Muhammedinur

Üzme, Üzülme, Sev, Sevil
Zaman: 08 Ara 2019, 09:35

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Bir mektup
MesajGönderilme zamanı: 19 Ara 2011, 14:08 
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Eyl 2008, 02:00
Mesajlar: 679
Konum: Ankara
Bu konuyu facebook'ta paylan!
Araştırmacı fotoğrafçı Cemal Gülas' ın Artvin Maçahel' de bir akşam üzeri rastladığı yaşlı bir kadının mısır tarlasını kazdırmak için şehirdeki çocuklarına göndermek üzere yazdırdığı bir mektup, gezginin hayata bakışında yepyeni bir sayfa açmış. Mektubun bir kopyasını tarlasını kazması karşılığı istemiş ve bir hafta boyunca kadının tarlasını kazmış. İş bittiğinde ellerinin acısı bir ay sürmüş. Ancak bu Cemal Gülas 'a yıllar sonra bile hayatında yaptığı tek hayırlı işin o tarlayı kazmak olduğu gibi gelirmiş. Mektup daha sonra kadının çocuklarından başka bir milyondan fazla insana ulaştı, ulaşmaya da devam ediyor. Taşıdığı anlam ve evrensel nasihati sayesinde bir banka Almanya' daki işçilerimize gönderilmek üzere mektubu takvim yaptırdı. Mektup şöyle idi:

" Canımın direği,

Bakma dağların ak karnına, gün gelip daha sıcak doğacak ve eriyecek buzlar. Delecek toprağı otlar, sürgün verecek kuru görünen ağaç dalları. Uyanan toprağı tırmalayacak umut kazmaları. Yurt dediğin nedir oğul? Doğduğun yer mi? Doyduğun yer mi? Bir yere yurt diyebilmem için önce doğmalı sonra doymalısın elbette, istekleri bitmeyene iki cihanda huzur yoktur. Böyle bilirim. Asıl olan çok çalışıp, az istemektir bu topraklarda. Hersene bir çift mısırdır hasatta umudum, odur beni bağlayan hayata ve buraya.

Önce ekerim tohumları kara toprağa, sonra beklerim ki dönüşsünler ak koçanlara. Böyle geçti yüz yılım bu topraklarda. Ne kötüden iz gördüm ne de namertten söz duydum; şükrettim ama beklemedim Allah göndersin, bildim ki vermesem bu sarı tohumu kara toprağa ne umudum kalacak, ne de toprakla bir bağ aramda. Dağın arkası 'dağ olur' derler. Doğrudur. Lakin bakarsan, beklemeyi bilirsen dağın arkası bağ da olur. Onun için ne sabrımı ne de umudumu yitirdim yalan dünyada.

Ana rahmi gibidir dünya insana, ana rahminde göbek bağıdır hayat bağımız, dünyada ise umutlarımız. Umudunu yitiren, hayat bağını da yitirir oğul. Ben bunu bilir bunu söylerim. Kalın sağlıcakla..."


Alıntı - Zamanın tanığı - Cemal GÜLAS

_________________
Resim


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Bir mektup
MesajGönderilme zamanı: 20 Ara 2011, 15:20 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 29 Eki 2011, 07:01
Mesajlar: 853
Bir mektup, ama İÇtenn binler mesaj içeriyor....
Kaç gönüle ULAŞmış, ulaşmayada devam ediyor ve gören gözlere neler ÂNlatıyor,
Ne mektubu yazan bilebilirdi bir mektup nerelere ulaşacak, kimler OKUyacak, nede mektubu ALan..
Gönlümde ilk beliren DUA etmekten HİÇ vazgeçme, budur seni O'na BAĞlayan.

Niyet HAYR..AKİBET HAYR Olsun inşaALLAH...

_________________
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, Aşktan güzel merdiven bulamazsın.
Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. -
Yunus Emre.k.s


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
 Mesaj Başlığı: Re: Bir mektup
MesajGönderilme zamanı: 22 Ara 2011, 00:57 
Çevrimdışı
Özel Üye
Özel Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Haz 2009, 02:00
Mesajlar: 928
Çok güzel bir konuşma kaleme alınmış,
şartlar itibarıyla söylenilenler çok güzel ve geçerli.

Lakin düşünmeden de edemedim,
muhalif olmak için değilde,
belki karamsar bir günümdeyimdir ondan böyle şeyler aklıma geldi,
bilemiyorum ama söylemek istiyorum.

Elinde hiç mısırı olmayan,
ve ekecek toprağı da bulunmayan birisi bu yazıyı okuyunca sadece haline üzülür bence,
çünkü umudun kendisi için de, her zaman besleyebileceğimiz materyalimiz olması gerekiyor.

denilebilir ki; nefes aldığımız sürece o materyal elbetteki vardır,
fırsat eldedir, ve kullanmayı başarmak insanın imtihanıdır.
Tamam ama bazen öyle haller olabiliyor ki,
insan burnunun ucunu göremeyecek derecede bakamaz ve göremez şartlar içerisinde olabiliyor,
görse elini kımıldatacak kudretten yoksun zamanları ve hali olabiliyor,
ve çok yakınen tanık olduğum bir çok olaylardan, sıfır umudu olan,
sarılabilmek için,en ufak bir ihtimali dahi bulunmayan insanlar olabiliyor.

Hatta hep bir hayale tutunmak zorunda kalan,
ve birgün hayallerinin bile müthiş bir zaafiyet hali olduğunu görüp dehşete düşen insanlar da yok değil.

Yoksunluğu ve aczi,kıymetli birer cevher tayin edip,
bunlarla kendisini ayırt edilesi derece de şanslı ve mutlu sayan insanlar da var bunun yanında.

durumlar öyle çeşitli ve sayısız ki,
mısırı yani tohumu olan kendisini umudun mutluluğu ile huzura teslim edebiliyor,
ve bu penceresinden güçlü mesajları olan böylesi muhteşem bir mektup yazabiliyor,
hayran olmamak elimde değil,
yazılanlar çok güzel,
ama istiyorum ki,
herkesin enaz iki mısır tanesi ve bir parça toprağı olsun da,
eller hiç boş kalmasın inşaallah,
eller boş ise yürekler nasıl dolar ki,
yürek boş ise zaten hayat boş,
boşluk da kendisine göre bir mana tabii,
ama onca varlık alemleri varken,
neden boşluk olsun kaderler,ve hayatlar.
biliyorum desem bu soruya verilecek bir cevap,
yalan olur.
"yaşanmayan yalan" desem.
ben bunları hiç yaşamadım aslında.
vehmedip takıldı aklıma söyledim.
Hiç kimse umutsuz ve çaresiz kalmasın inşaallah. Amin.


Başa Dön
 Profil  
Alıntı ile cevapla  
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 12 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
POWERED_BY

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye