَا حَرٖيرٌ
Resim---İnnellahe yudhilullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu yuhallevne fiha min esavira min zehebiv ve lu'lua, ve libasuhum fiha harîr.: Şüphesiz Allah iman edip yararlı iş işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altın bilezikler ve inciler takınacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.''
21- (HAC suresi 23. ayet) (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)


تَبَارَكَ الَّذٖى اِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا
Resim---Tebarakellezi in şae ceale leke hayram min zalike cennatin tecri min tahtihel enharu ve yec'al leke kusura.:Öyle yücedir O ki, dilerse sana ondan daha iyisini, altından ırmaklar akan cennetler verir, sana köşkler de yapar.''
22- (FURKÂN suresi 10. ayet) (Resmi: 25/İniş:42/Alfabetik:29)

وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِلٖينَ
Resim---Vellezine amenu ve amilus salihati le nubevviennehum minel cenneti ğurafen tecri min tahtihel enharu halidine fiha, ni'me ecrul amilîn.:İman edip güzel işler yapanları, (evet) muhakkak ki onları, altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. (Böyle iyi) işler yapanların mükafatı ne güzeldir!
23- (ANKEBÛT suresi 58. ayet) (Resmi: 29/İniş:85/Alfabetik:8)


لٰكِنِ الَّذٖينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِنْ فَوْقِهَا غُرَفٌ مَبْنِيَّةٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَعْدَ اللّٰهِ لَا يُخْلِفُ اللّٰهُ الْمٖيعَادَ
Resim---Lakinillezinettekav rabbehum lehum ğurafum min fevkiha ğurafum mebniyyetun tecri min tahtihel enhar, va'dellah, la yuhlifullahul miâd.:Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz. ''
24- (ZÜMER suresi 20. ayet) (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)


اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَالَّذٖينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَاْكُلُونَ كَمَا تَاْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ
Resim---İnnellahe yudhilullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar, vellezine keferu yetemetteune ve ye'kulune kema te'kulul en'amu ven naru mesvel lehum.:Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.''
25- (MUHAMMED suresi 12. ayet) (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)


لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَكَانَ ذَلِكَ عِندَ اللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا
Resim---Li yudhilel mu’minîne ve’l- mu’minâti cennâtin tecrî min tahtihe’l- enhâru hâlidîne fîhâ ve yukeffire anhum seyyiâtihim, ve kâne zâlike indallâhi fevzen azîmâ (azîmen) .: (Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp bağışlaması içindir. İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur.”
26- (FETİH suresi 5. ayet) (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)

لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَرٖيضِ حَرَجٌ وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا اَلٖيمًا
Resim---Leyse alel a'ma haracuv ve la alel a'raci haracuv ve la alel meridi harac, ve mey yutiilahe ve rasulehu yudhilhu cennatin tecri min tahtihel enhar, ve mey yetevelle yuazzibhu azaben elima.: Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.
27- (FETİH suresi 17. ayet) (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)

يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِنٖينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰیكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---'' Yevme terelmu'minîne velmu'minati yes'a nuruhum beyne eydihim ve bieymanihim buşrakumulyevme cennatun tecri min tahtihel'enharu halidine fiha, zalike huvelfevzul'azîm.:O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): «Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.» (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!''
28- (HADÎD suresi 12. ayet) (Resmi: 57/İniş:112/Alfabetik:33)

لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُوا اٰبَاءَهُمْ اَوْ اَبْنَاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَشٖيرَتَهُمْ اُولٰئِكَ كَتَبَ فٖى قُلُوبِهِمُ الْاٖيمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ اُولٰئِكَ حِزْبُ اللّٰهِ اَلَا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Resim---''La tecidu kavmey yu'minune billahi velyevmil'ahiri yuvaddune men haddallahe ve rasulehu ve lev kanu abaehum ev ebnaehum ev ihvanehum ev 'aşiratehum, ulaike ketebe fi kulubihimul'îmane ve eyyedehum biruhim minh, ve yudhiluhum cennatin tecri min tahtihel'enharu halidine fiha, radiyallahu anhum ve radu anh, ulaike hızbullah, ela inne hizbellahi humul muflihûn.: Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın hizbi (dininin yardımcıları)dir. İyi bil ki, kurtuluşa ulaşacak olanlar, Allah'ın hizbidir.''
29- (MÜCÂDİLE suresi 22. ayet) (Resmi: 58/İniş:104/Alfabetik:66)


يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فٖى جَنَّاتِ عَدْنٍ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---''Yağfir lekum zunubekum ve yudhilkum cennatin tecri min tahtihel'enharu ve mesakine tayyibeten fi cennati 'adn, zalikelfevzul'azîm.: (Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. ''
30-(SAFF suresi 12. ayet) (Resmi: 61/İniş:108/Alfabetik:89)


يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّپَاتِهٖ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
Resim---''Yevme yecme'ukum liyevmicem'i zalike yevmutteğabun, ve mey yu'mim billahi ve ya'mel salihay yukeffir 'anhu seyyiatihi ve yudhilhu cennatin tecri min tahtihel'enharu halidîne fiha ebeda, zalikel fevzul'azîm.:Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.''
31- (TEĞÂBÜN suresi 9. ayet) (Resmi: 64/İniş:107/Alfabetik:101)


رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا
Resim---''Resuley yetlu 'aleykum ayatillahi mubeyyinatil liyuhricellezîne amenu ve 'amilussalihati minezzulumati ilennur, ve mey yu'mim billahi ve ya'mel salihay yudhilhu cennatin tecri min tahtihel'enharu halidîne fiha ebeda, kad ahsenallahu lehu rizka.: Size Allah'ın açık açık âyetlerini okuyan bir elçi (gönderdi) ki inanıp faydalı işler yapanları, karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah ona gerçekten ne güzel rızık vermiştir.''
32- (TALÂK suresi 11. ayet) (Resmi: 65/İniş:100/Alfabetik:98)


يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّپَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِى اللّٰهُ النَّبِىَّ وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ
Resim---''Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meahu, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr(kadîrun).: Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, «Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin.» derler.''
33- (TAHRÎM suresi 8. ayet) (Resmi: 66/İniş:106/Alfabetik:97)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ
Resim---''İnnellezîne âmenû ve amilus sâlihâti lehum cennâtun tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), zâlikel fevzul kebîr(kebîru).: İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur.
34- (BÜRÛC suresi 11. ayet) (Resmi: 85/İniş:27/Alfabetik:14)


جَزَاؤُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُ
Resim---''Cezauhum 'inde rabbihim cennatu 'adnin tecrî min tahtihel'enharu halidîne fîha ebedâ, radiyallahu 'anhum ve radu 'anh, zalike limen haşiye rabbeh.:Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.''
35- (BEYYİNE suresi 8. ayet) (Resmi: 98/İniş:101/Alfabetik:13)



Sadakallâhu'l-Azîm


Kul ihvÂNi Hocam'ızın DUÂsı Hürmetine;" Nebiyyü'l-Ümmîmiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Rahmân Memesinden İlm-i ALLAH'ı,
Rahîm Memesinden Edeb-i Resûlullah'ı EM-ER!
Rahmân Kapısında Rızaullahı BULur,
Rahîm Kapısında İhsanullahla OLur,
BİZ BİRlikte Şeriat-ı GARRA'nın YAŞAyan Şâhidleri OLuruz İnşâe ALLAHu teÂLÂ!.
"

Tecrî Min Tahtihâl Enhâr! ”
AKar “ALLAH!” DEyu DEyu!..
Fe Salli li Rabbike Ve’nhar!”
BAKar “ALLAH!” DEyu DEyu!..


Âmin Yâ Latîf Yâ Kerîm ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Rahîm Yâ Vedûd ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Fettâh Yâ Gaffâr ALLAH celle celâluhu!
Âmin Yâ Settâr Yâ ALLAH ALLAH celle celâluhu!..

Âmin... Âmin... Âmin... Yâ Muîn Celle Celâluhu.

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 06 Tem 2015, 00:40 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8700
Konum: BURSA
MîM-i BİLmek
CîM-i BİLmek
Ben-Sen O ki;
KiM-de KİM -i BİLmek ..


ZEVK 4386 Resim

KARAKIŞta Yürek YAZım.. ÇİLE ÇÖLÜnde BAHARım!
BAKışı CeNNet YEŞİLim!.. NûRum..
Tahtihe’l-ENHARım!
EBEDî EZEL “EzvaC”ım.. BeŞ Gök-Yüzüm, Başta TÂCım..
NiYaZ NûN-um.. KaDeR KûN-um.. Mest-i MeRYeM MutaHHARım…


21.03.11 09:04 İstnbl-ankr..


Resim

_________________
Resim


En son nur-ye tarafından 12 Şub 2018, 13:38 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 22 May 2017, 13:58 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8700
Konum: BURSA
ZEVK 1876 ResimResim

“İŞte GELdik! ->GİDiYORuz!. ->şEN OL!.”asın ->şEHhvet şEHhri
“ACIn-TATLInı YAŞA!”dıKk!. “MecBÛR İÇ!”tiKk! ZEMZEM-zEHhri
->ŞÂHiDi OLduKk ->ÂŞIKk Etti ->SiSTEMin SÂHiBi ->SuBhÂNnn
->FıŞşkıRRdı ->SÎNe DAĞI’-ndan ->
teCRi men..TeCELLî nEHhri!.”

27.10.01 11:45 antlya..

-> “teCRi men..TeCELLî nEHhri!.”:
جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ
Resim---Cezâuhum inde rabbihim cennâtu adnin tecrî min tahtihe’l- enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anh (anhu), zâlike li men haşiye rabbeh (rabbehu).: Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir.(BeYyine 98/8)


Resim

_________________
Resim


En son nur-ye tarafından 12 Şub 2018, 13:38 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 12 Şub 2018, 13:31 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8700
Konum: BURSA
Resim

AHd-ı MERYEM
BAHt-ı MERYEM
TAHt-ı CENNETt
TAHt-ı MERYEM..

PARmak-YÜZük ->İLE-sinde
->ET-TIRnağın ->BİLE-sinde
TEKe TEK TEK’te ->BİZ BİR-İZ
hER ÂN ->MERYEM ÇİLE-sinde!.


ZEVK 8239 ResimResim

ANAsız-BABAsız ->ÂDEM.. ->HAVVA’nın NEsi OLuYOR?!.
BABAsız GÖZüken ->İSÂ.. -> MERYEM NEFESi OLuYOR?!.
MuhaMMed ->ÂLEM’in RÛHu
-->RESÛLuhu ve -->ABDuhu
-->ABDuLLAH İLe -->ÂMİNE --->KANLı KAFESi OLuYOR?!.


02.07.17 16:51
brsbrsmm.. tktktrstkkmzdcevLÂNnn..



NÛH İLe LÛT’un TAHTında
YERiLmiştir ->GABiRÛNLar
ÂSİYE - MERYEM BAHTında
ÖĞÜLmüştür ->SABiRÛNLar..

aleyhumusselâm..



Sekiz CeNNet NÂRıM ARŞi'stivâda...
Resim
Yedi CeheNNem NÛRuM tahte's-SERÂda!



TAHt: Alt. Aşağı. f. Hükümdârların oturduğu büyük koltuk. Hükümdârlık makamı..

Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde TAHT..:

MERYEM ANAm aleyhasselâm’ın RAHMi olan TAHT.:


GEÇmiş ve GELecekten münezzeh olan ALLAHu zü’l- CeLÂLin, her ÂN Şe’ÂNuLLahta; TEK NEFiSten KüLLî ŞEyy’i/HerKESi , KÛN feye KÛN yeniden Yaratışı..

ANAsız-BABAsız ->ÂDEM aleyhisselâm..
ÂDEM aleyhisselâm’dan Havva Anamız aleyhasselâm..
BABAsız GÖZüken ->İSÂ aleyhisselâm..
Ve MütekeMMiL MuhaMmed Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem..

خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنْ الْأَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِن بَعْدِ خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ
Resim---"Halakakum min nefsin vâhıdetin summe ceale minhâ zevcehâ ve enzele lekum mine’l- en’âmi semâniyete ezvâcin, yahlukukum fî butûni ummehâtikum halkan min ba’di halkın fî zulumâtin selâsin, zâlikumullâhu rabbukum lehu’l- mulku, lâ ilâhe illâ huve, fe ennâ tusrafûn (tusrafûne).: Sizi tek bir nefsten halketti. Sonra ondan, onun zevcesini (eşini). Ve sizin için dört ayaklı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, bir yaratılıştan sonra başka bir yaratılışla (halden hale geliştirip dönüştürerek) üç karanlık içinde yaratır. İşte bu sizin RABBiniz ALLAH'dır. Mülk, O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl döndürülüyorsunuz.(Zumer 39/6)

HaLK, HAKK TeÂLÂ’nın Sîretinin Sûretidir ve TüMM ESMÂdan ibâret OL-ÂN AKLı sebebiyle en Muhteşem NOKtadaki İnsÂNoğLununun Yüzünde HAKk Yazar.. “OKU!”yana.. GÖRene var!.. KÖRe ne var?.
İnsÂNoğLu ki, Rahimiyyetten doğan Rahmâniyyet gÖLgesidir-Nefhasıdır..[/font]

ثُمَّ سَوَّاهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Resim---Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumu’s- sem’a ve’l- ebsâre ve’l- efidete, kalîlen mâ teşkurûn (teşkurûne).: Sonra onu “SEVİYELedi/düzeltip bir biçime soktu” ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?(Secde 32/9)

Ve NAKİLsiz-NÛRsuz ham AKILLa ANLAşılması imkansız olan,
MÂRİFet DOĞumu ve SANcısı ve ACIsı..
“TAHT”ından DUYup UYduğu NÂZ-NiYÂZ NİDÂsı..
Ve İşte MERYEM ANAm aleyhasselâm ÇİLLesi..

وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرَانَ الَّتِي أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتِينَ
Resim---"Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti rabbihâ ve kutubihî ve kânet mine’l- kânitîn (kânitîne).: İmran’ın kızı Meryem ki, onun iffeti ahsendi. Bu sebeple onun içine Ruhumuzdan üfledik. Ve o, Rabbinin kelimelerini ve kitablarını tasdik etti. Ve o, kanitin-RABBine gönülden bağlı olanlardan oldu.” (Tahrîm 66/12)

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَ إِذِ انتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا
Resim---"Vezkur fi’l- kitâbı Meryem (meryeme), izintebezet min ehlihâ mekânen şarkıyyâ (şarkıyyen).: Kitap’ta Hz. Meryem’i zikret. Ailesinden ayrılıp, şark (doğu) tarafında bir yere çekilmişti.” (Meryem 19/16)

فَأَجَاءهَا الْمَخَاضُ إِلَى جِذْعِ النَّخْلَةِ قَالَتْ يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا
Resim---"Fe ecâehâ’l- mehâdû ilâ ciz’ın nahleti, kâlet yâ leytenî mittu kable hâzâ ve kuntu nesyen mensiyyâ (mensiyyen).: Doğum sancısı onu, bir hurma ağacının gövdesine (sığınmaya) mecbur etti. “Keşke ben bundan önce ölseydim, unutularak unutulmuşların (arasına karışsaydım).” dedi.(Meryem 19/23)

فَنَادَاهَا مِن تَحْتِهَا أَلَّا تَحْزَنِي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا
Resim---"Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyyâ (seriyyen).: O zaman onun (Hz. Meryem’in) alt yanından, ona “mahzun olma (üzülme)” diye bir nida (geldi): “Rabbin, senin alt yanından bir su yolu kıldı (oluşturdu).(Meryem 19/24)

وَهُزِّي إِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا
Resim---"Ve huzzî ileyki bi ciz’ın nahleti tusâkıt aleyki rutaben ceniyyâ (ceniyyen).: Ve hurma ağacının gövdesini üzerine silkele. Taze hurmalar senin üzerine düşsün, (orada) toplansın.(Meryem 19/25)

فَكُلِي وَاشْرَبِي وَقَرِّي عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِي إِنِّي نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا
"Fe kulî veşrabî ve karrî aynâ (aynen), fe immâ terayinne mine’l- beşeri ehaden fe kûlî innî nezertu li’r- rahmâni savmen fe len ukellime’l- yevme insiyyâ (insiyyen).: Artık ye ve iç, gözün aydın olsun! Bundan sonra eğer beşerden bir kimseyi görürsen, o zaman (ona şöyle) söyle: “Muhakkak ki ben, RAHMÂN’a (konuşmama) orucu nezrettim (adadım). Bu sebeple bugün bir insanla asla konuşmayacağım.” (Meryem 19/26)

Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde Toprağın ALTı olan TAHT.:

لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرَى
Resim---"Lehu mâ fi’s- semâvâti ve mâ fî’-l ardı ve mâ beynehumâ ve mâ tahtes serâ.: Semalarda ve arzda ve ikisinin arasında ve de nemli toprağın altında olanlar, O’nundur.(Tâhâ 20/6)


Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde AYAKların ALTı olan TAHT.:

يَوْمَ يَغْشَاهُمُ الْعَذَابُ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Resim---"Yevme yagşâhumu’l- azâbu min fevkıhim ve min tahti erculihim ve yekûlu zûkû mâ kuntum ta’melûn (ta’melûne).: O gün azap, üstlerinden ve ayaklarının altından onları kaplayacak. Ve (Allah), "Yapmış olduğunuz şeyleri (cezasını) tadın!" diyecek.(Ankebût 29/55)


Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde O AĞACın ALTı olan TAHT.:

لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ عَنِ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِي قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ السَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَابَهُمْ فَتْحًا قَرِيبًا
Resim---"Lekad radiyallâhu ani’l- mu’minîne iz yubâyiûneke tahte’ş- şecerati fe alime mâ fî kulûbihim fe enzele’s- sekînete aleyhim ve esâbehum fethan karîbâ (karîben).: Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.” (Fetih 48/18)


Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde Nûh ve Lût aleyhumusselâm ALTı olan TAHT.:

ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا اِمْرَأَةَ نُوحٍ وَاِمْرَأَةَ لُوطٍ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللَّهِ شَيْئًا وَقِيلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِلِينَ
Resim---"Daraballâhu meselen lillezîne keferûmraete nûhın vemraete lût (lûtın), kânetâ tahte abdeyni min ibâdinâ sâlihayni fe hânetâhumâ fe lem yugniyâ anhumâ minallâhi şey’en ve kîledhulen nâra mead dâhılîn (dâhilîne).: Allah, kâfirlere, Hz. Nuh’un ve Hz. Lut’un hanımını örnek verdi. İkisi de, salih kullarımızdan iki kulumuzun (nikâhı) altındaydı. Fakat ikisi de ihanet etti. Bu yüzden ikisine de, ALLAH’tan bir şeye (azaba) karşı, onlardan (eşlerinden) bir fayda olmadı (onları kurtaramadılar). Ve onlara: “İkiniz de ateşe girenlerle beraber (ateşe) girin.” denildi.(Tahrîm 66/10)


Resim

KuR'ÂN-ı KeRîM’imizde CENNetLerin ALTı olan TAHT.:

ALTlarından nehirler akan CENNEtler olarak 39 âyet-i celîlede geçmektedir;

Bakara 2/25,266; Âl-i İmrân 3/15,136,195,198; Nisâ 4/13,57,122; Mâide 5/12,85,119; En’âm 6/6; A’râf 7/43; Tevbe 9/72,89,100; Yûnus 10/9; Ra’d 13/35; İbrahîm 14/23; Nahl 16/31; Kehf 18/76; Tâhâ 20/76; Hacc 22/14,23; Furkân 25/10; Ankebût 29/58; Zumer 39/20; MuhaMMed 47/12; Fetih 48/5,17; Hadîd 57/12; Mücâdele 58/22; Saff 61/12; Tegabûn 64/19; Talâk 65/11; Tahrîm 66/8; Burûc 85/11; Beyyine 98/8..

Kur'ÂN-ı Kerîm’in en BAŞında;

وَبَشِّرِ الَّذِين آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُواْ مِنْهَا مِن ثَمَرَةٍ رِّزْقاً قَالُواْ هَذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِن قَبْلُ وَأُتُواْ بِهِ مُتَشَابِهاً وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ
Resim---"Ve beşşirillezîne âmenû ve amilûs sâlihâti enne lehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), kullemâ ruzikû minhâ min semeretin rızkan kâlû hâzellezî ruzıknâ min kabl(kablu) ve utû bihî muteşâbihâ(muteşâbihan), ve lehum fîhâ ezvâcun mutahharatun ve hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).: (Ey MuhaMMed) Ve iman edip, ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) amelde bulunanlar için altlarından nehirler akan cennetler olduğunu müjdele. Oradaki meyvelerden ve mahsullerden bir rızıkla her rızıklandırılışlarında: “İşte bu bizim daha önce de rızıklandırıldığımız (yediğimiz) şeydir.” dediler. Ve ona (dünyadaki rızıklarına) benzer (lezzet ve nefaset bakımından çok üstünü) verilmiştir. Onlar için orada temiz eşler vardır. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardır.” (Bakara 2/25)

Kur'ÂN-ı Kerîm’in en SONunda;

جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ
Resim---"Cezâuhum inde rabbihim cennâtu adnin tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anhu, zâlike li men haşiye rabbehu.: Rab’leri Katı’nda onların mükâfatı, altlarından nehirler akan adn cennetleridir, orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah onlardan razı ve onlar O’ndan (Allah’tan) razıdır. İşte bu, Rabbine huşû duyan kimseler içindir.(Beyyine 98/8)



Resim

Yâ RABBenâ KuR'ÂN HOŞtur
KuL İhvÂNin>GÖNLü BOŞtur
MuhaMMedî Mest SERHOştur
CÂNda ->CÂNÂN CENNetimİZ
TAHT-ından DAMLamız COŞtur!..

Resim

YÂ RESÛLULLAH sallallahu aleyhi vesellem!.


ALLAHumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ MuhaMMedin
Abdike ve
Nebiyyike ve
Rasûlike ve
Nebiyyi'l- Ummiyi ve alâ âlihi, ehl-i beytihi ve's-sahbihi ve uMMetihi...



Resim

CÂN MERYEM’im!.

ÇiLe Çölün TÛR-İ SîNin
SîNende SırrLarın SeNin
İki CÂNa ->Tevhid TeNin
İLiğin İmÂN MERYEM’im!.

Resim

MuhaBBet Mâbedin Girdin
MihrÂBında ->MevLâ Virdin
YoKunu ->VaRını -->Verdin
KuL İken SuLtÂN MERYEM’im!.

Resim

->MUHİT ->HaLkın TantANAsı
MERKEZ ->HAKK’ın SaLtANAsı
--->İSÂ’sı’n ---->AHMED ANAsı
cÂNda CâNâN CÂN MERYEM’im!.
aleyhumusselâm..

Resim

MuhaMMedî mEŞK GÖNLümüz
->ÖLür -> DİRİLir -> ÖLümüz
OLsun!. OLmasın!. -> ÇÖLümüz
->OLÂN ->YAŞAnAN MERYEM’im!.

Resim

ŞE’ÂNuLLAH -->Şu ÂN-Ları
CÂN BÜRÜnmüş>CÂNÂNları
KEŞİŞ DAĞda -->CEYLÂNları
İhvÂNi’n->ÇOBÂN MERYEM’im!.


02.07.17 19:31
brsbrsmm.. tktktrstkkmzdcevLÂNnn..


GURBette YANdım HASretten
->ERidi --->YÜREK YAĞLarım!
MuhaMMedden>MuhaBBetten
->gÖZ YAŞım DÖKer AĞLarım!.

Yâ HAYyu’L- HUuu!
ALLAH celle celâlihu..


Elhamdülillâhirabbiâlemîn!..

ResimMuhaMMedî
Kul İhvÂNi
ResimMuhaBBetLe..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 12 Şub 2018, 13:39 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 03:00
Mesajlar: 8700
Konum: BURSA
ZEVK 1639

SIRRIn sAL SIRR-ı SIDDIK’a >FERŞ ü ARŞı Kat’ EYLEsin!
Yarım NEFESlik VARlığın -> MuhaBBet MİKAT EYLEsin!
“Tecri min tahtiha’l-enhar” -> Fecr-i FAZLULLAH’a ULAş
Ne CAHÎM ne ZEMHARİRâ -> ZUHURun ZEKÂT EYLEsin!..


06.02.2000 13:12

Tecri min tahtiha’l-enhar..:
İfrat ve Tefrit ARAKEsitinde İ'tidâl CeNNeti..:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Resim---Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ (nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihâ’l- enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meahu, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr (kadîrun).: Ey iman edenler! Allah'a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla! Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin." (Tahrim, 66/8)


Kat': Geçme. Yol almak.
MİKAT: Bir iş için tâyin edilen zaman veya yer.
Fecr: Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. Kurtuluşun DOĞuşu.
FazL: Cömertlik, ihsan, kerem, ilim, ma'rifet, üstünlük, hüner, tefâvüt, inâyet.
CAHÎM: En kızğın İfrat Cehennemi.
ZEMHARİRâ: En soğuk Tefrit Cehennemi.
ZUHUR: Meydana çıkmak. Ansızın meydana gelmek. Baş göstermek. Görünmek.
ZEKÂT: Nisab miktarı mala, paraya sahib olan Müslümanın kırkta birini fakirlere sadaka vermesi ve bu verilen sadaka. Ziyadeleşme, artma. Temizlik. Tahâret.


Buruc Suresi Sohbetinden;

viewtopic.php?f=82&t=10765&p=94159&hilit=iman+ediniz#p94159



إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ
Resim---İnnellezîne âmenû ve amilu’s- sâlihâti lehum cennâtun tecrî min tahtihâ’-l enhâr (enhâru), zâlike’l- fevzu’l- kebîr (kebîru).: Muhakkak ki iman edenler ve amilüssâlihat (nefsi tezkiye edici amel) yapanlar, onlar için altından nehirler akan cennetler vardır ve işte bu büyük fevzdir (kurtuluş ve şerefli bir ikramdır).” (Burûc 85/11)

Şimdi öbürlerine geçti. Onlar kadın ve erkeklerin fitnecileriydi ya yol kesenlerin. ''İnnellezîne âmenû..'' şüphesiz ki onlar iman etmişlerdir.
Nerde?.
Kalblerinde, bâtınlarında.. ''amilu’s- sâlihâti..'' Dışlarında, zâhirlerinde de amellerini sulha çevirmişlerdir, sâlih etmişlerdir, kılmışlardır, sâlih amel işlemişlerdir. ameli lütufullahı ayanı sabiteden harekete geçirmişlerdir. ''lehum cennâtun tecrî min tahtihâ’-l enhâr..'' Onlar için tecri vardır. nedir cerri?. cerrin sende oluşudur, çekimin sende başlamasıdır..

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ
Resim---“Yâ eyyetuhân nefsul mutmainnetu: Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,” (Fecr 89/27)

ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
Resim---“İRCİÎ ilâ RABBiki râdıyeten mardıyyeten: Razı olmuş ve kendisinden razı olunmuş bir halde Rabbine dön.” (Fecr 89/28)

فَادْخُلِي فِي عِبَادِي
Resim---“Fedhulî fî ibâdî: Gir kullarımın içine!” (Fecr 89/29)

وَادْخُلِي جَنَّتِي
Resim---“Vedhulî cennetî: Ve cennetime gir!” (Fecr 89/30)

''Yâ eyyetuhân nefsul mutmainnetu İRCİÎ ilâ RABBiki râdıyeten mardıyyeten..''

Ey mutmâin (tatmin bulmuş) nefis, ''ircii ila RABBike..''
Buyruğunu duymuştur, mıknatıs gibi çekmektedir.. radiyeten koşmaktadır, merziyeten cezbetmektedir.. radıyeten ceRR etmektedir yâni cerre ve cezb buluşmuştur.. yâni” tecri min tahtiha’l- enhar”..
tahtından nedir?te he te” nedir, taht köşktür.. yok altıdır.. “te” ikinci şahıs ekidir.. bence bence dediğim aklımca öyle anlıyorum, öyle zevk ediyorum ki dış.. bakın içte bir “te” var orta da bir “ha” var dışta da “te” var.. bu içerdeki “te” senlik “te” si sensin RABBu’l- ÂLemin o da bana diyor “seni cennete sokacağım, cehenneme sokacağım” diye işte taht, bu iki “sen”liğin Habibullahta buluşmasıdır.. “taht” buna denir.. Habli’l- Verîd tahtı.. onun,
“cennetin tahtı”nda neymiş?.
''cennet tecriy min tehtihel enharu halidine fihâ.. enharu'', nehirler nehirler.. gündüzler var orda.. bir de “enhar”ı nehirler aynı zamanda gündüz demektir.. halidine hallet halledilmiş olarak fiha ebedi ne güneşi ne gündüzü ne gecesi diyor ya bitmez tükenmez bir çünkü “senlik hakikati”ne ermiştir.. ben hiç bir zaman ben olamayacağım zâten Rasûlullah SALLallahu aleyhi ve SELLem de ben olamayacak.. Çünkü ALLAH olan tektir.. sende “ikilik” vardır.. enhar nehâr olur..
yâni enhar nedir?.
RuBuBiyyet Hüviyetinin nuru.. enhar, nehr budur.. nehir dağın yüreğindeki suyun fışkırıp çıkmasıdır.. ebediyyen “zâlike’l- fevzü’l- kebîr”.. işte bu var ya bu, zâlike, bu kelime fevzü’l- kebîr, öyle bir kebirdir ki en büyüktür..

peki zâlike kime denir?.
şu an var olana denir.. tilke, bilinmeyene denir.. işte bu âyetten dolayı ve benzerleri ne demiştir?. “Cennet elân yaratılmıştır” demiştir.. enhar, zâlike’l- fevzü’l- kebîr, işte bu var ya bu görüyorsun değil mi.. zâlike’l- fevzü’l- kebîr, büyük bir fevzdir.. fevz, kurtuluşmuş efendim ama, içindekine sahib oluş.. içindekinin daha doğrusu iç sahibliğinin vüCÛDa gelişine sahib oluş, o yâni feyz içindeki havuzu bulmak.. yâni içindeki kaynağı bulmak.. içindeki sana senliği bulmak.. sen kimsin ordaki “ze” zemzem gibi yâni.. o içerdeki MuhaMMedî Sahibliği bulmak gibi.. el kebir, bereketin 'KûN fe yeKÛN'' oluşu, dâima kevne gelişi.. yâni, durmadan geliyor, çeşme akıyor, ırmak kaynıyor, ya da güneş ışığı bitmez tükenmez geliyor.. böyle bir ana kaynak buluştur.. bu cennet işi hallet oluştur.. zâten halledilmiş dâimiyete ulaşmak gibi efendim.. altından ırmaklar akan cennet vardır.. olsun öyle diyelim altından ırmaklar akan cenneti ne yapacaksak.. yâni demek istediğim şu öyle tercüme edilmek zorunda kalıyor.. başka ne yapacaksak.. ama bir başka şey var onu diyorum.. işte zâlike’l- fevzü’l- kebîr, bu bir muraddır, emir değil muraddır.. burada dediğim gibi “zâlike” var olan ve MevCÛD olan için kullanılır.. halbuki “tilke” deseydi, var olacak için kullanılacaktı.. “tilkel cennete” deseydi yaraıtlacak cennetler.. ama zâlike koyunca çünkü rastgele konulmaz.. bu cennetlerin elân meydana gelmiş olduğuna işâretidir.. işte bu rıza oluş fevzü’l- kebîr dir.. ALLAHu zü’L- CeLÂLin kendi mâiyetinde oluştur fevzü’l- kebîr.. yâni cennete girişten daha çok ALLAHu zü’L- CeLÂLin fevz ve feyz.. feyz ve fevz.. feyz coşmaktır.. fevz ise coşturanın kaynağında olmaktır.. ALLAH celle celâlihunun rızasında olmaktır.. onu diyorum.. yâni Cemâlullah diyordu buna Derbentli..


ZEVK 1876 Resim

“İŞte GELdik! ->GİDiYORuz!. ->şEN OL!.”asın ->şEHHvet şEHhri
“ACIn-TATLInı YAŞA!”dıKk!. “MecBÛR İÇ!”tiKk! ZEMZEM-zEHhri
->ŞÂHiDi OLduKk->ÂŞIKk Etti ->SiSTEMin SÂHiBi ->SuBhÂNnn
->FıŞşkıRRdı ->SÎNe DAĞI’-ndan -> “teCRi men..TeCELLî nEHhri!.”


27.10.01 11:45 antlya..

-> “teCRi men..TeCELLî nEHhri!.”:

جَزَاؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا رَّضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ ذَلِكَ لِمَنْ خَشِيَ رَبَّهُ

Resim---Cezâuhum inde rabbihim cennâtu adnin tecrî min tahtihe’l- enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ (ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anh (anhu), zâlike li men haşiye rabbeh (rabbehu).: Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir. (BeYyine 98/8)

Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye