Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 12 Kas 2019, 01:33

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 47 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 31 Ara 2007, 18:35 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Gülüm benim, Yârim benim
Nedir çektiğim Senden benim
Ne duymak ne görmek istersin beni, bilirim
Ortalıkta kokan bir Gülsün Sen Sevdiğim.



Neden bahçelerde açmak istemezsin?
Neden hergün bir sulayanım olsun demezsin?
Neden bağını bahçeni unutur da yollara düşersin?
Bu bahçeye gir ki herkes Seni Sevsin.



Gel gir Bülbüller diyârına
Orda daima bulunur bir Yâr Sana
Yalnızlık hissetmezsin, kokarsın salına salına
Bülbülün bırakır mı Seni, dikenlerin olsa da



Rengini Hak tan, Kokunu Yâr dan almışsın,
Çevrende dönüp duranları görmeden bir kenarda ağlarsın,
Bu divâne Bülbülü Kendin gibi bir Gül sanırsın,
Sende soluklandığımı sonra havalandığımı anlamaz mısın?



Hep görüneyim istersin,
Kokunla BİZi kendine çekersin,
Yerin yurdun bilinmezse de, Sen hep BİZimlesin
Kokarsın a Sevdiğim!! Sen de böyle bilinirsin.



Sakın yapraklarını dal dal ayırma!
Sakın kokunu her yana saçma!
Sakın yanına varan her çileyeni Bülbül sanma!
Sonra koparırlar dalından kalırım yalnız başıma!



İncesin, nârinsin çok nazlısın Sen
Toprağına kızarsında Bülbüle batırırsın diken
Alınma! Kızma! Hep Salın! Sana yakışır bu Şe'n
Tek dileği Bülbülün Onu devamlı Sevmen



Karanlık soğuk gecelerde de öter Bülbüler
Sanmayın O sadece Güle hasretlik çeker
Koku saçılınca herbir yere öterde öter
Hayran kalır Kendine de Gül'e şükreder..



Şükürler olsun Gül'üm.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 31 Ara 2007, 23:05 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
NE ÖTERSİN DERTLİ DERTLİ




Ah Ne ötersin dertli dertli
Ah Dayanamam zara bülbül
Hem dertliyim hem firkatli
Yakma beni nara bülbül



Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter
Bir dert de sen katma bülbül




Ah Bilirim aşıksın güle
Ah Benim halimden kim bile
Bizim bahçedeki güle
El atıp dolaşma bülbül



Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter
Bir dert de sen katma bülbül




Ah Bülbüllerin nesli misin
Ah Kafeslerde besli misin
Benim gibi yaslı mısın
Niçin geydin kara bülbül



Ötme bülbül ötme bülbül
Derdi derde katma bülbül
Benim derdim bana yeter
Bir dert de sen katma bülbül




AŞIK VEYSEL

http://www.youtube.com/watch?v=nUobfLTHP-g

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Oca 2008, 14:15 
Çevrimdışı
Yeni Üye
Yeni Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 17
"Sakın yapraklarını dal dal ayırma!
Sakın kokunu her yana saçma!
Sakın yanına varan her çileyeni Bülbül sanma!
Sonra koparırlar dalından kalırım yalnız başıma!"


Resim

Yüreğinize sağlık kardeşlerim...Paylaşımlar çok anlamlı...

Muhabbetle...


***Bu paylaşımlarınızı alıntılayabilir miyim..?


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Oca 2008, 02:30 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
Gül sessiz sessiz salınmak istemiş

Esen geçen Rüzgara "Artık Dur" demiş


Rüzgar, narin Gülü rahatsız ettiğini anlayınca

Hemen o hoş esintisini Güle bırakmışta gitmiş...



Gül kendi kokusu ile mest olmak istemiş

Bülbül yapabiliyor da ben neden yapamayım demiş

Sağına soluna bakmışta bir türlü kendini görememiş

"Ahh keşke bir aynam olsaydı "diye içinden geçirmiş...




Gül'üm sen kendini kendinde görmeye çalışma

Senden görünen Bülbüle bak, dağa bak, taşa bak

Kokunu duyamazsın ne kadar istesen de zorlama

Senden yayılan güzele bak, göğe bak, buluta bak...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Oca 2008, 06:05 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
EY GARİP BÜLBÜL




Senmi divanesin benmiyim bilmem
Neyin var de hele ey garip bülbül
Bölüştüm seninle kaç seherimi
Neyin var de hele ey garip bülbül



Feryadı figanın varmı çaresi
Serkeş şimdi gönül dost avaresi

Olmadıkmı dosta aşk pervanesi
Neyin var de hele ey garip bülbül



Sen idin çalıya vatanım diyen
O bana ben ona yeterim diyen
Dalında doyunca öterim diyen
Neyin var de hele ey garip bülbül



Eritir bu figan dağdaki taşı
Mest olmazmı seni dinleyen kişi
Yeter akıttığın didemden yaşı
Neyin var de hele ey garip bülbül



Sezerim birazcık sitemlerin’den
Dağlanmış sinenden tütenlerinden
Ver bana payıma düşenlerimden
Neyin var de hele ey garip bülbül



Sanma ikimiziz bu yolda yolcu
Kime sorsak o yolcudur gül hancı
Vuslat olmayınca bitmez bu sancı
Neyin var de hele ey garip bülbül



Öyle kolay değil gül ile vuslat
Yalnız sana değil bu güzel haslet
Sen seçtin bu yolu gayrı var sabret
Neyin var de hele ey garip bülbül



Şeref’im muzdarip zaten bu halden
Her ne çekti isek belayı dilden
Deme sakın bana daldaki gülden
Neyin var de hele ey garip bülbül




ŞERAFETTİN YILDIZ

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: NEFS BASAMAKLARI
MesajGönderilme zamanı: 18 Oca 2008, 16:22 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
NEFS BASAMAKLARI

Sadece bir Bedenim deyip yaşarsın,
Sıkışıp kalırsın, kurtulamazsın!
Darda kalırsın da farkında olmazsın!

Nefis, Nefs-i Emmarededir, anlamazsın...


Akıl yavaş yavaş düşünmeye başlayınca,
Dersin ki, " Bu Beden ile ne işim var acaba?"
Ne olacak sonum ? , Beden bir gün toprak olunca ?
Nefis, Nefs-i Levvamededir, idrakler açılınca...


Akıl, Akl-ı Küll' den ilham almaya başlamıştır,
İlhamların sonucu Nefs-i Küll ' e karışmıştır,
Varlıklar aleminden çıkıp Tek BİR Varlığa varmıştır,
Nefis, Nefs-i Mülhimede Hak ile tanışmıştır


Hem idrak edip, hem yaşamak başkadır.
Tüm Fiillerin gerçek Faili Allah 'dır.
Varlıktaki tüm özellikler, tüm isimler Allah' ın Sıfatlarıdır.
Nefis, Nefs-i Mutmain ile Fenafillah başlangıcındadır.


Herşeyi meydana getiren Hakkın Kendisidir.
Bu bilinç ile kişi, Rıza hali içerisindedir.
Hala kendini Beden görme gafletindedir
Nefis, Nefs-i Raziye de herşeyden Razı haldedir.


Noktanın Sırlarını okumak ister,
Noktadan oluşan İsimlerde gezer,
Meşk içinde Esma Tecellilerini seyreder,
Nefis, Nefs-i Radiye de durmadan akıp gider.


Beden ortadan kalkınca,
Görünürde hiçbir şey kalmayınca,
Hepsi BİR yerde toplanınca,
Nefis, Nefs-i Mardiye de Vahdaniyet sırrında...


Nefsin tam ÖZ yaşam hali,
Halifem dediği yerdedir Kendi,
İrşad ederek yayılır her BİR'i
Nefis, Nefs-i Safiye de ne hoştur şimdi...


18.01.2008 - 16:19


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 20 Oca 2008, 14:08 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
http://www.youtube.com/watch?v=bAU6p7au_T0


Bakın Bakalım Bülbül' e ne olmuş?


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 20 Oca 2008, 15:10 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
EY SEVDİĞİM SANA BİR ŞİKAYETİM VAR




Ey Sevdiğim Sana Şikayetim Var
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin
Ben De Bir İnsanım Bir De Canım Var
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin



Hainsin Oy Zalimsin Oy Nedeyim Oy


Eski Günler Hayalimden Gitmiyor
Dün Dediğin Bugünkünü Tutmuyor
Yiğidim Ya Sana Gücüm Yetmiyor
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin



Hainsin Oy Zalimsin OyNedeyim Oy


Akarsuyum Böyle Miydi Ahtımız
Onun İçin Viran Oldu Tahtımız
Umudum Yok Gülmez Artık Bahtımız
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin



Hainsin Oy Zalimsin Oy Nedeyim Oy



MUHLİS AKARSU

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 28 Oca 2008, 03:25 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
BÜLBÜLLERDE BAL SAÇAR




Bir güzel gülünce kar erir buz erir;

Sevinçten bülbüller bal saçar her yana...
Süzülür o gözler aşk ile söz erir
Dosdoğru bir yolda kol açar her yana...


Öteler ötesi daha da ötesi,
Bekliyor yolcuyu bir müjdedir sesi,
Hakikat ararken gönülden hevesi
Bayram hediyesi gül seçer her yana...


Nakış nakış her şey işlenmiş boş değil,
Her gördüğün bir sır - sadece taş değil,
"Iman" çilesini çekmeyen baş değil
Yanlış yolda olma mal kaçar her yana...


Belli bir mekânda yaşarsın ey "Peri,"
Vakti zamanında gezersin bu yeri,
Kalırsan imanda yükselir değeri
Mutlu bir âlemi bul uçar her yana...


Ey güzel gayen ne, bir düşün, kafa yor!
Bilirim bu teklif gelir herkese zor,
Kısacık hayatta bir nurlu kapı var
Ancak Hakk‘ı bilen kul geçer her yana...


Yaradan bizleri her şeyde deniyor,
Ressam Halil, seni görmeden tanıyor,
Her anında senden bir kıssa anıyor
Şiirden öteye dil göçer her yana...




HALİL GÜLEL

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Hüsnü Dedemizee...
MesajGönderilme zamanı: 03 Şub 2008, 17:07 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
Münir Derman(k.s) Hocamızın sohbetlerinden biri olan http://www.muhammedinur.com/modules.php ... ge&pid=853 bu linki hatırlamınızı isterim.


Munir Hocamın yıllardır hizmet ettiğisin,
Seni unutmak mümkün mü, bundan sonra bizim de Hüsnü Dedemissin,
Nasıl da zor koşullarda yaşamışsın da artık yeter dememişsin,
Gönlün Hak ile dolmuşta bilinmemişsin.



Bizzat Resûl'un gelerek almış seni,
Ayağa kaldırmışsın o yerinden kıpırdamayan bedenini,
Canlandırıyorum da şimdi Senin o halini,
Nasılda huzurla teslim olmuşsundur değil mi?



Gül kokusu bırakmış ardından giderken,
Munir Hocam mest olmuş O'na bakarken,
Okuyalım ardından bir Fatiha bu dar zamanlardayken,
Belki bize de atar bir gül, gül bahçelerinde gezinirken.


03.01.2008- 17:05


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 03 Şub 2008, 18:25 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 199
Konum: ANTALYA
RÜHANİYET-î RESÛLULLAH'IN HAKÎKÎ MÜMİNE İLTİFATI

Dr. MÜNİR DERMAN
(kaddesallahu sırrehu)


Bundan 26 sene evvel, küçük bir kasabada devlet hizmetinde doktorluk yapıyordum.
Kasabaya gelişimden 6 ay sonra 80 yaşlarında, beş evlâdını harb meydanlarında şehid olarak bırakmış, hayatta ancak ellibeş yaşında çocuksuz dul kalmış kızının çamaşır yıkayarak temin ettiği nafaka ile geçinebilen Hüsnü Dede isminde zaif, fersiz gözlü, nûranî yüzlü bir ihtiyarı kazanın müftüsü bana gösterdi.
"Doktor Bey, bu zât Kur'ân'dan bir iki küçük sûre ve Elham'dan başka bir şey bilmez.
Para verirsin almaz, bulursa ekmeği suya batırarak yer; garip olduğu kadar hoş, sessiz, hakîkî bir mü'mindir.
Kasabamız zenginlerinin, nedendir bilmem, şefkat ve yardım kolları kısadır.
Kızılaydan bu zavallı ihtiyara yardım yapabilir miyiz?
" diyerek hükümetteki daireme gelmişti.
Ben : "Müftü efendi, bu adamcağıza ben bir fırın göstereyim oradan her gün iki ekmek alsın, haftada da beş lira cebimden yardım yapayım.
Amma kendisi bunu şahıstan değil Kızılaydan aldığını bilsin.
" dedim.

Böyle yapmamın sebebi o küçük kazada Kızılay teşkilâtı olmamasındandı. Müftü memnun oldu ve bu düşündüğümüz işi tatbike başladık.
Bu hâl dört sene sessizce devâm etti.
Hüsnü Dede bâzan camiden çıkarken değneğine dayanarak daima yaşlı olan gözlerini silerek bana dua ederdi.
Bir gün:
"Doktor bey, ben ölürsem gazhanenin yukarısındaki mezarlık var ya, onun en tepesine beni gömdürür müsün?" demişti.
Aradan birkaç ay geçmiş, bugünkü gibi hatırlıyorum, Eylül ayı 22 nci günü, hava soğuk, bir rüya görmüştüm; Yemyeşil bir üzüm bahçesinde dolaşıyordum.
Karşıdan Hüsnü Dede bana :
"Dr. Bey, bana üzüm verir misin?" dedi.
Uyandım; Eylül 23, evimden çıktım.
Rüzgârsız bir hava, hafif hafif kar başladı.
Hükümete gidiyordum.
Sağ tarafta küçük bir meydanlığın dibinde büyük bir kahve vardı.
Kahvenin önünde bir ağız münakaşası işittim, oraya yanaştım.
Dinç, sakallı, iriyarı bîr adam orta cesamette bir sepetin içinde siyah üzümler getirmiş, bir manav da bunu almak istiyor.
Kilosuna 60 kuruş istiyor.
Manav : "Baba sen delirdin mi, bundan bir ay evvel 10 kuruşa üzüm satıyorduk!".
Üzümcü : "Oğlum bu son üzümdür. Son üzüm, ben sakladım bunu, şimdi getirdim; ister alırsın, ister almazsın!" diyordu.
Üzümcüye yanaştım :"Amca iki kilo üzüm ver!" dedim.
Tarttı, kahvenin yanındaki bakkaldan bir kesekâğıdı alarak Üzümleri koydum.
Daireye, geldim.
Kar devâm ediyordu.
Dairenin alt katında Müftülük dairesi vardı.
Müftüyü aldım yanıma, bir de sağlık memuru alarak kasabanın son evlerinden başlıyan küçük bir tepenin yamacında bulunan kulübe şeklindeki Hüsnü Dede'nin evine gittik.
Sağlık memurum evin kapısına yanaştı.
Seslendi : "Hüsnü Dede, Doktor Bey geldi. Müftü Efendi de var!".
Yaşlı kızı kapıyı açtı, biz hemen odanın içindeydik.
Ben : "Hüsnü Dede, sana üzüm getirdim!" deyince,
"Doktor Bey, ben bu gece seni üzüm bağında gördüm, üzüm de istemiştim. Bunu nereden biliyorsun?" dedi.
Titrek elleriyle üzümden üçbeş tane yedi.

Hüsnü Dedeyi muayene ettim.
Senelerin erittiği vücutta artık öteki tarafa niyetli olduğunu belirten emareler görülmeğe başlamıştı.
Yarım saat sonra yanından ayrıldık.
Ertesi günü Müftü Efendi, ben, sağlık memuru tekrar Hüsnü Dedeyi erken saatte görmeğe gittik..
Hüsnü Dede zâten 26 günden beri yerinden kıpırdıyamıyor.
Bana: "Doktor Bey, Gazhanenin üstünü unutmadın değil mi?" dedi.
"Ben artık yolcuyum. Bana hemen şimdi Kur'ân oku!" dedi.
Okumağa başladım.
Aşağı yukarı 6-7 âyet okudum.
Birdenbire Hüsnü Dede ağlamağa başladı.
"Beni kaldırın, kaldırın!".
Müftü efendi, ben, sağlık memuru yatağından Hüsnü Dede'yi ayağa kaldırdık.
Koltuk altlarından tutuyorduk.
Bütün vucudu kollarımızdaydı.
Birden : "Lâ İlahe İllaallah Muhammedur Resûlullah" dedi.
Gözlerini küçük kulübesindeki pencereye doğru dikti.
Yüzünde bir tebessüm belirdi ve yüksek sesle :
"NiÇiN ZAHMET BUYURDUNUZ YA RESÛLULLAH!"
derken Hüsnü Dede kollarımızın arasında ruhunu teslim etti.
Bir anda odayı hiçbir kokuya benzetemiyeceğim ve kelimelerin belâgatiyle bile ifadesi gayr-i mümkün hoş bir koku kapladı..
Bugün rahmetli olan Müftü Efendi yüksek sesle tekbir getiriyordu, ikinci günü Hüsnü Dedeyi bana söylediği Gazhanenin Üstündeki toprağa vermiştik.

Bu canlı hâtırayı okuyasınız, diye sizlere anlatmamın sebebi,
Hüsnü Dedeyi geçende rüyamda gördüm.
Bana dedi ki:
- "Doktor Bey, beni unuttun mu?" sebep budur.
Nûr içinde yatsın Hüsnü Dede!

(Sen de nûr içinde yat Kâmil İNSAN, Azîz Hocam, Muhteşem Muhammedî Münir Derman!)

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 03 Şub 2008, 21:15 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 08 Eki 2006, 02:00
Mesajlar: 3942
Sen de nûr içinde yat Kâmil İNSAN, Azîz Hocam, Muhteşem Muhammedî Münir Derman!.
İnşallahu Teala Rasulullah sav. in hizmetinde daim olmaya azmeyledik, yardımlarını bekliyoruz.
Dosd Muhammedi Derman dağıtıcısı Şifa hane Münir Derman...

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 03 Şub 2008, 23:47 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122


ATEŞ İCAT OLUP

Ateş icat olup tütün tütmeden
Aşkın ocağında biz yanıp tüttük
Güller açılmadan bülbül ötmeden
Mana aleminde şakıdık öttük



Her kaynaktan akmaz böyle duru su
Bu yer gerçek erenlerin korusu
Duygu çiçeğinden ilham arısı
Sevgiden bal yaptı önce biz tattık



Gönül diyarında sevda elinden
Hasret dağlarından çile çölünden
Peygamber izinden Allah yolundan
Yirminci asırda biz geldik gittik



İrfan sofrasının altın tasıyım
Muhabbet suyunun şelalesiyim
Hüdai Yunus'un sülalesiyim
Tasavvuf ilmini biz tamam ettik



Aşık Hûdai


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 15 Şub 2008, 01:08 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
Resim


İYİ Kİ VAR BU GÜLLER


Nazlı GÜLümün tohumunu Bugün toprağa atmışlar
Her gün sulamışlar, özenle bakmışlar
Başına bekçi olarak Bülbülünü bırakmışlar
Dönüp durmayın GÜLümün çevresinde! Gidin Kargalar!



Toprağını çok sevmiş bir güzel yerleşmiş
İlk filiz verip Güneşi gördüğünde, "Benden Güzelide var demek ki" demiş
Halbuki Güneşin de Kendisi için doğduğunu nedense bilememiş
O Yalnızca bir GÜLmüş, hiç bir Güneşe gücü yetebilirmiymiş.



Her gün biraz daha hızla Göğe çıkarken
Dallarıyla her iki yanına uzanırken
Kökü biraz daha toprağa bağlanırken
Nasıl vazgeçebilir tüm bu güzelliklerle yaşamak varken.



Kırmızı kırmızı açtı her BİR tanesi
Sulamaya devam etti Onu Efendisi
Ne zaman ses duymak istese yetişti Bülbülün nefesi
Allah Allah dendikçe geldi yerine neşesi.



Bu muhabbetler hiç bitmez
Gül olmaya devam ettikçe BİZden ilham hiç gitmez
Eğer topraktan bitirene şükretmezsek
Gül BİZe küserde bir daha hiç GÜLmez...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 16 Şub 2008, 14:10 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Kas 2007, 02:00
Mesajlar: 156
Hak DOST!!!!!!!


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 17 Şub 2008, 22:01 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
BÜLBÜLLE HASBİHAL



ResimResim



Şu derdimi dinle Bülbül, derdim ile inle Bülbül
Sinemdeki dertlerime ağlasak seninle Bülbül


Kaç asırdır yaşım Bülbül, ayrılıklar aşım Bülbül
Ne aşklar başladı bitti, hiç bitmedi yaşım Bülbül




Resim



Söyle derman nerde Bülbül? Derman var mı derde Bülbül?
Aşka dûçâr şu gönlümden kalkmaz siyah perde Bülbül


Ah Bülbülüm, bilmez miyim, aşkı saran hicran gitmez
Gün gelip vade bitmeden, yürekteki hicran bitmez.




ResimResim



Miyaser Gülşen

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 25 Şub 2008, 19:52 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026



NE AĞLARSIN BÜLBÜL BİR DERDİN Mİ VAR




Ne ağlarsın bülbül bir derdin mi var
Ömür mü tükenir zamanın mı dar
Hasret mi çektirir o vicdansız yar
Vefasıza gönül bağlama bülbül.


Her seherde bülbül figan edersin
Hüzünlü ötersin bağrım ezersin
Yardan mı ayrıldın yalnız gezersin
Yaram yürektedir dağlama bülbül.


Kederlenme bülbül altındır tahtın
Yıllardır ağarmaz şu kara bahtın
Güle sevdalısın vuslattır ahtın
Coşkun seller gibi çağlama bülbül.


Gam çekme ey bülbül bitap düşersin
Terk edip gitse de sevgi yeşersin
Beni yaktı kendi murada ersin
Gözlerin dolsa da ağlama bülbül.




Mustafa Alpaydın

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 01 Nis 2008, 01:17 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
GÜL NEFESLİM

Bülbül uçmaktan yorulunca
Nefes almak için varmış Gülünün yanına
Gül Bülbülünü sarmış kendi kokusuyla
Ne bülbül kalmış, ne gül ortada


Sormuş Bülbül Gülüne
"Sıkıntım var gene içimde"
Sen olmadan olmuyor sebebi ne?
Alışkanlık mı yoksa Aşk mı hele bir şeyler de?


Gül, Bülbülüne doğru eğilmiş
"Alışmadın, sen benimle nefes alırsın" demiş
"Görmezden gelirsen dertlenirsin"
"Her nefeste Beni düşün derdin biter gider" demiş.


Bülbül havalana havalana Arşa kavuşmuş
Gülün kokusunu her yana saçmış savurmuş
Kendi sesinde Gülün sesini duymuş
Bu hal içerisinde her derde deva olmuş


Gülün Sahibi, Bülbülünde sahibi
Nerde bunun İLK SAHİBİ
Hem Gül de hem Bülbül de
Ancak Gülün hatrına sarmış BÜTÜN ALEMİ...



Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Ahh DOSTUM
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2008, 00:13 
Çevrimdışı
Aktif Üye
Aktif Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Eki 2007, 02:00
Mesajlar: 122
Resim

Çekilmekteyim
Durmadan çekiliyorum
Gel beri, gitme öteye seslerini işitiyorum
Ya Huuu topladın pılını pırtını nereye böyle yolculuk?
Gideceğini mi sanıyorsun?
Kurtulacağını mı düşünüyorsun?
Kendinden kaçamassın bilmiyor musun?
O'nun içinde sıkışıp kalmışsın Dostum.
Didikler durur
Yer bitirir
Sukut nedir dedittirir
Herşeyi sana unutturur
Gaflet mi desem ne desem
Bilmem ki hep erteler durur
Bana ASLımı özlettirir
Ahh Dostum ahh
Hadi durma söyle,
Beni bu hale KİM getirir?


Fâtır Suresi 8. Ayet "" Kötü işi, kendisine süslendirip de onu güzel gören kimse, vehmine aldanmayarak kötü ameli güzel görmeyen, akliyle gerçeği gören kimse gibi olur mu? Allah dilediğini yola iletir. Bundan dolayı nefsin onlar için hasretlere (üzüntülere) girmesin, yok yere kendinin harap etme. Allah onların ne yaptıklarını biliyor.""

Ya Huuuu Çok Şükür...


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 18 Nis 2008, 16:32 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Ağu 2007, 02:00
Mesajlar: 3843
BİR İNSAN KENDİ KENDİ'ne konuşmaya başladıysa
Ya deli olur ya da veli. Belki deli de velidir de
bilmez bunu gerçek deli.
Ha deli, ha veli... O'nunla olmak en güzeli.

KENDİ'nde O'nu...
ve O'nda KENDİ'ni bulanlara ulaştırsın BİZ'leri MEVLAMIZ.

Selamlar kardeşime... Hayırlı Cumalar dilerim

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2008, 08:38 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026
Resim


SEVGİLİ GÖNÜL DOSTUM

KIYMETLİ İLLAEDEP





İçinde bulunduğun haller ne güzel müjdeler getirecek sana..

Ümit MERİÇ bu tür halleri bak nasıl anlatıyor..

"Bazen kâinatla aramdaki göbek bağı, annemin karnındaymışçasına kuruluyor. O zaman -kimse duymasın- pencereyi açıp ya da dağlara çıkıp “Allahu Ekber” diye bağırasım geliyo. Bazen de kopuyor bu bağ. O zaman Hazret-i Havva’nın ya da Âdem’in cennetten dünyaya düşmesi gibi değil, cennetten cehenneme düşer gibi mutlak bir yuvarlanma başlıyor içimde. Merkez-çek’in ihtişamından, merkezkaç’ın felaketine savrulup gidiyorum. Acı bana Allah’ım..."
(Kesitler)



"Ben, sen, o, dünyamız ve kâ­inatımız, hep birlikte mukadder akıbetimize doğru hızla yaklaşıyo­ruz. Allah'ım! Zaman içinde zaman halk eyle ve biz aciz kullarına bu zamanı Senin rızana en uygun şekilde kullanmayı nasib eyle"
(Kesintiler)





KİMSİN EY BENLİĞİM



Ey benliğim sen içimde sedası yankılanan bir şarkı,

Görmediğim gizli bir sanatkarı elinin çaldığı

Sen rüzgar, sen meltem, sen dalga, sen deniz

Sen şimşek, sen gök gürültüsü, sen gece, sen şafak

Sen Tanrı'dan tecelli


HALİL CİBRAN
(Gözlerin fısıltısı)



Resim

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2008, 21:48 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Tem 2007, 02:00
Mesajlar: 1026



BENLİK



Ah şu kahrolası benlik duygusu
Beni mahveden elbette ki sensin
Nerdedir o beraberlik coşkusu
Har daim rüyalarda beklenensin



A. Adem AYAZSIN


Resim

_________________
Derviş na murad olacak.
Allah vesilelerle kendisine yaklaştırır.
Na murad olacak..
Bildiğini terk edecek.

Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 47 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 19 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye