Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 24 Eyl 2018, 19:30

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 18 Eki 2010, 18:00 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 03:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Resim


Hz. Yakup Peygamber nasıl o kadar sabırlı olabilmiş? Yusuf'u canavar yediği halde duasına nasıl devam etmiş?

Hz. Yakub (as)’ın sabır kaynağını şöyle açıklayabiliriz:

a. Kur’an-ı Kerim ifadeleri, Hz. Yakub (as)’ın, Hz. Yusuf (as)’ın hayatta olduğuna inandığını göstermektedir.

Daha ilk başta onu gerçekten canavarın yemediğine, kardeşlerinin bu konuda yalan uydurduklarına inanıyordu:

“Yakub, hayır (onu canavar yememiş), bilakis sizin nefsiniz sizi aldatmış ve böyle bir işe sevk etmiştir.”(Yusuf, 12/18).

b. Hz. Yakub (as), küçük oğlu Bünyamin’in tutuklandığını duyunca, “Ümidim var ki, Allah bütün kaybettiklerimi bana geri verecektir.”(Yusuf, 12/83) mealindeki ayetten anlaşılıyor ki, Hz. Yakup (as) bu ümidini hiçbir zaman kaybetmediği için kahramanca sabır gösterebilmiştir.

c. “Doğrusu ben Yususf’un kokusunu alıyorum, sakın beni bunak yerine koymaya kalkışmayın….Müjdeci gelip de gömleği Yakub’un yüzüne sürünce gözleri açıldı ve; “Ben sizin bilmediklerinizi Allah tarafından vahiy yoluyla bilirim, dememiş miydim, dedi.”(Yusuf, 12/94, 96) mealindeki ayetler, bize Hz. Yakub (as)’ın sabrının asıl kaynağının Allah’a olan yakınlığı ve ona olan güveni olduğunu göstermektedir.

d. “Evlatlarım! Haydi gidiniz, bütün duyularınızı, hislerinizi kullanarak var gücünüzle Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi edinmeye çalışınız. Allah’ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”(Yususf, 12/87) mealindeki ayette de Hz. Yakub (as)’ın Allah’ın rahmetine olan inancının, onun sabır hamurundaki rolünü göstermektedir.

Dua

Dua bir ibadettir. Bu nedenle bir Müslüman hangi ortamda olursa olsun, istediği verilsin veya verilmesin dua etmeye devam etmelidir. Çünkü insanın başına gelen sıkıntılar, musibetler ve hastalıklar duanın vaktidir. Öyleyse dua vakti gelmiştir, diyerek dua etmeye başlamak ve o vakit devam ettikçe de duaya devam etmek gerekir.

İsteklerimiz yerine gelmedi diye duayı terk etmek asla doğru olmaz. Çünkü dualarımızın bazı şartları vardır. Bu şartlara uygun olarak dua etmeliyiz. Ayrıca duanın kabul edilmesi ile o duaya cevap verilmesi farklı şeylerdir. Her duaya cevap verilmektedir. Bu cevap, istediğimizin ya aynısı, ya da daha hayırlısı ile olur. Bu da ya dünyada ya da ahirette olur.


Sorularla İslamiyet

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye