Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 16 Eki 2019, 12:37

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 37 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 17 Mar 2010, 01:48 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 902
Bu konuyu facebook'ta paylan!
ResimEHL-İ BEYT'İN FÂTIMATUZ-ZEHRÂsı
Aleyha's-selâm


Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Fâtıma, Cennet hâtunlarının üstünü, Hasan ve Hüseyin de Cennet gençlerinin yüksekleridir. ” buyurdu.
(Tirmizî)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Yâ Fâtıma, ALLAHu teâlâ senin gazâbın için gazap eder, senin rızân için râzı olur. ” buyurdu.
(Hakim)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “ALLAH, Fâtıma ve nesline Cehennemi haram kıldı. ” buyurdu.
(Hakim, Taberanî)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Fâtıma benden bir parçadır. Onu inciten beni incitmiş olur. ” buyurdu.
(Hakim)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Fâtıma’yı Ali’den daha çok severim, Ali, bana, Fâtıma’dan daha çok kıymetlidir. ” buyurdu.
(Hakim)

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Kızım Fâtıma’nın adı “ALLAH onu ve sevenlerini Cehennemden korur” mânâsındadır.” buyurdu.
(Deylemî)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 01 May 2011, 12:11 
Çevrimdışı
Üye
Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Ara 2009, 02:00
Mesajlar: 49
FÂTIMA aleyhasselâm ‘ın Nur Duası

Resim

Bismillâhin Nûr!
Bismillâhi NûRin NûR!
Bismillâhi NûRun alâ NûR!
Bismillâhillezî huve mudebbiru’l- umûr!
Bismillâhillezî halakan NûRa mine’n- NûR!
Elhamdu lillâhillezî halakan NûRa mine’n- NûR!
Ve enzelen NûRa ale’t- Tûr, fî kitâbin mestûr, fi rikkin menşûr,
Bi kaderin makdûr, alâ Nebiyyin mahbûr!
Elhamdu lillâhillezî huve bi’l- izzi mezkûr
Ve bi’l- fahri meşhûr ve ale’s- serrâî ve’z- zarrâi meşkûr!
Ve sallallâhu alâ MuhaMMedin ve âlihi’t- Tâhirîn!


MÂNÂSI:

NûR olan ALLAH’ın adıyla,
NûRun NûRu olan ALLAH’ın adıyla,
NûR üstüne NûR (her NûRdan daha üstün) olan ALLAH’ın adıyla,
Bütün işleri-emirleri-ömürleri tedbirle yapan ALLAH’ın adıyla,
NûRu NûRdan yaratan ALLAH’ın adıyla;
NûRdan NûR yaratan ve NûRu Tur Dağı’ndaki yazılmış kitaba, yayılmış kâğıda, belli oranda, faziletlerle dolu Peygamber’ine ( Hz Musa’ya) nazil eden ALLAH’a hamd olsun!
Hamd, izzetle anılan, övgüyle tanınan, darlıkta ve genişlikte şükürle yâd edilen ALLAH’a mahsustur!
ALLAH’ın salâtı MuhaMMed’e ve O’nun pâk Ehl-i Beyt’ine olsun!


Âmin!...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 01 May 2011, 16:59 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2008, 02:00
Mesajlar: 2740
Konum: Kimi dosta varır Dosta bend olur
Allah c.c razı olsun...

_________________
''Ve Allah'a Sımsıkı Sarılın...''

Hacc / 78


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 02 Oca 2013, 09:06 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sürekli annenin hizmetinde ol. Çünkü cennet onun ayakları altındadır.” Buyurdu.
(Fatımatu'z- zehrâ as'dan; Musned-i İ. Ahmed, s.28; Kenz’ul- Ummal, c.16, s.426)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 29 Tem 2013, 01:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; kim onu gazaplandırsa (öfkelendirse), beni gazaplandırmıştır." buyurdu
(Sahih-i Buhâri, Misver İbn-i Mahreme'den, Bed'ül Halk bölümü, hadis no: 3437, 3483, Kenz-ül Ummâl, c.6, s.220. Feyz-ül Kadir, c.4,s.421. Hasais-ün Nesâi, s.35)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 02 Ağu 2013, 04:00 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; onu rahatsız eden beni de rahatsız eder; ve onu inciten şey beni de incitir." buyurdu
(Sahih-i Buhâri, Nikâh bölümü hadis no: 4829; Sahih-i Ebu Dâvud, c.12, bab-u ma yekrehu en yücmee beynehunne min-en nisâi hadis no: 1773; Sünen-i İbn-i Mace hadis no: 1988; Müsned-i Ahmed, c.4, s.328 hadis no: 18149, 18184, 18167; Ebu Nuaym Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.40.))

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2013, 00:02 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11320
ResimFatıma aleyha's-selâm..

HaBîBuLLAH ->KaRaGÜLü
MuhaMMedî MoR SüMBüLü
-> ZıTların ZeVKin ZeHRâsı
FAZLın Fatımatüz- ZeHRâ BeTÜLü..
Aleyha's-selâm

Kul ihvÂNi kıtMîRî

ALTı BâB-da Fatımatü’z- ZeHRâ aleyha's-selâm…:

1- ÜMMü’l- ÜMM.. FATıMA aleyhi's-selâm’ın Yüce DEĞeri.
2- Fatma aleyha's-selâm’ın MuhaMMedî Gazabı ve Duâsı.
3- Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e vASL-ı VuSLÂTı!.
4- Fatıma aleyha's-selâm’ın en KaRa GÜNleri en HüZüN GÜNleri.
5- Fatıma aleyha's-selâm’ın SAĞken BİLdirdiği ÖLeceği gÜN GeRÇeği.
6- FATıMA aleyha's-selâm’ın HeSÂB MeydÂNında Sıratı GEÇişi ve HAŞRi..

Bedenen-Nefsen-Kalben-RUHen MuhaMMedî FATıMA ANAmız aleyhi's-selâm...

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, Ehl-i Beyt aleyhumu's-selâmına,
Ashab-ı Güzîn radiyallahu anhuma ve ÜMMetine saLÂt ü seLÂM Olsun ebeden dâimen inşâe ALLAHu Teâlâ..


İmâm-ı Alî kerremullahi vecheye ait salâvâtı şerîfe

Resim

TÜRKÇESİ: Lebbeyke Allahümme Rabbiye ve sâ’deyke Resim Salâvâtu’llahi’l-Berri’r-Rahîm Ve’l-melâiketi’l-mukarrebîn Resim Ve’n- nebîyyine ve’s-sıddıkîne ve’ş-şühedâi ve’s-sâlihîn Resim Vemâ sebbiha leke min şey’in yâ Rabbe’l-âlemîne Resim Alâ seyyidinâ ve Mevlânâ Muhammedin ibni Abdillahi hâtemi’n- nebîyyîne Resim Ve Seyyidi’l-mürselîne ve imâmi’l-mûttâkîne Resim Ve Resûli Rabbü’l-âlemîne’ş-şâhidi’l-beşiri’d- dâi ileyke bi iznike es sirâce’l-münir Resim Ve aleyhi’s- salâtü ve’s- selâmû ve rahmetullahi ve berâkâtuhu.

MÂNÂSI:
“Emret (buyur) ALLAH’ım! Ve başim-gözüm üstüne (emret, saâdetle Senden mutluluk istiyorum), RABB’im, ALLAH’ım! İyilik ve merhamet dolu Salâvâtullahı, gözde (yakîn) meleklerin salâvâtı, peygamberlerin, sıddıkların, şehîdlerin, sâlihlerin; Ey âlemlerin RABBi Seni tesbih (ve tenzih) eden herşeyin salâvâtı, Efendimiz Abdullah oğlu Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, Hatemü’l-Enbiyâya (peygamberlerin sonuncusuna), peygamberlerin Efendisine, müttakîlerin (günâhlardan korunup ALLAH'a sığınanların) imâmına; âlemlerin RABBinin, şâhid ve müjdeci Resûlüne, Senin izninde Sana dâvet eden ve aydınlatan kandile (sayısız- sonsuz) selâm (sıla, salâvât, rahmet, istiğfâr, dua, ulaşım) olsun!”


ÜMMü’l- ÜMM.. FATMA aleyhi's-selâm’ın Yüce DEĞeri:

1 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; kim onu gazablandırsa (öfkelendirse), beni gazablandırmıştır." buyurmuştur.

(Misver İbn-i Mahreme radiyallahu anhu'dan; Sahih-i Buhâri, Bed'ül Halk bölümü, hadis no: 3437, 3483, Kenz-ül Ummâl, c.6, s.220. Feyz-ül Kadir, c.4,s.421. Hasais-ün Nesâi, s.35.)

Bu hadisi, birçok muhaddis ve âlim nakletmiştir. Meselâ, Muttakî, Kenz-ül Ummal'da bu hadisi İbn-i Ebu Şeybe'den naklen zikretmiştir. Nesaî de, Hasais'inde bu hadisi nakletmiştir. Menavî ise Feyz-ül Kadir'de bu hadisi zikrettikten sonra şöyle kaydediyor: "Süheylî, bu hadise dayanarak Hz. Fatıma'ya sebbedenin (sövenin) kâfir olduğunu söylemiştir. Çünkü bu iş Fatıma'yı (aleyha's-selâm) gazablandırır."

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Kas 2013, 07:22 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 4761
ResimSalâvat-ı Fatımatü’z- ZeHRâ aleyha's-selâm

"Euzu billâhi’s-semî'il-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîmi min hemzihi ve nefhihi ve nefsih : Kovulmuş şeytanın dürtmesinden, üflemesinden ve kötü nefesinden her şeyi en iyi işiten ve bilen Allah'a sığınırım."

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ رُحُهُ مِحْرَبُ الْاَرْوَاحِ وَ الْمَلاَئِكَةِ وَ ألْكَوْنِ
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ هُوَ إمَامُ الْأَنْبِيَاءِ وَ الْ مُرْسَلِين
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ هُو إمَامُ أهلِ الْجَنَّةِ وَ إبَادِاللّهِ الْمُؤْمِنِين


TÜRKÇESİ :
Allhümme salli alâ men ruhuhu mihrabü'l- ervâhi ve'l- melâiketi ve'l- kevni
Allahümme salli alâ men hüve imâmü
'l- enbiyâi ve'l- mürselin,
Allahümme salli alâ men hüve imâmü ehli'l- cenneti ve ibâdillahi'l- 'minin...

MÂNÂSI :

Allahım!
Ruhu, kâinâtın, meleklerin ve ruhların Mihrabı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!
Allahım!
Katından gönderilenlerin ve peygamberlerin İmamı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!
Allahım!
Cennet ehlinin ve Allahın mümin kullarının İmamı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!

(7 letâifimizin sallini-isalini-sılasını-ulaşımını sağla!)
Âmin!...
http://www.muhammedinur.com/salavat.php

Resim

Fâtımatuz-Zehra (aleyhasselâm) ANNemiz'in NÛR DuÂsı

Bismillâhin Nûr!
Bismillâhi NûRi'n- NûR!
Bismillâhi NûRun alâ NûR!
Bismillâhillezî huve mudebbiru'l- umûr!
Bismillâhillezî halakan NûRa minen- NûR!
Elhamdu lillâhillezî halakan NûRa minen- NûR!
Ve enzelen NûRa alet- tûr, fî kitâbin mestûr, fi rikkin menşûr,
Bi kaderin makdûr, alâ nebiyyin mahbûr!
Elhamdu lillâhillezî huve bil-izzi mezkûr
Ve bi
l- fahri meşhûr ve ales- serrâî vez- zarrâi meşkûr!
Ve sallallâhu alâ MuhaMMedin ve âlihit- tâhirîn!

Resim

MÂNÂSI:

NûR olan ALLAHın adıyla,
NûRun NûRu olan ALLAHın adıyla,
NûR üstüne NûR (her NûRdan daha üstün) olan ALLAHın adıyla,
Bütün işleri-emirleri-ömürleri tedbirle yapan ALLAHın adıyla,
NûRu NûRdan yaratan ALLAHın adıyla;
NûRdan NûR yaratan ve NûRu Tur Dağındaki yazılmış kitaba, yayılmış kâğıda, belli oranda, faziletlerle dolu Peygamberine ( Hz Musaya) nazil eden ALLAHa hamd olsun!
Hamd, izzetle anılan, övgüyle tanınan, darlıkta ve genişlikte şükürle yâd edilen ALLAHa mahsustur!
ALLAHın salâtı MuhaMMede ve Onun pâk Ehl-i Beytine olsun!

Âmin
!...

Resim

''Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedîn abdike (Muhammedîyyeti) ve nebîyyike (Mahmudîyyeti) ve Resûlike (Ahmedîyyeti) ve Nebîyyûl-ümmîyyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi ves-sahbihi ve Ehl-i Beytihi ve ümmetihi.''

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 Kas 2013, 13:49 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11320
2- Buharî, Misver İbn-i Mahreme'den naklen yazıyor ki;

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; onu rahatsız eden beni de rahatsız eder; ve onu inciten şey beni de incitir." buyurmuştur.
(Sahih-i Buhâri, Nikâh bölümü hadis no: 4829. Sahih-i Ebu Dâvud, c.12, bab-u ma yekrehu en yücmee beynehunne min-en nisâi hadis no: 1773, Sünen-i İbn-i Mâce hadis no: 1988. Müsned-i Ahmed, c.4, s.328 hadis no: 18149, 18184, 18167. Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.40.)

Bu hadisi, Ebu Davud Sahih'inde, Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned'inde ve Ebu Nuaym, Hilyet-ül Evliyâ'da nakletmiştir.

3- Sahih-i Müslim'in, Fazâil-üs Sahabe bölümünün, Fazâil-ü Fatıma kısmında, Müslim, kendi senediyle Misver İbn-i Mahreme'den rivâyet ediyor ki;

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; onu inciten şey beni de incitir." buyurmuştur.
(Sahih-i Müslim, kitab-u Fazâil-is Sahabe, babu Fazâil-i Fatıma (aleyhi’s-selâm) hadis no: 4483, Tefsir-i Kebir, Şurâ sûresinin tefsiri, Meveddet âyeti, kezâ Meâric sûresi tefsiri, 13. Âyet)

Bu hadisi, Fahr-i Razî Şurâ sûresindeki "meveddet" ayetinin tefsirinde zikretmiştir. Yine bu hadisi, Maaric sûresinin 13. âyetinin tefsirinde zikretmiştir.

4- Müslim Sahih'inde, kendi senediyle Misver İbn-i Mahreme yoluyla Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den naklettiği bir hadiste;

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Gerçekten kızım (Fatıma), benim vücudumun bir parçasıdır; onu rahatsız eden şey beni de rahatsız eder; onu rencide eden şey beni de rencide eder." buyurmuştur.
(Sahih-i Müslim, kitab-u Fazâil-is Sahâbe hadis no: 4482. Sahih-i Tirmizî, c.2, s.319, hadis no: 3802.)

Bu hadisi Tirmizî de kendi Sahih'inde, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı Fatıma'nın faziletlerı bölümünde zikretmiştir.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 26 Kas 2013, 23:14 
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 11320
5 - Tirmizî Sahih'inde, kendi senediyle Abdullah İbn-i Zübeyr vasıtasıyla Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den naklettiği bir hadiste,

Resim---Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Gerçekten Fatıma benim vücudumdan bir parçadır; onu rencide eden beni de rencide eder ve onu rahatsız eden şey, (üzen şey) beni de mübtela eder." buyurmuştur.
(Sahih-i Tirmizî, c.2, s.319, hadis no: 3802. Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.159. Müsned-i Ahmed, c.4, s.5, hadis no: 18164.)

Bu hadisi Hâkim de Müstedrek-üs Sahihayn'de rivâyet etmiş ve bu hadisin Buhârî ve Müslim'in şartına göre sahih hadis olduğunu kaydetmiştir. Bu hadisi Ahmed İbn-i Hanbel de Müsned'inde rivâyet etmiştir.

6 - Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn'de kendi senediyle Ubeydullah İbn-i Ebu Rafi'den, o da Misver İbn-i Mahreme'den rivâyet etmiştir ki: "İmam Hasan'ın oğlu Hasan, bana bir adamı görücü olarak göndererek kızıma talip oldu. Ona: "Akşam vakti yanıma gelsin" dedim. O (İmam Hasan’ın oğlu Hasan) da akşam vakti geldi. Allah'a hamd-u senâ ettikten sonra dedim ki: "Allah'a yemin ediyorum ki, sizin akrabalık ve yakınlığınızdan daha çok sevdiğim bir akrabalık ve yakınlık yoktur. Ama Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; onu üzen şey beni de üzer ve onu hoşnut eden beni de hoşnut eder. Ve kıyamet günü akrabalık bağları hep kopar; sadece benim soyum ve yakınlarım arasındaki bağlılık harîç.” buyurmuştur.
(Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.158. Müsned-i Ahmed, c.4, s.323 ve 332, hadis no: 18149, 18167. Sünen-i Beyhaki, c.7, s.64.

Senin yanında Fatıma'nın (aleyha's-selâm) soyundan bir kız vardır; eğer ben kızımı senin eşin yapacak olursam bu onu üzer. Böylece Hasan onun özrünü kabul ederek ayrıldı.
Hâkim, bu hadisin senedinin sahih olduğunu söylemiştir. Bu hadisi Ahmed İbn-i Hanbel de kendi Müsned'inde iki muhtelif senedle rivâyet etmiştir. Kezâ; bu hadisi Beyhakî kendi Sünen'inde ve Ebu Nuaym muhtasar olarak rivâyet etmişlerdir. Ebu Nuaym bu hadisin Misver İbn-i Mahreme'den Ali İbn-i Hüseyin ve İbn-i Ebu Melike yoluyla nakledildiği hususunda ittifak olduğunu kaydediyor.


7 - Ebu Nuaym, Hilyet-ul Evliyâ'da kendi senediyle Enes'den naklediyor ki: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Kadınlar için en hayırlı (en iyi) olan şey nedir?" diye sordu. Bizler, ne söyleyeceğimizi bilemedik. Hz. Ali (aleyhi's-selâm) (yanımızdan ayrılıp) Fatıma'nın (selâmullahi aleyha) yanına gitti ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sorusunu ona söyledi. Fatıma; "Neden kadınlar için en hayırlı olan, onların (yabancı) erkekleri görmemeleri ve yabancı erkeklerin de onları görmemeleridir" diye cevab vermedin" dedi. Ali (aleyhi’s-selâm), dönüp bu cevabı Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) söyledi. Peygamber, "Bunu sana kim öğretti?" dedi. Ali, "Fatıma" diye cevap verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "O benim vücudumun bir parçasıdır."
(Ebu Nuaym, Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.40 ve 174.

Ebu Nuaym, bu hadisi Said İbn-i Musayyib'in de Hz. Ali kerremullahi veche’den rivâyet ettiğini kaydetmiştir. Ebu Nuaym, bu ikinci rivâyeti de kitabının bir başka yerinde zikretmiştir.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 06 Ara 2013, 18:10 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
8 - Muttakî, Kenz-ül Ummâl'da rivâyet etmiştir ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Fatıma benden ayrılan bir daldır; onu hoşnut eden şey, beni de hoşnut eder; onu rahatsız eden şey, beni de rahatsız eder." buyurdu.
(Muttakî, Kenz-ül Ummâl, c.6, s.219. Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.154)

Bu hadisi Taberanî, Misver İbn-i Mahreme'den rivâyet etmiştir. Hâkim de, bu hadisi Müstedrek-üs Sahihayn'de Misver İbn-i Mahreme yoluyla Resulullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) rivâyet etmiş ve senedinin sahih olduğunu söylemiştir.

9- Muttakî, Kenz-ül Ummâl'da Hasan-ı Basri'den rivâyet etmiştir ki, Ali İbn-i Ebu Talib (aleyhi's-selâm) şöyle dedi: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün bize: "Kadın için en hayırlı olan şey nedir?" diye sordu. Bu hususta bizim verecek bir cevabımız yoktu. Fatıma'nın (aleyha’s-selâm), yanına döndüğümde, ona: "Ey Muhammed'in kızı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizden bir soru sordu, ama biz, ne cevap vereceğimizi bilemedik dedim." O: "Ne hakkında sizden sordu." dedi. "Kadın için hayırlı şeyin ne olduğunu sordu." dedim. O: "Bu sorunun cevabını bilmiyor musunuz?" dedi. "Hayır." dedim. O: "Kadına (yabancı bir) erkeği görmemek ve (yabancı) erkeğin de onu görmemesinden daha hayırlı olan bir şey yoktur." dedi. Akşam olduğunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında toplanıp oturduk ve ben: "Ya Resulullah, sen bizden bir soru sordun; ama biz cevabını veremedik. Kadın için bir (yabancı) erkeği görmemesinden ve yabancı erkeğin de onu görmemesinden daha hayırlı bir şey yoktur." dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. "Fatıma." dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Doğru söylemiştir; gerçekten o benim vücudumun bir parçasıdır." buyurdu.
(Muttakî, Kenz-ül Ummâl, c.8, s.315.)

Muttakî, bu hadisi Darekutnî'nin de "el-Efrad" adlı eserinde rivâyet ettiğini kaydetmiştir.
Muttakî, aynı sayfada bu hadisi tekrar Hz. Ali kerremullahi veche’den rivâyet etmiştir ve sonunda bu hadisi Bezzaz'ın ve Hilyet-ül Evliyâ'da Ebu Nuaym'ın rivâyet ettiğini kaydetmiştir.


10 - Nesaî, Misver İbn-i Mahreme'den naklen şöyle rivâyet ediyor: "Ben buluğ çağına eriştikten sonra, şahit oldum ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu minberinin üzerine oturup konuşuyordu ve şöyle diyordu: "Gerçekten Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır."
(Hasais-ün Nesâi, s.36. ve 138.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 24 Ara 2013, 19:05 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
11 - İbn-i Hâcer, "es-Savaik-ul Muhrika" adlı eserinde yazıyor ki: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in torunu olan Hasan'ın oğlu Hasan-ül Müsennâ, uzun saçlı ve küçük yaşlarda bir genç iken, Ömer İbn-i Abdulaziz'in yanına geldi. Ömer İbn-i Abdulaziz, yerinden kalkıp onu karşıladı. Bunun üzerine etrafındakiler Ömer İbn-i Abdulaziz'i kınadılar. Ama; Ömer İbn-i Abdulaziz onlara şöyle dedi: Öyle güvenilir bir şahıs bana şu hadisi rivâyet etti ki, sanki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ağzından duymuş gibiyim (Hadis şöyledir): "Fatıma benim vücudumun bir parçasıdır; onu sevindiren beni de sevindirir."
(İbn-i Hâcer, es-Savaik-ul Muhrikâ, s.707 ve 138.)

Ömer İbn-i Abdulaziz sonra şöyle devam etti: "Ben biliyorum ki, eğer Fatıma diri olsaydı onun torununa gösterdiğim ilgiden sevinirdi."
İbn-i Hâcer, bu hadisi az bir farkla Ebu-l Ferec-i İsfahanî'den de rivâyet etmiştir.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 07 Oca 2014, 07:13 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
12 - İbn-i Kuteybe, el-İmame ves-Siyase'de şöyle yazıyor: "…Sonra Fatıma (aleyha’s-selâm), Ebu Bekir ve Ömer'e hitap ederek: "Acaba size Resulullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) kendinizin de bildiği bir hadisi söylersem onunla amel eder misiniz?" dedi.
"Evet." dediler. Bunun üzerine şöyle dedi: "Sizi Allah'a and veriyorum, acaba Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in:
"Fatıma'nın rızası benim rızamdandır ve Fatıma'nın gazabı, benim gazabımdandır; kim benim kızım Fatıma'yı severse beni sevmiştir; kim onu razı ederse beni razı etmiş olur ve kim onu gazablandırırsa beni gazablandırmış olur" dediğini duymadınız mı?"
O ikisi: "Evet, bunu Resulullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) duymuşuz." dediler.
Fatıma: "Ben Allah ve meleklerini şahid tutuyorum ki, sizler beni gazablandırdınız ve beni razı etmediniz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile mülakat ettiğimde (görüştüğümde) ikinizi ona şikayet edeceğim." dedi.
Ebu Bekir dedi ki: "Ben onun ve senin gazabından Allah'a sığınıyorum." Sonra Ebu Bekir, içini çekip şiddetle ağlamaya başladı, o kadar ağladı ki neredeyse canı çıkacaktı. Ama Hz. Fatıma yine şöyle söylüyordu: "Her namazımdan sonra sana beddua edeceğim."
Sonra Ebu Bekir, Hz. Fatıma'nın evinden çıktı. Halk başına toplanınca onlara: "Sizler eşlerinizle birlikte neşeyle geceleri sabahlıyorsunuz, ama beni bu hâlimle baş başa bırakıyorsunuz. Benim sizin bey'atinize ihtiyacım yoktur; bey'atinizi benden geri alın…" dedi."

(İbn-i Kuteybe, el-İmame ves-Siyase, s.14.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 08 Oca 2014, 08:39 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatma aleyha's-selâm’ın MuhaMMedî Gazabı ve Duâsı:

1- Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn'de kendi senediyle Hz. Ali kerremullahi veche’den neklediyor ki: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Fatıma'ya şöyle buyurdu: "Gerçekten Allah senin gazabın (hoşnutsuzluğun) için gazab eder ve senin hoşnutluğun için de hoşnut olur. (Yani seni gazablandırmak Allah'ın gazab etmesine sebep olur ve seni hoşnut etmek Allah'ın hoşnut olmasına sebeb olur.)"
(Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.153. Üsd-ül Gabe, c.5, s.522. el-İsabe, c.8, s.159. Tehzib-üt Tehzib, c.12, s.441. Muttakî, Kenz-ül Ummâl, c.7, s.111; Muttakî, Kenz-ül Ummâl, c.6, s.219.)

Hakim, bu hadisin senedinin sahih olduğunu söylemiştir.
Bu hadisi İbn-i Esir, "Üsd-ül Gâbe"de, İbn-i Hâcer de, "el-İsabe" ve "Tehzib-üt Tehzib"de rivâyet etmiştir. Yine bu hadisi Muttakî, Kenz-ül Ummâl'da rivâyet etmiş ve İbn-i Neccar'ın da bu hadisi rivâyet ettiğini kaydetmiştir.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 12 Oca 2014, 05:06 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eyl 2007, 02:00
Mesajlar: 8794
Konum: BURSA
Gul yazdı:
ResimSalâvat-ı Fatımatü’z- ZeHRâ aleyha's-selâm

"Euzu billâhi’s-semî'il-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîmi min hemzihi ve nefhihi ve nefsih : Kovulmuş şeytanın dürtmesinden, üflemesinden ve kötü nefesinden her şeyi en iyi işiten ve bilen Allah'a sığınırım."

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ رُحُهُ مِحْرَبُ الْاَرْوَاحِ وَ الْمَلاَئِكَةِ وَ ألْكَوْنِ
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ هُوَ إمَامُ الْأَنْبِيَاءِ وَ الْ مُرْسَلِين
الّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مَنْ هُو إمَامُ أهلِ الْجَنَّةِ وَ إبَادِاللّهِ الْمُؤْمِنِين


TÜRKÇESİ :
Allhümme salli alâ men ruhuhu mihrabü'l- ervâhi ve'l- melâiketi ve'l- kevni
Allahümme salli alâ men hüve imâmü
'l- enbiyâi ve'l- mürselin,
Allahümme salli alâ men hüve imâmü ehli'l- cenneti ve ibâdillahi'l- 'minin...

MÂNÂSI :

Allahım!
Ruhu, kâinâtın, meleklerin ve ruhların Mihrabı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!
Allahım!
Katından gönderilenlerin ve peygamberlerin İmamı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!
Allahım!
Cennet ehlinin ve Allahın mümin kullarının İmamı olan O yüce Zâta (sav) salât ü selâm et!

(7 letâifimizin sallini-isalini-sılasını-ulaşımını sağla!)
Âmin!...
http://www.muhammedinur.com/salavat.php

Resim

Fâtımatuz-Zehra (aleyhasselâm) ANNemiz'in NÛR DuÂsı

Bismillâhin Nûr!
Bismillâhi NûRi'n- NûR!
Bismillâhi NûRun alâ NûR!
Bismillâhillezî huve mudebbiru'l- umûr!
Bismillâhillezî halakan NûRa minen- NûR!
Elhamdu lillâhillezî halakan NûRa minen- NûR!
Ve enzelen NûRa alet- tûr, fî kitâbin mestûr, fi rikkin menşûr,
Bi kaderin makdûr, alâ nebiyyin mahbûr!
Elhamdu lillâhillezî huve bil-izzi mezkûr
Ve bi
l- fahri meşhûr ve ales- serrâî vez- zarrâi meşkûr!
Ve sallallâhu alâ MuhaMMedin ve âlihit- tâhirîn!

Resim

MÂNÂSI:

NûR olan ALLAHın adıyla,
NûRun NûRu olan ALLAHın adıyla,
NûR üstüne NûR (her NûRdan daha üstün) olan ALLAHın adıyla,
Bütün işleri-emirleri-ömürleri tedbirle yapan ALLAHın adıyla,
NûRu NûRdan yaratan ALLAHın adıyla;
NûRdan NûR yaratan ve NûRu Tur Dağındaki yazılmış kitaba, yayılmış kâğıda, belli oranda, faziletlerle dolu Peygamberine ( Hz Musaya) nazil eden ALLAHa hamd olsun!
Hamd, izzetle anılan, övgüyle tanınan, darlıkta ve genişlikte şükürle yâd edilen ALLAHa mahsustur!
ALLAHın salâtı MuhaMMede ve Onun pâk Ehl-i Beytine olsun!

Âmin
!...

Resim

''Allahümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedîn abdike (Muhammedîyyeti) ve nebîyyike (Mahmudîyyeti) ve Resûlike (Ahmedîyyeti) ve Nebîyyûl-ümmîyyi (Habibîyyeti) ve alâ âlihi ves-sahbihi ve Ehl-i Beytihi ve ümmetihi.''


Resim


Resim ZEVK 273Resim

EYY Azîz ANNE!.. (aleyha's-selâm)

Fahr-i kâinât Fatıması, Zevk İklimin Zehrâ’sısın,
EZEL BİZ BiR-İZ lik bezmin Betûlüsün SEN!…

MuhaBBet Mâbedinin Mâsum MihrÂbısın,
Ehl-i Beyt Bağının Tüvenâ GÜLüsün SEN!….

MeSTLer MeYyhÂNesinde MecNÛNsun,
KerbeLÂnın LeyLÂsı-sın, NûR-u MUHAMMED’-sîN… SEN!

Ehl-i Şühûd Âşıklar ÂşiyÂNısın, AŞKın AHısın,
GÜL BAĞIsın.. KâR-ü-beL BüLBüLüsün SEN!..…


31.03.1988 21:31

Betûl = Şehvetten arınmış. (Betâl) Erkekten kaçınan nâmuslu kadın. * Hz. Fatımatüzzehra ve Hz. Meryem'in sıfatı.
Zehra = Parlak yüzlü. (Müe.) Ay gibi parlak olan. Çok parlak ve safi, berrak.
Fatma =Sütten kesilmiş.
Fatımatü’z- Zehra : Hz. Resul-i Ekremin (A.S.M.), Hz. Hatice'den doğma kızı. Hicretten 18 yıl önce doğmuş, Hz. Ali ile evlenmiş ve Hz. Hasan ve Hüseyin'in vâlideleri olmuştur. Peygamberimizden (A.S.M.) 6 ay sonra dâr-ı bekaya göçmüştür. (Radıyallahü anha)
Tüvenâ = f. Güçlü, kuvvetli.



Resim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 13 Oca 2014, 14:47 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
2- Muttakî, Kenz-ül Ummâl'da rivâyet ediyor ki:
"Gerçekten Allah Fatıma'nın gazabı yüzünden gazablanır ve onun hoşnutluğu için de hoşnut olur."
Muttakî, bu hadisi Deylemi'nin Hz. Ali kerremullahi veche’den rivâyet ettiğini kaydetmiştir. Yine Muttakî, bu hadisi kitabının aynı sayfasında az bir farkla nakletmiştir. Bu ikinci nakli şöyledir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Ey Fatıma, Allah senin gazabın yüzünden gazab eder ve senin hoşnutluğun için hoşnut olur!." buyurdu.

(Muttakî, Kenz-ül Ummâl, c.6, s.219)

Muttakî, bu hadisi Ebu Yâ’lâ ve Taberanî ve Ebu Nuaym’ın Fezâil-üs Sahabe'de rivâyet ettiğini kaydetmiştir.

3- Zehebî, Mizan-ül İ'tidal'de Taberanî'nin müsned olarak Hz. Ali kerremullahi veche’den şu hadisi rivâyet ettiğini ve hadisi sahih bildiğini zikretmiştir:
"Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Fatıma’ya (selâmullahi aleyhâ): "Ey Fatıma, gerçekten Rabbimiz senin gazabın için gazab eder ve senin razı olman vasıtasıyla razı olur." buyurdu.

(Zehebî, Mizan-ül İ'tidâl, c.2, s.72)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 23 Oca 2014, 00:37 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
4- Buharî, Sahihi'nin "el-Feraiz" babında rivâyet etmiştir ki:
"Fatıma aleyha's-selâm Ebu Bekir'e darıldı ve vefât edinceye kadar onunla konuşmadı."

(Sahih-i Buharî, hadis no: 6230, 3913, 2862.)

Bu hadis Sahih-i Müslim'in Cihad kitabında da yer almıştır. Yine aynı hadisi Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned'inde (c.1, s.9, Meymene matbaası baskısı) ve Beyhakî Sünen'inde ( c.6, s.300, Haydarabad baskısı) rivâyet etmişlerdir.

Tirmizî de, Sahih'inde rivâyet etmiştir ki: "Fatıma, Ebu Bekir ve Ömer'e: "Andolsun Allah'a, artık hiçbir zaman sizinle konuşmayacağım." dedi ve ölünceye kadar o ikisiyle konuşmadı."
(Zehâir-ül Ukbâ, s.39. Sahih-i Müslim, Cihâd bölümü, c.1, s.9, hadis no: 3304. Sünen-i Beyhakî c.6, s.300. Sahih-i Tirmizî, Peygamberin mirasıyla ilgili hadisler bölümünde, Müsned-i Ahmed hadis no: 25, 52.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 29 Oca 2014, 11:25 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatıma aleyhi’s-selâm'ın Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) Vefâtından Sonra Ehl-i Beyt'ten Ona Kavuşan İlk Şahıs Olduğuna Dair:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e VuSLÂTta ilk OLuşu!.:

Buhârî ve diğer hadis imamlarından bu konuyla ilgili olarak naklettiğimiz bazı hadislerde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, vefâtı sırasında Fatıma'ya, gizlice Ehl-i Beyt'in içerisinden ona (Peygambere) ilk kavuşacak şahsın o olduğunu söylediğini yazdık. Şimdi, bu konuyla ilgili olarak diğer bazı rivâyetlere işaret edelim:

1- Buhârî, Sahih'inde kendi senediyle Aişe radiyallahu anha'dan rivâyet etmiştir ki: "Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), vefâtıyla sonuçlanan hastalık döneminde Fatıma'yı kendi yanına çağırdı ve ona gizlice bir şey söyledi. Aişe diyor ki: "Ben, ona Peygamberin ne söylediğini sordum. Fatıma, "Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (birinci defa) bana gizlice bu hastalığında vefât edeceğini söyledi ve ben ağladım. Sonra da, gizlice bana Ehl-i Beyt'in arasından ona kavuşacak ilk şahıs olduğumu söyledi ve ben bu defa güldüm." dedi.

(Sahih-i Buhârî, Bed'ül Halk ve Peygamberin hastalığıyla ilgili hadisler bölümü hadis no: 3354, 3438, 4080.)

Buhârî, bu hadisi kitabının bir başka yerinde az farkla ve başka bir senedle de rivâyet etmiştir. Yine bu mazmunda bir hadisi Müslim de Sahih'inde rivâyet etmiştir.
Müslim ve Ahmed bin Hanbel de aynı anlamı ifade eden hadisler nakletmişlerdir.

(Sahih-i Müslim hadis no: 4486, Müsned-i Ahmed bin Hanbel, hadis no: 23343, 24839, 25210.)

2 - Tirmizî, Sahih'inde radiyallahu anha'dan şöyle naklediyor: "Ben, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı Fatıma kadar oturup kalkmasında, davranış, tutum ve vekarında Resulullah'a benzeyen birisini görmedim."
Ve demiştir ki: "Fatıma, Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiğinde, Peygamber, yerinden kalkıp ona doğru gider ve onu öpüp kendi yerinde oturturdu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de onun yanına geldiğinde Fatıma, yerinden kalkar onu öper ve kendi yerinde oturturdu. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), hastalandığında Fatıma, geldi ve kendisini babasının üzerine attı ve onu öptü; sonra başını kaldırıp ağladı; tekrar Peygamberin üzerine kapandı; bu defa başını kaldırdığında güldü. Kendi kendime dedim ki: "Ben Fatıma'yı kadınların en akıllılarından sanıyordum, oysaki o da diğer kadınlar gibiymiş.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vefât ettikten sonra ondan sordum ki: "Neden ilk defa Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine kendini attığında başını kaldırıp ağladın? Ama tekrar kendini onun üzerine kapadığında başını kaldırıp güldün? Bunun sebebi neydi?"
Fatıma (aleyha’s-selâm) dedi ki: "O, bana ilk defasında bu hastalığı neticesinde vefât edeceğini söyledi ve ben ağladım. Sonra bana âilesi içerisinden kendisine ilk olarak benim kavuşacağımı söyledi ve ben o vakit güldüm."

(Sahih-i Tirmizî hadis no: 3807)

Tirmizî, bu hadisin başka senedlerle Aişe radiyallahu anha'dan rivâyet edildiğini kaydetmiştir.
Ayrıca, Hakim bu hadisi Müstedrek-üs Sahiheyn'de nakletmiş ve sahih olduğunu kaydetmiştir.
Yine bu hadisi Buhârî, el-Edeb-ul Müfred'de rivâyet etmiştir. Buhârî'nin nakline göre hadisin son cümlesi şöyledir:
“Sen, âilem içersinden bana kavuşacak ilk şahıssın. Ve ben bu söze sevindim.”


3- Ebu Nuaym, Hilyet-ül Evliyâ'da kendi senediyle İbn-i Abbas'tan rivâyet etmiştir ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Fatıma'ya şöyle buyurdu: "Sen âilemden bana kavuşacak ilk şahıssın."
(Ebu Nuaym, Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.40.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 08 Şub 2014, 20:55 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatıma aleyha's-selâm’ın HüZüN GÜNleri:

1- Buhârî, Sahih'inde kendi senediyle Enes'ten şöyle rivâyet etmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, hastalığı ağırlaşmış, ağrısı çoğalmıştı. Fatıma (selâmullahi aleyha), (Peygamberin bu halini görünce): "Eyvahlar olsun bana, babamın ağrı ve meşakkati ne ağırdır!" dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Bu günden sonra babanın meşakkat ve ağrısı olmaz." dedi.

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), vefât ettikten sonra da Hz. Fatıma (aleyha’s-selâm) şöyle diyordu:
"Eyvah babacığım, Rabbinin dâvetine icâbet eden baba!
Eyvah babacığım, yeri Firdevs cennetinde olan baba!
Eyvah babacığım, vefât haberini Cebrâil'e verdiğimiz baba!"

Ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, defin olduktan sonra şöyle dedi: "Ey Enes, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine toprak dökmeye gönlünüz nasıl razı oldu?"

Bu hadisi Nesâi de muhtasar bir şekilde rivâyet etmiştir. Nesaî'nin ibaresi şöyledir:
"Resulullah (sallallâhu aleyhi ve alih), vefât ettiğinde Fatıma, ona ağlayarak şöyle dedi:
"Eyvah babacığım, Rabbine ne kadar da yakındın baba!
Eyvah babacığım, vefât haberini Cebrâil'e verdiğimiz baba!
Eyvah babacığım, yeri Firdevs cenneti olan baba!"

(Sahih-i Buhârî, Bed'ül Halk bölümü, hadis no: 4103, Sünen-i Nesâi, c.1, s.261, hadis no: 1821. Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.59. Müsned-i İbn-i Hanbel, c.3, s.197, hadis no: 12558. Tabakat-ı İbn-i Sa'd, c.2, s.83. Tarih-i Bağdâdi, c.6, s.262.)

Bu hadisi Nesaî'nin naklettiği ibareyle Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn'de ve Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned'inde rivâyet etmişlerdir. Ayrıca Hakim, bu hadisin Şeyhayn'in (Buharî ve Müslim'in) şartına göre sahih olduğunu da kaydetmiştir.
Yine bu hadisi Buhârî'nin, naklettiği şekliyle, İbn-i Sa'd, Tabakat'ında ve Hatib-i Bağdadî Tarih-i Bağdad'da; rivâyet etmişlerdir.


2- İbn-i Mâce, Sahih'inde kendi senediyle Hammad İbn-i Zeyd'den, o da Sabit'den, o da Enes'ten şöyle rivâyet etmişlerdir: "Hz. Fatıma (aleyha’s-selâm), Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vefât ettiğinde, şöyle diyordu:
"Eyvah babacığım, ölüm haberini Cebrâil'e verdiğimiz baba!
Eyvah babacığım, Rabbine ne de yakındın baba!
Eyvah babacığım, yeri Firdevs cenneti olan baba!
Eyvah babacığım, Rabbinin dâvetine icâbet eden baba!"


Bu rivâyeti nakleden Hammad; "Sabit'in bu hadisi naklettiğinde şiddetle ağladığını, ağlamaktan omuzlarının oynadığını gördüm." demiştir.
Yine İbn-i Mâce, aynı babda Enes İbn-i Malik'ten şöyle rivâyet etmiştir: "Fatıma bana, “Ey Enes, nasıl Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in üzerine toprak dökmeğe gönlünüz razı oldu!" dedi.

(Sahih-i İbn-i Mâce, Cenâzelerle ilgili hadislerin Peygamberin vefâtı bölümü, hadis no: 1620. Müstedrek-üs Sahihayn, c.1, s381.)

Bu hadisleri Hakim de Müstedrek-üs Sahihayn'de başka bir senedle rivâyet etmiştir ve bu hadisin Şeyhayn'in (Buharî ve Müslim'in) şartına göre sahih olduğunu kaydetmiştir.

3- Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned'inde kendi senediyle Enes'ten şöyle rivâyet eder: "Biz Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) defnedip döndüğümüzde Fatıma şöyle dedi: “Ey Enes, nasıl gönlünüz Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) toprağa gömüp dönmeye razı oldu?!”
(Müsned-i Ahmed, c.3, s.204, hadis no: 12643.)

4- Beyhaki, Sünen'inde kendi senediyle Enes'ten şöyle rivâyet eder: "Allah'ın Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) ölüm hastalığı sırasında, Hz. Fatıma, (selâmullahi aleyha) onu kendi göğsüne yasladı ve Resulullah'ın rahatsızlığı çok şiddetliydi. Fatıma: "Ah, babamın rahatsızlığı ne şiddetlidir!" dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): "Artık bu günden sonra babanın bir rahatsızlığı kalmayacak." dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, defin olduktan sonra da Fatıma, bana hitaben "Ey Enes, nasıl Resulullah'ın üzerine toprak dökmeye gönlünüz razı oldu?" dedi.

(Sünen-i Beyhaki, c.3, s.409.)

5- Ebu Nuaym de, Hilyet-ül Evliyâ'da kendi senediyle İmam Muhammed Bakır'dan (aleyhi’s-selâm) şöyle rivâyet etmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, vefâtından sonra Hz. Fatıma'nın (aleyha’s-selâm), güldüğü görülmedi…"
(Ebu Nuaym, Hilyet-ül Evliyâ, c.2, s.43. Tabakat-ı İbn-i Sa'd c.2, s.40.)

Ve yine buyurdu ki: "Hz. Fatıma (selâmullahi aleyha), Peygamberden (sallallahu aleyhi ve sellem) sonra altı ay yaşamıştır."
(Bu hadisi İbn-i Sa'd da, kendi Tabakat'ında rivâyet etmiştir.)

6- Askalani, Feth-ul Bâri'de, Taberanî'nin, Aişe'den şöyle bir rivâyet nakledildiğini kaydetmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Fatıma'ya şöyle dedi: "Cebrâil, Müslümanların kadınları arasında hiçbirinin senin kadar musibete duçar olmayacağını bana bildirmiştir. Öyleyse senin sabrın, onların hiçbirinden az olmamalıdır.”
(Hacerü’l- Askalanî, Feth-ul Bâri, c.9, S.201.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 20 Şub 2014, 12:00 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatıma aleyha’s-selâm’ın Çeyiz Tabutu:

Muhibbuddin Taberî şöyle rivâyet etmiştir:"İmam Muhammed Bâkır’ın (aleyhi’s-selâm), annesinden rivâyet ediyor ki:
"Hz. Fatıma (selâmullahi aleyha), Umeys kızı Esma'ya:
"Ey Esma, ben bir kadın öldüğünde üzerine bir örtü örtülmesinden hoşlanmıyorum." dedi
Esmâ: "Ey Resulullah'ın kızı, müsaade ederseniz Habeş'de gördüğüm bir şeyi size göstereyim." dedi. Sonra birkaç yaş ağaç getirdi ve onları eğdi ve üzerine bir parça attı.
Hz. Fatıma (selâmullahi aleyha): "Bu ne güzeldir. Böylece kadının ve erkeğin cenâzesi birbirinden ayırt edilir. Ben, öldüğümde sen ve Ali (aleyhi’s-selâm), bana gusül verin. Başka hiçbir kimse bulunmasın!" buyurdu.
Hz. Fatıma, vefât ettiğinde Aişe gelip içeri girmek istedi. Esma: "Girme" dedi. Aişe, Ebu Bekir'in yanına gelip bu durumdan şikayet ederek şöyle dedi: "Bu hasamiye (bu kötü kadın), benim de Fatıma'nın yıkanmasında bulunmama engel oluyor. O, Fatıma'ya gelinlerin tahtırevanı gibi bir de tahtırevan yapmıştır!"
Bunun üzerine Ebu Bekir geldi ve kapıda durup: "Ey Esma! Neden Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımlarının onun kızının cenâzesinin yanına gelmesine engel olmuşsun ve onun için gelin tahtırevanı gibi bir tahtırevan hazırlamışsın?" dedi.
Esma; Fatıma'nın, kimseyi onun cenâzesinin yanına gelmemesini vasiyet ettiğini söyleyerek, yaptığı tabutun numunesini Fatıma'nın sağlığında ona gösterdiğini ve onun da böyle bir şeyi yapmasını kendisinden istediğini anlattı.
Ebu Bekir: "Fatıma'nın verdiği emre uy!" dedi ve böylece Ali (aleyhi’s-selâm) ve Esma Fatıma'yı yıkadılar.


Muhibbuddin Taberî, bu hadisi Ebu Amr'ın rivâyet ettiğini kaydetmiştir ve Dulabî de, bu hadisi muhtasar bir şekilde rivâyet etmiştir.
Dulabî'nin naklinde şu cümle yer almıştır:
Fatıma, Esma'nın yaptığı tabutu görünce gülümsedi. Halbuki onun Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in vefâtından sonra o güne kadar gülümsediği görülmemişti.

(Zehâir-ül Ukbâ, s.53. Sünen-i Beyhaki, c.4, s.34.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 27 Şub 2014, 13:42 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatıma aleyha's-selâm'ın SAĞken BİLdiği Gerçek:

Ahmed İbn-i Hanbel, Ümmî Selme' radiyallahu anha'dan şöyle rivâyet eder: "Hz. Fatıma'nın (selâmullahi aleyha) vefâtıyla sonuçlanan hastalığı döneminde ben, onun bakımını üstlenmiştim. Bir gün onun durumu diğer günlere nispet iyi idi. Hz. Ali (aleyhi’s-selâm) da işlerinden dolayı evden ayrılmıştı.
Bana şöyle dedi: "Yıkanmam için su hazırla!" Ben su hazırladım ve döktüm; o da güzel bir şekilde kendisini yıkadı. Sonra: "Benim yeni elbiselerimi getir!" dedi ve ben getirdim. Sonra: "Benim yatağımı evin ortasına ser!" dedi ve ben söylediğini yaptım. Ve o elini yüzünün altına koyup kıbleye yönelerek yatağa uzandı. Sonra da: "Ey câriye, ben şimdi vefât edeceğim; ve ben yıkanmışım (kendimi pâk etmişim); kimse benim üzerimi açmasın!" buyurdu. (Bunu söyledikten) Sonra dünyadan göçtü. Sonra Hz. Ali (aleyhi’s-selâm) geldi ve ben ona olayı anlattım."
(Müsned-i Ahmed, c.6, s.461. Zehâir-ül Ukbâ, S.53. Üsd-ül Gabe, c.5, s.590.)

Bu hadisi Muhibbuddin Taberî de, Zehair-ül Ukbâ kitabında Ümmî Seleme'den rivâyet etmiştir. Hakezâ bu hadisi Ahmed (Menakıb'ında) ve Dulabî de rivâyet etmişlerdir. Yine bu hadisi İbn-i Esir de, Üsd-ül Gabe'de Ümmî Selme'den rivâyet etmiştir.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 12 Mar 2014, 13:36 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
FATIMA aleyha's-selâm’ın Sıratı ve HAŞRi:

1-) Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn'de kendi senediyle Ebu Hüreyre'den naklen Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kıyamet günü, peygamberler kendi kavimlerinden olan müminlerle mülakat edebilmek için at üzerinde mahşere gelirler. Hz. Salih, kendi devesine binerek mahşere gelir ve ben, Burak'ın üzerinde mahşere gelirim. Burak her bir adımıyla gözün görebildiği en son noktaya kadar yol alır ve Fatıma, benim önümde hareket eder."
(Hakim, Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.152.)

2-) Kenz-ül Ummâl'da nakledilen hadis ise şöyledir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Kıyamet günü, peygamberler at üzerinde mahşere gelirler. Salih Peygamber, kendi ashabından olan müminlerle görüşebilmek için devesi üzerinde mahşere gelir. Fatıma, Hasan ve Hüseyin (aleyhimus-selam) cennet develerinden iki devenin üzerine binerek mahşere gelirler ve Ali İbn-i Ebu Talib (aleyhis-selam) da benim deveme binerek mahşere gelir. Ben ise, Burak'a binerek mahşere gelirim ve Bilal de kendi devesine binerek mahşere gelir ve ezân okur…" buyurmuştur.

(Kenz-ül Ummâl, c.6, s.193.)

Muttakî, bu hadisi Taberanî, Ebu-s Sahy ve İbn-i Asakir'in, Ebu Hüreyre'den naklettiğini bildirmiştir.

3-) Hakim, "Müstedrek-üs Sahihayn" adlı eserinde, Hz. Ali kerremullahi veche’den, Peygamberin (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: "Kıyamet günü olduğunda perde arkasından bir münadi: "Ey mahşer halkı, gözlerinizi Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem)kızı Fatıma mahşerden geçinceye dek kapayın!" diyecektir."
(Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.153 ve c.3, s.161. Üsd-ül Gâbe, c.5, s.523. Mecma-üz Zevâid, c.9, s.212. Zehâir-ül Ukbâ, s.48.)

Hakim, bu hadisin Buhârî ve Müslim'in şartına göre sahih olduğunu kaydeder. Bu hadisi, Hakim başka bir senedle de zikreder. İkinci naklin sonunda şu ibare de mevcuttur: “Sonra Fatıma üzerindeki iki yeşil parçayla mahşerden geçer.”
Hakim, bu hadisin senedini sahih biliyor. Aynı hadisi İbn-i Esir, Üsd-ül Gabe'de ve Heysemî, Mecma-üz Zevâid'de yukarıdaki ilaveyle nakleder. Yine o, bu hadisi Taberanî'nin, el-Kebir'de rivâyet ettiğini kaydeder. Bu hadisi Muhibbuddin Taberî de rivâyet etmiştir. O, bu hadisi Hz. Ali kerremullahi veche’den rivâyet ettiğini bildirmiştir.


4- Bağdadî, Tarih-i Bağdad'da iki senedle Aişe'den, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu rivâyet eder: "Kıyamet günü olduğunda bir münadi nidâ eder ki: “Ey halk, başlarınızı eğin ki, Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı geçsin!"
(Bağdadî, Tarih-i Bağdâdi, c.8, s.141. Zehâir-ül Ukbâ, s.48.)

Bu hadisi Muhibbuddin Taberî de İbn-i Beşran'dan naklen zikretmiştir.

5- Muttakî, Kenz-ül Ummâl kitabında rivâyet ediyor ki: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Kıyamet günü, bir münâdi arştan şöyle nida eder: “Ey mahşer halkı, başlarınızı aşağıya eğin ve gözlerinizi yumun ki, Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fatıma, sırattan geçsin!” Fatıma, yıldırım gibi hurilerden olan yetmiş bin cariyenin eşliğinde sırattan geçer." buyurdu.
Muttakî, bu hadisi Ebu Bekir'in, "el-Ceylaniyat" adlı kitabında Ebu Eyyub'dan rivâyet ettiğini kaydeder. Yine iki ayrı senedle ve az bir farkla Ebu Bekir'den rivâyet etmiştir. Bu hadisi İbn-i Hâcer de, es-Savaik-ul Muhrika'da nakletmiştir.
Yine Muhibbuddin Taberî de, Ebu Sa'd Muhammed İbn-i Ali İbn-i Ömer en-Nekkaş'ın "Fevaid-ül Arakeyn" kitabından naklen bu hadisi zikretmiştir.
Taberî'nin nakli şöyledir: "Fatıma, parlak bir yıldırım gibi hurilerden yetmiş bin cariyenin eşliğinde sırattan geçer."

(Kenz-ül Ummâl, c.6, s.218. es-Savâik-ul Muhrika, s.123. Zehâir-ül Ukbâ, s.48.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 18 Mar 2014, 13:33 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Fatıma aleyhi’s-selâm'ın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Katındaki Makamı:

Fatmatü’z- Zehrâ aleyha's-selâm'ın fazileti hakkında Resulullah'tan sallallahu aleyhi ve sellem nakledilen rivâyet ve hadisler:

1. Hadis:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Cennet ehli kadınların en faziletlisi Hüveylid kızı Hatice, Muhammed'in kızı Fatıma, Muzahim'in kızı ve Firavun'un eşi Asiye ve İmran'ın kızı Meryem'dir.” Buyurdu.

(İbn-i Abbas'tan, Ahmed b. Hanbel, Müsned (1. cüz, s. 293); Ebu Davud, İstiab)

2. Hadis:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Dünya kadınlarının en hayırlısı dört tanedir: Meryem binti İmran, Asiye binti Mzahim, Hadice binti Hüveylid ve Fatıma binti Muhammed” Buyurdu.

(Ebu Hureyre'den ; Ebu Davud, İstiab)

3. Hadis:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sana dünya kadınlarından Meryem binti İmran, Hatice binti Huveylid, Fatıma binti Muhammed ve Asiye yeter.” Buyurdu.

(Nebehanî'nin Erbain kitabında (s. 220) Tirmizi'nin Enes'ten naklettiğini yazmıştır; Ebu Davud; Şâbî)

4. Hadis:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Meryem binti İmran'dan sonra cennet ehli kadınların efendisi Fatıma binti Muhammed, Hatice ve Asiye'dir.” Buyurdu.

(İbn-i Abbas'tan; Ebu Davud)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 06 Nis 2014, 01:51 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
5. Hadis:

Buharî, Müslim, Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, El-Cem Beynes Sahiheyn ve El Cem beynes Sihahis kitablarının yazarları, İbn Abdulbir, Muhemmed b. Sa'd ve benzeri kimseler Musa, Ebu Avane, Furas, Amir, Mesruk gibi ravilerin vasıtasıyla Aişe'den şöyle nakletmektedirler.

(Buharî Sahinide 4. cilt s. 64 Melihiyye baskısı, yıl 1332 ve Müslim Sahihinde, 2 Cüz, Hz. Fatıma'nın faziletleri bölümü çeşitli senedlerle Aişe'den nakletmiştir. Ahmed b. Hanbel müsnedinde 6. cüz, s. 282, Abdulbir istiab'ında (Hz. Zehra'nın şerhi halinde) Muhammed b. Sad da Hz. Zehra'nın şerh-i halinde, Tabakat kitabının 8. cüzünden yine tabakatın 2. clidi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hastalığında buyurduğu hadisler bölümünde nakletmiştir.)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hastalanmıştı, ben de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin diğer hanımlarıyla birlikte O'nun huzurunda idik. Aniden Fatıma içeri girdi. O aynı babası gibi yürüyor ve babası gibi adım atıyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aziz kızını görünce çok sevinde ve şöyle buyurdu: Aferin kızım! Daha sonra da kızını yanına oturttu ve kulağına yavaş bir şekilde birşeyler söyledi. Hz. Zehra aniden hüngür hüngür ağlamaya başladı.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kızını mahzun ve ağlar görünce yine yavaşça kulağına birşeyler söyledi. Fatıma (aleyha's-selâm) bu defa da sevindi ve çok tatlı bir şekilde gülümsedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hanımlarından sadece ben ona dedim: Bizim içimizden seni kendisine sır ehli seçmiş ve sen de ağlıyorsun. Aişe diyor ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kalkınca ben Fatıma'ya bunun sırrını sordum. Ama o şöyle buyurdu: Asla! Resulullah'ın sırrını hiç kimseye ifşa etmem. Resulullah vefat ettikten sonra Benim senin üzerine olan hakkım için şimdi o günkü hadiseyi izah et dedim. Hz. Fatıma şöyle buyurdu: Evet şimdi söyleyeceğim. Ben babamın ilk sözlerine ağladım. Babam şöyle buyurdu:
Cebrail her yıl bir defa beni ziyarete gelirdi. Ama bu yıl iki defa ziyaret etti. Bu da benim ecelimin yaklaştığını gösteriyor. Takvalı ol ve daima sabırlı olmaya çalış. Ben senin için en iyi ibret aynasıyım. Bu sözleri duyunca gördüğün gibi şiddetli bir şekilde ağladım. Babam benim üzüldüğümü görünce şöyle buyurdu: Ey Fatıma, acaba mümin kadınların (veya İslam ümmetinin kadınlarının) en üstünü olmak istemez misin?”
İbn-i Hacer İsabet adlı kitabında ve birçok muhaddisler ise Dünya kadınlarının en üstünü diye nakletmişlerdir.

Velhasıl bu yüzde yüz sahih olan hadis, bu büyük kadının fazilet ve üstünlüğüne delalet etmektedir. İbn-i Sad (Tabakat'ta)e benzeri kimselerde bu hadisi Ümmü Seleme'den Cennet ehli kadınların en üstünü şeklinde nakletmişlerdir. (Ebu Ya'lide Hz. Zehra'nın şehr-i halinde ve birçok muhaddislerde Ümmü Seleme'den nakletmiştir
Hakeza Aişe'nin Hz. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatına dek Hz. Fatıma'dan bu olayın sırrını sormadığı yer almıştır.)


6. Hadis:

Hz. Zehra biraz rahatsızlanınca peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kızını ziyaret etti, ona: “kızım nasılsın?” diye buyurdu. Hz. Fatıma: “Hastayım, yiyecek hiçbir şeyimizin olmayışı beni daha fazla rahatsız erdiyor” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Dünya kadınlarının en üstünü olmak istemez misin?” diye buyurdu. Hz. Fatıma: “Babacığım acaba bu makam Meryem binti İmran'a mahsus değil midir?” diye sordu. Resulullah: “O kendi zamanındaki kadınların en üstünüydü.” Bu asırda ise dünya kadınlarının en üstünü sensin. Allah'a andolsun seni öyle biriyle evlendirdim ki, hem dünyada ve hem de ahirette büyüktür.”

Bu hadisi rivayet hafızları ve rivayetleri senedleriyle birlikte kaydeden kimseler (Abdulbir İstiab kitabında ve diğerleri) nakletmişlerdir.

7. Hadis:

İbn-i Hacer Sevaik adlı kitabında şöyle yazmaktadır: Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Nisai ve İbn-i Habbân gibi birçok Ehl-i Sünnet âlimleri Huzeyfe'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin kendisine şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir: Acaba bana şu anda arız olan şu haleti görüyor musun? Şu ana kadar yeryüzüne inmemiş olan bir melek Allah'tan izin aldı ve bana nazil oldu, selam verdikten sonra bana Hasan ve Hüseyin'in cennet gençlerinin efendisi ve Fatıma'nın da cennet ehli kadınların en üstünü olduğunu müjde verdi.

İbn-i Habbân ve diğerleri de Ebu Hureyre'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmektedirler: Şu ana kadar beni ziyaret etmemiş olan bir gök meleği, Allah'tan izin alarak beni ziyarete geldi ve bana Fatıma'nın İslam ümmetinin kadınlarının en büyüğü olduğunu müjde verdi. (Şeref-ul Muebbed (Hz. Zehra'nın şerh-i halinde) adlı kitapta da yer almıştır.)

8. Hadis:

Abdurrahman b. Ebi Naim (Nitekim İstiab, Sade vb. kitaplarda Zehra (aleyhi’s-selâm)'ın şerh-i halinde yer almıştır.) rivayet ve hadis hafızları da Ebu Said el-Hudri'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir: “Fatıma cennet ehli kadınların en üstünüdür.”

9. Hadis:

Buharî ve Müslim Müsevver'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in minberin üzerinde şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir: “Fatıma benim bir parçamdır. Ona eziyet eden bana eziyet eder ve ona hoş gelmeyen bana da hoş gelmez.” (Buharî ve Müslim kendi sahihlerinde nakletmişlerdir. Esabe vb. kitaplarda da yer almışlardır.)

Nebhanî de Buharî'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Fatıma benim bir parçamdır. Onu gazaplandıran şey beni de gazablandırır.”
Diğer bir rivayette, Onu gazablandıran kimse beni gazablandırmıştır yer almıştır

Camiü’s- Sagir adlı kitapta ise şu ibâret ile nakledilmiştir: “Fatıma benim bir parçamdır. Onu üzen beni üzer ve onu sevindiren beni sevindirir.”

İbn-i Kuteybe El-İmame ves Siyase adlı kitabının evvelinde tasrih etmektedir ki büyük İslam kadını Hz. Fatıma, Ömer ve Ebu Bekir'e şöyle buyurmuştur: “Allah için söyleyin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu duymadınız mı?: Fatıma kimden razı olursa ben de ondan razıyım. Fatıma kinden razı olmazsa ben de razı değilim. Onu seven beni sevmiştir. Onu sevindiren beni sevindirmiştir. Onu gazablandıran ise beni gazablandırmıştır.”
Ömer ve Ebu Bekir Evet, duyduk dediler.

Bu hadis İslam önderleri ve tahir imamlardan mütevatir bir şekilde nakledilmiştir. Başka bir rivayet olmasaydı bile Fatıma'nın tüm dünya kadınlarından üstün olduğuna bu bir tek rivayet yeterdi de artardı bile.

Acaba müslümanlar arasında böyle bir makamı olan var mıdır? Resulullah kimin hakkında böyle sözler söylemiştir. Zımnen bu cümlelerden Hz. Fatıma'nın (aleyha’s-selâm) masum olduğu da istifade edilmektedir. Zira bu cümleler Hz. Fatıma'nın boş yere gazaplanmadığını, sevinmediğini ve razı olmadığını beyan etmektedir. Nitekim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de böyle idi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem için bu muhtelif haler, heva ve heves üzere vücuda gelmediği gibi Fatıma (aleyha’s-selâm) için de sözkonusu değildir. Var olan her şey Allah içindir. Zira eğer Fatıma (aleyha’s-selâm) gazablanırsa Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gazablanmış ve eğer Fatıma sevinirse Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sevinmiştir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem için kesin ve sabit olan ismet makamı da bundan başka birşey değildir.


10. Hadis:

İbn-i Ebi Asım (Esabe kitabında. Hz. Ali'den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Fatıma'ya şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Allah senin gazabın için gazablanır ve rızan için de razı olur.”
Taberanî (Şeref-ul Muebbed ve benzerleri (Fatıma'nın şerh-i halinde). ve diğerleri de bu hadisi hasen senediyle nakletmişlerdir. Bu hadis de 9. hadis gibi Hz. Fatıma'nın (aleyha’s-selâm) masumiyetine ve fazilette üstünlüğüne delalet etmektedir.

11. Hadis:

Ahmed b. Hanbel gibi bazı ünlü muhaddisler Ebu Hureyre'den nakletmişlerdir ki (Musned-i İbn-i Hanbel 2. cüz, s. 442) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Ali, Hasan, Hüseyin ve Fatıma'ya bakarak şöyle buyurmuştur: “Ben sizinle savaşan kimselerle savaşır ve sizinle barışan kimselerle de barışırım.”

Tirmizî şu ibaretlerle nakletmiştir: “Onlarla savaşanlarla savaşır, barışanlarla barışırım.”
Zeyd b. Erkam tarikiyle bu hadisi (Elbette az bir farklılıkla) nakletmektedir.

Bu hadis de önceki (iki) hadis gibi Hz. Fatıma'nın ismet makamına delalet etmektedir. Şu farkla ki bu hadis Ehl-i Beyt ile savaşan kimselerin küfür üzere olduğunu da beyan etmektedir.


12. Hadis:

Muhaddislerden bir çoğu Abdurrahman Ezrak'tan Emir-el Müminin Ali (aleyhi’s-selâm)'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Birgün yatmış idim ki aniden Resulullah odama girdi. Bu esnada oğlum Hasan ya Hüseyin susadığını söylüyor ve su istiyordu. Resulullah çoktan beri sütü azalan (veya kurumuş) bir koyunu sağdı. Diğer oğlum Hasan Resulullah'ın yanına gitti. Ama hazret onu tutup bir köşeye oturttu. Fatıma bu durumu görünce, Babacığım sen Hüseyin'i daha çok mu seviyorsun? Ona süt verdin ama Hasan'a vermedin! diye sordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle cevab verdi: Hüseyin daha önce susadığını söyledi ve ben de önce onun susuzluğunu giderdim. Daha sonra şöyle buyurdu: Ben, sen, bu çocuklar ve orada yatan (Ali) kıyamette bir yerdi olacağız.”

(Müsned-i Ahmed, s. 101, 1. cüz. )

Bu makam ve mevkiye nail olan bu büyük İslam kadınına selat -u selam olsun. Tüm geçmişler ve gelecekler bu yüce makam karşısında saygı ile eğilmeli, ihtiram göstermelidir. Bu Allah'ın istediği kimselere verdiği bir fazlı ve ihsanıdır. Şüphesiz ki Allah büyük bir ihsan sahibidir.

Makalenin sonunda da Hz. Fatıma'nın fazilet ve şahsiyeti hususunda Aişe'den nakledilen bir rivayeti aktaralım.


Taberanî Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hanımı Aişe'nin şöyle dediğini naklediyor: “Fatıma'dan (babası dışında) daha faziletli birini görmedim.” (Mucem-ul Evset / İbn-i Hacer Esabe kitabında ve Hebehani de Şeref-ul Muebbed adlı kitabında (s. 58), Sahih-i Buharî ve Müslim'den nakletmektedir.)


(Buharî ve Müslim'e göre hadisin senedi sahihdir. Hasıl ki İbn-i Hacer El-İsabe ve Nebhani Eş-Şeref-ul Muebbed kitabı s. 59 sonlarında bunu açıklamışlar.)


İbn-i Abdulbir de İbn-i Ebi Umeyr'den söyle naklediyor: “Aişe'nin yanına vararak ona şöyle sordum: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem nezdinde insanların en sevglii olanı kimdi?” Aişe: “Fatıma idi” diye cevap verdi. Ben: “Erkeklerden en sevgili olanı kimdi?” diye sordum. “Eşi Ali idi.” (İstiab kitabı (Zehra (aleyhi’s-selâm)'ın şerh-i halinde).) diye cevab verdi.

Bureyde de şöyle diyor: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem nezdinde insanların en sevgili olanı kadınlardan Fatıma (aleyha’s-selâm) erkeklerden ise Ali (aleyhi’s-selâm) idi.

Yine Aişe şöyle diyor: “Fatıma'nın evlatları dışında hiç kimsenin, Fatıma gibi sarih bir lehçe ile konuştuğunu görmedim”.

Bu hadisi de Abdulbir İstiab kitabında nakletmiştir.

Evvelde de, sonra da hamd Allah'a mahsustur. Allah'ın selat-u selamı Muhammed'e (sallallahu aleyhi ve sellem) ve âline olsun.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 16 Nis 2014, 11:28 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Hz. Peygamberin sallallahu aleyhi ve sellem Fedek’i Fatıma’ya (aleyha's-selâm) Verdiğine Dair:

İmam Suyutî “ed-Dürr-ül Mensûr” adlı tefsirinde “Akrabanın hakkını ver” âyetinin açıklamasında yazmıştır ki: Bezzaz ve Ebu Ye’lâ ve İbn-i Ebu Hatem ve İbn-i Murdeveyh, Ebu Said el-Hudrî’den şöyle rivâyet etmişlerdir: ‘Ve ati Ze’l-kurba hakkahu’ (Ve akrabalarının hakkını ver)

وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا

Resim---“Ve âti zel kurbâ hakkahu vel miskîne vebnes sebîli ve lâ tubezzir tebzîrâ: Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.” (İsrâ 17/26)

Âyeti nazil olduğunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Fatıma’yı çağırdı ve Fedek (arazisin)’i ona verdi.”

Sonra Suyutî demiştir ki: İbn-i Murdeveyh İbn-i Abbas’tan şöyle rivâyet etmiştir: “Ve akrabalarının hakkını ver” âyeti nazil olduğunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Fedek’i Fatıma’ya (selâmullahi aleyha) hediye etti.

(Suyutî, ed-Dürr-ül Mensur, İsrâ Sûresinin tefsiri, 26. âyet.)

2-) Heysemî de, Mecma-üz Zevâid’de, Ebu Said’den şöyle rivâyet etmiştir ki: “Akrabalarının hakkını ver” âyeti nazil olduğunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Fatıma’yı (aleyha's-selâm) çağırdı ve Fedek’i ona verdi.
Heysemî bu hadisi Taberanî’nin de naklettiğini zikretmiştir. Aynı hadisi Zehebî de “Mizan-ül İ’tidal”da nakletmiş ve sahih olduğunu söylemiştir.

(Mecma-üz Zevâid, c.7, s.49. Mizân-ül İtidâl, c.2, s.228)

3-) Muttaki, Kenz-ül Ummâl’da Ebu Said’den nakletmiştir ki: “Akrabalarının hakkını ver” âyeti indiğinde, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ey Fatıma, Fedek senindir.”
Muttaki, Hakim’in de kendi Tarih’inde, aynı şekilde İbn-i Neccar’ın da bu hadisi rivâyet ettiklerini kaydetmiştir.

(Kenz-ül Ummâl, c.2, s.158.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 37 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye