Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 18 Kas 2019, 01:52

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2011, 00:29 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Mar 2008, 02:00
Mesajlar: 609
Konum: Kalb Dağı
Bu konuyu facebook'ta paylan!
SEN-ARA-O gereği…
Tarih: 21.02.2010 Saat: 22:03 Gönderen: kulihvani






SEN-ARA-O gereği…

Halim KÖK

Dünyanın en güzel filmi dahi olsa başından sonuna kadar dikkatle izlemeyen insan bir şey anlamıyor….

BeDeN SÎN-ÂMÂ’ sında izlediğimiz filmde de böyle halimiz.
BİR AN’ da kendimizi bir f-İLM’ in İÇ’ inde buluyoruz.

ÂLEM PeRDe’ SÎN’ e yansıyan ve BİZ’ e BİZ’ i AN’ latan
“Elif-Lâm-Mîm”… f-İLMİ’ nde “N” AN’ latılmakta…

BİR yandan İZ’ liyoruz… BİR yandan AN’ lamaya çalışıyoruz.
Fakat şunu biliyoruz ki; anlasak ta anlamasak ta bu filmi İZ’ lemek zorundayız...




“Sıkıldım” desek dahi BeDeN SÎN-ÂMÂ’ sından çıkamıyoruz.

O zaman anlayan ve anlatacak olan birine yanaşıyor ve soruyoruz;

- Abi … ne iş? Ne anlatılmakta burada…
- Yaniii ŞEY… şimdi sana şöyle anlatayım… Esasında filmin başını ben de görmedim… Ama anlatılanlara bakılırsa… “ŞİMDİ” şöyle… Allah cc. İlk önce Âdemi yaratıyor… O’na diyor ki; Al sana cennet…
- Ne güzel… eeee?
- Dur şimdi… güzel ama iş orda bitmiyor ki…
- Hııı?... Soooraaa
- Allah cc. Âdem’ e diyor ki; Bak burası Cennet… İstediğin gibi ye iç… Ama şu ağaca yaklaşma… Tamam mı tamam…
- Varsın bir ağaç eksik olsun canım… ona da yaklaşmayıversin…
- Demekle olmuyor işte… Âdem o ağaca yaklaşıyor ve işte sonra cennetten kovuluyor… İşte bütün bu olanlar o yüzden…
- “Ah be Âdem… bir doğru duramadın… Ne güzel şimdi CeNNeT’ te olacaktık…”
- He ya… ne güzel değil mi… çalışma yok.. ekmek derdi yok… ibadet bile yok…

Bu dünyada ÂMÂ olan ahirette de ÂMÂ’ dır.. hadisinde buyurulduğu gibi…

BeDeN SÎN-ÂMÂ’ sının SÎNeSÎN’ den Bi-HaBERR ÂMÂ’ ları..
Hiç görmedikleri CeNNeT’ in hayalini kuruyor ve o cennetten “MaHRuM kalmalarına”
neden olduğuna inandıkları Âdem’ e veryansın ediyorlar…

Elbette farklı düşünenler de var. Kaderlerince ve kadarlarınca onlar bu kimselere işin doğrusunu anlatmaya çalışıyor ve diyorlar ki;

- Lan oğlum Âdem Cennet’ ten kovulmadı..
- Bırak abi ya… kovulmadı da burada işimiz ne… Hergün anamız ağlıyor anasını sattığımın dünyasında…
- İyi de kardeşim… hadi senin dediğin gibi olsun… Kovulmuş olsun… Peki Âdem kovulmasa da CeNNeT’ te kalsaydı sen nasıl var olacak ta HAYY-at’ a gelecektin…
- Abi geldik te N’oldu sanki… gelmeseydik daha iyiydi…
- Sen de CeNNeT’ i göresin diye Allah cc. O’ nun hakkında böyle takdir eyledi…

Ve düşün ki rabbin melâikeye «Ben Yerde muhakkak bir halife yapacağım» dediği vakıt.. (Bakara Suresi 30/2)

fİLM DeVaM ediyor elbette…

Kimileri filmin baştan yanlış başladığını düşünerek geçmişe hayıflanmak ve geleceği düşünmekten İZ’ lemeye ve AN’ lamaya vakit ayıramıyor.

Kimileri film hiç bitmeyecekmiş gibi…
Kimileri FİLM olduğunun farkında bile değil…

HEPsi fİLM’ in İÇ’ inde…
fİLM İÇ’ inde fİLM…

fİLM in başı da sonu da

AYAN-ı SABİTE denilen fİLM ŞERÎ’ DÎN’ de kayıtlı

SEN-ARA-O gereği…

SEN’ inle O’ nun ARA’ sında BERZAH denilen ve NURULLAH CERR-yanına bağlanan Nur-u Mîm Makinası’ nın çarkları dönmekte ve NUR-U MUHAMMED IŞIKları ÂLEM PERDE’ SÎN’ e

YANsıdıkça fİLM HARRE-ketlenmekte ve HAYY-at bulmakta…

fİLM’ de her AN yeni bir şey OLmakta… Biz ancak görebildiğimiz kadarını biliyoruz…
TaMMaMıNı İLLÂ SeNaRyO’ yu YaZaN BİLir…

* * *


اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا فى اَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّى وَاِنَّ كَثيرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَاٸِ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ
E ve lem yetefekkeru fi enfusihim ma halekallahus semavati vel erda ve ma beynehuma illa bil hakki ve ecelim musemma, ve inne kesiram minen nasi bi likai rabbihim le kâfirûn:
Nefislerinde bir düşünmediler de mi? Allah o Gökleri ve Yeri ve ikisinin arasındakileri başka değil, ancak hak sebeb ve müsemmâ bir ecel ile halk buyurmuştur, bununla beraber doğrusu insanlardan bir çoğu rablarının likasına kâfirdirler.
(Rûm Suresi 8/30)



[/size][/b]

_________________
Resim


En son sev-guzel tarafından 05 Mar 2011, 00:32 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2011, 00:31 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Mar 2008, 02:00
Mesajlar: 609
Konum: Kalb Dağı

Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: kulihvani Tarih: 21.02.2010 Saat: 22:10
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

sevgili halimcanımız,
gerçekten çöplükle çölde çekilen bu hayat ve KULluk FiLMinin,
hem oyuncusu hem izleyicisi olarak iniş-yokuşta düzü görmeden gidenlerdeniz çok şükür.
ama BİZ-BİR-İZ elhamdülillah. Muhammedinurumuzda...
ZoR ama ZeVKli..

ne güzel ifade ettiniz yüreğinize selâm-et!

Muhammedi Muhabbetle...



Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: halimkok Tarih: 21.02.2010 Saat: 23:14
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

Sağolun Sevgili Hocam...

Cuma akşamı sohbetimizde siz gelmeden önce
Nur-ye Can sizin kendisine ;

"...Önce bulaşıklarını yıka..."

dediğinizi anlatıyordu.

Sonra BUL- AŞIK... diyerek açtı ve bizlere izah etti MÂNÂ' yı...

Nur-Ye Can bunu anlatınca aklıma rahmetli babamın sözü geldi;

"Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez oğlum..."

derdi

Bulaşık - BUL-AŞIK ise
Kaşık- K-AŞIK' tır...

Kevn' de her şey ve herkes kaderince ve kadarınca AŞIK' tır... Çünkü AŞK' tan olmuştur.

SAP ; Kaşığın tutulan yeridir.

"Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın."

Hûd Suresi 56/11

Kaşığın sapının BULması ve OLması gereken ORTA ise ;

Orta YOL' dur... Dosdoğru olan Sırat-ı Müstakim YOLU' dur...

"Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik"

Secde Suresi 13/32

Her K-AŞIK' ın SAP' ının ORTA' da olup olamayacağı ise Allah' ın takdiri gereğidir.

O zaman anladık ki EĞRİ dediklerimiz ASL' ında DOĞRU imiş...

EĞRİ olan DOĞRU sandığımız BEN' liğimizmiş...
Ondan bu Âlem' de İZ' lediğimiz Elif-Lâm-Mîm
fİLM' inde bazı şeyleri eleştirirmişiz...

Hep gördüğümüz, hep işittiğimiz şeylerde
zamanla görmediğimiz ve işitmediğimiz şeyler olduğuna şahid oldukça... daha dikkatli İZ' lemeye başladık şükür...

BİR' lik ve BİZ' lik yuvamız olan Muhammedinur' da

Bir yandan BUL-AŞIK' larımızı yıkarken... bir yandan da K-AŞIK' larımızı AŞK AŞ' ına daldırır olduk ta o yüzden...

"Gelin... siz de gelin" demeye başladık herkese...
AN' ladık ki sofranın bereketi bu...

Allah ne verdiyse paylaşırız... Kaderimizce ve kadarımızca.

Muhammedi Muhabbetle.



Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: nur-ye Tarih: 21.02.2010 Saat: 23:57
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

ZEVK 3283

Mumun ismi-cismi olur, IŞIK olmak en iyisi
Âşık ağzında Aşk Aşı!.. kAŞIK olmak en iyisi
Tevhidin Temeli Tercih, Sadakat Sırr-ı Sevdâdır
BİLip, BULup, OLup, YAŞA!.. ÂŞIK olmak en iyisi.

Kulihvani


Kıymetli kardeşim Halim,
ne kadar güzel ifade etmişsin yine. Ellerine sağlık yüreğine bereket...
bAHar kokAN yüreğin, kOKUsu İLE sERİnledik...


MuhaMMedi MuHABBEtlerimİZle!....




Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: halimkok Tarih: 22.02.2010 Saat: 12:03
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

Sağolasın Sevgili Nur-ye Can… Bizler de sizlerden aynı kOKUları almaktayız şükür…

Sen şimdi ; ”Bahar kOKUsu”

deyince aklıma Derman Hocamızın sözü geldi;

“Burun bir âlettir, bir yerden koku dalgaları burnumuza kadar gelir, kokuyu burnumuzda duyarız, görme ve işitme gibi dışarıda değil..

Gören”, “duyan”, “kokuyu alan” kim?..”
“Ben kulum ile görür, işitirim” buyuruluyor, “kokuyu alırım” değil…”
Allah Dosdu Der ki I den alıntı..
http://www.muhammedinur.com/modules.php ... highlight=

Rüyalarımızda ise “Görürüz… işitiriz” ama kOKU’ ları alamayız.

Rüzgâr’ ın getirdiği kokuya bakarak RÜZGÂR’ ın nerelerden geçtiğini anlarız.
Çünkü KOKU” “ŞEY” in KİM’liğidir…
“Gül KOKU’yor deriz… Gübre KOKU’yor deriz.”
Ama Rüzgar kokmaz… yani aldığımız koku rüzgarın kokusu değildir.

“Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter”
İsra Suresi 14/17

NEFS’ in KOKU’ su o gün karmakarışık değil de BİR’ se
HeSaP kolaydır Allah’ ın izni ile…

Hani Taptuk Emre’ miz diyor ya Yunusumuza;
“…Bunca zamandır aşk kazanında kaynıyorsun. Ama halen dünya kokuyorsun”

Nefs Rüzgar gibidir geçtiği yerlerin kokusunu taşır…

Geçtiği yerler ise Nefsin Mertebeleridir.

1. Nefsi Emmare: Kötülüğü emreden ve bundan zevk alan nefistir.
2. Nefsi Levvame: Kötülük yaptığında bundan pişman olup af dileyen nefistir.
3. Nefsi Mülhime: Allah'tan ilham alan nefs.
4. Nefsi Mutmainne: Tatmin olmuş nefistir.
5. Nefsi Radiyye: Allah'tan razı olmuş nefistir.
6. Nefsi Mardiyye: Allah'ın razı olduğu nefistir.
7. Nefsi Tezkiye: Bu kademede nefs temizlenmiştir.
8. Nefsi Kâmile: Olgunluğa ermiş nefistir. Mürşidi Kamillerin nefsinin karşılığıdır.

Nefs ancak YEDİNCİ mertebede temizlenebilmekte…
8.Mertebede ise SAF’ tır…

Bak sen;
Bir KOKU’ dan bahsettin ama neler dedirttin bana…

Hani ajan filmlerinde olur ya bir şey söyler parola dediğimiz…

Mesela hiç tanımadığı birisi yanına yaklaşır ve der ki;

“Sabah kahvaltısında HaVYaR yemedin mi?”
Başka biri olsa; “Ne âlâka… sana ne benim ne yediğimden…”
Diyebilir…

Ama aralarında bir anlaşma var ise bu AN-laşma nedeniyle
o söylenen söz bilinen anlamından başka bir anlam taşır.

En meşhur ajan da 007 (Sıfır-Sıfır-Yedi) James Bond denilen ajandır.

Ajan aslında A- CAN’ dır…
007’ si ise… Yedinci mertebeye kadar sıfırlanarak gel A-CAN demektir…

Biz de Elest Bezmindeki anlaşmamız nedeniyle her söylenen sözün kabuğunu değil de
AN-laşmamız gereği ASIL AN’lamını aramaktayız.

Eeee… ne yaparsın f-İLM işte…

Muhammedi Muhabbetle…

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2011, 00:35 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Mar 2008, 02:00
Mesajlar: 609
Konum: Kalb Dağı
Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: Gariban (knight28_2@hotmail.com) Tarih: 22.02.2010 Saat: 12:54
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

Halim Canim,
ILMek ILMek dOKUmusun karelerine f-ILMimizi masaallah. Allah razi olsun.

"İyi de kardeşim… hadi senin dediğin gibi olsun… Kovulmuş olsun… Peki Âdem kovulmasa da CeNNeT’ te kalsaydı sen nasıl var olacak ta HAYY-at’ a gelecektin…
- Abi geldik te N’oldu sanki… gelmeseydik daha iyiydi…
- Sen de CeNNeT’ i göresin diye Allah cc. O’ nun hakkında böyle takdir eyledi…
"
Bu bana gecmiste dedigim bir sozu hatirlatti. Hani derler ya bazen, garip bir sekilde: "Allah beni yaratmadan evvel bana mi sordu ?" diye. Sen zaten yaratilmamistin, nasil sorsun sana ki ?

Akil bazen oyle kisir ve komik cumleler ile perdeliyor ki kendini , o cumleyi surekli soyluyor ama bir turlu asamiyor. Bazen toplumun kullandigi kliselesmis bir cumle omur boyu kisinin hakikati gormeden gitmesine sebep oluyor.

Gonlune saglik , ALLAH razi olsun.
Selam ve sevgiyle
GaribAN


Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: halimkok Tarih: 22.02.2010 Saat: 17:56
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

Allah razı olsun Gariban Canım...

Doğru söylüyorsun... bazen öyle bir bakıyor ki akıl..
Şöyle bir düşününce insan şaşakalıyor.

Dediğin gibi
- "Bana mı sordu Allah?" demişizdir...
Sanki "SEN" diye bir şey vardı da...

veya
- İsteyerek mi geldim dünyaya sanki
derdik...

VAR Olmayanın ... isteyip istememesi düşünülebilinir mi.

Sanırım burada belki BİZ' den BİZ' e bir şey söylenmektedir.

Biz ASL' ımız itibariyle VARız... ASLımız ise Ezelî ve Ebedî OL-AN dır...

Biz her ne kadar BEN desek bile bu BEN' i BENİMSEYEMEYEN RUHumuz' dan esintiler dile gelir bazen.

Düşünsene yeni doğmuş bir çocuk bu bedeni kullanmaya alışıncaya kadar kaç yıl geçiyor.

Konuşmak.. yürümek... vs. hepsi yabancı iken...
Ama aşina oldukça sanıyoruz ki BİZ BU' yuz...

SEN-ARA-O gereği...

bu yazı aslında bir anda doğdu...

Bir hadis vardır ya;

- Hiç bir şey yaratmadan evvel Allah neredeydi ?

diye soranlara SAV Efendimiz buyuruyor ki;

-Altında ve üstünde HaVa bulunmayan ÂMÂ'da idi...

Bu hadisi düşünürken;

- Şimdi nerede ?
- SÎN-ÂMÂ' da

sözleri geçti...

Gerisi de zaten buna bağlı olarak kendiliğinden geldi...

"BİR AN' da Gelen" deriz ya...

O yüzden BÖYLE BİR AN'da gelenler bize ait değildir... Hemen sahibine iade etmek gerek diyorum ya sana Cancağızım...

Muhammedi Muhabbetle


_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
MesajGönderilme zamanı: 05 Mar 2011, 00:37 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Mar 2008, 02:00
Mesajlar: 609
Konum: Kalb Dağı
Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: yolcu Tarih: 27.02.2010 Saat: 23:39
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

FİLM tadında okudum, Allah razı olsun.


Re: SEN-ARA-O gereği… (Puan: 1)
Gönderen: halimkok Tarih: 28.02.2010 Saat: 12:52
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)

BİZ' ce;

f-İLM tADNda OKU'yAN'lardan Allah cc. razı olsun.

Değerli Yolcu Kardeşimiz.

BİZ ZAT-en HEP BİR-BİR' iM-İZ' i OKUmaktayız.

O, insana bilmediğini öğretendir.

Muhammedi Muhabbetle.

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 4 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye