Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 18 Eyl 2019, 08:14

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 168 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 3, 4, 5, 6, 7
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 10 Ara 2013, 21:21 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Bu konuyu facebook'ta paylan!
ResimAmir b. Sa’d b. Ebi Vakkas babasından naklediyor: Muaviye b. Ebi Süfyan Sa’d’e Hz. Ali’ye (k.v.) küfretmesini emretti. Küfretmeyince O’na: “Senin Ali’ye sövmene mani olan nedir?”diye sordu.
Sa’d: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in onun hakkında söylediği üç şey vardır ki birine sahip olmam benim için kızıl tüylü deve sürüsüne sahip olmamdan daha iyidir hatırladığım sürece ona asla sövemem! Bu üç şey şunlardır:
1-Vahiy indiği zaman Ali iki oğlu ve Fâtıma (r.a.)’u alıp onları elbisesinin altına koyup şöyle buyurdu: “Rabbim! İşte bunlar benim Ehlim Ehl-i Beyt’imdir”.
2-Savaşlarından birine çıktığı zaman Ali Ona dedi ki: “Beni çocuklar ve kadınlarla bıraktın.”Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Benim katımda Sen Hârûn’un Mûsâ’nın katında ihrâz ettiği dereceyi ihrâz etmekten hoşlanmaz mısın? Ne var ki Benden sonra peygamber yoktur!” İşte bunu da hatırladığımda Ona katiyen sövemem!
3-Hayber günü Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: şöyle buyurdu: “Mutlaka sancağı Allah’ı ve elçisini seven bir adama vereceğim. Allah onun elinde Hayber’in fethini müyesser kılacaktır”. Hepimiz heyecanla bekledik: Derken “Ali nerede?” diye sordu.“Gözü ağrıyor” dediler. “Çağırın gelsin!” buyurdu (çağırdılar geldi ve) Gözlerine mübarek tükürüğünü sürdü. (Hemen iyileşti) ve Sancağı ona verdi. Onun eliyle Allah fethi müyesser kıldı.
Vallahi (bundan sonra) Muaviye Medine’den çıkıncaya kadar Ali (Keremullahiveche) hakkında tek kelime bile söyleyemedi.
(Amir b. Sa’d b. Ebi Vakkas o da babasından; Hadislerle Müslümanlık - M.Yusuf Kandehlevî S. 1049-1050.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2013, 16:59 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimHüseyn b. Sebre ve Amr b. Müslim Zeyd b. Erkam (radiyallahu anhu)’a gittiler.
Zeyd’e: “Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’dan duyduklarından bize biraz anlat” dedi. Zeyd: “Birgün Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Mekke ile Medine arasındaki “Humma” denilen yerde bize bir konuşma yaptı. Allah’a Hamd ve senâ etti. Bize öğütler verdi ve bazı şeyleri hatırlattıktan sonra şöyle dedi: “Ben de sizin gibi insanım. Rabbime kavuşma günüm yaklaştı. Size iki şey bırakıyorum. Birisi Allah’ın Kitab’ıdır. Hidâyet ve Nur Ondadır. Ona sahip olun sımsıkı sarılın”.
Bu sözlerle Kur’an-ı Kerim’e karşı ilgi ve rağbeti teşvik ettikten sonra:[color=#008000] “İkincisi de Ehl-i Beyt’imdir” [/color]diyerek iki defa: “Ehl-i Beyt’ime yapacağınız muamelede şâhidinizin Allah olduğunu unutmayın. Ehl-i Beyt’ime yapacağınız muamelede şâhidinizin Allah olduğunu unutmayın!” buyurdu dedi.
Hüseyn: “Zeyd Resulullah’ın Ehl-i Beyt’i kimlerdir? Hanımları da Ehl-i Beyt’inden değil midir?” diye sordu. Zeyd: “Evet kadınlar da Ehl-i Beyt’indendir. Fakat Ehl-i Beyt’i kendisinden sonra sadaka ve zekat almaları haram olan kimselerdir” dedi.
Hüseyn: “Kim Onlar? “diye sordu.
Zeyd: “Hz. Ali’nin Abbas’ın Cafer’in ve Akil’in nesilleridir” diye cevap verdi.
Hüseyn: “Bunların hepsine de sadaka haram mı? “ dedi.
Zeyd de: “Evet” cevabını verdi.
(Hüseyn b. Sebre ve Amr b. Müslim’den; Hadislerle Müslümanlık - M.Yusuf Kandehlevî S. 1044-1045)

Kütüb-i Sitte İmâmlarından Müslim radiyallahu anhu Hazretleri:

Altı meşhûr hadis-i şerif kitâbı kütüb-i sitte'nin ikincisi Sahih-i Müslim'dir. Bu kıymetli eserin müellifi de Müslim b. Müslim el-Kuşeyri en-Nişâbûrî Hazretleridir. Arabların ''Beni Kuşeyr'' kabilesine mensûb olmasına rağmen Nişâbûr'da doğmuştur. Bu sebeble, Nişabûrî olarak anılır.
Künyesi: Ebü'l-Hüseyn'dir. En büyük hadis-i şerif imâmlarından biridir!. İlim öğrenmek ve hadis dinlemek üzere hicâz Irak Şam ve Mısır diyârlarını dolaştı.
Oralarda Ahmed b. Hanbel, Kureybe b. Sâid, Ebû Bekr b. Ebi şeybe ve İmâm Şafii Hazretlerinin talebelerinden ve daha bir çok âlimden hadis dinleyip rivâyette bulunmuştur.
Büyük muhaddis İmâm Muhammed Buhari Hazretleriyle Nişâbûr'da görüşmüştür. Bir sohbet esnâsında kendisinin bilmediği bir hususu Buhâri Hazretleri gösterince ayağa kalkarak onu alnından öpmüş ve: ''Ey Muhammed Buhâri! senin dönyada bir benzerin olmadığına şehâdet ederim! sana buğz edenler ancak hasedlerinden buğz ederler.''demiş ve çok iltifat etmiştir. Ömrünün son yıllarını doğduğu yerde (Nişâbûr'da) geçirdi.
Bütün zamanını hadis-i şerif dersi vermekle geçiriyordu. Nafakasını çıkaracak kadar ticâret de yapıyordu. Ancak 55 sene yaşamış ve 875 (261h.) yılında Nişâbûr'da vefât etmiştir.

Allahü teâlâ "Sahih" hadisleri bize ulaştıranlardan râzı olsun âmin.

Sahih-i Müslim:
Sahih-i Müslim adlı büyük eserinde; 4.000 kadar hadis-i şerif meccuttur. Bunları bizzat kendisinin topladığı 300.000 hadis arasından seçtiğini bildirir. Bu büyük eserini 52 kitaba ayırmıştır. Buhâri gibi ayrıca bâblara (bölümlere) bölmemiştir. Eserin baş tarafında; hadis ilmiyle alâkalı mühim açıklamalar mevcuttur. Bilhassa isnâd üzerinde önemle durmuştur. Çünkü kitabına koyduğu farklı metinler için; değişik isnâdlarda bulunur. Değişik verilen metinlerİ (hâ) harfiyle gösterilmiştir.
İmâm Müslim hazretlerinin Sahih'inden başka; 12 kadar orijinal eseri mevcuddur.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 24 Ara 2013, 19:19 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimCenab-ı Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdular: “Otur Ey Ebu Turab!” buyurdu.
(Sehl b. Sa’d dan; Buharî, Ebu Muhammed B. İsmail. Tecrid-i Sarih Terc. Diy. İşl. Bşk. Yayın. Hz. Peygamberin Dilinden Dört Halifesi. Çev. A. Fikri Yavuz, Sönmez Neşr. S. 249.)

Ebu Turab: İmam Ali kerremullahi veche’nin lâkabıdır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu lakabı kendilerine vermiştir.

ResimRasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ali’yi anmak bir ibâdettir” buyurdu.
(Buharî, Ebu Muhammed B. İsmail. Tecrid-i Sarih Terc. Diy. İşl. Bşk. Yayın. Hz. Peygamberin Dilinden Dört Halifesi. Çev. A. Fikri Yavuz, Sönmez Neşr. S. 250.)

ResimRasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ali’yi münafık sevmez O’na Mü’min buğz etmez” buyurdu.
(Ümmü Seleme annemizden; Buharî, Ebu Muhammed B. İsmail. Tecrid-i Sarih Terc. Diy. İşl. Bşk. Yayın. Hz. Peygamberin Dilinden Dört Halifesi. Çev. A. Fikri Yavuz, Sönmez Neşr. S. 250.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 06 Oca 2015, 01:22 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Ben ve Ali bir ağaçtanız, diğer insanlar ise farklı ağaçlardan." buyurmuştur.
(Câbir b. Abdullah radiyallahu anhu'dan; Kenzü'l-Ummâl, Hadis: 32943.)

Resim

Zeyd b. Erkam'dan şöyle nakledilmiştir: "Resûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem ashabından bazılarının mescide açılan kapıları vardı. Bir gün şöyle buyurdu: “Ali'nin kapısının dışında bu kapıların hepsini kapatın.” Bazı kimseler bu konuda eleştirel sözler söylediklerinde, Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem sallallahu aleyhi ve sellem ayağa kalkıp Allah'a hamdü senâdan sonra şöyle buyurdu: “Ben Ali'nin kapısının dışında şu kapıların hepsinin kapatılmasını emrettim, fakat bazılarınız bu konuda (ileri geri) konuşmuştur! Allah'a yemin olsun ki ben (kendi yanımdan) bir şeyi açıp kapamış değilim; ben ancak bana emredilen (İlahî) bir emre uymuşumdur!"
(Keşfü'l-Yakin, s.209, El-Emâlî (Şeyh Sadûk), s.273; Hasâis-u Emiri'l-Müminin (Nesâî); s.72, Müstedrekü's-Sahîhayn (Hâkim Nişâ-bûrî)

Resim

Resûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem, Ali kerremullahi veche'yi eleştiren bazı sahabeye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ne istiyorsunuz Ali'den? Ne istiyorsunuz Ali'den?! Hiç şüphesiz Ali bendendir, be de ondanım; o benden sonra her müminin velisidir!.”
(Menâkıb-u Ali b. Ebî Tâlib, s.224, Mülhakât-u İhkâki'l-Hak, c.21, s.136, Kenzü'l-Ummâl, c.11, s.599, El-Mürâciât, s.153, Sahîh-i Tirmizî, c.13, s.165, Et-Tâc, c.3, s.297 (az farkla).

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 17 Mar 2015, 17:50 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Ey Fâtıma! Hüseyin’in saçını kes! Saçının ağırlığınca sadaka ver.” buyurmuştur.
Rivâyete göre Hz. Fâtıma Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dediği gibi yapmıştır. Tartılan saçın ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmıştır.

(Ahmed bin Hanbel, Müsned, VI, 390; Beyhakî, Sünen, IX, 299.)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Ey Ali, sen dünya ve ahiret seyidisin, dostun dostumdur, Allah’ın dostudur. Düşmanın düşmanımdır, Allahın düşmanıdır, bundan sonra sana buğuz edenin vay haline." buyurmuştur.
(Hâkim, Müstedrek, III, 138-141)

Resim

Bir keresinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Fâtıma’nın evinin önünde bir kenara oturmuş ve (Hz. Hasan veya Hz. Hüseyin’e): “Küçük orada mısın, küçük orada mısın?” diye sormuştur. Hz. Fâtıma çocuğu giydirmiş ve sonra çocuk koşarak gelmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de çocuğu kucaklamış ve ardından onu öperek: “Yâ Allah, sen bu çocuğu sev, onu seveni de sev!” diye dua etmiştir.
(Buhârî, Sahîh, II, 774.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 03 Nis 2015, 09:43 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hasan ve Hüseyin ki, onlar benim, dünyada kokladığım iki Reyhanımdır!” buyurmuştur.
(Buhârî, Sahîh, III, 1371; Tirmizî, Sünen, V, 657.)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her iki eliyle (Hz. Hasan veya Hz. Hüseyin’in) iki avucundan tutmuştur. Torunun ayağı Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek ayağı üzerine çıkmıştır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona söyle demiştir: “Çık!.” Çocuk ayaklarını Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in göğsüne koyuncaya kadar çıkmıştır. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona “Ağzını aç!” demiştir. Sonra çocuğu öpmüş ve ondan sonra: “Allah’ım, bunu sev, çünkü ben bunu seviyorum.” buyurmuştur.
(Buhârî, “Hüsnü’l-Hulk”, Edebü’l-Müfred, Hadis no: 249, 270)

Resim

Rivâyete göre sahabeler tarafından Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selemle: “Ehl-i Beyti’nden hangisi sana daha sevimlidir?” diye sorulmuştur.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de “Hasan ve Hüseyin’dir” buyurmuştur.
Ardından Hz. Fâtıma’ya “çocuklarını çağır” buyurmuş ve onları koklayarak bağrına basmıştır.

(Tirmizî, Sünen, V, 657)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 20 Nis 2015, 05:37 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Habeşî b. Cünâde radiyallahu anhu'dan şöyle nakledilmiştir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu duydum: "Ali bendendir, ben de Ali'den; bana ait olanı ancak ben veya Ali edâ eder."
(İhkâkü'l-Hak, c.5, s.274, Yenâbîü'l-Mevedde, s.54, Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.5, s.171, Sünen-i İbn Mâce, c.1, s.55, Menâkıb-u Ali b. Ebî Tâlib, s.227, Et-Tâc, c.3, s.331, Sahîh-i Tirmizî, c.13, s.169 (az farkla).

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ali kerremullahi veche'ye hitaben: "Sen bendensin ve ben de sendenim."buyurdu.
(Sahih-i Buhârî, c.3, s.1140, Sahîh-i Tirmizî, c.13, s.167 (az farkla), İhkâkü'l-Hak, c.5, s.313, Uyûn-u Ahbâr-ir Rızâ, c.2, s.59, Et-Tâc, c.3, s.296.)

Resim

Enes radiyallahu anhu'dan şöyle nakledilmiştir: "Resûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem’e bir kuş getirildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua etti: “Allah'ın yaratıklarının sana en sevimlisi olan kimseyi bana ulaştır ki bu kuştan benimle yesin.” Ali b. Ebî Tâlib çıkageldi. Resûlullah şöyle dedi: “Allah'ım onu benim yanıma ulaştır; Allah'ım onu benim yanıma ulaştır!"
(İhkâkü'l-Hak, c.5, s.332, Sahîh-i Tirmizî, c.13, s.170 (az farkla).

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 28 Nis 2015, 16:50 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Hasan ve Hüseyin’i seven kimse şüphesiz beni sevmiş olur. Ve onlara buğuz eden kimse şüphesiz bana buğuz etmiş olur."buyurdu.
(İbn Mâce, Sünen, I, 51.

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ali kerremullahi veche'ye hitaben: "Bunlar benim oğullarım ve kızımın oğullarıdır. Allah’ım ben onları seviyorum sende onları sev, onları sevenleri de sev!."buyurdu.
(Tirmizî, Sünen, V, 656.)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bir keresinde bu duygularını farklı bir şekilde ifade etmiştir.Böylece bir kimsenin ailesine olan sevgi ve bağlılığını ortaya koymuştur. Buna göre Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında söyle buyurmuştur: "Ben sizin savaştığınız kimselerle savaşır barıştığınız kimselerle de barışırım."
(Tirmizî, Sünen, V, 699; İbn Mâce, Sünen, I, 52

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 06 May 2015, 21:13 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hasan ve Hüseyin’i seven kimse şüphesiz beni sevmiş olur. Ve onlara buğuz eden kimse şüphesiz bana buğuz etmiş olur” buyurmuştur.
(İbn Mâce, Sünen, I, 51)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sevgisi bahsedeceğimiz olayda bir kez daha kendini göstermiştir. Buna göre bir keresinde Hz Peygamber hutbe okuduğu sırada Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin üzerlerinde kırmızı bir gömlekle düşe kalka gelmişlerdir. Bunu gören Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, minberden inmiş ve onları kucağına almıştır. Ardından minbere çıkmış ve onları önüne oturtarak: “Allah’ım ne doğru söylemiş “Mallarınız ve çocuklarınız ancak bir imtihan vasıtasıdır.”
Şu iki çocuğun durumlarına baktım, yürüyorlar, tökezleyip düşüyorlar, dayanamadım konuşmamı keserek onları kaldırdım.”
buyurmuştur.
(Tirmizî, Sünen, V, 658; İbn Mâce, Sünen, II, 1190; Beyhakî, Sünen, III, 218.)

وَاعْلَمُواْ أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
Va'lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm: Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır.(Enfâl 8/28)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hüseyin’in ağladığını duyunca kızı Hz. Fâtıma’ya: “Onun ağlamasına üzüldüğümü bilmiyor musun?” diye buyurmuştur.
(Taberânî, Maktal, 60)

Aleyhumu's- SeLÂM..

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 28 May 2015, 11:00 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Senetli bir hadiste Enes b. Mâlik'ten şöyle nakledilmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yanında bir kuş vardı. Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua etti: “Allah'ım, Allah'ım, yaratıklarının sana en sevimli olanını bana ulaştır ki benimle birlikte bu kuştan yesin.” Ebûbekir geldi; onu reddetti. Sonra Ömer geldi; onu da reddetti. Sonra Ali gelince, ona izin verdi."
(Nesâî, Hasâis-u Emiri'l-Müminin, s.51.)

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Ben, Âdemoğullarının efendisiyim; Ali de Arapların efendisidir." buyurdu.
(Hâkim Nişâbûrî, Müstedrekü's-Sahîhayn, c.3, s.124)


Resim

Senetli bir şekilde Ümm-ü Atiyye'den şöyle nakledilmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Ali'nin de (aleyhi's-selâm) içinde bulunduğu bir orduyu savaşa gönderdi. Ben Resûlullah'ın ellerini kaldırarak şöyle dua ettiğini gözlerimle gördüm: “Allah'ım, Ali'yi bir daha bana göstermeden canımı alma!." buyurdu.
(Sahîh-i Tirmizî, c.13, s. 178, Cevâhirü'l-Metâlib, c.1, s.241, Zehâirü'l-Ukbâ, s.94 (az farkla).

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Allah'ım ondan (Ali'den), hararet ve soğukluğu gider." Buyurdu. Ali kerremullahi veche şöyle demiştir: "Ben, o günden itibaren, sıcaklık ve soğukluğun (eziyetini) asla hissetmedim!."
(Sünen-i İbn Mâce, c.1, s.55, Zehâirü'l-Ukbâ, s.74)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 16 Haz 2015, 16:44 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA

Resim

Abbâd b. Abdullah, Ali kerremullahi veche'den şöyle duyduğunu nakletmiştir; Ali kerremullahi veche şöyle demiştir: "Ben, Allah'ın kulu ve Resûlünün kardeşiyim; en büyük sıddık benim; benden sonra bunu ancak yalancı ve iftiracı kimse iddia eder. Ben insanlardan yedi yıl önce namaz kıldım!."
(İhkâkü'l-Hak, c.3, s.386, İ'lâmü'l-Verâ, s.185; Kenzü'l-Ummâl, c.13, s.122; El-Gadîr, c.3, s.221 (az farkla); Sünen-i İbn Mâce, c.1, s.55, El-Mürâcaât, s.48 (az farkla); Câmiü'l-Ehâdis (Suyûtî), c.16, s.243 (az farkla)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 07 Tem 2015, 14:59 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Allah, Ali'ye merhamet eylesin; Allah'ım, o nereye dönerse hakkı onunla birlikte döndür." buyurdu.
(Ferâidü's-Simtayn, c.1, s.76, Et-Terâif, s.102; Sahîh-i Tirmizî, c.13, s.166; İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.228, Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.147, Bihârü'l-Envâr, c.38, s.35, Müstedrekü's-Sahîhayn, c.3, s.124)

Ebûzer ailesinin hizmetçisi Ebû Sâbit kanalıyla Ümm-ü Seleme radiyallahu anha'nın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden şöyle duyduğu nakledilmiştir: "Ali b. Ebî Tâlib, Kur'ân'la birliktedir, Kur'ân'da onunla; o ikisi (Kevser) havuzu başında bana varıncaya kadar, birbirinden ayrılmazlar." buyurdu.
(İhkâkü'l-Hak, c.5, s.641; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.38, s.35; Keşfü'l-Yakin, s.236; Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.148, Et-Terâif, s.103 (az farkla), Müstedrekü's-Sahîhayn, (Hakim Nişâbûrî), c.3, s.124; Câmîü'l-Ehâdis, (Suyûtî), c.10, s.347 (az farkla)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 15 Tem 2015, 01:24 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Bir keresinde Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin güreşmeye Başlamışlardı ki, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gülerek: “Ha gayret Hasan, göreyim seni, yakala Hüseyin’i!” demiş ve Hz. Hasan’ın tarafını tutmaya Başlamıştır. Bunu duyan Hz. Ali: “Yâ Rasûlüllah: Hüseyin’in tarafını tutman doğru olmaz mı? Hasan daha büyüktür” demiştir. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Baksana Cebrail’de, Hüseyin’e: (Ha gayret Hüseyin göreyim seni) diyor” buyurmuştur.
(Mustafa Asım Köksal, Kerbelâ Fâciası, 10)


Resim

Bir keresinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabının yanına geçerek öpmek için Hz. Hüseyin’e ellerini açmiştir. Bunun üzerine Hüseyin oynamak için kaçmaya kalkısmıştır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de onu gülerek tutmaya çalışmıştır. Sonunda tutmuş ve ellerini onun kafasının arkasına koymuş ve onu öperek: “Hüseyin bendendir. Ben de Hüseyin’denim, Allah, Hüseyin’i seveni sevsin. Hüseyin, torunlardan bir torundur” buyurmuştur.
(Buhârî, “Hüsnü’l-Hulk”, Edebü’l-Müfred, Hadis no: 364; İbn Mâce, Sünen, I, 51; Tirmizî, Sünen, V, 658)

Resim

Sahabelerden Akrâ b. Hâbis, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in torunlarını öptüğünü görmüş ve: “Benim on çocuğum var onlardan hiçbirini öpmüş değilim” demiştir. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurmuştur: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Sünen, IV, 318)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 26 Ağu 2015, 10:01 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Bedir gününde sancağı Ali'ye verdi. O sırada Ali (aleyhi's-selâm), daha yirmi yaşındaydı."
(Müstedrekü's-Sahîhayn (Hakim), c.3, s.111; El-İmâm Ali, c.1, s.159, İhkâkü'l-Hak, c.18, s.72 (az farkla).

Resim

Abdullah b. Ömer, Ömer b. Hattab'tan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki, Allah ve Resûlü'nü sever, Allah ve Resûlü de onu sever; o, ard arda (düşmana) saldıran ve asla (geri) kaçmayan birisidir. Allah fethi ona nasip kılacaktır. Cebrâîl onun sağında ve Mîkâîl de solunda hareket edeceklerdir.'' İnsanlar o geceyi iştiyak içinde sabahladılar. Sabah olduğunda, Resûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem sallallahu aleyhi ve sellem: “Ali nerededir?” diye seslendi. Dediler ki: “Ya Resûlallah, onun gözleri görmüyor.” “Onu bana getirin” buyurdu. Hz. Ali, onun yanına getirildiğinde: “Bana yaklaş!” buyurdu. Hz. Ali yaklaştı ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ağız suyunu eliyle onun gözlerine sürdü. Bunun üzerine Ali, sanki önceden gözleri hiç rahatsız olmamış gibi, ayağa kalktı."
(İhkâkü'l-Hak, c.5, s.370, Kenzü'l-Ummâl, c.13, s.123 (az farkla).

Resim

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Yarın muhakkak sancağı öyle birisine vereceğim ki, peş peşe düşmana saldırır ve geri kaçmaz. O, Allah ve Resûlü'nü sever, Allah ve Resûlü de onu severler; Allah onun eliyle fethi müyesser kılacaktır!"
(İhkâkü'l-Hak, c.5, s.415, Hilyetü'l-Evliyâ, c.1, s.1101, Sahîh-i Müslim, c.15, s.176 (az farkla).

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 05 Eki 2015, 21:59 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, çocuk ve torunlara nasıl davranılması gerektiği konuşundaki tutumunu her fırsatta tekrarlamıştır. Buna göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem torunlarını bazen sırtına almış ve onları eğlendirmiştir. Bir keresinde Hz. Hüseyin’i sırtında taşımıştır. Bunu gören sahabeden birisi: “Ey çocuk bindiğin binek ne güzeldir” demiştir. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “O da ne güzel binicidir” buyurmuştur.
(Tirmizî, Sünen, V, 661)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken de torunlarını yanında bulundurmuştur, hatta onların secdede iken üzerine çıkmalarına izin vermiştir.
Buna göre bir gün öğle ya da ikindi namazlarından birinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hasan’ı veya Hz. Hüseyin’i taşımıştır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öne geçerek çocuğu yere bırakmıştır. Sonra namaza durmuştur. Namaz sırasında secdeyi uzatmıştır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazı bitirince sahabeler ona: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sen namaz ortasında secdeyi o kadar uzattın ki bir şey oldu veya sana vahiy geliyor zannettik” demişlerdir. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bunlardan hiç biri olmadı. Ancak torunum beni binek yaptı. Onu acele ettirmek istemedim, böylece istediği olsun.” buyurmuştur.
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, VI, 467)

Resim

İbn Abbâs radiyallahu anhu şu hadisi rivâyet etmiştir. Buna göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’e dua okuyarak: “(Büyük) Babanız İbrahim de bu duayı oğulları İsmail ile İshak’a okuyup bununla onları Allah’a sığındırırdı. Ardından: Her türlü şeytandan, zararlı böceklerden, nazar değmesine karşı Allah’ın tam olan kelimelerini söylerdi.” buyurmuştur.
(Buhârî, Sahîh, III, 1233; Tirmizî, Sünen, IV, 396; İbn Mâce, Sünen, II, 1164)

Resim

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Yarattıklarının şerrinden Allah’ın tam kelimelerine (Kur’an’a) sığınırım.” buyurmuştur.
(Müslim 4/2080)

Resim

Buna göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in cennetlik olduklarını ve orada da en saygın delikanlılardan olacağını bildirmiş ve: “Hasan ve Hüseyin Cennet delikanlılarının efendileridir.” buyurmuştur.
(Tirmizî, Sünen, V, 656)

Resim

Ayrıca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem derece olarak da onların cennette kendi derecesinde olacaklarını bildirmiştir. Bu konuda Hz. Ali kerremallahu vechehu şunları rivâyet etmiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in elinden tutarak: “Ben bu ikisini, bunların babasını ve annesini seviyorum. Bunlar kıyamet gününde benim derecemde olacaklar.” buyurmuştur.
(Taberânî, Mu’cemü’s-Sağir, Hadis no: 960)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 28 Eki 2015, 21:48 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Aranızda bulunan Ehl-i Beytim, Nûh (aleyhisselâm)’un gemisinin misâlidir. Ona binen kurtulur, binmeyen boğulur.” buyurmuştur.
(İbn Abbas (ra) dan; Darimî, Tabaranî-Kebirinde; Ebi Zerr (ra) dan; Hâkim-Müstedrekinde ve Hatîb tarihinde)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İnnî târikûn fikümü’s sâkaleyni kitâballahi ve ıtretî: Ben sizin içinizde iki ağırlık bıraktım biri ALLAH’ın kitâbı biri de ıtretim! (zürriyetim, Ehl-i Beytim)”” buyurmuştur.
(Müslim Fezailü’s- sahabe 36,37; Darimî, Fezâilü’l-Kur’ân 1; İ. Ahmed, III/14,17-4/367,371;Şeybe;Hatîb)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 21 Ara 2015, 09:53 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Şüphesiz, (âhirete) çağrılıp gitmem yakındır. Size iki büyük ve hukuku ağır emânet bırakıyorum. Birisi, Aziz ve Celil olan Allah’ın kitabı Kur’ân. Diğeri de gözümün nuru ehl-i beytimdir. Allah’ın kitabı Kur’ân; semadan yeryüzüne uzâtılmış (ilâhî ve nuranî) bir iptir. Lâtif ve Habîr olan (her şeyi bilen Rabbim) bana bildirdi ki: Kur’ân’la ehl-i beytim (âhirette) Havz-ı Kevser’in başında bana gelene kadar birbirinden ayrılmayacak. Öyleyse, sizler (size emânet ettiğim) bu iki şeyde bana nasıl halef olduğunuza (benden sonra onlara nasıl davrandığınıza) iyi bakınız; onların hakkını korumaya dikkat ediniz!”
(Ahmed, Müsned, 111,17;V,182;Tabarânî, el-Mu’cemu’1-Kebir, V, 154 (No:4922, 4923). Bkz: Tirmizî, Menâkıb, 32 (No:3788. Aynı konuda biraz farklı bir rivâyet))


ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sizin en hayırlınız, benden sonra Ehl-i beytime karşı en hayırlı davranan kimselerdir” buyurmuştur.
(Hâkim. Müstedrek, III, 311; Ebû Ya’lâ, Müsned, No:5924)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Allah’a yemin ederim ki, bana ve ehl-i beytime buğzeden ve bizi kızdıran kimse, muhakkak cehenneme girer.” buyurmuştur.

(Hâkim, Müstedrek, III, 150; ibnu Hıbbân, el-Ihsân, XV, 435. (No:6978).)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helâk olur.” buyurmuştur.
(Hâkim, Müstedrek, III, 151; Ahmed, Müsned, III, 157; Tabarânî, el-Kebîr, No:2636-2638.)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: EHL-İ BEYT HADİSLERİ
MesajGönderilme zamanı: 26 Oca 2016, 09:35 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 May 2007, 02:00
Mesajlar: 626
Konum: ANTALYA
ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Rabbim bana, Ehl-i Beytim içinde kim Allah’ın birliğini ve benim peygamberliğimi kabul ederse ona azab etmeyeceğini vaadetti.” buyurmuştur.
(Hâkim, Müstedrek, III, 150.)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Her takvâ sahibi kimse MuhaMMed'in Ehl-i Beytindendir" buyurmuştur.
(Câmiu's-Sagîr, 1/55)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Size iki şey bırakıyorum. Onlara sahib çıktıkça yoldan çıkmazsınız: Birisi Allah'ın kitabı Kur’ân, diğer benim ehl-i beytim." buyurmuştur.
(Müsned, 5/181; Müslim, Fedâilü's-Sahâbe 36, Tirmizî, Menakıb 31)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin'in (radıyallahu anhümâ) başlarını okşamış, boyunlarını öpmüş: "Hasan ve Hüseyin, cennet ehlinin iki gencidir." buyurmuştur.
(Tirmizî, Menakıb, (3778)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Allahım, ben bunları seviyorum, sen de sev!" buyurmuştur.
(Tirmizî, Menakıb, (3784)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Ben kimin efendisi isem, Ali de onun efendisidir."[/color[color=#004000]] buyurmuştur.
(Tirmizî, Menakıb 19; İbni Mâce, Mukaddime 11)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem:"Her Peygamberin nesli kendindendir, benim neslim Ali'dendir." buyurmuştur.

(Taberanî, el-Mucemü'l Kebir 3/43; Deylemî, Müsned 1/172)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: "Cennet üç kişinin hasretini çeker: Ali, Ammar bin Yâsir ve Selman." buyurmuştur.
(Tabakât, 4/85)

ResimResûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “Sürekli annenin hizmetinde ol. Çünkü cennet onun ayakları altındadır.” buyurmuştur.
(Fatıma aleyhasselâm dan; Musned-i Ahmed, s.28. Kenz’ul- Ummal, c.16,s.426. Nehc’ul- Hayat, s.312)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 168 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1 ... 3, 4, 5, 6, 7

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye